Burdur Belediyesi’ne “Molla Kasım” gelirse

AKP; yıllardır, ülkenin emperyalizme yağmalatıldığı, yalan,talan, zulüm düzeni yürütüyor! Bu politikalara karşı olan seçmen kesimine, alternatif bir formül,  bir düzen sunan parti var mı?

Saadet Partisi; Erbakan Hoca’dan bu yana yürüttüğü, anti Emperyalist, anti Siyonist politikalarla, ülkede, on yıllardır sürdürülen Emperyalizme bağımlı ekonomik anlayış ve yapıya alternatif yaratma iddiasında! Ama Saadet’in şanssızlığı, ülkeyi Emperyalizme yağmalatan AKP’nin, milli görüş içinden çıkması. Bu nedenle seçmen, Saadet’i bir alternatif olarak görmüyor, göremiyor!

CHP- İyi Parti ve MHP, anti Emperyalist politikalar geliştirerek, AKP’ye alternatif, olmak yerine “biz, AKP’den daha iyi boçlanırız! Borçlarımızı daha düzenli öderiz! Var olan Emperyalizme bağımlı sistemi biz daha iyi götürürüz! Sizinle daha iyi geçiniriz” iddiasındalar!

Oysa; Türkiye’nin, bizi Emperyalizme bağımlı kılan, sanayi, tarım, hayvancılık, enerji, madencilik, su yönetimi gibi alanlarda, bağımsız politikalar geliştirmesi, özellikle tarım ve hayvancılık alanlarında, üretime darbe vurup, ülkeyi ithalata mahkum eden anlaşmaları yırtıp atması gerekiyor!

İyi Parti ve MHP’nin oy tabanlarının, anti Emperyalist politikalar konusunda, partilerinden fazlaca bir beklentileri yok!

Ama CHP seçmeni, CHP’den, yalan, yağma, talan düzenine karşı, her alanda üretimi teşvik edecek, alternatif, anti Emperyalist politikalar geliştirmesini bekliyor!

Taban bunu isterken; CHP yönetimi neden bu ihtiyaca cevap veremiyor?

Çünkü; CHP’de,  yönetimlere talip olanlar, yönetimlere gelenler, hep aynı çevrenin, seçkinci profesyonelleri!

CHP’de; genel merkezden, il ilçe yönetimlerine kadar, bütün kademelerde görev yapanlar; ağırlıklı olarak tüccar, esnaf, serbest  meslek sahipleri!

 Bu kesim; “Sistemi biz AKP’den daha iyi yönetiriz! AKP gitsin, sistemin başına biz geçelim!” Anlayışında!

CHP’de hakim anlayış bu olunca, yağma, talan, yalan düzenine karşı alternatif politikalar da üretilemiyor. İstenen “AKP gitsin biz gelelim!” Hepsi bu!

İşçi-kamu çalışanları sendikaları, kooperatifler, sivil toplum örgütleri ile CHP arasında kan alışverişi yok!

Hal böyle olunca; CHP Genel Merkezi’nden illere kadar, ülke çıkarları üzerinden, emekten, üretimden yana siyaset değil, kişiler, fraksiyonlar, gruplar üzerinden siyaset yapılıyor!

CHP Genel Merkezi’nde yaşanan,  ilkesiz, anlamsız, düşmanı güldürüp, dostu kahreden tablo hakkında ne denebilir ki?

Diğer yandan; CHP’nin, ildeki görüntüsü, buna paralel olarak ortaya çıkan, son genel seçimdeki oy kaybı kaygı verici;

Sol, Sosyal Demokrat Partiler’in yönetimlerinde; çalışma organlarında, işçi, üretici, köylü, gençlik, kadın, üniversiteli kesimler yoksa! Geriye bir avuç profesyonelci, seçkinci,  particilik oynayanlar kalır!

Önümüzdeki yerel seçimde, belediye başkanlığı kaybedilirse, CHP’de, yönetime getirilecek, partiyi açıp kapatacak adam bulmakta bile güçlük çekilebilir!

Belediye Başkanı Ali Orkun Ercengiz, alternatif seçmen kitlesine hitap etmek amacıyla, Yağlı Güreş tertip ediyor. Güreşlerde İlin milletvekilleri yok!

AKP Milletvekilleri Bayram Özçelik ve Yasin Uğur’a “neden gelmediniz? Denemez! Neden gelmedikleri belli!

Ama, ya CHP Milletvekili Mehmet Göker’in gelmemesine ne demeli?

CHP içinde, uzun zamandır yaşanan çatışmaların, şehir gündeminde olan konularla, sorunlarla ve bunlara yönelik eleştirilerle, önerilerle hiç bir ilgisi yok! Yaşananlar sen ben dedikodusu, kayıkçı kavgası!

Eeeey CHP’liler unutmayın! Şehir merkezinde, belediye seçimlerini AKP kazanır da!  

  Boş bira kasalarına alkol reklamı cezası yazdıran! Piknik alanlarında, göl kıyısında açık alanlarda, içki içmeye yasak getiren!

 “Eski Vali Şerif Yılmaz” gibi;  bir  “Molla Kasım” belediye başkanı olursa! Vay halinize ki; pişmanlığınız da  on para etmez!

Ögeyi Oylayın
(0 oy)

Yorum yapın