Manşet - Burdur Gazetesi | Burdur Haberleri, Burdur Haber

Belediye Başkanı Ali Orkun Ercengiz, İstasyon Çay Bahçesi’nde kahvaltılı basın toplantısı düzenleyerek gazetecilerle bir araya geldi. Toplantıda gazetecilerin sorularını yanıtlayan Başkan Ercengiz, yapıcı eleştirileri dikkate alacaklarını ancak ailesi üzerinden yapılacak siyasi söylemleri en sert şekilde cevaplayacaklarını söyledi. 

Seçim dönemi ve göreve başladıktan sonraki sürece yönelik soruları cevaplayan Belediye Başkanı Ali Orkun Ercengiz, “Kentin siyasi ve bürokratik bileşenlerinin bir araya gelerek Burdur’un geleceği için katkı koyması gerektiğini söylemiştim. Sözümün arkasındayım.” dedi. 

Belediye Başkanı Ali Orkun Ercengiz gazetecilerle bir araya geldiği basın toplantısında, Köy Enstitülerinin kuruluş yıldönümüne değinerek;

“Bugün Köy Enstitülerinin kuruluş yıldönümü. Buda benim açımdan çok önemli. Bugün yaşadığımız tarım ve hayvancılık sorunlarının temelinde yatan en büyük unsur, Türkiye’nin üretimden uzaklaşması. Köylerin boşalmış olması. Köylerin üretimdeki fiyat artışlarına bağlı kalarak ya da onu bahane göstererek köyden kente göçü neticesinde üretimin neredeyse bitme noktasına gelmiş olması, malesef bugün bizim dışa bağımlılığımızı, ithalat ihracat arasındaki dengesizliği ve üreten toplumun tüketen topluma dönüşmesinin temel nedenidir. Köy Enstitüleri neden önemliydi burada? Orada yetişmiş insan gücünün köyüne dönüp 18 bin köy çocuğunun, köylerde insanın üretim için ekip dikmeye başlayan ve 16 yıl süren  süreçte  Türkiye, aslında üreten bir ülke olmuş. Türkiye kendi kendine yetebilen 7. devlet unvanını bu gerekçeyle belki alabilmişti.” sözleriyle Köy Enstitülerinin önemini vurguladı.

Derdimiz vatandaşımıza hizmet etmek

Seçim dönemine ait değerlendirmelerde bulunan Başkan Ercengiz;

“31 Mart akşamı şunu söyledik seçimde, ne olduysa oldu. Bir şeyler yaşandı. Seçimler belli tavırları koymak adına yapılan işlerdir. Bir tercihi ortaya koymak adına yapılan yöntemdir. Biz en başından beri kötü söz, seviyesiz siyaset yapmayacağımızı belirtmiştik. Bunun için gayret gösterdik. Tüm yaşananları bir kenara bırakarak, her şeyin üzerine bir sünger çektiğimizi ve 1 Nisan sabahı işten başka bir düşüncemizin olmaması gerektiğini ve kentin siyasi ya da bürokratik bileşenlerinin bir araya gelerek bu kentin ve bu ilin geleceği için ortak katkı koyması gerektiğini söylemiştim. Bu sözümünde arkasındayım. Ondan sonraki süreçte biz 8 Nisan’da mazbatamızı aldıktan sonrada, bugüne kadar çok şükür seven sayanlarla ziyaretleriyle birlikte, belediyemizin oldukça yoğun ilgi gördüğünü görüyoruz. Derdimiz vatandaşımıza 120 günlük süreçte onlardan aldığımız geri bildirimle daha iyi hizmet edebilmek ve hem idari kadromuzda hem de işleyişte bazı revizyonları yapacağımızı da müdür arkadaşlarımızı da görevli arkadaşlarımızı da ve mevcut yönetim anlayışımızı da, belediye mecilisindeki arkadaşlarımızla, il başkanımızla, ilçe başkanımızla değerlendirdik. 

Burdur halkı kavga eden siyasetçiden hoşlanmıyor

Önümüzdeki süreçte sahadan aldığımız geri bildirimleri değerlendirme adına bazı müdürlüklerde revizyon yapacağız. Yeni döneme yeni soluktan ziyade, vatandaşımıza hizmet etme noktasında, vatandaşımızın iletişimde problem yaşadığı, beklentisine %100 karşılık bulamadığı, belli ölçüde metal yorgunluğu gelişen arkadaşlarımızla da onların kalbini kırmadan onlarla birlikte bu kararı vereceğiz. İnşallah önümüzdeki süreç, Burdur için çok daha iyi şeylerin yapılacağı çok daha iyi bir süreç olacak. İktidar partisi milletvekillerimizin ilimizin milletvekili olduğunu düşünerek hareket edeceğini umut ediyorum. Çünkü seçim kampanyası döneminde bölgemize oldukça fazla siyasi ziyaretçisi yaşadık. Bu gelen ziyaretlerde hem bürokratlar hem ziyaretçiler  Burdur’umuza birtakım taahütlerde bulundu. Bunların arkasını bırakmayacağız. Eksik arayan değil, eleştirileriyle bizi doğruya yönelten anlayış olmalı. Biz yapıcı her türülü eleştireye açığız. Sağlamcı gitmeye devam edeceğiz.” değerlendirmesi yaptı. 

İktidara giden yol yerele

giden yoldur

Vatandaşa hizmet etemek üzere bu göreve talip olduklarını belirten Başkan Ercengiz;

“Ülkede gördüğünüz üzere birçok belediye el değiştirdi. Bu daha çok muhalefet lehine değişen bir değişim oldu. Özellikle Türkiye’nin büyükşehir belediyelerine baktığımızda İstanbul, Ankara, Adana, Mersin, Antalya diye başlarsak eğer nüfusun ve ekonominin ciddi anlamda yönetildiği ve el değiştirdiğini görüyoruz. Burada birkaç neden belki sıralanabilir ama şu bence çok önemli. Tehdit dilinin ve insanların özgürlüğünün bir şekilde sıkıntıya girdiğini düşündüğü algısı bence bu seçimlerin en temel nedenlerinden birtanesi oldu sonucu etkileyen. Ekonomik kriz olarak bizim adlandırdığımız ama iktidar partisinin ekonomik kriz yok dediği ama pazarda soğanın 10 lira, patatesin 6 lira olduğu gerçeğini de bu seçimin sonuçlarına etki ettiğini ifade etmek isterim. 

Özelinde Burdur genelinde Türkiye hepimizin

En önemlisi 2018’in seçim icratı dediğimiz ittifaklarla giden seçimin 2018 yılının 24 Haziran’ın da her ne kadar iktidar partisine yaramış gözüksede 2019 yerel seçimlerinde işine yaramadığını açıkça gördük. Vatandaş bizim Genel Başkanımızın ve Sayın Meral Akşener’in de ifade ettiği gibi iktidar partisine bu yerel seçimlerde sarı kart gösterdi. Buradan çıkartılacak her siyasi parti açısından değerlendirmeler vardır. Biz bir başkasının değil kendi adımıza çıkaracağımız ders şu olmalıdır. İktidara giden yol, yerelden giden yoldur. Yerel seçimde şımarmadan, hakça, adaletlice yapılacak her türlü yerel hizmetin iktidara giden yolda çok etkin olacağını düşünüyorum. Seçilmiş tüm belediye başkanlarına, meclis üyelerine, il genel meclisi üyelerine ben 2019-2024 döneminde başarılar diliyorum. Özelinde Burdur, genelinde Türkiye hepimizin. Kimsenin kimseden ne fazlası, ne de eksiği var. Temelinde insanız. Yaradılanı yaradandan ötürü seviyoruz. İnsana hizmet etmek üzere bu görevlere talip olduk. İnşallah kol kola gireceğiz ve Burdur’umuza hizmetleri hep birlikte getireceğiz.” dedi.  

Hatice Dursun

Yayınlandığı Kategori Manşet

Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi Rektör’ü Prof. Dr. Adem Korkmaz, Belediye Başkanı Ali Orkun Ercengiz’i yeni görevinde başarılar dilemek üzere makamında ziyaret etti.

31 Mart Mahalli İdareler Seçimleri’nin ardından mazbatasını alarak göreve devam eden Belediye Başkanı Ali Orkun Ercengiz’i Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi Rektör’ü Prof. Dr. Adem Korkmaz, Rektör Yardımcıları Prof. Dr. Mehmet Karaca, Prof. Dr. Durmuş Acar, Prof. Dr. Hüseyin Dalgar,  Genel Sekreter Ali Nihat Gündüzalp, Rektör Danışmanları Prof Dr. Ömer Tekşen ve Dr. Öğretim Üyesi Mustafa Kılınç makamında ziyaret etti.  

Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi Rektör’ü Prof. Dr. Adem Korkmaz’ın ziyaretinden duyduğu memnuniyeti dile getiren Başkan Ercengiz, kendisine teşekkür etti. Burdur Belediyesi’nin yeni dönemde yapacağı çalışmalar hakkında da bilgi verdi. Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi Rektör’ü Prof. Dr. Adem Korkmaz ise Başkan Ercengiz ile bir süre sohbet ettikten sonra kendisine teşekkür ederek, yeni görev süresince kendisine başarılar diledi.

Yayınlandığı Kategori Manşet
Çarşamba, 17 Nisan 2019 15:42

18 Nisan 2019 - Perşembe - Burdur Gazetesi

18 Nisan 2019 - Perşembe - Burdur Gazetesi

Yayınlandığı Kategori Arşiv
Çarşamba, 17 Nisan 2019 15:42

Vali Şıldak’tan ustalara ziyaret

Vali Hasan Şıldak, Turizm Haftası kapsamında yok olmaya yüz tutmuş meslekleri devam ettirmeye çalışan Ustaları ziyaret etti.

 Teke Yöresi Halk Sazları Ustası Tahsin Yarar’ı atölyesinde ziyaret eden Vali Hasan Şıldak,  sonrasında Arasta esnaflarından Bakırcı Ustası Hasan İmrak ve Kalaycı Ustası Musa Yıldırım’ı iş yerlerinde ziyaret etti.

Kabak Kemane ve Cura sazlarını yapan ve icra eden ustalardan Tahsin Yarar’ı ziyaret sırasında, Kozağaçlı Mahalli Cura Sanatçısı Sabri Özdemir’de yer aldı. Saz ustası Tahsin Yarar’dan Kabak Kemane ve Cura sazlarının yapımı ve tarihiyle ilgili bilgiler alan Vali Şıldak, Teke Yöresinin Başkenti Burdur’un en önemli sazları arasında yer alan cura, kabak kemane ve sipsiyi beğeniyle dinlediğini ifade etti. 

Devam eden ziyaretlerinde Arasta çarşısında Bakırcı Ustası Hasan İmrak ve Kalaycı Ustası Musa Yıldırım’ı ziyaret eden Vali Şıldak, kaybolmaya yüz tutan bu iki zanaatle ilgili kendilerinden bilgi aldı.

Turizm haftası kapsamında ziyarette bulunduğu üç ustaya Kültürel mirasımızı, değerlerimizi yaşatmaya devam ettikleri için teşekkür eden Vali Hasan Şıldak, çalışmalarında başarılar diledi. Ziyaretler sırasında İl Kültür ve Turizm Müdür V. Abdullah Kılıç, Burdur Esnaf ve Sanatkârlar Odaları Birliği Başkanı Metin Sipahi de yer aldı.

Yayınlandığı Kategori Manşet

Orman Yangınları ile Mücadele Komisyonu toplantısı Vali Hasan Şıldak başkanlığında yapıldı.

Orman İşletme Müdürlüğü Toplantı Salonunda gerçeklen toplantıya başta Vali Hasan Şıldak olmak üzere, İl Jandarma Komutanı J. Alb. Orhan Kılıç, İl Emniyet Müdürü Arif Çankal, Orman Bölge Müdürü Kenan Akduman ve ilgili kurum müdürleri katıldı.

Vali Hasan Şıldak’ın yaptığı açılış konuşması sonrası Orman Bölge Müdürü Akduman tarafından, orman yangınları ile mücadele kapsamında Bölge Müdürlüğü tarafından yürütülen çalışmalar ve alınan tedbirlerle ilgili sunum yapıldı. Akduman, orman yangınları ile ilgili Burdur’u da kapsayan istatistiki veriler, personel ve yangınlarda kullanılan araç gereç durumları, ormanlık alanlarda bulunan gözetleme kuleleri, yangın havuzları, bugüne kadar Burdur genelinde meydana gelen önemli yangınlar ve müdahale görüntülerinin de yer aldığı ayrıntılı bir sunum gerçekleştirdi.

Toplantı, orman yangınları ile mücadele kapsamında kamu kurum ve kuruluşları tarafından alınması gereken tedbirler, görev ve sorumluluklar ile ilgili kurumlar arasında koordinasyonu gerektirecek konuların görüşülmesinin ardından sona erdi.

Vali Hasan Şıldak toplantının açılışında yaptığı konuşmada; “Orman yangınlarıyla mücadele komisyonumuzun ilk toplantısını birlikte gerçekleştirmiş olacağız. Orman varlığımız ülkemizin en değerli hazinelerinden, doğal miraslarından birisidir. İlimizde orman varlığı açısından Türkiye’de alan olarak ilklerde yer alan % 47 gibi bir oranla hatırı sayılır pozisyonda bulunuyor. Ülkemizde de orman teşkilatımız her yıl yenilenen, güçlenen kadrosuyla mevcut olanı korumak ve mevcutlara yenilerini eklemek konusunda son derece gayretli çalışmalar yürütüyor. Bu kapsamda yangınlarla mücadele de bu çalışmaların önemli bir parçasını oluşturuyor. Yine geçmiş yıllardaki oranlara baktığımızda, Burdur ili genelinde gerek orman yangını sayısı, gerekse kaybedilen alan çok küçük miktarda. Buda tabi bizim için son derece sevindirici bir durum. Burada da hem alınan tedbirlerin etkili olduğunu düşünüyoruz. Gerekli tedbirler zamanında etkili olarak bütün kurum kuruluşlarımız tarafından yürütülüyor. Ayrıca bölge insanımızda duyarlılık gösteriyor. Bu duyarlılığında neticesi olarak bu sonuçları elde ediyoruz. Toplantımızın hayırlı olmasını temenni ediyorum. Yangınsız ve kayıpsız bir sezon temenni ediyoruz. İçinde bulunduğumuz takvim ilerledikçe Mayıs ayından itibaren havaların ısınması, yangın riskini gündeme getirecek. Bugün burada bulunan tüm kurum kuruluş temsilcilerimizde bu toplantı çerçevesinde gerekli koordinasyonu sağlamak suretiyle biz yangın sezonuna hazır hale gelmiş olacağız” dedi.

Yayınlandığı Kategori Manşet

Telefon aboneliği borçluları, telefon firmaları tarafından yetkilendirilen avukatlık bürolarından gelen telefonlarla uyarılıyorlar.

Telefon aboneliği borcu olanlar; kendilerini konu ile ilgili arayanların çoğunlukla, avukatların sekreterleri olmasından ve arayan sekreterlerin kendilerine “borcunuzu ödemezseniz haciz yapılacak, icra yapılacak” tehdidinde bulunmalarından, borç gerekçesi ile akrabalarının aranıp, rahatsız edilmelerinden şikayetçiler!  

Benzer bir konuda Cumhuriyet Gazetesi’nde;

“İcra mesajını akarabalarına gönderdiği için şikayet etti;

Avukat hapse girebilir” 

Başlığıyla yayınlanan haberde; 

İnşaat işçisi Mehmet Salih Ekin, geçen yıl Demre’de inşaatta çalıştığı sırada avukat Hakan D. tarafından arandığını söyledi. Avukatın, ‘mal bildirimi yapmadığı’ gerekçesiyle hakkında tutuklama kararı çıkarttığını söylediğini belirten Ekin, işini bırakarak Antalya Adliyesi’ne geldiğini aktardı. Böyle bir kararın olmadığını ilgili yerlerden öğrendiğini dile getiren Ekin, yaklaşık 2 ay önce ise yine avukat Hakan D. tarafından birkaç akrabasının telefonuna, oturduğu evin icra yoluyla satışa çıkarıldığına yönelik mesaj gönderildiğini kaydetti. Avukatın bu uygulamasından çok rahatsız olduğunu söyleyen Ekin, Antalya Adliyesi’ne giderek savcılığa suç duyurusunda bulundu. Ekin, “Bana ait bir borç nedeniyle herhangi bir ilgileri bulunmayan akrabalarımın aranması, avukatın beni tehdit etmesi ve cep telefonuma sürekli mesaj atarak taciz etmesi nedeniyle şikayetçi oldum” dedi.” Bilgisi yer alıyor.

Benzer bir konunun ilimizdeki mağdurlarından bir telefon abonesi borçlusu, yaşadıklarını gazetemize aktararak; “Bir numaradan arama yapılarak, eşimin, üzerine kayıtlı bir telefon aboneliği nedeniyle, bir telefon firmasına borçlu olduğu söylendi. Eşimle konuşup borcu ödeyeceğimizi söyledim. İlgili telefon firmasına gidip borç miktarımızı öğrendik. Bildirilen borç dışında başka borç varsa onuda bildirmelerini, borcun tamamını yatırmak istediğimizi söyledik. Bildirilen borcu yatırdık. Daha sonra bu kez aynı numaradan eşimin kardeşi aranmış ve eşim hakkında borcundan dolayı “icra, haciz” yapılacağı söylenmiş. Bunun üzerine, o numarayı aradım, ancak cevap alamadım. Aynı numaradan beni aradılar. Telefon eden avukata, olanları aktarıp, eşimin borcu nedeniyle kardeşinin aranıp, “icra haciz işlemi yapmakla tehdit edilmesinin doğru olmadığını, borçların şahsi olduğunu, borçtan dolayı, kişilerin yakınların “aranıp, rahatsız edilerek,  icra işlemi” uyarısında bulunulmaması gerektiğini, ilgili firmaya gidip borcumuzu ödediğimizi söyleyip, ödeme bilgilerini verdim. Avukat olduğunu söyleyen kişi, beni tekrar arayıp, ödenen borcun dışında başka bir borç olduğunu, bu borçtan dolayı, eşimin kız kardeşini arayan kişinin sekreteri olduğunu, ancak icra tehdidinde bulunmadığını ifade etti. Ben avukat adına sekreterinin, borcundan dolayı eşimin kardeşini aranmasının da doğru olmadığını, Avukat sekreterinin borçlu yakınını arayıp “icra, haciz” işlemi tehdidinde bulunmasının doğru olmadığını, bunun yanlış olduğunu Kabul etmeleri gerektiğini söyledim.“ dedi

Görüşlerine başvurduğumuz bir avukat konuya ilişkin; “İlimizde ve başka küçük illerde böyle, avukatın yerine sekreterin arayıp “ icra” uyarısında bulunması istisnai vakalardandır. Ancak ne yazık ki bu büyük şehirlerde sıkca rastlanan bir durumdur. Boçlar şahsidir, borçtan dolayı “ icra uyarısı, bildirimi” kişinin yakınlarına yapılamaz, yapılmamalı. Bu uyarıyı avukat sekreterleri hiç yapamaz, yapmamalı. İlimizde böylesi yanlış uygulamalara sık rastlanmaz. Daha çok büyük şehirlerde bu tür yanlış uygulamalar yaşanıyor. Ben müvekkillerimin, avukat sekreterleri tarafından aranması ve kendilerine “icra” uyarısında bulunulması yada yakınlarının avukat sekreterleri tarafından aranıp “icra” uyarısında bulunulması hususlarında, daha önce savcılıklara suç duyurusunda bulunmuştum” değerlendirmesi yaptı.

Cumhuriyet gazetesinde benzer konuda yer alan haber;

İcra mesajını akrabalarına gönderdiği için şikayet etti:

Avukat hapse girebilir

Antalya’da inşaat işçisi Mehmet Salih Ekin (51), kendisine ait borç nedeniyle akrabalarına telefonla mesaj gönderen avukat Hakan D. hakkında savcılığa suç duyurusunda bulundu.Antalya’da yaşayan Mehmet Salih Ekin, oğlu Emre’yi 2014 yılında üniversiteye hazırlık için dershaneye gönderdi. 10’a bölünen dershane ücretinin 6 taksitini ödeyen inşaat işçisi Ekin, ekonomik sıkıntı yaşayınca kalan borcu ödeyemedi. Dershane yetkililerinin taksitleri ısrarla istemesinden rahatsız olan Emre Ekin, dershaneye gitmeyi bıraktı. Dershaneye 720 lira borcu kalan Mehmet Salih Ekin’e 1,5 yıl sonra tebligat geldi. Tebligatı gönderen avukat Hakan D.’yi arayan Ekin, borcun faiziyle 1200 liraya çıktığını öğrendi. Bu borcunu da taksitlendiren Ekin, ödemede yine sıkıntı çekti.

EVİNİN İCRA YOLUYLA SATILACAĞI MESAJINI AKRABALARINA GÖNDERDİ

Ekin, geçen yıl Demre’de inşaatta çalıştığı sırada avukat Hakan D. tarafından arandığını söyledi. Avukatın, ‘mal bildirimi yapmadığı’ gerekçesiyle hakkında tutuklama kararı çıkarttığını söylediğini belirten Ekin, işini bırakarak Antalya Adliyesi’ne geldiğini aktardı. Böyle bir kararın olmadığını ilgili yerlerden öğrendiğini dile getiren Ekin, yaklaşık 2 ay önce ise yine avukat Hakan D. tarafından birkaç akrabasının telefonuna, oturduğu evin icra yoluyla satışa çıkarıldığına yönelik mesaj gönderildiğini kaydetti. Avukatın bu uygulamasından çok rahatsız olduğunu söyleyen Ekin, Antalya Adliyesi’ne giderek savcılığa suç duyurusunda bulundu. Ekin, “Bana ait bir borç nedeniyle herhangi bir ilgileri bulunmayan akrabalarımın aranması, avukatın beni tehdit etmesi ve cep telefonuma sürekli mesaj atarak taciz etmesi nedeniyle şikayetçi oldum” dedi.

TÜKETİCİLER BİRLİĞİ:

YASAL DEĞİL

Tüketiciler Birliği Antalya Şube Başkanı Neşet Gündüz, bazı avukatların başvurdukları bu yolun yasal olmadığını söyledi. Gündüz, “Avukatlar, ‘Ne yapalım, borçluyu uyarmayalım mı, yasal hakları belirtmek suç değil’ diye yakınıyor. Ancak, avukatlık büroları tahsilat veya haber verme büroları değildir. Sürekli mesaj atma ve arama, huzur ve sükunu bozma suçudur. Mevzuatta; ‘borçluyu telefonla tahsilata zorlama, alacaklıya veya alacaklı vekili avukata tanınmış bir yol değildir’ denilmiştir. Ayrıca avukatlık kanununun 34, 55, 134, ve 136 maddelerinde bu açıkça belirtilmiştir” dedi.

AVUKATA HAPİS CEZASI VERİLEBİLİR

Tüketicilerin böyle bir durumla karşılaşmaları halinde savcılıklar ile barolara şikayette bulunabileceklerini kaydeden Gündüz, “Barolar Birliği’nin bu konuda disiplin cezası verdiği çok sayıda karar var. Savcılık da ‘hakaret’ ve ‘kişisel verileri ele geçirme ve yayma’ suçundan 2,5 yıldan 7 yıla kadar hapis istemiyle dava açabilir. Tüketicilerimiz bunun yanı sıra cumhuriyet başsavcılıklarına Türk Ceza Kanunu’nun (TCK) 123’üncü maddesinde düzenlenen ‘Kişilerin huzur ve sükununu bozma’ suçu kapsamında suç duyurusunda bulunabilir. Zira TCK 123’te de açıklandığı üzere ‘Sırf huzur ve sükunu bozmak maksadıyla bir kimseye ısrarla telefon edilmesi, gürültü yapılması ya da aynı maksatla hukuka aykırı başka bir davranışta bulunulması halinde, mağdurun şikayeti üzerine faile üç aydan bir yıla kadar hapis cezası verilir’ hükmü vardır” diye konuştu.

ŞİKAYETLER İÇİN ÖDENEN BEDEL KALDIRILMALI

Şikayetin incelenmesi için belirli bir bedelin barolara ödenmesinin istendiğini vurgulayan Gündüz, “Bu durum, avukatlık büroları hakkında, tüketicilerin şikayet ve başvuru yollarını olumsuz etkilemekte, tüketici mağduriyetini artırmaktadır. Avukatlık bürolarının çalışmalarının, barolar ve Adalet Bakanlığı tarafından etkin şekilde denetlenmesi gerekir. Ayrıca tüketicilere, vatandaşlara, avukatlık bürolarını şikayet edebilme imkanı getirilerek, şikayetlerin incelenmesi için bir bedel ödenmesi uygulamasına son verilmelidir. Tüketicilerimiz ve vatandaşlarımız haklarını iyi bilmeli. Mevzuatta, telefonla tahsilat, alacaklıya ve alacaklı vekili avukata tanınmış bir yol değildir. Bu hak arayışı, hiçbir alacaklı tarafından rahatsız edilemeyeceğiniz hükmünü kapsar” dedi.

‘AVUKATLARIN AYKIRILIKLARI VARSA GEREĞİNİ YAPARIZ’

Antalya Baro Başkanı Polat Balkan ise barolarına kayıtlı yaklaşık 4 bin 500 avukat olduğunu kaydetti. Disiplin suçu işleyen avukatlar ile ilgili şikayetler geldiğini belirten Balkan, “Ancak bu sayı çok az. Bizler, avukatların hukuka aykırılıklarını tespit edersek gereğini yaparız. Vatandaşlarımız böylesi hak ihlallerinde baromuza müracaat edebilecekleri gibi, cumhuriyet savcılıklarına da başvurabilir. Savcılık cezai işlem başlatırsa, biz de disiplin soruşturması başlatıyoruz” ifadelerini kullandı.

 

Yayınlandığı Kategori Manşet
No Internet Connection