Vura vura duvarları yıka yıka geliyor Muharrem İnce…

Cumhurbaşkanı adayı Muharrem İnce, en başta CHP’lilerin ve tüm Türkiye’nin ezberini bozup, halkın gözünde büyüyüp devleşiyor.

Muharrem İnce’nin coşkulu kalabalıklarla yarattığı tablo; Ecevit’in de yıldızının parlatıldığı 1973 seçimleri öncesi tablodur.

70’li yıllar, köylünün kooperatifleşme, işçinin sendikalaşma, gençlerin, kadınların özellikle öğretmenlerin derneklerle siyasallaşma, uyanma yıllarıydı.

1973 seçimleri öncesi, illeri, ilçeleri gezen Ecevit, karşısında bilinçli, örgütlü kalabalıkları buluyor, kalabalıkların açtığı pankartlar, atılan sloganlar  Ecevit’in konuşmalarını yönlendiriyordu.

Ecevit’i “Karaoğlan”  “Umudumuz Ecevit” yapanda bu örgütlü  kalabalıklardı.

Aradan geçen bunca yıldan sonra, köprülerin  altından çok sular aktı. 12 Eylül Faşizmi solun üstünden silindir gibi geçti.  Özal dönemi, arkasından koalisyon yılları… Son olarak Erdoğan’ın 16 yıllık tek adamlık diktası  dönemi, emekçilerin çok bilinçli yöntemlerle uyutulduğu, ezildiği oradan oraya savrulduğu dönemler oldu.

Henüz 24 Haziran erken seçimleri kararı alınmadan once, halkta bir sorgulama başlamıştı ama, bu içten, sessiz arayışın bir adresi yoktu.

Erdoğan’ı erken seçime götüren neydi?

Bu sorunun tam olarak cevabını, 24 Haziran seçimlerinin sonuçları verecek!

Erken seçim kararı sonrası ortaya çıkan, “Milet”  ittifakı’nın mimarı, hiç kuşkusuz CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu’dur. İyi Parti-Saadet ve Demokrat Parti ile birlikte oluşturulan  “Millet” İttifakı, milletvekili seçimi açısından, Erdoğan’ı bile korkutup, kendi kazdığı kuyuya düşürecek çok başarılı bir yöntemdi. Ancak, Cumhurbaşkanlığı seçiminin 1. Turuna bu yöntemin bir katkısı yoktu.

Çünkü; Millet ittifakını oluşturan partilerin, 1. Turda ortak bir aday üzerinde anlaşmaları mümkün olmadı.

CHP açısından bakıldığında; CHP adına seçime girecek aday’ın, hangi özellikleri taşıması gerektiği konusunda parti içi uzlaşma sağlanması kolay olmadı. İllerden yukarıya doğru yapılan nabız yoklamaları, CHP’nin Cumhurbaşkanı adayının mutlaka CHP’li olması gerektiğine işaret ediyordu.

CHP’de Cumhurbaşkanı adayı aranırken, Muharrem İnce’de zaten çoktan bu göreve talip olduğunu duyurmuştu.

Muharrem İnce’nin Cumhurbaşkanı adaylığı, parti içinde genel bir mutabakatla oluşturulsa da, yine de başlangıçta bazı kaygılar vardı.

Muharrem İnce; seçim otobüsleri üzerine çıkıp  mitiglere başlayınca, once bu kaygılar dağıldı, sonra kaygıların yerini umut ve coşku aldı.

Evet; Muharrem ince, söylemleri, ses tonu, vurguları, halkın dilinden konuşması, oturması kalkmasıyla kendi yıldızını kendi parlattı.

Muharrem İnce Yalova’da “Vardar Ovası”  Bursa’da “Cigoş” oynuyor. Malatya’da Kayısı, Adıyaman’da tütün, İstanbul’da  “sorma ver parası” alınan Deli Dumrul Köprüleri, geçitleri için umut oluyor, sözler veriyor. Van’da yaptığı konuşmada çobanların sosyal güvenlik pirimini devletin karşılayacağını, hayvanlar için kullanılacak ilaçların bedelini devletin ödeyeceğini söylüyor.

İnanıyorum; Muharrem İnce’yi artık CHP seçmenleri emekçiler kadar, daha önce diğer partiler oy veren emekçilerde, televizyon başında, miting alanlarının kıyısında, köşesinde izliyor.

Karaoğlanı, “Umudumuz Ecevit” yapan bilinçli, örgütlü seçmenlerin olduğu şartlarda değiliz belki ama;

Hırsızlığın, yolsuzluğun, yoksulluğun, ezip, yeni  çare arayışına ittiği milyonların, ülkenin geleceğine damga vurup, yeni bir devir açabileceği seçimlerin öncesindeyiz.

İşte bu milyonlara; “Umut” olma mücadelesi veriyor Muharrem İnce…

Vura vura duvarları yıka yıka geliyor Muharrem İnce.

Ögeyi Oylayın
(0 oy)

Yorum yapın

No Internet Connection