TTB savaş sevmez barış sever

Dünyanın her yerinde Tıp Fakülteleri’ni bitiren doktorlar Hipokrat Yemini ederler. Ülkemizde tıp fakültelerini bitirenler, de  Türk Tabipleri Birliği tarafından düzenlenmiş;

“Hekimlik mesleğinin bir üyesi olarak;

Yaşamımı insanlığın hizmetine adayacağıma,

Hastamın sağlığına ve esenliğine her zaman öncelik vereceğime,

Hastamın özerkliğine ve onuruna saygı göstereceğime,

İnsan yaşamına en üst düzeyde saygı göstereceğime,

Görevimle hastam arasına; yaş, hastalık ya da engellilik, inanç, etnik köken, cinsiyet, milliyet,politik düşunce, ırk, cinsel yönelim, toplumsal konum ya da başka herhangi bir özelliğin girmesine izin vermeyeceğime,

Hastamın bana açtığı sırları, yaşamını yitirdikten sonra bile gizli tutacağıma,

Mesleğimi vicdanımla, onurumla ve iyi hekimlik ilkelerini gözeterek uygulayacağıma,

Hekimlik mesleğinin onurunu ve saygın geleneklerini bütun gücümle koruyup geliştireceğime,

Mesleğimi bana öğretenlere, meslektaşlarıma ve öğrencilerime hak ettikleri saygıyı ve minnettarlığı göstereceğime,

Tıbbi bilgimi hastaların yararı ve sağlık hizmetlerinin geliştirilmesi için paylaşacağıma,

Hizmeti en yüksek düzeyde sunabilmek için kendi sağlığımı, esenliğimi ve mesleki yetkinliğimi korumaya dikkat edeceğime,

Tehdit ediliyor olsam bile, tıbbi bilgimi, insan haklarını ve bireysel özgürlükleri çiğnemek için kullanmayacağıma,

Kararlılıkla, özgürce ve onurum üzerine,

Ant içerim.” Sözleri ile Hipokrat Yemini ederler.

Dünyanın hiçbir yerinde hekim örgütleri, “savaş çıksın, savaş olsun, savaş yapılsın” açıklaması yapmazlar!

Hekim örgütlerinin, dünyanın heryerinde yaptıkları savaş karşıtı açıklamalar; “ülkeleri işgal edilen, ülkelerine saldırılan toplumların, kendilerini savunmak için savaşmamaları” mesajı değildir!

Kurtuluş savaşında olduğu gibi bugünde ülkemizdeki hekimler, Afrin harekatında yaralananlar için canla başla hizmet verirler. 

Diğer taraftan, Türk Tabipleri Birliği; 

Savaşların, ülkelerde, toplumlarda yarattığı sorunlara dikkat çeken  açıklamalar yaparak; dünya insanlığının, ülke, bölge insanlarının savaştan zarar görmemeleri ,savaşların bitirilmesi, barış sağlanması dileğinde bulunabilir.

Türk Tabipleri Birliği

Merkez Konseyi’nden yapılan;

“Savaş bir halk sağlığı sorunudur!

Biz hekimler uyarıyoruz:

Savaş, doğada ve insanda tahribat yapan, toplumsal yaşamı tehdit eden, insan eliyle yaratılan bir halk sağlığı sorunudur.

Her çatışma, her savaş; fiziksel, ruhsal, sosyal ve çevresel sağlık açısından onarılmaz sorunlara yol açarak büyük bir insani dramı da beraberinde getirir.

Yaşatmaya ant içmiş bir mesleğin mensupları olarak, yaşamı savunmanın, barış iklimine sahip çıkmanın birincil görevimiz olduğunu aklımızdan çıkarmıyoruz.

Savaşla baş etmenin yolu, adil, demokratik, eşitlikçi, özgür ve barışçıl bir yaşam kurmak ve bunu sürekli kılmaktır.

Savaşa hayır, barış hemen şimdi!” ; açıklaması, Hipokrat Yemini etmiş hekimlerin, örgütü olmanın gereğidir.

Öte yandan Mustafa Kemal’in önderlik ettiği Kurtuluş Savaşı’nda hekimler, hemşireler, yaralananları tedavi etmek için, cesurca cephelerde ter döktüler, can verdiler.

Mustafa Kemal Atatürk, ülkenin işgalden kurtarılmasından sonra “kaybettiğimiz toprakları geri almak için Balkanlar üzerine gidilmeli” kışkırtmalarına gelmeyip; “Harp zorunlu ve hayati olmadıkca cinayettir” dedi ve o ünlü; Yurtta Sulh Cihanda Sulh” sözleriyle dünyayı barışa çağırdı.

Dünyada da ülkemizde de yurtseverliği, dindarlığı kendi yada partisi  tekelinde görüp, gösterip, kendisinden olmayanları vatan haini, din, insanlık düşmanı görmek, göstermek kocaman bir ayıptır!

Savaşlar ülkelere, dünyaya yıkımdır amma, ateş de düştüğü yeri yakar. 

Çocuklarını askerlikten kaçırmak için her türlü sahtekarlığı yapanlar, savaşta ölen  çocukları ile birlikte, umutlarını da yitiren ailelerin acısını nasıl anlar? 

Yüzlerce yıldır bu topraklarda “ Zenginimiz bedel verir askerimiz fakirdendir” türküsü söylenir.

Savaştanda acı olan, insanımıza en fazla koyan da işte bu adaletsizliktir.

Ögeyi Oylayın
(0 oy)

Yorum yapın

No Internet Connection