Kuraklık-kıtlık bize ne yapabilir ki?

Dünya Bankası’nca yaptırılan bir araştırmanın sonuçlarına göre “Türkiye, dünyada en fazla kuraklık çekecek ülkelerin başında geliyor!”

Emperyalizm’in çıkarlarına hizmet etmek için kurulup, işletilen Dünya Bankası’nın Türkiye’nin zarar görmesini önleyecek uyarılar yapması, Türkiye ve Türkiye gibi ülkelerin faydasına olacak girişimlerde bulunması beklenmez!

Ancak; Dünya Bankası’nın bu açıklamasından öncede, gerek dünyadaki bağımsız kuruluşlar, gerekse ülkemizdeki bilim insanları; Türkiyeyi bekleyen kuraklık ve buna bağlı olarak yaşanabilecek kıtlığa yıllardır dikkat çekmekteler!

Tüm dünyayı etkileyen küresel ısınma ve buna bağlı yaşanan ve daha da şiddetli yaşanabilecek kuraklık konusunda hiç kimse; “Türkiyeyi bekleyen kuraklık yok! Türkiye su cenneti! Şimdi de gelecekte de su sıkıntısı yaşanmaz! Su tasarrufu yapmayada gerek yok! Bol bol su kullanalım, su israfına da devam edelim!” diyemez!

Ama; iktidar cephesinden; “Rahat olun su sıkıntımız yok! Yeterli suyumuz var!” cinsinden günü kurtaracak açıklamalar yapılabilir!

Biz işin diğer yanına; “kuraklık yaşanacaksa” alınması gereken önlemler nelerdi ona bakalım;

Amerika, Rusya özellikle de Çin, yıllardır başta buğday olmak üzere, hububat ürünleri ve diğer saklanabilir gıdaları stoklama yoluna gidiyorlar. Üstelik bu ve başka ülkeler; gıda stoku hesaplarını bir kaç yıllık “kuraklık, kıtlık” varsayımları üzerine değil, çok daha uzun sürebilecek “kuraklık, kıtlık” hesapları üzerinden yapıyorlar! Bu hesaplarla; bir yandan kendi ürettikleri tahıl ve diğer ürünleri, bir yandan da, dışarıdan aldıkları tahıl ve diğer ürünleri, uzun yıllar kullanabilecekleri şekilde depolayıp stokluyorlar. 

Peki Türkiye’de durum nedir?

Toprak Mahsulleri Ofisi Genel Müdürü İsmail Kemaloğlu’nun yaptığı açıklamaya göre; 2017-2018 sezonunda, Toprak Mahsülleri Ofisi, yaklaşık 11 milyon ton satış yaparak, Son 6-7 yıllık stoku tasfiye etti.  TMO yeni sezona, 740 bin tonu buğday olmak üzere 900 bin ton stokla, Ofis olarak tarihin en düşük stoku ile giriyor!

Resmi açıklama böyle;

Bu açıklama ile öyle görülüyor ki; Bütün dünya, en azından ABD-Rusya-Çin gibi, güçlü ekonomilere, büyük tahıl üretim rekoltelerine sahip olan ülkeler bile, “kuraklık-kıtlık” kaygısı ile “tahıl ve diğer gıdaları stoklamaya çalışırken, Türkiye’de devletin ve devleti yöneten iktidarın, sanki böyle bir öngörüsü, derdi, sıkıntısı yok gibi görünüyor!

Bu tablo bana;

ANAP’ın kurucularından eski Sanayi ve Ticaret Bakanı Cahit Aral’ın, Çernobil faciası (1986) sonrası, adeta “radyasyon Türklere bir şey yapamaz” dercesine,  çaydaki radyasyonun tehlikeli olmadığını kanıtlamak için, kameralar önünde çay içerek poz vermesini hatırlattı!

Kuraklık, kıtlık kimin umrunda?

İşsizliğin, yolsuzluğun, yoksulluğun, hukuksuzluğun, yobazlığın, hırsızlığın bile bize bir şey yapamadığı ülkede, “kuraklık-kıtlık” bize ne yapabilir ki?

Ögeyi Oylayın
(0 oy)

Yorum yapın

No Internet Connection