Köşe Yazıları - Burdur Gazetesi | Burdur Haberleri, Burdur Haber
Perşembe, 01 Ağustos 2019 16:27

02 Ağustos 2019 - Cuma - Burdur Gazetesi

02 Ağustos 2019 - Cuma - Burdur Gazetesi

Yayınlandığı Kategori Arşiv
Perşembe, 01 Ağustos 2019 16:27

Salda Gölüme dokunma!

Türkiye Salda Gölü’nü sahiplendi.

 

Fazla lafa gerek yok!... Olup bitenlerin fotoğraf herşeyi anlatıyor… ÖÇK kaldırılsın, Doğal sit alanı koşullarının uygulanması Salda Gölü’nün korunması için yeterlidir.

Salda Gölü Doğaseverlerin yaratıcı çabalarıyla ülke gündemine girdi. Dünyanın en temiz, Türkiye’nin en derin gölü olan Salda Gölü’ne Millet Bahçesi yapılması için ihale yapanlar;

Şimdi vargüçleri ile Salda Gölü’ne Millet Bahçesi adı altında tesisler yapmanın, Salda Gölü’ne zarar vermeyeceğini, aksine Salda Gölü’nün bu yolla korunacağını  savunmaktalar.

Denizli Pamukkale, Uzungöl facialarından sonra, Salda Gölü’ne Millet Bahçesi yapılması projesine tepkiler çığ gibi büyüyor! 

Öyle ki; Salda Gölü’ne millet bahçesi yapılması girişimleri, ülkemizin tanınmış, çok satan dergileri olan Uykusuz ve Leman Dergileri’ne kapak oldu.

Doğaya, çevreye duyarlı yazarların ve bilim insanlarının yazıları gazetelerde, dergilerde, internet sitelerinde birbiri ardına yayınlanıyor. Televizyon kanallarının haberlerinde yer alıyor.

Ülke çapında bunlar yapılırken, öte yandan en büyük görev bizlere, Burdur’da yaşayanlara düşmekte. Burdur’da yaşayanlar olarak bizlerde “Salda Gölüme Dokunma” şiarı ile sesimizi yükseltmeliyiz!

SALDA GÖLÜ MİLLET BAHÇESİ

Pamukkale Millet Bahçesi’ndeki akıl dışılık ve pervasızlık akla Salda Gölü Millet Bahçesi’ni getiriyor. Geçenlerde Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum, elinde (bir mimar olarak gayet kötü ve alelacele hazırlanmış olduğunu düşündüğüm) sunum paftaları ile gölün önünde durup, buraya 300 bin metrekarelik millet bahçesi yapacaklarını ballandıra ballandıra anlatıyordu.

Basına yansıyan fotoğraflar absürt ötesi idi. Arkada bembeyaz kumsalı ile güzeller güzeli Salda Gölü. Kimse dönüp bakmıyor. Sunum paftalarında ise göl möl yok. Onun yerine, yine tıraşlanmış bir alan, önde bungalovlar, arkada kocaman bir otopark. Bölgeye ayrıca festival alanı, tuvalet, mescit, kafeterya, yürüyüş yolları vs. inşa edilecek. Alın size doğayı, topoğrafyaya indirgeyen başka bir yamama proje daha. Her yer beton, her yer asfalt.

Acaba bakan ve yanındakiler, ayakkabılarını çıkarıp, kumaş pantolonlarının paçalarını sıyırıp, suları sıçratarak gölde gezinmenin keyfine varmayı akıllarına getirmişler midir? Sanmıyorum. Yok öyle bir fotoğraf. Zaten dönüp göle bakan da yok. Göl yok. Sadece devlet erkanının tüm ciddiyeti ile ellerine tutuşturdukları üç beş dandik sunum paftası var. Ne(ler) olacağı şimdiden belli.

Gazete Duvar

BARAN DÖNER

Başka Salda Gölü yok: Vazgeçin

Mahkemenin iptal kararına rağmen 31 Temmuz’da Salda millet bahçesi için ihale yapılacak. Duruma tepki gösteren akademisyen Kesici, “Oraya 30 yılımı verdim fakat anlatamadım. 2-3 milyon yıllık gölü 10 senede kaybederiz. Başka Salda yok. Bize kulak versinler 

Burdur’un doğal güzelliklerinden olan ve uzmanların ‘ayakkabıyla bile basılmaması gereken bir yer’ olarak nitelediği Salda Gölü’ne millet bahçesi ısrarı bitmiyor. Mahkemenin iptal kararına rağmen planlanan millet bahçesi için 31 Temmuz’da ihale yapılacak. Salda ile ilgili yürüttüğü bilimsel çalışmalarla tanınan akademisyen Erol Kesici, “Ben oraya 30 yılımı verdim fakat anlatamadım. Salda çok hassas bir göl. 2-3 milyon yıllık gölü 10 senede kaybederiz. Yol yakınken vazgeçin” dedi.

GÖLET TAHRİP ETMİŞTİ

Burdur’un Yeşilova ilçesindeki turkuaz suyu ve beyaz sahiliyle Türkiye’nin Maldivleri olarak adlandırılan Salda Gölü’ne yapılacak olan Millet Bahçesi’nin ihalesi 31 Temmuz’da gerçekleştirilecek. Duruma tepki gösteren Türkiye Tabiatını Koruma Derneği Bilim Danışmanı ve emekli akademisyen Erol Kesici, gölet ve barajla gölün zaten tahribata uğratıldığını söyledi. Salda’nın 2-3 milyon yıl önce oluştuğunu hatırlatan Kesici, sözlerini şöyle sürdürdü, “Dünya’da başka bir Salda yok. Pamukkale travertenleri nasıl korunuyorsa buraya da aynı özen gösterilmeli. Biz de kalkıp TOKİ’de ihaleye çıkarıyoruz. Göl öldü demektir. TOKİ’ye teslim edilen her yer yok oluyor.”

Salda’nın uluslararası bir öneminin de olduğunu vurgulayan Kesici, bu yönüyle gölü “dünya bahçesi” olarak adlandırdı. Gölün içerinde sadece 10 çeşit mikroskobik canlı türü ile ‘Salda Balığı’ isimli endemik bir türün yaşadığını kaydeden Kesici, sözlerini şöyle sonlandırdı, “Göle ulaşan kaynaklar üzerinde çok büyük bir kirlilik baskısı var. Göl çok yönlü tehdit altında. Ben oraya 30 yılımı verdim fakat anlatamadım. Pamukkale’de nasıl hata yapıldığını hatırlasınlar. Zamanında gelip bastılar, mangal yaktılar her türlü zararı verdiler. Şimdi girerken pantolon paçalarını bile sıvattırıyorlar. Tekrar ediyorum başka Salda yok. Bize kulak versinler. Biz bilim insanları olarak buraya millet bahçesi yapılmasını istemiyoruz. Bu sözümüz tarihe not düşülsün.”

Türkiye’nin gözbebeği Salda Gölü’ne sahip çıkalım.

Yeşilova’da oturan bir arkadaşımdan ileti aldım. “Anadolu’nun nazar boncuğu, Burdurumuzun ve Yeşilovamızın gözbebeği Salda Gölümüze ‘millet bahçesi’ adı altında TOKİ tarafından yapılan proje, 31 Temmuz 2019’da ihaleye çıkıyor. Ancak şu ana kadar kamuoyuna projenin içeriği, niteliği, doğaya ve çevreye zararı, betonlaşma var mı yok mu, yapılacak binaların özelliği ve işletmelerin kimler tarafından işletileceği konusunda en ufak bir bilgi yok...” 

Salda Gölü, Türkiye’nin Maldivleri olarak anılıyor. Dünyadaki iki örnekten biri. Göl suları günün her saatinde, her mevsimde, havanın açık ya da kapalı oluşuna göre ayrı bir renk alıyor. Turkuvaz yeşilin, mavinin ve lacivertin her tonu dalga dalga uzanıyor. Suyu berrak, kıyıdaki kumsalı beyaz. (4 Nisan 2019’da Cumhuriyet gazetesindeki yazımda bu konuya ilişkin ayrıntılı bilgi verildi.) 

Mart ayı başında yayımlanan Cumhurbaşkanlığı kararıyla “Salda Gölü Özel Çevre Koruma Bölgesi” belirlendi. Bu kararla 295 kilometrekarelik alan koruma altına alındı. Gölün yüzeyi 44 kilometrekare. Yani gölün 6.7 kat büyüklüğündeki bir alan söz konusu. 

Gölün çevresi bozulmamış Akdeniz bitki örtüsüyle kaplı. Güney yamacında yükselen Eşeler Dağı’nın üstünde çevre illerde yaşayanların kullanımında olan kayak merkezi var. 

Akıllı, paralı, zevkine düşkün müşterilere satılabilecek bulunmaz bir mal var elde.

Devasa çay-kek bahçesi mi? 

Konu ilk gündeme geldiğinde; buralara çevre düzenlemesi ve günübirlikçilerin ihtiyaçlarını karşılayacak tuvalet vb. şeylerin yapılacağı, yöre halkı için “çay bahçesi (!)” açılacağı söyleniyordu. 295 kilometrekare koruma altına alındığına göre, böyle bir alana kimse çay bahçesi yapmayı düşünmüyordur sanırım. Zira böyle bir çay bahçesini doldurmak için tüm Akdeniz Bölgesi’ndeki insanları toplamak gerekecektir. 

Hakkını teslim edelim gene. Bu yaz Salda köyünün sahiline kaymakamlık “çay bahçesi (!)” açmış. Köylüler bedava çay kek beklerken sahile girişten kişi başı 10 lira alınmakta, çaylar 5 liraya sandviçler 10 liraya ikram edilmekte. 

Yeşilova sahilindeki plajda, belediyenin yıllardan bu yana gelenlere ucuz hizmet sunduğu gazinosu, konaklama yerleri, çadır alanları vardı. Yapılan bildirimle bu hizmet alanlarının boşaltılması istenmiş.

Maldivler’e kimler gidiyor? 

Daha önce ülkemizde yaşananlara bakarak olabilecekleri düşünebiliriz. 

1- Önce 295 kilometrekarelik koruma alanı tel örgüyle çevrilip korumaya alınır. 

2- Bu alan içinde kalan ne varsa TOKİ tarafından kamulaştırılır. 

3- Gölün en gözde yerlerine çok yıldızlı oteller yapılır. 

4- Doğa harikası bu alan, köylülere bırakılamayacak kadar muhteşemdir. Çok iyi de para getirir ve leblebi nohut gibi satılır. Geniş parsellere ayrılır, Arapların hizmetine sunulur. Güzelim Karadeniz yaylalarının Uzungöl’ü gibi kısa sürede bitirilir. 

Çevrede yaşayanların çok büyük kesimi olanın bitenin ayırdında değil. Küçük bir grup olaya dikkat çekmek istese de seslerini dinleyen yok. Önemli bir bölüm korkuya teslim olmuş durumda. Ülkenin her yerinde olduğu gibi burada da insanlar karpuz gibi yarılmış. Yarının bir yanı ne olursa olsun, kendisini yapılanların savunucusu gibi görüp görev üstleniyor. Ayrıca, köylerdeki eğitimli ve gözü pek kesimler kentlere gitmiş. Benim öğrencilik yıllarımda Kayadibi İlkokulu’nda 150 dolayında öğrenci vardı. Şimdi 8 öğrenci kalmış. Bu yorgun insanlar her şeyi görse bilse bile, “Neler oluyor” diye soracak halde değiller.

Salda Gölü’nün geleceği nasıl olmalı? 

Salda Gölü milyonlarca yıldır burada. Milyonlarca yıllık değişimle bu güzelliğe ulaşmış. Çevredeki insanlar geçen süre boyunca bu gölle yaşamışlar. Gölü ve çevresinin doğal yapısını korumuşlar. Acaba şimdi, “Dönem yağma dönemi. Biz alacağımızı alalım 50 yıl sonra ne olursa olsun” mu denmeli? Yoksa atalarımızdan aldıklarımız geleceğe taşınmalı, bu değerler korunmalı mı?

Burada yaşayanlar olarak bizler, bencil bir kıskançlıkla, “Buralar bizim, kimse gelip rahatımızı bozmasın” diyemeyiz. Güzellikler tüm insanlığın ortak malıdır. Doğanın yarattığı eşsiz güzellikler bitirilmesin, korunsun diyoruz. Halkın yararına geliştirilsin ve en geniş şekilde halkın hizmetine sunulsun istiyoruz. 

Göl, artık Türkiye’de bilinir hale geldi. Özellikle yaz aylarında gelenlerin sayısı yüz binlerle ifade ediliyor. Bunlar arabasıyla çevrede turluyor, kumsala inip yürüyor, bazıları yüksekçe bir yere çıkıp muhteşem berraklığı gözlüyor ve gidiyor. Gelenlerin hemen hepsi günübirlikçi. Konaklama yerleri olmadığı için uzun süre kalma olanakları yok. 

Buranın konaklama sorunu çevrenin sahibi olan ve doğayla barışık yaşayan köylülerle birlikte çözülmeli. Salda, Doğanbaba, Kayadibi, Yeşilova yerleşim yerlerinde ev pansiyonculuğu geliştirilmeli. Yeşilova Belediyesi bu yönde önderlik etmeli.

Zaman kısa 

Ev pansiyonculuğu iki yönüyle çok önemli yararlar sağlayacaktır: 

Birincisi; konuklar çevre insanının doğal yaşam ortamında yaşayacak, yeni insanlar, yeni güzellikler, yeni tatlar keşfedecektir. 

İkincisi; yüz binlere hizmet sunan çevre halkının yaşam tarzı değişecektir. Başka dünyaların insanlarını tanıyacaklar, değerleri, kültürleri, ekonomik güçleri gelişecektir. Buralardan dışarılara göç verilmeyecek, hatta çevre illere gidip asgari ücretle iş bulduğuna şükredenlerin büyük kesimi geri dönecektir. 

En önemlisi, doğanın güzelliğine ve yapısına hiçbir zarar gelmeyecektir. 

İmdat! İmdat! 

Çevredeki bir avuç insan “imdat” diye haykırıyor. Yurtsever aydınlar, çevre dostları onların sesine kulak verin. Konuyla ilgili bilgi sahibi olanların bilgileriyle, deneyim sahibi olanların deneyimleriyle yanlarında olmalarını bekliyorlar. Sizleri Türkiye’nin Maldivleri’ne çağırıyorlar. 

Doğanın bize armağanı olan böyle bir değerin Türkiye’de ikincisi yok. 

Zaman kısa. Hemen şimdi, Türkiye’nin gözbebeği Salda Gölü’ne sahip çıkalım.

Dursun Utku

Emekli Adana İl Milli Eğitim Müdürü

Yayınlandığı Kategori Manşet

Akdeniz Gazeteciler Federasyonu Genel Başkanı Mevlüt Yeni ve Yönetim Kurulu üyeleri, İnsuyu Mağarası’na inceleme gezisinde bulundu.

Yönetim Kurulu Toplantısı yapmak, ziyaretlerde bulunmak ve Burdur Gazeteciler Cemiyeti’nin düzenlemiş olduğu etkinliklere katılmak amacıyla şehrimize gelen AGF Genel Başkanı Mevlüt Yeni ve Yönetim Kurulu üyeleri, İnsuyu Mağarası’nı gezdiler.

AGF Üyeleri; İnsuyu’nda başlatılan çevre düzenlemesi ve tesislere dikkat çekerek, yapılan çalışmalar için Vali Hasan Şıldak’a teşekkür etti.

İnsuyu Mağarası’nın Antalya yolu üzerinde olmasının önemine vurgu yaptılar. İçerisinde bulunan restoran ve satış mağazasıyla, bu yolu kullanan yerli ve yabancı ziyaretçilere hem mağarayı gezme hem de tesislerden yararlanma ve dinlenme imkanı sunmaya başlamış.

Son zamanlarda artan ziyaretçi sayısının ilerideki dönemde, yapılan tanıtım faaliyetleri ile dahada artacağı düşüncesinde olduklarını belirttiler.

Akdeniz Gazeteciler Federasyonu Genel Başkanı Mevlüt Yeni gezi esnasında basın mensuplarına yaptığı açıklamada;

“İnsuyu mağaramız Antalya bölgesinde Antalya-Burdur yolu üzerinde olması sebebiyle turizm açısından son derece değerli, kıymetli bir yerde. Buranın tesisleşmesi, buraya gelen yabancıların, misafirlerin burada insuyunu gezerken sosyal anlamda ulaşmak istediği şeylere erişmesi güzel bir şey. 

Biz de bu gün AGF olarak Burdur’da cemiyetimizin ev sahipliğinde yönetim kurulu toplantısı yapıyoruz. Daha öncede İnsuyu Mağarası’na geldik. Tabi biraz geçmiş dönemdeki yöneticilerin, mağaranın içeriğiyle ilgili; doğal yapıyla uymayan bir takım içeride görüntülerin olduğunu da görmek aslında biraz İnsuyu doğal taşlarının, mağaranın, oradaki travertenlerin yapısıyla biraz ters düşüyor. Biraz daha doğal kalması, yollar yapılacaksa da bunun ahşapla yapılması gerekiyordu. Orada mermer kullanılmış. Anladığım kadarıyla Burdur, mermeriyle bağdaştırılmış. Açık söylemek gerekirse bir öz eleştiri yapmak gerekirse; o bana biraz ters geldi. Onun dışında bu mağara bana göre bu bölgenin önemli mağaralarından bir tanesi. Turizme çok daha katkı sağlayabilecek bir mağara. Buranın daha fazla tanıtılması lazım, daha fazla fuarlarda, yurtdışı fuarlarında... işte Berlin’de, Moskova’da... bu bölgeye en fazla Almanya’dan, Rusya’dan turist geliyor. Buralarda fuarlarda İnsuyu Mağarası’nın tıpkı Sagalassos gibi Kibiyra gibi tıpkı Burdur’un diğer bölgelerindeki turizm değerleri gibi ön plana çıkarılması lazım. Tanıtılması lazım. Anladığım kadarıyla buranın tek sorunu tanıtılması. 

Burdur, Isparta ve çevresi göller bölgesi olarak anılıyor, biliniyor. Eğirdir gölümüz mesela balığa çok müsait. Isparta Burdur Antalya sınırları içerisinde turizme açılabilecek çok göller var. Olta balıkçılığı turizmi çok güzel bir şey. Bizim bölgemizde kuş cennetleri var. Kuş cenneti olarak bilinir. O da ayrı bir turizm çeşididir. Av turizmi ayrı bir turizm çeşididir. Bunların hepsinin ilgili kurumların koordinesinin içerisinde değerlendirilmesi lazım. Turizme açmamız lazım. Antalya sahilinde otele gelmiş, güneşlenen turistleri buraya nasıl getirebiliriz? Hesabı böyle yapmamız lazım. Oraya güneşe gelen turist açık söyleyeyim buradaki mağaraya gelmiyor. Çünkü onun ilgi alanına girmiyor. Onun istediği tek bir şey var; parasını ödemiş otele gelip yiyip içip güneşlenip geri dönmek. Bu, kültür turizmi, alternatif turizm. Bunun müşterisi farklı. Bunun için de pazarlama yapmamız gerekiyor. Bu yüzden olta yani balık avlama bir ayrı hobidir. İnsanların ayrı bir şeyidir. Bunun için de izinler alınması lazım o balık türlerinin santimetreleri  yapılması lazım. Takip edilmesi lazım. Küçük tutulanların geri bırakılması lazım. Bunlar başlı başına çalışılması gereken turizm alternatif turizm çeşitleri. Burdur bölgesi; tarihi ile doğası ile alt yapısıyla turizme verebileceğiçok şey var. Çok çeşit var. Ama bunu turizm il müdürümüzün bu konuda valiliğimizin belediyelerin üniversitelerimizin birlikte koordinasyon içerisinde kafa yorması lazım.

Sadece Antalya’da sınırlı bırakmıyoruz. Acentalarda getirdiği turisti buraya getirsinler. Ben nasıl antalyaya getirdiğim gazeteciyi burdura getiriyorsam gezdirip buraları gösterip tanıtımını yapıyorsam, görevimi yapıyorsam ben memleketime bir gazeteciler cemiyeti olarak. Antalyadaki turizmcilerde görevini yapacaklar. Onlarda satarken alıp gelecekler.” Dedi.

İnsuyu Mağarası’ndaki kuraklığa ilişkin konuşma yapan Hatay Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Ahmet Yetişen;

“Göllerimiz oluşmuyor artık. Taşıma su getirilirse buraların kurtulacağını düşünüyorum. Bahçelere, sulama yapmak için kanallarla taşıma su getirilirse o zaman yer alltı suları mağarayı geri doldurur diye düşünüyorum.” Görüşünü ortaya koydu.

İnsuyu Mağarası’nın özellikle sıcak yaz aylarında turizm için doğru bir adres olacağına işaret eden Osmaniye Cebelibereket Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Ali Cihangir;

“Mükemmel bir yer. Gerçekten turizm açısından da çok güzel. Arkadaşlarda söyledi; hem bir doğal klima ortamı var hem içerisi çok mükemmel. İnsanların gelip görmesi gezmesi gerektiğini düşünüyorum.” Açıklaması yaptı.

Mağarayı ve çevresindeki hizmeti beğendiklerini belirten Isparta Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Şevket Karahan;

“AGF, burada çok güzel vakit geçiriyor. İçeriyi gezdik, çok beğendik. Burdur Valiliği gerçekten güzel bir hizmet geliştirmiş burada. Bu hizmetin güzelleşerek devam edeceğini umuyoruz. Meslektaşlarımızı ve hemşehrilerimizi buraya davet ediyoruz.” Dedi.

İnsuyu’nun değerine, doğal yapısını kabetmeden değer katabilmenin önemine değinen Akdeniz Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Ahmet Yenigün

“Burası bölgenin iyi bir değeri . bozulmadan birşeyler katılabiliyorsa iyi olacağını düşünüyorum.” Dedi.

Yayınlandığı Kategori Manşet

CHP Genel Başkan Yardımcısı Gülizar Biçer Karaca’nın katılımıyla, Salda Gölü’nde millet bahçesi yapımını protesto etmek için eylem düzenlenmişti. Salda Gölü’ne yapılması planlanan millet bahçesinin ihalesi 31 Temmuz tarihinde gerçekleştirildi. TOKİ’den yapılan açıklamaya göre ihaleye 7 firma katıldı ve 14 milyon 699 bin TL ile 32 milyon TL arasında teklif sunuldu.

 

Yaptığı açıklamada, konu ile ilgili detaylı bilgilere yer veren Milletvekili Bayram Özçelik millet bahçesinin donatılarının Salda Gölü kumsalına yaklaşık 300 metre mesafede olacağını, günübirlik ziyaretçilerin ihtiyaçlarını karşılayacağını söylemişti.

Milletvekili Mehmet Göker’de dün CHP İl Başkanlığı’nda yaptığı basın açıklamasında, milllet bahçesi adı altındaki yapılaşmadan vazgeçilmesi gerektiğin,i bu donatının bitki örtüsüne ve gölde yaşan canlılara zarar vereceğini açıkladı. Toplantıda Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a ülkenin çocukları ve tüm dünya mirası adına seslenen Milletvekili Göker, “Lütfen bu açıklamalara kulak verin ve bu projeyi iptal edin. Çünkü başka bir millet parkı alanı bulunabilir ama başka bir Salda Gölü bulunamaz. Bu projeden vazgeçin. Salda Gölü doğallığıyla kalsın.”çağrısında bulundu.  

Milletvekili Mehmet Göker toplantıda millet bahçesi ihalesiyle ilgili olarak yaptığı açıklamada;

“Gündemimiz malesef çevre ve çevre alana yapılan yapılaşmalarla ilgili olarak devam ediyor. Biz Kaz Dağları’nda yapılan siyanürle altın arama girişiminde gölgede kalmadan yöresel zenginliğimiz olan ve dünya mirası Salda Gölü’müzü kurtarmak için bu basın açıklamasını yapmak zaruriyetinde hissettik. Öncelikle bundan önceki gün mecliste birinci parti konumundaki olan ait vekilimizin yaptığı açıklama tamamen siyaset olarak projenin içeriğinden ve bilimsellikten uzak bir açıklamadır. Açıklamanın dayandığı nokta sadece sistemin getirdiği olarak Sayın Recep Tayyip Erdoğan’a dayandırılmış, o her şeyi bilir şeklinde yapılmış bir açıklamadır. Orada çocuklarımızı korumak ya da kullanmak, güneşin altında gülünç duruma düşmek gibi bir kavramı bizim kabul etmemiz mümkün değildir. 

Bizim yapacağımız eylem ki oradaki çocuklarımız doğal olarak spontene olarak bulunmuştur. Çocuklarımıza miras olarak devraldığımız çevreyi gündemde tutabilmenin maksadıyla yapılmıştır. Bu davetiye il başkanımızın öncülüğünde başlattığımızda siyasi parti gözetmeksizin tüm parti lere çağrı yaptığımızı, kendilerine buradan tekrar belirtmek isterim. Çünkü çevre siyaset üstü bir mevzudur. Herkesin ortaklaşa bir konuda birleşerek bunu arz etmesi gerekir. Şimdi projeyi bilmemek ya da her şeyin bir kişi tarafından bildiğini ima eden bir davranışı projenin içerisindeki detayları bilmediğine ve bunu bilmediğini tescillettiren bir açıklama olarak dün yayınlanan ekap projesinden size bazı alıntılar vereceğim. 

Yanlış bilgilendirmeyi kendileri yapıyor

Sürekli bahsettikleri özel çevre koruma alanı ya da kanunu dedikleri şey. Bunlar bu bölgenin koruma altına alndığı şeklinde yanlış bilgilendirmeyi asıl kendileri yapıyorlar. Açıp bakıldığı zaman özel çevre koruma kanunu bir korunma kanunundan çok korunması planlanan bölgelerdik yapılaşmayı yani işletmeye gözeten bir kanundur. Bunun maddelerini düzenler. Dün ihaleye  çıkıldı. İhaleye bizim danışmanlarımız alınmadı. Basına kapalı yapıldı. İhale süreci tamamlanmadan 1 hafta sonraki bir süreye bırakılarak bir firmanın açıklanacağını söylendi. Bu da bizim kaygılarımızı adrese teslim bir ihale yapılmak istenmesine rağmen birden fazla katılımcının olması sesebiyle bunu öngören bir sistemde ya da yapılaşmada önüne geçmek maksadıyla basına kapalı yapıldığını düşünmekteyiz. Bu ekap dediğimiz bir proje var. Elektronik aletler projesi. Bu ihaleden 1 gün önce yayınlandı. Buna bizim tabirimizle yangından mal kaçırırcasına birilerinden bu şilemi kaçırırcasına yayınlanmış bir ihale metniydi. Niye ihale metniydi? Çünkü eğer içimizde bir miktar doğa sevgisi yoksa hayatınızı dolara endeklemiş iseniz bu ihaleye girecek olan bir dünya firma bulabulursunuz ki gördüğümüz gibi de böyle oldu. İhalede neler vardı? İhalede kıraathane, diskotek, yönetici odası, müzik anons sistemi, kaleobodur yapılanması sistemi, mutfak, büfe, iki mescit bunlar ihalenin içindeki yapılması düşünülen donatılar. Şimdi çevreye zarar verilmeyeceği konusunda alt madde olarak ihalede çıkan 4,5 metrelik subasmanı var. Peki buradan bunu sormak lazım. Subasmanı yapılan yere çivi çakılıyor mu yoksa bir dozer mi girmiş oluyor. Çevreye verdiği etkisi bunun ne olacaktır. Siz burada 4,5 metrelik subasmanını betondan değilde neyden yapmak istiyorsunuz. İkincisi bu sistem içerisinde en önemli olan asansör var. Asansörün olması demek burada çok katlı bir yapılaşmaya gidiyeceğinin öngörüsü üzerine yapılmış bir şeydir. Kapalı alan 4 bin 400 metre karenin üstünde bir alan.”dedi. 

ÇED raporu gereklidir raporunu neden beklenmedi?

Bilim insanlarının Salda Gölü’ne herhangi bir insani faaliyette bulunulmaması gerektiğini söylediklerini vurgulayan Milletvekili Göker;

“Salda’da endemik bitkilerimiz, kendine özgü canlılarımız var. Bunun çalışması yapıldı mı? Çünkü planlanan kapalı alan projesinde ihaleye çıkılan şartnamede toplamda 650 bin bütlük bir klima yapılanması var. Dışarıya salacağı sıcaklık derecesini siz hesaplayın. Çevreye, bitki örtüsüne ve canlılara vereceği zararın bu sıcaklığı gelin hep beraber hesaplayalım. Bunun çevrecilere danışması yapılmış mıdır? Hayır. Çevre değerlendirmeis yapılmış mıdır? Hayır. Bizim karşı çıktığımız iki nokta var. Birincisi siz bunda niye ÇED gereklidir raporunu beklemediniz? İkincisi askı süresi tamamlanmadan niye bu ihaleyi başlattınız? Üçüncüsü bilim adamlarının şöyle bir öngürüsü var. Burası 2 milyon yılda oluşmuş bir alan. Bu alanın devam etmesi için buraya herhangi bir insani faaliyette bulunmaması ve dahi dağdan göle kadar herhangi bir yapılaşmanın yapılmaması bu bölgenin ışık görmemesi şartını söylüyorlar. Şimdi geldiğimiz nokta itibariyle 1400 metrekarenin üstünde bir alanda siz kapalı alan teşkil ediyorsanız ortaya çıkacak olan karanlığı siz düşünün.”dedi ve millet bahçesi ihalesinin en tedaylı ekap projlerinden olduğunu söyledi.

  CHP İl Başkanı İzzet Akbulut Salda Gölü çevresine yapılacak olan millet bahçesi projesinin doğaya ve bitki örtüsüne zarar vereceğine dikkat çekerek;

“Salda Gölü’ne yapılacak millet bahçesiyle alakalı Türkiye’nin gözünü kulağını Salda Gölü’ne dikkat çekmek amacıyla Salda Gölü’nün kenarında Genel Başkan Yardımcımız Gülizar Biçer’in katıldığı bir basın açıklaması gerçekleştirdik. Dün itibariyle Salda Gölü’ne yapılacak millet bahçesiyle alakalı ihale gerçekleştirilmiş oldu ve bununla alakalı Milletvekilimiz Mehmet Göker bu ihale süreciyle ilgili açıklama yapacak. Ama bizler Salda Gölü’ne yapılacak mille bahçesinin göle zarar vereceği, doğallığını bozacağı ve gölün tehlike altında olacağı düşüncesindeyiz. Bu Salda Gölü’ne dikkat çekme projelerimiz oradaki yaptığımız basın açıklamasıyla başladı. Bu ihale iptal olana kadar mücadelemiz devam edecek, açıklamalırımızla ve yaptığımız eylemlerimizle. Artık burdan tüm Türkiye’yi almak istiyoruz. Tüm Türkiye’nin dikkatini Salda Gölü üzerinde toplayıp, burada yapılacak yapılaşmanın önüne geçilmesini istiyoruz. İhale süreciyle ilgili bilgiyi Miletvekilimiz verecek.”dedi.

CHP Merkez İlçe Başkanı Sıdıka Gül Oğuzkan’da Salda Gölü’nün önemli bir doğal zenginliğe sahip olduğunu belirterek,

 Ak Parti iktidarının doğa güzelliklerine saldırmaya başladı ve bu yüzden bütün Türkiye olaraktan bir tek Maldivlere değil, bütün doğa harikalarımıza sahip çıkmak gerektiğini düşündüklerini ifade etti.

Hatice Dursun 

 

Yayınlandığı Kategori Manşet

Akdeniz Gazeteciler Federasyonu Başkanı Mevlüt Yeni, ziyaretlerde bulunmak, Burdur Gazeteciler Cemiyeti’nce düzenlenen etkinliklere katılmak ve yönetim kurulu toplantısı yapmak üzere geçtiğimiz salı günü şehrimize geldi. 

Akdeniz Gazeteciler Federasyonu Başkanı Mevlüt Yeni, yönetim kurulu üyeleri, Akdeniz Gazeteciler Federasyonu Başkan Yardımcısı Adnan Taraşlı, Burdur Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Kürşat Tuncel ile birlikte, Rektör Adem Korkmaz’ı makamında ziyaret etti.

 Ziyaretin ardından Akdeniz Gazeteciler Federasyonu Başkanı Mevlüt Yeni’nin yanı sıra, yönetim kurulu üyeleri; Hatay Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Ahmet Yetişen, Isparta Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Şevket Karahan, Osmaniye Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Ali Cihangir, Akdeniz Gazeteciler Federasyonu Başkan Yardımcısı Adnan Taraşlı, Burdur Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Kürşat Tuncel ve,yönetim kurulu üyeleri, Rektör Korkmaz’ın rehberliğinde üniversite alanını gezdiler.

Gezide büyükbaş ve küçükbaş hayvan barınakları, kredi yurtlar kurumları yurtları, spor toto spor kompleksi, sporcuların kalabileceği 300 yataklı kompleks ve kütüphane incelendi. 

 Rektör Adem Korkmaz, AGF Genel Başkanı Mevlüt Yeni’ye ziyaret anısına plaket takdim etti. 

Yayınlandığı Kategori Manşet

Belediye Başkanı Ali Orkun Ercengiz, Yeni Sanayi Esnafıyla düzenlenen kahvaltıda buluşarak gündeme dair gelişmeleri değerlendirip 31 Mart seçimlerinde esnafların kendilerine verdikleri destekten dolayı teşekkür etti. Konuya dair açıklamada, düzenlenen kahvaltıya yoğun ilgi gösteren Yeni Sanayi Esnafları’nın, Başkan Ercengiz’e şikâyetlerini dile getirerek, taleplerini ilettikleri bilgisi verildi; 

Başkan Ercengiz kahvaltıda yaptığı açıklamada, ülke genelinde yaşanan ekonomik krize dikkat çekerek; “Ciddi bir ekonomik durgunluk var. Bu durgunluk özellikle bizim gibi küçük şehirlerde, paranın ve nakdin az olduğu yerlerde daha fazla hissediliyor. Belki kriz geç geliyor, ama geç de çıkıyor bizim gibi ekonomisinin ve paranın döngüsünün az olduğu şehirlerde. Biz her türlü zorluğu kol kola girerek, birbirimize destek olarak, en aza indirgeyerek aşabiliriz.” Dedi. 

“BİZİM GÖREVİMİZ YATIRIMLARI

YARIŞTIRMAK DEĞİL”

Son dönemlerde gündemde konu olan tartışmalara da değinen Başkan Ercengiz, “seçim bittikten sonra şöyle bir çalışma başlatıldı. ‘Bu çalışma sizin, bu yatırım bizim, o yatırım biz olmasaydık yapılmazdı’ şeklinde söylemlerle gündem meşgul ediliyor.  Millet uzay mekiği yapıyor, biz hala 2019 yılında içme suyunu çözmeye çalışıyoruz. Bunu çözerken de ben vardım, sen yoktun kavgası içersindeyiz. Bunlar yanlış. Burdur’a bir devlet hastanesi yapılması, devletin asli görevidir. Yaptığımız yatırımları, zaten yapmak zorundayız. Bizim görevimiz bunları yarıştırmak değil. Asıl görevimiz Burdur’un öz sermayesinin kaçışının önüne geçebilmektir. Bunun için mücadele etmektir. Buraya gelecek yatırımlar için önder olmak zorundayız. Bunu gelen yatırımı ‘sen getirdin, ben getirdim’ değil, ‘daha fazlasını nasıl getiririz?’ diye düşünerek,  birlikte o kapıları çalmak zorundayız. Her gün yeni bir dedikodu, her gün yeni bir karalama kampanyası, her gün yeni bir yalan haberle siyaset yapılmaz.” Görüşünü ortaya koydu.

“VATANDAŞIMIZIN İHTİYACINI, İLLER BANKASI DUYMAZDAN GELİYOR”

Başkan Ercengiz, belediyenin yürüttüğü çalışmalar hakkında da esnafı bilgilendirerek, “Belli bölgelerde doğalgaz çalışmaları yapıldı. Bunlarla ilgili asfaltlama, yol yapım çalışmalarımız en kısa zamanda kazandırılacak. İller Bankası’na en düzenli borç ödeyen bir belediye olmamıza rağmen bizim kredimiz onaylanmıyor. Vatandaşımızın ihtiyacıysa yapılacak iş,  isteriz de borçlanırız da. Bundan da korkmayız. Ama bugün 4 milyon liralık asfalt borçlanma talebimiz, İller Bankası tarafından duymazdan geliniyor.  Vatandaşımızın bunu da bilmesini istiyoruz. Yoksa çakıl ocağı olan, taş ocağı olan, elinde emekçisi olan, kamyon alet, edevat, ekipmanı olan bir belediye olarak, vatandaşımıza her an, her dakika hizmet edebileceğimizi sizler geçmiş 5 yılda gördünüz. Biz hizmetten yanayız. Kavgadan yana değiliz.” Değerlendirmesinde bulundu. 

Burdur’a yapılacak yatırımlarda siyasi kimliklerin bir kenara bırakılarak ortak çalışmalar yürütülmesi gerektiğine her konuşmasında olduğu gibi tekrar dikkat çeken Başkan Ercengiz, “Seçim bitti.  Siyasi ayrılıklarımızı bir zenginlik olarak görmek istiyoruz. Bunun için sorumluluk makamında oturan her siyasetçinin aklı başında, edebi düzgün, hitabı yakışan şekilde yapması gerekir. Bizler emanetçiyiz. Sadece bunun gururunu duymak, bunun şerefini yaşamak vatandaşın bir teşekkürüyle makuldür. Bizler, bize emanet edilen kaynakları en iyi şekilde kullanmaya çalışıyoruz. Elimizden geldiğince de kullanmaya devam edeceğiz. Bu memlekete gelecek yatırım, kimden gelirse gelsin, başımızın üstünde yeri var. Biz adamın alt kimliğine, üst kimliğine, siyasetine bizden mi? değil mi? olduğuna asla bakmayız. Bu memlekete yapılacak yatırımda da elimizden geldiğince, yasanının bize verdiği yetkiyle önünü açmaya çalışırız.” Dedi.

Yayınlandığı Kategori Manşet
Perşembe, 01 Ağustos 2019 16:24

Doğalgaza gece yarısı büyük zam

Konutlarda ve sanayide kullanılan doğalgaz fiyatına zam yapıldı.

BOTAŞ; konutlarda kullanılan doğalgaza %14.97, sanayide kullanılan doğalgaza ise %13.73 oranında zam yaptı.

Boru Hatları ile Petrol Taşıma Anonim Şirketi (BOTAŞ) tarafından duyurulan zamlar dünden itibaren geçerli oldu.   

Geçtiğimiz ay elektriğe gelen zamın ardından, doğalgaza da çift haneli zam gelmesi bekleniyordu. Çok geçmeden doğalgaza da büyük oranda zam geldiği yapılan açıklamayla duyuruldu.

Doğalgaz zammı açıklamasında;

“BOTAŞ’ın ilan ettiği doğalgaz toptan satış fiyatları kapsamında:

Konut tüketicileri (evsel tüketiciler) ve kademe 1 tüketicileri için nihai doğalgaz satış fiyatlarına ortalama %14.97 oranında artış yapılmıştır.

Kademe 2 olarak adlandırılan yıllık doğalgaz tüketimi 300 bin sm3’ün üzerinde tüketiciler... organize sanayi bölgeleri... CNG üretimi amaçlı doğalgaz kullanan tüketiciler için ortalama %13.73 oranında artış söz konusudur. 

Fiyatlar 1 Ağustos 2019 tarihi itibariyle geçerlidir.” Denildi.

Yayınlandığı Kategori Manşet

Vali Hasan Şıldak’ın, Hacılar Köyü’nü ziyaret ederek vatandaşlarla buluşmasına dair açıklama yapıldı;

 

Köy halkının talep ve sorunlarını dinleyen Vali Hasan Şıldak ayrıca Hacılar Höyüğü kazı alanında incelemede bulundu.

Vali Hasan Şıldak, ilk olarak Hacılar Köyünden geçen Burdur-Karamanlı yolundaki ve köy giriş yolundaki çalışmaları yerinde inceleyerek yetkililerden bilgi aldı. 

Hacılar Köyü Spor ve Düğün Salonunda vatandaşlarla bir araya gelen Vali Şıldak, köy halkının isteklerini yerinde dinleyerek, kendisine iletilen talepleri not alarak, çözüme kavuşturulması noktasında ilgili kurum müdürlerine talimat verdi.

Vali Şıldak, ziyareti kapsamında Hacılar Höyüğü kazı çalışmalarını yerinde inceleyerek, Kazı Başkanı Prof. Dr. Gülsün Umurtak ve Hacılar Höyüğü Kazısı Onursal Başkanı Prof. Dr. Refik Duru’dan bilgi aldı.

Vali Hasan Şıldak, Hacılar Köyü Spor ve Düğün Salonunda yaptığı konuşmada, “Ziyaretimiz kapsamında siz vatandaşlarımızı yakından tanımak, köyümüzün ihtiyaçlarını ve taleplerini dinlemek için buradayız. Mümkün mertebe bütün köylerimizi ziyaret etmeye çalışıyoruz. Hacılardan Burdur’umuza kadar olan beş köyümüze ziyaret bulunduk. 

Vatandaşlarımızla beraber oturup konuşmak ve sohbet etmek amacıyla gerçekleştirdiğimiz ziyaretlerimizde bilhassa ihtiyaçlarını yakından görüp, yerinde incelemek, köylerinde yaşadıkları sorunlar ve sıkıntılar varsa, elimizdeki imkanlarla giderebilmeyi düşünmekteyiz. Köylerimizde yaşanan hayatı, vatandaşlarımızın yaşam standartlarını yükseltmeye çalışıyoruz. Her zaman gittiğimiz yerlerde de bizi, Burdur’umuzun güler yüzlü insanları sıcak bir şekilde karşılıyorlar. 

Her Salı günü vatandaşlarımızla görüşüyoruz. Gerek muhtarlarımız, gerek vatandaşlarımız, bire bir sıkıntılarını dertlerini bizimle paylaşıyorlar. Mesai arkadaşlarımızla ve bütün kuruluşlarımızla yanınızda olmaya çalışıyoruz. Bizler şanslı olduğumuzu düşünüyoruz. Çünkü bölgemizde yaşayan, bilhassa köylerimizde yaşayan sizin gibi vatandaşlarımız her zaman iletişime açık, devlete karşı ve bizlere karşı anlayışlı ve sıcak olmuştur. Bunu görerek ve bilerek yaptığımız hizmetlerle kaynaşmayı ve dayanışmayı da sağlayarak daha iyiye doğru daha güzele doğru ilerliyoruz” dedi. 

Ziyarette Vali Hasan Şıldak’ın beraberinde İl Jandarma Komutanı J. Alb. Orhan Kılıç, İl Kültür ve Turizm Müdürü Abdullah Kılıç, İl Özel İdaresi birim müdürleri ve Karayolları Bölge Müdürlüğü personeli yer aldı.

Yayınlandığı Kategori Manşet
Perşembe, 01 Ağustos 2019 16:24

Herkesin içi rahat olsun Salda Gölü korunacak

“Asla Betonlaşmaya İzin Verilmeyecek, Kimse Salda Üzerinden Siyasi Rant Peşinde Koşmasın”

 

TOKİ Başkanlığı tarafından ihalesi gerçekleşecek olan Salda Millet Bahçesi ile ilgili AK Parti Burdur Milletvekilleri Bayram Özçelik ve Yasin Uğur, AK Parti Burdur İl Başkanı Volkan Mengi’nin ortak basın açıklaması yaptılar;

“MİLLET BAHÇESİNİN PROJESİNİ DETAYLARI BİLMEDEN, YANLIŞ YÖNLENDİRME YAPILIYOR”

Milletvekilleri Bayram Özçelik ve Yasin Uğur “Son günlerde bazı ulusal medyalarda yapılan haberlerle Salda Gölü kıyısına yapılacak olan Millet Bahçesi projesi yanlış politikalara kurban edilmek isteniyor. Salda Gölünün geleceğini garanti altına alacak karar zaten Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan tarafından Özel Çevre Koruma Bölgesi olarak ilan edilmesiyle birlikte, kanunla koruma altına alınmıştır. Salda Gölü’nün çevresinde betonlaşmaya asla izin verilmeyecektir. Zaten bu durum Çevre ve Şehircilik Bakanımız Sn.Murat Kurum tarafından ve sonrasında Burdur Valimiz Hasan Şıldak tarafından net bir dille ifade edilmişti.  Yanlış siyaset ve politika yüzünden Salda’nın geleceği heba edilmek isteniyor. Sözde Salda’yı korumak için politika yapanlar, projenin içeriğini ve detaylarını bilmeden kamuoyunu yanlışa iterek, Burdur ve Yeşilova’mızın Turizmini baltalamaya çalışıyorlar.” dediler. 

“SİYASİ SHOWUNUZA ÇOCUKLARI DAHİL ETTİNİZ”

Cumhuriyet Halk Partisi Burdur İl Teşkilatının Genel Başkan Yardımcılarının da katıldığı Salda Gölünde yapılan Basın açıklamasına cevap veren Milletvekilleri Özçelik ve Uğur gösteride çevre illerden insanların taşınmasına ve çocukların siyasi şova dahil edilmesine sert tepki verdiler. Milletvekilleri Bayram Özçelik ve Yasin Uğur yaptıkları açıklamada “Akıllarınca Salda Gölünü siyasi malzeme yapmaya çalışanlar, civar illerden toplama kişilerle ve utanmadan sıkılmadan çocukları ön plana çıkararak, çocuklara pankartlar taşıtarak, çocuklarımızı suiistimal etmişlerdir. Onbinlerce ziyaretçi gelen bir yerde bu onbinleri karşılayacak, Salda’nın doğa ve çevre güzelliğini bozmayacak çalışmalar yapıldı ve yapılmaya devam edecektir. Geçen yıldan bu yana orada yapılanlar için Sayın Valimize ve biz Milletvekillerine teşekkür edeceğinize SHOW Peşinde, Siyasette malzeme bulmuş gibi bilinçsiz açıklamalarda bulundular. Açıklama yapacağız diye sıcakta gülünç duruma düştüler. O açıklamaya gelenlerin Salda’mızı görmeye geldiklerini de biliyoruz. Açıklama bahane Salda’yı yakından güzelliğini görmüş oldular. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, Tabiat Varlıkları Koruma Genel Müdürlüğü, TOKİ, Burdur Valiliği, ve Burdur Ak Parti Milletvekilleri ve AK Parti Teşkilatı her türlü hassasiyeti göstererek çalışmalar yapmaktadır. CHP’lileri bir dahaki sefer yapılanlara teşekkür için Salda’ya bekliyoruz.” Diye belirttiler. 

“SALDA’NIN DOĞAL YAPISINA UYGUN MİLLET BAHÇESİ YAPILACAK”

Yerel seçimlerden önce Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum’un Burdur ziyaretinde müjdesini verdiği Salda Millet Bahçesi ile ilgili projelendirme çalışmalarının tamamlanarak ihale sürecinin başladığını belirten Burdur Milletvekilleri Bayram Özçelik ve Yasin Uğur “ Çevre ve Şehircilik Bakanımız Murat Kurum’un ve Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın Burdur ziyaretlerinde müjdesini verdiği Salda Millet Bahçesi ile ilgili  Bakanlığımız ve TOKİ Başkanlığımız tarafından Saldivlerinin doğal yapısını bozmayacak ve tamamen doğal yapıya uygun proje hazırlama süreci tamamlandı. Salda Gölü Millet Bahçesi ve Millet Bahçesi’ne ait sosyal donatılar, altyapı ve çevre düzenlemesi işinin ihalesi 31 Temmuz Çarşamba günü TOKİ İstanbul Hizmet Binası’nda gerçekleştirilecek. İşin yapım süresi yer tesliminden itibaren 360 takvim günü olarak belirlendi.” açıklamasında bulundular. 

“SALDA GÖLÜ ÖZEL ÇEVRE KORUMA BÖLGESİ İLAN EDİLDİ”

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Burdur programında söz verdiği Salda Gölü Özel Koruma Planınında uygulanmaya başlanıldığını belirten Burdur Milletvekilleri Özçelik ve Uğur “Cumhurbaşkanımızın 18 Şubat’ta Burdur Cumhuriyet Meydanı’nda müjdesini verdiği Salda Gölü Özel Çevre Koruma Bölgesi ilanına ilişkin 824 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir. Salda Gölümüzü sözle değil, bizzat kanunlarla korumaya çalışıyoruz. Salda Gölü’nün Özel Çevre Koruma (ÖÇK) alanı ilan edilmesiyle korunan alan 4 bin 400 hektar iken, gölün tüm çevresini de kapsayacak şekilde 29 bin 500 hektara çıkartıldı. Burada doğal sit alanları aynen geçerliliğini koruyor, eski sit durumu 5 bin 898 hektar iken yeni durumda 8 bin 474 hektar olacak. Salda Gölü etrafındaki doğal dokuya zarar verilmemesi için kıyı şeridinin kullanım alanını 500-600 metre kadar geriye çekildi. Kıyı şeridini bir santimetrekare dahi istisna olmayacak şekilde çalışma yapılarak koruma alanı ilan edildi. Bembeyaz kumları ve turkuaz rengiyle göz kamaştıran tabiat harikası Salda Gölü’nün bu kararla görülmektedir ki imara açılması veya etrafının betonlaşacağı şeklindeki iddia asla doğru değildir. Böyle bir adımın atılması söz konusu dahi olamaz.”  şeklinde ifade ettiler.

“MİLLET BAHÇESİ İLE BİLİNÇSİZ KULLANIMA SON VERİLECEK”

Milletvekilleri Bayram Özçelik ve Yasin Uğur yaptığı açıklamada “ Dünyanın sayılı doğa harikalarından Salda Gölü’ne 1 Ocak’tan bu yana 400 bin ile 500 bin arasında ziyaretçi gelmiştir. Yıl Sonuna kadar 1 Milyon ziyaretçi hedeflenmektedir. Çevre ve Şehircilik Bakanlığımızın Millet Bahçesi projesi ile göl çevresinde bilinçsiz kullanıma son verilerek, Saldivler de sıkı tedbirler uygulacaktır. Yine Salda Gölü kıyısında hiçbir şekilde yapılaşmaya izin verilmeyecektir. Millet Bahçesinin projelendirilmesi de Koruma Planına uygun şekilde, tamamen ahşap imalatlar ile tasarım yapıldı. Millet Bahçesiyle en ufak bir çevre kirliliğine yol açılmayacak olup, aksine Salda Gölümüz ve eşsiz güzellikte ki sahili koruma altına alırken yüzbinlerce ziyaretçinin de daha iyi ve daha kaliteli bir ortamda hizmet almasına olanak sağlanacaktır. Salda Gölüne gelen ziyaretçilerin araçlarını park edeceği düzenli otopark alanı oluşturulacaktır. Göl kenarında ise sadece yaya kullanımı olacaktır. Tam gün ziyaretçilerin gününün güzel geçirmesini sağlamaya yönelik Salda Gölü’nün uzak çevresinde de yeşillendirme çalışmaları yapılacaktır. Salda Gölümüzü hep birlikte koruyup, yaşatacağız.” ifadelerini kullandılar. 

“MİLLET BAHÇESİ İLE SALDA’MIZ DAHA DA CANLANACAK”

Salda Gölünün Millet Bahçesi ile daha da canlanacağını belirten AK Parti Burdur İl Başkanı Volkan Mengi “ Salda’mıza Millet Bahçesi yapımı ile ilgili TOKİ Başkanlığımız doğal yapıya uygun hassas bir çalışma gerçekleştirdi. Hükümetimiz Salda Gölümüze sahip çıkan adımlar atmıştır. Çevre Koruma Bölgesi ilan edilmesi ile birlikte göl kenarı komple koruma planı içerisine alınmış bulunmaktadır. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın 18 Şubatta gerçekleştirdiği Burdur ziyaretinde de Salda Gölümüzden bahsederek, Salda’mıza verilen önemi bir kez daha göstermiştir. Salda Gölümüze yapılacak olan Millet Bahçesini Milletvekillerimizle birlikte takip etmekteyiz. Millet Bahçemizin yapılmasıyla birlikte Salda Gölümüze ziyarete gelen yerli ve yabancı turistlere daha iyi imkanlar sağlanacaktır. Salda Gölümüze her zaman sahip çıktık, sahip çıkmaya da devam edeceğiz. Burdur’umuza ve Yeşilova’mıza hayırlı olsun” dedi.

 

Yayınlandığı Kategori Manşet
No Internet Connection