Manşet - Burdur Gazetesi | Burdur Haberleri, Burdur Haber
Çarşamba, 20 Mart 2019 16:04

21 Mart 2019 - Perşembe - Burdur Gazetesi

21 Mart 2019 - Perşembe - Burdur Gazetesi

Yayınlandığı Kategori Arşiv
Çarşamba, 20 Mart 2019 16:03

Deprem Burdur'u da salladı

Denizli merkezli 5.6 şiddetindeki deprem korkuttu!

 Denizli-Acıpayam Yeniköy Mahallesi’nde meydana gelen 5.6 şiddetinde ve 5 kilometre derinliğindeki deprem şehrimizde de hissedildi.

Dün sabah saat 09:34’te başlayan sarsıntı, özellikle çok katlı binalarda oturanlar tarafından yoğun bir şekilde yaşandı. Deprem şokunun atlatılmasının ardından insanlar sokaklara çıktılar. Denizli-Acıpayam Yenigün Mahallesi merkezli, 5.6 şiddetindeki deprem şehrimizi de salladı. Deprem özellikle çok katlı binalarda yaşayanlarda korku ve tedirginliğe yol açtı.

Merkez üssü Denizli Acıpayam olan 5.5 şiddetindeki depreme ilişkin basın mensuplarına açıklama yapan Vali Hasan Şıldak, “Yaşanan depremle ilgili Denizli’den aldığımız sevindirici haber olumlu yönde. İl sınırlarımıza çok yakın olan Acıpayam da yaşandı. 5’in üzerinde bir büyüklükte bir deprem kaydedildi sabah saatlerinde. İl taramalarımızı yaptık. Özellikle Yeşilova, Tefenni ve Gölhisar İlçelerimizde ve İl Merkezimizde hissedildi. Köylerimizde olmak üzere vatandaşlarımızın oturduğu konutlarda hiçbir hasarın olmadığını, can ve mal kaybının olmadığını biliyoruz. Bundan dolayıda memnun oluyoruz. İnşallah tekrarları yaşanmaz. Artçı depremlerde devam ediyor. Endişeye mahal verecek herhangi bir sıkıntının olmadığını vatandaşlarımızla paylaşmak istiyoruz. Geçmiş olsun diyoruz” dedi.

Denizli merkezli deprem;  basında “Bunlar Denizli depreminin öncüsü mü? Denizli bugün 5.5 şiddetinde orta büyüklükteki bir depremle sallandı. Korkuya neden olan sarsıntıdan 48 saat önce başlayan deprem fırtınası ise dikkat çekici boyutta...

Denizli’de yaşanan 5.5 şiddetindeki deprem öncesi “bunlar öncü mü” dedirtecek deprem hareketliliği yaşanmış.” Yorumlarına yol açtı

Kandilli verilerine göre 19 Mart’ta başlayıp bugüne sarkan Denizli’deki depremlerin saati, şiddetleri şöyle:

19 Mart saat 02:25 depremin şiddeti 2.5

19 Mart saat 05:17 depremin şiddeti 1.3

19 Mart saat 07:45 depremin şiddeti 2.7

19 Mart saat 13:20 depremin şiddeti 1.4

19 Mart saat 13:30 depremin şiddeti 1.7

19 Mart saat 14:32 depremin şiddeti 2.7

19 Mart saat 16:31 depremin şiddeti 1.9

19 Mart saat 19:58 depremin şiddeti 2.0

19 Mart saat 2038 depremin şiddeti 1.5

19 Mart saat 20:43 depremin şiddeti 1.9

20 Mart saat 04:41 depremin şiddeti 3.6

20 Mart saat 05:04 depremin şiddeti 2.3

20 Mart saat 05:22 depremin şiddeti 1.5

20 Mart saat 05:48 depremin şiddeti 2.1

20 Mart saat 07:37 depremin şiddeti 1.4

20 Mart saat 08:20 depremin şiddeti 1.7

20 Mart saat 09:34 depremin şiddeti 5.7

20 Mart saat 09:38 depremin şiddeti 4.1

20 Mart saat 09:41 depremin şiddeti 3.7

20 Mart saat 09:45 depremin şiddeti 3.6

20 Mart saat 09:47 depremin şiddeti 3.2

20 Mart saat 09:51 depremin şiddeti 4.0

Hasan Türkel

 

Yayınlandığı Kategori Manşet
Çarşamba, 20 Mart 2019 16:01

AK Parti’den davullu zurnalı yürüyüş

AK Parti İl Başkanlığı, Cumhur ittifakı Belediye Başkanı Adayı Deniz Kurt için yürüyüş ve tanıtım programı düzenledi.

Tarihi Dirmil Güreşleri Davulcuları Eşliğinde Antalya Korkuteli’nden Cazgır Emin Ger, Kırkpınar Güreşçileri Hasan Tuna, Kenan Şimşek, Süleyman Başer ve Tolga Turan Burdur’a gelerek, Cumhur İttifakı Burdur Belediye Başkanı Adayı Deniz Kurt’a tam destek verdiler.

Yürüyüşe Milletvekili TBMM Başkanlık Divanı Üyesi Bayram Özçelik, İl Başkanı Volkan Mengi, Merkez İlçe Başkanı Hüseyin Okan, Gençlik Kolları Başkanı Hasan Yağcı, Kadın Kolları Başkanı Serpil Ekinci, MHP Merkez İlçe Başkanı Salih Özparlak ve Cumhur İttifakı Belediye Meclisi adayları ile AK Parti ve MHP İl Yönetim Kurulu Üyeleri katıldı. Dirmil Belediye Başkanı ve Adayı Ahmet Serttaş, AK Parti İl Başkanlığı önünden başlayan yürüyüş Salı Pazar’ı, Gazi Caddesi ve İstasyon Caddesi sonrası İl Başkanlığı önünde sona erdi.

ATASPORUMUZ GÜREŞE GEREKEN DESTEK VERİLECEK

2002’de Kırkpınar’da başpehlivan olan Hasan Tuna, 2003 Kırkpınar Başpehlivanı Kenan Şimşek, Kırkpınar Teknik Başaltı pehlivanları Tolga Turan ve Süleyman Başer yürüyüşe katılarak Cumhur ittifakı Adayı Kurt’a destek mesajı verdiler. Güreşçilerle birlikte gövde gösterisi yapan Kurt, “Biliyorsunuz artık son haftaya girdik. İnsanlarımızı ziyaret edip, onlarla hasbihal etmeye çalışıyoruz. Bugünde bizleri destek vermek üzere Olimpiyat şampiyonumuz Sayın Kenan Şimşek ağabeyimiz de geldi. Altın madalyalı güreşçi arkadaşlarımız da geldiler. Çok güzel bir program oldu. Salı Pazarını ve Burdur’un caddelerini gezdik. Halkımızdan çok büyük teveccüh görüyoruz. İnşallah 1 Nisan sabahı Burdur’u hak ettiği hizmetleri kavuşturmak için hep beraber görevimizin başında olacağız” dedi.

Kurt; “Belediye seçimlerinden sonra da güreş olsun, her türlü spora destek vereceğimizin sözünü veriyoruz. Allah izin verdiği takdirde yaza doğru Burdur’da güzel bir organizasyon yaparız” dedi

BURDUR’DA GÜREŞE OLAN BÜYÜK İLGİYİ TAÇLANDIRACAĞIZ

AK Parti Burdur Milletvekili Bayram Özçelik de  “Kırkpınar pehlivanlarımız ve olimpiyat Şampiyonumuz, Cumhur İttifakı Belediye Başkanı Adayımız Deniz Kurt’a destek vermek için gönüllü olarak Burdur’a geldiler. Biz çok mutlu olduk. Gerçekten kendilerine halkımız tarafından büyük bir teveccüh gösterildi. Tabi Ata Sporumuzu, Güreşi nasip olursa adayımız Deniz Kurt’ta bu çerçevede spora, güreşe büyük bir önem vererek belediye başkanlığını aldıktan sonra da organizasyonlar gerçekleştirecektir. Bu çerçevede pehlivanlarımıza desteğinden dolayı çok çok teşekkür ediyoruz. Gördüğümüz kadarı ile halkımızın güreşe sevgisinin olduğunu ve muhabbet beslediği Pazar içerisinde gezerken görmüş olduk. İnşallah Türk Güreşinin gelecek yıllarda çok iyi noktaya geleceğine inanıyoruz çünkü Gençlik Spor Bakan Yardımcımız Hamza Yerlikaya’nın büyük bir gayreti ve çalışmalarının olduğunu da biliyoruz. Bize destek için gelen güreşçi kardeşlerimize de çok çok teşekkür ediyoruz” dedi

BURDUR’U TANITAN ORGANİZASYONLAR ÖNCELİĞİMİZ OLACAK

AK Parti Burdur İl Başkanı Volkan Mengi ise “Güreşçilerimizle beraber kültürel değerlerimize önem vererek etkinlikler yapacağız. Bunları da kamuoyun ilan etmek için başpehlivanlarımızla Salı Pazarımızı ve Gazi Caddemizi gezdik. İnşallah Deniz başkanımızla kültürel etkinlikler, yağlı güreşler ve Burdur’un tanıtan bütün organizasyonlar en önde olacak şekilde vaat etmek için güzel bir organizasyon gerçekleştirdik” diye konuştu.

KURT’A TAM DESTEK

Kırkpınar Pehlivanı Kenan Şimşek de  “Deniz Kurt’a destek vermek için geldik. Memleket için her şey iyi olsun istiyoruz.  Burdur’u çok daha ileriye taşıyacağına inanıyoruz. Yanındayız, desteğimizi eksik etmiyoruz” dedi. Pehlivan Hasan Tuna ise “Biz pehlivanlar olarak, Cumhur İttifakı Adayı Deniz Kurt’un arkasındayız” dediler.

 

Yayınlandığı Kategori Manşet

MAKÜ Fotoğraf ve Sinema Topluluğu, Gazeteci-Yazar-Yönetmen Nebin Özgentürk’ü konuk etti. MAKÜ Konferans ve Sergi Salonu’nda düzenlenen etkinlikte, Gazeteci-Yönetmen Nebil Özgentürk, program sunucusunun sorularını cevapladı. Daha sonra katılımcılara, gazetecilikten yönetmenliğe geçiş sürecindeki yaşam öyküsünü anlattı. Uzun yıllardır yönetmenlik mesleğini icra ettiğini belirten Yönetmen Nebil Özgentürk,etkinlikte “Bir Yudum İnsan” kitabının oluşum sürecinden bahsetti. 

Belgeselci kimliği ve ‘Bir Yudum İnsan’ programıyla hafızalarda yer edinen Gazeteci-Yönetmen Özgentürk, belgesellerinde Yaşar Kemal’den, Zülfü Livaneli’ye kadar birçok ünlü isme yer verdi.

Televiyon ekranlarındaki artık tek tip bir insan modelinin yaratılmayı çalışıldığını vurgulayan Yönetmen Nebin Özgentürk;

“Gazeteciliğe üniversite dergilerinde muhabirlik ve fotoğrafçılık yaparak başladım İnsanın etrafında okuyucu, yazan, çizen kişiler oldu mu etkileniyorsun tabi ki. Hiçbir iş zorlayarak yapılmaz. Bir süre Günaydın Gazetesi’nde çalıştım. 21 yıldır belgeselecilik yapıyorum. 30 yıllık yazan çizen bir kişi olarak belgesellerimde Yaşar Kemal’den, Zülfü Livaneli’den, Zeki Müren ve Atilla ilhan gibi birçok isme yer verdim. İnsanların hafızasında belgeselci kimliğim ve ‘Bir Yudum İnsan’ programımla yer edindim. CNN Türk kanalında ‘Bir Yudum İnsan’ programında devam ettim. 

Televizyon programlarının ve internetin eğitici olması gerektiğini düşünüyorum. Çünkü insanlar gününün çoğunu televizyonda ve bilhassa internette geçiriyor. Bu yüzden televizyon ve internetin bir okul düzeninde ve eğitici özelliklere sahip olması gerektiğini düşünüyorum. Günümüzdeki televizyon programları artık tek tip insan modelini öne çıkarıyor. Günümüzdeki aşk programlarının artık içi boşaltılıyor ve aşkı önemsizleştiriyor. İnsan artıkkendine etkili ve kaliteli programlar arıyor. 

21 yıldır belgeselci ve 30 yıldır yazan bir insan olduğum için mutluyum. Araştırmayı, yazmayı kendime meslek edindim. Bizler her şeyi layıkıyla yaşamalıyız diye düşünüyorum. Hiçbir şey birbiriyle karıştırılmamalı. Hem neşemizi, düğünümüzü hem de cenazemizdeki hüznümüzü layıkıyla yaşamalıyız.” dedi ve Orhan Pamuk dünya çapındaki ünlü yazarların yaşam kesitlerinden örnekler sundu.

Gazeteci-Yazar Nebil Özgentürk, gazeteciliğe başladığı yılları ve belgeselcilik mesleği ile ilgili katılımcılara bilgilendirerek, Hıncal Uluç ile birlikte sunduğu Yaşamdan Dakikalar programını anlattı. Televizyon belgeselciliği ve bağımsız belgeselciliğinin önemini de değinen Nebil Özgentürk, her şeyin fotoğraf çekme merakıyla başladığını aktardı.

Konuşmaların ardından Gazeteci-Yönetmen Nebil Özgentürk katılımcıların sorularını cevapladı. Program Yönetmen Nebil Özgentürk’e anmalık takdim edilmesinin ardından sona erdi. 

Hatice Dursun

Yayınlandığı Kategori Manşet

Vali Hasan Şıldak, Yarı Olimpik Yüzme Havuzu’nu incelemelerde bulundu. Milletvekili Bayram Özçelik ve il müdürlerinin de katıldığı inceleme proramında Vali Hasan Şıldak, Gençlik ve Spor İl Müdürü Orhan Kemerkaya’dan Yarı Olimpik Yüzme Havuzu çalışmalarıyla ilgili bilgi aldı. Havuzla ilgili prosedürlerin en kısa sürede Gençlik ve Spor Bakanlığı’nca tamamlanacağını belirten Vali Hasan Şıldak, havuzun şehrin en işlek caddesi üzerinde yer almasıyla, öğrencilere ve yetişkinlerin hizmet alacağı nezih bir ortamın sağlandığını ifade etti. 

Vali Hasan Şıldak Yarı Olimpik Yüzme Havuzu inceleme sonrası yaptığı açıklamada;

 “Bugün çok mutluyum. İlimiz çok güzel bir tesis kazanıyor. En kısa sürede buradaki prosedürler Gençlik ve Spor Bakanlığımız tarafından tamamlanacak. Bizde genekli olan personel planlamalarını ve görevlendirmeleri en kısa sürede yapacağız. Gençlik Merkezi’mizin hemen karşısında ilimizin en işlek caddesi üzerinde böyle bir tesis, Burdur halkının, öğrencilerimizin, çocuklarımızın, gençlerimizin ve yetişkinlerimizin hizmet alacağı çok nezih bir alan olarak en kısa sürede hizmete girecek. Tamamlanmış diyebiliriz. Sadece prosedür olarak bazı işlemlerin yapılması gerekiyor. Bunlarla ilgili süreç devam ediyor. Ama görüldüğü gibi pırıl pırıl bir tesis oldu. Çok temiz bir şekilde işletilecek ve nezih bir şekilde kullanılacak inşallah. İlimizde göz bebeği olacak, kültürel açıdan, sosyal açıdan, sportif açıdan gençlerimizin faydalanacağı bir alana dönüşecek. Tabi bazı kamu yatırımlarında, yükleniciden kaynaklı, müteahhitlerden kaynaklı bazı sorunlar yaşanabiliyor. Burasıda üçüncü el değiştirme sonucunda tekrardan ikinci ikmal ihalesi yapılmak suretiyle bu hale getirilmiş bir yatırım. Bunlarda idarenin, hiçbir bakanlığın kusuru yok. Müteahhit tamamlayamayınca fesih süreci yasal bir süre olarak işletiliyor. Ama önemli olan sonuçtur. Bu sonuçların takip edilmesi alınması elbette her yönden takibi gerektiren konular. Başta değerli Milletvekilimiz Bayram Özçelik olmak üzere burada emeği geçen Gençlik ve Spor Bakanımıza özellikle teşekkür ediyoruz. İlgili kurum olarakda Gençlik ve Spor teşkilatı bizimde desteğimizle burayı en uygun şartlarda halkımızın hizmetine en kısa sürede sunacak” dedi.

Milletvekili Bayram Özçelik Yarı Olimpik Yüzme Havuzu çalışmalarıyla ve yapım süreciyle ilgili bilgi vererek;

“Bugün Yarı Olimpik Yüzme Havuz’umuzun çalışmalarında geldiği son noktayı görmek için bir arada bulunduk. Geçen aylardan itibaren yoğun bir çalışma yapıldı. Sonuçta şu anda Burdur’umuzun şehir merkezinden özellikle ilkokul, ortaokul, lise öğrencilerimizin daha fazla istifade edebileceği bir yüzme havuzuna kavuşmuş olduk. Önümüzdeki günlerde personelleriyle ilgilde Bakanlığımızın çalışmaları var. Bunun yanı sıra Sayın Valimizinde çalışmaları var. Onlarda tamamlandıktan sonra Burdur’umuzua bir yüzme havuzu kazandırmış olacağız. Çocuklarımız büyük ihtimalle öğretmenlerinin eşliğinde burada spor yapma imkanı bulmuş olacaklar. Biz spor alanı itibariyle baktığımızda gerçekten Gençlik ve Spor Bakanlığı’nın yatırımlarımdan çok fazla istifade eden illerden birisiyiz. Gençlik Merkezlerimiz Burdur, Bucak, Gölhisar’da, spor salonlarımız; Tefenni’de, Karamanlı’da, Çavdır’da, bunların hepsini tamaladık. Şehrimizde de stadyumlarla ilgili düzenlemeler yapıldı. Dolayısıyla bundan sonraki süreçte de inşallah Gençlik ve Spor Bakanlığı’mızın yatırımlarını takipçisi olacağız. Yüzme havuzuyla ilgili olarak şunu ifade etmek isterim. Bu havuzun çok dedikodusu oldu. Üzerinde çok laf söylendi.”dedi. 

Yüzme havuzu üzerinden ağır eleştirilerin yapıldığını da konuşmasında hatırlatan Milletvekili Özçelik;

“Burdur kamuoyu tarafından şu bilinmelidir ki bir yatırımın programa alınması, çok önemlidir. Bir yatırımı programa aldıramıyorsanız eğer, o hiç başlanmamış demektir. Yatırımı programa aldırdıktan sonra projenin yapılması büyük bir aşamadır. Bunu da gerçekleştirmişiz. Daha sonraki süreçte ödeneklerin ayrılması gerekiyor. Bunu da gerçekleştirmişiz. Yükleniciden kaynaklanan problemlerin çıkmasındaki sorunları tamamen siyasi olarak bize veya bakanlığımıza atfetmek akıl tutulması demektir. Yani yüklenici firmanın kendi içinde problemleri görmezden gelmek, bunu alay ederrcesine bize ithamda bulunmak doğru bir şey değildir. Şimdi ben kusura bakmayın ama bu kadar laftan sonra bu yüzme havuzuna geldiklerinde nasıl bir intiba ile düşünecekler merak ediyorim, o kadar laf söyledikten sonra. Burdur’daki aksayan yatırımlarımızın büyük bir kısmının ödenek problemi yok. Yüklenici firmanın problemlerinden ötürü beklemede. Burdur’umuz bu yatırımları kazanmıştır.” değerlendirmesi yapt.

Hatice Dursun

Yayınlandığı Kategori Manşet
Çarşamba, 20 Mart 2019 16:00

Lavanta Kokulu Okul

Adile Önel Anaokulu’nda, Lavanta Kokulu Okul projesi kapsamında okul bahçesine lavanta dikildi.

Lavanta dikimi etkinliğinde; Vali Hasan Şıldak’ın eşi Fatmanur Şıldak’ın katılımıyla yapılan programda, öğrenciler ve öğretmenler okul bahçesine lavanta dikti. Lisinia Doğal Yaşam Merkezi’nin fidan teminiyle gerçekleştirilen projenin gönüllü destekçileri ise Ziraat Mühendisi Füsun Batur, Peyzaj Mimarı Vasip Eren, Ziraat Mühendisi Niyazi Özbek oldu. 

Vali Hasan Şıldak’ın eşi Fatmanur Şıldak, üniversite öğrencileri ve 3-4-5 yaş grubu öğrenciler hep birlikte okul bahçesine lavanta diktiler.

Okul Müdüresi Cennet Karabuğa ve Müdür Yardımcısı Hatice Yüksel, Lavanta Kokulu Okul projesiyle ilgili olarak basın mensuplarına yaptıkları açıklamada; 

“Okulumuzun koordinesinde gerçekleştirilen Lavanta Kokulu Okul Projesiyle, 3-4-5 yaş grubu öğrencilerimize okul bahçemize lavanta diktiriyoruz. Etkinlik için fidanın teminin sağlayan Lisinia Dğal Yaşam Merkezi’ne buradan teşekkür ediyoruz. Fidanların dikimi ve peyzaj düzenlemesi konusunda bize yardımcı olan gönüllülerimiz; Zirat Mühendisi Füsun Batur, Peyzaj Mimarı Vasip Eren ve Ziraat Mühendisi Niyazi Özbek’e teşekkür ediyoruz. Vali Hasan Şıldak’ın eşi Fatmanur Şıldak, velilerimiz ve üniversite öğrencilerinin katılımıyla gerçekleştirdiğimiz bu etkinlikle, öğrencilerimize doğal yaşamı sevdirmeyi ve fidan dikimini öğretmeyi amaçladık. Projeminin yapımında emeği geçen herkese teşekkür ediyoruz.” dedi.

Hatice Dursun

Yayınlandığı Kategori Manşet
Çarşamba, 20 Mart 2019 16:00

Emekliler kahvesi halkın hizmetinde

Belediye Başkanı Ali Orkun Ercengiz’in emeklilere verdiği müjdenin ardından, açılan emeklilier kahvesi 13 Şubat’tan bu yana halkın hizmetinde. 

Emekli vatandaşların  emeklilik süreçlerini daha iyi şartlarda yaşayabilmeleri ve vakit geçirebilmeleri amacıyla Şehit Sıtkı Kara Parkı içerisindeki kafe olarak düzenlenen alanda kahve hizemete girdi. Şehit Sıtkı Parkı içerisindeki kafe olarak düzenlenen alandaki emekli kahvesi 13 Şubat’tan itibaren hizmet vermeye başladı. 

Emeklileri ağırlayacak sakin bir ortamın sağlandığını belirten Emekli Kahvesi çalışanı Şevket Akçay;

“Emekliler kahvemizi 13 Şubat’ta açtık. Çarşamba günleri hariç açık olan emekli kahvemize talep her geçen gün artıyor. Açık olduğumuz günlerde gelen giden eksik olmuyor. Mahalle sakinlerinden emekli vatandaşlar veya kadınlar çayımızı içmeye geliyor. 

Emekliler kahvemize gelen vatandaşlarımıza çay, oralet, su, ada çayı gibi ikramlarımız var. Vatandaşımız hizmetimizden memnun. İkramlarımız ücretsiz. Emekliler kahvemize gelen vatandaşlara tavla ve satranç hizmeti de sunuyoruz. Sabah 10.00’dan akşam 19.00’a kadar açık olan kahvemize bütün vatandaşlarımızı bekliyoruz. Gelen vatandaşlarımıza söylüyoruz mahallenizdeki tanıdıklara da söyleyin buyurun gelsinler diye ricada bulunuyoruz. Sağ olsun onlarda haberi olmayanlara söylüyorlar. Mekanımız bu sayede boşta kalmıyor. Çaylar bizden sohbet sizden.” dedi. 

Hatice Dursun

Yayınlandığı Kategori Manşet

B

ucak Millet İttifakı Belediye Başkanı Adayı Alparslan Ahmet Dursun, “Bucak’lı Hemşehrilerimizin ve Bucak Belediyesi’nde çalışan personelimizi ilgilendiren mesnefsiz, asılsız, bir takım söylentiler ve yalanlarla dolu beyanlar kulaktan kulağa yayılmaya başladı” diyerek, konuya ilişkin  basın açıklaması yayınladı.

“31 Mart’ta yapılacak olan Yerel ve Mahalli İdareler Seçimlerine az bir zaman kala özellikle Bucak’lı Hemşehrilerimizi ve Bucak Belediyesi’nde çalışan personelimizi ilgilendiren mesnefsiz, asılsız, bir takım söylentiler ve yalanlarla dolu ifadeler bazı kendini ve haddini bilmezler tarafından seçimlere, demokrasiye, halk iradesine karşı gölge düşürecek tehdit ve şantaj kokan bizleri de derinden üzen beyanlar kulaktan kulağa yayılmaya başladı.

Nedir bunlar?

1- Bucak Belediyesi’ni iktidar partisi haricinde başka bir siyasi parti kazanacak olursa hizmet gelmezmiş.

2- Eğer Bucak Belediyesi’ni Adalet ve Kalkınma Partisi haricinde başka bir Siyasi Parti kazanırsa, Belediye de çalışan KARDEŞLERİMİZİN MAAŞLARI ÖDENMEZMİŞ!!!

Kıymetli hemşehrilerim, bu söylentiler külliyen yalandır. Gayri safi Milli hasıladan kişi başına düşen gelir her ay İller Bankası tarafından hangi Siyasi partiden olursa olsun bütün belediyelere EŞİT olarak nüfusa oranla dağıtılmak zorundadır.

Ayrıca Bucak Belediye’mizin kendine münhasır İRAD ve farklı gelirleri vardır. Bizle projelerimizi hazırlarken kaynak bazında da çalışmalarımızı yapmış olup sizlere verdiğimiz sözleri harfiyen yerine getirmekle mükellefiz, bundan hiçbir Bucak’lı hemşehrimizin kuşkusu olmasın.

Belediye’de çalışan kardeşlerimizin maaşları hususuna gelince bizim anlayışımız, Emekçinin Alınteri Kurumadan Hakkının verilmesi doğrultusundadır. Bizler bu Demokrasi yarışına ve Bucak’a Hizmet Aşkı ile yola çıktığımız zaman, bu kutlu yolda bizim en büyük destek ve yardımcılarımızın Bucak Belediye’sinde çalışan siz Kıymetli Kardeşlerimizin olacağını bilerek ve umut ederek bu yolda sizleri de bizlerden farklı görmedik. Her arkadaşımız emeğinin karşılığını günün de ve son kuruşuna kadar alacaktır.

2,5 Yıldır Bucak Belediyesi’ni Kayyum olarak İlçe Kaymakamımız Sn. Yalçın SEZGİN Bey yönetiyor, kendilerine yapmış oldukları hizmetlerden dolayı ayrıca teşekkür ediyorum. 2,5 Yıldır Kayyuma terk edilmiş Belediye eğer çalışanlarının maaşlarını ödüyorsa seçilmiş bir Belediye Başkanı zaten ÖDER. Bu asılsız ve şantaj kokan dedikoduyu, yalanı ortaya atan haysiyet yoksunu kişilere şunu sormak istiyorum;

2,5 Yıldır Belediye Başkanı bile olmayan Bucak Belediyesi çalışanlarının maaşlarını babalarınızın tarlalarını satarak SİZ Mİ ÖDEDİNİZ?

Allah Takdir Kısmet eder, Siz Bucak’lı Hemşehrilerimiz de Teveccüh gösterirseniz BUCAK HALKI HİZMET, BELEDİYE ÇALIŞANLARIMIZ DA MAAŞLARINI ALACAKLARDIR.” dedi.

Yayınlandığı Kategori Manşet
Çarşamba, 20 Mart 2019 16:00

‘Kara tren’ yerinden kaldırılacak mı?

Yıllardır yolcu treni bekleyen Burdur Tren Garı’nda sergilenen bir buharlı tren lokomotifi var. Şehirdeki tren garının organize sanayiye taşınması, ve demiryolunun sökülmesi planlarının uygulanması ile bu buharlı tren lokomotifi halkın deyimi ile  ‘kara tren”de bulunduğu yerden kaldırılacak mı?

Dünyada ilk kez 1825 yılında İngiltere’de başlayan ve 25 yıl içinde tüm Avrupa’da yayılan demiryolu ulaşımı, Osmanlı İmparatorluğuna birçok teknolojik yeniliğe göre oldukça erken girmiş olsa da yayılması kolay olmadı. Demiryolu inşaatı ve o yolun üzerinde çalı- şacak lokomotif ve vagonların üretimi, dönemin en yüksek teknolojisini gerektiriyordu. Bu nedenle Anadolu toprakları ndaki ilk demiryolları, çeşitli devletlere verilen imtiyazlarla inşa edilebildi. İngilizlerin girişimiyle inşa edilen ve 1866 yılında hizmete giren 130 kilometrelik İzmir-Aydın hattı Anadolu’nun ilk demiryolu oldu. Bu hattın dışında Köstence- Tuna ile Varna-Rusçuk arasında iki ayrı hat daha açılmıştı. Birçok yeniliğe şüpheyle bakan Sultan Abdülhamit, demiryolu ulaşımını özellikle destekliyordu. Hatta Osmanlı Hükümeti, İstanbul’u Bağdat’a bağlamak, dolayısı ile Hindistan’ı Avrupa ile birleştirecek olan hattın İstanbul’dan geçirilmesini planlıyordu. 1871 yılında Haydarpaşa-İzmit hattının devlet tarafından yapımına başlandı ve 91 km’lik hat 1873 yılında bitirildi. Ancak zaten borç içindeki Osmanlı Devleti’nin maddi imkânları böylesi bir projeyi hayata geçirmeye yeterli değildi. Bu nedenle Alman sermayesi devreye girdi. 8 Ekim 1888 tarihli fermanla hattın İzmit- Ankara kısmının inşaat ve işletme imtiyazı Alman sermayesi ile Anadolu Osmanlı Şimendifer Kumpanyası’na ve rildi. Aynı kumpanya Eskişehir-Konya, Alayunt-Kütahya kısımlarını da inşa ederek işletmeye aldı. Demiryolu hattı, 29 Temmuz 1896 yılında Konya’ya ulaştı. 1894 Demiryolu inşaatı hızla devam ederken, Almanlar hatta işleyen buharlı lokomotif ve vagonların tamiri için Eskişehir’de Anadolu-Osmanlı Kumpanyası adı verilen küçük bir atölye kurdular. Aslında bu atölyede küçük çaplı tamiratlar yapılıyor, lokomotiflerin kazanları, onarılmak için Almanya’ya gönderiliyordu. 1919’da Anadolu’nun işgali sırasında İngilizlerin eline geçen Anadolu-Osmanlı Kumpanyası 20 Mart 1920’de Kuvayı– Milliye tarafından geri alındı ve adı Eskişehir Cer Atölyesi olarak değiştirdi. Bu küçük atölye, ulusal güçlerin elinde işgal ordularına karşı büyük bir koz haline gelmişti. İsmet Paşa anılarında: “İlk esaslı vazifem orduyu hazırlamaktı. Muhtelif depolarda kamaları alınmış, boru halinde bulduğum topların kamaları nı Eskişehir Demiryolu Atölyesinde yaptırdım ve Sakarya’da kullandım” diye yazar. 20 Temmuz 1920’de Yunanlıların eline geçen Atölye, 2 Eylül 1922’de bir daha el değiştirmemek üzere geri alınır ve yeni Türkiye’de çağdaş teknolojiye girişin başlangıcı olarak, tarıma dayalı ekonomiden teknolojiye dayalı ekonomiye doğru ilk adımın atılmasını sağlar. 

Ulusal Kurtuluş Savaşının kazanılması-nın ardından Atatürk, “Asıl savaş iktisadi savaştır” diyerek mücadelenin endüstrinin çekirdeğinin bile bulunmadığı ülkede mücadelenin yeni başladığını bildiriyordu. Genç Türkiye Cumhuriyeti denize döktüğü düşmana hala bağımlıydı. Tarlaları pazarlara, madenleri fabrikalara, fabrikaları limanlara bağlayan demiryollarının tüm ihtiyaçları, başta Almanya olmak üzere, Belçika, İsveç ve Çekoslavakya’dan karşılanıyordu. 1923 yılında 800 metrekare kapalı alana ulaşan Eskişehir Cer Atölyesi’nde 1928 sonuna kadar, köprü, demiryolu makası, kantar ve yol emniyeti ile ilgili malzemeler üretecek birimler hizmete sokuldu ve dışa bağımlılık bir nebze de olsa azaltılmaya çalışıldı. Artık, yılda 3-4 lokomotif ve 30 yolcu ve yük vagonunun tamiri yapılabiliyordu. II. Dünya Savaşı sırasında, Cer Atölyesinde bir seferberlik başlatıldı. Önce askere alınan işçilerin yerine altı aylık kurslarla yeni işçiler eğitildi. Gündüzlü ve yatılı Çırak Sanat Okulları açıldı. Atölyede kalan bir avuç uzman işçi bir yandan demiryollarına ve orduya eksiksiz bir destek sağlarken, bir yandan yeni işçi ve çıraklara öğretmenlik yaptı, di- ğer yandan da henüz hiçbir sanayinin olmadığı ülkemizde seferberliğin zor koşullarının doğurduğu güçlükleri aşabilmek için yeni projelerin peşinde koştu. Bu insanüstü özverinin sonucunda daha önce yapılmayan birçok makine parçalarının, hatta takımların imalatı gerçekleştirildi. Yine bu dönemde, Cer Atölyesi bünyesinde kurulan Kaynak Evi aynı zamanda Türkiye’de dünya standartlarında kaynakçı yetiştiren bir merkez oldu. 1946 yılında II. Dünya Savaşı sona erip seferberlik kaldırılınca geri dönen işçilerle birlikte artan üretim kapasitesi ile Cer Atölyesi, adı hâlâ atölye olsa da bir fabrika haline gelmişti. Yeni tesislerin eklenmesiyle büyüyen Cer Atölyesi’nde 1951 yılında Türkiye’de ilk mekanik kantar imalatı, lisans veya know-how alınmaksızın gerçekleştirildi. Türkiye’nin gözde kurumlarından biri haline gelen Atölye, artık gerçek bir atılıma hazırdı. Sonunda beklenen fırsat geldi.

Halkın demiryolu sevgisini artırmak üzere Eskişehir Cer Atölyesi’ne iki küçük buharlı lokomotif üretme talimatı verildi. Lokomotifler Ankara’daki Gençlik Parkı’nda işletilecekti. 4 Nisan 1957’de Eskişehir’de Çukurhisar Çimento Fabrikasının açılış törenine katılan Başvekil Adnan Menderes, 5 Nisan’da da Cer Atölyesi’ni ziyaret etti. Fabrikaları n bütün müştemilatı ile bilhassa Çırak Okulunu inceleyen; sanatkârlarla, işçi sendikaları ve federasyon heyetleriyle görüşen Menderes, daha sonra Gençlik Parkı için üretilen “Mehmetçik” ve “Efe” adlı minyatür trenlerin lokomotiflerinden birine bindi. Başvekil küçük lokomotiften o kadar memnun kalmıştı ki; “Bu lokomotifin büyüğünü sizden istesem yapabilir misiniz?” diye sordu. Cer Atölyesi zaten yıllardır bu talimatı bekliyordu. 1958 yılında, Atölye, Eskişehir Demiryolu Fabrikası adıyla yeni ve büyük hedefler için organize edildi. Bu hedef ilk yerli lokomotifi imal etmekti. Yaklaşık 3 yıl süren çalışmanın ardından 1961 yılında, tasarımından üretimine tamamen Türk işçi ve mühendislerinin emeğinin eseri olan Karakurt, yola çıkmaya hazırdı. 1915 beygir gücünde, 97 ton ağırlığında, 70 km/h hız yapabilen ilk Türk buharlı lokomotifi Karakurt, 25 yıl olarak öngörülen hizmet süresinden 10 yıl erken, 1976 yılında demiryollarına veda etti. Halen Eskişehir’de bugün TÜ- LOMSAŞ adını alan Eskişehir Cer Atölyesi’nde Türkiye’nin yerli teknoloji geliştirme çabalarının bir anıtı olarak aynı dönemin ürünü Devrim otomobiliyle birlikte sergileniyor. Bu arada, Karakurt’un ikizi olarak, yine 1961 yılında Sivas Cer Atölyesi’nde imal edilen Bozkurt lokomotifi de 25 yıl dolu dolu hizmet ettikten sonra 1994 yılında emekliye ayrıldı Bozkurt da Karakurt gibi doğdu- ğu yerde Türk sanayisinin gelişimini gösteren bir abide olarak sergileniyor. TÜLOMSAŞ, Karakurt’un ardından projesi ve üretimi tamamen yerli olan bir lokotoif imalatını ancak kuruluşunun 100. yılında gerçekleştirebildi. 1994 yı- lında yabancı ülkelerden hiçbir lisans satın almadan, projesi ve üretimi tamamen yerli olan DH 7 bin ya da bilinen adıyla “Yunus Emre” tipi manevra lokomotifinin üretimini gerçekleştirdi. 1999 yılında ise yine projesi ve üretimi tamamen yerli olan DH 9500 tipinde dizel hidrolik ana hat ve manevra lokomotifi, tesislerin 105’inci kuruluş yıldönümünde hizmete girdi.

Hasan Türkel

Yayınlandığı Kategori Manşet
No Internet Connection