Manşet - Burdur Gazetesi | Burdur Haberleri, Burdur Haber
Perşembe, 18 Nisan 2019 17:32

Ünlü Ressam Cahit Anık’ı kaybettik

Burdur Lisesi’nin efsane hocalarından Ressam Müzisyen Cahit Anık, 17 Nisan 2019 tarihinde vefat etti. Cenazesine öğrencileri, yakınları ve sevenleri katıldı.

 

Uzun süre Resim Öğretmeni olarak çalışıp emekli olan, yaşamının son yıllarında hastalıklar atlatan Cahit Anık, 17 Nisan 2019 Çarşamba günü vefat etti. 18 Nisan 2019 Perşembe günü öğle namazına müteakip cenazesi kaldırılan Sanatçı Cahit Anık için, Burdur’dan olduğu kadar çevre illerden de bir çok seveni cenazesine katıldı. Eşi Hayriye Anık, çocukları Yasemin, Mehmet ve Ahmet olmak üzere üç evladı olan Cahit Anık, öğle namazına müteakip Eski Mezarlık’ta defnedildi.

Çok sayıda seveni olan Cahit Anık omuzlarda taşınarak nakil aracı ile mezarlık alanına getirildi. Dualarla defnedilen Cahit Anık için Antalya’dan gelen Burdur’lu Sanatçı Sümer Ezgü, Cahit Anık’ı son yolculuğuna sevenleriyle birlikte uğurladı.

“Bağlamayı bana öğreten

Cahit hocadır”

Resim Öğretmeni olan ve kendisine bağlama çalmayı öğreten hocasına vefa borcunu ödemek için Antalya’dan gelen Sümer Ezgü, “Cahit hoca benim, Bucak yıllarımdan, yani ilkokul yıllarımdan beri tanıdığım büyüğümüzdü. Önce, babamın arkadaşı olarak tanıdık. Rahmetli babam Ahmet Ezgü’de Bucak’ta öğretmendi. Cahit hoca, babamın öğretmen arkadaşıydı. Sonra,  ortaokulda resim öğretmenimiz oldu. Ben ilkokul dördüncü sınıftayken, babamın görevi nedeniyle Batı Trakya’ya gittik. 2 sene Gümülce’de kalınmıştı. Bende orada mandolin ve nota dersleri almıştım. Fakat, mandolinde de hep böyle Bucak’ta kulağıma ilişmiş türküleri çalıyordum. Döndüğüm zaman, babamın öğrencisi Aykut Vicir ile Cahit Anık’ı, bağlama çalarken izlemiştim. “Gökteki Yıldızın Üçü Terazi”yi çalıyorlardı. Çok etkilendim bundan ve bağlamaya merak saldım. Daha sonra, Cahit hoca ile konuştuk. Bana her hafta uygun günlerde evinde saz öğretiyordu. Benim o zaman sazım yoktu, kendi sazıyla bana saz çalışmayı öğretiyordu. Daha sonra da İzmir’den Saz Ustası Hüseyin’den bir bağlama siparişi verdi ve onu çalmaya başladım. Bağlamayı bana öğreten Cahit Anık’tır” dedi.

“Sanat ruhlu, dünyaya gereken bir insandı”

Gazetemizde Cahit Anık ile ilgili anılarını paylaşan Sümer Ezgü, “Çok hassas bir adamdı. Çok duyguluydu. Bağlamanın dışında ud çalardı. Ve bağlama yapardı. Yapmanın yanı sıra da süslerdi, yakmalar yapardı. Çünkü, ressamdı. Hem güzel resim yapardı hem de bakır tablolar yapardı. Sanat ruhlu bir insandı, sanat için yaratılmış bir insandı. Kendi içinde yaşayan, çok dolu, dünyaya gerekli bir insandı.

Burdur’a yerleştikten sonra Cahit hoca, bizim resim hocamız oldu. Halk eğitim merkezinde dersler aldıktan sonra Radyo bölümünü kazandım. Radyo bölümünde okumak için gittikten sonra bile Cahit hocamla bağımız hep devam etti. Hocama olan minnetim ve sevgim her zaman devam etti. Onun bize aktardığı bilgiler ve saz çalma yöntemi, bizim bedenimize ve ruhumuza sindi. Onun üzerine geliştirdik kendimizi. Benim için çok değerlidir, onun için tüm röportajlarımda hocalarımı başta Cahit Anık’ı dile getirmişimdir” dedi.

“Onun için söyledim, dinleyemeden...”

Cahit Anık’a vefa borcunu ödemek için onun sevdiği “Ayrılık Ateşinde Bir Ok” u seslendirip klibini çeken, ama ona dinletemeden vefat ettiğini öğrenen Sümer Ezgü, “Onun ölümüne çok üzüldüm. Şok oldum. Hastaydı, hastayken ziyaretine de gelmiştim. Belki, beklenen bir durumdu ama beklemediğim bir anda oldu. Malatyalı Fahri Kayahan’ı çok severdi hocam. Onun “Ayrılık Ateşinde Bir Ok”, “Sarı Kurdelam Sarı”, “Ördeğin Sürüsü” türkülerini bize çaldığını çok iyi hatırlıyorum. Böyle, neredeyse ağlardı bu parçaları çalarken. Duygu yüklüydü. Bende ona olan gönül borcumu ödemek için, “Ayrılık Ateşinde Bir Ok” türküsünü hocam sizin için kaydedeceğim dedim. Gerçekten de kaydettim, çok iyi bir kayıt yaptık. Cümbüşü çok severdi, çümbüşlü bir kayıt yaptık, çok emek vererek bir klip çektik. Bunu ben klip kanallarına verdim. 2 gün öncede sosyal medya üzerinden paylaştım. Ve, Antalya’dan Burdur’a gelip hocama bizzat izletmek istedim. Eski tip telefon kullandığı için, internetten izleyemeyecekti. Ben, “Hocam bu çalışmayı sizin için yaptım. Size olan gönül borcum için yaptım” diye gelmek istedim ama, şok oldum, haber aldım vefat etmiş. Daha da ilginci, Dirmilli Halk Sanatçısı Aşık Ömer’in cenazesinden Antalya’ya dönerken haber aldım, hocam vefat etmiş diye ve oradan Burdur’a geldim. İçimde bir eziklik hissettim, hocama dokunmak isterdim. Ne yapalım, kısmet böyleymiş. Biraz önceki sohbetimizden oğlu, bu yaptığım işten haberi olmuş. Cahit hocama bahsetmiş. En azından vefat etmeden önce bu çalışmadan, benim vefa borcumdan haberi olması, beni çok mutlu etti. Yolu nur olsun, devri daim olsun. Benim gönlümde, bedenimde onun emeği daima var olacaktır” dedi.

Burdur Gazetesi olarak, Anık ailesi başta olmak üzere, tüm dost ve sevenlerine başsağlığı dilerken, Cahit Anık’a da Allah’tan rahmet dileriz.

(Süleyman Taraşlı)

Yayınlandığı Kategori Manşet
Perşembe, 18 Nisan 2019 17:29

19 Nisan 2019 - Cuma - Burdur Gazetesi

19 Nisan 2019 - Cuma - Burdur Gazetesi

Yayınlandığı Kategori Arşiv
Perşembe, 18 Nisan 2019 16:11

Vali Şıldak muhtarlar ile bir araya geldi

31 Mart Mahalli İdareler Genel Seçiminin ardından mazbatalarını alarak göreve başlayan muhtarlarla bir araya gelen Vali Hasan Şıldak, kendilerini tebrik ederek başarılar diledi. Görevlerinin köylerine, mahallelerine ve vatandaşlara hayırlı olması temennisinde bulundu.

Burdur Valiliği İdare ve Denetim Müdürlüğü tarafından köy muhtarlarına yönelik Köy Kanunu ve ilgili mevzuatı içeren eğitim sonrası gerçekleşen toplantıda Vali Şıldak muhtarlara hitap etti.

“Köylerimizde ve mahallelerimizde yaşayan vatandaşlarımızın elçisi konumunda olan Muhtarlarımız, sorumluluğu olan kutsal bir görevi icra ediyorlar. Gerek devlet kuruluşlarıyla, gerek sivil toplum kuruluşlarıyla, gerek diğer vatandaşlarla, kimi zaman bir ara bulucu, kimi zaman bir lider pozisyonunda sürükleyici, kimi zamanda bir devlet memuru gibi hizmet yürütmeye çalışıyorlar. Muhtarlık aynı zamanda bir devlet memurluğudur. Çünkü Köy Kanununda ifade edildiği gibi köyün yerel yönetim olarak bir işlevi vardır, bir de devlet memuru olarak icra edilmesi gereken zorunlu görevler vardır. Valiler, kaymakamlar olarak her iki yönüyle de ilgiliyiz ve en başta zaten Sayın Cumhurbaşkanımızın muhtarlarımıza gösterdiği teveccüh, verdiği değer ve önem bilinen, aşikar bir konu. Bu manada muhtarlarımız çok şanslı. Gerçekten bu Ülkenin Devlet Başkanıyla birebir görüşme ve Külliyede birebir o ortamı görme ve teneffüs etme imkanı buluyorsunuz. Sizlere gösterilen bu teveccüh, verilen değer size ayrı bir sorumluluk yüklüyor. Sorumluluğunuz omuzlarınızda bir kat daha artıyor. Değerli olan her şey önemlidir, o önemin bir de karşılığı vardır.

BÜTÜN VATANDAŞLARI EŞİT BİR ŞEKİLDE KUCAKLAYIN

Muhtarlarımızdan beklenti bu manada vatandaşla devlet arasındaki köprü olma fonksiyonunu çok iyi bir şekilde hakkaniyetli bir şekilde kullanmak ve bunu gerçekleştirmektir. Halkın beklentisinin de siz muhtarlarımızdan bu yönde olduğunu düşünüyorum. Muhtar seçildikten sonra seçim sürecindeki bütün tartışmaların, rekabetin, kırgınlıklarını bir tarafa bırakılması ve tamamen hizmete yönelik anlayışın hakim olması gerektiğini düşünüyorum. Muhtarlar olarak sizler bütün vatandaşları eşit bir şekilde kucaklamak ve devlet imkanlarından yararlanmaları konusunda onlara yön vermek, yönlendirmek, yardımcı olmak durumundasınız. Pek çok görevleriniz var. Hem halkın beklentisi, hem de bizim beklentimiz bu yönde. Ben karşıma gelen, benimle sohbet eden, bir konuyu görüşen muhtarımın söylediği bir söze %100 güvenmek istiyorum. En küçük güvensizlik hissetmek istemiyorum. Bakın bu sözün altını çiziyorum. Biz sizlere güvenmek durumundayız. Birbirimize destek olarak bir çalışma ortamı, bir çalışma anlayışı geliştirmek zorundayız. Gerçekten halkın içinde, halkı dinleyen, herkesle görüşen kapısını sonuna kadar açan, işten kaçmayan, İşin peşinden koşan bir vali olmaya çalışıyorum. Açık çalışıyorum, samimi çalışıyorum. Ele aldığım hiçbir konuda geçiştirme yapmıyorum. Karşıma gelen vatandaşı laf olsun diye dinlemiyorum. Bütün kurumlarımıza, müdürlerimize de bu yönde talimat verip, aynı uygulamayı yapmalarını istiyorum.

HEPİMİZ VATANDAŞIN EMRİNDEYİZ.

Artık ülkemizde, gelişen Türkiye’de, yeni Türkiye’de bugün git yarın gel, vatandaşı dinlemeden ben ne dersem o olacak dönemi bitmiştir. İdareci vali olur, kaymakam olur, belediye başkanı olur, muhtar olur, hepimiz aynı şeyi yapacağız. Hepimiz vatandaşın emrindeyiz. Dürüst ve doğru bir çalışmada vatandaşın beklentisi, bizim yönetim anlayışımız da budur. Vatandaş odaklı ve sonuç odaklı, işi hiç dolandırmadan bürokrasinin dehlizlerinde dolaşmadan, topu taca atmadan ve verimli bir şekilde Ülkemizin kaynaklarını ciddi, tasarruflu kullanıp düzeyli bir yönetimle, istikrarlı, düzenli ve planlı bir şekilde çalışma yürütüyoruz.

MUHTARLARDAN BEKLENTİM AÇIK, TARAFSIZ HERKESE HİZMET ANLAYIŞINI BENİMSEMİŞ, DÜRÜSTLÜKTEN ASLA TAVİZ VERMEYEN SAMİMİ ÇALIŞMA

Burada yapmaya çalıştığımız ve herkesi kucaklayan yönetim anlayışımızın özetini bu cümlelerle ifade etmek istiyorum. Muhtarlarımızdan da bu modele destek vermelerini istiyorum. Kaymakamlarımız da onu yapıyor. Sizlerin de merkez ilçedeki mahalle ve köy muhtarlarımız olarak bize destek verip bu anlayış içerisinde çalışmanızı ve vatandaşlarımıza hizmet etmenizi ben özellikle istirham ediyorum. Açık, tarafsız herkese hizmet anlayışını benimsemiş, dürüstlükten asla taviz vermeyen samimi, mali konularda son derece dikkatli, hizmet taleplerini de doğru, dengeli, objektif olarak bize yansıtan bir muhtar beklentim var açıkçası. A sokağının işi önemli iken B sokağının işini bizim önümüze getiriyorsanız, A yolunun işi daha acilken, B yoluyla uğraşıyorsanız bu size helal olmaz. Prensipler koyacağız, bu prensiplere göre çalışacağız. Kişilere göre değil. Bizim için A kişisi de aynıdır, B kişisi de aynıdır, C kişisi de aynıdır. Hepsi Türk Vatandaşıdır. Öncelik hizmet önceliğindedir. Kimin daha çok ihtiyacı varsa o hizmet oraya gider.

HER SALI GÜNÜ 11 İLE 12 ARASINDA BU AYDAN İTİBAREN MUHTAR SAATİ UYGULAMASI BAŞLATIYORUM.

Değerli muhtarlarımız, lütfen bütün taleplerinizi bize iletiniz. Başta benim kapım olmak üzere her zaman devletin kapısı sizlere açıktır. Telefon hatlarımız açık. Bize ulaşamama gibi isteseniz de bir şansınız yok. Her Salı günü 11 ile 12 arasında bu aydan itibaren muhtar saati uygulaması başlatıyorum. Muhtarlarımız bizzat benimle görüşebilir. Her zaman görüşebilirsiniz, ama o saatlerde kesinlikle görüşebilirsiniz. Bir randevuya, talebe ihtiyaç yok. Biliyorsunuz salı günleri vatandaşla buluşma günümüz. Dolayısıyla her türlü talebinizi bize ve buradaki bütün kamu kurum kuruluşlarında her halükarda yazılı sözlü iletmeniz halinde en öncelikli olarak muhtarlarımızdan gelen talepler değerlendirilecek. Uygulama bu şekilde olacaktır.

AMACIMIZ KÖYLERİMİZİN ALT YAPISININ DAHA İYİ HALE GETİRİLMESİ

Köylerimizde yapılacak çalışmalarla ilgili İl Özel idaresi 2019 yılı yatırım programını uygulamaya devam ediyoruz, plan dahilinde asfalt çalışmaları, içme suyu, kilit parke, sulama suyu, kanalizasyon çalışmaları devam ediyor. Amacımız köylerimizin alt yapısının daha iyi hale getirilmesi. Ama bunu imkanlar ölçüsünde yapabiliyoruz. O yüzden muhtarlarımızdan da beklentim bilhassa tabi bu köy muhtarlarına yönelik bir ifade. Taleplerinizi yapın değerlendirelim. Bunlar zaten bir süzgeçten geçiyor. Özel İdareden yapılacak işler programlı şekilde yapılıyor. Bir yıl önceden programa girmesi lazım basit işleri zaten çözüyoruz.

BAĞIMLILIKLA MÜCADELE PROJEMİZLE İLGİLİ MAHALLE MUHTARLARIMIZLA YAKIN BİR ÇALIŞMA YAPMAK İSTİYORUZ.

İl merkezinde de yine mahalle muhtarlarımız bilirler, uyuşturucuyla mücadele çalışması yürütüyoruz. Bu çalışma baştan bir hayal gibiydi Allah’a şükürler olsun uygulamaya geçirdik. Uyuşturucunun pençesine düşmüş gençleri buluyoruz, oradan çıkarıyoruz. Süreçle ilgili mahalle muhtarlarımızla yakın bir çalışma yapmak istiyoruz. Şu anda beş çocuğumuz uyuşturucuyu bıraktı. Tedavi oldu. Tedavi süreçlerini takip ediyoruz. Beşine de İŞKUR’dan iş verdik. Beş çocuğumuz da şu an altı ay süreli kamu kurumlarında temizlik elemanı olarak çalışıyorlar. Bugün de bize teşekküre geldiler. Bu konuda şöyle bir çalışma yapacağız mahalle muhtarlarımızda 5’erli gruplar halinde  toplanıp önümüzdeki haftalarda bu gençlerimizin tespitine yönelik destek isteyeceğiz.

VATANDAŞ DEVLET DAİRESİNE KENDİ EVİ GİBİ GİRMESİ LAZIM.

Açık Kapı uygulaması Valiliğimizde biliyorsunuz hayata geçeli bir yıl oluyor. Çok memnunuz uygulamadan. Bunu biz vatandaş buluşmalarıyla birleştirdik. Vatandaşımız ne bekliyor, Devletten ilgi bekliyor. Vatandaş Devlet kapısına gelmekten hala çekiniyor zaten. Siz muhtar olarak bile çekiyorsunuz. Vatandaş Devlet dairesine kendi evi gibi girmesi lazım. Hala bunu yapamıyor vatandaşımız, çekiniyor. İçişleri Bakanımız Sayın Süleyman Soylu sağolsun bu uygulamayı başlattı. Telefondan, bilgisayardan Devlet dairesine gelmese bile müracaat yapabiliyor. Müracaat 7 gün içinde sonuçlandırılıyor. Bunun bir mobil uygulamasını başlatacağız, Valiliğe gelemeyenlerin evlerine gideceğiz.

Kimlik belgesi alması için özürlü, engelli oluşu sebebiyle nüfus müdürlüğümüze gelemeyen vatandaşlarımız için gezici bir uygulama başlattık. Sadece Burdur’da değil, Türkiye genelinde başladı. İlçelerimizde de başlattık. Arkadaşlarımız bugün üç vatandaşımızın evine gitti, yeni kimlik belgesinin müracaat işlemlerini alıyorlar, sonrasında yeni kimlikleri posta yoluyla evlerine gönderiliyor.

Bu güzel uygulamalara siz muhtarlarımızın da desteğini bekliyoruz. Açık Kapıyı duyuralım. Uyuşturucu ile mücadeleyi duyuralım. Vatandaş buluşmalarını duyuralım. Ben bunları sizlerle heyecanlı bir şekilde paylaşmak istedim. Allah hepinize hayırlı görevler nasip etsin. Siz muhtarlarımızı seviyoruz, sizlerle daha güçlüyüz. Hepinize tekrar hayırlı olsun diliyorum”  dedi

Yayınlandığı Kategori Manşet

MAKÜ Rektör Adayı Prof. Dr. Özcan Özgel, İstasyon Çay Bahçesi’nde kahvaltılı basın toplantısı düzenledi. Gazetecilerle bir araya geldiği toplantıda, adaylığıyla ilgili açıklama yapan MAKÜ Rektör Adayı Prof. Dr. Özcan Özgel, “Üniversitemizin dünya ve ülke sıralamasında hak ettiği konuma ulaşması için değerli akademisyenlerimiz ve öğrencilerimiz ile değer kaybeden değil, değer katan ve kazanan bir üniversite olmalıyız.” dedi. Konuşmasının ardından basın mensuplarının sorularını yanıtladı.

MAKÜ Rektör Adayı Özcan Özgel gazetecilerle bir araya geldiği toplantıda;

“İnsana dokunduğumuzun bilinciyle, akademik ve idari kadroda bulunan personelimiz ve öğrencilerimizin bütün ihtiyaçlarını, beklentilerini içtenlikle, samimiyetle imkanlar dahilinde en kısa sürede karşılayacağız. Bu da hizmet verdiğimiz herkesin MAKÜ’ye karşı aidiyet duygusunu geliştirecek. İşimizi en iyi şekilde yapmak, ülke kaynaklarını kendi çıkarlarımızdan üstün tutarak en verimli şekilde kullanmak, üniversitemizi Burdur’umuzla kaynaştırmak en önemli amacımız olacaktır. 

Fikir çalıştaylarıyla inovatif fikirler bir araya getirilmeli

Ülkemizin gündemini, bilim ve bilimsel başarılar belirlemelidir. Bilimsel gelişmenin güvencesi olması gereken MAKÜ, bu gündemin yönlendiricisi olmalıdır. Bu amaçla bilim ve toplumsal sorumluluk alanında katkı sağlayacak her bilim insanı mutlaka ödüllendirilmeli ve teşvik edilmelidir. Bilindiği üzere Teke Yöresi ülkemiz hayvancılığında öncü bölgelerdendir. Özellikle süt sığırcılığı ve keçi yetiştiriciliği alanında Burdur’umuz ciddi pazar payına sahiptir. Bu anlamda yeni YÖK konseptine uygun olarak Yükseköğretim Kurulu ve Kalkınma Bakanlığı tarafından üniversitemiz, tarım ve hayvancılık alanında ihtisaslaşma programına dahil edilmişve bu durum 18 Ekim 2016 tarihinde bizzat Sayın Cumhurbaşkanımız tarafından duyurulmuştur. Dolayısıyla bizimde odaklanacağımız projelerden öncelikli olanı hayvancılık projesidir. Bu açıdan süt sığırcılığı ve keçi yetiştiriciliğine odaklanan, kısa ve orta vadede ayakları yere basarak üretim yapan, aynı zamanda üreticiyi kooperatif sistemiyle destekleyen, Burdur’umuz ile birlikte markalaşan ve kendi kendine yetebilen bir üniversite projesi hayali taşıyoruz.” dedi. 

MAKÜ değer katan ve kazanan bir üniversite

Amaçlarının MAKÜ adını en iyi seviyeye çıkarmak olduğunu vurgulayan MAKÜ Rektör Adayı Prof. Dr. Özcan Özgel;

“Üniversitemiz bünyesinde bulunan fakülte ve bölümlerimizin, dünyada ve alanında önde gelen üniversitelerin ilgili bölümleriyle akreditasyonunu sağlayarak, tüm dünyaca geçerli çift diploma imkanının sağlanması, yapmamız gereken en önemli işlendendir. 

Göller Bölgesinin en güzide gölü olan, Türkiye’nin Maldivleri olarak adlandırılan Salda Gölü’nün markalaşması ve markalaşırken bilimsel verilerle takibinin yapılarak korunmasının sağlanması, yine aynı şekilde Anadolu’nun tarih miraslarından olan ve Burdur’umuzun gözbebeklerinden Sagalassos, Kibyra, Kremna, Sia Antik Kentlerinin markalaşma ve tanıtımlarının yapılması üniversitemizin üzerine düşen önemli bir görevdir. 

Bizim amacımız; üniversitemizin tüm mensuplarının katkısıyla MAKÜ adını en iyi seviyeye çıkarmak, bu marka değeri gerek yurt içinde ve gerekse yurt dışında bilim, sanat ve eğitim alanlarındaki başarılarla duyurmaktır.” açıklaması yaptı. 

Prof. Dr. Özcan Özgel

Akademisyen, 1971 yılında Malatya’nın Yeşilyurt ilçesinde doğdu. İlk ve orta öğreniminin ardından Ankara Üniversitesi Veteriner Fakültesi’nden 1994 yılında mezun oldu. Aynı yıl Ankara Üniversitesi Veteriner Fakültesi Anatomi Anabilim Dalına Araştırma Görevlisi olarak atandı. Ankara Üniversitesi Sağlık Bilimleri Enstitüsü bünyesinde, Veteriner Anatomi alanında 2001 yılında doktora öğrenimi tamamlayıp, aynı yıl Akdeniz Üniversitesi Burdur Veteriner Fakültesi’nde Öğrenim Görevlisi olarak göreve başladı. 2003 yılında Yardımcı Doçent kadrosuna atandı. Burdur’da yeni kurulan Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi bünyesinde öğrenim üyesi olarak çalışmaya başlayan Prof. Dr. Özcan Özgel, 09.10.2006 tarihinde Doçent, 11.01.2012 tarihinde de Profesör ünvanını aldı.

Prof. Dr. Özcan Özgel’in uluslararası hakemli dergilerde yayınlanan 22, Ulusal hakemli dergilerde yayınlanan 19 adet makalesinin yanı sıra Ulusal ve Uluslararası bilimsel toplantılarda sunulan toplam 28 adet bildirisi, 1 adet kitap ceviri editörlüğü, 6 adet kitap bölümü çevirisi bulunmakta olup, alanı ile ilgili birçok projede araştırmacı ya da proje yürütücüsü olarak görev yaptı. 

Prof. Dr. Özcan Özgel, ayrıca Süleyman Demirel Üniversitesi Tıp Fakültesi Anatomi Anabilim Dalı’nda 2. doktorasına tez hazırlama aşamasıyla devam etmektedir. Alanıyla ilgili, ulusal ve uluslarası derneklere de üyelikleri bulunan Prof. Dr. Özcan Özgel, halen Burdur Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi Veteriner Fakültesi’nde Öğrenim Üyesi olarak görev yapmaktadır. 

Evli ve 2 Çocuk babasıdır.

Hatice Dursun

Yayınlandığı Kategori Manşet

AK Parti Milletvekili TBMM Başkanlık Divanı Üyesi Bayram Özçelik, yazılı açıklamada bulunarak Burdur ve ilçelerine, Beldelerine ve Köylerine hizmet etmeye devam edeceklerini bildirerek “Yerel seçimlerle burdur halkımız bulunduğu ilçede ve beldelerde kararını vermiştir. Halkımızın aldığı kararların başımız üstünde yeri vardır” dedi.

“BELEDİYELER PROJE ÜRETMESİ LAZIM”

Belediyelerin proje üreterek adımlar atması gerektiğinin altını çizen Milletvekili Bayram Özçelik, “Bizde hizmet etmeye devam ederiz. Tabii ki partimizden olan belediyeler için projeler üretir ve onu icraata koyarız. Yeter ki Belediyeler Projeler üretsin. Burdurlu hemşerilerim tabi ki hizmet almaya fazlası ile devam edecektir. Önemli olan Belediyelerin Proje üretip, üretip projeleri Ankara’nın gündemine taşıyabilmesi ve finans sağlayabilmesidir.” ifadelerini kullandı.

“HİÇ BİR HİZMETİ GERİ KOYMAYIZ”

AK Parti Hükümetleri olarak başta Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan önderliğinde milletvekili olarak memleketin her karış toprağına hizmet götürdüklerini belirten Burdur Milletvekili Özçelik, “ Belediyeyi kazanamadık diye Burdurlu  hemşehrilerimizi hizmetten alıkoymayız. Hükümetimiz, Cumhurbaşkanımız ve Vekiller  olarak biz memleketin her karış toprağına hizmet götürüyoruz. Yaptığımız her adımı,hizmeti ve yatırım kararını halkımızla paylaşırız,birilerinin işgüzarlıkla halkımızı kandırmalarına da müsaade etmeyiz” şeklinde ifade etti.

“YENİ DÖNEMDE DE BURDUR’A ÇOK ŞEYLER YAPACAĞIZ”

“Neyi,niçin yaptığımızı Burdur’da vatandaşımıza ve Burdur  Basınına anlatırız” diyen Milletvekili Özçelik, “Biz AK Partiyiz.18 Yıl önce kuruldu partimiz ve 17 Yıldır Türkiye’ye ve Burdur’umuza eser üretiyoruz. Nerede bize ihtiyaç varsa, kim bizden yardım isterse,kim tecrübemizden istifade etmek isterse elimizden geleni yaparız. Biz ”Halka Hizmeti Hakka Hizmet” eden bir anlayıştan geliyoruz. Yeni dönemde Burdur için yine çok şey yapacağız.Seçim boyunca halkımıza söylediklerimizle Burdur’a hizmetin çıtasını yükselttik, Burdur’u büyük düşünmeye sevk ettik. Hedef yükselince de tabi ki biz AK Partililere çok çalışmak düşer. Merkez İlçede de vatandaşımızın kararına saygı duyuyoruz, Bu seçimde 6 İlçe Belediye Başkanlığını aldık ve özellikle İl Genel Meclisinde 27 İl Genel Meclis Üyesinin 18 Üyesini partimiz kazandı. Hatta bir ilçemizde bir üyeyi 2 Oyla Kaybettik. ”DURMAK YOK GECE GÜNDÜZ ÇALIŞMAYA ve YOLA DEVAM” ifadelerini kullandı.

 

Yayınlandığı Kategori Manşet

BUTSO Yönetim Kurulu Başkanı Yusuf Keyik açıklanan ‘Ekonomi Reform Paketi’ hakkında değerlendirmelerde bulundu.

Türkiye’nin birinci gündeminin ekonomide reform olduğunu, ticaret ve sanayide hassas süreçlerin yaşandığı bir dönemde bulunulduğunu kaydeden Başkan Yusuf Keyik; “Bizler de iş dünyası olarak istihdamda topyekûn mücadele içerisindeki misyonumuzu devam ettireceğiz. Tüm dünyada globalleşen ticari hayat, kendimizi ve gücümüzün büyüklüğünü tanımamıza bir kez daha vesile olmuştur. Dünyanın neresine giderseniz gidin orada ekonomik bir sistem vardır ve bu sistem içerisinde kendi yerel dinamikleriyle uluslararası etkenleri birleştirici bir yapı gözükmektedir. Dünyadaki sosyoekonomik gelişmelere baktığımızda ve Hükümetimiz tarafından açıklanan yeni ekonomi reform paketini incelediğimizde edindiğimiz tecrübe bir fazla çalışmak ve bir fazla üretmektir. Ekonomi reform paketinin adım adım uygulamaya geçmesiyle birlikte Türkiye’nin ve ilimizin çok daha yüksek bir potansiyele kavuşacağına inanıyor, yeni reform paketini destekliyoruz” dedi.

 REFORM PAKETİNİN İÇERİĞİ

Başkan Yusuf Keyik açıklanan reform paketinin içeriği hakkında da görüş bildirerek, “Kamu bankalarına toplam 28 milyar lira DİBS (Devlet İçi Borçlanma Senedi) verilecek. Sorunlu kredilerin bir kısmı ulusal ve uluslararası yatırım fonlarına transfer edilecek. Konkordatoları yeni bir yasal çerçeve ile ele alınacak. Bireysel emeklilik sistemi yeniden yapılandırılacak. Kıdem tazminatı reformu gerçekleştirilecek. Sözleşmeli tarım yaygınlaştırılacak. Küçükbaş hayvan sayısını 47 milyondan 100 milyona çıkarılacak. Gelire göre artan vergilendirme etkin hale getirilecek. Dolaylı verginin ağırlığı azaltılırken, doğrudan verginin ağırlığı artırılacak. Varlık Fonu stratejik sektörlere yatırım planlaması yapacak” maddelerinden oluşan çalışmaları yakından takip ettiklerini söyledi.  

 SANAYİDE YERLİLEŞTİRME

Sanayide yerlileştirme paketinin de öncelikleri arasında olduğunu vurgulayan Başkan Keyik, milli tarımın, milli sanayinin, yerli ürünlerin ve mevcutta bulunan yerel kaynakların daha da önem kazandığını kaydetti. 

YENİ UYGULAMALAR

Üyelerini her bir gelişmeden haberdar etme vizyonlarına devam ettiklerini de sözlerine ekleyen Başkan Yusuf Keyik, yeni uygulamaların hakkında şu bilgileri verdi:

 “Yapısal reformların önceliklendirilmesi, serbest piyasa ilkeleriyle uyumluluk, ihracat ve ithalat odaklı para ve maliye politikaları arasında koordinasyonun artırılması,

 3 yıl için ‘dengelenme, disiplin ve değişim’ yeni ekonomi programının hayata geçirilmesi, 

Bankacılık sektörünün güçlü yapısını sürdürmesi ve reel sektörü finanse etmesi için ve ayrıca bankacılık sektörünün kredi hacmi, tahsili geçmiş alacaklar hariç 2 trilyon 513 milyar TL olduğu için;  kamu bankalarına 28 milyar liralık devlet iç borçlanma senedi (DİBS) verilmesi,

Özel bankaların da ihtiyaç halinde hazır tuttukları yeniden sermayelendirme planları çerçevesinde sermayelerinin artırılarak, bilançolarının çok daha dirençli bir hale getirilmesi,

Dengelenme süreci boyunca temettü dağıtımının ve yöneticilere yapılan nakdi prim ödemelerinin sona erdirilmesi,

Mali sistemin gözetimi ve denetiminin güçlendirilmesi ve geriye dayalı iktisadi politikalar geliştirmesi amacıyla ulusal veri merkezinin kurulmasıyla risk ve potansiyellerin çok daha erken analiz edilmesinin sağlanması,

Borçların yeniden yapılandırmalarını ve icra-iflas işlemlerini daha hızlı ve etkin hale getirmek için yeni bir yasal ve kurumsal çerçeve oluşturulması ve sorunlu kredilerin bir kısmının ulusal ve uluslararası yatırım fonlarına transfer edilmesi,

Bazı sorunlu kredilerin, bankaların ve ulusal-uluslararası yatırımcıların iştiraki olan bilanço dışı fonlara (enerji girişim sermaye fonu ve gayrimenkul fonu) devredilmesi,

Bireysel emeklilik sisteminin yeniden yapılandırılması,

Konkordato ve kredi yapılandırmalarının daha iyi ve herkesin çıkarına olan yeni bir yasayla revize edilmesi,

Borç ödeme kabiliyetini yitirmiş şirketlerin tasfiyesinin sağlanması,

Kamunun olmadığı iki sektörde (enerji girişim, gayrimenkul fonları) sorunlu varlıkların borç hisse takasıyla dışarı çıkarılması ve bankaların bilançolarının düzenlenmesi,

Etkin bir tasarruf sistemi oluşturularak tüm paydaşların katılımı ile ‘kıdem tazminatı’ reformunun yapılması,

Kıdem tazminatı fonu ile BES’in entegrasyonunun sağlanması,

YEP kapsamında emeklilik sisteminin reforme edilmesiyle toplanan fonların milli gelirin yüzde 10’una getirilmesi,

Sistemde biriken fonların reel sektöre ve Türkiye’nin büyümesi üzerinde kanalize edilmesi; şirketlere ek kaynak oluşturulması,

Tasarrufların artırarak dış finansman bağımlılığının azaltılması,

Reel sektörde riski 100 milyon lira ve üzeri olan grupların bağımsız denetim raporlarını bankalara sunmalarının zorunlu hale getirilmesi,

Vatandaşların kazançlarına göre bireysel, tamamlayıcı bir emeklilik sisteminin düzenlenmesi, bununla birlikte kıdem tazminatı reformunun hayata geçirilmesi,

Kurumsal yönetim standartları yükseltilerek, 2020 yılından itibaren finansal yönetim kalitesi artırılması, reel sektörün, kredi için mali denetim raporu sunmak zorunluluğu getirilmesi,

Mayıs ayından itibaren ‘Tarımda Milli Birlik Projesi’nin uygulanması; Kooperatif yapılarının merkezde olduğu kurumsal bir altyapısının olması,

Tarım Kredi Kooperatifi ortaklığı ile taze meyve sebze pazarında, enflasyonla mücadele kapsamında dengeleyici unsur olma amacıyla Sera A.Ş. kurulması,

47 milyon olan küçükbaş hayvan varlığının 100 milyona yükseltilmesi,

YEP’te 76 milyarlık tasarruf adımlarına devam edilmesi,

Kurumlar vergisinin kademeli olarak düşürülüp daha rekabetçi bir ortama taşınması: Beyannamelerin yaygınlaştırarak dolaylı vergileri azaltıp dolaysız vergileri arttırarak verginin daha da tabana yayılmasının sağlanması,

‘Gönüllü Uyum’ sistemi ile mükelleflerin beyanlarının esas olduğu ve ilk inceleme sonucunda sorun görülmediği takdirde sadeleşmiş bir sürecin hayata geçirilmesi,

Etkin yaptırım, teknik çözüm, e-fatura, benzersiz kodlu mal hareketi takip sistemiyle etkin bir yapının daha hayata geçirilmesi,

Kurulacak ‘Mükellef Hakları İcra Kurulu’ ile mükelleflerin vergi süreçlerindeki beyanları ile ilgili yazılı süreçlerinin devreye alınması,

İhracata dayalı yüksek katma değer ve teknolojik üretimi önceleyen bir ekonomiyle inşaat izinlerinde, elektrik bağlamada, işe başlamada, ilgili kuruluşlar arasındaki e-imza’nın sürece dahil edilmesiyle sistemlerin entegre edilmesi,

İhracat-üretim stratejik planlamasında ‘Enerji, Maden, Petrokimya, İlaç, Turizm, Otomotiv ve Bilişim’ sektörlerinin daha etkin yönlendirilmesi

Varlık Fonunun stratejik sektörlere yatırım planlaması yapması, kayıtlı istihdamı teşvik, kayıtdışılılıkla mücadele reform sürecine önemli katkıların sağlanması,

Kısa, orta ve uzun vadede ihracat potansiyelinin belirlenerek ihracatın artırılması için uygun strateji ile ilgili adımların atılması,

Mayıs ayında başlanacak ‘Sanayide Yerlileştirme’ programıyla öncelikli orta yüksek ve yüksek teknolojili ürünlere yönelik stratejilerin hayata geçirilmesi,

Etki analizleri ile ihracatta devlet yardımlarının yeniden düzenlenmesi: Sanayi Bakanlığı’nın ARGE’den yatırım ve ihracata tek pencereden yönetildiği, öncelikli orta-yüksek ve yüksek teknoloji ürünlere ilişkin projelerin yürütülmesi,

Hem ülke ve destinasyon çeşitliliğini hem turist sayısını ve hem de turist başına düşen geliri artırarak 70 milyon turist ve 70 milyar dolar turizm gelirine ulaşma hedefinin öncelikler arasına alınması.”

BUTSO Yönetim Kurulu Başkanı Yusuf Keyik, değerlendirmesinin son bölümünde: “Rekabet reformu içerisinde alınacak her türlü tedbir ve atılacak her bir adımın zincirleme etki yaratarak ülkemizin kalkınmasına ivme kazandıracağı ortadadır. Eşit şartlar altında rekabet ve üretim, her zaman tüketiciye menfaat sağlar. Sonuçta bizler Burdur Ticaret ve Sanayi Odası olarak uygulamaya başlatılan çalışmaları destekliyor ve ekonomimizdeki gelişmeleri incelemeye devam ediyoruz” dedi.

Yayınlandığı Kategori Manşet

2019 yılı İl Özel İdaresi yatırım programında yer alan sıcak karışım ve sathi kaplama asfalt yapımı çalışmaları üç ayrı noktada başladığı açıklaması yapıldı.

Asfalt sathi kaplama programında bulunan Yeşilova İlçesi Bayındır – Dereköy arasındaki 6 km bölümün asfalt öncesi alt temel yapımı çalışması tamamlandı. Yine aynı programdaki Ağlasun İlçesi Yukarı Yumrutaş – Çamlıdere arasındaki 6 km bölüm ile Yeşilova İlçesi Düden yolundaki 4 km bölümün alt temel yapımı devam ediyor. Sıcak karışım asfalt programında yer alan Kemer İlçesi Akçaören grup köy yolundaki 5 km bölümünde de alt temel çalışmaları sürüyor.

İl Özel İdaresi 2019 yılı programındaki içme suyu, sulama, kanalizasyon ve köy içi beton parke yapımı çalışmaları da hızlı bir şekilde ilerliyor.

İçme Suyu alanında, 2 köyde çalışmalar tamamlandı, 2 köyde devam ediyor, 1 köyde ise proje ihale aşamasında bulunuyor. Ayrıca 4 köyde içme suyu deposu yapımı devam ederken 3 köyde proje çalışmaları yapılıyor. Yine 6 köyde güneş enerji paneli yapımı sürerken 1 köyde proje çalışması yürütülüyor. 1 köyde ise sondaj çalışması tamamlandı.

Sulama alanında, 8 köyde program kapsamındaki çalışmalar tamamlandı, 5 köyde ise çalışmalar sürüyor.

Kanalizasyon alanında, 12 köyde program kapsamındaki çalışmalar tamamlanmış olup 1 köyde çalışmalar devam ediyor.

Köy içi beton parke yapımında, 175 köy için planlanan toplam 210 bin m2 taş yapımı işinin 111 köyde 160 bin m2’lik bölümü bitirilmiştir. Kalan bölümün bir ay içinde tamamlanması öngörülüyor.

Çalışmaları yakından takip eden Vali Hasan Şıldak, “Yatırım programında yer alan alt yapı çalışmalarını planlı ve düzenli bir işleyişle en hızlı tempoyla yürütüyoruz. Çalışmalarda iyi planlama, disiplinli ve etkili uygulama ile iş heyecanını, takım ruhunu birleştiriyoruz. Özel İdare köylerimizin gelişimine en büyük katkıyı sağlamaya ve Hükumetimizin sağladığı imkanları köylerimize taşımaya devam ediyor.” dedi.

Yayınlandığı Kategori Manşet

Yalova Subaşı Belediye Başkanı Turan Canbay, Belediye Başkanı Ali Orkun Ercengiz’i makamında ziyaret etti. 

31 Mart Mahalli İdareler Seçimleri’nin ardından mazbatasını alarak göreve devam eden Belediye Başkanı Ali Orkun Ercengiz’i Yalova Subaşı Belediye Başkanı Turan Canbay makamında ziyaret ederek yeni döneminde başarılar diledi. Subaşı Belediye Başkanı Turan Canbay’ın ziyaretinden duyduğu memnuniyeti dile getiren Başkan Ercengiz kendisine teşekkür ederek, Başkan Canbay’ı tebrik etti ve yeni görevinde başarılar diledi. Yeni görev süresinde gerçekleştirilecek projeler ve yatırımlar hakkında sohbet eden Belediye Başkanları, vatandaşların ihtiyaç önceliklerine göre hizmetlerine devam edeceklerini ifade ettiler. 

Yalova Belediye Başkanı Turan Canbay,  Burdur Belediye Başkanı Ali Orkun Ercengiz ile karşılıklı fikir alışverişinde bulundular. Başkan Ercengiz, Başkan Canbay’a anmalık ve Burdur’un en eski geleneksel el sanatlarından olan alaca dokuması hediye etti. Gerçekleştirdikleri görüşmenin ardından Başkan Turan Canbay memnuniyetini dile getirerek makamdan ayrıldı.

Yayınlandığı Kategori Manşet
No Internet Connection