Köşe Yazıları - Burdur Gazetesi | Burdur Haberleri, Burdur Haber
Perşembe, 11 Temmuz 2019 15:13

12 Temmuz 2019 - Cuma - Burdur Gazetesi

12 Temmuz 2019 - Cuma - Burdur Gazetesi

Yayınlandığı Kategori Arşiv
Perşembe, 11 Temmuz 2019 15:13

Al yazma kilim projesi

Burdur Belediyesi ve Süleyman Demirel Üniversitesi iş birliği ile hazırlanan, Burdur Belediyesi geleneksel el sanatları geliştirme amaçlı ‘Al Yazma Kilim Projesi’nin Hazırlanması ve Uygulanmasına Dair Ortak Hizmet Projesi’nin imzalarının atılmasına ilişkin açıklama yapıldı;

 

Süleyman Demirel Üniversitesi Rektörlüğü ve Burdur Belediye Başkanlığı arasında imzalanan Burdur Belediyesi geleneksel el sanatları geliştirme amaçlı ‘Al Yazma Kilim Projesinin Hazırlanması ve Uygulanmasına Dair Ortak Hizmet Projesi’ Protokolü imzalandı. Süleyman Demirel Üniversitesi Rektörlüğü tarafından imzalanan protokol, Belediye Başkanı Ali Orkun Ercengiz tarafından da imzalanarak proje hayata geçirildi. SDÜ Güzel Sanatlar Fakültesi Dekan Vekili Öğretim Üyesi Doç. Dr. Mustafa Genç düzenlenen imza töreninde hazır bulundu. Tarihi ve kültürel değerlerimizden olan ve 250 yıllık bir geçmişi olan alaca dokumalarının devamı sayılabilecek bu proje sayesinde, unutulmaya yüz tutmuş alaca kilim dokumacılığının yaşatılması planlanıyor. İmzaları atılan proje kapsamında çalışmalarla birlikte, toplamda 40 kadına istihdam imkânı da sağlanması hedefleniyor.

Başkan Ercengiz projeyi imzaladıktan sonra yaptığı konuşmada “Burdur Belediye Meclisi’nce tarafıma verilen yetki ile Al Yazma Kilim Projesinin Hazırlanması ve Uygulanmasına Dair Ortak Hizmet Projemizi imzalamış bulunuyoruz. SDÜ Güzel Sanatlar Fakültesi Dekan Vekili Öğretim Üyesi Doç. Dr. Mustafa Genç ile birlikte yaklaşık 8 ay sürecek bu proje kapsamında Burdur al yazma motiflerini kilim haline dönüştürüp, geleneksel el sanatlarımızı geliştirmeye yönelik yeni bir projeyi başlatıyoruz. İstihdam sağlayacağımız 40 kadınımıza kilim dokuma becerisini kazandırarak, geçmiş değerlerimizi tekrar gün yüzüne çıkarıp turizme de katkıda bulunacağımıza inanıyoruz.” Dedi.

Belediye Başkan Yardımcısı Hasan Duygulu ise Burdur’un geleneksel el sanatları al yazma kiliminin, yeniden gün yüzüne çıkarılmasının önemine dikkat çekerek,  “BAKA projesi kapsamında geleneksel desen ve motiflerin, kök boyası yünleri ile yeniden dokunur hale gelmesi ve dokunan 8’den fazla ürünün de turistlik amaçlı tanıtımının ve pazarlamasının yapılmasını hedefliyoruz. Burada amacımız bu tezgâhların yapımıyla beraber, 40 kadınımızı meslek sahibi yapmak ve istihdam sağlamak. Bu proje öncelikle al yazma kilimleriyle ilgili yöresel bir araştırmayı kapsamaktadır. Bu araştırmanın yanı sıra, eğitim programları kitapçığının hazırlanması, usta yetiştiricilerinin eğitimin tamamlanması, kök boya eğitimin verilmesi olarak aşamalandırıldı. Öğretim Üyesi Doç. Dr. Mustafa Genç’in danışmanlığında 6 aylık sürelerle, toplamda 24 aylık bir eğitim süresi belirlenmiştir. Dolayısıyla buradaki amacımız bu projeyi bir araştırma ve uygulama projesi haline getirmek. Bu ortak hizmet projesinin arkasından da bir kalkınma ajansı projesine hazırlık yapmayı hedefliyoruz”açıklamasında bulundu.

Yayınlandığı Kategori Manşet

Belediye’de yapılan toplantı ile Hünerli Eller Kadın Girişimci Koopratifi’nin kurulumu için ilk adımlar atıldı. 

 

Geçen sene düzenlenen sertifika programının 2. ayağı olarak, el emeği ürünlerin, profesyönel ve sistemik bir biçimde üretilip satılması amacıyla bir kadın girişimci kooparatifi kurulacak. 

Hünerli Eller Kadın Girişimci Kooparatifi, 27 kadın girişimcinin bir araya gelmesiyle kuruluyor. Kooparatif; el emeği ve özellikle yöresel ürünler üretip bunların tanıtımını yapmayı ve bunları önce Burdur’da ardından Türkiye genelinde ve Dünya çapında pazarlamayı hedefliyor. 

Kooparatif, üretecek olduğu geleneksel yiyeceklerin tatlarını standartlaştırmayı, bu amaçla da marka tescili ve coğrafi işaretteki standartlarda üretim yapmayı hedefliyor. Kooparatifin yapılanmasının tamamlanması,  kendi tanınırlığının ve reklamının oluşturulmasının ardından il dışı festivallere de katılabilecek ve buralarda dikkat çekecek düzeye uluşma hedefi var.

Belediye toplantı salonunda düzenlenen toplantıda konuşmada Belediye Başkanı Ali Orkun Ercengiz;

“Biz Burdur’da bir ilki başarmak istiyoruz. Geçen yıl bir sertifikalandırma programı yaptık. Bu programın ardından sizlerin ürettiklerinizi satabilmeniz için birşeylerin önünü açacağımızı söylemiştik. Bu gün el sanatları merkezi ve yukarı pazarda vakıftan kiraladığımız dükkanlarla en azından emeğin değerli kılınabilmesi için; yerel yönetim olarak, belediye olarak üzerimize ne düşüyorsa bunların bir ucundan tuttuk başladık. 

Size teşekkür ediyoruz. Çünkü toplumumuzda şöyle bir genel algı var; “Bir yerlerde oturalım masa başı bir işimiz olsun!” Üretimden uzaklaşan bir toplum oluşturduk. Şimdi sizler takip ediyorsunuz, her gün televizyonda Türkiye’nin tarımdan ve üretimden uzaklaştığına dair bir takım rakamlar veriliyor. Son dönemde köylerin boşaldığı, buğday, mısır üretmediğimiz ve neredeyse artık her şeyi ithal  ettiğimiz bir süreç içerisindeyiz. Bunun birçok nedeni var yani en temel nedeni belki üretimdeki girdi maliyetlerinin artmış olması ama başka birşey de şu; artık biz üretmek istemiyoruz! Bu gün geldiğimiz noktada sizleri bir kez daha tebrik etmek istiyorum. Üretimin içerisinde yer almak, üretimi ekonomiye döndürmek ve bundan da bir katma değer elde edip hem kendimize hem kentimize hem de inşallah ilerleyen süreçte ülkemize bağzı katkılar verebileceğiz. 

Burdur tanıtım noktası oluşturulacak

Bir televizyon programında görüyorum; sabah kuşağında haberlerin tam ortasında yayını kesiyor ve kadın emeğinin değerlendirildiği birçok noktayla ilgili ücretsiz reklam veriyor. İletişime geçtim, sizler için. Şunun için; sizler tarhana üreteceksiniz, sizler el yapımı erişte makarna üreteceksiniz, sizler salça, reçel, biber kuratacaksınız. Sizler el emeğini değerli kılacak bir takım işler yapacaksınız. Ama bunu zaten Burdur’da herkes bir şekilde bir kanaldan çözüyor. Asıl amaç bunu bir yerlere pazarlayabilmek. Son 15 günde Burdur’da yoğun bir turist akını var. Yerli yabancı turist var. Özellikle yerli turist sayısında korkunç bir artış var. Lavantanın bölgemize kattığı bir katma değer var. Biz, şehir olarak bundan henüz istediğimiz düzeyde yararlanamıyoruz. Ne esnafımız ne kendi kendine üretenimiz ne de şehrin bileşenleri olarak. Örneğin; “Burdur’a gelindiğinde ne alınır” diye soran yerli turiste Burdur’lu esnafımız yeterince yanıt veremiyor. Biz bu çelişkiyi, bu hatayı düzeltmek zorundayız. Bunu da hep birlikte yapacağız. Zaten yaptığımız, önemli bir yatırımdır. Belediyenin imkanlarının çok zorlandığı bir dönemde biz bir el sanatları merkezi açtık. Asıl amacımız orada el emeğinin değerli kılındığı ve Burdur kentinin değerlerinin ortaya çıkartılıp tanıtımının, pazarlamasının ve ülke sınırlarını zorlayıp ülke dışına çıkartılmasının yolunu açmak içindi. İmkanlar el verdiği ölçüde yöresel yemeklerimizin o alanda tanıtımının yapıldığı ve eğitici arkadaşlarımız ve sizlerin katkılarıyla o alanda belediye çalışanlarımızla birlikte iyi bir Burdur tanıtım noktası oluşturacağımızı düşünüyoruz. Tabi Hasan bey ve sizlere istihdam edeceğimiz belediye çalışanımızla belediye çalışanlarımız ile birlikte adım adım gideceğiz. 

Çığ gibi büyüteceğiz

Kooparatifleşmek dünyada çok önemli bir kavram. Aslında bunun farkına varmalıyız. Hep beraber farkına varmalıyız. Gücü birleştirme anlamında çok önemli. Gelişmiş ülkelerde kooparatifçilik tam gerçek anlamıyla ciddi ciddi yapılan ve ekonominin patronlarına karşı halkı bir arada tutup halkı güçlü kılan en önemli değerlerden bir tanesi. Maalesef bizde 1980li yıllardan sonra yapı kooparatifleri yani bu ev yapan kooparatiflerin doğru yönetilmemesi neticesinde halkımızda kooparatiiflere karşı bir ön yargı oluştu. Ama biz bunu şu şekilde programlayacağız; bu kooparatifin sahibi de, yöneticileri de, işleteni de, iş göreni de siz olacaksınız. Biz bunu bir kar topu olarak başlatıyoruz. Çığ gibi büyüteceğiz. Bu gün 27 kişi ile başlayacak bu iş, eğer doğru adım atabilirsek gelecek yıl 270 kişiye ulaşacak. Bu, gıda da, tekstilde, konfeksiyonda üretim yapacak, yol üzerinde ticareti olabilen kendi ürettiği olmasa da bir yerlerde üretilip satılabilip pazarlanabildiği bir noktaya getirilen bir ortak şirket haline dönüştürülecek ilerleyen süreçte. Biz bunu ön görebiliyoruz. Biz bunu başaracağımıza inanıyoruz.

Özellikle seçim döneminde en çok karşılaştığım ve çok samimi bulduğum bir şeyi de itiraf etmek istiyorum. Bizim kadınımız çalışkan, bizim kadınımız üretmek istiyor. Sadece yol gösterilmesi, önünün açılmasını ve bu üretimin içinde yer almak istiyor. Biz de elimizden geldiğince şu an ki bize öğretilmiş bilgilerin ışığında size yol gösterebildiğimiz ölçüde yetemediğimiz yerde de yapılmış örneklerden istifade ederek, yararlanarak sizlerin önünü açmak istiyoruz. Bu konuda seçimden önce de söz vermiştik bir kooparatiifleşmenin kadın ittifakının, kadın ortaklığının bu kent için çok değerli olduğuna inandığımızı söylemiştik. İnşallah bunu başaracağız. Tabi önümüze bağzı zorluklar çıkabilir. Hem bürokratik anlamda hem de yaşamın içersinde hem de ekonomik anlamda. Bunları dayanışarak birlikte aşacağız. Bu gün çok küçük kredilerle başlayıp işini büyüten birçok kadın ortaklıkları var. Bunlar bizim için örnekler olabilir ama yeterli değil, bizim hedefimiz daha büyük yani bizim hedefimiz ayda belli bir bedel ödemek değil. Bizim hedefimiz bu kentin tanıtımına katkı koymak ve katma değerden de maksimum yararlanmak. Biz bunu başaracağız. Tekrar teşekkür ediyorum. Bu ortaklıkda elinizi taşın altına koyduğunuz için. Bundan sonra; Sevk ve İdare Başkan Yardımcımız Hasan bey, usta öğreticimiz Kadriye hanım ve bir insiyatif kullanılması gerektiğinde ya da ortaya bir irade koyulması gerektiğinde bana ihtiyaç duyulduğu her noktada ben sizlerle birlikte olacağım. Önemsiyorum. Biz Burdur’da bir ilki Türkiyede de belki örnek birşeyleri başaracağız. Ben buna inanıyorum. Bunları da sizlerle birlikte yapacağız.

Size itici güç olmak istiyoruz 

Bir süre sonra sizler, burayı kendiniz yöneteceksiniz. Yerel yönetim anlamında bize ihtiyacınız olmayacak. Siz belli ölçüde bürokratik engelleri aşıp sistemi çalıştırıncaya kadar, biz size destek olmaya devam edeceğiz. Ondan sonra; “Tamam siz başka işlere bakın biz burayı idare edebiliyoruz” dediğiniz günleri göreceğiz. 

Sayımız nitelikli bir çoğunluk. Bu gün sayı 27 olabilir. Ki bu, küçümsenecek bir rakam değil. Gerçekten değil 2 kişinin bir araya gelip dernek kurabildiği bir ülke de bizim 27 tane ablamızın, arkadaşımızın bir araya geldiğini görmek bizim için çok önemli

Burada bir siyasi yapı yok. Her farklı siyasi görüşten insanımız var. Zaten bunu da sorgulamıyoruz. Böyle bir derdimiz de yok. Böyle bir ayrıştırmanın içerisinde asla olmayacağız. Çünkü bu şekilde büyütebiliriz. Amacımız siyaset üstü bir düşünceyle bir araya gelip kol kola bu işi büyütmek. Başaracağız. Ben buna inanıyorum.” Açıklaması yaptı.

Mine Kaya

 

Yayınlandığı Kategori Manşet

Atatürk’ün Samsun’a çıkışının 100. yılı anısına Atatürkçü Düşünce Derneği Cumhuriyet Tırı Burdur’a geliyor.

Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün Samsun’a çıkarak milli mücadeleyi başlatmasının 100. yılında Türkiye turuna çıkan ‘Cumhuriyet Sergi Tırı’ 17-18-19 Temmuz tarihleri arasında Burdur’da olacak.

Atatürkçü Düşünce Derneği organizasyonu ile ilimize gelen Cumhuriyet Tırı, 17 Temmuz çarşamba günü saat 12.30’da Eski Belediye önünde, 18 Temmuz Perşembe günü gün boyu Özgürlük ve Demokrasi Meydanı’nda, 19 Temmuz cuma günü gün boyu Gölhisar ADD Şubesi önünde ziyaret edilebilecek.

Atatürk’ün ve Cumhuriyet’in öncü kadınlarının fotoğraflarının yer alacağı Cumhuriyet Tırı’nda Atatürk hakkında yazılmış kitaplar, dönemin dergi ve gazeteleri sergilenecek.

Konuyla ilgili açıklamada bulunan Atatürkçü Düşünce Derneği Başkanı Ümran Minas;

“Büyük Önder Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşlarının bağımsızlık uğruna başlattığı mücadelenin şan dolu, şeref dolu 100. yılını kutlamaya devam ediyoruz. Bu bağlamda genel merkezimizin hazırlamış olduğu “Milli Mücadele’nin 100. yılında Cumhuriyet Tırı” Samsun’dan başladığı tura il il devam etmektedir ve 17-18 Temmuz tarihlerinde de ilimizde olacaktır. Tırın içinde milli mücadeleyi ve bağımsızlığı anlatan görseller, Ata’mıza takdim edilen madalyalar, Atatürk’ü ve devrimlerini anlatan yerli, yabancı yayınlar ve panolar yer almaktadır.

Tüm atandaşlarımızı ve üyelerimizi Cumuhriyet Meydanı’nda ve Şeker Meydanı’nda konaklayacak olan sergi tırımızı görmeye şimdiden davet ediyoruz.”dedi.

Hatice Dursun

Yayınlandığı Kategori Manşet

Yazın gelmesi ile birlikte, sezonluk sebze ve meyveler raflardaki yerini aldı. Fakat bu yıl geçen yıllardan farklı olarak  meyve ve sebzelerin fiyatları tüketicinin cebini zorladı. Bunda, kurdaki artışa bağlı olarak çiftçinin başlıca maliyet kalemlerinden mazot ve gübrenin fiyatının yükselmesi etkili oldu. Şiddetli yağışlar ve dolu gibi olumsuz hava şartları ile sebze ve meyvede oluşan hastalıklar da, fiyat artışının etkenleri arasında yer aldı.

 Fiyatlardaki yükseliş sadece patates ve soğan ile de sınırlı kalmadı. Temel sebze ve meyvelerin neredeyse hepsinde bir yıllık fiyat değişimleri göze çarptı. Özellikle girdi maliyetlerinin yüksek olması sebebi ile çiftçiler üretmekte zorlanmakta. Kış aylarında sebze ve meyve fiyatlarındaki afaki artışta bunu göstermekte.

Kış aylarında meyve ve sebze fiyatlarında fiyat artışının yaşandığını belirten Sebzeciler ve Manavlar Odası Başkanı Tuncay Yiğit;

“Ocak ayında görüldüğü üzere Antalya halindeki çıkış fiyatları kilogram olarak domates 4 lira, sivri biber 7 lira, patlıcan 8 lira, kabak 5 lira, salatalık 5 lira olarak satılmaktaydı. Kış ayı olması sebebiyle üreticilerimizin maliyetlerinin yüksek olması ve ekim sayısı ile doğru orantılı olarak fiyatların arttığına şahit olduk. Ancak mevsimsel olarak seraya ihtiyacın azaldığı hava sıcaklıklarına gelindiğinde köylümüzünde mahsulünün çıkması sebebi ile pazara gelen ürün maliyetinin ve köylü rekabetinin ortaya çıkması ile pazardaki ürünlerin  doğru orantılı olarak fiyatlarda azalma gözlemlendi. Ancak bu azalma ithal edilen meyveler ve turfanda olan meyveler için söz konusu olmadı. 

Haziran ayı hal çıkış fiyatlarına baktığımızda kış ayına nazaran fiyatların düştüğünü görmekteyiz. Ancak girdi maliyetlerinin külfetli olması önceki yıllardaki en düşük maliyeti yakalamamız oldukça zor görünüyor. Bu nedenle yaz ayı içerisinde meyve, sebze vb. ürünlerde halkımızın gıda edinimleri biraz daha uygun hale getirildi. Biz Burdur Manavlar Odası’na bağlı esnaflar olarak halkımızın daha fazla ürün tüketmesini mümkün hale getirmek ve yardımcı olmak amacı ile kar marjlarımızı minimuma indirmiş bulunmaktayız. Bir aile esnaftan daha fazla ürün satın alırsa, biz daha fazla yerinden alarak üreticiye kazandırırız. Üretici malını satabilirse, fide, mazot, gübre alır ve bu kedeme devam ettikçe ülke ekonomisine daha fazla yardımda bulunuruz. Doğal olarak ülkemiz, cennet vatanımız kazanmış olur.”dedi.  

Hatice Dursun  

 

Yayınlandığı Kategori Manşet
No Internet Connection