Mancar nolcek mancar? Sen ondan habar ver

Burdur Şeker Fabrikası ile birlikte, 14 şeker fabrikası’nın, özelleştirme yolu ile satılacak olmasından daha önemli olan, pancar üreticisi çiftçilerin, hayvan yetiştiricisi, süt üreticisi köylülerin, bu satış karşısındaki duyarsızlığı, kayıtsızlığıdır!

15 yıllık AKP iktidarının ülkeye verdiği en büyük zarar, “Korku İmparatorluğu”yla, toplumu, toplum adına sesini yükseltmesi gereken basını, televizyonları, yazarları, sanatçıları, üniversiteleri, sivil toplum örgütlerini, odaları, birlikleri, dernekleri, köylüleri, gençleri, kadınları sindirerek, “suskun toplum” yaratmasıdır!

Ülkeye, halkın çıkarlarına, iktidarlar eliyle verilen zararların, yine halkın müdahalesiyle, olaya el koymasıyla giderilmesi mümkündür.

Ama; “Korku İmparatorluğu” ile halk korkutulmuş, kendine, ülkeye, insanlığa zarar veren  olaylara ses çıkaramaz hale getirilmişse, bu, ülkenin geleceği açısından en büyük tehlikedir!

Toplumun, son kırk yılda, özellikle de 15 yıllık AKP iktidarında, nereden nereye geldiğini görmek için, elimizdeki “Haşgeş nolcek haşgeş? Sen ondan habar ver” örneğine bir kez daha bakalım;

1973 seçimleri öncesi, seçim gezisiyle gittiği Isparta’da taşlanan Ecevit, Burdur’da, köylülerin ağırlıkta olduğu Cumhuriyet Meydanı’nda, büyük ve coşkulu bir kalabalık tarafından karşılanır.

Kürsüde genel siyaset, ülke sorunları üzerine konuşurken, uzun boylu pala bıyıklı, karayağız bir köylü, kürsüye ulaşır, Ecevit’in elinden mikrofonu alır ve bağırarak meydanı inletir;

“Haşgeş nolcek haşgeş? Sen ondan habar ver!”

Ecevit; mikrofonu elinden alıp “Haşgeş nolcek haşgeş” diye bağırarak, kendisini, Burdur’un sorunları üzerinde söz söylemeye çağıran, palabıyıklı çiftçiyi, alnından öper ve oracıkta, iktidara geldiklerinde, Afyon ekimi yasağını kaldıracakları sözünü verir.

29 Haziran 1971’de 12 Mart Muhtıracıları’nın Başbakanı  Nihat Erim tarafından getirilen, Afyon ekimi yasağını,  1 Temmuz 1974’de kaldıran Ecevit,  “haşgeş nolcek haşgeş” diye soran, Burdur Köylüsü’ne verdiği sözü de yerine getirmiş olur.

Haşgeş’den Mancar’a (yöremizde Pancar’ın adı) gelecek olursak;

Sormak lazım; 1973”de “haşgeş nolcek haşgeş” diye soran Burdur Köylüsü nerde? 

Kendi malı, şehrin tek sanayi kuruluşu, Şeker Fabrikası satışa çıktığında, sesini bile çıkarmayan, kayıtsız, suskun, susturulmuş köylü nerde?

İşte ülke için, ülkenin geleceği için,  halk için, hak, adalet, adil paylaşım, özgürlük, barış, kardeşlik için, asıl ve en büyük tehlike, bu suskunluk, susturulmuşluktur!

Güya, köylünün örgütleri olan, kooperatiflerin,  birliklerin, odaların, Ziraat Odalarının, Pancar Kooperatifi’nin,  Pancar Kooperatifleri  Merkez Birliğinin yöneticileri, yasak savmak vaabından ağızlarını açtıklarında, “biz özelleştirmeye karşı değiliz” diye başlayıp “şeker fabrikalarını biz alalım” diye sözlerini bitiriyorlar. Alırsınız! Şeker Fabrikaları ihaleye çıkmış. İhale tarihi belli. Alıcı akbabalar parasını hazırlamış, fabrikayı geziyor. Sizin paranız hazırsa, sizde gezin! Girin ihaleye, verin en yüksek fiyatı. Sizin  olsun Burdur Şeker Fabrikası! Nasıl! Alabiliyormusunuz?

Tüpraş, Petkim, Telekom ve 100 yılda yapılıp, 15 yılda satılan pek çok millet malı kuruluş, tesis, fabrika gün gelir, geri alınabilir belki!

Amma, bunun için, evvela, en Önce, susturulmuş, “suskun toplum” konuşmalı, konuşur hale gelmeli, getirilmeli!

Köylü, pancar çiftçisi, hayvan yetiştiricisi, süt üreticisi ne zaman meydanlara çıkıp, hükümete doğru yüzünü  dönerek “Mancar nolcek mancar? Sen ondan habar ver! Diye  bağıracak?

İşte aranan, beklenen, önemli olan, bu sorunun cevabıdır!

Ögeyi Oylayın
(0 oy)

Yorum yapın

No Internet Connection