Okuyuşun “eyi emme” “Burdur Gölü” ölüyor… - 2.0 out of 5 based on 1 vote

Okuyuşun “eyi emme” “Burdur Gölü” ölüyor…

Burdur Gölü hızla kuruyarak ölüyor!

Aslına bakarsanız, “Burdur Gölü’nün ölüm fermanı,” yaklaşık 35 yıl önce, Burdur Gölü’nün sularının çekildiği uç noktaya, “Isparta Organize Sanayi ve Isparta Havaalanı” yapılması  kararı  ile imzalandı!

Dinar’dan Burdur Gölü’ne akan suların önüne barajlar yapılarak, taşan sular Burdur Gölü’nün ters istikametine verildi! 

Isparta Güneykent’en, Burdur Gölü’ne akan suların önüne göletler yapılıp, taşan sular Keçiborlu istikametine yönlendirildi!

Korkuteli’den başlayıp, Burdur Gölü’ne ulaşan Bozçay’ın üzerine barajlar göletler yapıldı. Yasal zorunluluğa rağmen, yapılan bu  baraj ve göletlerden, Burdur Gölü’ne yıllık  %10’luk göl hakkı suyu asla verilmedi.

Dönemin Belediye Başkanı Armağan İlci’nin, hukuk mücadelesi ile alınan, yürütmeyi durdurma kararlarına rağmen, göl yatağına  havaalanı ve organize sanayi yapıldı.

Yönetmen Şafak Türkel’in, Burdur Gölü’nde,  3 yıllık bir çalışma ile tamamladığı “Göle Yas Belgeseli”, basında,televizyonlarda, sosyal medyada geniş yer buldu. Ülkede ve dünyanın pek çok yerinde festivallerde gösterime girdi, televizyonlarda yayınlandı. Bu çalışmalarla  1 milyon kişi “Burdur Gölü kurumasın” çığlığına ortak oldu. “Göle Hayat Derneği” 2013 yılından bu yana çalışmalarını aralıksız sürdürüyor.

“Göle Hayat Derneği”nin çalışmaları ve Derneğin Kurucu Başkanı Yönetmen Şafak Türkel’in çektiği belgeselin ses getirmesi sonucu;

Dönemin Orman ve Su İşleri Bakanlığı müsteşarı, “ bu çalışmalar sayesinde; kurtarılması gereken 17 göl içinde, Burdur Gölü’ne öncelik verileceğini kamuoyuna açıkladı.

Bizzat bakan Veysel Eroğlu  tarafından Burdur’da yapılan açıklama ile “Burdur Gölü’nün muhteşem bir planla kurtarılacağı” sözü verildi!

Peki  o sözden bu vakte kadar gölün kurtarılması için ne yapıldı;

Heeeç

Evet evet ne yazık ki kocaman bir hiç!

Ülkemizde hep olduğu gibi; “eski eskide kaldı, dün dündür bugün bugündür!” “Burdur Gölü’nü kurtaracak muhteşem plan”da eskimiş olacak ki; şimdi “Burdur Gölü’nü kurtarmak için yeni bir plan” kamuoyuna duyuruluyor.

Öyle anlaşılıyor ki  bu yeni planla; göl kıyısında 4 havuz yapılacak. Bu havuzlara göl suyu doldurulacak. Daha sonra, havuzlardaki göl suyunun, hangi ölçüde buharlaşacağı ve buharlaşmanın nasıl önlenebileceği üzerine istatistiki çalışma yapılacak…

Bu işin öztürkçesi ölme eşeğim ölme!

Göl ölüyor! Göle acilen su sağlanması gekiyor!

Ama yapılacak olan; aslında yıllar önce yapılması gereken, göldeki buharlaşmanın hızı ve nedeni çalışması!

Üstelikte, göl suyunun buharlaşmasının ölçümü için seçilen mevsimde manidar! Koca yaz sıcakları geçtikten sonra, havalar serinleyip, yağmur mevsimi başlarken! Havuza doldurulacak göl suyunun, nasıl ve ne kadar buharlaşacağına dair plan uygulamaya sokuluyor!

Öyle umuyorlar ki bu yeni plan, yerel seçimlere kadar  yükselen tepkileri söndürmeye yeter!

Göl ben ölüyorum diyor! Onlar buharlaşma diyorlar!

Yani bizim yörenin deyimiyle; “hoca hoca; okuyuşun eyi emme hasta ölüyo…”

Peki o zaman bu şartlarda, bu anlayışla Burdur Gölü nasıl kurtarılacak?

Bakın şöyle;

Yarından tezi yok, tüm çevreciler, doğaseverler, “Burdur Gölü Kurumasın” diyenler, her alanda büyük bir yaygara kopararak bağıracaklar;

Burdur Gölü kurtarılmasııın! Burdur Gölü kurusuuun! Burdur Gölü’nün kime ne faydası var ki kurtarılmaya çalışıyor! Gölü kurtarmak için yapılacaklara yazık! Bırakın bu acı, bu faydasız Burdur Gölü kurusuuun!

Bakın bu feryatlardan sonra, söylenenin aksini yapmak için, Burdur Gölü  nasıl kurtarılıyor…

Ögeyi Oylayın
(1 Oylayın)

Yorum yapın

No Internet Connection