Erdoğanı uzlaşı ittifakı gönderecek

Günümüzde, pek çok ülkede Siyasi Partiler, güçbirlikleri ile seçimlere girip iktidara geliyorlar. Ve yine pek çok ülke, günümüzde başarılı koalisyonlarla yönetiliyor. Siyasi tarihte, siyasi partiler arası gücbirliği, ittifak yöntemini ilk kez uygulamaya sokarak, devrimle iktidara gelme başarısını gösteren Komünist Partilerdir. 

Komünist Partiler, Rusya’dan Küba’ya kadar, pek çok ülkede,  başta Çiftçi Partileri olmak üzere, toplumun farklı kesimlerini temsil eden siyasi partilerle, ittifaklar yaparak iktidara gelebildiler.

1970’li yıllarda, sağ sol güçler arasında başlayan silahlı çatışmanın son erdirilmesini isteyen, Emperyalizm’in, bu çatışmaları, silah tüccarları eliyle kışkırttığını anlayan Gazeteci Abdi İpekçi, bu çatışmaların önlenmesi, çatışmasızlıkta uzlaşma sağlanması girişimlerini planlarken öldürüldü.

Geçtiğimiz yıllarda da  Kürt sorununun çözümü için, Emperyalistlerin aradan çıkarılmasına çabalayan pek çok siyasetci, aydın ve bürokratta öldürüldü.

Şimdi ülke yine çok önemli bir kutuplaşmanın ortasında. CHP-İyi Parti yada Saadet,  tek başlarına Cumhurbaşkanlığı’nı kazanıp, parlamentodaki çoğunluğu sağlasalar bile, baskıcı, tek adamcı- otoriter rejim inşaasının yarattığı tahribatı gidermeyi başaramazlar. 

Bundan da once, zaten, bu tek adamcı iktidarın ve otoriter lideri Erdoğanın, bir ittifak ve güçbirliği oluşturulmadan gönderilmesi de mümkün olmayacak gibi görünüyor.

Eğer CHP-İyi Parti ve Saadet, uzlaşma ile güçbirliği ile  2. turda ortaklaşılan adayla, Cumhurbaşkanlığını ve parlamentoda çoğunluğu kazanırlarsa! 

Makul sürede yeni bir Anayasa ile Parlamenter sisteme dönüşü sağlarlarsa! 

Yarattıkları uzlaşma kültürü ve başarıyla, dünyaya da iyi örnek olabilirler. Bu konuda gidişat umut vericidir. 

Büyük gazeteci Uğur Mumcu, Emre Kongar’la 39 yıl once yapılan röportajda “Uzlaşma” konusunda bakın ne demiş;

Uğur Mumcu: Türkiye’de bu anlamda bir uzlaşma yok. Şöyle anlaşma. İşverenle işçi uzlaşıyor. Nerede uzlaşıyor, toplu sözleşme masasında uzlaşıyor. Aralarında uzlaşma çelişki var mı-yok mu onlar ayrı tartışma konusu ama hukuk devleti onların nasıl uzlaşacağını gösteriyor. ‘Gidersiniz toplu sözleşmede uzlaşırsınız’ diyor. Başka nasıl uzlaşmalar oluyor? Bir de salt görüşmeleri var; stratejik silahlandırılmaların sınırlandırılması.

“Anayasa, çeşitli eğilimdeki partilerin bir metin üzerinde uzlaşmaları demektir”

Emre Kongar: Kimle kim arasında efendim?

Uğur Mumcu: Kapitalist dünya diyoruz değil mi! Amerika ile sosyalist dünya, sovyetler uzlaşıyor. Ya da Çin Halk Cumhuriyeti ki emperyalizmi ‘kağıttan kaplandır’ diye tanımliyor ama Amerika Birleşik Devletleri’yle ya da Carter yönetimi ile uzlaşıyor. Bir uzlaşma çağında yaşıyoruz. İtalya’da bunun en somut örneğini gördük. İtalyan Komünist Parti ile Hristiyan Demokrat parti terörizme karşı birleştiler. Görüşlerini terk etmediler. Bu çağın bir uzlaşma çağı olduğunun bilincine vararak birşleştiler. Neye karşı, terörizme karşı birleştiler... Türkiye’de bu anlamda bir uzlaşma yok. Yani herkes kendi görüşlerini ancak karşı tarafa saldırarak anlatmaya çalışıyor. Oysa bir sağcının da solcuyla, bir Marksist ile liberal iktisatçının, işçi ile işverenin uzlaşacağı konular vardır. Hukuk devleti uzlaşma demektir. Anayasa ne demektir, çeşitli eğilimdeki partilerin bir metin üzerinde uzlaşmaları demektir. Ama biz şöyle kabul ediyoruz; İki büyük parti olsun, öbür partilerle uzlaşmayalım. Onları kötüleyelim, karalayalım. Sağ ya da sol. Hiç ayırt etmiyorum. Her türlü partiye örgütlenme olanağını verirseniz uzlaşma da kendiliğinden doğar.

“Süngü ile her şeyi yapabilirsiniz, ihtilal de yapılır ama üzerine oturulmaz”

 Emre Kongar: Bu konuda galiba, ben bir terim farklılaşması yapayım. Uzlaşmadan çok siz bir ittifak üzerinde duruyorsunuz. Yani demokrasinin temel kuralları üzerinde bir ittifak gerekir diyorsunuz. Örneğin iktidar barışçı yollarla değiştirilmeli, silahla değil. Zaten bu silahlı meselede büyük bir politikacının sözü var; süngü ile her şeyi yapabilirsiniz, ihtilal de yapılır ama üzerine oturulmaz. Aslında barışçı yollarla iktidarın değişmesi en sağlıklı da değişme yolu. İşte bu ittifak sizin herhalde söylediğiniz. Yaniiktidarın değişmesi konusundaki ittifak. Değişme yolu konusundaki ittifak değil mi?

“Demokratik yollarla iktidara gelme olanağı ortadan kalktığı zaman”

 Uğur Mumcu: İşte bu uzlaşma yol tıkandığı zaman ortadan kalkıyor. Demokratik yollarla iktidara gelme olanağı tıkandığı zaman karşılıklı olarak silahlı eylemler, karşılıklı olarak uzlaşmaz yollar ortaya çıkıyor. Oysa azınlıkta olan bir parti “ ben görüşlerimi halka anlatacağım, günün birinde halk bana oy verecek ve ben halkın özgür oyuyla iktidara gelicem’ umudu varsa demokrasi vardır.

Ögeyi Oylayın
(0 oy)

Yorum yapın

No Internet Connection