Manşet - Burdur Gazetesi | Burdur Haberleri, Burdur Haber
Perşembe, 18 Temmuz 2019 14:36

Bu yolda hep birlikte

Vali Hasan Şıldak Başkanlığında, “2019 Yılı Trafik DeğerlendirmeToplantısı” yaplıdığı açıklandı;

 

İçişleri Bakanlığımız tarafından, trafik kazalarından kaynaklı ölüm vakalarının azaltılmasına yönelik hazırlanan “Karayolu Trafik Güvenliği Stratejisi ve Eylem Planı” kapsamında, kısa vadede yapılacak çalışmalarla ilgili “Trafik Güvenliği Uygulama Politika Belgesi” uygulamaya konuldu.

Trafik kazası nedenli ölümler ve ciddi yaralanmaların en aza indirilmesi, kaza nedeniyle yaşanmakta olan manevi kayıpların yanında sosyo-ekonomik kayıpların da ortadan kaldırılmasının hedeflendiği “Trafik Güvenliği Uygulama Politika Belgesi”  kapsamında İlimizde uygulamaya konulan eylem planları ve alınan tedbirleri gözden geçirmek üzere Vali Şıldak başkanlığında Trafik Değerlendirme toplantısı yapıldı.

Toplantıya Vali Yardımcısı Ali Nazım Balcıoğlu, İl Emniyet Müdürü Arif Çankal, İl Jandarma Komutanı J. Alb. Orhan Kılıç ilgili kurum müdürleri ve oda başkanları katıldı.

Burdur İli 2019 yılı ilk altı aylık dönemi trafik verilerinin değerlendirildiği toplantıda, Temmuz-Aralık dönemine ilişkin uygulanacak eylem planları ve alınacak ilave tedbirler gözden geçirildi. Ayrıca İçişleri Bakanımız Süleyman Soylu’nun talimatlarıyla trafik bilincinin oluşması ve farkındalık yaratmak amacıyla yıl içerisinde uygulamaya konulan “Bu Yolda Hep Birlikteyiz” kampanyası kapsamında, öncelik hayatın öncelik yayanı sloganıyla uygulanan Önce Yaya Uygulaması, “Yaşam İçin Kısa Bir Mola” sloganıyla uygulanan “Yaşam Tünelleri” ile ilgili yürütülen çalışmalar görüşüldü.

Toplantının sonunda İlimizde trafik güvenliğinin sağlanmasında üstün gayreti görülen Jandarma ve Emniyet personeli, Vali Hasan Şıldak tarafından “Başarı Belgesi” ile ödüllendirildi.

Vali Hasan Şıldak toplantının son bölümünde yaptığı konuşmada; İçişleri Bakanımız Sayın Süleyman Soylu’nun bizzat talimatlarıyla trafik düzeni ve güvenliğini sağlamak amacıyla uygulamaya konulan trafik eylem planlarının ve yürütülen kampanyaların İlimizde hassasiyetle uygulanması ve herhangi bir aksaklığa meydan verilmemesi için başta Emniyet ve Jandarma birimlerimiz olmak üzere ilgili bütün kurum ve kuruluşlarımızın gereken hassasiyeti en üst seviyede göstermelerini istedi.

Uygulamaya konulan eylem planları ve alınan bütün tedbirlerin, yapılan bütün denetimlerin, yürütülen kampanyaların amacının Vatandaşların can ve mal güvenliğini sağlamak, ölümlü ve yaralamalı trafik kazalarını en aza indirmek olduğunu vurgulayan Vali Şıldak , özellikle sürücülerimizden aşırı hız, emniyet kemeri, araç başında telefon kullanılmaması ve motosikletlerde kask kullanılması noktasında hassasiyet göstermelerini isteyerek “Bu Yolda Hep Birlikte” olduğumuzu unutmamamız gerektiğini vurguladı.

Yayınlandığı Kategori Manşet
Perşembe, 18 Temmuz 2019 14:36

19 Temmuz 2019 - Cuma - Burdur Gazetesi

19 Temmuz 2019 - Cuma - Burdur Gazetesi

Yayınlandığı Kategori Arşiv

AK Parti Burdur Milletvekilleri Bayram Özçelik ve Yasin Uğur Burdur’da devam eden eğitim yatırımları ile ilgili açıklamada bulundu.

Burdur’da devam eden eğitim yatırımları ile ilgili bilgilendirmede bulunan Burdur Milletvekilleri Bayram Özçelik ve Yasin Uğur “Burdur Merkezde HACI RAHMİ SULTAN ORTAOKULUMUZUN inşaat çalışmaları devam etmektedir.

İhale bedeli 7.894.200,00 TL olan, bu okulumuzun inşaatı %30 seviyesindedir. Yine devam eden bir diğer eğitim yatırımımız 16 Derslik + 2 Atölye GÖLHİSAR MESLEKİ TEKNİK ANADOLU LİSESİ inşaatının ihale bedeli 10.853.640,00 TL’dir. İl Özel İdare Müdürlüğümüz tarafından 21/09/2018 tarihinde yer teslimi yapılan bu okulumuzun inşaatı %30 seviyesinde olup, ihaleyi alan firma tarafından çalışmalar devam etmektedir. Yine GÖLHİSAR İlçemizde inşaatı devam eden08/03/2019 tarihinde yer teslimi gerçekleşen Dr. OSMAN ÖZTÜRK 16 derslikli ORTAOKUL inşaatı %15 seviyesindedir. İhale bedeli 7.339.600,00 TL olan okulumuzun inşaatı devam etmektedir. Burdur’umuzda devam eden tüm eğitim yatırımlarını yakından takip etmekteyiz. Müteahhitten kaynaklı sorun yaşanan okullarımızla ilgili de Bakanlığımız ve İl Müdürlüğümüzle görüşmelerimiz gerçekleştiriyoruz. 2002 Yılından bu güne Burdur’umuzda birçok eğitim yatırımını kazandırarak, hemşehrilerimizin hizmetine sunduk. Bu günden sonra da Eğitim Kenti Burdur’umuza yakışan Eğitim yatırımlarını kazandırmak için çalışmalarımız devam edecek.” açıklamasında bulundular.

 

Yayınlandığı Kategori Manşet

Ticaret ve Sanayi Odası’nda düzenlenen kahvaltılı basın toplantısında oda Başkanı Yusuf Keyik, gazetecilerin Basın Bayramı’nı kutladı. Ticaret ve Sanayi Odası Meclis Salonunda toplantıda BUTSO Başkanı Yusuf Keyik, ekonomik sorunlarla ilgili hazırladıkları öneri paketi hakkında bilgi verdi. Bakanlığa ve Türkiye Odalar Borsalar Birliği’ne sunulacak olan ekonomik sorunlarla ilgili birinci ekonomik pakette, Burdur Ticaret ve Sanayi Odası yönetiminin vergi sistemi ve öz sermayenin güçlendirilmesine dair öneriler yer alıyor. 

 

Kredi borçlarının ve kamu alacaklarının yeniden yapılandırılmasının bugüne kadarki süreçte pek verimli olmadığını yaptığı açıklamada belirten BUTSO Başkanı Keyik, çözümün kalıcı yapısal reformda aranılması gerektiğini duyurdu. Ülkemizin ekonomik durgunluk içinde öncelikli hedefi kazandırmak, kazanılan gelirin vergisini de adaletli bir şekilde tahsil etmek olmalıdır. Çözüm olarak vergi affı veya alacakların yeniden yapılandırılması olmamalıdır. Vergi ve gelir dağılımı konusunda açıklama yapan BUTSO Başkanı Yusuf Keyik, gelir vergisinde dilimler artırılarak, vergi oranlarının düşürülmeli. Kurumlar Vrgisi %16’ya çekilmek suraeti ile ticaret erbabı desteklenmeli, ücret gelirinde asgari ücret %10 olarak sabitlenmeli.” görüşlerini savundu.

Bu yıl 111.’si kutlanan Basın Bayramı konusunda konuşan BUTSO Başkanı Keyik; ‘Halkımıza doğru haber alma imkanı sağlayan ve düşüncelerini başkaları ile paylaşmasına aracı olan basın kuruluşları, önemli bir toplumsal görev icra etmektedir. Demokratik hayatımızın vazgeçilmez unsurlarından biri olan, haber alma ve yayma özgürlüğünün en etkili aracı olan basın, demokrasinin yaşamısın ve gelişmesini sağlayan kurumların başında gelmektedir. Meslek ilkelerine uygun, kişi hak ve hürriyetlerine saygılı, tarafsız ve objektif bir yayıncılık anlayışıyla beraber, toplumsal değerlere saygılı, sorumluluk bilinci içinde, tarafsız bir anlayışla görevini yerine getiren özgür basın, demokratik toplum düzeninin korunmasının en büyük güvencesidir. Tarafsız ve özgür bir basının varlığı güçlü demokrasilerin vazgeçilmez unsurudur.”dedi.  

İşletmelerin büyük kısmının sermaye yetersizliği sebebi ile bankalara borçlu durumda olduğunu ve güçlü, rekabet edebilir şirketler için sermaye birilkiteliğinin zaruri hale geldiğini ifade eden BUTSO Başkanı Keyik;

“Dünyadaki ekonomik krizler, ticaretin değişen kuralları, rekabette dengesizlik gibi nedenlerle ticaret ve sanayi erbaplarının sorunlarını bir süredir dozajı biraz yüksek olsa da yaşamaya devam etmekteyiz. Sıkıntılı süreç geçici bir süreçtir. Her akşamın bir sabahının olduğuna inancımız ne ise bu sürecin de bir müddet sonra biteceğine inancımız odur. Ancak; sorunlarımıza çözüm bulabilmek için sorunlarımızla yüzleşmemiz de gerekmektedir.  

Burdur Ticaret ve Sanayi Odası olarak Vergi Sistemi ve Öz sermaye güçlendirilmesine dair önerilerimizi sizinle paylaşmak istiyoruz. 

‘Düzenli Vergi’ toplayabilmek için öncelikle işletmelerin önündeki engelleri kaldırmamız gerekmektedir. İşletmelerin büyük bölümü banka kredisi ile çalışmakta, kredilerini ödemekte de güçlük çekmektedir.

‘Kredi borçlarının’ ve  ‘kamu alacaklarının’  yeniden yapılandırılmasının bugüne kadarki süreçte pek verimli olmadığını hep birlikte gördük.

Çözümü kalıcı yapısal reformda aramamız gerekmektedir.

İşletmelerin karşısındaki en büyük olumsuzluk; sermaye yetersizliği, rekabet şartları, girdi maliyetlerinin yüksekliği ve vergi sistemi olarak karşımıza çıkmaktadır.

İşletmelerin daha verimli ve karlı ticari faaliyetlerini sürdürebilmeleri için “Şirket Evliliklerine” ihtiyacımız vardır.

Devletimiz ve KOSGEB tarafından KOBİ’lerin birleşmesi halinde ciddi miktarlarda destekler vermektedir. Ancak bunlara rağmen beklenen birleşmeler gerçekleşmiyorsa, birleşmelere engel olan diğer hususlara da bakmamız gerekmektedir.      

VERGİ SİSTEMİ

Ülkemiz ve Dünyanın içinde bulunduğu ekonomik durgunluğa baktığımızda vergi mükellefleri ile hükümetlerin karşılıklı fedakârlık içinde olması gerektiğine inanıyoruz. Hele yaşanan ortamda fedakârlıkların daha belirgin ortamda hissedilebilir olması gerekmektedir.

Öncelikli hedefimiz; kazandırmak, kazandırdığımız gelirin vergisini de adaletli bir şekilde tahsil edilebilmek, olmalıdır.  Malını satıp, kar ediyor ama alacağını tahsil edemiyorsa, alacağın tahsilatında yasalar da yetersiz kalıyorsa, Mükellef vergi borcunu ödeyemeyecek hale geliyorsa öncelikli olarak sorunlara çözüm bulmamız gerekmez mi?

Çözüm vergi affı veya alacakların yeniden yapılandırılması olmamalıdır.   

2000’li yıllardan bu günlere bir hatırlatmada bulunmak isterim:

Ülkemizde yaşanan 2000 ve 2001 ekonomik krizlerini müteakiben “Bazı mükelleflerin karşılaştıkları ekonomik ve mali zorluklar nedeniyle vergi borçlarını ödeme güçlüğü içine düşmüştür” diye başlayan, 6 Şubat 2001 tarihli Resmi Gazete ile yayımlanan ve de kamu alacaklarına tahsilat kolaylığı sağlayan bir tebliğ yayımlandı.

Daha sonra 08.03.203 Tarihli Resmi Gazetede “Vergi Barışı Kanunu” ile genel tebliğ yayınlanıp, alacaklar yeniden yapılandırıldı. Kapsamlı bir “vergi barışı” çağrısının tahsilat oranı % 60’larda kaldı.

22.11.2008 Tarihli Resmi Gazete ile “Bazı Varlıkların Ekonomiye Kazandırılması” na yönelik kanun çıkarıldı. Yurt dışında yaşayan Türklerin parasının yurda getirilmesi de bu kanunla özendirildi. Kanun 2009 yılına kadar uzatıldı. Böylece yurt dışından döviz, altın gibi varlıkların getirilme imkânı sağlandı. Paket sadece yurtdışı ile sınırlı kalmayıp yurtiçindeki mükelleflere de çeşitli avantajlar sağlandı.

07 Nisan 2011 Tarihine gelindiğinde ise 2008 yılında çıkarılan 6811 sayılı yasaya istinaden “Bazı Varlıkların Milli Ekonomiye Kazandırılması” hakkında yeni bir tebliğ ile yeniden kamu alacakları yapılandırma sürecine girdi. Yapılandırma paketinde yaklaşık 300 kaleme af sağlandı. Elektrik, su borçlarının yanı sıra matrah artırımı ve stok affı gibi önemli alternatiflerde af kapsamına girdi. Borç Ödemeleri 30 Nisan 2014 tarihine kadar uzadı.

VERGİ ORANLARI

Vergiyi tabana yaymak zorundayız. Bilhassa ekonominin durgun olduğu dönemlerde vergi oranlarını düşürmek sureti hem mükellefe nefes aldırmalı hem alacağın toplanmasına katkıda bulunmamız gerekir.   

Yüksek vergi oranı, çok vergi tahsil edilecektir anlamını taşımamalıdır.

Yüksek vergi ve girdi maliyetleri, merdiven altı diye nitelendirdiğimiz kayıt dışı ticari faaliyetleri körüklemektedir. Kayıt dışı kazanç elde edenlerle, kazancını gerçek beyan edenler arasında haksız rekabet oluşmaktadır. Burada suçlu aramak gerekirse; vergisini düzenli beyan eden ve vergisini muhtelif sebeplerden ödeyemeyen mükellef olmamalıdır.

Devlet sık denetimler ile merdiven altını kontrol altında tutarken bir taraftan da verginin tabana yayılması için çalışma başlatmalıdır.

Gelir Vergisi dilimleri yetersiz, oranları yüksektir. Kurumlar Vergisi oranı günümüz şartlarına göre yüksektir.

Gelir Vergisi

Gelir Vergisinde dilimler artırılarak, Vergi oranları düşürülmelidir. 

Bu sebeple; vergilendirmenin aşağıdaki tabloya uygun olmasını yerinde buluyoruz.

Kurumlar Vergisi

2017 yılına kadar % 20 olan Kurumlar Vergisi oranı 2018 yılında % 10 artırılmak sureti ile % 22 olmuştur.  Kurumlar Vergisi;    % 16’ya çekilmek sureti ile ticaret erbabı desteklenmelidir.

Ücret Gelirlerinde Asgari Ücret

% 10 olarak sabitlenmelidir.

Götürü Gider İndirimi

Belirlenecek bir oran ile işletmenin cirosundan belli bir oranın belge göstermeksizin gider yazılmasına imkân verilmelidir. İşletmelerimiz zaman zaman belgeleyemediği giderleri de olmaktadır.

Devreden KDV ve sair Alacaklar

İşletmeler Devletten alacaklarını,  ödeyecekleri vergiye mahsup etmesine imkân sağlanmalıdır. İncelemeler sonunda haksız alacak söz konusu olmuş ise işletmeden cezalı bir şekilde iadesi sağlanmalıdır.

Peşin Vergi

Peşin Vergi Beyanı ya kaldırılmalı ya da 3 (üç) yıl süre ile ertelenmelidir.

ÖTV – ÖZEL TÜKETİM VERGİSİ  

Ülkemizde fabrika kurup, işçi çalıştıran taşıt vb. özellikli mal imal eden firmalara ürettikleri taşıt ve ürünlerde belirlenecek oranlarda ÖTV indirimi sağlanmalıdır. Ayrıca üretimin belirli miktarını ülke içinde fason ürettiren firmalara da ek olarak vergi indirimi sağlanmalıdır.

KAPSAMLI VERGİ AFFI

Bu güne kadar çıkan Kamu Alacaklarının Yeniden Yapılandırma sürecinin bir işe yaramadığını biraz önce belirtmiştik.  Sürekli yapılan yapılandırmaların borcunu düzenli ödeyenler üzerinde de olumsuz etki bıraktığını ifade ettik.

Bu sebeple; son bir kez kapsamlı af çıkarılmak sureti ile işletmeler aktif ve pasiflerini gerçeğe uygun hale getirmelerini sağlanmalıdır. Bundan sonra da affın çıkmayacağı kesin bir dille ifade edilmeli ve çıkmamalıdır.

ŞİRKET/İŞLETME EVLİLİKLERİ

İşletme bilançoları şirketin gerçek durumunu yansıtır hale geldiğini ve yapısal reformlarla, vergi oranları ile merdiven altı üretime gerek kalmadığını gösterecek olur ise şirket evliliklerinin önünün açılacağını düşünüyoruz.

İşletmelerin büyük kısmı sermaye yetersizliği sebebi ile bankalara borçlu durumdadır. Düşük olan karların büyük kısmı yine bankalara faiz olarak gitmektedir. İşletme sahipleri yaptıkları ticaretten zevk alamaz durumdadır.

Güçlü, rekabet edebilir şirketler için sermaye birlikteliği zaruri hale gelmiştir.   

HALKIN İŞLETME ÖZ SERMAYESİNE KATKISI

Geçmişte yaşadığı kötü örneklemelerle insanlar birbirlerine güvenemez hale gelmiş, ister istemez mevduatlarını bankalarda muhafaza etmektedir. Oysa işletmelerimizin bilançoları ve karlılıkları gerçeği yansıtmış olsa zaman içinde bazı vatandaşlarımız mevduatlarını işletmelere yöneltme imkânları olacak böylelikle işletmelerimizin sermaye sorununa çözüm bulunulacaktır. Sermaye evliliği yapacak işletmeler için belirli bir sürede olsa Denetçi ücretlerinin bir kısmının KOSGEB, İŞKUR gibi kurum ve kuruluşlarca desteklenmesi ile ortaklıkların kontrol ve denetim altında tutulduğuna ilişkin güven hissi verilmelidir. Sermayenin korunması ile ilgili sair düzenlemeler süreç içinde yapılacaktır.

SONUÇ :

Verginin tabana yayılması gerekmektedir. Çözüm; vergi oranlarının artırılması olmamalıdır. Mükelleflerin rahatlıkla kabullenebileceği vergi oranları oluşturulmalıdır.

Kamu Alacaklarına Kapsamlı Af hakkında: Mükellef artık af çıkmayacağından emin olmalı ki borcunu düzenli ödemeye gayret etmelidir.

Dış denetçi ücretlerinin devletçe desteklenmesi, şirket bilançolarının ve kârlarının gerçeği yansıtması halk nezdinde güven oluşturacak, mevduatların şirket öz sermayelerine katkısı zaman içinde sağlanacaktır.

Bilhassa yabancı araç firmalarının ülkemizde üretim yapmaları ve üretim malzemelerinin bir kısmının ülkemizde fason olarak yaptırılması karşısında vergilerle desteklenmesi hem halkımızın daha uygun araç satın almasına hem de ülke sanayisi ve ekonomisine katkı yapacaktır.

 Sosyal sorumluluk çerçevesi içerisinde üstlendiğimiz misyon gereği bundan sonraki süreçte de önerilerimizi kamuoyu ile paylaşmaya devam edeceğiz.

Yayınlandığı Kategori Manşet

Kişisel Verileri Koruma Kurulu borçlunun yeğenine mesaj atan avukata 50 000 TL idari para cezası verdi.

Kişisel verileri Koruma Kurulu, kurula yapılan başvuruyu değerlendirerek; “Kanunun 12 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde öngörülen “Kişisel verilerin hukuka aykırı olarak işlenmesini önlemek” yükümlülüğünü yerine getirmediği anlaşılan veri sorumlusu avukat hakkında, Kanunun 18 inci maddesinin (1) numaralı fıkrasının (b) bendi kapsamında 50.000 TL idari para cezası uygulanmasına karar verdi;

BKİŞİSEL VERİLERİ KORUMA KURULUNUN 31/05/2019 TARİHLİ VE 2019/166 SAYILI KARARI

İlgili kişiye ait telefon numarasına kendisine ait olmayan içeriğin gönderilmesi ile ilgili Kişisel Verileri Koruma Kurulunun 31/05/2019 Tarihli ve 2019/166 Sayılı Karar Özeti

Karar Tarihi : 31/05/2019

Karar No : 2019/166

Konu Özeti : İlgili kişiye ait telefon numarasına kendisine ait olmayan içeriğin gönderilmesi ile ilgili Kurul kararı

 İlgili kişinin, şahsına ait telefon numaralarına gönderilen ve kendisine ait olmayan içerik barındıran kısa mesaj (SMS) nedeniyle veri sorumlusuna başvurduğu; veri sorumlusu tarafından verilen cevapta, bu gönderimin personel hatasından kaynaklandığı ve başka bir aboneye ait giriş yapılırken 1 rakam hatası sonucunda ilgili kişiye SMS gönderildiği tespit edilerek yanlışlığın derhal düzeltildiğinin belirtildiği; ancak, kendisine gönderilen SMS’te kişisel verileri yer alan kişinin yeğeni olduğunu ve yeğeninin telefon numarası ile kendisine ait telefon numarasının 1 rakam değişikliği / yanlışlığı ile karıştırılmasının mümkün olmadığını belirterek veri sorumlusu hakkında gereğinin yapılmasını talep ettiği başvurusunun incelenmesi neticesinde,

Gerek bir şirketler grubuna borçlu olduğu belirtilen ve şikayetçinin yeğeni olduğu anlaşılan şahsa ait ad, soyad ve hizmet numarasının şikayetçiye ait hatta gönderilmesi, gerekse şikayetçiye ait telefon numarasının, Kanunda düzenlenen işleme şartlarından herhangi birine dayanmadan işlenmesi şeklindeki tek bir harekete bağlı iki farklı veri işleme faaliyeti sonucunda Kanunun 12 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde öngörülen “Kişisel verilerin hukuka aykırı olarak işlenmesini önlemek” yükümlülüğünü yerine getirmediği anlaşılan veri sorumlusu avukat hakkında, Kanunun 18 inci maddesinin (1) numaralı fıkrasının (b) bendi kapsamında 50.000 TL idari para cezası uygulanmasına

karar verilmiştir.

 

Yayınlandığı Kategori Manşet
Perşembe, 18 Temmuz 2019 14:36

Göçmen yok insan var!

İl Göç İdaresince öğretmenevinde ‘Uyum Biz Bize Sohbetler’ etkinliği düzendi. Etkinlik; illerde, uluslararası koruma ve  geçici koruma kapsamındaki kişilerin sosyal uyumuna yönelik yürütülen faaliyetler ve yaşanan sorunları yerinde tespit etmek amacıyla gerçekleştirildi.

 

Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği ve Göçmen İdaresi Genel Müdürlüğünün iş birliğinde organize edilen; Ülkemizin 18 ilinde gerçekleştirilen, ‘Uyum Biz Bize Sohbetler’ etkinliğinin 2.’si şehrimizde düzenlendi. Öğretmenevi konferans salonunda yapılan etkinlik 2 günlük bir programdan oluştu. İlk gün, odak grup görüşmeleri yapılarak sorun alanları ve önerilen çözümler tespit edildi. İkinci gün ise, sohbet ortamında, göçle ilgili örnekler bir araya getirilerek paydaşları kaynaştırmak amaçlandı. Bu çalışmayla; göçe muhatap olmuş toplum ile göçmek zorunda kalmış olan toplumu, ortak yaşam kültürü ve paydası altında birleştirmek hedeflendi. 

Etkinlikte; yerel ve yabancı toplumdan halk oyunları gösterisi, ‘Büyüksün Türkiye’ ve göç hikayeleri konulu video gösterimleri yapıldı. ‘Birlikte Yaşam Kültürü’, ‘Sivil Toplum  Kuruluşları ve Belediyelerin Sosyal Uyumdaki Rolü’ ve ‘Sosyal Uyumda Yerel Çalışmalar’ konularında sunumlar yapıldı. Etkinlikte ayrıca; Sosyal uyum alanında yerel çalışmalar ve sosyal uyumda yaşanan güçlükler konuları ele alınarak tavsiye, öneri ve talepler değerlendirildi.

Uyum Biz Bize Sohbetler etkinliği açılış konuşmasında Vali Hasan Şıldak;

“Göç idaresi denilince benim için bütün çalışmalar anlamlı oluyor. Çünkü, o kuruluşta 2 yılım geçti. Ülkemizin hakikaten yaptığı çalışmalarla övünmesi gereken ve kendini çok kısa süre içerisinde yapılandıran bu zor alanda, önemli çalışmalara imza atan kuruluşumuzun bütün çalışmaları anlamlı ve değerli. ‘Biz Bize Sohbetler Etkinliği’nin de ilimizde amacına ulaşmasını temenni ediyorum. 

Göç çok boyutlu bir süreç

Hepimizin bir göç serüveni var aslında. Türkiye toprakları, göçle çok fazla haşır neşir olmuş bir alan. Fakat özellikle son yıllarda komşu ülkelerdeki yaşanan hadiseler, insanlarımızın, misafimiz olarak ülkemize gelmelerini sağladı. Türk insanı da devletiyle ve milletiyle misafirlerimizi kucakladı. Bunun için politikalar üretti. Bu politikalar, pek çok Bakanlığımızca desteklendi. İyi bir koordinasyonla bu gün, büyük bir sıkıntı yaşamadan devletimiz çok iyi bir organizasyonla bunu göz önüne serdi ve uygulamaya geçirdi. Geldiğimiz noktada artık Göç İdaresi Genel Müdürlüğü, sadece göçü günlük olarak idare etmiyor. Göç süreçlerini yönetir hale geldi. Göçü yönetmek çok ayrı bir olgu. Politika üretmek gerekiyor. Bunun içinde de uyum ve iletişim çok önemli bir süreç. 

Başarılan iş, ülkemiz adına tarih boyunca gururla hatırlanacaktır. Sizlerden beklentimiz, kurallara uymanız. Bu ülkenin, bu topraklardaki yönetimin sizlere sunduğu imkanları en iyi şekilde kullanmanız ve uyum göstermeniz. Kural ve kaidelere de uygun hareket ederek buradaki günlerinizi en verimli ve barışık şekilde toplumumuza sağlamanızdır. Ben çalışmamızın gün boyunca, geniş katılımla inşallah amacına ulaşmasını ve başarılı geçmesini temenni ediyorum. Hepinizi saygı ve sevgiyle selamlıyorum.” Dedi. 

Uyum Biz Bize Sohbetler etkinliği açılışında göçmenlere seslenen, Göç İdaresi Genel Müdürlüğü, Genel Müdür Yardımcısı Dr. Gökçe Ok, Ülkemizde 192 farklı ülkeden yaklaşık 5 milyon yabancı olduğunu belirterek;

“Sizler gibi aslında ben de göçmen bir ailenin çocuğuyum. Ailem, bundan 100 sene önce Selanik’ten İzmir’e gelip yerleşmiş. Aslında hafızalarımızın derinlerini biraz kurcaladığımız zaman her birimizin mutlaka yakın ya da uzak geçmişinde bir göç hikayesi olduğunu biliriz. O yüzden genel müdürlük olarak her zaman felsefemiz şudur; bu işe her insanın bir göç, her göçünde bir hikaye olduğu yaklaşımıyla yaklaşıyoruz. Ben, bir Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olarak ülkemle ve ülkemin bu göç politikasındaki yaklaşımından dolayı şeref duyuyorum.

Göçün merkezinde insan var. İnsan olunca da hikaye var. 

Hem göç eden toplumun hemde göçe maruz kalan toplumun sıkıntılarının olacağı aşikardır. Ama biz; akıl, mantık, bilim, insanlık ve vicdanın yanında şunu unutmuyoruz; göçmen yoktur, insan vardır. 

Göçle gelen toplumun da birlikte ortak bir yaşam kültürünü hayata geçirebilmesi için bazı şeylere dikkat etmesini çok önemsiyoruz. Anlaşabilmek için ortak bir dili konuşmak gerekiyor. Okullarda sadece çocuklarınız değil yetişkinleriniz de Türkçe konuşmak gayreti gösterirse inanın meselelerimiz çok daha sağlıklı bir biçimde çözüme ulaşacaktır. İkincisi de, aranızdaki kanaat önderleriniz vasıtasıyla sizin ilk ve tek başvuru kapınız, valilik makamıdır. Lütfen devletin birimlerinin kapısını çalmaktan imtina etmeyin.” Dedi.

Göç İdaresi Genel Müdürlüğü Uyum ve İletişim Dairesi Başkan Vekili Ali Rıza Beşkat, yaptığı konuşmada, Anadolu coğrafyasındaki ve devletimizin tarihindeki göçlerden bahsederek;

“Göç Anadolu medeniyeti ve bu topraklar için yeni bir olgu değil, çok eski tarihlere dayanan kitlesel göçlere bu topraklar her zaman kucak açmış ve başarıyla yönetmiştir. Bu insanlar tarihin her döneminde ülkemize gelmiş, bu topraklara gelmiş ve bu gün barış içinde birarada yaşamaktadır. Bu gün 3.6 Milyon insan ülkemize göç etmiş ve geçici koruma kapsamında ülkemizde yaşamaktadır. bunun yanı sıra yaklaşık 300 binin üzerinde insan farklı uyruklardan uluslararası koruma statüsü altında ülkemizde yaşamaktadır. genel müdürlük olarak özelde bizler ve  genelde devletimiz, bu kişilere insan olarak değer veriyor.” Açıklaması yaptı. 

Göçmenlere, kendi potansiyellerini maksimum gerçekleştirebilecekleri ortamı tesis etmeye çalıştıklarını ve kanunda da ifade edildiği üzere 3. Kişilerin aracılığı olmadan sosyal hayatın bütün alanlarına dahil olmaları için çalışmalar yürüttüklerini belirten Başkan Vekili Bektaş; 

“Genel müdürlük olarak bizler, bu uyumu tesis etmek üzere yabancılara yönelik bilgilendirme faaliyetleri yapıyoruz. Kendi vatandaşımıza yönelik de, farkındalık artırma faaliyetleri yapıyoruz.” Dedi.

Mine Kaya

Yayınlandığı Kategori Manşet
Perşembe, 18 Temmuz 2019 14:36

AFAD’tan keçi kurtarma operasyonu

Günalan Köyü’nde dağlık alanda bir yamaçta 3 gündür mahsur kalan keçi, AFAD ekipleri ve Jandarma tarafından düzenlenen ortak operasyonla kurtarıldı.

Merkeze bağlı Günalan Köyü’nde dağlık alanda mahsur kalan keçi, sahipleri tarafından kurtarılamayınca AFAD’a haber verildi. Dağlık alana gelen ekiple keçinin bulunduğu yere halatla inildi. Alınan güvenik tedbirleri sonucunda yamaca inen AFAD personeli keçiyi bulunduğu uçurumdan kurtardı.

Yayınlandığı Kategori Manşet
No Internet Connection