Manşet - Burdur Gazetesi | Burdur Haberleri, Burdur Haber
Cumartesi, 25 Mayıs 2019 14:38

Ramazan paylaşmayı dayanışmayı gerektirir

Vali Hasan Şıldak’ın, Bucak’a yaptığı geziye ilişkin açıklama yapıldı;

 Programı kapsamında İlçeye bağlı Karapınar ve Gündoğdu köylerini ziyaret ederek vatandaşla buluşan Vali Şıldak, programının devamında İlçe Merkezinde Kaymakamlık, Belediye, İlçe Jandarma Komutanlığı ve İl Emniyet Müdürlüğünü ziyaret etti. Bucak programının son bölümünde eşi Fatma Nur Şıldak ile birlikte, Şehit ve Gazi Aileleri, İlçe Yöneticileri, Muhtarlar ve Vatandaşlarla iftarda bir araya geldi.

KARAPINAR VE GÜNDOĞDU KÖYLERİNDE VATANDAŞLA BULUŞTU

Bucak İlçesi programına köy ziyaretleri ile başlayan Vali Hasan Şıldak, Karapınar Köyü ve Gündoğdu Köyünü sırasıyla ziyaret ederek, vatandaşlarla bir araya geldi. Talep ve isteklerini dinlediği köy halkıyla sohbet etti. 

KURUM ZİYARETLERİNDE BULUNDU

Köy ziyaretlerinin ardından İlçe Merkezine geçen Vali Şıldak, Kaymakamlık, Belediye ve güvenlik birimlerine ziyarette bulundu. İlçe Emniyet Müdürlüğü ve İlçe Jandarma Komutanlığını ziyareti sırasında Burdur’un en büyük İlçesi olan Bucak’ın genel asayiş durumu ve İlçede uygulanan trafik tedbirleriyle ilgili yetkililerden bilgi aldı. Belediye Başkanı Emrullah Ünal’a hayırlı olsun ziyaretinde bulunan Vali Şıldak, Kaymakam Yalçın Sezgin’i makamında ziyaret etti.

 VALİ ŞILDAK, BUCAKLILARLA İFTARDA BULUŞTU

Vali Hasan Şıldak, eşi Fatma Nur Şıldak ile birlikte BUCAK İlçesi programının son bölümünde, Şehit ve Gazi Aileleri, Bucaklı vatandaşlar, İlçe Yöneticileri ve Muhtarlarla iftarda bir araya geldiler. Bucak Kaymakamlığı tarafından organize edelin geniş katılımlı iftar programı öncesi semazen gösterisi düzenlendi. 

 Vali Hasan Şıldak iftar programında yaptığı konuşmada; 

NE MUTLU BİZE Kİ BÖYLE GÜZEL BİR ORTAMDA BULUNUYOR, BÖYLE BİR SOFRADA BİRLİKTE İFTAR AÇIYORUZ.

“Kaymakamlığımız tarafından düzenlenen bu nadide akşamda bu iftar sofrasında birlikte buluştuk hepinize hoş geldiniz diyorum ve aranızda olmaktan eşimle birlikte bu bereketli sofrada sizlerle birlikte olmaktan duyduğumuz memnuniyeti ve  mutluluğu ifade etmek istiyorum. Bugün Bucak İlçemizde bir dizi ziyaretlerde bulunduk. Karapınar ve Gündoğdu köylerimizde vatandaşlarımızla bir araya geldik, onların ihtiyaç ve taleplerini dinledik. Daha sonra İlçe merkezinde Kaymakamlığımızı ve Belediyemizi ziyaret ettik. Yeni göreve başlamış olan Belediye Başkanımıza hayırlı olsun dileklerimizi ilettik. Emniyet ve Jandarma birimlerimizi ziyaret ederek, güvenlik kuvvetlerimize güç ve cesaret verdik. Onlarla sohbet ettik, çalışmalarını inceledik ve bu akşamda bu bereketli sofrada Ramazan ayının manevi iklimin de huzurlu ve hoşgörünün zirve yaptığı bu mübarek ayda Bucak ilçemizde siz değerli vatandaşlarımızla siz güzel insanlarla birlikteyiz. Ne mutlu bize ki böyle güzel bir ortamda bulunuyor, böyle bir sofrada birlikte iftar açıyoruz. Öncelikle değerli Kaymakamımıza ve çalışma arkadaşlarına bu güzel düzenleme için, bu hazırlıklar için teşekkür ediyorum.

RAMAZAN DEMEK HOŞGÖRÜ DEMEK KARŞILIKLI ANLAYIŞ DEMEK VE KUCAKLAMA DEMEK.

Bütün İlçelerimizi Ramazan ayı boyunca ziyaret etmeye gayret ediyoruz. Bucak ziyaretimiz dördüncü İlçe ziyaretimiz oldu. Altınyayla, Tefenni ve Gölhisar ilçelerimizde de benzer şekilde vatandaşlarımızla ve toplumumuzun farklı kesimleriyle bir arada olduk. Ramazan ayı zaten böyle ortamlar için çok güzel fırsatlar sunuyor, çok güzel vesileler oluşturuyor. Ramazan demek hoşgörü demek karşılıklı anlayış demek ve kucaklama demek. Türk Müslüman toplumu, bu değerlere fazlası ile sahip çıkan, her zaman fakirin garibanın yanında olmayı, dayanışmayı, karşılıklı hoşgörüyü prensip edinmiş olan, Asil milletimiz Ramazan ayında da bu hassasiyeti iyice ortaya koymaktadır. Adeta örnek davranışlar sergilemekte Bucak ilçemize baktığımızda bunun pek çok örneklerini görüyoruz. Bizlerde Valilik olarak kaymakamlıklar olarak bu ortamı biraz daha hızlandırmak ve devlet ile milletimizin halkımızın her kesiminden grupları insanlarımızı buluşturmak kucaklamak için çaba sarf ediyoruz. İnşallah sizlerin algısıyla ve desteği ile bunu çok iyi seviyelere çıkardığımızı çok iyi bir netice aldığımızı düşünüyorum.

BU DUYGU DOLU TABLOYU HİÇ KÜÇÜMSEMEMEK LAZIM.

BİZİ BİZ YAPAN DEĞERLER BURADA KENDİNİ GÖSTERİYOR.

Bu kaynaşma ve birliktelik, bu milli bütünlük ve milli şuur, sahip olduğumuz bu ruh, bizi asil bir millet olarak tarih sahnesinde tutmaya devam ediyor. Ülkemiz üzerinde oynanan her türlü oyun bize yönelen her türlü tehdit, bu birliktelik, bu bütünlük, bu bayrak sevdası, bu vatan sevdası, bu ezan sevdasıyla savuşturuluyor, bertaraf ediliyor. Ülkemiz üzerindeki bütün girişimler, bütün odaklar, bu şekilde boşa çıkıyor. Sizler sayesinde devlet sizlerden güç alıyor ve halkıyla bütünleşerek daha da güçleniyor. İyi ki varsınız ve iyi ki buradasınız. Bu grup bu topluluk en güzel mesajı veriyor buraya gelmekle teşrif etmekle Kaymakamlığımızın davetine katılmakla sizler aslında en güzel mesajı veriyorsunuz. Biz bu birlik ruhuna, bu beraberliğe katkı sağlıyoruz ve bizde varız diyorsunuz. Hepinizden Allah razı olsun ve şunu ifade etmek istiyorum. Bu duygu dolu tabloyu hiç küçümsememek lazım. Bizi biz yapan değerler burada kendini gösteriyor. Herkesi kucaklayan kimseyi dışlamayan ve toplumumuzun başta engellilerimizin, şehit ve gazi ailelerimizin, korunmaya muhtaç çocuklarımızın ve el uzatılması gereken kimler  varsa  Devlet hepsine dört elle sarılıyor, kucaklıyor , ne mutlu böyle bir devletin çalışanı olmaya , kendi adıma gurur duyuyorum. Ama devletin sahip olduğu bu güç işte sizlerle halkımızdan her birinizden kaynaklanıyor. Hepinizi ayrı ayrı tebrik ediyorum. Buraya katılan uzaktan yakından iştirak eden bu sofra başında bulunan bütün vatandaşlarımıza teşekkür ediyorum  ve Allah bu huzurumuzu beraberliğimizi gücümüzü daha da arttırsın. Ramazan ayınızı tebrik ediyorum ve yaklaşmakta olan Ramazan Bayramınızı da şimdiden kutluyorum. Allah’a emanet olun hepinizi saygıyla selamlıyorum” dedi.

 

Yayınlandığı Kategori Manşet

Devlet Hastanesinde çalışan doktorlar, hemşireler ve diğer sağlık çalışanları huzursuz ve mutsuz. Çünkü;

Uzun zamandır  Devlet Hastanesi’nde sağlık çalışanlarına ödenen Döner Sermaye payları, yapılan kesintilerle çok azaltıldı. Döner sermaye gelirlerinin başka ödemelere kaydırılması nedeniyle, başta doktorlar hemşireler olmak üzere sağlık çalışanlarına dağıtılan döner sermaye gelirleri neredeyse dörte bire kadar düştü.

Döner sermaye payı dağıtımındaki bu azalma nedeniyle, Burdur Devlet Hastanesi’nde görev yapan uzman hekimler birer birer istifa ederek, özel hastanelere geçmeye başladılar. Edinilen bilgiye göre daha önce  8-10 bin lira civarında döner sermaye payı alan uzman doktorlara, bir süredir ancak 2 bin lira civarında döner sermaye payı  ödenir oldu. Doktorların yanında Hemşireler, teknisyenler, teknikerler ve diğer sağlık çalışanlarının da döner sermayeden aldıkları paylar azaltıldı. Bu uygulama, Başkta doktorlar olmak üzere tüm sağlık çalışanlarının çalışma motivasyonunu düşürdü.

Burdur Devlet Hastanesi’nde uzun zamandır Başhekim yok. Başhekimlik vekaleten yürütülmekte. Ortalıkta dolaşan söylentilere göre; Burdur Devlet Hastanesi Başhekimliği’ne Antalya’dan çok genç 30 yaşlarında yöneticilik deneyimi olmayan bir doktorun atanması beklenmekte.

Burdur Devlet Hastanesinde pek çok deneyimli, başarılı uzman Doktor varken, Başhekimliğe Antalya!dan deneyimsiz birinin, başhekimliğe atanacağı  söylentileri de, Burdur Devlet Hastanesi çalışanlarını tedirğin edip tepkiye ve rahatsızlığa yol açmakta.

Bütün bu sorunlar, Burdur Devlet Hastanesi’nde hizmet kalitesinin düşmesine yol açabilir. Hizmet kalitesinin düşmesinin faturası da hastalara ve hasta sahiplerine çıkabilir. Ayrıca başarılı uzmanların, döner sermaye paylarının düşürülmesi nedeniyle istifa etmeleri, hastanede bazı branşlarda sıkıntıya yol açabilir. Yapılması gereken, bu sorunların giderilerek başarılı uzman doktorların istifalarının önüne geçilmesidir. Sağlık çalışanlarını huzursuz, mutsuz eden  nedenlerin ortadan kaldırılmasıdır.

Yayınlandığı Kategori Manşet
Cumartesi, 25 Mayıs 2019 14:32

27 Mayıs 2019 - Pazartesi - Burdur Gazetesi

27 Mayıs 2019 - Pazartesi - Burdur Gazetesi

Yayınlandığı Kategori Arşiv
Cumartesi, 25 Mayıs 2019 14:32

Rektör Korkmaz’dan teşekkür

Rektör Prof. Dr. Adem Korkmaz ikinci kez MAKÜ Rekörlüğü’ne atanmasının ardından  teşekkür mesajı yayınladı;

İkinci defa Burdur Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi rektörlüğüne atanarak, şehrimize ve ülkemize hizmet edecek olmanın gururunu bir kez daha yaşamaktayım. 

Dört yıllık görev sürem boyunca desteklerini esirgemeyen ve sorumluluğu ağır bu onurlu göreve beni yeniden layık gören Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan ve Yükseköğretim Kurulu Başkanımız Prof. Dr. M. A. Yekta Saraç başta olmak üzere Adalet ve Kalkınma Partisi Genel Başkanvekili Sayın Prof. Dr. Numan Kurtulmuş ve saygıdeğer eşi Ankara Sosyal Bilimler Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Sevgi Kurtulmuş, Dışişleri Bakanımız Sayın Mevlüt Çavuşoğlu, Gençlik ve Spor Bakanımız Sayın Dr. Mehmet Muharrem Kasapoğlu, Sanayi ve Teknoloji Bakanımız Sayın Mustafa Varank, Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Sayın Prof. Dr. Ayşen Gürcan, Burdur Valisi Sayın Hasan Şıldak, Adalet ve Kalkınma Partisi Burdur Milletvekilleri Sayın Bayram Özçelik ve Sayın Yasin Uğur, Cumhuriyet Halk Partisi Burdur Milletvekili Sayın Dr. Mehmet Göker, Burdur Belediye Başkanı Sayın Ali Orkun Ercengiz ile Yükseköğretim Kurulunun değerli üyelerine, üniversitemizin akademik ve idari personeline, basın mensuplarına, tüm sivil toplum kuruluşları temsilcilerine ve Burdur halkına teveccühleri için teşekkür eder, saygılarımı sunarım.

Üniversitemizin bu yeni döneminin şekillenmesine katkıda bulunan herkese samimiyetle ve içten dileklerimle şükranlarımı sunar, dönemin MAKÜ ailesi için, şehrimiz ve ülkemiz için hayırlı olmasını dilerim.

Yayınlanan mesej ekinde, kutlama amaçlı çiçek gönderimi hakkında duyuru yapıldı;

2547 Sayılı Yükseköğretim Kanunu’nun 703 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile değişik 13 üncü maddesi ile 3 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi’nin 2 nci, 3 üncü ve 7 nci maddeleri gereğince; 23/05/2019 tarih ve 2019/132 sayılı karar ile Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın tensipleri ile Prof. Dr. Adem Korkmaz üniversitemize rektör olarak yeniden atanmıştır.

Kutlama amacıyla çiçek ve benzeri hediyeler gönderilmesi yerine, bu vatan için canını feda eden kahraman şehitlerimizin ailelerine yardım amaçlı bağış yapılmasının daha uygun olacağı düşünülmüştür.

Bu çerçevede bağış yapmak isteyenler isim ve kurumlarını belirterek aşağıda belirtilen hesap numarasına bağış yapabilirler. Bu konuda göstereceğiniz hassasiyet ve anlayış için teşekkür ederiz.

Burdur Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi Rektörlüğü

Banka                    : Türkiye Vakıflar Bankası

Banka Şubesi     : Burdur Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi / Burdur Bağlı Şubesi

Hesap Sahibi        : Burdur Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi Rektörlük Özel Kalem

IBAN                      : TR52 0001 5001 5800 7308 9070 05

Yayınlandığı Kategori Manşet

Milletvekili Dr. Mehmet Göker Sağlık Bakanı Fahrettin Koca tarafından cevaplanması talebiyle diyabet hastalarını yaşadığı bazı sorunlar hakkında yazılı soru önergesi verdi.

Tip 1 ve Tip 2 olarak adlandırılan diyabet hastalıklarının, vücuttaki kan şekeri veya glikozu düzenleme şeklini etkileyen kronik hastalıklar olduğunu belirten GÖKER, “İnsülin hormonunun mutlak eksikliğine bağlı olarak meydana gelen şeker hastalığına Tip 1 Diyabet denilmektedir. Ülkemizde 4 milyonun üzerinde olduğu sanılan şeker hastalarının yüzde 10’u, yani yaklaşık olarak 400 bin kişi bu tip şeker hastasıdır. Erişkinlerde görülen şeker hastalığı türüne ise Tip 2 Diyabet denilmektedir. Pankreas insülin üretir ancak insülin direnci nedeniyle vücut bunu gerektiği gibi kullanamaz. Daha çok 40 yaş üzerindeki kişilerde ortaya çıkmaktadır” dedi.

Tip 1 ve Tip 2 olarak adlandırılan diyabet hastalarının en çok kullandığı araçlardan olan şeker ölçüm cihazı, kandaki şeker (glikoz) miktarını ölçmek için kullanılmakta olduğunu söyleyen CHP’li Vekil, “Özellikle Tip 1 diyabetin sıklıkla görüldüğü çocuklarda kullanılan bu cihazlara devlet katkı vermemektedir. Bunun yanı sıra, döviz fiyatlarında meydana gelen artışlar nedeniyle söz konusu cihazların fiyatları bir anda 487 liradan 825 liraya çıkmış durumdadır. Yine bu hastalık için kullanılan serum kablolarının fiyatları da 285 liradan 500 liraya tırmanmıştır” dedi.

Bir diyabet hastasının tedavisi için ayda ortalama 1.000 lira masraf gerekmekte olduğunu da belirten GÖKER, “Devletin de bu parayı ödemediği göz önüne alınırsa, asgari ücretle çalışan bir vatandaşımız aldığı ücretin yarısını tedavi masraflarına harcamaktadır” diyerek Sağlık bakanlığına bir takım sorular yöneltti.

CHP Burdur Milletvekili Dr. Mehmet GÖKER yazılı soru önergelerinde şu sorulara yer verdi. 

Diyabet hastaları tarafından kullanılan şeker ölçüm cihazlarına belli bir miktar devlet katkısı verilmesi hususunda Bakanlığınızca yürütülen bir çalışma var mıdır?

Eğer yoksa böyle bir çalışma başlatmayı düşünüyor musunuz?

Döviz fiyatlarında meydana gelen artışların şeker ölçüm cihazlarının fiyatlarını arttırmasını ve bir hastanın aylık maliyetinin yaklaşık 1.000 lira olmasını nasıl değerlendiriyorsunuz?

Ayda 1.000 lira tedavi masrafını karşılayamayacak olan binlerce hastaya neler tavsiye edersiniz?

Aşağıdaki sorularımın Sağlık Bakanı Sayın Fahrettin Koca tarafından yazılı olarak cevaplandırılmasını saygılarımla arz ederim.

Tip 1 ve Tip 2 olarak adlandırılan diyabet hastalıkları, vücuttaki kan şekeri veya glikozu düzenleme şeklini etkileyen kronik hastalıklardır. İnsülin hormonunun mutlak eksikliğine bağlı olarak meydana gelen şeker hastalığına Tip 1 Diyabet denir. Ülkemizde 4 milyonun üzerinde olduğu sanılan şeker hastalarının yüzde 10’u, yani yaklaşık olarak 400 bin kişi bu tip şeker hastasıdır. Erişkinlerde görülen şeker hastalığı türüne ise Tip 2 Diyabet denir. Pankreas insülin üretir ancak insülin direnci nedeniyle vücut bunu gerektiği gibi kullanamaz. Daha çok 40 yaş üzerindeki kişilerde ortaya çıkmaktadır.

Tip 1 ve Tip 2 olarak adlandırılan diyabet hastalarının en çok kullandığı araçlardan olan şeker ölçüm cihazı, kandaki şeker (glikoz) miktarını ölçmek için kullanılmaktadır. Özellikle Tip 1 diyabetin sıklıkla görüldüğü çocuklarda kullanılan bu cihazlara devlet katkı vermemektedir. 

Bunun yanı sıra, döviz fiyatlarında meydana gelen artışlar nedeniyle söz konusu cihazların fiyatları bir anda 487 liradan 825 liraya çıkmış durumdadır. Yine bu hastalık için kullanılan serum kablolarının fiyatları da 285 liradan 500 liraya tırmanmıştır.

Sonuç olarak bir diyabet hastasının tedavisi için ayda ortalama 1.000 lira masraf gerekmektedir. Devletin de bu parayı ödemediği göz önüne alınırsa, asgari ücretle çalışan bir vatandaşımız aldığı ücretin yarısını tedavi masraflarına harcamaktadır.

Bu bilgiler ışığında;

• Diyabet hastaları tarafından kullanılan şeker ölçüm cihazlarına belli bir miktar devlet katkısı verilmesi hususunda Bakanlığınızca yürütülen bir çalışma var mıdır?

 • Eğer yoksa böyle bir çalışma başlatmayı düşünüyor musunuz?

• Döviz fiyatlarında meydana gelen artışların şeker ölçüm cihazlarının fiyatlarını arttırmasını ve bir hastanın aylık maliyetinin yaklaşık 1.000 lira olmasını nasıl değerlendiriyorsunuz?

• Ayda 1.000 lira tedavi masrafını karşılayamayacak olan binlerce hastaya neler tavsiye edersiniz?

Yayınlandığı Kategori Manşet
Cumartesi, 25 Mayıs 2019 14:32

Hizmet vatandaşın ayağına gidiyor

Burdur Belediyesi’nin ihtiyaç sahipleri için açtığı Gönülden Gönüle Mağazası, Mobil uygulama ile ihtiyaç sahibi vatandaşların ayağına gidiyor. 

Konuya ilişkin yapılan açıklama ile “Burdur Belediyesi’nin yürüttüğü sosyal projeler arasında önemli yeri olan ve eski belediye binasında hizmet veren Gönülden Gönüle Mağazası, yardım seven vatandaşların kullanıma müsait giysi, ayakkabı ve ev eşyaları mağazaya bağışlaması ve ihtiyaç sahibi vatandaşların temin etmesini sağlıyor. Burdur Belediyesi, gönüllü bağışçılardan gelen kıyafetleri ve ayakkabıları, mağazaya gelemeyen ya da ulaşımda sıkıntı çeken vatandaşların temin edebilmesi için yeni bir uygulama başlattı. Ramazan ayı boyunca, Mobil aracı ile mahalle mahalle gezerek Gönülden Gönüle Mağazası’nı dar gelirli ve ihtiyaç sahibi vatandaşların ayağına getiriyor. 

Burdur Belediyesi olarak yaklaşan Şeker Bayramı öncesinde, ihtiyaç sahiplerinin kullanabileceği, ayakkabı ve giysilerimizi paylaşıyoruz” bilgisi verilerek,  Gönüllü vatandaşlar ve esnaflar bu paylaşıma destek olmaya çağırıldı.

Yayınlandığı Kategori Manşet

BUTSO Yönetim Kurulu Başkanı Yusuf Keyik, iş dünyasının geçen aylarda azalan ihracat hacminin yeniden artacağı beklentisinin “İvme Finansman Paketi” ile gerçekleşeceğine dair yazılı açıklama yaptı;

Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak’ın yaptığı ekonomik tedbir çalışmalarının iş dünyası ve Burdur ekonomisi için önem arz ettiğini belirten Başkan Yusuf Keyik: “Bildiğiniz üzere geçen aylarda azalan ihracat hacmimizin yeniden artacağı öngörümüzü açıklamıştık. İlimizin üretim ve pazarlama enerjisinin zamanla bu başarıya ulaşacağımızı ifade etmiştik. Sayın Maliye Bakanı Berat Albayrak’ın bu doğrultudaki açıklamalarının iş dünyasına fayda sağlayacağı tartışmasızdır. Bizler, BUTSO olarak özellikle ekonomi alanındaki gelişmeleri yakinen takip etmekteyiz; bunların üyelerimize aktarılması misyonumuzu yerine getirmeye devam ediyoruz.” dedi.

Açıklanan İvme Finansman Paketi hakkında detay veren Başkan Yusuf Keyik, üç kamu bankası tarafından finanse edilecek ve üç ana faaliyet alanını kapsayacak çalışmanın Burdurlu ihracatçılara ivme kazandıracağını dile getirdi.

PAKETİN KAPSAMI

Finans paketinin kapsamı hakkında bilgi veren Başkan Yusuf Keyik: “Üç ana faaliyet alanına üç kamu bankasının katılımıyla yılsonuna kadar genel toplamda 30 milyar liralık bir finansman sağlanmış olacak. İhracata dayalı katma değerli bir modelin benimsenmesinin ardından ekonomide kapsamlı değişimler ortaya çıktı.  İVME (İleri, Verimli, Milli Endüstri) finansman paketi, 4 temel özelliği taşıyan sektörleri hedefleyecek. İthalat bağımlılığı yüksek, dış ticaret açığı veren, istihdama katkı sağlayan ve ihracat potansiyeli en yüksek olan sektörlere bu kapsamda finansman sağlanacak. Stratejik öncelik orta yüksek ve yüksek teknoloji ürünleri ve sektörlerinde olacak. Azami 5 yıl olmak üzere 30 milyon TL’ye kadar işletme kredisi 1 yıla kadar anapara geri ödemesiz verilecek.

Hammadde ve ara malı üretiminde azami 10 yıl olmak üzere, 150 milyon TL’ye kadar yatırım kredisi sağlanacak ve 2 yıla kadar anapara geri ödemesi olmayacak. Paket Ziraat Bankası, Vakıfbank, Halkbank’ın katılımı gerçekleştirilecek. 

Makine imalatında ise 150 milyon liraya kadar kredi sağlanacak. Tarım sektörü de faydalanacak. Bu alanda seracılık, soya, mısır, ayçiçeği üretimi, hayvancılık yem bitkisi üretimi desteklenecek. Tarım sektöründe sağlanacak kredilerin vadesi seracılıkta işletme kredileri için 14 ay, yatırım kredileri için 84 ay olarak açıklandı. Seracılık dışı tarım alanları için 12 ay yatırım kredileri için 60 aya varan kredi sağlanacak. Tarımda verilecek kredilerin faizleri yüzde 0 ila yüzde 0,25 arasında belirlenecek.

Hazine ve Maliye Bakanlığının koordinesinde toplamda 30 milyar liralık güçlü finansman sağlamış olması Türk sanayisi ve Burdur sanayicisi için önemlidir. Bu fırsatlardan azami ölçüde yararlanılıp, hem ihracatımızı hem de istihdamı artıracağını düşünüyoruz.” Dedi ve bu çalışmalarından dolayı Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak’a ve TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu’na desteklerinden dolayı teşekkür etti.

Yayınlandığı Kategori Manşet
Cumartesi, 25 Mayıs 2019 14:32

Yeni askerlik sistemi yasalaşıyor

Milletvekili ve TBMM Milli Savunma Komisyon Üyesi Yasin Uğur yazılı açıklama yaparak,  merakla beklenen yeni askerlik sistemi konusunda sosyal medya aracılıyla duyuruda bulundu; 

 

Milletvekili Yasin Uğur ve komisyon üyelerinin imzasını taşıyan Askeralma Kanunu Teklifi, dün gece geç saatlere kadar çalışan TBMM Milli Savunma Komisyonu’nda kabul edildi. Teklifin kabul edildiğini sosyal medya hesaplarından duyuran Milletvekili Yasin Uğur, ‘Ramazan Bayramından önce inşallah…’  paylaşımıyla teklifin bayramdan önce yasalaşarak bu kanunla terhis olmayı bekleyen askerlere ve ailelerine müjdeyi verdi.

Askeralma Kanunu Teklifine göre Askerlik hizmeti yedek subay, yedek astsubay, erbaş ve er olarak yerine getirilecek. Hizmet süresi, erbaş ve erler için 6 ay, yedek subay ve yedek astsubaylar için 12 ay olacak.

Teklifle, yükümlülük esasına göre silah altına alınacakların yoklama, sınıflandırma, celp, sevk, erteleme, muafiyet, muvazzaflık, cezalı yükümlülere yapılacak işlemler, Türk Silahlı Kuvvetlerinden (TSK) çeşitli statülerde görev yaparken ayrılan personel dahil olmak üzere yedeklik dönemleriyle TSK’ye çeşitli statülerde katılan personelin askerlik yükümlülüğünü yerine getirmiş sayılması ve bunlardan askerlik hizmetini tamamlamamış bulunanların işlemlerine ilişkin esas ve usuller düzenleniyor.

Sistemin kanunlaşmasıyla silah altındaki askerlerin terhis olabileceğini söyledi. Yani 6 ayı dolduranlar terhis olabilecek.

Bedelliden kimler, nasıl yararlanabilecek?

Yasa ile bedelli askerlik kalıcı hale gelecek.

Lisede 29 olan erteleme yaş sınırı, 22’ye inecek. Meslek liselerine artı 3 sene daha eklenecek, 25 yaşına kadar devam etme şansı verilecek.

Meslek yüksekokulları ve lisans 28, lisansüstü 32, doktora 35, tıp 35, sporcu 35 yaş olacak.

Bu kişiler istediği zaman bedelli askerlik başvurusu yapabilecek. Bu yaşı geçirenler bedelli askerlikten faydalanamayacak.

Bedelliye talep 145 binin üzerinde olursa, kura çekilecek.

Bedelli hakkı kazananlar, 1 ay eğitim yapacak.

Yasa çıktıktan sonra bakaya ve yoklama kaçağı olanlardan isteyenler, 1 defaya mahsus olmak üzere ilk başvuru döneminde bedelli askerlikten yararlanabilecek.

Bedelli ücreti ne kadar?

Bugün için belirlenen miktar 30 bin TL civarı. Dövizle askerlik ise, bunun euro karşılığı olacak.

Bedelli ücreti, 40 bin gösterge asteğmen maaşına tekabül ediyor. Asteğmen maaşı da bugün itibarıyla 5 bin lira civarında. Dolayısıyla söz konusu olan 6 aylık asteğmen maaşı.

Bedelli askerlik bedeli, 30 bin lirada sabit kalmayacak. Zira asteğmen maaşı her yıla göre değişiyor.

Bedelli ücreti peşin ödenecek.

Lise mezunları için şartlar neler?

Lise mezunu ve altı gençler 1 ay temel askerlikten sonra, 5 ay kıta görevi yapacak. 6 ay askerlik boyunca er ve erbaşlara her ay yaklaşık 110 lira harçlık ödenecek.

6 ayın sonunda isterlerse terhis olacaklar ya da sözleşmeli olarak, maaşlı 6 ay daha askerlik yapabilecekler. Bu dönemde aylık “harçlık” adı altındaki maaş, 2 bin lira civarında olacak.

6 ay zorunlu askerlikten sonra kalmak isteyenler için ikinci altı ayda sigorta yatırılacak.

Ayrıca hizmet borçlanması, muhtaç asker ailelerine yardım, deniz ve şehir içi toplu ulaşımdan ücretsiz yararlanma, müzelerin ücretsiz ziyareti gibi imkanlar sağlanacak.

Askerlik bittikten sonra da TSK’ya personel temininde öncelik ve TOKİ’de önceliğe hak kazanacaklar. 12 ay askerlik yapan ve adına evi olmayan er ve erbaşlar, TOKİ konutlarından öncelikli yararlanacak.

6 aylık maaşlı askerlik sonrasında TSK’nın ihtiyacına göre sözleşmeli er-erbaş, uzman erbaş rütbesiyle orduda devam edebilecekler. Burada ihtiyaç, istek ve performans değerlendirmesi yapılacak.

Bu sözleşmesinin sonunda maaş, OYAK, lojman, sağlık ve sosyal güvence ile ilgili bir takım haklardan yararlanabilecekler. Bu gençler okul, bedeni performans, sicil gibi gerekli kriterleri sağlarsa belli bir kontenjan dahilinde bir sınavı müteakip astsubay olabilecek. Astsubaylıktan belli bir süre geçtikten sonra belirlenen kriterleri sağlayanlar da subay olabilecek. Yani er olarak başlayacak, subay olacak, belki de generalliğe yükselebilecekler.

Üniversite mezunları için şartlar neler?

2-3 yıllık meslek yüksekokulu mezunları ve talepleri halinde 4 yıllık üniversite ile lisansüstü mezunları, TSK’nın ihtiyacına göre yedek astsubay olarak istihdam edilecek. 2 ay temel ve sınıf eğitiminin ardından 10 ay maaş alacaklar, maaşları da mevcut astsubay - çavuş maaşlarıyla aynı olacak. 12 ayı tamamladıktan sonra isterlerse ve şartları uygunsa, astsubaylığa geçebilecekler. İstenilen kriterleri karşıladıkları takdirde subaylığa geçmeleri de mümkün.

 

Yayınlandığı Kategori Manşet
Cumartesi, 25 Mayıs 2019 14:32

Yolcu taşıyan araç sürücülerine eğitim

Burdur Valiliği’nden yapılan açıklama ile  23.05.2019 günü saat:10.00’da Öğretmen Evi Konferans salonunda D-4 yetki belgesi sahipleri ile yolcu taşıyan otobüs firmaları işletmecilerinin bilgilendirilmesi amacıyla, Vali Yardımcısı Ali Nazım Balcıoğlu’unu  başkanlığında yapılan yolcu taşımacılığı yapan araçların yol ve trafik güvenliği konulu toplantı toplantı hakkında bilgi verildi;

Yaz mevsiminin gelmesiyle birlikte, bireysel ve terminallerden yapılan seyahatler ile kültürel aktiviteler, festival, spor müsabakaları, okul gezileri gibi etkinliklere katılmak için otobüs kiralamak suretiyle yapılan taşımacılığın arttığı ve bu duruma bağlı olarak şehirlerarası karayolları üzerinde yolcu taşımacılığı yapan araçların karıştığı kazalarda artış olduğu, bu kazalar sonucunda da çoklu ölüm ve yaralanmaların meydana geldiği değerlendirilmekte. 

 Polis sorumluluk bölgesinde bulunan 219 km’lik şehirlerarası karayolunda 5 yıl içinde; 55 ölümlü, 1.414 yaralanmalı, 1.407 maddi hasarlı trafik kazası meydana gelmiş, kaza sebebiyle 77 kişi hayatını kaybetmiş, 3.219 kişi de yaralandı.  

 Jandarma Komutanlığı sorumluluk sahasında bulunan 2.209 km’lik karayolunda 5 yıl içinde; 52 ölümlü, 1.094 yaralanmalı, 649 maddi hasarlı trafik kazası meydana gelmiş, kaza sebebi ile 69 kişi hayatını kaybetmiş, 2.426 kişi yaralandı.  

İlimiz genelinde kara nokta olarak tabir edilen herhangi bir alan bulunmamaktadır. İlimizdeki ölümlü kazaların daha çok Karamanlı Karayolu üzerinde meydana geldiği, yaralanmalı kazaların da Isparta-Burdur-Antalya Karayolu üzerinde gerçekleştiği, bu kazaların sebeplerinin ise tek taraflı yoldan çıkma, araçların hızını hava, yol ve trafik durumuna uydurmamaktan kaynaklandığı tespit edildi.  

Toplantıda katılımcılara yönelik, araçlarında mevsim şartlarına göre lastik kullanmalarının gerekliliği,  sürücü ve yolcuların emniyet kemeri takmaları, araçlardaki takoğraf cihazlarının çalışır durumda olması, sürücülerin günlük 9 saatten ve devamlı olarak 4,5 saatten fazla araç kullanmamaları, seyahat esnasında sigara içmemeleri ve alkollü araç kullanmamaları, cep telefonuyla konuşmamaları, trafik işaret ve levhalarını okuma alışkanlığı kazanmaları, araçlarının hızını hava, yol ve trafik durumuna göre ayarlamaları konuları ile ilgili olarak bilgilendirme yapıldı.     

Kazaların önlenmesi amacıyla; 

Emniyet Genel Müdürlüğünün talimatı doğrultusunda; 2018 yılı ocak ayından günümüze kadar şehirlerarası yolcu taşımacılığı yapan 1.712 araç sürücüsü ile 295 okul servis aracı şoförüne trafik eğitimi ve bilgilendirme yapılmış, 18.833 araç ve sürücü denetlendi. 

Ramazan Bayramı dolayısıyla alınan trafik tedbirleri kapsamında 31.05.2019 ile 10.06.2019 tarihleri arasında; 

 Polis bölgesinde bulunan 219 km’lik sorumluluk alanında, ek olarak göreve çıkartılacak araç ve personel ile birlikte günlük 22 ekip, 2 motorize şahin ekibi ve 41 personel ile gerekli tedbirler alınacaktır.    

Jandarma bölgesinde bulunan 2.209 km’lik sorumluluk alanında, ek olarak göreve çıkartılacak araç ve personel ile birlikte günlük 15 araç, 30 personel ile gerekli tedbirler alınacaktır.  

İlimiz karayollarında trafik güvenliği kapsamında Burdur İl Emniyet Müdürlüğü ve İl Jandarma Komutanlığı olarak çalışmalarımız bütün kararlılıkla devam etmektedir. 

Bütün sürücülerimizi, trafik kurallarına uymaya, özellikle aşırı hız, emniyet kemeri takma, yorgun araç kullanımı, sürüş esnasında cep telefonuyla konuşma ve dikkatsizlik konularında duyarlı olmaya davet ediyoruz.

Yayınlandığı Kategori Manşet
No Internet Connection