Devlet-Mc Kinsey ve demokrasi

Türkiyede yürüyen sistem demokratik bir sistem midir?

Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak’ın yaptığı açıklamaya bakarsanız;

Yeni Ekonomi Programı kapsamında kurularak, faaliyete geçen Maliyet ve Dönüşüm Ofisi için; uluslararası yönetim şirketi McKinsey ile çalışılacak. McKinsey her çeyrekte 16 bakanlığın ekonomik ve maliye performansını ölçecek ve rapor sunacak!

Yapılacak küçük bir araştırma ortaya koyuyor ki; Amerika merkezli Mc Kinsey kuruluşu, Türkiye’nin iç işlerine ilk kez giriyor değil;

MC Kinsey; 1980’lerin ortasında, Türkiye’nin Avrupa Birliği başvurusunu şekillendirmesi konusunda da rol üstlenmiş.

2001 krizinde bankaların özelleştirilmesi ve kamulaştırılması sürecinde de devlet ile çalışmış.

1995’te İstanbul Ofisi’ni açmış.

Şimdi bunların üstüne  sorumuzu tekrarlayalım mı;

Türkiye bağımsız bir ülke mi ve demokratik bir sistemle mi yönetilmekte?

Bu soru üzerine, içerde olan siyasiler, gazeteciler, üniversite öğretim üyeleri, üniversiteli gençler, 3. Hava limanını inşaatında “bitlendik” dedikleri için tutuklanıp cezaevine atılan işçiler, yıllardır yaptıkları gibi, sokağa çıkıp, “devletten kayıplarının bulunmasını istedikleri için” biber gazına boğulan Cumartesi Anneleri ve daha bir çok şey akla gelebilir!

Ülkenin demokratik olup olmadığı konusunda, bunlarda elbette önemli kıstaslar, göstergeler;

Ama bu yazının konusu bunlar değil, başka!

Konumuz Mc Kinsey! 

Mc Kinsey’in “16 bakanlığın ekonomik ve maliye performansını ölçecek ve rapor sunacak!” olması!

Bu ne demek? Nasıl olacak bu? Mc Kinsey 16 bakanlığın performansını nasıl ölçecek?

Bunu bilmeyecek ne var! Çocuğa sorsan bilir! 

Bu demektir ki; Amerikalı Mc Kinsey firması, eşittir devlet demek olan, 16 bakanlığa ait, tüm bilgilere, verilere, 16 bakanlığın bütçesine, harcamalarına, her türlü ekonomik, askeri çalışma ve üretim bilgilerine  vakıf olacak!

Peki soralım o zaman;

Hani ortada bir kriz yoktu? Hani bu Amerikan saldırısıydı?

Şimdi sormazlar mı adama;

Ekonomide yaşananların sebebi Amerikan saldırısı ise, saldırıyı bir Amerikan kuruluşu ilemi savuşturup, düze çıkacaksınız?

Bu ne perhiz bu ne lahana turşusu?

Çocuklar bile güler buna! Bu yaptğınız kuzuyu kurda teslim etmek değilse ya nedir?

Görüldüğü gibi, 16 Bakanlığı Amerikalı Mc Kinsey firmasına teslim etmek tam bir facia!

Ama durun turpun büyüğü heybede!

Bundan daha önemlisi, hangi demokratik ülke, bakanlıklarının tüm verilerini, sırlarını, bir başka ülke merkezli, özellikle de Amerikan merkezli bir firmaya açarken;

 Ülke için, böylesine önemli bir konu için meclisine danışmaz? Konunun mecliste görüşülmesini sağlamaz?

Tabi şimdi doğal olarak soracaksınız; bu sistemde TBMM’nin bir kıymeti harbiyesi varmı ki sorulsun?

İşte size, ülkedeki sistemin demokratik olup olmadığına ilişkin bir kıstas daha!

Bu olup bitenlerden sonra tekrar  soralım;

Ülkenin 16 bakanlığını, ekonomiden, eğitime, sağlığa, tarıma, hayvancılığa kadar sektörleri, kurumları, mecliste görüştürüp oylatmadan, Amerikalı Mc Kinsey’e teslim etmek demokratik bir uygulamadır?

Bunun adı demokrasi midir?

Ögeyi Oylayın
(0 oy)

Yorum yapın

No Internet Connection