Manşet - Burdur Gazetesi | Burdur Haberleri, Burdur Haber
Çarşamba, 06 Mart 2019 18:28

07 Mart 2019 - Perşembe - Burdur Gazetesi

07 Mart 2019 - Perşembe - Burdur Gazetesi

Yayınlandığı Kategori Arşiv

Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün Burdur’a gelişinin 89. yıldönümünde, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu Burdurlularla buluştu. Burdur Belediyesi Konferans ve Sergi Salonu’nda yapılan programa katılan CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu çoşkulu bir kalabalıkla karşılandı. 

 

31 Mart yerel seçimlerine sayılı günler kala Burdur’a gelen CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Burdur Belediyesi Konferans ve Sergi Salonu’nda seçmene seslendi. CHP Belediye Başkanı Ali Orkun Ercengiz ise 5 yıldır yapılan hizmetler hakkında bilgilendirmeler yaparak, önümüzdeki yerel seçimleri için planladığı proje tanıtımı yaptı. CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu Belediye Konferans ve Sergi Salonu’nda CHP Belediye Başkanı Ali Orkun Ercengiz’e destek istedi. 

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu Belediye Başkan Adayı Ali Orkun Ercengiz’in proje tanıtım toplantısında yaptığı konuşmasında ;

“Öncelikle bizlerle  iktidar partısı arasındaki farkı bilmenizi isterim. Bizim bir farkımız var. Bizim toplantılarımızda öncelikle adaylarımız konuşur yaptıklarını anlatır, yapacaklarını anlatır. Mitingte olsa, toplantı da olsa biz ilk sözü belediye başkanlarına veririz. Çünkü görev aldıkları ya da alacakları kent hakkında ne düşünüyorlar, neler yaptılar, neleri hedefliyorlar vatandaşın bilmesi lazım. Sonrasında ben konuşurum.

Onlar ne yapıyor, başlıyorlar Kılıçdaroğlu, CHP başka sözleri yok. Bereket ki ben varım konuşabileceği hiçbir şey var. Burdur’a defalarca geldim. Ben başkanımıza teşekkür etmek istiyorum. Havalimanından buraya kadar gelirken bir Avrupa kentine yakışır parklar, bisiklet yolları ile karşılaştım. Halkın sevgi gösterisi ile karşılaştım. Bir belediye başkanı harcadığının hesabını verecek. O zaman belediye başkanı kul hakkı yememiş olur. Belediye başkanı hesap vermenin onurunu yaşamış olur. Siyaset kurumunda hesap verme farklı bir şeydir. Başkanımız size geçmişte neler yaptıklarını ve neler yapacaklarını anlatttı. Takdir sizin. Halkın takdiri her şeyin üstündedir. 

 Varlık kuyrukları oluştu

Siyaset halka adanmışlıktır, cep doldurma yeri değildir. Bizim siyaset anlayışımızda belediye başkanlarımız her kuruşun hesabının verirler.

Bizim belediye başkanımız öğrencilere indirim yapacağım, suyu ucuzlatacağım diyor. Saraydaki ‘nereden bulacaksın’ diye isyan ediyor. Merak etme senin uçak benzininden kesmeyeceğiz, halkın bütçesini halk için kullanacağız.  

Bakın varlık kuyrukları oluştu. Soğan, biber kuyruğu varlık kuyruğu oldu. Neymiş varlık kuyruğuymuş. En büyük varlığı işsizlik kuyruklarını Şanlıurfa’da gördük. Binlerce kişi iş kuyruğuna girdi. Bir mahalle ile ilgili karar alacağım diyecekse partimin belediye başkanları gidecek o mahallenin muhtarına soracak. Birlikte yönetilecek. Başkanım yapıyor zaten ama ben yine de söylemek isterim. Her yere eşit hizmet götürülecek. Başkanım geçmiş dönemin borçlarını ödeyip bir de üzerine insana yaraşır bir kent için hizmet yapıyor. Buradan AKP seçmenlerine de seslenmek istiyorum. Gelin Ali Orkun Başkanıma oy verin. Bu bir yerel seçim, hizmet götürene oy verin. Türkiye’de ciddi bir ekonomik kriz var bir tek Saray’da yok. Saray’da yaşayanlar halkın sorunlarını bilemez, hele hele 3 bin kişilik koruma ordusu ile gezenler hiç bilemez.”dedi. 

CHP İl Başkanı İzzet Akbulut programda yaptığı konuşmasında ise ;

“Bugün bu salonda geleceğin, hayallerimizin, samimiyetin, başarının nabzı atıyor. Başımız dik, alnımız açık. Yalanı talanı şiar edinerek sizlere seslenenlerden olmadık. İçinde bulunduğumuz ekonomik krizin halkımızda yaratmış olduğu tahribatı izlemek, dikkatleri başka yere çekme gereksiniminde oldukları için topyekin saray destekçisi havuz medyalarıyla, yandaşlarıyla, bizlere hepimize acımasızca saldırı yapan hain, alçak terör örgütü PKK ile işbirliği yaptığımız yalanını meydan meydan gezdiriyorlar. Bizde dağından, taşından bereket fışkıran bu toplaraklara martın sonunda baharı getirmek için gece gündüz çalışmaya devam edeceğiz.” değerlendirmesi yaptı. 

 Belediye Başkanı Ali Orkun Ercengiz 5 yıl içerisinde yaptığı çalışmalar hakkında katılımcılara açıklamalarda bulunarak;

“Geçen 5 yıllık sürenin ardından çok şükür ki seçim kampanyalarında karşımıza çıkan hiçbir usulsüzlük, yolsuzluk, hırsızlık bu ülkeye yakışmayan, CHP’li bir belediyeye yakışmayan bir belgeyi ortaya koyamadılar. Bugün yapılan kampanyalarında karalamaların iftiradan ve yalandandan başka bi şey olmayan kampanya döneminde sadece bir tek cümle kurdum Dedim ki hodri meydan. Gelin bana istediğiniz yerde hesap sorun. Malesef bu çağrıma hiçbir şekilde cevap veremediler. Neden? Veremeyecekler çünkü onların emir aldıkları yer sadece Ankara’dır. Bizim güç aldığımız yer önce siyasi partimiz, ardından çok kıymetli halkımızdır. Biz halkımızdan güç alır, halkımıza hesap veririz. 

İnsanları mutlu edebilen bir belediyecilik anlayışını benimsedik

Aradan geçen 5 yıl içerisinde biz edindiğimiz tecrübeyle ekiplerimizle ve çalışma azmimizle Burdur’da farklı bir belediyeciliği Burdur halkına göstermek için gayret ettik. Bizim derdimiz merkezine insan mutluluğunu koyduğumuz, insanının mutlu olmadığı hiçbir noktada yapılan binaların insanı mutlu etmediğini bilen ve gönüllere dokunan bir belediyecilik anlayışıyla 5 yılı geride bırakıyoruz. Bu beş yılı geride bırakırken ödediğimiz 40 milyor liralık borç, 11 milyon liralık araç filosu, 21 milyon liralık gayrimenkul yatırımı, 13 milyon 700 bin liralık kamulaştıra bedelleri, 1,5 milyon metrekare asfalt, 120 bin metrekare engelli dostunu düşünen kaldırım çalışması, 7 metrekarede 12 metrekareye çıkartılmış yeşil alanlar, kendi üreten ve ürettiğini halka götüren belediyecilik anlayışı ve yaptığı hizmetlerinde yenilenebilir enerji kaynaklarını hiç gözardı etmeden geçtiğimiz dönemde çöpünü toplayamayan bir belediyeden, kendi çöpünü kendi toplayan, bu çöpten enerji üreten bir yatırımı Burdur’a getiren güneş enerjisi santrallerinden yıllık yaklaşık 100 bin doların üzerinde Burdur Belediyesi4ne katkı sağlayan bir anlayışını 5 yıda Burdur’umuza getirmeye çalıştık. Biz sosyal belediyeciliğide düşünen bir belediyeyiz. Yaptığımız hizmetleri vatandaşımıza en iyi şekilde ulaştırmaya çalıştık. Biz halkından korkan değil halkına hesap veren bir belediyecilik anlayışıyla yürüdük.” bilgisi verdi.  

Planladığı projeleriyle ilgili açıklamalarda bulunan Başkan Ercengiz;

“Kentler meydanlarıyla anılır. Bu kentin bir Cumhuriyet Meydanı var. Meydanı yeniden düzenliyoruz. Yeraltı otoparkıyla, yerüstü peyzaj düzenlemeleriyle ve vatandaşımızın daha çok alanını kullanabildiği bir düzenleme yaparak Cumhuruyet Meydanı’nı kentimize ve adına yakışan hale dönüştüreceğiz. Biz bu kentin ulaşım sorununu bilerek, ulaşım sorunun kentin merkezindeki 1 kilometrekarelik alanda meydana geldiğini öngörerek Salı Pazarı4nın hemen üst tarafındaki belediye dükkanlarında altını 400 araçlık yeraltı otoparkı, üstünde ticari faaliyetlerini sürdüren tüccar ve esnaf arkadaşlarımızın hakkını da koruyarak yenibir ticari merkez haline dönüştüreceğiz. 

Otopark sorunun çözeceğiz

İmar adalarında mevcut otopark olarak görünen noktada gerekli noktalarda kamulaştırmalarımız yapıp, vatandaşımızın otopark sorunun her noktada çözmeye devam edeceğiz. Bugün bu kentin 22 öğrencisi var. Kentin yerleşkesi planlama hatası olarak dururken, bir kent üniversitesini kaybedip, bir kampüs üniversitesine dönüşen MAKÜ’nün öğrencilerinin en büyük sorunu ulaşım. Bu gençlerimizin ulaşım sorununu da MAKÜ yönetimiyle birliktekalıcı bir şekilde çözmeyi planlıyoruz. 

2015 yılında Burdur’un içme suyunu çözmek için dönemni Sayın Bakanına giderek, DSİ Genel Müdürü ve Müşteşarlarıyla görüşmemiz arkasından bir protokole bağladığımız ve malesef 2018 yılında ekonomik kriz nedeniyle yatırımların durdurulduğu yalnızca aarıtma yumuşatma  tesisini beklediğimiz Burdur’un nitelikli içme suyunu inşallah 2019’da Burdur’umuza kazandırıyoruz.

Çevreye sözümüz var

İleriyi biyolojik arıtmayı yapacaktık. İleri biyolojik arıtmayı yapmak için başlattığımız girişimlerde uzun vadeli, düşük faizli aldığımız Avrupa Yatırım Bankası kredisiyle yapmak istediğimiz projemizi, malesef İller Bankası bugüne kadar teslim etmiş olmamıza rağmen henüz ihaleye çıkartıp, Budur’umuza kazandıramadı. Takipçisiyiz. İhale sürecinin ardından ileri biyolojik arıtmamızı Burdur’a kazandırıp, şu anki biyolojik arıtmamızın ardından kalan araziyi de vatandaşımızın sebzesini, meyvesini üretebileceği hobi bahçelerini Burdur halkına müjdelemek istiyoruz.” dedi.

Hatice Dursun

Yayınlandığı Kategori Manşet

Büyük Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün Burdur’a gelişinin 89. yıldönümünde Ata’ya saygı yürüyüşü düzenlendi.

 

Atatürk’ün Burdur’a gelişinin yıldömünü dolayısıyla kente gelişinde karşılandığı Çatalpınar Kavşağı’ndan Cumhuriyet Meydanı’na kadar Ata’ya saygı yürüyüşü düzenlendi. Bando eşliğinde yapılan yürüyüşe Vali Hasan Şıldak,  Belediye Başkanı Ali Orkun Ercengiz, Milletvekili Bayram Özçelik, Milletvekili Mehmet Göker, Garnizon Komutanı Tank Albay Hakan Tutucu,öğrenciler ve vatandaşlar katıldı. 

Cumhuriyet Meydanı’nda, halk oyunları gösterisinin ardından Vali Hasan Şıldak’a öğrenciler Türk Bayrağı takdim ettiler.  Daha sonra Vali Hasan Şıldak, Garnizon Komutanı Tank Albay Hakan Tutucu ve Belediye Başkanı Ali Orkun Ercengiz Atatürk Anıtı’na çelenk sundular. 

Vali Hasan Şıldak etkinlikte yaptığı konuşmada;

“Gazi Mustafa Kemal Atatürk, Cumhuriyet’in ilk yıllarından itibaren çıkmış olduğu yurt gezilerinde öncelikle iç ve dış tehditler karşısında Türk milletinin birlik ve beraberlik içinde yaşaması için çaba sarf etmiştir. Balkan Harpleri, Birinci Dünya Harbi, İstiklala Harbi’ni üst üste yaşayan Türk milletinin ülkemiz üzerinde oynanan oyunların farkına vararak, milli değerlerimiz etrafında birleşerek güçlü Türkiye’nin oluşturulması, inşa edilmesi için çok çalışması gerekmekteydi. Bunu iyi bilen devletimizin kurucusu her gittiği yerde, bütün illerimizde birlik ve beraberlik yönünde mesajlar vermiştir. Türk milletini bu yönde aydınlatmaya çalışmıştır. Millet bilincini kuvvetlendirmiştir. Böylece bayrak, millet, vatan ve devlet sevgisini topluma yaymaya büyük özen göstermiştir. Bu meydanda her türlü fikre sahip vatandaşlarımızın bunun bir emaresidir aslında ve kayıtlara göre Atatürk’ün 52 ziyaret ettiği yurt gezilerinde uğradığı yerler arasında Burdur’umuzda var. 

6 Mart 1939 perşembe günü öğleden sonra Burdur Valisi İbrahim Hazım başkanlığındaki bir heyet tarafından Baladız’da karşılandılar. Atatürk’e eşlik edenler arasında Prof. Dr. Afet İnan, Dahiliye Nazırı Şükrü Kaya, Ordu Müfettişi Fahrettin Altay ve Burdur-Isparta-Antalya Milletvekilleri bulunuyordu. Şehrin girişinde bulunan ve yürüyüşünü başlattığımız Çatalpınar’da öğretmenler, öğrenciler ve kalabalık bir halk topluluğu tarafından karşılanmıştı Ata’mız. Otomobilinde kendisini karşılayanların tek tek ellerini sıkmıştı. 

Bizim bugün anlamamız ve düşünmemiz gereken Cumhuriyet’in hangi şartlar altında, nasıl kurulduğu, hangi birlik ruhu tesis edilerek bugünlere taşındığı noktasında büyük mesajlar içeriyor. Milletimizim Milli Mücadele’yi sahiplenişi, birlik ve bütünlüğün önemi ve değeri, ülkemizin her dönem uğradığı her türlü tehdit ve saldırı karşısında ve teröre karşı kenetleneşi bugünde Atatürk’ün kurduğu Türkiye Cumhuriyet Devleti’nin her türlü saldırıya rağmen dimdik ayakta oluşu, onun verdiği mesajlarin bir kez daha düşünülüp, değerlendirilmesi için iyi bir fırsat diye düşünüyorum.”dedi ve katılan herkese teşekkür etti. 

Belediye Başkanı Ali Orkun Ercengiz Atatürk’ün Burdur’a gelişinin 809. yıldönümünde yaptığı konuşmasında;

“Bugün bizler Burdur’un Şeref günü olarak kabul edilen bu özel günde Büyük Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ ü bir kez daha ilimizde konuk etmenin gururunu ve sevincini yaşıyoruz.

6 Mart 1930’ da Çatalpınar Mevkiinde Burdur’umuza bir güneş gibi doğan Mustafa Kemal Atatürk 89 yıl önce atalarımıza yaşattığı onur ve sevinci, yine aynı heyecanla bizler de yüreğimizde hissediyoruz. Bizler bugünü kutlarken sadece büyük bir kahramanın ilimize gelmesini değil, aynı zamanda onun 

İlkeleri üzerinde yükselen Türkiye Cumhuriyetini bağımsızlık ve gelişmişlik düzeyinde de kutluyoruz.

O‘nun; tam yüz yıl önce emperyalizme karşı ulusal bağımsızlık için Samsun’ da yaktığı kurtuluş meşalesi cumhuriyeti aydınlatmamıza rehber olmuştur. O büyük önder ülkenin ve halkın içinde bulunduğu olanaksızlığa boyun eğmeden, kararlı ve inançlı tutumuyla Türk Milletini bağımsız Türkiye ülküsüyle buluşturarak zafere ulaştırmıştır. O; bilgisi, sevgisi, hoşgörüsü, barış yanlısı ve demokratik kişiliğiyle dünya halklarının saygı duyduğu örnek liderdir.

Türkiye Cumhuriyetinin kurucusu büyük önder Atatürk, Türkiye Cumhuriyeti’nin sahibi olduğunu iddia etmemiş aksine ‘’Cumhuriyet kimsesizlerin kimsesidir’’ diyerek Cumhuriyetin kimsenin tapulu malı olmadığını göstermiştir.

Türk Milleti O’ nun bağımsızlık ilkesine sıkı sıkıya bağlı kalarak büyük fedakârlıklar kurduğu Cumhuriyet’ i korumayı sürdürecektir. Cumhuriyetimizi, demokrasimizi hedef alan düşmanlar, ulu önder Atatürk’ ün askerleri karşısında bir kez daha yenilgiye uğrayacaktır. O’nun ilkeleri doğrultusunda Türkiye Cumhuriyeti’ni ilelebet korumak ve geleceğe taşımak birinci ödevimizdir.

Ey büyük Atatürk, yüz yıl önce Samsun’ da yaktığın bağımsızlık meşalesinin Cumhuriyetimizin aydınlanmasına rehber olduğu llkelerin doğrultusunda azim ve kararlılıkla geleceğe taşıyacağımıza demokratik laik Cumhuriyetimizi sonsuza kadar koruyacağımıza söz veriyoruz.

Ulusumuzun ışık kaynağı, çağdaş Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu, aydınlık Türkiye sembolü, büyük devrimci ve düşünce adamı Yüce Atatürk’ ün yurttaşlarımızın gönlündeki erişilmez yeri hiçbir zaman değişmeyecek, ilke ve devrimleri ülkemizin geleceğine yön vermeyi sürdürecektir.

Burdur Belediye Başkanı olarak Atatürk’ ün 89 yıl önce şereflendirdiği bu kentte görev yapmanın mutluluğunu ve onurunu yaşıyorum. Taşı, toprağı, tarihi ve geleceği cumhuriyet kokan aydın bir kentin belediye başkanı olarak, Burdur Halkı ile omuz omuza vererek Atatürk’ ün ışığında emin adımlarla ilerliyoruz.

Ey Atam; Biz Burdurlular olarak sana verdiğimiz sözü tutuyoruz. Çağdaş, Laik ve Demokratik çizgiden asla ödün vermeden bir eğitim kenti olarak çağdaşlığa, bilime, demokrasiye ve sana olan bağlılığımızı sürdürüyoruz.

Bu duygu ve düşüncelerle, Burdur’ a gelerek bizleri şereflendiren Mustafa Kemal Atatürk’ ü, Burdur ‘ a gelişinin 89. yılında bir kez daha sevgi, saygı ve özlemle anıyor, tüm Burdur halkının bu şeref gününü kutluyorum.” dedi.

Vali Hasan Şıldak ve Belediye Başkanı Ali Orkun Ercengiz’in konuşmalarının ardından şiirler okundu ve Atatürk’ün Burdur’a gelişinin yıldönümünde düzenlenen yarışmalarda dereceye girenlere ödüllerini protokol üyeleri verdi.  

Hatice Dursun

Yayınlandığı Kategori Manşet
Çarşamba, 06 Mart 2019 14:11

Osman Kurt İyi Parti’den istifa etti

İyi Parti Eski İl Başkanı, 27 Dönem Milletvekili Adayı Osman Kurt İyi Parti’den istifa etti.

İyi Parti Eski İl Başkanı Kurt konuyla ilgili istifa dilekçesini yayınladı.Yayınlanan istifa dilkçesi şöyle; “07.11.2017 Tarihinde onurunu ömür boyu taşıyacağım Kurucu İl Başkanlığı görevini şahsıma tevdi ettiniz. Camiamız için yeni bir umut olacağını düşündüğümüz partimiz için bu davaya inanmış gönüldaşlarımızla beraber tüm baskılara ve zorluklara rağmen gece gündüz demeden kuruluş çalışmalarına başladık. Ülkümüz uğrunda parti içi geleceğimizi düşünmeden; başarıya odaklı, liyakate dayalı teşkilat yapısı kurmak için çalıştık ve genel merkezin kuruluş takvimine uygun olarak, istenilen süre içerisinde yeterli sayıda ilçelerde teşkilatlanmamızı tamamladık. 

Yurt genelinde teşkilatlanma çalışmalarımız henüz yeni tamamlanmışken, partimizin girdiği, milletvekili adayı da olduğum Cumhurbaşkanlığı ve 27. Dönem Milletvekili Genel Seçiminde teşkilatımızla beraber cansiperane çalışarak; partimizin ve genel başkanımızın yurt genelinde en yüksek oy oranını almasını sağladık. Bu oy oranı ile şahsıma ve arkadaşlarımıza gösterilen güveni Rabbime şükürler olsun ki boşa çıkarmadık.

Genel seçim sonrası parti içi bir takım sorunlarla ilgili Sayın Genel Başkanımız da dahil olmak üzere genel merkez üst düzey yöneticilerle yaptığımız görüşmelerden maalesef bir sonuç alamadık. Defalarca; Teşkilat içi sorunların muğlak politikalarla çözülemeyeceği; kişilerin değil ilkelerin hâkim olduğu yönetim anlayışının benimsenmesi gerektiğini söylememize rağmen Burdur duymazdan gelindi. Marifet üretmek yerine mazeret üretildi! Dahası seçmenin emanetine sahip çıkmak için döktüğümüz ter hiçe sayıldı! 

Yanlışların katlanarak devam etmesi, uyarılarımızı dikkate almayarak 31 Mart Mahalli İdareler Seçimi öncesi teşkilat yapılanması ile ilgili İl Başkanımızın yerine başka bir şehrin İl Başkanına danışılarak karar alınması, teşkilatlara güç vermek yerine kendine güç devşirilmeye çalışılması çıktığımız bu yolu sizlerle yürünemez hale getirdi.

Unutmayınız ki Burdur’un emanetine sahip çıkmak için teşkilatımızın önünde eğiliriz; ancak kişisel menfaatleri uğrunda mücadele veren hiç kimsenin önünde eğilmeyiz! 

Bizler bu yola gördüğü haksızlıklar karşısında susmak, birilerinin gölgesinde siyaset yapmak için yola çıkmadık! 

Burdur’un Burdurlunun yanında olmak için yola çıktık. 

Ülkesi için değil kendi hırsları için yola revan olanları, zaaflarıyla malul ihtiras mahkûmlarını Allah’a havale ediyor, ülkem ve ülküm için İYİ Parti’den istifa ediyorum.”

Yayınlandığı Kategori Manşet

Eğitim-İş Sendikası binlerce üyesiyle Anıtkabir’e yürüdü. 3 Mart Devrim Yasalarının Kabulünün 95. Yıldönümünde gerçekleşen yürüyüş, üyelerin Anıtkabir’e ulaşmasıyla sona erdi.

Eğitim-İş Sendikası İl Başkanlığı’ndan, yürüyüş ile ilgili basın bülteni yayınlandı. Yayınlanan açıklamada; “Anıtkabir’e ulaşmasıyla tamamlanan yürüyüş, Ankara’da bir ilk olma özelliği taşıyor. OHAL’den beri ilk defa Ankara’da Valilik tarafından yasaklandığı belirten sendikal bir yürüyüşe izin verildi.

Eğitim-İş olarak, Türkiye genelinden örgütlerimizin geniş katılımıyla, 3 Mart Devrim Yasalarının Kabulünün 95. Yıldönümünde, laik, bilimsel, çağdaş, ulusal eğitime ve cumhuriyet devrimlerine sahip çıkma kararlılığımızı göstermek için Ulus’taki ilk Meclis binasının önünden Anıtkabir’e yürüdük.

Türkiye’nin çeşitli illerinden gelen binlerce Eğitim-İş üyesi, Ulus’ta ilk Meclis binası önünde bir araya geldi. “Laik, bilimsel, ulusal ve karma eğitim”, “Ranta değil, eğitime bütçe”, “Saraya değil, emekçiye bütçe”, “Mülakat değil, liyakat istiyoruz” pankartı taşıyan Eğitim-İş üyeleri, “Türkiye laiktir laik kalacak”, “Karanlığa teslim olmayacağız”, “Birleşe birleşe kazanacağız” sloganları eşliğinde burada kortej oluşturdu. Konfederasyonumuz Birleşik Kamu-İş Genel Başkanı Mehmet Balık ve Yönetim Kurulu Üyeleri ile konfederasyonumuza bağlı sendikaların yönetim kurulu üyelerinin de katıldığı yürüyüşe, CHP Ankara Milletvekili Murat Emir, CHP Yozgat Milletvekili Ali Keven, ADD ve ÇYDD yönetim kurulu üyeleri destek verdi.

Genel Başkanımız Orhan Yıldırım, toplanan gruba seslendi ve 95 yıl önce çıkarılan 3 devrim yasası ile İslam coğrafyasındaki ilk laik ülkeyi kurarak bulunduğu bölgede örnek olan Türkiye’nin bugün, laikliğe ve cumhuriyet devrimlerine karşı iktidarın antidemokratik uygulamaları ile karşı karşıya olduğunu vurguladı. Yıldırım şöyle konuştu:

“Eğitim alanında çıkarılan birçok gerici yasal düzenleme yanında, 4+4+4 olarak adlandırılan yasa ile laik ve bilimsel eğitime darbe vurulmuştur.

Siyasi iktidarın eğitim alanındaki uygulamaları, Cumhuriyet atılımlarını tasfiye etmeye, eğitimimizin temel niteliklerini değiştirmeye yöneliktir. Değiştirilen müfredat, hazırlanan ders programları ve kitaplar, bilimsellikten uzak, çağdaş ve laik ölçütlerden yoksundur.

Eğitim sistemini kendi siyasal amaçları için düzenleyen iktidar, imam hatip okulları aracılığı ile kendisine oy ve seçmen devşireceği bir yapıyı oluşturmaktadır. 

Eğitim sisteminin tamamına etki eden ve son derece liyakatsiz kadrolar eliyle eğitim bürokrasisini eline geçiren siyasal iktidar, iş bilmez yöneticiler vasıtasıyla okulları bir kargaşa ortamının içine sürüklüyor. Öğrencilerin dini inancına göre ayrışmasına fırsat tanıyan yasal düzenlemeler yoluyla toplumsal barışı bozmayı amaçlayan politikalar dayatılmakta ve öğretim birliği açıkça zedelenmektedir.

Ulusal değerlerimiz, eğitim sistemimiz içerisinden yasa ve yönetmelikler aracılığı ile çıkarılmakta, karma eğitim ortadan kaldırılmaya çalışılmaktadır.

Karma eğitime son verilmesi durumunda,  Atatürk’ün liderliğinde kurulan cumhuriyetin en önemli kazanımlarından olan ve milli eğitimde birliği esas alan Tevhid-i Tedrisat ortadan kaldırılacak ve tekrar çok başlı eğitim sistemine dönülecektir.

Eğitim emekçilerinin çalışma koşulları ve ekonomik durumları da her geçen gün gerilemekte, alım gücü düşmekte ve iş güvenceleri tehdit edilmektedir. Tüm bunların yanında özellikle öğretmenlerin saygınlığı devletin en üst kademesinde bulunanlar eliyle zedelenmektedir. Bu durum ise öğretmene şiddet olaylarını artırmaktadır. Diyarbakır Çermik’te 14 öğretmenimizin, halı saha maçı yüzünden, yetkisini keyfi bir şekilde kullanan savcı tarafından gözaltına aldırılması buna en çarpıcı örnektir.

Öğretmenlerin ek ders ücretleri yıllardır yerinde saymakta ve anlamlı hiç bir artış yapılmamakta, bunun yanında ciddi bir kayba neden olan gelir vergisi matrah limitinin dar gelirlilerin aleyhine belirlenmiş olması yaşanan mağduriyeti daha da arttırmaktadır. Siyasi iktidarın defalarca müjdesini verdiği 3600 ek gösterge halen verilmemiştir. Eğitim sistemi içerisindeki emek sömürüsünün en önemli göstergesi olan ücretli kölelik uygulamasına devam edilmekte, yüz binlerce öğretmenimiz ise atama beklemektedir.

Bugün emeklilikte yaşa takılanlar ciddi bir mağduriyet yaşamaktadır. Emekli olmak için yaş bekleyen ve bu süre zarfında işsiz kalan, ileri yaşları yüzünden yeni iş bulma zorluğu çeken vatandaşlar, sağlık güvencesinden de mahrum bırakılmakta, bu durum sosyal devlet ilkesiyle bağdaşmamaktadır. Emekliliğine kadar bir ailenin aç kalmaması lazım yoksul kalmaması lazım. “Ekonomide kurtuluş savaşı veriyoruz” bahanesiyle 6 milyon 300 bin kişinin hakkı gaspedilemez. EYT’lilerin yaşadığı mağduriyet bir an önce giderilmelidir.   

Öte yandan, iktidarın toplumu kutuplaştırıcı, öfke empoze eden politikaları maalesef her geçen gün meyvesini vermektedir. AKP’nin Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı adayı Alinur Aktaş’ın Uğur Mumcu ve Cumhuriyet aydınlarına yönelik, ‘Devlete ve bayrağa savaş açmış, dinle diyanetle problemi olan’ şeklindeki sözlerini buradan kınıyoruz. Bu sorumsuzca saldırı karşısında Bursa halkının kendisine sandıkta gerekli yanıtı vereceğini düşünüyoruz.

Laik eğitimin ve laik toplumun çok daha önem kazandığı bu süreçte, Eğitim-İş olarak, öğretim birliğine son vererek, medrese-mektep ikilemini günümüze taşımak isteyen bu anlayışa karşı, Atatürk ilke ve devrimlerine, Cumhuriyetimizin kazanımlarına, ülke bütünlüğüne, laik, bilimsel, demokratik, eşitlikçi ve parasız eğitime sahip çıkmaya devam edeceğiz; bu kararlılıktan asla vazgeçmeyeceğiz.”

OHAL’DEN BERİ BİR İLK 

Basın açıklamasının ardından kortej Anıtkabir’e yürümek istedi. Ancak polis yürüyüşe izin vermedi. Genel Başkanımız Orhan Yıldırım ve CHP Ankara Milletvekili Murat Emir, polisle konuşarak yürüyüşe izin verilmesini talep etti. Polis ise pankartların, flamaların ve önlüklerin kaldırılmasını istedi. “Öğretmene değil, tarikata barikat” sloganları atarak direnilmesi sonucu yürüyüş yapılmasına izin verildi.” Denildi.

 

Yayınlandığı Kategori Manşet
Çarşamba, 06 Mart 2019 14:04

MAKÜ’den istihdamı artıracak proje

Kentine yönelen üniversite misyonundan hareketle MAKÜ, İŞKUR, Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü, Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü ile birlikte yürütülücek olan ‘El Dikimi Top Usta Yetiştiriciliği ve El Dikimi Top Üretimi Projesi ‘ protokol imza töreni Rektörlük Senato Odası’nda yapıldı. Şu anda İŞKUR üzerinden başvuraları devam eden ‘El Dikimi Top Usta Yetiştiriciliği ve El Dikimi Top Üretimi ’ kursu 11 Mart’ta başlayacak. MAKÜ, İŞKUR, Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü ve Aile, Çalışma ve Sosyal Himetler İl Müdürlüğü işbirliğiyle yürütülecek olan proje kapsamında üretilen ilk 1000 top, Gençlik ve Spor Bakanlığı’na teslim edilecek.

Rektör Prof. Dr. Adem Korkmaz El Dikimi Top Usta Yetişticiliği ve El Dikimi Top Üretim Projesi hakkında bilgi vererek;

“Bugün spor sektörü ile ilgili bir başlangıç, bir protokol töreni için buradayız. Günümüzde dünyanın en büyük problemlerinden bir tanesi istihdam meselesi. Yeni teknolojiler bilişim teknolojilerinin hatlarında ve süreçleride uygun bir şekilde kullanılması özellikle sosyolojik olarak toplumların içinde bulunduğu en önemli meselelerden birisi istihdam ve istihdamın geleceği noktasını oluşturuyor. Özellikle teknolojinin üretim teknikleri, robotlaşma gibi birtakım gelişmeler artık sanayideki istihdam şeklini değiştiriyor. Bir süreç bu istihdamla ilgili. Geleneksel üretim tarzları ve geleneksel imalat üretim biçimleride yerini hızla bu sürece bırakıyor. Ülkemizde daha önce var olan ancak varlığını yitirmiş ya da yitirme noktasına gelen bir meslek üretim ve istihdam biçiminin yeniden canlandırılması için üniversitemizin başlattığı ve Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü’müz, Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü’müz ve İŞKUR Müdürlüğü’müzle ortaklaşa yürüteceğimiz yok olmaya yüz tutmuş bir mesleğin yeniden canlandırılması için bir işbirliği protokolü imzalıyoruz. Bu spor sektöründe kullanılan en önemli girdilerden bir tanesi olan müsabakalarda ve antrenmanlarda kullanılan Türkiye’nin de % 97 oranında dışa bağımlı olduğu bir mesleği yeniden diriltmek üzere Burdur’da esasında dominonun ilk taşını bugün düşüreceğiz. Bugünkü başlattığımız süreçle Türkiye’de bu işin birkaç ustasından bir tanesi şu anda aramızda. Hocamız aileden, babadan gelen bu mesleği artık yok olma noktasında.” dedi. 

El Dikimi Top Usta Yetiştiriciliği ve El dikimi Top Üretim Projesi oluşum süreciyli ilgili açıklama yapan Rektör Prof. Dr. Korkmaz;

“Geçtiğimiz aylarda Sayın Cumhurbaşkanı’mızın Isparta’ya geldiği bir ziyarette Hocamın bir topu kendisine hediye ediliyor ve hediye neticesinde de konu anlatılıyor. Artık bu mesleği Türkiye’de yapan kimse yok. Spora ilgi her geçen gün artıyor. Bu ihtiyacımızda sürekli artan bir talep. Sadece Türkiye’nin değişik vesilelerle toplar Çin’den, Pakistan’dan, Vietnam’dan, İspanya’dan, İtalya’dan Türkiye bu ülkelerden ithal ediyor.  Bu topun özelliği el dikimiyle yapılıyor olması. Ciddi bir istihdama duyarlı bir sektörü işaret ediyor. Bir yönülye ekonomik, bir yönüyle sosyal bir proje olması için Gençlik ve Spor Müdürlüğü’müz bu işin doğrudan içinde. Daha çok genç ama iş arayan nitelikli kişileri ya da meslek öğrenmek isteyen kişileri bu sürecin içerisine dahil ediyor. Yine Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü’müzle de bu çerçeve de kursiyer uzun dönem içerisinde bunlar işçi haline dönüşecekler. Bir süreç takip edilecek. Bu aradar İŞKUR bu programa katılanlara günlük 30 Lirada bir harçlık verecek. Bizim esas derdimiz üniversitemiz bünyesindeki işletmemiz tarafndan bunun iktisadi sürdürebilirliğide sağlanacak. Önümüzdeki dönemlerdeki alacağımız yeni dönemlerdeki büyük rakamlar. Bu zanaat yönü bir meşguliyet. İlk etapta kursumuzu şimdi açıyoruz. Yaklaşık üç ay sonra ikinci etap ve üç diye tamamlamıştık. Üç etap  bittikten sonra projemiz ilk etabı tamamlanmış olacak. Bundan sonra buradan yetişen nitelikli ustalar olacak. Bu ustalarla beraber isterse kendi işlerini kuracaklar. İsterlerseler biz atölye ya da eve iş verme yöntemiyle kalitelerini biz kontrol edeceğimiz teknik ekip bünyesinde bu iş devam edecek. Bu iki yöntemimizle devam edeceğiz.

Burdur’umuzun belki bir alternatif sektör oluşumu bakımından kamusal işbirliği içerisinde sosyal, gençlik yönü olan kadınlarımızın özellikle burada yer almasını isteyeceğiz. Esnek bir uygulama ve üretim yöntemi de var.” değerlendirmesi yaptı.

El Dikimi Top Usta Yetiştiricisi Hüseyin Şentürk’te konuyla ilgili olarak; 

“Bu mesleğin 130 yıllık bir geçmişi var. Umarım bu meslek istihdama yıl açar. Bu kadar işsizliğin kol gezdiği bir ülkede bu tip mesleklerin canlandırılması gerekiyor. Birde bu mesleğin 130 yıllık bir geleneği var. Bu projede elle top dikmeyi öğreteceğiz. Deriyi bir kaliteye getirdik. El dikimi topun yapımı yaklaşık 3 saat sürüyor. Bir işçi oturduğu zaman 3 saatte 900’e yakın dikiş atarak topu üretebiliyor. İlk etapta çalışan arkadaşlarımıza her şeyi göstereceğiz. 1 ayın sonununda asgari 1 top üretmesinin arzu ediyoruz. İkinci bir ay bunu 2 topa çıkarmayı, üçüncü ayda ilk 60 kişi içerisinde üç top diken en az 10 tane çalışanımızın olmasını hayal ediyorum. 3 ay sonra en az iki top yapan ustalarımız olacak.” dedi.

Çalışma Sosyal Hizmetler İl Müdürü Hasan Güven, Gençlik ve Spor İl Müdürü Orhan Kemerkaya ve Çalışma ve İş Kurumu Müdürü Ramazan Erdim de birer konuşma yaparak projenin hayırlı olmasını dilediler. 

Konuşmaların ardından Rektör Prof. Dr. Adem Korkmaz, Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler İl Müdürü Hasan Güven, Gençlik ve Spor İl Müdürü Orhan Kemerkaya, Çalışma ve İş Kurumu Müdürü Ramazan Erdim arasında ‘El Dikimi Top Usta Yetiştiriciliği ve El Dikimi Top Üretimi Projesi’ protokol imza töreni gerçekleştirildi.  

Hatice Dursun

Yayınlandığı Kategori Manşet
Çarşamba, 06 Mart 2019 14:04

İş Bankası’ndan BUTSO’ya ziyaret

Türkiye İş Bankası Burdur Şube Müdürü Tarık Aydemir, BUTSO Yönetim Kurulu Başkanı Yusuf Keyik’i ziyaret etti.

BUTSO Başkan’ı Keyik’in makamında gerçekleştirilen ziyarette, finansa erişim ve ekonomik gelişmeler hakkında istişarelerde bulunuldu. Şube Müdürü Tarık Aydemir, İş Bankasının hizmetleri hakkında bilgi güncellemesinde bulunurken Başkan Yusuf Keyik de İş Bankası Şube  Müdürü Aydemir’e ziyaretlerinden dolayı teşekkür etti.

Yayınlandığı Kategori Manşet

Belediye Başkanı Ali Orkun Ercengiz, Türk Kadınlar Konseyi Derneği Burdur Şubesi’nin düzenlediği yemeği ziyaret ederek,  kadınların toplumdaki önemine dikkat çekti. 

Belediye Başkanı Ali Orkun Ercengiz, Türk Kadınlar Konseyi Derneği Burdur Şubesi’nin Burdur Belediyesi Konferans ve Sergi Salonu’nda düzenlediği 8 Mart Dünya Kadınlar Günü öncesi düzenledikleri Kadın Dayanışma Yemeğine ziyarette bulundu. 

Belediye Başkanı Ali Orkun Ercengiz, düzenlenen kadın dayanışma yemeğinde kısa bir konuşma yaparak kadının toplum içerisindeki önemine değindi. Kadın, çocuk ve yaşlıların öncelik tanındığı bir kent anlayışı için çalıştıklarına dikkat çeken Belediye Başkanı Ali Orkun Ercengiz, “Sosyal Belediyecilik anlayışıyla yürüttüğümüz tüm gayretimizde, kadınlarımızın sosyal hayat içerisinde olmasını hep istiyoruz. Allah rahmet eylesin, ünlü halk ozanımız Neşet Ertaş’ın  çok güzel bir deyişi vardır kadın üzerine: ‘Kadın insandır, erkek insan oğlu.’ Çünkü kadın olmazsa dünyada hiçbir güzelliğe, hiçbir iyiliğe yer yoktur. Bizi de yetiştiren bir kadın ve kadınlar bizim emanetimiz. Hepinizin 8 Mart kadınlar gününü, dünya çalışan emekçi kadınlar gününü kutluyorum. Sağ olun, var olun.” İfadelerini kullandı.

Yayınlandığı Kategori Manşet
No Internet Connection