Manşet - Burdur Gazetesi | Burdur Haberleri, Burdur Haber

İl Kültür ve Turizm Müdürü Abdullah Kılıç Karma Sergi açılış töreninde, Bakibey Konağı’nın ilerleyen günlerde Halk Kültürü Müzesi olacağı bilgisini verdi. 17. yüzyıl Osmanlı sivil mimarisinin en güzel örneklerinden olan Bakibey Konağı, Halk Kültürü müzesi olarak halkın hizmetine açılacak. 

 

Bakibey Konağı’nın tarihi geçmişi hakkında açıklamada bulunan İl Kültür ve Turizm Müdürü Abdullah Kılıç;

“Çelikbaşlar Konağı şu anda İl Müdürlüğümüzün hizmet binası olarak kullanılıyor. Yanında da Bakibey Konağı var. Bakibey Konağı, 18. yüzyılda, 1830 yılında tadil edilmiş ama ustaların 17. yüzyılda yaptığına dair bilgiler bulunmaktadır. Sayın Valimizin himayelerinde Bakibey Konağı’nı, Halk Kültürü Müzesi olarak hizmet vermek üzere çalışmaları başlattık. İnşallah Bakanlığı’mızda bu konuda, talebimizi uygun görmesi halinde gerekli çalışmalara başladık. Tamamen Sayın Valimizin maddi destekleri ile Bakibey Konağı, tüm sanatseverlere, turizm amaçlı tüm sektörlerde faaliyet gösteren kişi ve kurumlara hizmet vermek üzere ileriki zamanlarda hizmete açılacak. Şu anda sanatseverlere sergi evi olarak hizmet versede halk kültürü müzesi olarakta ilimizin önemli, geleneksel bir konakta yaşam nasıldır temaları, kına gecesinden tutunda diğer konseptlere uygun olarak hepsi Bakibey Konağı’nda önümüzdeki dönemlerde yapacağımız önce bir bakım onarım, arkasından teşhir tanzim projeleri ve nihayetinde eserleri sergilemeleri, uygulamaları gerçekleştirecek, önümüzdeki dönemde Bakibey Konağı’nı da bu amaçla kullanmaya çalışacağız.” bilgisi verdi.

Bakibey Konağı

Bakibey Konağı, Değirmenler Mahallesi Divanbaba caddesindedir. 17.yy. Osmanlı sivil mimarisinin en güzel örneklerindendir. Kültür Bakanlığı tarafından kamulaştırıldıktan sonra 1988 yılında restorasyonu tamamlanmıştır. Bakibey Konağı, Koca Oda adıyla da bilinir. Bilinen en eski tapu kaydı 1830 yıllarında Reşit Bey üzerinedir. Ancak konağın Reşit Beyin dedesi Ahmet Paşa veya onun babası Çelik Mehmet Paşa zamanında yapılmış olması kuvvetle muhtemeldir.

Konak, zemin katı pencere bitimine kadar devam eden taş temelin üzerinde ahşap ve kalın masif kerpiç duvarlardan oluşmuş iki katlı bir yapıdır. Alt katta ahır, ambar gibi odalar vardır. Üst kata taş merdivenle çıkılmaktadır. Üst katın bahçeye ve ara sokağa bakan geniş bir eyvanı vardır. Eyvanın tavanı çıtalarla süslüdür. Çıtaların arası da yeşil, kırmızı toprak boyalarla süslenmiştir. Konağın beşik çatısı alaturka kiremitlerle örtülmüştür. Saçağın ahşap yüzeyleri de aynen eyvanın tavanı gibi yeşil, kırmızı toprak boyalarla süslü çıtalarla donatılmıştır. Direkler arasındaki boyalı süslü sivri kemerler, eli böğründeler, geniş ve boyalı çıkma çıtalı bu saçaklık mimariyi tamamlayan aksesuarı oluşturmaktadır. 

Eyvanın doğu kenarında selamlık, yani Başoda yer almaktadır. Konağın en göz alıcı odası, Başodadır. Başoda kapısından başlayarak pencere, vitray pencereleri, dolap kapakları ve üstündeki nişleri, davlumbaz, pencere üzerinde dolaşan pervazlar, yüklük kapakları, dört tarafı çeviren koltuk silmeleri, tavan ve tavan göbekleri altın ve gümüş varakla ve kalem işi boyalarla süslüdür. Motifler bütünüyle devrin bitkisel süslemelerini yansıtırlar. Bütün bu altın ve gümüş kaplamalar, ahşap işçiliği ile kalem işi denilen boyalı süslemeleriyle ender rastlanan güzellikte bir başoda ortaya çıkarmıştır. Başodanın tabanı iki kademelidir. Cumbalı kısım döşemeden yükseltilmiştir.

Başodadan sonra yan yana eyvana ve işten bir birine açılan iki küçük oda yer alır. Gerek malzeme ve gerekse süsleme yönünden sade olmakla birlikte altın-gümüş varak kaplamalı ve kalem işi olarak yapılan süslemeler göze çarpar. Bu odalardan biri ahşaptan, süslemeli davlumbazlıdır. Diğer ikinci küçük oda da ahşap tavan çıtalarla karelere bölünmüş ve pervazları kalem işi boyalı süslenmiştir. Orijinalinde evin devamında en az bir odanın daha olduğu düşünülmektedir. Ancak yıkılarak yok olmuştur.

2003 yılında Kültür ve Turizm Bakanlığı ile Burdur Valiliği arasında yapılan bir protokol ile bakım ve teşhiri Valiliğe devredilen konak yerli ve yabancı turistlerin hizmetine sunulmuştur.

Hatice Dursun 

Yayınlandığı Kategori Manşet

TZOB Basın ve Halkla İlişkiler Müdürlüğü’nden, son başvuru tarihi 30 Nisan olan Hububat, baklagil ve mısırda prim başvurusu ile ilgili basın açıklaması yayınlandı.

Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, hububat, baklagiller ve dane mısırda 2018 yılı prim başvuru süresinin 30 Nisan’da sona ereceğini bildirerek, “Çiftçilerimizin, bu tarihi kaçırmamaları, bir an önce başvurularını yapmaları gerekiyor. Aksi takdirde desteklemeden yararlanamazlar” dedi.

Bayraktar, 1 Ekim 2018 tarihinde başlayan hububat, baklagiller ve dane mısırda fark ödemesi (prim) desteği başvurularının 30 Nisan 2019 Salı günü mesai saati bitiminde sona ereceğini belirtti. Destekten yararlanmak isteyen çiftçilerin, başvurularını bu tarihe kadar Tarım ve Orman Bakanlığı il ve ilçe müdürlüklerine yapmaları gerektiğini vurgulayan Bayraktar, şunları kaydetti:

“2018 yılı tarımsal destekleri kapsamında, kilogram başına buğday, arpa, yulaf, çavdar ve tritikalede 5 kuruş, kuru fasulye, nohut ve mercimekte 50 kuruş, dane mısırda 3 kuruş prim desteği verilecek.

Söz konusu ürünleri yetiştiren ve 2018 yılına dair Çiftçi Kayıt Sistemi (ÇKS) kayıtlarını hasat dönemi öncesinde yaptıranlar destekten faydalanabilecek. 2018 yılında üretilerek satışı yapılan fark ödemesi desteğine esas ürünlere, Bakanlığın Uydu Tabanlı Parsel Tanımlama Modeli’ne göre destekleme ödenecek.

Yeraltı sularının yetersiz seviyede ve su kısıtlı olduğu bakanlıkça tespit edilen havzalarda 2018 yılında ekimi yapılmış mercimek ve nohutta destek yüzde 50 fazla olarak uygulanacak. Damlama sulamayla sulanan alanlar hariç dane mısıra destekleme ödemesi yapılmıyor.”

Yayınlandığı Kategori Manşet

İzmir Burdurlular Derneği, “Geleneksel Burdurlular Şöleni” düzenliyor. Şölen 28 Nisan Pazar Günü, İzmir’in Buca ilçesinde bulunan Hüseyinoğulları Piknik Alanı’nda yapılacak.

İzmir’de önemli çalışmalara imza atıp, ilimizi en iyi şekilde temsil ederek ve İzmir’de yaşayan Burdur’luları her fırsatta yaptıkları faaliyetler ile bir araya getirip Burdur özlemini bir nebze olsun gideren İzmir Burdurlular Derneği bu yılki yapılacak olan  geleneksel şölenin hazırlıklarını tüm hızıyla sürdürüyor.

Bu yıl Arzu Gök ve Ümmet Çelik’in konuk olacağı şenlikte, İzmir’de yaşayan Burdurluların yanısıra çevre illerden ve ilçelerdende vatandaşların katılması bekleniyor.

Meşhur Ceviz Ezmesi ve Burdur Şiş’inde ikram edileceği şenlik, konserlerin, halkoyunları gösterilerinin yanı sıra çeşitli etkinlikler ile tamamlanacak.

Konuyla ilgili açıklama yapan İzmir Burdurlular Derneği Başkanı Refik Kaya;

“Gelenekselleştirmiş olduğumuz “İzmir Gelenekselleşmiş Burdurlular Şöleni”ne İzmir’de ve Çevre illerde yaşıyan vatandaşlarımızın katılımlarını bekilyoruz. Hazırlıklarımızda ve organizasyonumuzda sona geldik. İnşallah Her yıl olduğu gibi bu yılda coşkulu, eğlenceli bir şenlik olacağına inanıyoruz. Herkezi 28 Nisan’da yapacağımız şenliğe davet ediyor, ‘Hadi Geli Sende Gel’ diyoruz.” dedi.

Yayınlandığı Kategori Manşet
Çarşamba, 24 Nisan 2019 15:37

25 Nisan 2019 - Perşembe - Burdur Gazetesi

25 Nisan 2019 - Perşembe - Burdur Gazetesi

Yayınlandığı Kategori Arşiv

Burdur Belediyesi ve Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği’nin işbirliği ile 23 Nisan Çocuk Şenliği Burdur Belediye Başkanı Ali Orkun Ercengiz’in de katılımlarıyla Özgürlük ve Demokrasi Meydanı’nda kutlandı. 

Burdur Belediyesi ve Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği’nin işbirliği ile 23 Nisan Çocuk Şenliği bu yıl yine bir çok etkinliklerle çocukları eğlendirdi. 23 Nisan Geleneksel Çocuk Şenliği etkinlikleri kapsamında masal çadırı, şişme oyun grupları, palyaçolar, yüz boyama, akrobatlar, yarışmalar, gösteriler ve masal kahramanları ile çocuklar unutulmaz bir gün yaşadı.

“Çocuk Umut Demek, Umut yarın demek”

Burdur belediyesi ve Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği’nin düzenlediği Çocuk şenliğine ilişkin konuşma yapan Belediye Başkanı Ali Orkun Ercengiz, “İnsan içindeki çocuğu hiç büyütmemeli. Çocuk umut demek, umutlar yarın demek. Biz güzel bir ülkede yaşıyoruz, 7’den 70’e herkesin keyifle yaşamasını istiyoruz. Zaten burada bu yaptığımız eğlencenin, çocuk etkininin de temel amacı bütün çocukları bu alana toplamak. Farklılıklarımızı zenginlik olarak görüyoruz. Ülkemizin çok güzel bir mozaik olduğunu düşünüyorum. Düzenlediğimiz bu şenlikte, her yaş grubu çocuğun bizlerle beraber olduklarını ve eğlendiklerini görmek bizim için çok keyifli.  Ulu Önder Atatürk’ün öncelikle Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayrımı olarak kutlamaya başladığı ve annesini babasını kaybetmiş çocukların, protokolün en kıymetli yerinde bulunduğu, çocuklara hediye ettiği, ardından da tüm dünya çocuklarına armağan edilen bir bayram olduğunu hatırlatmak istiyorum. Tam 99 yıl önce Milli Egemenlik ve Çocuk Bayramı olarak kutlamaya başladığımız bu bayram, bizim için çok önemli. Çağdaş yaşam için çağdaş yaşamı destekleyen derneğimiz ve orada gönüllü çalışan, tüm gönüllü kardeşlerimiz için de ben bu bayramın çok önemli olduğunu düşünüyorum. Onlara da teşekkür etmek istiyorum. Bugün bu alanda Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği de bizlerle bir arada, hiçbir beklentisi olmadan, bizlere destek verip, çocukların mutluluğu için çalışıyorlar. Ben tüm çocukları ve çocukları seven herkesi çok seviyorum.” Şeklinde konuştu.

Yayınlandığı Kategori Manşet
Çarşamba, 24 Nisan 2019 15:36

Yaya geçitlerine ‘Önce Yaya’ uyarısı

Trafikte yaya önceliği görsellerle destekleniyor. Sürücüler, yaya ve okul geçitlerine yaklaşırken ‘Önce Yaya’ uyarılarını görüyor.

2019 yılını ‘Yaya Öncelikli Trafik Yılı’  ilan eden İçişleri Bakanlığı’nın genelgesi doğrultusunda yaya güvenliğini artırmak amacıyla çalışmalar yapılıyor. İçişleri Bakanlığı, trafikte yaya bilincinin oluşturulması için çalışmalarına devam ediyor. 

81 İl Valiliği, İl Emniyet Müdürlüğü, İl Jandarma Komutanlığı’na genelge gönderen İçişleri Bakanlığı; trafikte yaya önceliğine dikkat çekmek için hazırlanan ‘Önce Yaya’ görselinin sürücülerin görebileceği şekilde illerde okul ve yaya geçitleri önüne çizilmesini istedi. Şeritlere ve geçiş çizgilerinin önüne çizilen bu görseller sayesinde sürücülere, önceliğin yayalarda olduğu uyarısı yapılıyor.

Hatice Dursun

Yayınlandığı Kategori Manşet

2019 Yılı Orman Yangınlarıyla Mücadele Komisyonu’nda, Orman Bölge Müdürü Akduman tarafından, orman yangınları ile mücadele kapsamında Bölge Müdürlüğü tarafından yürütülen çalışmalar ve alınan tedbirlerle ilgili sunum yapıldı.

Orman Bölge Müdürü Akduman, orman yangınları ile ilgili Burdur’u da kapsayan istatistiki veriler, personel ve yangınlarda kullanılan araç gereç durumları, ormanlık alanlarda bulunan gözetleme kuleleri, yangın havuzları, bugüne kadar Burdur genelinde meydana gelen önemli yangınlar ve müdahale görüntülerinin de yer aldığı ayrıntılı bir sunum gerçekleştirdi.

Toplantı, orman yangınları ile mücadele kapsamında kamu kurum ve kuruluşları tarafından alınması gereken tedbirler, görev ve sorumluluklar ile ilgili kurumlar arasında koordinasyonu gerektirecek konuların görüşülmesinin ardından sona erdi.

Orman Bölge Müdürü Kenan Akduman Orman Yangınlarıyla Mücadele Komisyonu’ndaki açıklamasında;

“Yangınlar daha çok Haziran-Ekim ayında cereyan etmekte. Yangınlarımızın 2018 yılında çıkış sebepleri biri yıldırımdan kaynaklı. Onun dışında genelde ihmal ve bilinmeyen sebeplerden. Malesef ülkemizde genel yangınların % 95’i insan kaynaklı. Bununla ilgili hepimize düşen görevler var. Vuku bulan yangınlarımızın büyük bir kısmı geçen yıl dörtlü yangını şeklinde cereyan etmiş dolayısıyla tepe yangını dediğimiz ormanlık alanların tahribine sebep olacak bir yangın yaşanmadı. Orman yangınlarında zamanında müdahale başarı açısından önemli. Bizde gerek ekiplerimiz konumlanması gerekse organizasyonumuz itibariyle bunu minimize etmek için elimizden gelen gayreti göstermeye çalışıyoruz. 2009 yıllarında 30 dakika gibi bir zamana sahipken yangınlara müdahale süresi, son yılllarda 15 dakika civarına düştü. Bu konuda iyi olduğumuz düşünüyoruz. Yangından haber alınması yangına müdahale açısından çok önemli. Bunun için kulelerimiz mevcut. 112-177 hatlarımızın görüldüğü üzere son 5 yılda yangın ihbarlarının istatistiklerinin %49’una buradan ulaştık. Vatandaşlarımızın duyarlılığı da %22 oranında. 

Sadece orman yangınlarına müdahale edilmekle kalmayıp, kırsal alandaki yangınlara da müdahale etmekteyiz. Yerleşim yerleriyle ormanlar iç içe. Malesef orman yangınlarının birçoğuda anız yangınlarından çoğalarak başlıyor. Dolayısıyla kapalı alan olmasada kırsal alandaki anız yangınlarına dışardan müdahale etmekteyiz. Geçtiğimiz yılda 5 adet yangında yaklaşık 2 hektar kırsal alan yangınlarına müdahale ettik. 

Güneş enerji sistemi gittikçe yaygınlaşıyor

İlimiz genelinde 21 adet tablolu arazözümüz mevcut. 4 su ikmal aracımız, 10 adet ilk müdahale aracımız, 26 hizmet aracı, 11 adet gözetleme kulemiz, haberleşme merkezlerimiz, ilk müdahale ekiplerimiz 1 Haziran itibariyle 7/24 faaliyet yürütmekte ve her noktada tam teşekkürlü ekiplerimiz ve araç ekipmanlarımızla hazır vaziyette. 3 adette buldozer ve 3 adet greyderimiz var. 

Burdur ilimizde 79 memur ve 186 işçiyle toplam toplam 265 kişiyle yangın organizasyonumuzu yürütmekteyiz. Yangında iletişim çok önemli. CSM operatörlerinin işlev görmediği noktalarda dahi telsiz ağımız gayet iyi fonksiyonunu yürütmekte. İlimizde toplam 370 adet telsizimiz bulunmakta. Bunların bir kısmı sabit telsiz, bir kısmı mobil telsiz olmak üzere toplam 370 adet telsizle yangın sırasındaki ve öncesindeki işlemlerimizi yürütmekteyiz.” bilgisi verdi. 

Burdur’da BAKA’ndan sunulan projeyle desteklenen 9 adet kulede, güneş enerji sistemiyle enerji sağlandığını belirten Orman Bölge Müdürü Akduman;

“Oradaki kişisel kullanım ve telsiz sistemlerindeki enerji güneş enerji sistemlerinden kullanılmakta. Ayrıca 3 adet gözetleme kulemizde kamera ve gözetleme sistemimiz var. Bu gittikçe yaygınlaşan verimli bir uygulama. Ekonomik ve daha kısa sürede haber alma açısından etkin bir yöntem. 

Yangınlara müdahalede en etkin materyalimiz su. Bu çerçevede ilimizde su kaynakları itibariyle bir hayli zengin sayılır. 9 tane baraj var. 35 tane gölet var ve bizim tarafımızdan 30 tane su toplama çukurlarımız var. 21 adet havuz olmak üzere 95 adet su kaynağımız var bizim bölgede. Bizim için özellikle hava araçları açısından 500 metrede bir su kaynağının olması çok önemli. 

Tatbikatlar çok önemli

Kırsal alandaki yangınlarımızda 3 ton kapasitede su tankerlerimiz etkin görev yapmakta. Bu konuda Burdur Valiliğimizin gayretlerini takdirle karşılıyoruz. İlimizde 171 adet su tankeri dağıtmışız. Bunun özellikle anız yangınlarına kısa sürede müdahale açısından önemli olduğunu düşünüyoruz. Yangınlara ulaşmamızda orman yolu alanımızla ancak mümkün. İlimizde toplmda 4200 kilometre yol şebeke ağımız var. Bunların aktif olarak tutulması için çalışmalarımız var. 

Vatandaşlarımız nezdinde orman yangınlarına duyarlılığı artırmak için ilköğretim-ortaöğretim okullarımızda çiftçilerimize, çobanlarımıza, vatandaşlarımıza yönelik birçok eğitimler düzenlemeye başladık. Devam ediyor bu eğitimlerimiz. Amacımız toplumda bu orman yangınlarıyla ilgili hasasiyeti artırma çalışma. Ekiplerimizin etkin mücadele yapabilmesi için tatbikatlar çok önemli.” dedi.

Hatice Dursun 

Yayınlandığı Kategori Manşet
Çarşamba, 24 Nisan 2019 15:35

Ocakta tutuşan tava mutfağı yaktı!

Burç Mahallesi’nde ocakta unutulan tava tutuşunca yangın tehlikesi yarattı. Askerlik Şubesi Karşısı’ndaki binanın 5. katında öğrencilerin kaldığı dairede çıkan yangına itfaiye ekipleri kısa sürede müdahale ettiler. Ocakta unutulan tavanın yanması sonucu mutfakta başlayan yangın kısa sürede fark edildi. 112 aracılığıyla itfaiye haber verilmesinin ardından itfaiye ekipleri kısa sürede olay yerine gelerek yaptıkları müdhaleyle yangını büyümeden söndürdüler. 112 sağlık ekipleride olay yerine ulaşarak olası bir müdahale için hazır halde beklediler. 

İtfaiyenin müdahalesiyle söndürülen yangının herhangi bir yaralanmaya yol açmadığı, ileri derecede bir mal kaybına da neden olmadığı belirlendi.

Yayınlandığı Kategori Manşet
No Internet Connection