Burdur hakettiği yerde değil - 4.0 out of 5 based on 7 votes

Burdur hakettiği yerde değil

Burdur'un gelişmesi, kalkınması, yaşayan insanlarının refah seviyesinin artması, şehirli gibi yaşamak,... Her Burdurlunun hakkı.

Yıllardır bunları istemekten usanmadık, yılmadık, birgün bu istemlerimizin olacağı inancı ile her seferinde istemeye devam ettik. Ne var ki, bizleri Ankara'da temsil eden milletvekillerimizin asıl görevi bu iken, yani Burdur'un kalkınması için, Burdur'un hakkettiği yere gelmesi için, her seferinde birlik ve beraberlik içinde "BURDUR'UN GERİ KALMIŞ İLLER KAPSAMINA ALINMASI" mücadelesinin verilmesi gerekirken, var olanlarla yetinildi, yıllarca küçük işlerle yada devletin programındaki yatırımları kendi çabaları gibi gösterilerek bu günlere gelindi.
Askeri darbeler, yangınlar ve depremlerin... Burdur'un hatırlanmasını sağlaması gerekirken, aksine unutulmasına neden olmuş, alması gereken yardımları alamadığı gibi kaderiyle başbaşa bırakılmıştır.
1914 depremi Burdur'da büyük yıkım ve ölümlere neden olurken, büyük göçlere de neden olmuş. Bu ara çıkan yangın da cabası.... Buna rağmen o dönemde de bir kuruşluk yardım alamamış, bu acı ile insanlar başbaşa bırakılmış.
1971 depremi Burdur'da yaşamı oldukça olumsuz etkiledi. Burdur'un beyni diyeceğimiz önde gelen insanlarının büyük bölümü Antalya'ya göç etti. Burdur yine kendi kaderiyle başbaşa idi. Kendi başına bırakıldı. O dönem asker işbaşındaydı. Yine el uzatacak birini bulamamış, Burdur kendi haline bırakılmıştı...
O tarihten sonra görev yapan milletvekillerine, belediye başkanlarına, valiler, daire müdürleri, Burdur'un huzurlu bir il olması nedeniyle, huzurlu bir çalışma dönemine girdiler! İş üreteceklerine, planlar yapacaklarına, huzurlu bir yaşamı seçtiler. Hep beraber yatıp uyumayı tercih ettiler.
Yapılan yatırımlar arasın-da, hayvancılığın gelişmesine yardımcı olmak için bir yem fabrikası, hayvancılığın geliş-mesi nedeniyle bir et kombina-sı, bir süt fabrikanın yapılması Burdur'un yönünü belirledi hayvancılık. Burdur artık Antalya, Isparta ve Denizli üçgeninde tarıma dayalı bir gelişmeden başka kendi yağıyla kavrulan, kendi insanlarının ve yaşayan halkın yatırımlarından başka bir şey yapamaz konuma getirildi.
Bir ara Burdur'un "GERİ KALMIŞ İLLER KAPSAMI-NA" alınması gündeme geldi. Ne var ki Süleyman Demirel faktörü buna izin vermedi. Isparta'yla birlikte değerlendi-rilmesi istenip, zaman aşımına uğraması sağlandı. (Demirel'in Cumburbaşkanlığı döneminde gelmediği bir kaç ilden biri Burdur'dur)
Aradan yıllar geçti, Burdur 1914'den bugüne hep göç veren il olarak gündeme geldi. Çevre köylülerin şehre taşınmaya başlamasıyla şehir nüfusu yerinde saymaya başladı. Artık şehrin köylülüğe doğru gerilemeye başlamasının ana sebeplerinden biri de budur.
Burdur kendi kaderine terk edildi. Burdur kendi yağıyla kavrulmaya başladı.
1983 sonrası gelişen siyaset her geçen gün, benden, sendenlerle yatırımları, teşvikleri, kredileri artık siyasi yelpazenin içinde olmayana yer olmadığı hissini açık ve aleni olarak hissettiriyordu. Hükümet ANAP'da iken belediye muhalif partiden olduğu için İller Bankası bir kuruşluk para göndermiyor, belediye hükümetten olmadığı için adeta yaşayan halk cezalandırılıyordu. Burdur yıllarca belediye hizmetlerinde kendi yağıyla kavrulmasını öğrenmiş, yatırımlarını da ona göre yapıyordu.

Aynı sıkıntıyı Doğru Yol Partisi döneminde de yaşamış, yani Süleyman Demirel'in anlaşılmayan Burdur düşmanlığı ile karşı karşıya kalınmıştı. İran'da RAMSAR projesini imza atan Süleyman Demirel bu proje ile Burdur Gölünü artık koruma kapsamına aldırmıştı. Buna ragmen Isparta Organize Sanayi Bölgesini Burdur Gölünün dibine yaptırarak koruma için attığı imzaya kendisi ihanet etmişti. Burdur'un gelişmemesi için elinden geleni yapmış, Burduru kendi kaderine terk ettirmişti.
Yıllar geçti Ak Parti ülkede büyük hamleler yaptı, radikal kararlar aldı. Olmaz denilenleri yaptı. İlk beş yıl yapılan yatırımlar çok memnuniyet verici idi. Yollar, üniversiteler yatırımda en büyük hizmetlerle illeri taçlandırdı.
Burdurlu bu dönemde, iki defa belediye başkanlığını Ak Partiye hizmet için kazandırdı. Tek umudu yıllarca alamadığı yatırımları alabilir miyim? umudu vardı. Üniversite, olmayan her ile kuruldu. Bu nedenle Burdur'a da üniversite kuruldu. Kalkınmada öncelikli iller artık bölgesel kalkınmaya dönüştürülmüş, Türkiye 6 bölgeye ayrılmıştı. Batıda olduğumuz için Burdurda kalkınmış iller gibi değerlendirildi. Once 2. Bölgeye alınacak gibi gösterilip 3. Bölgeye sıtmaya tutulmuş gibi razı ettirilidi. O günler sesini yükseltecekler susmuş kaderlerine yani bizi bu duruma mahküm etmişlerdir.
Geçen hafta sonu ilimizi ziyaret eden Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci, bakanlık görevlileri ile birlikte Burdur'un yöneticilerinden birifing aldı. Herşey bakanlığın istediği gibi yolunda gidiyordu. Sanki herkes bulunduğu konumdan memnun gibi görünüyordu. Bu nedenle Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci; "Burdur'un 3. Kalkınma Bölgesinden 5.nci yada 6.ncı Kalkınma Bölgesine geçemiyeceğini açık ve net açıklıyor, "Kızılcabölük'ün ilçe olma ısrarının" hüsranla sonuçlandığını anlatarak, Burdurun 5.nci Bölge isteminin yanlış olacağını dile getiriyordu.
Burdur'un 3. Bölgede bulunan iller arasında; Manisa, Karaman, Gaziantep, Balıkesir, Bilecik, Zonguldak, Karabük, Samsun, ve Trabzon gibi illeri bulunuyor. Burdur bu illerin arasında kaybolup gidiyor. Ama aynı statüde. Bu iller varken yatırım tercihi bu illere olacağı kesin ve katidir.
Ancak, Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci Burdurun geleceğini mermercilikte gördüğü için, bu konuda yatırımın Burdura yapılabileceğinin üzerini basa basa duruyordu. Oysa Burdur halkı çevre katliamının yanında yer almadığı gibi, denetimsizlik nedeniyle yakındığını, Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci bile duymazlıktan geliyordu. (Bazı mermer ocak sahiplerinin, sattıkları blok nedeniyle aldığı paralar tartışma konusu olması bile ekonomi bakanını ilgilendirmiyordu)
Burdurun haketmediği bir yerde olduğunu bilen Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci'nin, Burdur'un 5. Kalkınma bölgesine geçmesinin mümkün olmadığını belirtmesi üzücüdür, düşündürücüdür... Burdur'un bu durumunu AK Parti yöneticileri de aynı şekilde bakan Zeybekci gibi düşünüyorsa, Milletvekili Bayram Özçelik'te Burdurun haketmediği bir yerde olmadığını düşünüyorsa, bu sorunu Bakan Zeybekci'ye daha önceden anlatmış olması, bu sorunu çözmesi gerekiyordu.
5. Kalkınma Bölgesinde; Aksaray, Niğde, Kahramanmaraş, Tunceli, Yozgat, Tokat, Ordu, Sinop, Gümüşhane, Bayburt, Erzurum illeri bulunuyor. Hadi buyrun, bu illeri Burdurla karşılaştırın. Eğer Burdur, bu illerden çok ileri düzeyde ise biz hakettiğimiz yerdeyiz demektir.
Burdur ve Burdurlunun hakettiği yer asla 3. kalkınma bölgesi olamaz. Devlet desteği olmadan da Burdur kendi başına bir yerlere gidemez. Burdurun kalkınmasını ve gelişmesini istemeyenler Burdur'a bir faydası olmayan mermerciliği destekleyerek Burdur ve Burdurlunun kaderini karartmaya devam ederler. Burdur'un hak etmediği kalkınma bölgesinde kalmasını görmezden gelerek, Burdura ihanet ederler.
Ben kendim için birşey istemedim. Kendi çıkarım için de bir başvuruda bulunmadım. Yarın, belediye başkanı olmayacağım. Milletvekilliği için bir düşüncem yok. Koca bir köy konumuna gelen Burdur'un içinde bulunduğu bu durumunu görüyor, şehirleşebilmemiz için gerekli olan devlet desteğinin bilincindeyim. Bu konuda çalışma yapacak olanın destekcisiyiz, sonuna kadar da arkasındayız. Çünkü Burdur, hak ettiği yerde değil!...

Ögeyi Oylayın
(7 oy)

Yorum yapın

No Internet Connection