Manşet - Burdur Gazetesi | Burdur Haberleri, Burdur Haber
Perşembe, 15 Ağustos 2019 15:52

16 Ağustos 2019 - Cuma - Burdur Gazetesi

16 Ağustos 2019 - Cuma - Burdur Gazetesi

Yayınlandığı Kategori Arşiv
Perşembe, 15 Ağustos 2019 15:50

Medeniyetin Doğum Şehri; Çatalhöyük

 MEDENİYETİN DOĞUM ŞEHRİ: ÇATALHÖYÜK

Yaklaşık 9000 yıllık bir tarih… Öyle ki bölgeye yaklaşır yaklaşmaz zamanın derin ve tozlu derinliklerine doğru yol almaya başladığınızı hissedeceksiniz. Hele yazın buradaysanız bu eşsiz yolculuğa rüzgar da eşlik edecek ve sizi yalnız bırakmayacak. Tarihin ilk şehirlerinden biri, medeniyetin doğum şehri Çatalhöyük’e, zamana yolculuğa hoş geldiniz…

TARİHE YOLCULUK BAŞLIYOR: ÇATALHÖYÜK

Dünya mirasında yer alan insan ilişkilerinin henüz en saf, en temiz olduğu o muhteşem dönem 9 bin yıllık tarih, insanlar evlerine damdan giriyor ve evlerinin altında sevdiklerinin mezarları ile dolu. Ve bir sandık var 9 bin yıldan beri sapasağlam. Bu eşsiz tarihi yeri hepimiz merak etmişizdir. Çatalhöyük, Konya’nın Çumra ilçesinin 11 km. ilerisindeki insanlığın başlangıcı olan yerdir. İsmini şeklinden almıştır. Çatalhöyük farklı yükseklikte 2 tepeden oluşmakta ve yukarıdan bakınca çatal şeklinde göründüğü için şimdiki ismini almıştır. Böyle devasa bir yerin ilk keşfini ise 1958 yılında J. Mellaart tarafından keşfedilmiş 1961-1963 ve 1965 yıllarında ilk kazılar yapılmıştır. Çatalhöyük, 2012 yılında UNESCO Dünya Mirası listesine alınmıştır.

 

ANADOLUNUN İLK HALKLARI

Anadolu’nun ilk halkları Çatalhöyüklülerdir. Bu insanlar, 13 hektarlık bir alanda yaşıyorlar. Böylesine küçük bir alanda yaşamalarına rağmen mutlu, huzurlu, herkes eşit haklara sahip örnek bir toplum olmayı başarmışlardır. Çatalhöyüklüler, savaş ya da çatışma olmadan tam 4 bin yıl yaşamışlardır. Bu tarih kokan yer 18 katman ve 2 höyükten oluşmaktadır. Çatalhöyük’teki yerleşimin, yani şehirciliğin en iyi bilinen dönemi ise 7. ve 11. katmanlarıdır. Bu yerleşim yerindeki evler, kerpiçten yapılmış ve evler yan yana bitişiktir. Bu sebepten dolayı ki sokak yoktur. Sokaksız bir mahalle merak edilen kadim bir medeniyettir. Düşünün ki bugünkü batı uygarlığını şekillendiren bir toplum. Çatalhöyük, dünyanın en büyük ve en uzun ayakta kalan imparatorluklardan biridir. Böylesine bir yeri sen ellerinle topraktan kazıyor ve insanlık tarihine armağan ediyorsun. Ne kadar heyecan ve gurur verici bir sahne öyle değil mi?

 

KADINLARIN EL ÜSTÜNDE TUTULDUĞU MEDENİYET

Konya Çatalhöyük’ te bulunan MÖ 5750’den kalma sözde ana tanrıça heykeli. Kazılarda yüzlerce sözde ana tanrıca heykelcikleri bulunmuştur. Çıplak bir kadın figürü olan ve elleri hayvanların başları üzerine konmuş bir heykeldir. Bacakları arasında gözüken top şeklindeki figür ile doğum yapan kadını göstermek istenmiştir. Üretkenliği dolayısıyla çoğalmayı temsil eden bir eserdir. İnsan yaşamının kaynağı olan kadın, bereketin temsilcisi olarak ifade edilmiştir. Sanırım bir zamanlar kadınların şimdiki zamanına göre daha farklı biçimde el üstünde tutulduğu, saygı duyulduğu, kutsal sayıldığı zamanlar.

 

ANADOLU’NUN EN ESKİ RESSAMLARI ÇATALHÖYÜKLÜLER

Anadolu’nun en eski ressamları arasında Çatalhöyüklüler var. Çatalhöyük, neolitik insanının kültürel yapısını, sanata olan bakış açısını anlayabileceğimiz en önemli arkeolojik kazılardan biridir. Bundan 9 bin yıl öncesine olmasına rağmen muhteşem sanat eserleri ortaya koymuşlardır. Bu eski ressamların çizimlerini yakından görmenizi tavsiye ederim.

SANATIN BAŞLANGICI

İnsanlığın ve sanatın başlangıcı olan Çatalhöyük de büyük gizemler vardır. Evlerde bulunan esrarengiz resimler doğanın gücüne işaret edebilir. En eskiden beri Anadolu’da görülen hayvan sembolleri arasında en güçlü olarak ve en bilindik olanı şüphesiz boğadır. Adeta insanın doğaya karşı güçlü bir şekilde savaştığını üstün çıkmaya çalıştığını anlatmaktadır.

 

 

 

MEZAR HEDİYESİ OLAN BIÇAK

Kemik saplı çakmak taşı bıçak. Bu bıçağın sapı yılan şeklindedir. Boyu ise 10,3 cm’dir. Sembolik bir anlamı olduğu düşünülmektedir. Bir erkek mezarın da mezar hediyesi olarak bulunmuştur. Bıçak, yaklaşık MÖ 6070-5950 yıllarına bulunduğu tahmin ediliyor.

 

KADIN EL ÜSTÜNDE

Bundan 9 bin yıl önce aynı tuzluk, aynı kap, kacak, aynı takıları kullanan bir toplum. Çatalhöyük; kadınlara saygı duyulan, savaşların olmadığı, ailelerin kendilerine yetecek kadar özel mülke sahip oldukları herkesin barış içerisinde birlikte çalıştığı kadının adeta el üstünde tutulduğu bir medeniyettir. Anadolu’nun ilk yerleşik hayatına geçen insanların kullandığı eşyaları görmek, nefes aldıkları havayı solumak isterseniz burası Çatalhöyük olacaktır.

 

DÜNYADAKİ İLK HARİTA ÖRNEĞİ HASAN DAĞI

Sanatı gündelik yaşamın içinde yer eden Çatalhöyük. Günümüzden 9 bin yıl önce cilalı taş devrinde insanlar burada yaşamlarını sürdürmüşlerdir. Bu huzur dolu yaşadıkları yerleri ise beyaz renkte bir sıva ile defalarca sıvanmışlardır. Çatlamaması içinde ot, bitki sapları ve yaprak parçaları katmışlardır. Çatalhöyüklüler için boğa boynuzları önemli bir yere sahipti çoğu evde bulunurdu ve dünyada ilk harita örneği sayılan hasan dağının gravürü de yine burada bulunmuştur. Çatalhöyük’teki bu yapıtlar insanlık tarihine ışık tutuyor. Buluntu yerinde levhası var. Orijinali ise Anadolu Medeniyetler Müzesi’nde sergilenmektedir. Bir tarihi severler olarak mutlaka görün derim.

 

 

BAŞSIZ İNSANLARI YİYEN KIZIL AKBABALAR!

Çatalhöyük’teki insanlar, bir kişi öldüğü zaman akbabalar kafasını yemesi için meydana bırakırlarmış. Ve oluşan bu sahneyi resim haline getirmişlerdir. Aynı uygulama bugün farklı bölgelerde de sürüyor. Dünya mirasında yer alan bu tarihi yerimizi bambaşka bir açıdan bakmanızı sağlayan muhteşem bir geçmiş.

ÇATALHÖYÜK’E YELKEN AÇIN

Sevgili dostlar, özgürlüğünüzü alın sırlarla, olağanüstü gizemlerle dolu yaklaşık 9000 yıl öncesine, medeniyetin doğum şehri Çatalhöyük’e yelken açın, hep seyahatte kalın.

Hatice SAYANER

Yayınlandığı Kategori Manşet

Türk Eğitim Sen Şube Başkanı Orhan Akın, 1 Haziran’da yapılan LGS sonuçlarını gazetemize değerlendirdi. 22 Temmuz’da açıklanan LGS yerleştirmelerine göre bazı okullarda yığılma olurken bazı okullarda da kontenjan açığı oluştu. Anadolu liselerindeki bu yığılma sorununa ilişkin Türk Eğitim Sen Şube Başkanı Orhan Akın, lise çeşitliliğinin azaltılması gerektiği, öğrenci sayısının az olduğu yerlerdeki okulların anadolu lisesine dönüştürülmesi önerisinde bulundu.   

 Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) tarafından Liselere Geçiş Sistemi (LGS) kapsamında yapılan merkezi sınav sonuçları 24 Haziran’da açıklandı. Açıklanan sonuçlara göre, ülke genelinde geçen  yıl 18 olan 1. sayısı bu yıl 565’e çıkarken Burdur’dan tam puan alarak 1.’liği paylaşan öğrenci sayısında artış olmadı.

1 Haziran’da yapılan LGS sonuçlarının açıklanmasının ardından, Milli Eğitim Bakanlığı resmi internet sitesinde, 2019 yılı ortaöğretim kurumları kontenjanları ve illere göre yüzdelik dilimlerdeki öğrenci sayıları yayınlandı. İllerdeki başarı sıralamasına göre Türkiye genelinde önceki yıllarda ilk 10’larda yer alan şehrimiz, geçen yıl 23. sıradaydı, bu yıl ise 26. sırada yer aldı. Bu konu hakkında da görüşlerini dile getiren Türk Eğitim Sen Burdur Şube Başkanı eğer eğitime çeki düzen verilmezse ‘Gelecek yıl belik de 50. sırada oluşumuzu tartışırız.” görüşünü iletti.  

LGS’nin genel bir değerlendirmesi yapan Türk Eğitim Sen Burdur Şube Başkanı Orhan Akın;

“LGS tercih sonuçlarına göre artık tercihler yapıldı ve sonuçlar açıklandı. Sonuçlara baktığımız zaman bazı okullarda yığılmalar söz konusu. Fakat bazı okullarında kontenjanların açık kaldığı Milli Eğitim Bakanlığı’nın açıklamalarında bunu görüyoruz. Tabi bu kontenjanlarda ve okullara kayıtlarda belirli bir not kotası olmadığı için işte bu kadar diploma notuyla şuraya gider denilmediği için ailelerin tercihleri nedenleriyle yerleştirmeler oluyor. Ailelerde çocuklarını anadolu liselerinde okutmak istiyor. Dolayısıyla belirli bir not kotası olmadığı için aileler hep anadolu liselerini tercih ediyor. Bu yüzden anadolu liselerinde bir yığılma söz konusu. Yığılma olduğu zaman ne gibi bir sonuç ortaya çıkacak? Yığılmanın olduğu yerlerde ikili eğitim söz konusu. Milli Eğitim Bakanlığı artık Türkiye’de içinde bulunduğumuz çağda ikili eğitimin söz konusu olmadığına dair Sayın Ziya Selçuk’un ve diğer bakanların açıklaması var. İstanbul’da ve Ankara’da ikili eğitim yapacaklarını söylemeye başladılar. Artık okul idareleri, milli eğitim müdürlükleri bu tür açıklamalar yapmaya başladılar. Burdur’da durum bu şekilde. Meslek liselerinin kontenjanları boş kalırken malesef şu anda anadolu liselerinde büyük bir yığılma söz konusu. Bu sorun nasıl aşılabilir? Ailelerin bu konuda ne yapması lazım?

Lise çeşitliliği

azaltılmalı

Bir defa bu kadar çok çeşitli bir lise söz konusu olmaması lazım. Spor, güzel sanatlar, fen, sosyal bilimler, temel liseler, anadolu, imam hatip gibi liselerin çeşitliliğini azaltmak lazım. Anadolu liselerindeki bu yığılmalarıda yeni derslikler yaparak veya diğer okullarda yığılma varsa bir başka meslek lisesinde eğer boş sınıflar varsa Sayın Ziya Selçuk’ta milli eğitimlere gönderdiği yazıda Temmuz’un sonuna kadar bu okulları bize bildirin demişti. Bu yerleştirmeler neticesinde öğrenci sayısının az olduğu yerlerdeki okulların anadolu lisesine dönüştürülmesi lazım. 

Burada üç-dört tane problemle karşı karşıyayız. Bir yerde 30 kişilik sınıflar elbette sıkıntılı. 40 ve 50 kişiye çıkarsa bu rakamlar öğrenci sayısı artacak ve öğrenci sayısı arttığı yerde öğretmen sınıfa hakim olamamaya başlayacak. Sınıf yönetimi öyle çok kolay bir şey değil. Öğrenciler kalabalık sınıflarda okumak zorunda kalacaklar. Böylece eğitimin verimliliği düşecek ve tabi öğrenci motivasyonlarıda düşünce de malesef çok düzgün eğitimi yapılamayacak. 

Milli Eğitim Bakanlığı’nın ders saatlerinin ve türlerinin düşürülmesine dair çalışmaları var. Liselerde 18-19 çeşit ders var. Mesela Avrupa’daki okullarda stajlarla çocukların kendi yetişeceği alanda öğrenme durumu olacaktır. Tabi LGS yerleştirmelerinin sonucunda belirli okulların kontenjanları boş kalıp, belirli okullarda yığılma olduğu zaman biz bir Türk Eğitim Sen öğretmen sendikası olarak eğitim çalışanlarının sesi olarak orada öğretmen ihtiyacı ortaya çıkacaktır. Sınıf çoğaldı, öğrenci çoğaldı o okulda ne yapacaksınız? Öğretmen ataması olmadığı zaman da ücretli öğretmen atama durumuna geçecekler. Ücretli öğretmenin olduğu yerde de malesef eğitim kalitesinden ve eğitimin verimliliğinden bahsetmek söz konusu olmayacaktır. Bir an önce Sayın Ziya Selçuk’un talimatları doğrultusunda bu dönüştürülmesi gereken okulların İl Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından hemen dönüştürülmesi lazım. Bazı konularda inat etmemeleri lazım. Okul kontenjanlarını, sayıların ve velilerin tercihlerine bakarak o okulların dönüştürülmelerini de tamamlamaları gerekecektir. Kaldı ki kalabalık sınıflarda hiçbir veli öğrencisini okutmak istemez. Ücretli öğretmenin derse girdiği yerlerde malesef öğrenciler eğitimin veriminden faydalanamayacaktır. Ülkemizde bu kontenjanla alakalı çok ciddi sıkıntılar söz konusudur. Bir an önce bu bahsettiğimiz dönüşümü yapmaları lazımdır. Bir an öncede lise türlerinin azaltılması gerekmektedir. 

Çocukların derslerde öğrendiği şekliyle sınavda karşılaştıkları soru şekli farklıdır. Eğitimin ders sonunda öğrenciye kazandırmaya çalıştığı temel yetenekleri dahi kazandırılmadığı ortaya çıkıyor. Dindar nesilden bahsediliyor. Akademik bilgileri de verememeye başladık. Bir an önce eğitimle alakalı çalan bu zilleri hem eğitim yöneticileri hem yerel yöneticiler hem de okul idarecileri görmek zorundadır. Eğitim Türkiye’nin geleceğini ilgilendiren çok ciddi bir meseledir. Bu mesele konusunda iktidarda bir an önce bunun önlemini almak zorundadır. 

Tam puan alan

öğrenci sayısı düştü

Burdur’da LGS’de geçen yıl tam puan alan öğrenci sayılarına düşüşler söz konusu. Sınav sonuçlarına baktığımız zaman Burdur malesef 26. sırada. Televizyon programlarında da biz bundan bahsettik. Yetkili temsilcinin sendikanın temsilcisi bunnu böyle olmadığını iddia etsede sonuç ortadadır. Bir an önce Burdur’un eğitim kenti diye isimlendirilen o marka ismini geri alabilmek için milli eğitimin en başından en alt yöneticisine varana kadar bir çeki düzen verilmesi gerekmektedir. Öğretmenleri rahatsız etmememeleri gerekmektedir. Öğretmenlerin özlük hakları konusunda bile yeterli birtakım şeyleri yapmayan milli eğitim müdürlükleri mahkeme sonuçlarıyla hareket etmeye başlamışlardır. Gölhisar’da farklı uygulama yaparken Bucak’ta farklı uygulama yapmaktadırlar hem de adaletten bahsetmektedirler. Ama malesef öğretmenlerde bu ortamda huzursuz olmaktadırlar. Eğitim çalışanlarını rahatsız etmeye kimsenin hakkı yoktur diye ifade etmek gerekir.

Eğitimin ciddi bir mesele olduğunu bahsettik. Veliler, öğrenciler, öğretmenler eğitimin bütün katmanları, bütün paydaşları özellikle sivil toplum örgütleri olarak biz her zaman alanlardayız. Başta Sayın Vali olmak üzere Milli Eğitim Müdürü ve diğer sendikalar sese kulak vermek zorunda ve hiç olmazsa iki ayda bir bir araya gelip bizlerin görüşleriyle eğitim öğretime çeki düzen vermek gerekmektedir. Zamanı geldi diye düşünüyoruz. Yoksa gelecek sene 50. sırayı konuşmak zorunda kalırız.”dedi.    

Hatice Dursun

Yayınlandığı Kategori Manşet
Perşembe, 15 Ağustos 2019 15:50

Milletin partisi Ak Parti 18 yaşında

AK Parti Milletvekili, TBMM Başkanlık Divanı Üyesi Bayram Özçelik, AK Parti’nin kuruluş yıldönümünü dolayısıyla basın açıklaması yaparak;

 

“AK Parti’nin milletin sesi, Türkiye’nin partisi, AK Parti milletin ta kendisidir. AK Parti, tüm vatandaşlarımızın gönlüne dokunmuş bir partidir. Tüm hanelerde, binalarda, sokaklarda, mahallelerde, ilçelerde, şehirlerde hizmeti olan, eseri olan bir partidir.”dedi. 

AK Parti’nin kurulduğu tarih olan 14 Ağustos 2001’in Türk siyasi tarihi için gerçek bir milat olduğunu söyleyen Milletvekili Bayram Özçelik“Ülkemizin ve milletimizin geleceğini ışığıyla aydınlatan AK Parti; umudun ve inancın adı olmuş, coğrafyamızda ve dünyada Türkiye’yi önemli ve stratejik bir ülke konumuna getirmiştir. 14 Ağustos 2001’de Genel Başkanımız ve Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde arkasındaki milyonlarla kutlu yola çıkan partimiz, her seçimde başarılarını katlayarak arttırmıştır. AK Parti olarak; “Artık hiçbir şey eskisi gibi olmayacak” şiarıyla millete hizmet yolunda her türlü meşakkatle, badirelerle boğuşarak bugünlere geldik.

 

Ülkemizin şahlanışının başlatıldığı o tarihten bugüne yapılamayanı yaptık, başarılamayanı başardık. AK Parti ile Türkiye bugün mazlum halkların ve İslam âleminin umudu olmuş, dünyadaki tüm gönüllere yürekten dokunmuştur. İşte bu süreçte Türkiye’nin bölgesinde ve dünyada güçlenmesini hazmedemeyenler her türlü şer oyunlarıyla, hain emellerle ülkemizi, yıldırmak istemiş, eski Türkiye’ye döndürme hevesleri kursaklarında kalmıştır. Hukuki engellemelerle siyasi ve askeri darbe girişimlerine kadar Türkiye’yi Recep Tayyip Erdoğan’sız ve AK Parti’siz bırakma teşebbüsleri daima ellerinde patlamıştır. Biliyoruz ki, bir liderin arkasında milleti dimdik durdukça gaflet, dalalet ve hatta hıyanet içine düşenlerin yanı sıra onlara çanak tutanlar da kaybetmeye daima mahkum kalacaktır” Dedi.

“AK PARTİ İLE BİRÇOK HİZMETİ BURDUR’UMUZA KAZANDIRDIK”

AK Parti iktidarları ile Türkiye’de birçok yatırımın kazandırıldığı gibi Burdur’da da birçok yatırımı yaptıklarını belirten Milletvekili Özçelik “ AK Parti İktidarları döneminde Ülkemizde birçok hizmeti ve yatırımı yaparak hemşerilerimizin hizmetine sunduk. Burdur’umuzda Kurucu İl Başkanı olarak başladığım bu kutlu davada, Milletvekili olduğum günden bu güne Burdur’umuzun ihtiyacı olan yatırımları kazandırmak için çalışmalarımızı gerçekleştirdik. Genel Başkanımız ve Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın destekleriyle de bir çok projesi yapılan ve 1 TL iz ödeneği ayrılarak yapımına başlanamayan projeleri, yarıda kalan yatırımları bitirerek hemşehrilerimizin hizmetine sunduk. Yine yeni projeler yaparak birçok yatırımı gerçekleştirdik. Burdur’umuzda yapılamayanları yapmanın mutluluğu içerisindeyiz. AK Parti olarak bizlerin tek amacı Ülkemize ve İlimize hizmet etmek oldu.

Bu duygu ve düşünceler içinde partimizin kuruluşundan bugüne kadar teşkilatlarımızın her kademesinde görev yapan, emeği geçen herkese teşekkür ediyorum. Teşkilatımızda görev yapmış, bugün aramızda bulunmayan, ahirete irtihal etmiş kardeşlerimizi rahmetle yad ediyorum. AK Parti’yi kurarak tarihe düşülen notlarda bizim de katkımızın olmasını sağlayan Genel Başkanımız, Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’a minnet ve şükranlarımızı arz ediyorum. Partimizin 18. kuruluş yıl dönümünün teşkilatlarımıza ve desteğini artırarak devam ettiren aziz milletimize, ülkemize ve tüm dünya insanlığına hayırlar getirmesini temenni ediyorum.” Dedi.

Yayınlandığı Kategori Manşet

İlkeli, dürüst ve seviyeli siyaset yapacaklarına vurgu yaparak; “Bundan da ödün vermeyeceğiz. Milletimiz adına sabretmeye ve doğruları söylemeye devam edeceğiz.” Dedi.

 

İyi Parti Bucak İl Başkanı Sefa Sönmez yazılı basın açıklaması yaparak; Bilindiği üzere şahsımın yapmış olduğu yazılı basın bildirisine Burdur Milletvekili Yasin Uğur aynı şekilde cevap vermiştir. Yapmış olduğumuz her açıklamada amacımız yapıcı bir üslupla Bucak’ımızın başta eğitim,sağlık ve alt yapı olmak üzere gelişimine katkıda bulunmaktır. Her ne kadar kabul etmeseler de gerçek budur. Biz milletimizin bizlere tevdi ettiği muhalefet görevini elimizden geldiğince layıkıyla yapmaya çalışıyoruz. Takdir aziz milletimizindir.

İstanbul seçimleri ile yıkıcı siyaset devri bitmiş yapıcı ve yol gösterici siyaset dönemi başlamıştır. Hiç bir zaman şahıs ve kurumları hedef alan hakaret ve rencide edici cümleler ile siyaset yapmamışızdır. Bu bizim temel ilkemiz olup Türk siyasi kültüründe de son dönemler haricinde olan bir davranıştır. Başta Genel Başkanımız ve partili üyelerimiz olmak üzere hatta seçmenlerimize malum siyasi parti yetkilileri ve üyeleri tarafından yapılmadık hakaret atılmayan iftiralar kalmamıştır.Sayın Vekil diyor ki: İYİ PARTİ seçmenine saygısından dolayı cevap vermemiş bana şimdiye kadar.Yenimi aklınıza geldi İYİ PARTİ’ye oy vermiş 11.046 vatandaşımız ve Partimize oy vermek isteyipte iftiralarınızla inandırdığınız vatandaşımıza saygınız!Milletvekili arkadaşın yaptığı mesnetsiz açıklamalara sadece gülüyoruz.Sizde biliyorsunuz ki Artık Millet size inanmıyor,Bizler Milletimize şu sözü verdik;İlkeli,dürüst ve seviyeli siyaset yapacağız.Bundan da ödün vermeyeceğiz.Milletimiz adına sabretmeye ve doğruları söylemeye bizler devam edeceğiz. Şahsım ve dava arkadaşlarım adına yine yol gösterici bir izahatla şunları söylemek istiyorum.

Birincisi şudur; Seçim meydanlarında İlçemizdeki Üniversiteli öğrenci sayısının 10.000 e çıkarılacağı Sayın Vekil arkadaş tarafından bizzat vaad edilmiştir. Ancak bu yıl toplamda 1348 öğrencinin kayıt olduğu yine bizzat Vekil Yasin UĞUR tarafından ifade edilmiştir. Bu rakam dikkate alındığında tüm fakülteler 4 yıllık bile kabul edilse toplam öğrenci sayısı 5 binler civarında olacaktır. Hedefte ki rakamın tutturulma şansı mevcut hali ile yoktur. Altını çizerek söylüyorum ki çözüm önerimiz şudur; Geleceğin meslekleri olarak kabul edilen alanlarda YÖK ile işbirliği yapılarak güncel olan alanlarda bölümlerin açılması gerekmektedir. Buna yoğunlaşmalı ve bu alanda çalışmalar hızlanmalıdır.

İkincisi; Gerçek şudur ki Gölhisar Fen Lisesi Bucak Fen Lisesinden daha fazla öğrenci almaktadır. El insaf ki bu konu da susması ve şapkayı öne eğmesi gerekenler talihsiz bir cevap vererek İlçemiz Adem Tolunay Fen Lisesinin 12 derslikli olduğunu kendileri söylemektedirler.3 şube baz alındığında Ortaöğretimde eğitim süresi de 4 yıl olduğuna göre 12 Şubeli bir proje okulu olarak değerlendirilebileceği ortadadır. Her şube 30 öğrenci almış olsa 3 şube de 90 öğrencinin rahatlıkla eğitim alabileceği basit bir matematik ile tespit edilebilir. Eğer Vekil arkadaş  Gölhisar’ın kontenjanın 90,Bucak’ın 60 olmasını kabulleniyorsa ve gururla söyleyebiliyorlarsa diyecek sözümüz kendilerine yoktur.Zira birkaç puanla,ilgili proje okulunun 60 kontenjanına giremeyen ve 90 olsa idi benim çocuğum da proje okulana girecekti diyen velilerimiz adına takdiri Bucak halkımıza bırakıyorum.

Üçüncü  bir gerçekte Emin Gülmez Ortaokulu ve Oğuzhan İlkokulu ile Cumhuriyet Ortaokuludur.

Emin Gülmez Ortaokul inşasının hemen girişinde inşaat bitim tarihi 23.07.2018 dir.Tarih olmuş Ağustos 2019.Yeni eğitim öğretim yılının açılmasına 1,5 ay kalmıştır.İnşaat kaderine terk edilmiş ve

yaprak kımıldamamaktadır.Konak Mahallesindeki veli kaç yıl daha Toki ye taşınmış durumda ki Emin Gülmez Ortaokuluna öğrencisini gönderecektir.İlköğretim, Anayasamıza göre ücretsizdir.Acaba evleri Hükümet binasının çevresinde olan ya da Ayfer Gök Lisesinin çevresinde olan vatandaşlarımız servis olmadan öğrencilerini Emin Gülmez Ortaokuluna gönderebilecekler midir?

Servis ücreti aylık 180-190 TL olduğu düşünülürse bir yılda 2000 TL eder yaklaşık olarak. Sorum şudur ki; kaç yıl daha bu servis ücretini veliler vermek zorundadır? Aynısını Yunus Emre Mahallesi için de söyleye biliriz. Cumhuriyet Ortaokulu kapatılarak Yunus Emre-Karayavatlar ve çevresi Ayşe Sak Ortaokuluna çocuklarını servissiz nasıl gönderecektir.Bu mahallelerin veli ve çocuklarını rahatlatacak bir çalışma var mıdır?Varsa kamuoyu adına merakla bekliyoruz. 

Oğuzhan İlkokulu daha acı bir durumdadır. Okul boşaltılalı bir yıl olmuş ve bırakın çivi çakılmayı bina hala atıl bir şekilde yıkılmayı beklemektedir. Akıbeti nedir?  Bize göre meçhuldür! Çavuşlar ve Oğuzhan Mahallesinde ikamet eden yavrularımız( ilkokul 1 ve 2 deki yavrucaklar) kaç yıl daha yağmur ve çamurda eğitim almak için Cumhuriyet ilkokuluna gidecektir. Hele hele 2 tane anayolu atlayarak gidecekleri düşünülürse veliler her gün acaba çocuğum caddeden atlayabildi mi? Başına inşallah bir şey gelmemiştir diye dua ede ede ve telaşla, panikle kaç yıl daha okula göndereceklerdir? Bucak kamuoyuna Oğuzhan İlkokulunun tekrar eğitime açılma tarihini Vekillerimizin çıkarak açıklamasını bekliyoruz.Bizler biliyoruz ki 2021 e kadar yatırım planına Oğuzhan İlkokulu daha alınmadı.

 Dördüncü olarak 2007 den 2012 ye kadar liselere giriş sınavında 5.sırada yer alan ilimiz ve ilçemiz 2018 de  (23.) 2019 da ise (26.) olmuştur. Bizler bu kötü gidişe dur demek derdinde iken sizler başarı gibi gösterip sahiplenmekle ne kazanacaksınız. Sizin başarı anlayışınızda Burdur’un il olarak ilk 50 de olması herhalde yeterli olarak görülmektedir. Siyasi rant uğruna geleceğimiz gençliğimiz heba edilemez. Eğitim hepimizin önceliğidir. Makamlar gelip geçici ama geleceğimiz, gençliğimiz bakidir.Bizlere göre eğitimde ki amaç en iyi şartlarda en yüksek kalitede eğitim vererek geleceğin Türkiye’sini inşa etmektir. 

Beşinci bir gerçekte İlçemizin güzide bir eğitim kurumunun geçmişten günümüze başarı sıralamasıdır. O okulun web sayfasına girilirse yıllara göre başarı grafiği orada yer almaktadır. Başarı grafiği hususunda Vekil arkadaş yanıltılmıştır. Örneğin 2011 YKS de Burdur da ilk 10.000 (On bin) e giren öğrenci sayısı 41 iken, Bucak’tan 27 öğrenci ilk on bine girmiştir. Bunun 19 tanesi sözü geçen eğitim kurumundandır. Bugün ise ilk 20.000 e giren öğrenci sayısı 18 dir diye Vekil arkadaş övünmektedir.

Kurumun yıpratılmaması adına sadece şunu söyleyebiliriz. Okulun öğretmenleri ve idarecilerinin sosyal medyada paylaştığı grafik istatistik olarak durmaktadır. Kendilerine özelden gönderebileceğim istatistik e bakarak VEKİL ARKADAŞ başarılı görür ise tekrardan paylaşım veya basın açıklaması yapabilir.Böylelikle Hem VEKİL ARKADAŞIN Eğitimden ne kadar anladığını ve okuduğunu anlama kabiliyetini hepimiz görmüş olacağız…

Çözüm önerimiz eğitim kurumlarında adalet ve liyakat esaslı öğretmen ve yönetici atamasıdır. Sayın Milli Eğitim bakanımız Ziya SELÇUK’ un dediği gibi;’’Kâbe nin anahtarını gayri müslime teslim eden medeniyet, kenar mahalledeki okul yöneticiliğini layığına veremiyor…’’. Aslında Vekil arkadaşa cevabı Sayın Bakanımız vermiştir.

Bucak’ın eğitim durumu hakkındaki açıklamamızdan dolayı velilerimizden,kendi partilerine mensup veliler tarafından hatta AK PARTİ ÜYELERİNDEN bile bizzat teşekkür telefon ve mesajları gelirken Vekil arkadaş neyi savunmaktadır.Vekil arkadaş öğrenci velileri ile görüşürse sağlıklı bilgiye ulaşabilir.

Görüldüğü gibi biz söylediklerimizin arkasındayız. Amacımız kurumları ya da şahısları hedef almak değildir. Bağcıyı dövmek hiç değil üzüm yemektir. Amacımız daya İYİ daha yaşanabilir daha müreffeh bir Bucak içindir. Bu nedenle her sözümüz İYİ bir Bucak, gençliğimiz için İYİ bir gelecektir. Bucak kamuoyuna saygılarımla...

Yayınlandığı Kategori Manşet
Perşembe, 15 Ağustos 2019 15:50

Yüzmek için girdiği gölde can verdi

Salda Gölü’ne balon simitle açılan Hasan İlhan boğularak can verdi. Cansız bedenini dünya rekor denemesi yapan Derya Can’ın dalış ekibi çıkardı. 

 

Denizli Çivril’de ikamet eden Hasan İlhan(29) yüzmek için eşi ve iki çocuğuyla Salda Gölü Halk Plajı’na geldi. Yüzme bilmediği için balon simit ile göle açılan Hasan İlhan, şişme simit üzerinden düşünce çırpınmaya başladı. 

Hasan İlhan’ın çırpındığını gören eşi ise çevredikelerden yardım istedi. Olay yerine jandarma ve polis ekipleri sevk edilirken, genç kadın bu esnada sinir krizi geçirdi. Yaklaşık yarım saatlik aramanın ardından Hasan İlhan’ın cansız bedenine ulaşıldı. 

Bir süredir Salda Gölü’nde rekor denemeleri için çalışmalarını sürdüren Serbest Dalış Rekortmeni Derya Can’ın dalış ekibince bulunan Hasan İlhan’ın cenazesi otopsi için hastaneye götürüldü. 

Yayınlandığı Kategori Manşet
Perşembe, 15 Ağustos 2019 15:50

2. Burdur Büyük Yağlı Güreşleri başlıyor.

Burdur Belediyesi’nin ev sahipliği yaptığı ve bu yıl ikincisi düzenlenecek olan Yağlı Güreşler 17 Ağustos’ta başlıyor.

Burdur Belediye Başkanı Ali Orkun Ercengiz’in öncülüğünde düzenlenen 2. Burdur Büyük  Yağlı Güreşleri’ne Kırkpınar Baş Pehlivanlarının yanı sıra Türkiye genelinde Milli Sporcuların da katılacağı açıklandı;

Altın Kemerli 2019 Kırkpınar Baş 1.si Ali Gürbüz, Kırkpınar Baş 2.si Orhan Okulu, 2018 Kırkpınar Baş 1.si Finalist Şaban Yılmaz, 2006 Osman Aynur, 2019 Kırkpınar Baş 3.sü Hamza Köseoğlu, 2019 Kırkpınar Başaltı 1.si Özkan Yılmaz, Başaltı 2.si Yılmaz Öncül, Başaltı 3.sü Menderes Saltık, Yıldıray Akın, 2018 Kırkpınar Başaltı 1.si Ertuğrul Dağdeviren, Başaltı 3.sü Tanju Gemici’nin yanı sıra Milli Sporcular Fatih Çakıroğlu, İsmail Güzel gibi isimler Er Meydanında buluşacak. 

17 Ağustos’ta yapılacak olan 2. Burdur Büyük Yağlı Güreşleri, saat: 09.30’da Serenler Otel Çim Sahası’nda yapılacak olup, girişler ücretsizdir. Gün boyu devam edecek olan 2. Burdur Büyük Yağlı Güreşleri’ne tüm Burdur Halkı Davetlidir.

Yayınlandığı Kategori Manşet
Perşembe, 15 Ağustos 2019 15:50

Sigara vergisine zam!

Sigaradan alınan vergi miktarına zam geldi. Sigaranın asgari maktu vergi tutarı 0,2895 TL’den 0,3899 TL’ye çıktı.

Cumhurbaşkanı kararı ile, sigaradan alınan asgari maktu vergi tutarı, 0,2895 TL’den 0,3899 TL’ye çıktı. Paket başına asgari maktu vergi tutarı 7.8 TL oldu.

Bir paket sigara içindeki her bir dal sigaradan alınan asgari maktu vergi tutarı, 4 Temmuz’da 0,2679 TL’den 0,2895 TL’ye çıkmıştı. Böylece bir paket sigaradan alınan asgari maktu vergi tutarı 5.35 liradan 5.79 liraya yükselmişti.

Asgari maktu vergi tutarı 0,3899 TL olunca paket başına asgari maktu vergi tutarı 7.8 TL oldu.

Sigaranın vergi oranı %67, maktu vergi tutarı ise 0,4539 TL olarak korundu.

Asgari maktu vergi tutarı nedir?

Asgari maktu vergi tutarı, sigaranın düşük fiyatla satılmasını engellemeye yönelik bir unsurdur.

Sigarının perakende satış fiyatı ile vergi oranı çarpılır, bulunan rakam asgari maktu vergi tutarından büyükse çarpım sonucu bulunan nispi vergi; düşük ise asgari maktu vergi tutarı esas alınır.

Yayınlandığı Kategori Manşet
No Internet Connection