İhanet, sadakat, imkansızı başarmak! - 5.0 out of 5 based on 1 vote

İhanet, sadakat, imkansızı başarmak!

19 Mayıs 1919’da 9. ordu müfettişi olarak Samsun’a çıktı. 22 Haziran 1919’da Amasya Tamimi’ni yayınladı. 23 Temmuzda Erzurum- 4 Eylül 1919’da Sivas Kongresini topladı. 23 Nisan 1920’de Türkiye  Büyük Millet Meclisi açıldı...

Evet ders kitaplarında böyle anlatılır! ne kolay olmuş değil mi? Peki arka planda neler var,  ne acılar, ne kahırlar, imkansızlıklar...

Öğretmenim Haydar Burgul; “Kurtuluş Savaşı, askere gitmemek için kafasına sarık saran sahte din adamı rolündeki yobazların, kadın elbisesi giyip saklanan asker kaçaklarının, dağa çıkıp köyleri basan eşkiyaların, şimdiki Tugaydan, Cumhuriyet Meydanına kadar kurulan darağaçlarında sallandırılmasıyla kazanıldı” derdi.

1919 yılında Türkiye işgal edilirken, Anadolu’da askerini terhis etmeyen silahların teslim etmeyen iki kolordudan birisi, Ankara’da Ali Fuat Paşa komutasında ki  20. Kolordu, diğeri ise Erzurum’da Kâzım Karabekir komutasındaki 15. Kolordu idi.

Ali Fuat Paşa’nın emriyle, 20. Kolordu birlikleri, İzmit ve Adapazarı üzerinden Bilecik ve Eskişehir’e  ilerleyen İngiliz kuvvetlerini geri püskürtü. Bu püskürtme, aynı zamanda Kurtuluş Savaşı’nın fiili başlangıcıdır ve Mustafa Kemal’e büyük moral kaynağı olmuştur

Mustafa Kemal Samsuna çıktığında ,Rum Pontus çeteleri Samsun ve havalisinde katliamlar yapıyorlardı. Bölgenin denetimini elinde bulunduran ingilizler, Mustafa Kemal’in Samsuna gelişinden tedirgin olmuşlar onu adım adım izlemekteydiler. İngilizlerin denetimindeki Erzurum ve Sivas’ta da kelle koltuktaydı. 

Erzurum’da, görevden alındığını bildiren telgrafı alıp, askerlikten istifa edinceye  kadar,  üniformasıyla askeri birlikler nezdinde müfettişti. 10 Temmuz’da İstifasını verdikten sonra, en yakınlarından biri olan Miralay Kâzım (Dirik), Mustafa Kemal Paşa’nın yanına gelerek “Paşam siz askerlikten istifa ettiniz. Benim bundan sona bu vazifeye devam imkânım kalmadı diyerek yanından ayrılır.

İşte bu an, yani askerlikten istifa etmesi ve etrafındaki askeri heyettekilerin yanından uzaklaşması anı, Mustafa Kemal’in içine düştüğü derin bir bunalım anıdır. 

Padişah Vahdetti’nin İstanbul hükümeti eliyle, Kazım Karabekir’e gönderdiği, Mustafa Kemal’in tutuklanması emri de bu bunalımı had safhaya çıkarmıştır.

Erzurumda, yanındaki bir avuç insanla Kazım Karabekir’in gelişini beklediği anlar, kader anları, var olma yok olma anlarıdır.

Kazım Karabekir arkasında subay kadrosu ve askerleriyle gelir? Onlara bakar, gözlerini Mustafa Kemal’in gözlerine dikerek, çakı gibi bir asker selamı verir ve;

“Kumandamda bulunan zabitin ve efrâdın hürmet ve tazimlerini arza geldim. Siz bundan evvel olduğu gibi bundan böyle de bizim muhterem kumandanımızsınız… Emrinizdeyim, Paşam.”

İstanbul Hükûmeti’nin dahiliye nazırı Ali Kemal, Mustafa Kemal Paşa’nın ordudan atıldığını, yetkisiz olduğunu ve görüldüğü yerde tutuklanması gerektiğini askeri birliklere bildiren bir genelge yayınlayınca, Mustafa Kemal’in en yakını, çocukluk arkadaşı Ali Fuat Paşa da kendi bölgesindeki valilere ve mutasarrıflara, bu genelgenin dikkate alınmaması, kendisinden gelecek emirlere göre hareket edilmesi talimatını vererek, Mustafafa Kemal ve Kurtuluş Savaşı’nın kaderini belirleyen önemli bir çıkış yapar.

Mesele sadece ölüm korkusu olsa can feda, ama, birde imkansızlıklar var!

Askerlikten istifa edip üniformasını çıkartıktan sonra, giyebileceği sivil kıyafeti bile yoktur. Etrafındakilerden bedenine uygun ödünç sivil kıyafet bulunur.

Yanındakilerle birlikte, 3 otomobille, Ankara’ya gitmek üzere Sivas’tan  yola çıkarken, son paraları ancak  bir okka ekmek bir okka peynir almaya yeter.

Mustafa Kemal, Ankara’da meclis toplama çabasındayken, Padişah Vahdettin, ingilizlerle işbirliği yapıp ingiliz altınlarıyla eski bir asker artığı olan Anzavur üzerinden isyanlar başlatır. Anzavur isyanı İzmit, Sakarya, Bilecik, Bursa, Bolu, Düzceye, oradanda Ankara yakınlarına kadar ulaşır.  Anzavur, din elden gidiyor, kuvacılar dinsizdir, ben padişahın  temsilcisiyim diyerek, etrafına topladığı haydutlar, eşkiyalar, sarıklı  yobazlarla, kuvayi milliye güçlerine saldırır. ele geçirdiği kuvacı subayları çırılçıplak edip  işkenceden geçirdikten sonra, kalabalıklara linç ettirir.

 Ankara’da Mustafa Kemal’in komutasındaki, bütün nizami ve gayri nizami güçler, Anzavur isyanını bastırma görevindedir. Öyle ki Mustafa Kemal’in kapısında bekleyen askerler dahi isyan bastırmaya gönderilmiştir

Olup olocağı, 70 kişilik silahlı güç, Ankara’daki mebusları ve Mustafa Kemal’i korumak için gece gündüz siperlerde teyakkuzdadır. Etraftan silah seslerinin geldiği bir gece, Mustafa Kemal bir kaç kez, kucağında filintasıyla kendini siperlere atar.

Ögeyi Oylayın
(1 Oylayın)
Bu kategorideki diğerleri: « Sevgili öğretmenim... Kavga »

Yorum yapın

No Internet Connection