Savaşın acılarını savaşanlar bilir!

Yaptığı herşeyle birlikte; “Mecbur kalmadıkca savaş bir cinayettir” sözü ile bir kez daha tarihe geçer, dünyada emperyalizme karşı verilen ilk kurtuluş savaşının lideri Mustafa Kemal.

Mustafa Kemal; Çanakkale Savaşı ve Kurtuluş Savaşı dışında başka savaşlara da katıldı;

31 Mart vakası  ve Arnavutluk isyanlarının bastırılması, Trablusgarp, İkinci Balkan, Doğu Cephesi, Suriye-Filistin savaşlarında yer aldı.

Kimsenin kazanma ihtimali vermediği Kurtuluş Savaşında, öncelikle, İşgal güçlerine teslim olup, onlarla işbirliği yapan Vahdetin’in, ingiliz parası ile beslenen gerici-yobaz canilerine karşı savaştı. İngiliz-Fransız- İtalyan ve onların destek verip öne sürdüğü Yunan ordusu ile savaştı.

Savaşın sonunda, bütün dünyanın büyüklüğünü kabul ettiği bir zaferin komutanı olarak,savaşı kutsamadı, zafer naraları atmadı, etrafındaki savaş kışkırtıcılarının sözlerine itibar etmedi.

Elimize iğne batsa yandım anam deriz, ama ne hikmetse, ne zaman ülkede savaş borusu çalsa, ortaya çıkar bağırırız, “beni de alın askere!”

Türkiye ikinci Dünya savaşına katılmadı. Komşularımız Yunanistan, Bulgaristan, SSCB yanında Yugoslavya, Arnavutluk, Çekoslavakya ve başkaca ülkeler de Alman Faşizmi’nin saldırısına uğradı. Savaş yıllarca sürdü, Alman-İtalyan-Japonya orduları, saldırıp işgal ettikleri ülkeleri ezip geçerek harabeye çevirip, toplu kıyımlar yaptılar. Savaşta 75 Milyon insan öldü. Savaşta ve savaş sonrası yaşanan acılar, binlerce kitap, yüzlerce film konusu oldu.

Cumhuriyet döneminde, savaş, Türkiye için bir tercih, seçim olmadı. Kurtuluş Savaşından sonra, bizim savaşımız olmayan Kore Savaşı’nı saymazsak, askerlerimiz, Kıbrısta zorunluluk haline gelen bir harekata katıldılar.

IŞİD’in ülkemize yönelik tehdit oluşturması ile Askerlerimiz Fırat Kalkanı harekatı ile Cerablusa girdiler. 

Şimdi de, İsrail güdümlü, Amerikan Projesi BOP’un uzantısı olarak, Irak,Suriye üzerinden Akdenize uzanan Amerika-İsrail güdümlü “Kürt Devleti”oluşumunun önünü kesmek için askerlerimiz Afrin harekatında.

Büyük Ortadoğu projesinin bizi tehdit eden yanı, aslında Amerika’nın Irak’ı işgali ile başladı.

Dönemin AKP hükümeti, Amerikan askerlerinin, Türkiye’de konumlanıp, Irak’a girmesi için meclise teskere vermek yerine, Irak’ın işgaline karşı, şimdi yaptığı gibi Amerikaya kafa tutsaydı!

Suriye iç savaşı’nı körüklemek yerine, Suriye’nin parçalanmasına yönelik girişimlerin karşısında dursa da, İran, Irak, Suriye ve Türkiye güç birliği sağlanabilse, muhtemelen Irak’da ve Suriye’de Emperyalizm’in oyunları, daha işin başında bozulabilecekti!  Biz de ne Cerablus nede Afrin harekatlarını yapmak zorunda kalmayacaktık!

Bütün bunlar ne yazık ki artık olup bitti. Şimdi,  bir aydır askerlerimiz Afrin’de.

Asker; Afrin harekatına, görev yapmak için girdi. Görevi gereği, silahlı çatışmalara giriyor. Hiç bir askeri harekatımız yada operasyonumuz, “insan öldürme” amaçlı yada askerimizin ölmesine yol açacak hesaplar üzerinden yapılmaz, yapılmamalı. Ölümler savaşın sonucudur, amacı olamaz. 

Savaşın acılarını savaşanlar bilir! Keşke; dünyada ve bölgemizde hiç savaş olmasa! Savaş nedeniyle kimseler ölmese! Bunu en iyi savaşa girenler, savaşan askerler, özellikle de subaylar bilir. Askerlik yapanlar da bilirler ki; TSK’da eksiklere yanlışlara rağmen, aslolan disiplin ve göreve bağlılıktır.

Mustafa Kemal’in eşsiz tesbitiyle “Mecbur kalmadıkca savaş bir cinayettir”

Ögeyi Oylayın
(0 oy)
Bu kategorideki diğerleri: « Karla Gelen Gelin Fadime Deresi »

Yorum yapın

No Internet Connection