Manşet - Burdur Gazetesi | Burdur Haberleri, Burdur Haber
Çarşamba, 25 Eylül 2019 15:01

26 Eylül 2019 - Perşembe - Burdur Gazetesi

26 Eylül 2019 - Perşembe - Burdur Gazetesi

Yayınlandığı Kategori Arşiv

Ekosistemi Koruma ve Burdur Gölü’ne Hayat Verelim Derneği Yönetim Kurulu adına yazılı basın açıklaması yapan Dernek Başkanı Burhan Cahit Karakurt; Burdur Gölü’nün sadece Mahalli Sulak Alanlar Komisyonu ve bu komisyonda kabul edilen “Burdur Gölü Yönetim Planı” ile kurtarılamayacağına, kurtarılamadığına işaret ederek; Hiç vakit kaybetmeden Burdur Gölü ile ilgili çalışmalara yön verecek ve kurumların ortak çalışmalarını sağlayacak bir Eylem  Komitesi  kurulması çağrısı yaptı;

Bir araya gelebilmemiz için Burdur Gölü’nün daha ne kadar ölmesi gerekiyor?

Burdur’da yaşayan her bireye sorduğumuzda vereceği cevap Burdur Gölü’nün çekilmesinden büyük üzüntü duyduğu ve önlem alınmasını beklediği olacaktır. İşte en önemli tehlike de her Burdurlu’nun ve gönüllülerin “beklemede” olmasıdır. Hepimiz Burdur Gölü için bir şeyler yapılmasını sadece bekliyoruz. “Peki, kim bir şeyler yapacak?” diye sorulduğunda el cevap; yetkililer oluyor.

Aslında yetkililerimizin hepsi bireysel anlamda Burdur Gölü’nün hararetli bir gönüllüsü ve destekçisi. Hepsinin düşüncesi de aynı. Gölün kurumasının önüne geçilmesi; ama ne yazık ki teker teker verilen bu destek birleştirilemiyor, bireysel dalgalar enerji üretecek güce erişemiyor. Siyaseten oluşan gerginlik, Burdur Gölü’nün her an kurumasını hızlandırıyor.

Geriye doğru dönüp bir bakın lütfen; son 5 yılda ilimizin ve şehrimizin herhangi iki kurumunun bir araya gelip Burdur Gölü ile ilgili kamuoyunu heyecanlandıran düzenlediği ya da katkı verdiği elle tutulur gözle görülür bir proje ya da toplu çalışmaya rastladınız mı? Vereceğiniz cevap HAYIR olacak.

Bu istenmeyen durum üzerimize öyle sindi ki; şimdi aynı hareket ve yaklaşım Salda Gölü ve etrafı için yapılması düşünülen projelerde de karşımıza çıkıyor. Hepimizin yaklaşımında bir değişiklik olmaz ise çok da uzak olmayan bir zamanda önce Burdur Gölü’nü, arkasından da Salda Gölü’nü göz göre göre hepten kaybedeceğiz.

Tüm Burdur Gölü destekçilerinden ve bireysel anlamda göle duydukları sevgiden zerre kuşku duymadığımız YETKİLİLERİMİZDEN bizim de beklentilerimiz var;

 Artık bireysel desteklerini başlarında bulundukları kurumlara da nüfuz ettirip ortaklaşa yürütülecek projeleri vücuda getirmelerinin zamanı geldi de geçiyor. Herkesin eteğindeki taşları dökerek, “İsteğimiz Sadece Burdur Gölü’nün Yaşaması” anlayışı içinde başka görüş ayrılıklarını ve kişisel gerginlikleri bir kenara bırakıp her ne yapılması gerekiyorsa programlamaları gerekiyor.

Bizim bu çağrımızla beraber bir de eylem planı önerimiz var.

1- Burdur Gölü sadece Mahalli Sulak Alanlar Komisyonu ve bu komisyonda kabul edilen “Burdur Gölü Yönetim Planı” ile kurtarılamaz, kaldı ki kurtarılamıyor zaten. Çünkü teknik ve bilimsel bu plan kamuoyunu hareketlendirmekten oldukça uzak kalıyor. Bu nedenle hiç vakit kaybetmeden Burdur Gölü ile ilgili çalışmalara yön verecek ve kurumların ortak çalışmalarını sağlayacak bir EYLEM KOMİTESİ’NİN kurulması gerekiyor.

2- Eylem komitesinin de ilk planda yapması gereken en kısa sürede Burdur Gölü Çözüm Arama konferansının toplanması olacaktır. Konferans bilimsel bildirilerin sunulmasından çok hangi kurumun göl için ne yapabileceğinin anlaşılması ve hangi görevleri üstlenebileceğinin kamuoyuna paylaşılması açısından başlangıç ivmesini hızlandırıcı etki yaratacaktır.

3- Arama Konferansı sonucunda oluşturulacak “Burdur Gölü Anayasası” ile hem göreve gelen YETKİLİLERİMİZ hem Burdur Kamuoyu hem de Ulusal Kamuoyumuz neyin nasıl yapılacağını ve yapılmasını gerekenin ne olduğunu bilerek hareket edeceklerdir. 

4- Gölün ve göl çevresinin, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından yapılan çalışma ile belirlenen, Burdur Gölü Kıyı Kenar Çizgisi’nin dikkate alınması ile hem kısa vadeli hem de uzun vadeli yol haritasına ihtiyacı olduğu mutlaktır. Kamuoyunun bu yol haritalarını şeffaf bir şekilde izleyebilmesi için sayısal hale dönüştürülmüş hedeflerin ortaya konması gerekmektedir. Eylem komitesinin en önemli görevlerinden biri de, belirlenen bu hedeflerin ne kadarına ulaşıldığının kamuoyu ile paylaşılmasıdır.

5- Burdur Gölü’nün paydaşları sadece şehrimizde yaşayanlar değildir. Göl tüm çevresinde yaşayan canlıların hayatında aynı derece de önemlidir. Bu nedenle sadece kendisi ile aynı adı taşıyan şehrin insanlarının değil etrafındaki küçüklü büyüklü tüm yerleşim yerlerindeki insanlara göl üzerindeki sorumlulukları inandırılmalı ve hayat tarzlarını artık gölün “yaşam hakkına göre” şekillendirmeleri gerektiği gerçeğini kabul etmeleri başarılmalıdır.

İlk başta söylediğimizi tekrarlayarak çağrımızı yenilemek istiyoruz. Yukarıda detaylandırdığımız adımların atılması için bireylerin yada kurumların tek tek birşeyler yapmasından ziyade bir araya gelmeli ve güçlerimizi birleştirerek Burdur Gölü’nün yani Bizim Gölümüzün her gün gözümüzün önünde sessizce ama gözümüzü kanatırcasına yeniden ve yeniden ölmesini önlememiz gerekiyor.

 

Yayınlandığı Kategori Manşet

Batı Akdeniz Kalkınma Ajansı (BAKA) tarafından, Burdur İl Tarım ve Orman Müdürlüğü’nde düzenlenen toplantıda, ‘Piyasada Çiğ Sütün Alınması, İşlenmesi ve Pazarlanması’ aşamalarında en önemli görülen üç ana başlığın  tespit edilmesine ilişkin açıklama yapıldı;

 

Toplantıda konuşan Burdur Ticaret Borsası Başkanı Ömer Faruk Gündüzalp, öncelikle Burdur’daki çiğ süt kalitesinin düzeltilmesi gerektiğini belirterek, “Burdur’un ihtiyacı bir süt fabrikası mı, mevcut fabrikaların rehabilite edilmesi mi, yoksa Burdur’a özgü, Burdur’da üretilen ürünleri satacak pazarlama şirketi kurup, Burdur ürünlerini, Burdur-Antalya-Isparta başta olmak üzere her yere satışını sağlamak mı? Satarsanız, üretirsiniz” dedi. 

Batı Akdeniz Kalkınma Ajansı (BAKA) tarafından, Burdur İl Tarım ve Orman Müdürlüğü’nde düzenlenen ‘Piyasada Çiğ Sütün Alınması, İşlenmesi ve Pazarlanması’ konulu toplantıya, Burdur Ticaret Borsası Başkanı Ömer Faruk Gündüzalp, BAKA Genel Sekreteri Volkan Güler, Burdur İl Tarım ve Orman Müdürü Oktay Darcan, BAKA Burdur Koordinatörü Yücel Yıldırım, Tarım Kalkınmayı Destekleme Kurumu (TKDK) Burdur Koordinatörü Mesut Yıldıran, MAKÜ öğretim üyeleri ve yerel firma sahipleri katıldı.  

Toplantının açılış konuşmasını yapan BAKA Genel Sekreteri Volkan Güler, Kalkınma Ajanslarının bölge planlaması yaptığını belirterek, “Bölge planlarının uygulanmasını sağlayacak proje ve faaliyetlerle ilgili çalışma programlarımız var. Bu planlama dahilinde, bütçemizi de belirleyerek hareket etmeye çalışıyoruz. Tabi bölge planları biraz kapsayıcı nitelikteki dokümanlar olduğu için, bir bakıyorsunuz, bir yıl önce veya aynı yıl içerisinde, sanayinin herhangi bir sektöründe faaliyet gösterirken, öte yandan turizmin herhangi bir dalında, başka bir faaliyet geçişkenlik sağlanabiliyordu.  Tabi bu tür dalgalanmaların en temel sıkıntılarından bir tanesi, doğrudan sonuç elde edemiyorsunuz. Çünkü nihayetinde, kaynak kısıtlı, müdahale edilmesi gereken alan çok. Hele ki bölgesel kalkınma gibi bir kavramı kullanıyorsanız, bu her sektörü kapsıyor” dedi. 

Bundan dolayı, sonuç odaklı programlar tasarladıklarını aktaran Güler, “Hedeflediğimiz sonuç etrafında, en az üç yıl gibi giderek, bunun neticesinde ulaşmak istediğimiz sonuçlara ne kadar ulaşabiliyoruz, ulaşamıyoruz test etmiş olacağız. Her kalkınma ajansı için üç sonuç odaklı program tespit edilecek. Bizim bugün toplanmamızın ana gerekçelerinden bir tanesi, sonuç odaklı programlarımızdan olmasını tercih ettiğimiz süt ve süt ürünleri sektörü. Biz önümüzdeki yıllar içerisinde en az üç yıl süre ile bize tahsis edilen kaynakların belirli bir kısmını, süt ve süt ürünleri sektöründe, çeşitli politikalar uygulamak üzere tahsis ederek, birlikte belirleyeceğimiz sonuçlara ne kadar ulaşıyoruz, ulaşmıyoruz, bunu da hep beraber değerlendireceğiz” şeklinde konuştu.

Toplantının, bir dizi konuya veya teknik çalışmalara rehberlik edeceğini belirten Güler, “Biz, önümüzdeki üç yıl itibariyle, süt ve süt ürünleri sektöründe hangi hedefleri belirlemeliyiz, ana hedeflerimiz ne olmalı ve bu hedefleri ulaşmak için bizim önümüzdeki engeller veya ihtiyaçlarımız nelerdir, bunların genel bir çerçevesini belirleyebilir miyiz, onu görmüş olacağız. Bundan dolayı sizlerin görüşü, bizim için çok önemli. Çünkü bu konunun içerisinde sizler varsınız. Sektördeki sorunda bellidir, çözümü de” ifadelerini kullandı. 

BAKA Genel Sekreteri Volkan Güler’in konuşmasının ardından, sektörle ilgili görüşlerini dile getiren Burdur Ticaret Borsası Başkanı Veteriner Hekim Ömer Faruk Gündüzalp, “İlk olarak Burdur’da gerçekten sürdürülebilir süt hayvancılığı yapılacak mı, yapılmayacak mı? Artan maliyetler karşısında, biz üreticimize doğru şekilde beslemeyi öğretemezsek, üretici diğer ürünlerde olduğu gibi süt üretiminden kaçacak mı, kaçmayacak mı? Yani bunların tespitlerinin çok iyi yapılması lazım. Süt hayvancılığının devam edeceğini, şartların bu şekilde herkesi mutlu ettiğini düşünürsek, o zaman sanayici acısından rekabet edebilmesi için, özellikle en son açıklanan rakamlarla birlikte süt fazlalığımız vardı. Bu fazlalığı eğer biz dünyaya satacaksak, dünya ile rekabet edebilir Türk hayvancılığı diyorsak, ilk önce çiğ süt kalitesini düzeltmemiz lazım” şeklinde konuştu. 

Burdur ortalamasında, 3,30-3,40 aralığında yağ, 2,90-3 aralığında proteinli süt alınırken, Avrupa’da bu değerlerin 3,8 yağ, 3 protein olduğunu aktaran Başkan Gündüzalp, “Bunu fiyatlandırdığımız zaman herkes google’a girerek, fiyat araştırması yapıyor. Ama kalite bazlı fiyata geçtiği zaman, aynı kalitede süt dediğiniz zaman, Türkiye sütü şuanda en pahalı süt. O zaman neyi getiriyor, sanayicinin bu ürünü dünya pazarlarına satamamasını getiriyor. Yani onlarla rekabet edemiyorsunuz” dedi.

Rekabet edilememesinin iki nedeni olduğunu aktaran Başkan Gündüzalp, “Dünyada bu işi yapan ülkelere gittiğiniz zaman, insanlar 3 bin ton süt çalışıyorum diyor,  ne üretiyorsun dediğimiz de, 3 bin ton sütte maksimum iki veya üç ürün üretiyoruz diyor. İnsanlar sadece toz çalışıyor, orada işçilik maliyeti düşük. Türkiye’de 3 bin tonun üzerinde çalışan tek bir firma var. Bunun ürün portföyüne baktığımız zaman, 157 tane farklı ürün var. O nedenle bizim ilk olarak çiğ süt kalitesini düzeltmemiz gerekir” şeklinde konuştu. 

Burdur’da üretilen sütün sadece yüzde 15 veya 20’sinin Burdur’da işlendiğini aktaran Başkan Gündüzalp, “Yerel fabrikalarımız, şuanda yüzde 15’den çok daha fazlasını üretebilecek kapasiteye sahiplerdir. O zaman biz neden üretemiyoruz, niye direk satıyoruz bunu iyi değerlendirmemiz gerek. Burdur’un ihtiyacı bir süt fabrikası mı, mevcut fabrikaların rehabilite edilmesi mi, yoksa Burdur’a özgü, Burdur’da üretilen ürünleri satacak pazarlama şirketi kurup, Burdur ürünlerini, Burdur-Antalya-Isparta başta olmak üzere her yere satışını sağlamak mı? Satarsanız, üretirsiniz” ifadelerini kullandı.

Dile getirilen görüşlerin ardından, ‘Markalaşma ve Pazarlama, Çiğ Süt Kalitesinin Düşüklüğü, Standardizasyon ve Ürün Kalitesinin Arttırılması’ gibi üç ana başlık belirlendi.

Yayınlandığı Kategori Manşet

Lavanta Yolu Projesi kapsamında vatandaşlara ücretsiz lavanta fidesi dağıtılıyor. Bu projeyle Burdur-Salda Gölü civarındaki Dereköy, Akçaköy, Kayadibi ve bu yol güzergahı üzerindeki köylere lavanta dikilecek. Köylere Hizmet Götürme Birliği ve İl Özel İdare’den temin edilen 250 bin fidenin 100 bini geçtiğimiz bahar ayında dağıtıldı. Geriye kalan 150 bin lavanta fidesinin de dikim mevsimi geldiği zaman dağıtılması bekleniyor. Lavanta fidesi için başvuran her bireye ücretsiz lavanta temin ediliyor. Lavanta üretimine teşvik amacıyla yürütülen çalışmalar kapsamında Salda’ya ve Yeşilova Meslek Yüksekokulu’nun arka tarafındaki arazilere lavanta dikimi yapıldı. 

Eylül ayı sonu Ekim ayı başına doğru üreticilerin dikim yerlerini hazırlamaları ve başvuruları dahilinde lavanta temini yapılacak. Genellikle çıplak köklü, tüplü ve fidelerinden ayrılmış ürünlerin verildiği lavantalar, bu sene üreticilere tüplü fideler halinde dağıtılacak. 

Ücretsiz lavanta fidesi için Tarım ve Orman Müdürlüğü üreticileri, köy muhtarlıkları ve sosyal medya üzerinden bilgilendirerek başvuraları alıyor. Vatandaşların temin ettiği fideler şahıs arazilerine dikilebildiği gibi hazine arazilerine de dikilebiliyor. 

Lavanta Yolu Projesiyle lavanta ekim alanlarının artırılması hedefleniyor. Yaklaşık 250 binin üzerinde lavanta fidesi arazi sahiplerine dağıtılarak köy kenarlarında mor şölen oluşturulacak. 

Akçaköy yakınlarındaki köy kenarlarındaki yol güzergahlarında lavanta dikimi yapılarak köydeki lavanta üretimi artırılması amaçlanıyor. Geçtiğimiz günlerde çiftçileri bilgilendirmek için Vali Hasan Şıldak’la bir araya gelinen toplantıda arazilere lavanta dikimi konusunda üreticeler bilgilendirildiler. Geçen yıl 100 binin üzerinde dağıtılan lavanta fidelerinin Karakent Köyü kenarlarına ve yol üzerinde bulunan arazilere dikilerek lavanta turizminin geliştirilmesine katkı sağlandı.

Hatice Dursun 

 

Yayınlandığı Kategori Manşet
No Internet Connection