Manşet - Burdur Gazetesi | Burdur Haberleri, Burdur Haber
Perşembe, 28 Mart 2019 15:27

29 Mart 2019 - Cuma - Burdur Gazetesi

29 Mart 2019 - Cuma - Burdur Gazetesi

Yayınlandığı Kategori Arşiv

Belediye Başkanı Ali Orkun Ercengiz ile yaptığımız söyleşinin ikinci kısmında, Fen İşlerinden Park Bahçelere, sosyal belediyecilikten kültürel çalışmalara kadar 5 yıllık süreçte neler yapıldığını aktardı.

Yeni dönemde vizyon projeler üreteceklerinin, Burdur’u betona mahkum etmeyeceklerine vurgu yapan Başkan Ercengiz, seçilmesi halinde yapacaklarını pekçok kez basında ve vatandaşlarla buluştuğu mahalle toplantılarında söylemesi üzerine genel hatlarıyla yapacaklarını açıkladı.

Seçime günler kala kendisine uygulanan siyasete alet olmayacağının altını çizen Başkan Ercengiz, “Huzur kentinde kavgasız bir seçim için çabalıyoruz. Son güne kadar da kavga siyasetine bulaşmadan seçim çalışmalarını tamamlayacağız” dedi.

 

Hasan Türkel: Başkanım yürüttüğürüz seçim sürecini değerlendirecek olursanız neler söylersiniz?

Belediye Başkanı Ali Orkun Ercengiz: Huzurun, sükunetin, hoşgörünün kentinde, kavgasız bir seçim sürecini götürmek için gayret ettik. Çabamız buydu. Geride kalan 4-5 gün içerisinde de bunu sürdürmeye devam edeceğiz ve en büyük rahatsızlığımızın; Burdur siyasi tarihine yakışmayan br siyasi kampanya döneminin özellikle tasarlandığını ve kurgulandığını düşünüyoruz. Bu oyuna gelmeden de bu seçim kampanyasını bitirmek  istiyoruz.

H.T.: Seçime birkaç gün kala sahada son durum nedir?

A.O.E.: Öncelikle herkes, tüm Türkiye’de olduğu gibi Burdur’da da yerel seçime kilitlendi. Çünkü yerel seçimin sonucunda bir ekonomik beklenti var. Bu sadece Türkiye’den bakış değil. Avrupa’da da şu an ülkemizdeki  yerel seçime kilitlendi. Nedeni şu. Türkiye’deki yerel seçim neticesine bağlı olarak, Türkiye’nin yeniden güvenli bir ülke olup olmayacağı, yatırıma uygun olup olmayacağını dış yatırımcı değerlendirecek. Tabi buna bağlı olarakta, Türkiye’de şu anda elinde parası olan, yatırım yapmayı bekleyen ya da borcu olan, krediye borcu olan hatta yatırımı devam eden herkes tedirgin. Son durumda, vatandaş bu belirsizlikten tedirgin. Ülkede yaklaşık 8-9 aydır bir ekonomik kriz yok dense de halk bunu iliklerine kadar hissediyor. Şu anda halk ekonominin baskısı ve zorlaması altında gerçekten perişan, zor durumda. Bence yerel seçimin  şu anki mevcut değerlendirmesi daha çok ekonomik vaziyet üzerinden olacak. Zaten siyasetin sokaktaki dilinin değişmesinin nedeni o oldu. 

Biz iktidarın muhalifleri olarak, sokağa çıktığımızda elbette en başında biz kendimiz ekonominin kötü gidişatından şikayetçiyiz.  vatandaş olarak kendimizde şikayetçiyiz. Bizimde kendi işyerlerimiz var. Bizim de kendi ekonomilerimz, kendi bütçemiz var. Yani vatandaş olarak şikayetçiyiz en başta. Siyaseten bunu dillendirmemiz, dile getirmemiz belli ki iktidar partisini çok rahatsız etti ve olayı başka bir noktaya kaydırıp, algı yönetimiyle vatandaşımıza ekonomik sorunlarını unutturmaya çalışıyorlar. Ama pek unutulacakmış gibi değil! Çünkü; akşam tencere kaynamadığı zaman vatandaş bunu kendi beka sorunu olarak görüyor. Vatandaşın kendi beka sorunu şu anda tencerenin kaynamaması. 

H.T.: Peki şimdi genel durumu yerele indirelim.Mahalle mahalle, sokak sokak hemen her yeri dolaşıyorsunuz. Ekonomik krizin size dönüşü nasıl oluyor?

Şehirde dar gelirli mutsuz

A.O.E: Eskiden kent merkezinde hayvancılık ve tarımla uğraşan bir kesim vardı. Son birkaç yıldır girdilerdeki fiyat artışları vatandaşları tarımdan ve hayvancılıktan uzaklaştırdı. Hayvancılık kent merkezinde büyük ölçüde azalmaya başladı. Bizim periferde gözlemlediğimiz bu. Kent merkezinde işyerileri açıyoruz. Çokta mutlu oluyoruz. Ama inanın iki ayda kapanan işyeri var. İstatistiklerde nüfusuna oranlandığı zaman, Burdur fazla işyerinin kapandığı kent. Neden? Ekonimi büyümedi Burdur’da. Bunların biraz daha gerisine gidecek olursak, 20 bin öğrenci potansiyeli olan MAKÜ’nün yer seçiminde yapılan hataları şimdi daha net görüyoruz. Öğrencinin ekonomik potansiyelinden bu kentin esnafı yararlanamıyor. Öğrenci mutsuz. Taşımacı mutsuz. Taşınırken öğrenci mutsuz. Onların ulaşım sorunlarını çözeceğiz diyenler, aslında bu ulaşım sorununu yaratanlardır. Öğrencilerin ulaşım sorununu yaratanlar, şu anda ulaşım sorununu çözmeyi taahhüt ediyorlar. Yani, önce sorunu yaratıyorlar ondan sonra çözmek istiyorlar. Zaten genel taktik bu. Burada esnaf hakikaten mutsuz. Asgari ücret her ne kadar Sayın Genel Başkanı’mızın ısrarıyla, belli bir noktaya kadar getirilmiş olsa da, ülkedeki ekonomik kriz alım gücünün düşürdü. Bu nedenle malesef dar gelirli mutsuz. Bu kentte kim mutlu diyeceksiniz? Mutlu olan krizden önce bankada mevduatı olan ve şu anda yıllık ortalama % 25-30 en az faiz getirisi olan para babaları. Yani şimdi bir tarafından onları dinlediğimiz zaman onlarda şunu söylüyor. Yıllarca yatırım yaptım, istihdam yarattım. Sürekli vergi, sigorta primi ödedim. Enerjiye kaynak yatırdım. Döndüm baktım ki elimde hiçbir şey yok. Organize Sanayi Bölgesi mutsuz. Burdur Organize Sanayi Bölgesi % 20 oranında küçülmüş. Örneğin şimdi 7 bin kişilik istihdamdan bahsediyorlar. Oysa ki  Burdur Organize Sanayi Bölgesi’nde toplamda yaklaşık 1600 kişi çalışıyor.

H.T.: Hepsi o mu yani?

A.O.E.: Hepsi o. Burdur tarihinin üst üste koyarak getirdiği, bütün Organize Sanali Bölgeleri’nde toplam çalışan sayısı 1600. 7 bin kişilik istihdamdan bahsediliyor. Hem de ne zaman, reel faizlerin % 25-30 olduğu bir dönemde. Yatırımcının yatırımdan kaçtığı, kendini gizlediği bir dönemde. Yani şu anda gerçekten halkın büyük bir bölümü mutsuz ve sessiz.

H.T.: Bir başka önemli konu da FOX TV’de açıklandı. Dünya ölçeğinde yapılan bir çalışmaya göre Türkiye seçimde devlletin tarafsızlığı, seçim güvenliği açısından 130 küsur ülke içinde 113’üncüsırada. 

A.O.E.: İyi ki 113’üncüyüz. Son sırada da olabilirdik.

H.T.: Bakıyoruz, Sayın  Cumhurbaşkanı Van’a özel uçağıyla, devletin imkanlarıyla gidiyor ama, orada seçim propagandası yapıyor. Devletin imkanlarını tümüyle kullanıyorlar. Birde medya olayı var. Yani şu anda  dün yine tam zamanında açmışım televizyonu. Tespit ettim. Benim saydığım 9 tane televizyon kanalı aynı anda, Ak Parti’nin reklamını veriyor. Şunu demek istiyorum; biz yerele vurursak, yerelde bu anlamda durum nedir? Vatandaş konuya nasıl bakıyor?

 Vatandaş seçimde devlet imkanlarının kullanılmasından rahatsız

A.O.E.: Vatandaş bundan da rahatsız. Vatandaş, hepimizin Cumhurbaşkanı’nın, tarafsız olması gereken makamın, gelip burada 5 yıllık belediye başkanlığı yapan, onların oylarıyla ya da onların vermediği oyla bir şekilde gönül bağı olan, mahallesinin, kendi memleketinin çocuğuna hakaret edilmesini çok içine sindiremiyor.Bu memlekete günaşırı Bakan geliyor. Acaba bunların maliyeti kimin cebinden çıkıyor? 

H.T.: Peki puan kazandırıyor mu?

A.O.E.: Bilemiyorum. Onu 31 Mart’ta halkımız değerlendirecek. Halkımız 2 gün günlük yaşantısının sıkıntıya sokulmasından mutsuz. Örneğin biz Genel Başkanımız Sayın Kemal Kılıçdaroğlu’nu getirdik. Burdur kent merkezinde yaşamı bir dakikalık bile sıkıntıya sokacak bir organizasyonu yapmadık. Bindik havaalanından otobüse. Otobüsün önünde sadece bir eskort aracı, yol göstermesi için. Kent merkezinden geçerek salona gittik. Hayatın akışını ilgili hatta ve hatta neredeyse sinyalizasyonu bile sıkıntıya sokmadan Burdur’un kent normalini 1 dakika bile bozmadan programımızı yaptık.

H.T.: Olması gereken bu.

A.O.E.: Siyasi propagandayı dinlemek isteyen, bununla ilgilenmek isteyen zaten duyurduğumuz adrese geldi. Ben halkımızın bu devlet imkanlarıyla yürütülen siyasi çalışmadan, bakanların gelip gitmesinden çok mutlu olduklarını düşünmüyorum. Zaten artık ilkel siyasi propaganda yöntemleri veya ilkel siyaset metodlarının halkta karşılığı yok artık. Çünkü insanımız artık bıkmış. Zaten 24 saat televizyonda her istediğini görüyor. Biz bir yerel seçime giderken Burdur’a bakanın gelmesinin sebebi nedir? Bakan şunu söylüyor, ben adayınıza söz verdim eğer seçerseniz yapacağız. Ben herhangi bir Ak Partili vatandaş kadar vergi veren bir vatandaşım. O arkadaşlar benden daha fazla vergi vermiyor. Hatta ve hatta siyasete girdikten sonra daha çok bu konuya özen gösteriyorum. Eksik bir işimiz olmasında bu konudan gündeme getirlemeyelim diye. Neticede vatandaş da da bunun karşılığı yok gibi geliyor bana. Neden yok? Eğer olmuş olsaydı, sadece bir bakan geldiğinde bu işin bir bakanla çözüldüğünü görür, ikinci, üçüncü, dördüncü, beşinci bakan gelmezdi. 

H.T.: Genel anlamda sadece hizmetlerinize değil, değiştirdiğiniz getirdiğiniz belediyecilik anlayışına da değinelim. Bu bakışla, genel hatlarıyla 5 yıl boyunca neler yaptınız?

A.O.E.: Biz bir kere her şeyden önce kurumsal kimliğe inandık. Burdur Beledyesi’nin üreten belediye olması lazım. Hizmet üretmesi lazım. Vatandaşın hayatını kolaylaştıracak uygulamalar üretmesi lazım. Enerji üretmesi lazım. Çiçek üretmesi lazım. Kurumsal kimlik olmadan olmuyor. Zaten karşı taraftaki anlayış bu olduğu için, vatandaş, artık ilde kurumsal odaklı hizmet talep ediyor. Yani diyor ki, her şey başkanın iki dudağı arasında olmasın.  Biz kurallarla yönetilmek istiyoruz. Kurumsallaşmak istiyoruz. Kurumsallaştığımız zaman bu kurumsal yapı başındaki kişi temsil makamında görevini yapmaya devam eder. Alt taraf hiçbir şekilde aksamadan çalışır. Biz bunu yapmaya çalıştık. Bunun karşılığını da çok iyi aldık. Tasarruf ettik, yatırım yaptık. Borç ödedik ve hizmet ürettik.

Hasan Türkel: Belediye hizmetlerinni bel kemiği Fen İşleri, şehirciliğin göstergesi Park Bahçeler, sosyal belediyecilik birde kültürel çalışmalar bu konuda neler söylersiniz? 

Dönemimizde doğrudan alımları bıraktık her konuda ihale alımlarına yöneldik 

Ali Orkun Ercengiz: Sultanderesi Hizmet Kampüsü bodrum katında atölyelerimiz yer alıyor. Fen İşleri’nin, Park Bahçelerin ihtiyaç duyduğu hemen her şey bu atölyelerimizde üretiliyor. Burada toplam 7 Müdürlüğümüz entegre bir şekilde çalışıyor. Vatandaşımız geldiği zaman bu müdürlüklerden işini görüyor. Saklı gizli yerlerde değil, açık ofis sistemiyla çalışıyor. Vatandaşın bütün talepleri değerlendiriliyor. Yapılabilecekler yapılıyor. Mesela göreve geldikten sonra Destek Hizmetleri Birimi’ni kurduk. Doğrudan satın almaları durdurduk. Tamamen ihale yoluyla satın alıyoruz. Yaptığımız bu satın almaların bize Yıllık ticari karı dışında, en önemlisi ayıplı, yasaklı veya yanlış bir malın alımının önüne geçmiş oluyoruz. Bunların tek tek tane tane girişi çıkışı yapıldığı içinde, kaynakların nereye kullanıldığı ortada. Burdur Belediyesi Park ve Bahçeler Müdürlüğü kendi çiçeğini kendisi üretiyor. Artık çiçeğe para vermiyor. Daha çok emekçi kadınlarımız işin içerisinde istihdam ediliyor. Dışarıdaki çiçekçiye ödeyeceğimiz parayı emekçiye ödüyoruz. 

H.T.: Bu yöntemle istihdam yaratıyorsunuz. Peki asfaltlar, kaldırımlar, parklar konusunda genel anlamda ulaşamadığınız, eksik kaldığınız alanlar oluyor mu? 

A.O.E.: Asfalt anlamında eksiğimiz yok. Ama imar dışı alanlarda, özellikle şu imar barışından sonra vatandaşımızın ruhsatlandırdığı ve bu noktada da kendince hizmet almayı hak ettiiği noktada eksiğimiz olabilir. Bunu önümüzdeki süreçte telafi edeceğiz. 1,5 milyon metrekare asfalt döktük. 

H.T.: Sosyal belediyecilik ve kültürel çalışmalar

A.E.O.: Biz sıfır yaştan başladık. Anne doğum yaptı yanındaydık. Yakını vefat etti vatandaşımızın yanında olduk. Biz ihtiyaç sahibi kimse 35 mahalle muhtarımızın referansıyla yani bir siyasi çalışma olarak değil. Mahalle muhtarlarının uktesinde vatandaşımıza gıda, yakacak, giyecek, evi yananın ev malzemesini ve evini yaptık. Engelli vatandaşın evinde birtakım düzenlemeler ihtiyaçsa bunları yaptık. Halk Sağlığı’yla birlikte ortak proje yürüttük. Yaşlı ve tek yaşayanlarımıza evinde olası kazaları önleyebilmek için çalışmalar yaptık. Üreticinin yanında olduk, en önemlisi de buydu. Bütün şehir yasasında birçok belediyemizin yasal hakkı olmasına rağmen yapmadığı işleri , biz il belediyesi olarak yaptığımız alımlar ve dağıtımlarla sebze, meyve, süt ve et konusunda üreticiye destek sağladık. 

H.T.: Üreticiden satın aldığınız ürünleri ihtiyaç sahiplerine ulaştırdınız.

Üreticiden alıp ihtiyacı olana dağıtarak üreticiye destek verdik

A.O.E: Satın aldık. Dar gelirlilere dağıttık. Buradan TMO’ya atıfta bulunayım. 1936’da Atatürk bu kurumu kurarken, tarımla uğraşan vatandaşının üretmesini bu yolla desteklemek istiyor. Biz şu anda o işlevi tüm yerel belediyeler olarak yapabiliriz. Üreticiden tüketiciye giden zinciri kısaltmak ve üreticiye alım garantisi vererekte üretimde kalmasını sağlayabiliriz.

H.T.: Kültürel çalışmalarımızı da kısaca açıklayalım.

A.O.E.: Kültürel çalışmalarda muhtelif sinema günleri, tiyatrolar, sanatsal etkinlikler, belediyemize ait halk müziği ve sanat müziği korolarımız, gençlerle halkımızla buluşturduğumuz sanatçılar, sportif faaliyetler. Birçok etkinliği Burdur ilk defa bizim dönemimizde gördü. Hele bu yılki Kitap Fuarı çok etkiliydi. Biz bu fuarı daha da büyütmek isitiyoruz. Ata sporuna sahip çıkan bi anlayıştayız. Bu da çok önemliydi. Bu potansiyelin bölgemizde olduğunun farkına vardık ve ilk yağlı güreş organizasyonunu yaptık. İkincisi içinde tarih aldık. İnşallah kültürel sanatsal faaliyetlerimizi artık, biraz daha uluslararası boyutlara götürmek istiyoruz. 

H.T.: Etkinliklerin uluslararası boyutlara taşınması şehrin tanıtımını da sağlayacak.

Önümüzdeki dönem önceliğimiz oluşturacağımız öncelikle kadınların ekonomiye katılımını sağlamak

A.O.E.: Evet. Mesela bir mermer sempozyumu düzenleyip, önce ulusal ardından uluslararası heykeltraşları Burdur’a davet edip, onların eserlerini Burdur’un muhtelif yerlerinde sergilemek. Baktığınız zaman Sagalassos ve Kbiyra’da zaten bir mermer bölgesi. Bu oralara kadar giden bir tarih. Binlerce yıl önceki medeniyetler mermerden devasa, olağanüstü güzel sanat eserleri yaratmışlar.  Bizde Burdur’u bir İtalya Toskana gibi dünya şehri yapmak istiyoruz. Kafamızda yeni dönemde daha büyük kültür sanat vizyon projeleri var. Su sporlarını çeşitlendirmek, Burdur’da durgun su spor etkinliklerinin yapılabileceği bir altyapıyı da hazırlamak istiyoruz. Burda da bürokratik engelleri lütfen aşalım artık. Kıyı korumayla, göl gittikten sonra kıyıyı ne kadar korursunuz?

H.T.: Evet. Gölü korumanın en etkin yolu halkı göle yaklaştırmak, göl ile buluşturmak değil mi? 

A.O.E: Evet. Biz halkımızı gölle barıştıracak çalışmalar yürüttük. Halk Plajı bunun önemli bir örneği. Bunun için çabalarımız devam edecek.

H.T.: Yeni dönem projelerinizin oturacağı temel ne olacak?  

A.O.E.: Yeni dönem kampanyaları için şunları söyleyeyim. İlk başta yapacağımız şu. Kadının ekonomiye katılmasını sağlayacağız. Bunu da nasıl yapacağız? Öncelikle kadın çocukluysa çocuğuna bakmak, kadına meslek edindirmek, mesleğinde üretim sağlamasını garanti etmek ve bu sağladığı üretimin de pazarlamasını yapmak. Gençlerimize daha çok spor alanı, daha çok sosyal etkinlik alanı ve engelli ve yaşlıları da içinde bulunduran büyük bir projeyle Engelli Yaşam Merkezi’ni bir noktada Yaşlı Bakım ve Rehabilitasyon Bakıevi’ni bir tarafta da planlıyoruz. Bu kentte hayvanları tanımayan, hayvanlardan uzak kalan dostlarıda bir araya getirip hayvan sevgisi en düzgün şekilde yapacağımız, yeni bir barınak sözü de veriyoruz. Barınak kafesleri olan içinde kedi, köpeği barındıran bir barınak değil. Haftasonu gidildiği zaman rahatlıkla görülebilen ve aileleri hayvan sahiplendirebilen bir barınak olacak. 

H.T.: Böylelikle sokak hayvanlarının sahiplenilmesinin de önü açılacak. 

A.O.E.: Böyle projelerimiz var. Artık biz vizyon projeler yapacağız. Burdur’u betona mahkum etmeyeceğiz. Derdimiz Burdur’u betonla borçlandırılan değil; huzurun, rahatın, konforun kenti yapmak. Haftasonu insanların gelmeyi tercih ettiği bir kent yapacağız Burdur’u. 

H.T.: Burdur’u bir Eskişehir yapmak diyebilir miyiz?

A.O.E.: Aynen yapacağız inşallah. Yapacağımız bu çalışmalarla Burdur’un turizm pastasından daha fazla pay alıp hak ettiği yere gelmesini de sağlayacağız.

Yayınlandığı Kategori Manşet

“Bölgesel Kalkınma Amaçlı Misyon Farklılaşması ve İhtisaslaşması Programı” çerçevesinde Burdur’un potansiyelleri ile üniversitenin mevcut ve gelecek altyapısının uyumlaştırılarak tarım ve hayvancılıktaki rekabet gücünü artırmayı amaçlayan Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi Bölgesel Kalkınma Odaklı Hayvancılık Projesi kapsamında çiftçilere yönelik verdiği eğitimlere ilginin giderek arttığı açıklaması yapıldı.

Eğitimlerin bazıları çiftçilerin yaşadığı köy ve kasabalarda gerçekleştirilirken bazıları da üniversite yerleşkesindeki salonlarda devam ediyor. Burdurlu çiftçilerce yoğun katılımın olduğu eğitimlerden biri de Avşar Han Sinema Salonu’nda gerçekleştirildi.

Eğitimler, Gelişim Merkezi Müdürü Doç. Dr. Ali Murat Alparslan’ın hoş geldin konuşması ile başladı. Katılımlarından dolayı çiftçilere teşekkür ederek sözlerine başlayan Alparslan, “8 farklı konuda eğitimlerimiz var. Her eğitime gelen kişiye eğitim sonunda sertifika vermek istiyoruz. Bu sertifikalar çok önemli çünkü 8 eğitimden 5’ine katılan çiftçilere ‘Bilinçli Çitçi Sertifikası’ gibi özel sertifika vereceğiz ve bu kişileri veri havuzumuzda tutacağız. Böylece sizlerle hayvancılık projesi kapsamında daha yakından çalışabileceğiz.” vurgusunu yaptı.

Daha sonra MAKÜ Veteriner Fakültesi öğretim üyesi Prof. Dr. Fatma Karakaş Oğuz tarafından ‘Hayvan Besleme ve Beslenme Hastalıkları’ konusunda eğitim verildi.

Çiftçilerin pratikte karşılaştığı soru ve sorunların yanıtlarını da buldukları eğitimlerde, çiftçiler de günlük hayattaki deneyimlerini paylaştılar.

Yayınlandığı Kategori Manşet

Atatürk Mahallesi Muhtar Adayı Turan Ersoy, gazetemizi ziyaret ederek muhtarlık seçim çalışmaları hakkında bilgi verdi.

Muhtar Adayı Ersoy, gazetemiz ziyaretinde Atatürk Mahallesi için yapacakları çalışmalardan bahsederek aza adaylarını tanıttı. Aday Turan Ersoy, seçilirse yapacağı çalışmalar arasında, mahallenin kaldırımlarının çağdaş standartlar ölçüsünde yapılması için çalışmak, Belediye ile koordine içinde temizlik ve ağaçların bakımı, budanması, parkların daha bakımlı olması için uğraşmak, sokak köpeklerinin sahiplendirilmesi, sahiplenilmeyen köpeklerin belediye tarafından barındırılması için gerekli çalışmaları yapmak, sokak aydınlatmalarının ve güvenlik için gerekli sistemlerin faaliyete geçirilmesi için çalışmak, TOKİ evlerine aletli spor alanı yapılmasına uğraşmak için muhtarlığa aday olduğunu belirtti.

Uzun yıllardır Atatürk Mahallesi’nde yaşadığını ve mahallenin sıkıntılarını bildiğininin altını çizen Muhtar Adayı Ersoy, gazetemiz ziyaretinde aza adaylarını da tanıttı.

Turan Ersoy’un aza adayları şöyle; İsmet Uluer, Ömer Varol, Tayfun Gündüz, Bedriye İnarlıoğlu, Erkan Altay, Gülfiye Örenç, İlknur Ergüler, Ömer Gökçeoğlu.

(Süleyman Taraşlı)

 

Yayınlandığı Kategori Manşet

Kırkpınar’ın Baş Pehlivanı Yağlı Güreş Sporu’nun gözde Şampiyonu Sarı Fırtına olarak da bilenen İsmail Balaban, Belediye Başkanı Ali Orkun Ercengiz’e destek için Burdur’a geldiği açıklandı.

Yapılan açıklama şu şekilde; “Yağlı Güreşin sahip çıkılması gereken bir ata sporu olduğunu her fırsatta dile getiren ve Burdur’da ilkini gerçekleştiren Burdur Belediye Başkanı Ali Orkun Ercengiz’i de pehlivanlar yalnız bırakmadı. Kırkpınar Baş Pehlivan’ı İsmail Balaban, ikiz kardeşi Turan Balaban ve Milli Sporcu Ali Gün Yerel Seçimler öncesi Burdur Belediye Başkanı Ali Orkun Ercengiz’i Makamında ziyaret ederek kendisine başarılar dilediler. 

Baş Pehlivan’ı İsmail Balaban, ikiz kardeşi Turan Balaban ve Milli Sporcu Ali Gün ziyaretlerinden dolayı memnuniyetini dile getiren Belediye Başkanı Ali Orkun Ercengiz, “Yağlı güreşin Türk’ün gücünü ortaya çıkaran bir spor olması nedeniyle, ata sporumuza sahip çıkmaya devam edeceğiz. Buna halkımızın da sahip çıkacağını düşünüyorum.”

Yayınlandığı Kategori Manşet

AK Parti Milletvekili Bayram Özçelik, Burkent’e yapılacak olan yeni hastane inşaatı yapımına Nisan ayında başlanacağını açıkladı.

Atatürk Mahallesi’nde hastanenin yapılacağı alanda basın toplantısı düzenleyen Milletvekili Özçelik, mevcut cam binanın yanında bulunan hastane binasının, 2007 deprem yönetmenliğine göre yıkım kararı alınmasının ardından, Sağlık Bakanlığı’nca Burdur’a yeni bir hastane yapılmasına yönelik çalışma başlatılğını söyledi. 

Milletvekili Bayram Özçelik açıklamasında, önce mevcut hastanenin bulunduğu alana yeni hastanenin yapılmasının planlandığını, ancak Sağlık Bakanlığı’nın büyük bir hastane yapmayı planladığından mevcut yerin yeterli gelmediğini anlattı.

Bakanlık tarafından Atatürk Mahallesi’nde yeni hastane için belirlenen yerin sağlık alanı olarak ilan edilmesinin ardından hastane yapım ihalesinin yapıldığını belirten Milletvekili Özçelik;

“Burası Milli Savunma Bakanlığı’na ait 241 dönümlük bir yerdi, tahsisliydi. Buranın şu anda 86 dönümüne yakını Sağlık Bakanlığı’nın sağlık alanı olarak belirlendi. İhaleye çeşitli firmalar katıldı ve bu firmalar içinden Akay İnşaat ihaleyi kazandı. 475 yatak kapasiteli, kapalı alanı yaklaşık 80 bin metrekare 256 kapalı, 495 açık otoparklı, 120 tek yataklı oda, 10 tane suit, 80 adet 2 kişilik oda, tuvalet, banyo ve televizyonu içinde nitelikli odaları olan bir hastaneye kavuşmuş olacağız. Ameliyathane sayısı 14, poliklinik sayı 115 olacak. Diğer hastanemizdeki eksik olan üniteleri burada açmış olacağız. Anjiyo ünitemiz yoktu onu açacağız. Geriatri yani yaşlılarla ilgili ünitemiz yok onu açacağız. Fizik Tedavi ve Rehabilitasyonu büyütmemiz gerekiyor çünkü Burdur ve bölgesinde en iyi tedavinin yapıldığı yerlerden birisidir Burdur Devlet Hastanesi ama kapasitesi düşük. Bu hastanemizde bunu artırmış olacağız.  

Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın Burdur mitinginde söylediği gibi, Sağlık Bakanlığı Burdur Mehmet Akif Ersoy Üniversitemiz ile afiliasyon yöntemiyle burayı eğitim ve araştırma hastanesine çevirmiş olacağız. Burdur’umuza hayırlı olsun.” bilgisi verdi.

AK Parti Belediye Başkan Adayı Deniz Kurt yeni hastane inşaatı ile ilgili açıklamasında;

“Öncelikle böyle bir hastanenin yapımında emeği geçen herkese ben burada tekrardan teşekkür ediyorum. Burdur’a yakışan bir hastane olacak. 475 yataklı kapasiteli bir hastanemizi inşallah seçimleri aldıktan sonra yerel yönetimler olarak burada bizim üstümüze düşen her türlü görevi, yardımı, desteği sağlayacağımıza burada yüklenici firmayada açık bir şekilde söylüyoruz. Burdur’umuza hayırlı olmasını diliyoruz.” dedi.  

Ak Parti İl Başkanı Volkan Mengi açıklamasında;

“Geçmiş dönemde belediye meclis üyesi olmam hasebiyle hastane konusunu çok yakından takip etmiştim ve İl Başkanlığım dönemimde de takip ediyoruz. Gerçekten uzun zamandır aşamalara geldik ve şu an yer teslimi yapılmak üzere. İnşaat firmamız tabelasını da astı. Sağ olsunlar bugünde buradalar. Bizler Cumhurbaşkanımızın mitingte söylediği gibi bu hastaneyi inşallah bitimine doğru Eğitim ve araştırma Hastanesi olacak şekilde MAKÜ’yle afile bir şekilde artık profesörlerin, doçentlerin hizmet edeceği ve bölgemizde gerçekten ihtiyaç duyduğumuz büyük bir hastaneyi kazandırmış olacağız. Bu tabi ki 2023 hedeflerimizden olan bir projemiz. İnşallah 2023 yılında da hastanemiz tamamlanmış ve halkımızın hizmetine sunulmuş bir şekilde diğer projelerin içinde en gözdesi olan halkımızın özlemle beklediği projeye kavuşmuş oluyoruz.” dedi.

Akay İnşaat Yönetim Kurulu Başkanı Ertan Olgun yeni hastane inşaatı süresiyle ilgili bilgi vererek;

“Firmamız 1985 yılından beri inşaat sektöründe ciddi projelere imza atmış, bugüne kadar almış olduğu projeleri gününden önce teslim ederek işlerini en iyi şekliyle idarelere teslim edip, projelerle bugüne kadar hiçbir sıkıntı yaratmamış bir firmayız. Aynı şekilde üst yapı konusunda hem yurtiçinde hem de yurtdışında projelerimiz şu an devam ediyor. Yakın zamanda bölgede Antalya Stadyumu’nu da firmamız yaptı. Dünyanın en büyük enerji üreten stadyumu böyle bir unvana sahip stadyumu yapmış olmanın da haklı gururunu yaşıyoruz hepimiz. İnşallah güzel bir projeyi de buraya kazandırmanın en kısa süre içerisinde en kaliteli bir şekilde bu inşaatı teslim edip, Burdur halkına en iyi hizmetleri sunmasını temenni ediyoruz. İnşaat süresi 900 gün. Biz bu işi en kısa süre içerisinde bitirmek için elimizden gelen bütün katkıyı sağlayacağız.” değerlendirmesi yaptı. 

Hatice Dursun

Yayınlandığı Kategori Manşet
Perşembe, 28 Mart 2019 14:25

TMO çiftçinin karagün dostu mu?

Toprak Mahsulleri Ofisi tahıl üreticisini ve tüketicisini korumak için, piyasayı düzenlemek maksadıyla Temmuz 1938’de 3491 sayılı kanunla kuruldu.

Toprak Mahsulleri Ofisi 8 Haziran 1984’te 233 sayılı kanun hükmünde kararnameyle yeniden düzenlenmeden önce, çiftçinin; ürettiği hububatını değerinin altında satmasını önlemek amacıyla destek alımları yaparak çiftçinin ürününü piyasada değeri üzerinden satmasını sağlar çiftçinin karagün dostu olarak bilinirdi!

Günümüzde ise Toprak Mahsulleri Ofisi destek alımı yapmamakta, dolayısı ile çiftçinin ürününün fiyatı piyasa şartları içinde  tek taraflı olarak belirlenmektedir.

Toprak Mahsülleri Ofisinin çok geniş kuruluş ve çalışma alanı var; tahıl alış ve satış fiyatlarını tespit etme görevi var. Ancak destek alımları yapmadığı için hububat piyasasını düzenleyici işlevini gereğince yerine getirmemektedir. TMO’nun yasalarla belirlenmiş, Buğday ve pirinç ithal etme  iç piyasaya sürme, Un ve ekmek fabrikaları kurma, işletme, tahılların korunması ve temizlenmesiyle ilgili silo vb. tesisler kurma işletme,  afyon ve uyuşturucu maddeler üzerindeki devlet tekelini sürdürerek, bu maddelerin alım, imalat ve satış işleriyle uğraşma, ayrıca tohum iyileştirme ve dağıtımı, ilaçlama ve araştırma gibi çeşitli görevleri TMO çiftçinin karagün dostu mu? de vardır.

Toprak Mahsülleri Ofisinin merkez teşkilatı; yönetim kurulu ve genel müdürlükten, ana hizmet birimleri de alım muhafaza dairesi, ticaret dairesi ve nakliye dairesi başkanlıklarından ibarettir. Kuruluşun taşra teşkilatıysa 12 bölge müdürlüğü, 73 şube müdürlüğü ve 246 ajans müdürlüğünden meydana gelmiştir (1994). Bölge müdürlükleri Ankara, İstanbul, Afyon, İzmir, Kayseri, Konya, İskenderun, Samsun, Erzurum ve Diyarbakır’da bulunmaktadır. 1985 yılından itibaren eski tesislerin yenilenmesi ve yeni tesislerin inşa edilmesi neticesinde yaklaşık 2 milyon ton olan depolama kapasitesi, 4 milyon tona çıkarılmış olan kurumun, çeşitli kuruluş ve şirketlerle ortaklıkları vardır.

(Hasan Türkel)

Yayınlandığı Kategori Manşet

MAKÜ Sosyal Hizmet Bölümü öğrencileri tarafından hazırlanan Dünya Sosyal Hizmet Günü Paneli ve MAKÜ Sosyal Hizmet Uygulama Sınıfı Açılış programı, İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi’nde gerçekleştirildi.

Müzik dinletisiyle başlayan programda açılış konuşmasını Rektör Prof. Dr. Adem Korkmaz yaptı. Rektör Korkmaz konuşmasında “İnsanların rahat sohbet edebileceği, görüşebileceği bir uygulama çalışmasının yapıldığını görüyoruz. Sosyal alanda çalıştığım için şunu söyleyebilirim ki insanı incelemek, analiz etmek her şeyden daha zor bir durum. Günümüzde yaşadığımız problemler, sosyal hizmet programları geliştirmeyi zorunlu kılıyor. Niteliksel dönüşümü sağlamamız gerekiyor.” şeklinde konuştu.

Daha sonra Sosyal Hizmet Bölümü Dr. Öğr. Üyesi Umut Yanardağ ve KTO Karatay Üniversitesi öğretim üyesi Prof. Dr. Kamil Alptekin tarafından Dünya Sosyal Hizmet Günü ile ilgili sunumlar gerçekleştirildi. Ardından Türkiye’de bir ilk olan “Sosyal Hizmet Uygulama Sınıfı” açılışı yapıldı.

Sosyal Hizmet alanında Türkiye’de bir ilk olma özelliğini taşıyan bu sınıf, aynı zamanda öğrencileri henüz lisans eğitiminde iken birey ve gruplara yönelik sosyal hizmet müdahalesi yapmaya hazırlayan bir laboratuvar olma özelliği taşıyor. Aynalı görüşme odası olarak da özetlenebilecek bu uygulama laboratuvarı sosyal hizmet uzmanı adayı öğrenci ile hizmet almak için başvuran simule danışanın (müracaatçının) görüşme yaptığı bir görüşme odası ve aynanın diğer tarafında yer alan sınıftaki diğer öğrencilerin görüşmeyi izleyebileceği ayna ile ayrılmış bir sınıf ortamından oluşuyor.

Sınıftaki öğrenciler görüşmeyi izleyebilirken görüşme odasındakiler mevcut ses yalıtımı sayesinde sağlıklı bir şekilde görüşmeye devam edebilmekle birlikte görüşme odasındakiler sınıf ortamını da görmüyorlar. Örnek görüşmelerin sonrasında öğretim elemanı geri bildirimler vererek öğrencilerle birlikte görüşmeyi değerlendirebiliyorlar. 

Açılan sınıfla birlikte Burdur Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi 2019 yılı Dünya Sosyal Hizmet Gününde Türkiye’nin ilk “Sosyal Hizmet Uygulama Sınıfı”nın açılışını yaparak sosyal hizmet eğitiminde bir fark yaratmayı başarmış oldu.

Yayınlandığı Kategori Manşet
Perşembe, 28 Mart 2019 14:25

Park bahçeler şehri çiçeklendiriyor

89 kişilik personeliyle güçlü bir kadroya sahip olan Burdur Belediyesi Park ve Bahçeler Müdürlüğü, ilimizde kapsamlı çalışmalar yapıyor.

Burdur Belediyesi Park ve Bahçeler Müdürlüğü, 26’sı kadın toplam 89 personelle park ve bahçeleri renklendiriyor. Bu personel sayısıyla kadrosunu güçlendiren Burdur Belediyesi, diğer hizmetlerin yanı sıra park ve bahçelerin bakımı ve temizliğini de yapıyor. 

Park ve Bahçeler Müdürlüğü ekipleri, her gün farklı bir parkta, bahçede,  bulvarda bitki dikim çalışmalarını gerçekleştirerek şehrimizi yeşillendiriyor. Burdur Belediyesi Park ve bahçeler Müdürlüğü, mevsimlik çiçek ve diğer bitkileri de kendisi üretiyor. Bunun yanı sıra park ve bahçelerin bakımı ve tesviye çalışmalarını da yapıyorlar. 

89 kişilik kadrosuyla park ve bahçelerin temizliğini, tesviye çalışmalarını, bitki dikimin gerçekleştirdiklerini belirten Park ve Bahçeler Müdürü Ayla Pesen;

“ Park, bahçe, refüj gibi alanlarımızı çiçeklendirdik. Park ve Bahçelerimizi refüj ve tesviye çalışmalarını da yapıyoruz. Mevsimlik çiçek dikme işlemlerini tamamladık. Kendi seramızda yetiştirdiğimiz mevsimlik çiçekleri, çalı grupları ve ağaççıkları park, bahçe ve refüjlerre dikiyoruz. Park ve bahçeler haricinde kamu kurumları ve camilerin ihtiyaçları içinde bitki temin ediyoruz. Bütün park, bahçe ve refüjlere dikilen mevsimlik çiçek ve diğer bitkilerin üretimini Parkve Bahçeler Müdürlüğü yapıyor. 89 kişilik personelimizle Burdur halkına hizmet etmek için çalışıyoruz.” dedi.

Hatice Dursun

Yayınlandığı Kategori Manşet
No Internet Connection