Selahattin Mandela

Sınıf mücadelesi vererek iktidara yürüyen siyasi hareketlerin köşeli politikaları katı ilkeleri vardır. İktidar için, emeği ile geçinen her kesimin yer alabileceği emek cephesini örme anlayışında da yine aynı ilkeler geçerlidir.

Bağımsızlık, Etnik yapı, kimlik mücadelesi veren siyasi hareketler,  katı ilkeler, köşeli politikalarla değil, esnek yapı, faydacı anlayışla “düşmanımın düşmanı dostumdur” kıstası ile destek ararlar.

Esnek politika güderek, bağımsızlık, kimlik mücadelesi vermede, başarılı olma şansı kadar, “düşmanımın düşmanı dostumdur” anlayışı ile destek aranan, kullanılmaya çalışılan güçlerin, yapıların kontrolüne girme olasılığıda vardır.

İşgal altında bağımsızlık mücadelesi verme, ırk, renk, din, mezhep ayırımı köleleştirmesine karşı durma mücadelesinde, esnek politika güderek başarılı olmada, en çarpıcı örneklerden ikisini ele alacak olursak;

Mustafa Kemal’in “düşmanımın düşmanı dostumdur” anlayışı ile yürüttüğü esnek politikalarla verilen savaş, esnek polikalarla yürütülen mücadelede doğru önderliğin önemini ortaya koyar;

Mustafa Kemal Samsun’a çıkarken, köhnemiş Osmanlı devletinin ve düşmana kayıtsız şartsız teslim olup, orduya terhis ve silahların düşmana teslim edilmesi emrini veren padişahın, miadını doldurduğunu biliyordu! Ama en yakınındaki silah arkadaşlarının ve halkın henüz bunu görmediğini, görmek istemediğini de çok iyi biliyordu!

Bu yüzden, Samsun, Amasya, Erzurum ve Sivasta yapılan toplantılarda, hedefi; saltanatı, halifeliği ve ülkeyi kurtarmak olarak gösteriyordu! Ama, Kurtuluş Savaşı başarıldıktan sonra, ilk işi, Saltanat ve halifelik derdine düşenleri karşısına alarak,  saltanata son verip, Cumhuriyeti ilan etmek oldu.

Yaşadığımız dünyanın geçmişi; ırk, dil, din, mezhep ayırımı ile insanların iki kat sömürülerek köleleştirilmesinin yarattığı büyük katliamlar, kıyımlar ve acılarla doludur. Bugünde  aynı acılar yaşanmakta.

Güney Afrika’da; Nelson Mandela’nın 27 yıl boyunca hapisten önderlik edip başarıya ulaştırdığı mücadele sonrası Cumhurbaşkanı olabilmesi, sabır ve kararlılıkla başarı  sembolüdür.

Vatan haini terörist suçlamalarıyla hapislerde çürütülmeye çalışılan Mandela, yürüttüğü esnek politikalarla, ülkesinde, aynı zamanda terör gruplarının önüne de set çekmeyi başardı.

Mustafa kemali, İstibdat ve köhnemişliğe karşı mücadeleye hazırlamada, en önemli faktörlerden birisi de, daha çok genç bir subayken hapiste geçirdiği günlerdi!

Nelson Mandela, 27 yıl boyunca, dışarıda özgürlük mücadelesi verenlere hapisten önderlik etmeyi başarıp, hapiste olmayı adeta bir avantaj haline getirdi!

Bağımsızlık, özgürlük,emeğin, emekçilerin iktidar  mücadelesini verenleri, mapus damları, zindanlar, ölüm korkusu yolundan döndürebilir mi?

Öte yandan; onları hapse tıkanlar, onların haklılığını ispat, ülkedeki zorbalığı, faşizan uygulamaları tescil etmiş olmazlar mı?

PKK; kökleri Osmanlı’ya kadar uzanan Kürt sorununun yansımasıdır. Başlangıçta bilinmesede, şimdilerde, PKK’nın kuruluşunda MİT’in parmağının olduğu  aşikar!

Şimdi olduğu gibi, kurulduktan hemen sonra da,  PKK’nın arkasındaki asıl gücün ABD olduğu  artık bilinmekte.

PKK; etnik yapı, kimlik mücadelesi vermede, kullanmak istediği yapıların kontrolüne girme, onlar tarafından kullanılmaya çarpıcı bir örnektir.

PKK terörünü bahane ederek, meşru hareketleri, siyasi partileri baskı altına alan, kapatanlar, bilin ki; PKK terörüne ve onların arkasındaki güçlere  hizmet ederler.

Hangi amaca yönelik olursa olsun, silahlı mücadele ile terör estiren örgütlerin, ellerinde tutmak istedikleri en büyük koz, kendilerine “meşruiyet hakkı tanınmaması, yasal zeminlerde siyasi mücadale vermelerine izin verilmemesi”dir

Demokrasilerde, hakları, yetkileri, suçları, cezaları iktidarlar, kişiler değil, yasalar belirler.

Yasadışı uygulamalar ve yöntemlerle, siyasilere yönelik yapılan bütün saldırılar, aslında  saldıranları yıpratır, bitirir. Saldırıya uğrayanları meşrulaştırır, kahramanlaştırır.

Yasal platformda kaldığı sürece, HDP, ülkede terörün geriletilmesinin, Kürtler’in mecliste temsilinin güvencesidir.

HDP Genel Başkanı Selahattin Demirtaş’ı  susturup cezalandırmak için, dile getirdiği düşünceler içinhapse atmak, hapiste tutmak, ona ceza değil ödüldür. 

Cezaevinden ,Cumhurbaşkanlığı adaylığına başvurmasına neden olmak, ona en büyük propağanda imkanını yaratmaktır.

Selahattin Demirtaş suçsuz olduğuna inanarak hapiste yatarken, en fazla kimi düşünüp teselli buluyor dersiniz?

Tabi ki Nelson Mandela...

Ögeyi Oylayın
(0 oy)

Yorum yapın

No Internet Connection