Köşe Yazıları - Burdur Gazetesi | Burdur Haberleri, Burdur Haber
Cumartesi, 20 Temmuz 2019 15:27

22 Temmuz 2019 - Pazartesi - Burdur Gazetesi

22 Temmuz 2019 - Pazartesi - Burdur Gazetesi

Yayınlandığı Kategori Arşiv

Batı Akdeniz Kalkınma Ajansı (BAKA) yönetim kurulu toplantısında, BAKA dönem Başkanı Isparta Valisi Ömer Seymenoğlu, Ankara’ya serzenişte bulundu.

 

Batı Akdeniz Kalkınma Ajansı yönetim kurulu toplantısı Salda’da yapıldı. Toplantıda 18 gündem maddesi görüşüldü. Gündemde; daha önceki toplantılarda alınan kararlar, desteklenen projelerin ne aşamada olduğu, bunların geri dönüşlerinin; Antalya, Isparta ve Burdur bölgeleri için olumlu olumsuz sonuçları, yeni projelere destek verilip verilmeyeceği, verilecekse ajans olarak ne kadar oranda katılım sağlanacağı konuları yer aldı.

Toplantı açılışında; ajansların, görev sorumluluk alanı içerisindeki önceliklere göre bazı projelere destek vermek maksadıyla oluşturulduğunu söyleyen Isparta Valisi Ömer Seymenoğlu; “Son yıllarda maalesef kalkınma ajansları, artık bakanlığın bir il müdürlüğü olma yolunda. Böyle bir serzenişte bulunalım.” Dedi.

Konuşmasında BAKA’nın çok da güçlü olamadığına vurgu yapan Vali Seymenoğlu;

“İl valisi olarak küçük de bir serzenişimiz var. Ajans diye oluşturulmuşuz fakat herşeyi yine Ankara’ya sormaya devam ediyoruz. Kimse zannetmesin ki bu ajansda yönetim kurulunda 3 tane vali var. 3 belediye başkanı var. 2 genel meclis üyesi, oda başkanları vs. çok güçlüymüş gibi de sakın ola kamuoyu bunu böyle bilmesin. Biz sadece şuanda verilmiş olan Ankara tarafından verilecek olan kararların altlığını yapmış oluyoruz. Ajans olarak en fazla 30 Bin TL’ye kadar serbestliğimiz var. Gerisi tamamen Ankara’daki işler. Bürokratların, üst düzeydeki yöneticilerin kararına bağlı olan şeyler. 

Söylediklerimiz herhalde Ankara’ya gider!

Bunu şunun için söylüyorum, göreve başlayalı ben Isparta ilinde 9. aydayım. Halen bir tek projeyi yapamadık burada. Prosedür uzun, meşakkatli bir yol, bunu vatandaştan dinlediğim için söylüyorum. Köy gezilerinde vatandaşa öneriyoruz; ‘kalkınma ajansı var! Proje yapın geçirelim.’ Vatandaş diyor ki; “bunu 5 ay önce de söylemiştin Sn. Valim. Bir proje vermiştik, halen sonucunu görmedik.” Diyor. Bu söylediklerimiz herhalde Ankara’ya kadar gider. Onun için gayet net bir şekilde de bunu söylüyorum. 

İnşallah alacağımız kararların, gecikmeli de olsa, topluma ekonomik yansımaları uzun bir süreç alıyor da olsa hayırlı olmasını diliyoruz. Bunun kararını vermek için uğraşıyoruz.” Dedi.

BAKA, Temmuz ayı yönetim kurulu toplantısına; dönem başkanı Isparta Valisi Ömer Seymenoğlu, Burdur Valisi Hasan Şıldak, Antalya Valisi Münir Karaloğlu, Antalya Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Davut Çetin, Burdur Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Yusuf Keyik,Isparta Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Mustafa Tutar, Burdur İl Genel Meclisi Başkanı Murat Akbıyık, ve BAKA Genel Sekreteri Abdullah Madenci katıldı.

Mine Kaya

Yayınlandığı Kategori Manşet

Antalya, Isparta ve Burdur Valileri Salda Gölü Beyaz Adalar Plajında ve Salda Gölü çevresinde incelemelerde bulundu.

 

Salda Gölü kıyısındaki bir otelde düzenlenen Batı Akdeniz Kalkınma Ajansı (BAKA), Temmuz ayı olağan yönetim kurulu toplantısı sonrasında, Salda Gölü çevresinde incelemelerde bulunan BAKA yönetim kurulu üyeleri, vatandaşlarla biraraya geldi.

Saldaya daha fazla dikkat çekebilmek adına BAKA yönetim kurulu toplantısının özellikle Salda’da yapılmasını tercih ettiklerini belirten Vali Hasan Şıldak, Salda’nın bu yıl en parlak dönemini yaşadığını söyledi.

Salda Gölü kıyısındaki yaptığı incelemeler sırasında; yapılan ve yapılması planlanmakta olan projeler ile bölge turizmine ilişkin açıklamalar yapan Vali Hasan Şıldak;

“3 ilimizle ortak hareket ediyoruz. Özellikle turizmi geliştirme konusunda Antalya’nın yoğun tecrübelerinden ve birikimlerinden de istifade ederek birlikte hareket ediyoruz. Gerek valiliklerimiz, gerekse diğer kurum kuruluşlarımızla, BAKA çatısı altında bu birlikteliği sürdürüyoruz. 

Hedef 1 Milyon ziyaretçi

Bu sene Burdur sınırları içerisindeki turizm destinasyonları çok ziyaretçi alıyor. Sayılarda çok güzel gelişmeler var. Sagalasos geçtiğimiz yıl toplam 51 Bin ziyaretçi almış, bu yıl 15 Temmuz itibari ile 40 Bin’i geçtik. Müzemizde geçen yıl toplam ziyaretçi sayısı 21 Bin iken şuanda biz 17 Bini geçmiş durumdayız. İnsuyu Mağarası rekor kırıyor; geçen yıl toplamda 53 Bin ziyaretçiye ulaşıldı, bu yıl 15 Temmuz itibari ile 48 Bin’in üzerinde ziyaretçi aldık. Salda’da; otopark giriş sayılarına bakarak 1 buçuk ay içerisinde, 300 Bin’in üzerinde ziyaretçi Salda gölünü ziyaret etti. Bu rakama göre, bu yıl en az 1 Milyon ziyaretçinin Salda gölünü ziyaret edeceğini, il genelinde ise bu rakamın 1 buçuk Milyonu bulacağını çok rahat söyleyebiliriz.

Salda gölündeki gelişmelerde, bütün kurum ve kuruluşlarımızın katkıları var. Başta İl Özel İdaremiz, Salda’da çok ciddi bir tedbir aldı. Valiliğimiz ve kaymakamlığımızın burada aldığı tedbirlerle, sahile kadar olan araç girişleri önlendi. 

Yapılacak olan millet bahçelerinin ihalelerini TOKİ bu ayın sonunda gerçekleştiriyor. Bu hamlelerle birlikte Salda Gölü, özel koruma bölgesi ilan edildi. Bu zaten başlı başına gölün korunması ve temiz kalması için en garantili sistemi ifade ediyor. Bu sistem dahilinde, hem korunan ve temiz kalan hem de turizme hazırlanan bir Salda’yı, önümüzdeki yıldan itibaren çok daha iyi bir seviyede göreceğiz. Ama temel faktörler olarak bunu, bu yıl zaten sağladık. Kaymakamlığımız ankette yaptırıyor; burdan hiçbir olumsuz geri dönüş yok. 

Salda’ya yatırımlar sürüyor

Salda gölünün altındaki tepede de Orman Genel Müdürlüğü tarafından ve Orman Bölge Müdürlüğü tarafından takip edilen bir süreçle, günü birlik mesire alanı çok yakında ihaleye çıkacak. Bu kapsamda, buranın önemli bir hizmet noktası oluşturacağını düşünüyoruz. 

Gölümüzün karşı kıyısında bulunan eski bir metruk bina var. Bunu da özel idaremiz çerçevesinde ve kalkınma ajansının katkısıyla, şık bir restoranta, kır lokantasına dönüştüreceğiz. Ayrıca gölün başka bölgelerinde de mesire alanları, yürüme alanları şeklinde düzenlemeleri içeren düşüncelerimiz var. 

Millet bahçesi toplamda 150 dekarlık bir alanı kapsıyor. Alan tamamen koruma statüsüne uygun, ahşap imalatlarla çevreye saygılı, en küçük bir çevre kirliliğine yol açmayacak şekilde özenli bir mimari ve projelendirme ile burada hizmet verecek. Hiç bir sorun yaşamayacağız. Çevreye duyarlı insanlarımızın içi rahat olsun. Salda Gölü her zaman temiz kalacak. 

Isparta Kuyucak Köyü’nden Salda Gölü’ne kadar olan Akçaköy’den geçen güzergahı, lavanta yolu olarak tanımlanacak. Yol kenarında çok miktarda lavanta fidelerinin vatandaşa ücretsiz olarak temin edilmesiyle ve bunların, vatandaşın kendi arazisi olsun, hazine arazisi olsun dikiminin sağlanması ile lavanta bahçeleri oluşturmak istiyoruz. 100 dekarlık hazine arazimize son baharda lavanta dikimi yapılacak. İlk uygulamaları yapıyoruz. Devamı gelecek. Bu hat üzerinde çok güzel düşünceler var. Yaylabeli Köyü üzerinde Burdur Gölü’nü gören ve göle çok yakın bir noktada, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’ndan tahsis edilen bir ödenekle lavanta tanıtım merkezi oluşturacağız. Bunun da çok yakında ihalesini gerçekleştireceğiz.” Açıklaması yaptı.

Bölgenin önü açık

Salda Gölü’ne 2 sene öncede geldiğini ve o zamanlar Salda çevresinin derbeder olduğunu ama şimdi büyük gelişmeler kat edilerek her şeyin yerli yerine oturtulduğunu belirten Antalya Valisi Münir Karaloğlu; 

“Salda gölümüz; sodalı suyu, beyaz kumu ile çok güzel, çok özel bir yer. Son dönemde valiliğimizin yapmış olduğu çalışmaları da gördük mutlu olduk. Gelen vatandaşın park yapacağı yer, duş alacağı yer belli. Kafeteryalar ve köy pazarı gayet güzel olmuş. Burası, Özel Çevre Koruma bölgesi oldu. Bundan sonra bölge halkının da buraya sahip çıkmasıyla turizmde önemli bir yeri olur Salda’nın. Artık Antalya’dan buraya tur taşımak gerekir. Bölgenin önü açık arkadaşlar. İnşallah batı akdeniz bölgesinde 3 ilin ortak projeleri ile hem turizmimizi hem ticaretimizi geliştirme şansımız var.” Dedi.

Tek sıkıntı, konaklamadaki yetersizlik

Isparta valisi Ömer Seymenoğlu, Salda Gölü’nde yaptığı incelemeler sırasında, göller ve güller  bölgesi olarak anılan bölgede son yıllarda lavanta ve güle artan rağbete ve bölgedeki turizmsel gelişmelere işaret eden Isparta Valisi Seymenoğlu, konaklama konusundaki yetersizliğe dikkat çekerek yerli yatırımcıya bu konudaki beklentilerini iletti;

“Salda gölü sadece ülkemizde değil uluslararası alanda da bilinen ve rağbet gören bir yer. Biz bunu tabi tek başına Salda Gölü olarak düşünmüyoruz. Biz Isparta ve Burdur’u bir düşünüyoruz. Isparta’yı Burdur’dan turizm anlamında kesinlikle ayırmıyoruz. Her iki ilimizde farklı destinasyonlar, farklı güzellikler sunuyor. Gelen misafirlerimiz; lavantaya gelince mutlaka Salda’yı da görmek istiyor. Göle gelince mutlaka Sagalasos’u da görmek istiyor. Biz bunu fırsata çevirmeye, kırsal turizme destek vermeye uğraşıyoruz. Gün geçtikçe de bölgemizin turizm alt yapısı güçleniyor. 

Tek sıkıntımız; konaklamada yeterli yatak sayısına sahip değiliz. Bunu Burdur’lu ve Isparta’lı yatırımcılardan, iş adamlarından bekliyoruz. Dışarıdan gelenlere de mutlaka kapımız açık ama burada yaşayan insanlarımızın bu konuyu önemseyip yatırımları yapmasını bekliyoruz. 

Bu güzellikleri yaşamaya insanlarımızı, gerek yerli gerek yabancı turistlerimizi; Burdur’a, Salda Gölü’ne, Sagalasos’a, lavanta bahçelerine, gül bahçelerine, Eğirdir Gölü’ne, Kızıldağ Milli Parkı’na davet ediyorum.” Değerlendirmesi yaptı.

Mine Kaya

Yayınlandığı Kategori Manşet
Cumartesi, 20 Temmuz 2019 15:27

Alaca Dokumalar Kültür Sanat Festivali’nde

24 Temmuz-3 Ağustos tarihleri arasında yapılacak olan Uluslararası Büyükçekmece Kültür ve Sanat Festivali’nde Burdur Alaca Dokumalarına işlenen ebru sanatı uygulaması tanıtılacak. Festival kapsamında düzenlenecek El Sanatları Bayramı’na 22 ülkeden 65 sanatkar, 24 branştan 80 Türk sanatkar katılacak. Sergi açılışı 24 Temmuz saat 15.00’da Kültürpark Büyükçekmece’de yapılacak. Sanatkar Esengül Boyacıoğlu İnalpulat, Ebru sanatı ile ilk kez geleneksel dokumalara özel uygulamalar yapacak. 

Cam ve ahşap teması ile ortak çalıştay yapacak olan sanaktarlar dallarındaki farklı etkinliklerle atölye uygulamalarına da yer verecekler. Atölye uygulama çalışmasında Burdur Alaca Dokuması ve ebru uygulaması teknikleri ilk defa Sanatkar Esengül Boyacıoğlu İnalpulat tarafından yapılacak. ANELSANDER(Anadolu El Sanatlarını Yaşatma ve Geliştirme Derneği) Başkanı Uğur Bent’in daveti üzerine festivale katıldığını söyleyen Sanatkar Esengül Boyacıoğlu İnalpulat;

“Benim dedelerimin iş kolu olan alaca dokumasını yaşatmak için bu festivalde farklı bir uygulama yapmak istedim. Ayrıca Burdur’da tarihi M.Ö. 5600-5400 yıllarına dayanmakta. 1879 yılında 30-40 kadar dokuma fabrikası, 1890’lı yılların başından itibaren Burdur’da dokuma pazarı kurulurdu. 19. yüzyılın başlarında dokumacılık yaygındı. 1931 yılında dedem Ziya Boyacıoğlu başkanlığında Dokumacılar Cemiyeti’nin ve 1936 yılında 40 ortakla Burdur Dokumacılar Yapım ve Satış Kooperatifi kuruldu. Kooperatifin 31 Ocak 1954 yılındaki toplantısında Şevki Boyacıoğlu başkanlığında halıcılık ilave edilerek ismi Burdur Dokumacılar ve Halıcılar Yapış ve Satış Kooperatifi olduğunu biliyorum. 

Uzun bir aradan sonra 2005 yılında unutulmaya yüz tutmuş olan alaca dokumasını, Burdur Belediyesi’nde Belediye Başkan Yardımcısı Hasan Duygulu tarafından projendirilerek tekrar hayat bulmasına sevindim. İki geleneksel el sanatlarımızı birleştirerek farklı bir yaklaşımla bu sanatları yaşatmak amacıyla bu festivalde ebru işçiliği olarak alaca dokumasına ebru sanatı uygulaması yapacağız. Bana bu fırsatı veren Belediye Başkanı Ali Orkun Ercengiz’e teşekkür ederim.”dedi.

Yayınlandığı Kategori Manşet

Milletvekili Mehmet Göker, CHP İl Başkanı İzzet Akbulut, Kayaaltı Köyü’ndeki Ortaokulun kapatılmaması, taşınmalı sisteme geçilmemesi konusunda Kayaaltı köylülüeri ile birlikte basına açıklama yaptılar.

 

Öğrenci sayısının yetersizliği ve okulun depreme dayanıklı olmaması gerekçeleri ile Kayaaltı Ortaokulu’nun kapatılması ve binanın yıkılması gündemde. Okulun eğitim öğretime devam etmesini ve çocuklarının taşımalı eğitime mecbur kalmamasını isteyen köylüler, okulun kapatılmaması için çağrıda bulundu.

Köy sakinlerinden Kezban Özçelik, “Okulumuzun kapanmasını istemiyoruz. Çalışsın. Okulumuz elden gitti mi köyümüz biter. Ben bunu biliyorum. Okulumuz gitti mi köyümüz bitti. Hakimi, savcısı en önden gelenleri bizim köyümüz çıkardı.” Dedi.

Nilgün Akgün ise, “Biz okulumuzun gerekirse önünde yatarız. Yıkılmasını istemiyoruz. Bizim çocuklarımızın uzağa gitmesini istemiyoruz. Bir başka memlekette rezil olmasını istemiyoruz çocuklarımızın. Kadın olarak okulumuzun her zaman arkasındayız.” Sözleriyle tepkisini dile getirdi. 

Okulun kapanmaması için, İnsuyundan öğrenci getireceklerini belirten köylüler; sorunlara çözüm buluyoruz ama önümüze hep yeni birşey getiriyorlar. Bu sefer de yetkililer bize, ek bina dahil her iki binanın da yıkılacağını söylediler.

Köy sakinlerinin daveti üzerine Kayaaltı Ortaokulu önüne gelen Milletvekili Mehmet Göker, Belediye Başkan Yardımcısı Ali Say ve CHP İl Başkanı İzzet Akbulut, köylüyle biraraya gelerek talepleri dinlediler. Milletvekili Göker, konuya ilişkin basın açıklaması yaparak;

 “Köyün ileri gelenleri; bizlere ve ismini belirtmek istemediğim diğer partili yöneticilere, kendi okullarının önünde destek vermeleri için bir çağrıda bulundu. Biz bu çağrıya icap ederek gelmeyi planladığımızı ve destek vereceğimizi kendilerine ilettik ancak akşam üzeri gelen bilgiler gerek muhtar gerek köylünün aranarak bu yapılacak açıklamanın ertelenmesi ve böyle bir şeyin yapılması halinde muhtarın ve köylünün aleyhine işler yapılacağı yönünde bir söylem geliştirildiği ve bunun köylüye iletildiği nedeniyle şuanda sadece Cumhuriyet Halk Partisi olarak hepinizin huzurundayız. Biz parti olarak her daim haklı gördüğümüz, ezilenin yanında olmayı kendimiz için bir şiar edindik. 

Sayısal açık, bir bahane değildir

Kapatılması gündemde olan okul için öncelikli olarak öğrenci sayısının yetersiz olduğunu söylediler. Öğrenci sayısının 37, 38 civarında olması çevre köylerden buraya gelecek olan öğrencilerle doldurulabilir. Bayındır Köyü ile arası 2.7 km. Stabilize bir yol var. Bu stabilize yolun (ki yıllardır her iki köyün ortak sorunudur) Asfaltlanması halinde oradan buraya öğrenci gelişi mümkün kılınacaktır. Çünkü o köyden çocuklar,  hali hazırda kapasite üstü eğitim veren Büğdüz Ortaokulu’na gitmekte. Dolayısıyla oradan buraya öğrenci yönlendirilmesi her iki köyün halkının da yararına olacaktır. Yani sayısal açığı kapatabiliriz. Bu bir bahane değildir. 

Taşın altına gövdemizi koymaya hazırız

İkinci gerekçe ise, eğitim görülen binanın çürük ve depreme dayanıksız olduğu söylenildi. Yaklaşık 4 yıldır Burdur Devlet Hastanesi, üniversiteden alınmış bilirkişi raporuyla sağlıksız ve depreme dayanıksız? yıkım kararı olmasına rağmen hizmet vermeye devam ediyor. Orada bu hizmeti veren devlet burada niye bu eğitimi vermekten köylüye imtina ediyor? Bunu aklımıza getirmek istemiyoruz ama bu köy yıllardır düşünceleriyle öne çıkmış ve Cumhuriyet Halk Partisi’ni desteklemiş bir köydür. Bunun arkasında siyasi bir irade ile bu köy cezalandırılmak mı istiyor? Biz bunun merakı içindeyiz ve bu konuda yetkililerden açıklama bekliyoruz.  Eğer devletin parası yoksa, biz imece usulü ile bu parayı karşılamaya hazırız. Özel bir deprem firmasıyla, risk firmasıyla anlaşılıp binanın depreme dayanıklı olup olmadığı test edilir. Eğer güçlendirmeyle bu bina hizmete açılabilecekse bunun önü de açılır. Biz burada taşın altına elimizi değil gövdemizi koymaya hazırız. Yeterki yetkililer okulu kapatmaktan vazgeçsinler. 

Hepimiz çiçek yetiştirmeyi severiz ama çiçeğin yetişeceği ortam da bellidir. Farklı bir ortamda kimi çiçek yetişmez. Herkes kendi toprağını kendi güneşini arar. Bu çocuklar da bu yörenin toprağı, bu yörenin insanı, bu yörenin çiçekleri. Bu çiçekleri buradan koparıp başka yerde yetişmesini beklemek bence abesteiştikal olur. Bırakın çocuklar kendi köyünde okusun.” Dedi.

Kayaaltı Ortaokulu’nun eğitim öğretime devam etmesinden yana olduklarını belirten CHP İl Başkanı İzzet Akbulut;

“Biz CHP olarak hiç bir gerekçenin kabul edilmemesinden yanayız. Hiçbir köyümüzün okulsuz kalmamasından yanayız. Ne olursa olsun bir tane öğrenci dahi olsa her köyümüzde okulun olmasından yanayız.” Sözleriyle köylüye destek verdi. 

Mine Kaya

Yayınlandığı Kategori Manşet
Cumartesi, 20 Temmuz 2019 15:10

Yeni hastane ihalesi yeniden yapılacak

Milletvekilleri Bayram Özçelik ve Yasin Uğur, Türkiye Yeni Bina Deprem Yönetmeliği sebebiyle yeni devlet hastanesi yapım ihalesinin yeni çıkan yönetmeliğe uygun şekliyle yeniden ihale edileceğini yaptıkları ortak açıklam ile duyurdular;

 

Milletvekilleri Bayram Özçelik ve Yasin Uğur, Yeni Burdur Devlet Hastanesinin yapım ihalesinin yenileceğini bildirdi. Burdur Milletvekilleri Bayram özçelik ve Yasin Uğur, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından yürürlüğe giren Türkiye Yeni Bina Deprem Yönetmeliği sebebiyle yeni devlet hastanesinin yapım ihalesinin yeni yönetmeliğe uygun olarak yeniden ihale edileceğini açıkladı. 

Milletvekilleri Özçelik ve Uğur yaptıkları açıklamada, “Daha önce ihalesi yapılan çalışmalara başlanan ve süreçte İtirazları İncelemeye Alan Sağlık Yatırımları Genel Müdürlüğü’nce kurulan komisyonca Burdur Devlet Hastanesi yatırımıyla ilgili olarak çeşitli nedenlerden dolayı revizyona gidilmiştir. İlk olarak, 2019 yılında Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından 01.01.2019 tarihinde “TÜRKİYE YENİ BİNA DEPREM YÖNETMELİĞİ” yayımlanmıştır. Bu yönetmelik kriterlerine göre, kamu ve özel tüm yatırımların ruhsat aşamasında bahse konu yönetmeliğe uyma zorunluluğu getirilmiştir. Bu yönetmelik kapsamında, Burdur Devlet Hastanesi projesinin de Revize edilmesi gerekliliği ortaya çıkmıştır” Dediler.

YATAK KAPASİTESİ 400’E ARTIRILDI

Sağlık Bakanlığının bölgedeki sağlık planlamasını yeniden değerlendirerek, daha önce 300 yatak kapasiteli olarak belirlenen Yeni Devlet Hastanesinin, Cumhurbaşkanlığı Strateji Başkanlığına yapılan girişimler ile yeni ihalede 400 yatak kapasiteli olarak ihaleye çıkacağını da kaydeden Milletvekilleri Özçelik ve Uğur, “Öte yandan, Sağlık Bakanlığımız bölgedeki sağlık hizmet planlamasını yeniden değerlendirerek, yatırım kapasitesini 400 YATAKLI olarak yeniden belirlemiştir. Daha Önce 300 Yatakla Çıkılmıştı şimdi bu iptal edilip, Cumhurbaşkanlığı Strateji Başkanlığı nezdinde gerekli girişimlerde bulunularak söz konusu sağlık yatırımı 400 yatağa  çıkarılmıştır. Dolayısıyla Burdur Devlet Hastanemizin İhalesinin yeniden Yapılması, yönetmeliklerden doğan zaruriyetler, ilaveten kamu kaynaklarının verimli kullanılması, ihtiyaçların etkin ve zamanında karşılanması açısından mevcut ihalenin iptal edilerek PROJE KAPASİTESİ  400 YATAĞA GÖRE REVİZE edildikten sonra yeniden ihale edilmesi uygun olacağı Komisyonca değerlendirilmiştir. Gerekli çalışmaların tamamlanması akabinde 2019 yılı içinde yapım ihalesi gerçekleştirilecektir. Bilgisi verdiler.

 

Yayınlandığı Kategori Manşet

Belediye Başkanı Ercengiz’in, gittiği Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde Başbakan Ersin Tatar’ı  makamında ziyaret etmesine dair açıklama yapıldı;

  KKTC Başbakanı Ersin Tatar’ı ziyaret eden Başkan Ercengiz, Birlikte çektirdikleri fotoğrafı sosyal medya üzerinden “KKTC Başbakanı Sn Ersin Tatar’ı Makamı’nda ziyaret ederek hem KKTC ‘nin 20 Temmuz Barış ve Özgürlük Bayramını hem de Mayıs ayında yapılan seçimlerde Başbakan olarak seçilmiş olmalarını kutladım ve kendilerine başarılar diledim. Kendilerini Burdur’umuza davet ettim.”iletisiyle paylaştı.

Yayınlandığı Kategori Manşet

Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Yusuf Keyik, BUTSO meclisinde düzenlenen basın topntısında ülke geneli ve yereldeki ekonomik durumu ve sorunları değerlendirdi. Gündemdeki ekonomik konuları aktaran BUTSO Başkanı Keyik, toplantıya katılan basın mensuplarının sorularını yanıtladı.    

Türk lirasının değer kaybetmesi, faiz oranlarının yükselmesi, girdi maliyetlerinin artması ekonominin yol haritasını değiştirdi. Tarım ve özellikle inşaat sektörü ekonomik krizden etkilenenlerin en başında geliyor. Ekonomik krizin etkileri verileri de yansıdı. Türkiye genelinde 2018’de satılan konut sayısı bir önceki yıla kıyasla yaklaşık 34 bin azalara 1 milyon 375 bin 398 oldu.  

Ekonomik krizin bir diğer etikisi de istihdama yansıdı. TÜİK’in açıkladığı 2019 yılı Nisan dönemi işgücü istatistiklerine göre Türkiye’de işsiz sayısı son bir yılda 1 milyon 116 bin kişi artarak 4 milyon 202 bin kişiye; işsizlik oranı da 3,4 puan artarak %13,8 oldu. Son 1 yılda ise 810 bin kişi işini kaybetti. Tarım sektöründe de çiftçiler girdi maliyetlerinin yüksek olması nedeniyle ekip dikmekte zorlanmakta. 

TESK Genel Başkanı Bendevi Palandöken 2018 yılı işyeri açılış ve kapanış verilerini kamuoyuyla paylaştığı açıklamasında, Burdur’un nüfusuna göre en fazla işyeri açılan il sırasında ikinci, en fazla işyeri kapanan il sıralamasında ise ilk sırada yer aldığını ifade etmişti.

Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Yusuf Keyik ekonomik krizin yerele yansıması sorusuna cevap olarak;

“İmalatçı firmalarımızda sıkıntımız yok. Mutlaka ülkede yaşanan sıkıntılardan dolayı etkileniyorlar. Ama öyle yıkılacak, ayakta duramayacak şekilde bir sıkıntı yok. En büyük sıkıntı inşaat, tarım sektöründe ve küçük esnafta. Bunlarda ciddi sıkıntılar var. Bunları da zaman zaman dile getiriyoruz. Küçük esnafın sıkıntıları biraz bizim ilin nüfusuyla orantılı. Üniversitenin açık olduğu dönemlerde bunu çok fazla hissetmiyoruz ama önümüzdeki 3 aylık yaz döneminde üniversite öğrencilerinin de ilimizde gitmesiyle bu daha belirgin ve hissedilir hale geliyor. Gerekli çalışmaları uyarıları yapıyoruz. Birazda bizim kendi alanımızı yenilememiz gerekiyor. Küçük esnafımıza bilhassa uyarılarda bulunuyoruz. Şimdi neden insanlar avm’leri tercih ediyor. Biz en son dönemde dijital pazar oluşturduk. Hatta şu an bile çok avmlerin değeri kalmadı. İnsanlar avm’lere yemek yemek için ve çocuklarını orada oyun alanlarında vakit geçirmek için vakit geçirdiklerini düşünüyorum. Onun haricinde de etiketleri kontrol edip, internetten aynı markayı daha ucuza kapısına getirtme imkanı var. Bundan dolayı avm lobiside artık Türkiye’de son bulacağını düşünüyorum. Çünkü onlar artık inişe doğru geçti. Tabi bu yenilikleri bizim esnafımızın yapması gerekiyor. Bazı adımlar atması gerekiyor. Bu konuda biraz yavaşız. Bunu hızlandırmamız lazım. Belki bu yavaşlıkta ekonomik sıkıntılardan da kaynaklanıyor olabilir. Ama biz her alanda dilimizin döndüğü kadar bunları küçük esnafımıza anlatmaya çalışıyoruz. 

İnşaat sektörü malum elimizde stok çok. Türkiye’nin her ilinde olduğu gibi Burdur’da da çok. Faizlerin yüksek olmasından dolayı satış yapılmıyor. Zaten ben bundan 3-4 yıl önce araştırma yapmıştım. Burdur’da daireleri kim alıyor diye. Dairelerin %80’ini köylüler alıyor. %20’yide ev değişikliği için alıyorlar. Şimdi köylüye bakıyoruz eti, sütü para etmiyor ve bankaya borçlular. Konut kredierinin de yüksek olmasından dolayı 1,5 yıldır konut satışı yok denilebilir. 

Ekonominin canlanması enflasyonun ve faizlerin düşmesine bağlı. Öz sermayesiyle yatırım yapan yok. Genelde her şey banka kredisiyle yapılıyor.”dedi.

Hatice Dursun

Yayınlandığı Kategori Manşet
Cumartesi, 20 Temmuz 2019 15:09

Vali Şıldak yukarı Çarşı’da

Vali Hasan Şıldak’ın, Yukarı Pazar Ulu Cami çevresinde faaliyet gösteren esnafa ziyarette bulunduğu açıklandı;

Ziyaretleri kapsamında esnafın istek ve taleplerini dinleyen Vali Şıldak, kendileriyle bir süre sohbet etti. Devletin kapılarının her zaman kendilerine açık olduğunun altını çizen Vali Şıldak, esnafımıza bol ve hayırlı kazançlar dileğinde bulundu.

İş yerlerine ziyaretlerinden dolayı memnuniyet duyduklarını belirten vatandaşlar, Vali Şıldak’ın geldiği günden bu güne halkla iç içe olmasından, Burdur’a yapılan yeni hizmetler ve devletin çalışmaları hakkında kendisinden bilgi aldıklarından dolayı teşekkür ettiler. 

Yayınlandığı Kategori Manşet
Cumartesi, 20 Temmuz 2019 15:09

Çay sel artıklarından temizleniyor

Burdur Belediyesi Park ve Bahçeler Müdürlüğü, Temizlik İşleri Müdürlüğü ve İtfaiye Müdürlüğü ekiplerinin ortak faaliyetleri ile Burdur Çayı’nı temizleme ve yıkama çalışmalarına ilişkin açıklama yapılarak bilgi verildi;

Mehmet Akif Caddesinden başlayan ve Köprübaşı mevkiinden devam eden çay içerisinde, muhtemel yağmur suyu sorunlarının önüne geçmek ve kötü görüntüyü ortadan kaldırmak için detaylı temizlik çalışmaları  sürüyor.

Konuyla ilgi açıklama yapan Belediye Başkanı Ali Orkun Ercengiz, “İlimizin içinden geçen Çayboyu içerisinde, görüntü ve çevre kirliliğine neden olan katı atıklardan ve balçıklardan arındırılarak, çay içindeki suyun akışına engel olabilecek otlar, belediyemiz Park ve Bahçeler Müdürlüğü Temizlik İşleri Müdürlüğü ve İtfaiye Müdürlüğü ekipleri tarafından iş makineleriyle temizleniyor. Yerel yönetim olarak üstümüze düşen görevi yerine getirmek zorundayız. Özveri ile çalışan tüm personelime teşekkür ediyorum” dedi.

Yayınlandığı Kategori Manşet
Page 1 of 2
No Internet Connection