ABD bu! Eşkiyadan dost olur mu?

Sonunda kartlar dağıtılıp oyun açıldı;

Hala kendisini ormanın kralı gibi göstermeye çalışan, dişleri dökülmüş Amerika, Erdoğan üzerinden Türkiye’ye yönelik yaptırımlarını uygulamaya soktu ama;

Almanya, İtalya başta  olmak üzere AB ülkeleri, Amerikan tehdidine karşın Türkiye’nin yanında olduklarını açıkladılar. İran’da Türkiye’ye açık destek verdi. Amerika Erdoğan üzerinden Türkiye’ye niye saldırıyor? Bu soruya cevap aramadan önce Amerikan Emperyalizmi Veba’sının ülkemize nasıl girdiğine bakalım mı? Kurtuluş Savaşı’nda; ABD, Mustafa Kemal’e resmi devlet desteği vermedi. Ama Amerikalı gazetecilerin Türkiye’ye gelip Mustafa Kemal’le yaptıkları röportaj ve haberlerle, ABD kamuoyunun desteğinin alınması sağlandı.

1923’ten, Atatürk’ün öldüğü 1938’e kadar 15 yılda, Osmanlı’dan kalan borçlar ödendi. Fransız ve İngilizler’den demiryolları ve limanlar satın alındı.  Türkiye’nin demirçelik ve silah dahil hemen hemen bütün ihtiyacını karşılayabilecek 46 fabrika kuruldu.

İnönü’nün Cumhurbaşkanlığı döneminde Türkiye, İkinci Dünya Savaşı’na girmese de ekonomik olarak çok yıprandı. Savaş sonrası İnönü, Nato’ya girme başvurusunda bulundu ama, başvuru kabul görmedi. Menderes, iktidara geldikten hemen sonra Nato’ya başvurdu ama onun başvurusu da kabul edilmedi. ABD ile Kuzey Kore arasında başlayan savaşa Türkiye asker gönderdi. Kore’de dökülen kanların bedeli olarak Türkiye Nato’ya alındı. Ardından, Menderes Hükümeti’ne, Amerika’nın denetim ve yönlendirmesi ile kullanılabilen Amerikan yardımları verildi. Menderes tarafından dillendirilen dönemin sloganı; “Küçük Amerika olacağız, her mahallede bir milyoner yaratacağız” idi.

Menderes Hükümeti, Amerikan kredileriyle ülkede bayındırlık seferberliği ilan edip yollar yaptı. Kredi paraları tükenip geri ödeme yapılması gerektiğinde, Menderes Amerika’dan yeni kredi istedi ama alamadı. Bunun üzerine Sovyetler Birliği’ne yönelip, tarım ürünleri satarak ödenmek üzere  faizsiz kredi aldı. Bu kredilerle, SSCB Türkiye’de pek çok önemli sanayi kuruluşunu kurup Türkiye’ye teslim etti. Amerika’ya rest çekip Sovyetler’e yönelen Menderes bir darbe ile devrilip darağacına çıkarıldı!

Menderes’in idamından sonra, DP’nin devamı olarak kurulan AP’nin liderliğine getirilen Demir’el, iktidara gelerek ABD ile ilişkileri düzeltip, yeni Amerikan kredileri aldı. 1973 seçimlerinde, Erbakan’la koalisyon yaparak iktidara gelen Ecevit, Barış Harekatı ile Kıbrıs’a asker çıkarınca, Amerika Türkiye’ye ambargo koydu. 

Ambargo sonrası, Türkiye, parasını verip Amerika’dan aldığı uçak ve diğer savaş araçlarını yedek parça sıkıntısı nedeniyle kullanamaz hale geldi. (Bugün de parasını verdiğimiz F35’leri alamadığımız gibi) Bu esnada Ecevit, en büyük desteği Türkiye’ye gizlice mermi, silah, uçak yedek parçası ve uçak yardımında bulunan Libya Lideri Kaddafi’den gördü. 

1975’te Amerikan ambargosu devam ederken, dönemin Başbakanı Süleyman Demirel, ambargoya karşılık olarak, İncirlik’te dahil olmak üzere, 21 Amerikan üs ve tesisini kapattı. 21 üs ve tesise Türk Bayrağı çekildi.  Amerika’n ambargosunun 1978’de kaldırılmasına rağmen, Amerikan Üsleri’nin tekrar açılmasına izin verilmedi. Taki 12 Eylül Faşist darbesine kadar! Amerika’nın kuklası, 12 Eylül’ün faşist darbeci generallerinin ilk işlerinden birisi, Amerika’ya ait 21 üs ve tesisi yeniden açmak oldu!

Ya Amerikan üslerini kapatan Demirel’e ne oldu?

Demirel, daha önce kapattığı Amerikan Üssü’nün bulunduğu Zincirbozan’da hapsedildi!

Anap-DYP-DSP dönemlerinde, Dünya kabadayısı Amerika’nın eli hep Türkiye’nin üstünde oldu. Erdoğan AKP’yi kurmadan öncede, kurduktan sonrada, ABD ile iyi ilişkiler geliştirip, destek almaya çalıştı. İktidara geldikten sonra, ABD’nin Ortadoğu’daki hesap ve çıkarlarına katkı sunduğu için, Büyük Orta Doğu Projesi Eşbaşkanı bile oldu!

Ama ABD bu! Eşkiyadan dost olur mu? 

Şimdi ABD’nin hedefinde,  Menderes-Ecevit-Demirel’den sonra Erdoğan üzerinden yine Türkiye var! Türkiye; Cumhuriyet tarihinin en ağır siyasi-ekonomik saldırısı karşısında! Ne yazık ki bu saldırı; 

İktidara gelen bütün sağ partilerin ve  liderlerinin,  (Erbakan hariç)  zora düşmeden, Amerikan kazığı yemeden once; dostumuz, müttefikimiz, stratejik ortağımız deyip, toz kondurmadıkları Amerika’dan geliyor? Oysa, Cumhuriyet tarihi boyunca bu ülkede Solcular, Sosyalistler, Emperyalizme; onun ağababası Amerika’nın işgalci, sömürücü, kandöken politikalarına karşı çıktıkları, direndikleri için işkence gördüler! Zindanlara atıldılar! Vuruldular! Asıldılar!

Ama; Amerika, Erdoğan üzerinden Türkiye’ye saldırıyorsa, saldırının acılarını çekecek, bedelini ödeyecek bu ülkenin yurttaşlarıdır, biziz! Öyleyse, kimin üzerinden gelirse gelsin, ülke bu zor duruma kimin yüzünden düşerse düşsün. yapılması gereken, Amerikan eşkiyasına topyekün karşı durmaktır. Bu işte; en başta, Cumhuriyet tarihi boyunca olduğu gibi, en önce solculara, sosyalistlere düşer!

Ögeyi Oylayın
(0 oy)

Yorum yapın

No Internet Connection