Köşe Yazıları - Burdur Gazetesi | Burdur Haberleri, Burdur Haber
Cumartesi, 13 Temmuz 2019 15:44

15 Temmuz 2019 - Pazartesi - Burdur Gazetesi

15 Temmuz 2019 - Pazartesi - Burdur Gazetesi

Yayınlandığı Kategori Arşiv

Hürriyet Gazetesi’nin birinci sayfasında manşetten verilen haberde, kamuoyuna “Geçmiş olsun Salda” başlığıyla “Salda Gölü” mesajı verildi.

 

Haberde; “Türkiye’nin Maldivleri’ne beton komşu” “Mahkeme bitti gölet elde kaldı” Gölet kaçak hale geldi” ara başlıklarıyla,  yargının, Kayadibi Göleti’nin yapımının durdurulması kararına rağmen, göletin yapımının tamamlandığına, Kayadibi Göleti’nin yargı kararıyla kaçak yapı konumunda olduğuna dikkat çekilerek, konuya dair Yeşilova Belediye Başkanı Mümtaz Şenel, Kayadibi Göleti yapımının durdurulması için dava açıp kazanan Avukat Tuncay Koç, DSİ 18. Bölge Müdürü Mahmut Berber’in açıklamalarına yer verildi;

“Türkiye’nin Maldivler’ine beton komşu”

Beyaz kumları ve berrak sularıyla Maldivler’e benzetilen Salda Gölü, her geçen yıl daha fazla ilgi görüyor. Geçen yaz 300 bin kişi gölü ziyaret etti.

Burdur’daki doğa harikası Salda Gölü’nü besleyen su kaynakları üzerine DSİ’nin yaptığı gölet bittikten sonda mahkeme iptal kararı verdi. Ancak mahkeme yıkım kararı vermediği için gölet ortada kaldı.

‘Keşke acele etmeselerdi’

Salda’nın bağlı bulunduğu Yeşilova’nın belediye başkanı Mümtaz Şenel, ‘Keşke dava açılan bir projeyi alelacele yapmasalardı. Geç gelen adalet yüzünden bu yapı ortada kaldı.’ Dedi. Çevreciler adına davayı açan avukat Tuncay Koç ise mahkeme kararıyla birlikte göletin kaçak duruma düştüğünü, ancak yıkımın söz konusu olmadığını söyledi. 

DSİ: yıkmayız, kullanırız

Avukat Koç, DSİ’nin yeni bir başvuruyla göleti aktif hale getirebileceğini, bunun da Salda gibi bir doğa harikasına zarar vereceğini savundu. Ancak göleti yapan DSİ’nin 18. Bölge Müdürü Mahmut Berber, ‘Gölet tamamlandı ama ortada yargı kararı çıktı. Göleti yıkmayız. Gerekirse taşkın öteleme tesisi olarak kullarıdız.’ Diye konuştu.

 Mahkeme bitti gölet elde kaldı

‘Türkiye’nin Maldivleri’ olarak nitelendirilen ve eşsiz güzelliğiyle dikkat çeken Salda Gölü’nü besleyen su kaynakları üzerine DSİ’nin yaptığı Kayadibi Göleti inşasına ilişkin Danıştay’ın bozma kararının ardından yerel mahkeme durdurma kararı verdi. Ancak karar çıkana kadar gölet tamamlandı. Karar üzerine gölette su tutulmayacak ama göletin ne olacağı da merak konusu. DSİ “Göleti yıkmayız. Gerekirse tortu tutucu, taşkın öteleme tesisi olarak kullanırız” açıklaması yaptı.

Türkiye’nin derin tatlı su göllerinden biri olan Burdur’un Yeşilova ilçesindeki Salda Gölü’nü besleyen su kaynakları üzerine Devlet Su İşleri’nin (DSİ) yaptığı Kayadibi Göleti’ne ilişkin ‘Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) gerekli değildir’ kararının iptali için 2017 yılında dava açıldı. Davada Isparta İdare Mahkemesi’nce ‘ret’ kararı verildi. Mahkemenin kararı, Danıştay’a temyiz edildi. Danıştay 14’üncü Dairesi ise yerel mahkemenin kararını bozdu.

SU SEVİYESİ UYARISI

Danıştay’ın bozma kararının ardından yeniden görülen davada, bölgede keşif yapan bilirkişi heyeti rapor hazırladı. Raporda, birinci derece doğal sit alanı içinde kalmasına rağmen gölet yapımı için Salda Gölü çevresinden kum alındığı kaydedildi. Göletin Salda Gölü’nün beslenme havzasında olduğuna da dikkat çekilen raporda, “Salda Gölü’nü besleyen sınırlı sayıdaki su kaynakları göz önünde bulundurulduğunda, Kayadibi Göleti’nin Salda Gölü’ndeki su seviyesinin azalmasına neden olacağı öngörülmektedir” denildi.

KARAR DEĞİŞTİ

Bilirkişi heyetinin raporu sonrasında Isparta İdare Mahkemesi, Kayadibi Göleti’nin Salda Gölü’nde su seviyesinin azalmasına neden olacağı, bölgenin uluslararası önemde ‘Önemli Kuş Alanı’ sınırlarında, göçmen kuşlar için önemli bir barınma ve dinlenme yeri olduğu, bu alanların yaban hayvanları için de doğal yaşama bölgesi olduğu hususları dikkate alındığında ‘ÇED gerekli değildir’ kararında hukuka uygunluk görülemediğine hükmederek ‘ÇED gerekli değildir’ raporunu iptal etti.

GÖRSEL BİR KİRLİLİK

Yeşilova Belediye Başkanı Mümtaz Şenel, karar sonrası göletin nasıl değerlendirileceğiyle ilgili ciddi bir tartışma yaşandığını belirterek şunları söyledi: “Bir hafta önce göleti yakından inceledim. Ortada görsel bir kirlilik var. Salda Gölü’nün ahengi bozulmuş. Keşke dava açılan bir projeyi alelacele yapmak yerine bölgenin hassasiyetini göz önüne alarak davransalardı. ‘Şimdi bu ucube yıkılsın’ deniyor. Ama yıkmak da ayrı bir emek. Bize göre geç gelen adalet yüzünden bu yapı ortada kaldı. Oysa biz göletin Salda’ya zarar vereceğini ısrarla söylemiştik. 1960 yılından beri bu gölü takip ediyorum. Gölde ciddi bir çekilme var. Buna rağmen siz gölet yaparsanız Salda’yı öldürürsünüz.”

‘YIKMAYIZ TESİS YAPARIZ’

MAHKEME kararına uyacaklarını vurgulayan Devlet Su İşleri (DSİ) 18’inci Bölge Müdürü Mahmut Berber, “Kayadibi Göleti’ni mermer ocağının pasa malzemesi ile yaptık. Yani bize çok büyük maliyeti olmadı. Bu gölet Salda’yı kurutmaz. Göletin hacmi 200 bin metreküp, Salda’nın hacmi 4 milyar metreküp. Biz sürece bilimsel olarak bakıyoruz. Proje sürecinde hukuksuz hiçbir şey yapmadık. Gölet tamamlandı ama ortaya yargı kararı çıktı. Göleti yıkmayız. Gerekirse tortu tutucu, taşkın öteleme tesisi olarak kullanırız” diye konuştu.

GÖLET KAÇAK HALE GELDİ

GÖLETİN yapımına çevreciler adına dava açan avukat Tuncay Koç şöyle dedi: “Son alınan kararla bu yapının hukuki bir tarafı kalmadı. Yani kaçak durumda. Ancak alınan karara göre şu an için yıkılması söz konusu değil. Ancak DSİ yeni bir başvuru ile göleti işlevsel hale getirmeye çalışabilir. Bu da Salda gibi özel bir doğa harikasına zarar verir. Açıkçası Salda Gölü’nün tepesine böyle bir yapı inşa edilmesi tamamen hukuk sistemimizin işleyiş eksikliğinden kaynaklanıyor.”

ENDEMİK TÜRLER RAPORDA

BİLİRKİŞİ heyetinin raporunda ‘aphanius splendens’ adlı yosun balığı, ‘pseudophoxinus burduricus’ adlı yağ balığı, ‘cyprinus carpio’ adlı ot balığı ve ‘oxynoemacheilus’ adlı sürüngen damalı yılan balığı gibi endemik türlerin Salda Gölü’nde yaşadığı vurgulandı.

 

Yayınlandığı Kategori Manşet

Milletvekili Mehmet Göker yazılı basın açıklamasıyla Vali Hasan Şıldak’ın, İl Koordinasyon Kurulu toplantısı esnasında Salda Gölü kenarında yapılan Kayadibi Göleti ile ilgili olarak “kamuoyunun bu konuda herhangi bir endişeye kapılmasına gerek yok” diyerek Salda Gölü ile ilgili tartışmayı yeniden alevlendirdiğini belirterek;

 

“Sonuç olarak, doğal bir tabiat parkı unvanına sahip olan Salda Gölü’ne yapılacak olan her türlü inşaat, gölün biyolojisine ve etrafındaki ekolojisine ciddi anlamda zararlar verecektir.” Dedi. 

Bilindiği üzere Salda Gölü’nü besleyen su kaynakları üzerine DSİ’nin yaptığı Kayadibi Göleti’ne ilişkin “ÇED gerekli değildir” kararının iptali için 2017 yılında dava açılmış, reddedilen dava için Danıştay’a temyize gidilmiş ve sonunda Danıştay yerel mahkemenin kararını bozmuştur. Söz konusu bu kararın ardından durdurma kararı verilmiş ve karar çıkana kadar da gölet tamamlanmıştır. Son olarak DSİ kaçak gölet için, “Göleti yıkmayız. Gerekirse tortu tutucu, taşkın öteleme tesisi olarak kullanırız” açıklaması yapmıştır.

Bundan yaklaşık 4 yıl önce 27 Temmuz 2015 tarihinde Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde dönemin Çevre ve Şehircilik Bakanına verdiğim yazılı soru önergesinde DSİ tarafından başta Burdur Gölü olmak üzere Salda Gölü’nün de içinde bulunduğu Göller Yöresine son yıllarda birçok gölet inşa edilerek doğal sulak alanların yok edildiğini belirtmiştim. 

Yine Burdur Gölünde yaşanan kurumanın nedenlerinin araştırılması, bu kapsamda oluşturulması gereken politikaların ve alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla Meclis Araştırma Önergesini TBMM’ye sunmuş, çiftçilerimizin mevcut ekonomik gelirlerini azaltmadan havzanın toprak ve iklim yapısına uygun, az su tüketen ve doğru sulamaya dayalı yeni bir tarımsal ürünün denenmesi gerektiğini açıklamıştım. Burdur Gölü’nü besleyen dereler üzerinde sulama amacıyla yapılan barajlar ve göletler, Burdur’un yaşam kaynağını kurutmaktadır. Gölümüzün 50 yıl önceki su kapasitesi 7,5 milyar ton civarında iken günümüzde bu miktar 3,5 milyar tona düşmüş durumdadır. Sonuç olarak, Burdur Gölünün etrafına yapılan baraj ve göletler nedeniyle gelinen nokta, kurumaya yüz tutmuş ve kaderine terk edilmiş bir Burdur Gölü olarak önümüzde durmaktadır.

2019 yılının başında Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum tarafından Salda Gölü’ne Millet Bahçesi yapılacağının açıklanması, tüm toplumda infial yaratmış ve tepkilere neden olmuştur. Özellikle son yıllarda göl çevresinde artan insan baskısı ve yanlış kullanımlar yüzünden tehdit altında bulunan Salda Gölü’nün fazladan koruma önlemleriyle yaşatılması gerekirken Bakanlığın aldığı Millet Bahçesi yapma kararı tüm toplumda endişe kaynağı olmuştur. 

Son olarak Salda Gölü ile ilgili 14 Mart 2019 tarihli ve 824 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararı yayınlanmış ve Salda Gölü Özel Çevre Koruma Bölgesi olarak ilan edilmiştir. Buna göre mevcut her ölçekteki plan, plan kararları ve projeler yapılacak değerlendirme sonuçlanıncaya kadar herhangi bir uygulama yapılamayacaktır. 

Sonuç olarak, doğal bir tabiat parkı unvanına sahip olan Salda Gölü’ne yapılacak olan her türlü inşaat, gölün biyolojisine ve etrafındaki ekolojisine ciddi anlamda zararlar verecektir. 

Sayın Cumhurbaşkanının, Sayın Bakanın ve Sayın Valinin bu gerçeğin bilinci ile adım atmaları, ilimiz ve atalarımızdan kalan mirasımız açısından son derece önem taşımaktadır.

Kamuoyuna saygılarımla…

Yayınlandığı Kategori Manşet
Cumartesi, 13 Temmuz 2019 15:39

2020’de faytonlara yasak

Burdur Belediye Başkanı Ali Orkun Ercengiz, önümüzdeki yıldan itibaren kent merkezindeki faytonların yasaklanacağını açıkladı. 

Başkan Ercengiz konuya ilişkin yaptığı açıklamada, son dönemlerde ülke genelinde hayvanseverlerin faytonla yapılan taşımacılık faaliyetlerinden duydukları rahatsızlık neticesinde, il merkezinde faaliyet gösteren faytonların önümüzdeki yıldan itibaren yasaklanacağını belirterek,” faytoncu arkadaşlarımızı da mağdur etmek istemiyoruz. Onlarla da görüşerek bu senenin son olduğunu kendilerine ifade ettik.  Arzu etmeleri halinde, hayvanlarına bakabileceğimizi de belirttik. Bu kararın özellikle hayvanlar açısından doğru bir karar olduğunu düşünüyoruz.” Dedi.

Yayınlandığı Kategori Manşet
Cumartesi, 13 Temmuz 2019 15:39

Hocabali Hamamı restorasyonu sürüyor

Sinan Mahallesi, Oluklar Altı Caddesi’nde bulunan Hocabali Hamamı restorasyonu hızlandı. Tarihi hamamın restorasyon işlemleri 1 yıl içerisinde tamamlanacak. 

Antalya Vakıflar Bölge Müdürlüğü’nce 15 Ağustos 2018 tarihinde gerçekleştirilen ihalenin ardından yüklenici firma ile 27 Eylül 2018’de sözleşme yapılmıştı. Restorasyon çalışması, 1.669.824,59 TL sözleşme bedeliyle 1 Ekim 2020 tarihine kadar sürecek.

Restorasyonuna bir süredir devam edilen hamamın iç kısmındaki çalışmalar devam ediyor. Yapının, aslına uygun bir biçimde restore edildiği, bu sayede çalışmaların bitmesiyle hamamın eski görkemli halinde görülebileceği bilgisi edinildi. Tarihi hamam, restorasyonunun tamamlanmasının ardından aynı bölgede bulunan; Piribaşlar Konağı, Şeyh Sinan Camii, Derviş Mehmet Paşa Kütüphanesi ve Mısırlılar Evi ile birlikte şehre tarihi bir alan kazandırarak Burdur turizmine değer katacak. 

Hocabali Hamamı, 1582 yılında Hocabali Muslihiddin tarafından yapıldı. 16. Y.Y. Osmanlı-Türk tarihi yapısı; 1914 Burdur depremine de dayanarak 1950’ye kadar hamam olarak hizmet vermeye devam etti. Daha sonra depo ve marangozhane olarak da kullanıldığı bilgisi edinilen hamam, tarihi açıdan göller yöresi ve Burdur için oldukça değerli bir yapı olma özelliğini taşıyor.

Mine Kaya

Yayınlandığı Kategori Manşet

Geçtiğimiz günlerde kamuoyunu meşgul eden konulardan birisi de Salda Gölü’nü besleyen su kaynakları üzerine yapılan Kayadibi Göleti yapımı hakkında yargıdan çıkan yürütmeyi durdurma kararıydı. Ne yazık ki Kayadibi Göleti hakkında verilen karar çıkmadan önce göletin yapımı tamamlanmıştı. Şimdi gündemdeki soru; yargı kararı ile ‘kaçak yapı’ konumuna düşen gölet inşaatının akıbetinin ne olacağı. Salda Gölü’nü besleyen su kaynakları üzerine 2016 yılında DSİ ihalesiyle gölet yapımına başlandı. 2019 yılında da yapımı sonlandırıldı. 2 yıl önce avukat Tuncay Koç’un müvekkilleri adına, göletin yapımının durdurulması için açtığı davada, Isparta İdare Mahkemesi’nce ‘ret’ kararı verildi. Mahkemenin kararı, Danıştay’a temyiz edildi. Danıştay 14’üncü Dairesi yerel mahkemenin kararını bozdu. Söz konusu bu kararın ardından durdurma kararı verilmiş ve karar çıkana kadar da gölet tamamlanmıştı. 

Geçtiğimiz günlerde de yapılan İl Koordinasyon Kurulu toplantısında, Vali Hasan Şıldak, Kayadibi Göleti konusunun bakanlıklar düzeyinde incelendiğini ve yargı aşamasında olduğunu belirterek, “Herhangi bir çevresel etki ya da Salda’ya menfi yönde etki edecek her türlü süreç zaten durdurulmaya mahkum olur. Ama şu anda bütün kamuoyunun bu konuda herhangi bir endişeye kapılmasına da gerek yok. İfade ettiğimiz gibi henüz tutulmuş olan bir su yok. Yargı kararıda göletin yapımına ilişkin değil tamamen ÇED süreci ve malzeme ocaklarıyla alakalı bir iddia içermektedir. Henüz sonuçlanmışta değildir. Danıştayda dosya berdest haldedir. Konuyu her iki bakanlığımızda incelemektedir.” sözleriyle sürecin devam ettiği bilgisini verdi.   

Vali Şıldak Kayadibi Göleti konusunun henüz yargı aşamasında olduğunu vurgulayarak;

 “Danıştayda devam eden bir süreç var. Bölge Müdürümüzün ifade ettiği gibi henüz tutulmuş olan bir su yok. Fakat olayın birde şu boyutu var. Buradaki inşaat 2016 yılında başlamıştır. 2019 yılında da geçici kabulü yeni yapılmıştır. Fakat biliyorsunuz Salda Gölü çevresi Çevre Bakanlığımızın yürüttüğü çalışmalar neticesinde Cumhurbaşkanlığımızın kararıyla özel çevre koruma bölgesi ilan edilmiştir. Fakat bu 2019 yılında olan yeni bir gelişmedir ve gölet alanı özel çevre koruma bölgesinde kalmaktadır.”dedi. 

 Salda Gölü üzerine yapılan Kayadibi Göleti hakkında DSİ 18. Bölge Müdürü Mahmut Berber, gölette tutulan bir suyun olmadığını ayrıca göletin vatandaşların talepleri doğrultusunda yapıldığını ifade ederek;

“Kayadibi Göletimiz inşa aşamasındayken davalar açıldı. İnşaatımız bu süreçte  devam etti. Malzeme ocaklarıyla ilgili sorunlarımız vardı. Bu malzeme ocaklarıyla ilgilide satın alma ve malzemeyi de mermer ocaklarından temin etmik suretiyle işletilmekte olan mermer ocaklarının malzemelerini kullanmak suretle biz inşaatımızı devam ettirdik ve inşaatı bitirdik. Bitirdikten sonra yürütmeden durdurma kararı çıktı. Şu anda bu konu genel müdürlüğümüzce değerlendirilmektedir.

 Burada iş planlaması yapılırken başta ÇED raporu gerekli değildir kararları alınmıştı. Bunlara itirazlar vardı. Şu an da süreç devam ediyor. Birde gazetede görüntü kirliliği diye bir haber çıktı. Sonuçta biz her yere bir gölet yapıyoruz.Kayadibi Göleti çevreye zarar verici, görüntü kirliliği yapacak bir gölet değildir. Çevreye zarar verdiğimiz artık malzememizde bulunmamaktadır. Müteahhit firmamız sadece yapıyı teşkil ederek, çevre düzenlemeleri yaparak sahayı terk etmiştir. 

Göletin geçici kabulleri de yapılmıştır. Şu anda kapakları da kapatıldı. Birde şöyle bir iddia da var. Bu gölet yapıldıktan sonra Salda Gölü su seviyesi düştü, Salda Gölü kurumaya başladı gibi bir haberde var. Zaten şu anda Kayadibi Göleti’nde su yok. Salda Gölü’ndeki su seviyesi düşmesinin bununla bir ilgisi yoktur. Salda Gölü’nü besleyen bu kaynaktan gelen su miktarı Salda Gölü’ne oranına vurduğumuz zamanda on binde üç miktarında bir oran teşkil ediyor. O da büyük bir rakam değil. Sonuçta bu gölet oradaki vatandaşların taleplerine göre yapılan bir şeydir.  Bizim karar veripte yapılan bir gölet değildir. Arza göre, ihtiyaca binayen yapılmış bir gölet olup daha sonra planlama açısından ÇED raporuyla gerekli izinleri kurum ve kuruluşlardan alınmıştır. Halkın hizmetine sunulmak üzere planlanmış bir gölettir. Şu anda bu süreç devam ediyor. Bu genel müdürlüğümüzce değerlendirilecektir.”bilgisi verdi.

Hatice Dursun

Yayınlandığı Kategori Manşet

Depreme hazırlık bir Türkiye için 2000 yılında kurulan Doğal Afet Sigortaları Kurumu(DASK), ülkemizde Zorunlu Deprem Sigortası edindirme, uygulama ve yönetimi faaliyetlerinden sorumludur.

Türkiye’nin dev kumbarası görevini gören DASK, en zor günlerde depremzedelere yardım eli uzatır. Türkiye’yi toplumsal ve maddi anlamda güvence altına almayı hedefler. 

AFAD organizesinde bir grup bisikletli DASK’a dikkat çekmek için pedal çevirdi. Asri Mezarlıktan başlayan bisiklet turu Öğretmenevi önünde son buldu. 

Afet ve Acil Durum Müdürlüğü, Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi ve Doğa Sporları ve Bisiklet Derneği üyelerince düzenlenen etkinlikte, vatandaşların doğal afet sigortalarını yaptırmalarının önemi vurgulandı. AFAD araçlarından da doğal afet sigortalarına ilişkin sesli bilgilendirmeler yapıldı. 

Deprem sonrasında yaralarımızı hızlıca sarabilmek, toplum olarak dayanışma içerisinde ülkemizi yarınlara taşıyabilmek için DASK güvencesi almanın zorunlu olduğunu hatırlatan AFAD İl Müdürü Yasin Tokgöz;

“Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı’nın 2019 yılı afetlere hazırlık yılı ilan etti. Etkinliğimizi doğal afet poliçelilerinin sayısını arttırmaya yönelik olarak düzenledik. Hem sağlık açısından bisikletin önemine hem de doğal afet sigortalıları konusunda vatandaşlarımızı bilinçlendirmek ve farkındalık oluşturmak amacıyla böyle bir etkinlik düzenledik. İlimiz birinci derece deprem bölgesi yer alan bir il. Doğal afet sigortaları toplam konutun sayısının yüzde 35’i civarında, bu oran çok düşük bir oran, amacımız doğal afet sigortalıların sayısını arttırmak.”dedi ve emeği geçen herkese teşekkür etti.

Hatice Dursun

Yayınlandığı Kategori Manşet
Cumartesi, 13 Temmuz 2019 15:39

Vatandaşa yumuşak dille yaklaşılmalı

Burdur Belediyeler Birliği üye belediye başkanları, meclis üyeleri ve belediye çalışanlarına eğitim semineri düzenledi.

Burdur Belediyeler Birliği tarafından belediye çalışanlarına yönelik 2 gün sürecek eğitim semineri düzenlediği açıklandı;

 Belediyede çalışan ve vatandaşlarla doğrudan iletişim kuran belediye personellerine, Gazi Üniversitesi İletişim ve Halka İlişkiler Prof. Dr. Enver Aydoğdu ve İçişleri Bakanlığı İç Denetim Başkanı Tahir Tekin tarafından Yerel Yönetimlerde İletişim ve Halkla ilişkiler, Mahalli idareler Bütçe ve Muhasebe Yönetmeliği ve Taşınır Mal Yönetmeliği ile ilgili seminer verilecek. Burdur Belediyesi Konferans ve Sergi Salonunda düzenlenen eğitim seminerine Burdur Belediye Başkanı ve Burdur Belediyeler Birliği Başkanı Ali Orkun Ercengiz, Yeşilova Belediye Başkanı Mümtaz Şenel, Meclis üyeleri ve Belediye de çalışan personeller katıldı.

TÜRK İNSANIN GERGİN BİR VUCÜT DİLİ VAR 

Düzenlenen Seminer öncesinde konuşma yapan Burdur Belediye Başkanı ve Burdur Belediyeler Birliği Başkanı Ali Orkun Ercengiz, “Sadece Belediyeler Birliği olarak değil, kendi çalışan arkadaşlarımıza da bu tip eğitimleri zaman zaman yapmaya çalışıyoruz. Yaptığımız iş eğer doğru bir iletişimle yapılmıyorsa, sonuca ulaşmamanız mümkün değildir. Sokakta ki insanımızın, yurttaşımızın değişen dünya içerisinde çokta huzurlu olmadığını görüyoruz. Türk insanında çok gergin bir vücut dili var. Öyle gerginiz ki, Belediye çalışanlarımızı elimizden geldiğince uyaramaya çalışıyoruz.Vatandaşlarla doğrudan temas eden personelimizin bu konuda çok dikkatli olması ve mümkün olduğu kadar yumuşak bir dille yurttaşı önce sakinleştirip, derdinin, sorununun en doğru şekilde alınması gerektiğini belirtiyoruz.  Sorunların çözülmesini, çözülemeyecek bir problem ise neden çözülemeyeceğini doğru anlatılması gerektiğini dilim döndüğünce ifade etmeye çalışıyorum. Vatandaşımız artık öyle bir noktaya gelmiş ki, tahammül sınırlarını sonuna kadar tükenmiş. Hoşgörüsünü artık yitirmiş bir toplum haline geldik.” Dedi. 

DOĞRU İLETİŞİM, YAPTIĞIMIZ BÜTÜN FAALİYETLERİN HEPSİNDEN DAHA ÖNEMLİ

Başkan Ercengiz konuşmasında, vatandaşlarla kurulan doğru iletişimin önemine vurgu yaparak “Böyle bir eğitimin, aslında bütün yaptığımız faaliyetlerin hepsinden daha önemli olduğuna kanaat getiren bir insanım. Maalesef gergin bir toplumuz. Bence asıl nedeni, doğru bir iletişim dili kullanmamamızdan kaynaklanmaktadır. Toplumun gerginliğini azaltmak, toplumun birbirini daha çok dinleyebilmesini sağlamak için sözlüğü değiştirmek, doğru bir iletişimle vatandaşa gidebilmek lazım. Bizde bu eğitimleri belli ölçüde personelimize getirerek, uzmanlardan ve doğru kişilerden bu işin eğitimini aldırarak, farklı bir bakış açısıyla sokağı görebilmenize çalışıyoruz.” Bilgisi verdi.

 

Yayınlandığı Kategori Manşet

Tarım ve Orman İl Müdürlüğü’nde, Vali Hasan Şıldak başkanlığında 2019 yılı 3. dönem İl Koordinasyon Kurulu toplantısı düzenlendi. Toplantıda Genel Müdürlükler ve il müdürleri ilimizde yürütülen faaliyetler ve yatırım çalışmaları konusunda sunumlar yaptı. Vali Hasan Şıldak, toplantıda yıl içinde yatırım programına alınan 275 adet projeyi ve programda yer alan toplam proje bedelinin 2 milyar 884 milyon 182 bin lira olduğunu ifade etti.

Daha sonra toplantıda, 2019 Yılının 2. dönemin değerlendirilmesi, yatırımcı kurumların kurula bilgi sunumları, koordinasyonu gerektiren hususların değerlendirilmesi, ilgili Bölge ve İl Müdürleri sunumlarını gerçekleştirerek, kurumların yatırımları hakkında katılımcılara bilgi verdi.

Görüş, öneri, istek ve taleplerin ardından toplantı sona erdi.

Vali Hasan Şıldak, İl Koordinasyon Kurulu’nda yaptığı konuşmada ilde yapılan yatırımlar konusundaki açıklamasında;

“2019 yılında ilimize yapılan yatırım tahahhütlerine bakıldığında bu yıl için 275 adet projenin yatırım programında yer alıyor. Bu pogramda olan toplam proje bedeli 2 milyar 884 milyon 182 bin lira olarak yekün oluşturuyor. Önceki yıllarda yapılan harcama miktarının da 520 milyon lira olduğunu görüyoruz. 275 projeye ayrılan ödenek miktarı 448 milyon civarında. Bu ödeneğin bu yıl itibariyle 158 milyon lirası harcanması söz konusu. Bu da nakdi gerçekleşme oranı olarak %35’e tekabül ediyor. 

Yerel yönetim harcamalarına baktığımızda ise proje sayısı 38. Proje bedeli toplamı 160 milyon 709 bin lira. Önceki yıllar harcaması 18 milyon lira. 38 projeye bu yıl için ayrılan ödenek 133 milyon civarındadır. 2019 yılında bu ödeneğin 105 milyon 215 bin lira harcanmış vaziyette. 

Burada ifade edilen çalışmalarda emeği buluna en üstten en alta kadar bütün personelimize, bölge müdürlüklerimizin, il müdürlüklerimizin değerli çalışanlarına da teşekkür ediyorum. Bu yatırım çalışmaları emek gerektiriyor. Ülkemizin tabi ki kaynaklarını da en iyi şekilde kullanarak elbirliği içinde alana yansıtmaya, hizmete dönüştürmeye çalışıyoruz. Bugün sunulan rakamların gerçekleşme oranının %40’ların altında olmasınında sebebi zaten yakın bir dönemde henüz 2 ay öncesinde harcamaların yapılabilir hale gelmiş olmasının etken olduğuna da vurgulamak istiyorum. Başlangıçtan beri ifade ettiğimiz gibi ilimiz son derece iyi yatırım alan ve kendi ölçeğinde illerle kıyaslandığında da bu konuda herhangi bir olumsuzluk yaşamayan, geçmişten kalan sorunları da hızla çözme yolunda ilerleyen bir yapı arz ediyor. Pek çok alanda ciddi çalışmalar var. Biz bölge müdürlerimizin dışında il müdürlüklerimiz tarafından yürütülen gerel İl Özel İdaresi gerek Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü tarafından teknik destek sağlanan bütün yatırım çalışmalarını da çok kosa periyotlarla detaylı olarak masaya yatırıp, il bazında zaten inceliyoruz ve iki hafta öncesinde bu çalışmayı milli eğitim ve sağlık yatırımları alanlarında gerçekleştirdik. Zaten özel idaremiz, çevre müdürlüğümüz ve kültür turizm müdürlüğümüzün uktesindeki çalışmaları da yakinen takip ediyoruz. Bu çalışmalarında ben çok değerli olduğunu yine ilimizin ibresinin döndüğü turizm kenti olma yolunda  çok önemli atılımlar olduğunu düşünüyoruz. 

Çalışmalar canla başla ilerliyor

Pek çok konunun temel altyapı çalışmaları, projelendirme çalışmaları başlamış vaziyette ve bütün kuruluşlar canla başla ilerliyor. Belediyelerimizin de bu konuda ciddi hamleleri var. Gerçekten bu yıl ülkemzideki insan hareketliliğinin önceki yıllara göre yaz döneminde daha yükseldiğini görüyoruz. Bu bütün iller için geçerli özellikle sahil bandı buna dahil ve bundan Burdur ilininde payını aldığını görüyoruz. Biz Temmuz ayı sonlarına geldiğinde bu ilimizin turizm merkezlerindeki ziyaretçi sayılarındaki artışın çok anlamlı olacağını ve belli bir anlam ifade edeceğini göreceğimizi öngörüyoruz. Zira baktığımızda ören yerlerimiz gerek doğal koruma alanlarımız son derece sayıca yüksek ziyaretçi alıyor. Bu alanlardaki hizmetler daha nitelikli hae geldikçe ve insanımıza yaraşır bir hal aldıkça daha üst kaliteye kavuştukça bu sayıların iyice artacağını ve turizm sektöründen çok daha fazla insanımızın gelir elde edeceğini tahmin ediyoruz. 

Turizm en önde giden sektör olacak

Kamuoyuna çağrımız, gerek bu konudaki yatirim gerekse turizm sektörüne yönelik eğitim, bilgilendirme ve bu alana yönelmeyle ilgili insanlarımız çaba göstersinler. Gerçekten turizm buranın en önde giden sektörü olacaktır. Bunun verileri artık çok net ortaya çıkmaya başladı. Yatırımcılara bilhassa Burdurlu yatırımcılara da çağırımızı yeniliyoruz. Burda turizm altyapısı ve tanıtım amaçlı faaliyetleri devlet olarak ilgili kurumlar biz en iyi şekilde yapmaya çalışıyoruz. Bakanlıklarımızın da üst seviyede desteği var. Geriye konaklama başta olmak üzere lojistik kalıyor. Yani bu alanda tabi iş insanlarına, yatırımcılara rol düşüyor. Bu rolünde Burdur’un girişimcileri tarafından iyi değerlendirileceğini ben düşünmek istiyorum.”dedi.

Hatice Dursun

Yayınlandığı Kategori Manşet
No Internet Connection