“Yetiştirme! Üretme! Dışarıdan al” la nereye kadar?

1960’lı  1970’li yıllar, ilimizde kooperatifciliğin altın yıllarıydı. Aynı dönem, öğretmen örgütlenmesinin ve İşçi sendikacılığınında da en başarılı olduğu süreçti.

Kooperatifcilikteki gelişme ve öğretmen örgütlenmesindeki güçlenme ne getirdi?

Emekçi kitlelerin mecliste temsilini.

12 Eylül Faşizmi, her alanda emekçilerin kazanılmış haklarına, demokratik örgütlenmelerine saldırırken, ilk yaptığı işlerden birisi; Töb Der-Tüs Der-Tüm Der, Köy Koop ve DİSK’i kapatıp, mal varlıklarına el koymak oldu!

Cumhuriyet döneminde ilk kooperatif 1929’da Giresun-Bulancak’ta kuruldu.

1931 yılında, Atatürk’ün öncülüğünde

“Türk Kooperatifciliği Derneği” kuruldu. Mersin’in Tekir Köyü’nde, Atatürk’ün de içinde bulunduğu 36 köylüyle birlikte,  tarım kredi kooperatifi kurma başvurusu yapıldı. 

Günün koşularına uygun bir kooperatifler yasasının çıkarılmaması ve başkaca  uygulamalarla, giderek gerileyen ülke kooperatifciliğinin işleyişi, perişanlığı ortada, biliniyor!

Gelin biz ülkemizde de uygulanması gereken, ama uygulanmayan çağdaş kooperatif işleyişlerinden bir örneğe, Hollanda’da uygulanan kooperatifcilik sistemine bakalım;

Hollanda’da satın aldığınız bir arazide, tarım ürünleri yetiştiriciliği yapmak istiyorsanız;

Önce arazinizin kayıtlı olduğu kooperatife gitmeniz gerekiyor!  Kooperatif arazinizde hangi ürünleri ekebileceğinizi size söylüyor! Sonrada, ürün maliyeti ve gider hesaplarını yapıp size gösteriyor! Eğer işletme sermayesine ihtiyaç duyuyorsanız borç para veriyor!ardından, kooperatifte görevli mühendisle araziye gidiliyor! Mühendis tarlayı inceleyip, teknik bilgileri ve neler yapmanız gerektiğini söylüyor!  Eğer yeterli aracınız yoksa kooperatif size araç sağlıyor! Kullanacağınız ilaçlar, gübreler, sular, kesim ve kontroller hakkında kooperatif size bilgi veriyor. 

Hasat zamanı geldiğinde, Kooperatif personel desteği de sağlıyor! Ürün depoya kaldırıldıktan sonra, yeminli eksperler taban fiyatı belirliyor! Daha sonra düzenlenen açık artırmada ürününüz satılıyor! Kooperatif size verdiği hizmetleri fatura edip, alacağınızdan kesiyor ve sizin kalan alacağınızı ödüyor!

Bir bizdeki kooperatif işleyişine, kooperatifleri yönlendiren kooperatifler yasasına bakın, birde Hollanda’daki koperatif uygulamasına ve yasasına.

İşte bu, kooperatifcilik ve başkaca uygulamalarla Hollanda, tamamı 41.543 bin kilometrekarelik topraklarında, tarım ürünleri yetiştirip, kendisini doyurduktan sonra dünyaya da ürün satıyor.

Türkiye ise 783.562 bin kilometrekare’lik, Hollanda’nın 18 katı büyüklüğünde topraklara sahipken, dışarıdan saman, buğday,  Arpa, nohut, pirinç, mercimek ve diğer tarımsal ürünleri ithal ediyor.

Bu tablo ile tarımsal ürünleri dışarıdan ithal eden ve 783.562 bin kilometrekare’lik toprağını işlemekten aciz ülke olarak; biz nasıl “Avrupa’da tarımda bir numara” oluyoruz? 

Hal böyle iken, bize tahıl ürünleri satan ülkeler, Avrupa’da tarımda başarı sıralamasında, bizim arkamızdan gelip nal mı topluyorlar!

Başta gıda olmak üzere tüketim maddelerinin fiyatlarının artmasını, en başta yoksulların, artan gıda fiyatları ile ezilmesini elbette istemeyiz! 

Ama görünen o ki; en başta ekmek olmak üzere, gıda fiyatlarındaki artış sürecek! Çünkü doğal gaz ve elektrik başta olmak üzere her şeye zam gelmeye başladı bile! Taşıma suyla döndürülmeye çalışılan bu devran! “Bu yetiştirme! üretme! dışarıdan al!” Anlayışının bedelini, her zaman olduğu gibi yine emekçiler, emeğiyle geçinen yoksullar ödeyecek!

Ögeyi Oylayın
(0 oy)

Yorum yapın

No Internet Connection