Manşet - Burdur Gazetesi | Burdur Haberleri, Burdur Haber
Pazartesi, 18 Mart 2019 16:22

19 Mart 2019 - Salı - Burdur Gazetesi

19 Mart 2019 - Salı - Burdur Gazetesi

Yayınlandığı Kategori Arşiv

18 Mart Şehitleri Anma ve Çanakkale Zaferi’nin 104. Yıldönümü’nde Burdur Şehitliği’nde anma programı düzenlendi. Vali Hasan Şıldak, Garnizon Komutanı P.Alb. Hakan Tutucu, Belediye Başkanı Ali Orkun Ercengiz ve Muharip Gaziler Derneği Başkanı Hasan Okyar, şehitlik anıtına çelenk koydu. Saygı duruşuya birlikte Çanakkale Şehitleri için saygı atışı yapıldı. Programın devamında Vali Hasan Şıldak anı defterine duygu ve düşüncelerini yazarak imzaladı. Vali Hasan Şıldak’ın anı defterini imzalamasının ardından şehit aileleri ile birlikte şehit mezarlarına karanfil bıraktı. Şehitlik programının ardından MAKÜ Konferans ve Sergi Salonu’nda anma günü düzenlendi. 

Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği Anadolu Lisesi’nin koordinesinde düzenlenen anma gününde, Vali Hasan Şıldak’ın konuşmasının ardından yarışmalarda dereceye giren öğrencilere ödülleri verilip, Tiyatral Oratoryo gösterisi izlendi.  

Vali Hasan Şıldak Şehitleri Anma Gnü programında yaptığı açıklamasında Çanakkale Zaferi’nin milletimizin yeniden doğuşu olduğunu belirterek;

“Bugün destanlara yazılan şanlı tarihimizin çok önemli sayfalarından birinin Çanakkale Zaferi’nin 104. yıldönümünü hep birlikte idrak ediyoruz. Bu anlamlı ve şerefli gün o kadar çok fazla özelliği içerisinde barındırıyor ki hepsini saymak mümkün değil. Milletin tarihi açısından baktığımızda alıncak o kadar çok mesajlar var. Çanakkale Deniz Zaferi bir savunma zaferidir. Aslında askeri tabirle söylenildiğinde zaferlerin tarihinin daha çok taarruza dayalı olduğu görülür. Saldırırsınız düşmanı yenersiniz. Emperyal güçlerin donanmaların boğazın serin sularına gömüldüğü Deniz Zaferi’nin devamında Kara Savaşları yaşanmıştır ki bunlar aslında çok dillendirilmiyor. Bununda yine zaferle hüsranla dolu hikayeleri var. Çanakkale Savaşları asılnda Osmanlı Devleti’nin son döneminde mağlubiyetle sonuçlandırıldığı, zaferle taçlandırdığı dönemde şanlı tarih sayfamız Osmanlı Devleti’nin de aslında bir müddet daha ayakta kalmasını sağlamıştır. Bu zafer 1. Dünya Savaşı’nın sonuçlarının arınmasını en az iki yıl geciktirmiştir. Aslında 1914’te başlayan 1. Dünya Savaşı, 1915’teki bu deniz zaferimiz olmasa, o yıllarda sonlanıp, Rusya’ya ulaşılıp  sonra orada bir 1. Dünya Savaşı’nın son noktası konulabilecekken bunu uzatmayı başarmışız. Bu aslında milletemizin yeniden doğuşudur. İnsanlık dersleriyle doludur. Öyle ki birbirine yakın siperler arasında yaşanan o kitaplar dolusu canlı hikayenin yaşanmışlığı var. İnsanlık dersleriyle doludur. Bugün bize insan hakları derseleri vermeye bitakım batılı güçlerin  aslında o gün oradan alacağı o kadar çok ders var ki biz bu tarihimizle o yüzden övünüyoruz. Sadece zafer kazanmadık. Başta Anzaklar olmak üzere oraya kandırılıp getirilmiş pekçok sömürge altındaki halklarında hakkını savunduk. Onlara da ders verdik ve yol gösterdik. İnanılmaz bir direnişin, bütün bir milletin şahlanışının yaşandığı yerde ülkenin her köşesinden bir şehit yatıyor. Çanakkale’ye gittiğimizde pek çok insanımızın orada şehadete eriştiğini görüyoruz. Çanakkale Savaşları emperyalizme bir direniştir. Sömürge altındaki halklarında uyanışı için bir mesaj olmuştur. En önemli hususlardan biri de Çanakkale Savaşları Mustafa Kemal’in duruşudur. Kurtuluş Savaşı’mızın hazırlığıdır. Çanakkale’deki o kutsal yarımadadaki Şehitler Abidesi aslında Türk milletinin şeref abidesidir. Cumhuriyetimizin önsözüdür. Gelibolu Yarımadası’nı görenler defalarca gitmek isterler oraya. Hem huzun, gurur, onur var orada.” dedi.  

Daha güçlü bir Türkiye için tarihimizdeki destanlarımızdan aldığımız güçle ruhla emin adımlarla yürüdüğümüzü vurgulayan Vali Hasan Şıldak;

“Bu duygularla böyle birgünü yaşarken tarihimize en önemli notları düşürdüğü bugünde aslında bir milli varlık mücadeleleri halimizi de bakmakta fayda görüyorum. Çanakkale, Sarıkamış ve milli mücadele her dönemde ülkemizin üzerinde oynanan oyun, her dönemde bir saldırı ve müdahale. Bizi ayakta tutansa Çanakkale’de sahip olduğumuz bu ruh, birlik bütünlük duygusu ve şehitlerimiz, onların akıttığı kan. Bizi ayakta tutan Çanakkale’dir. Ne demişti Mustafa Kemal Atatürk, ya istiklal ya ölüm. Türk milleti bunu söylemişti. Bu hala yaşıyor. Çanakkale’de nasılsa her zaman bu ruha eksilmeden sahibiz. İnşallah ilelebette Türk millete bu ruha sahip olmaya devam edecek. Çünkü bağımsız yaşama idaresini ortaya koyduk. En son bunun örneğini 15 Temmuz’da yine bu millet yaşadı. Bundan sonrada bu müdahale ve saldırıların bitmediğini, bitmeyeceğini, içimizdeki şuuruda  yaşatmalıyız. Ancak her şeye rağmen milli dirilişimiz var, Çanakkale var. Millet devletiyle bir bütün. Millette devletiyle birbirini kucaklıyor, bütünleşiyor ve onun hizmetinde. Şehitlerimz var. Onların abideleri var. Gazilerimiz var. Onların gölgesinde yaşıyoruz. Şehitlerimizin akıttığı kanın bedelini ödedikleri bu vatanda şu an biz rahat yaşıyoruz ve onlardan güç alıyoruz. 

Tarihimizdeki destanlarımızdan aldığımız güçle, ruhla geleceğe emin adımlarla yürüyoruz, daha güçlü bir Türkiye için. Daha güçlü, daha azimli, vatana, bayrağa, millete ve devlete sevdalı.  Başta Cumhuriyeti’mizin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere ve onun silah arkadaşları şu ana kadar kanın akıtmış olan bütün aziz şehitlerimiz ve yine ebediyete intikal etmiş olan aziz gazilerimizi rahmetle, minnetle bir kez daha anıyorum. Hayatta olan gazilerimize ve şehitlerimizin ailelerine uzun ömürler ve sağlıklar diliyorum. Hep birlikte bugün bu salonda olduğu gibi ülkemizin her köşesinde bütün vatandaşlarımızın aynı bilinçle, şuurla dünyaya şunu tekrar ettiğini, bu sözlerle tekrar etmek istiyorum. Çanakkale geçilmez, Türkiye geçilmez, Türkiye bölünmez.” deyip programda emeği geçen herkese teşekkür etti.

Hatice Dursun

Yayınlandığı Kategori Manşet

Kimsenin hakkını kimseye yedirmem yedirmeyeceğim, yiyenden de yedirenden de hesap soracağım. 

Burdur Ziraat Odası Başkanı Kemal Kubilay Odada  düzenlenen basın toplantısında yaptığı açıklamada; Genel kurul sonrası yapılan ilk toplantıda kendisinin yönetim kurulu başkanlığına getirildiği, Hüsnü Şakı’nın başkan yardımcısı, Osman Ekicibaşı’nın muhasip üye olduğu, Burdur Ziraat Odası Meclisi Başkanlığına Mahmut Yılmaz’ın seçildiği, Fatih Bedir’in Meclis Başkan Yardımcılığına getirildiği bilgisini Verdi.

 Genel kurulda söz verdikleri gibi odada gübre satışına başlayacaklarını, ancak, borcu olanlara vadeli gübre satışı yapmayacaklarını, vadeli gübre satışından yalnızca borcu olmayanların faydalanabileceğini belirterek, “Ben bu odanın başkanı olduğum sürece, kimsenin hakkını kimseye yedirmem, yedirmeyeceğim, yedirenlerden de  yiyenlerden de hesap soracağım. Tabiki üyelerimizden sıkışık olanlara, zor durumda olanlara vadeli satış imkanı sağlayacağız. Ama durumu iyi iken borcunu ödemeyene müsamaha gösterilmeyecek.” dedi.

Genel kurul sonrası devraldığı mali tablonun sıkıntı verici olduğuna da değinen Oda Başkanı Kubilay; bizim için 103 deleğenin hepsi aynı, eşit haklara sahip, bütün üyeler eşit haklara sahip. Bize devredilen mali tablo nedeniyle bazı üyelerimiz sıkıntı çekerken, bazıları borcunun üzerine yatmayacak. Burası kimsenin babasının çiftliği değil. Burayı çiftlik gibi gören kullananlardan da mutlak hesap soracağız. Genel kurulda verdiğimiz sözleri yerine getirip, tohum, fide, tarımsal ilaç satışı yapacağız. Ama bunun için büyük miktarlara ulaşmış alacakları tahsil etmemiz lazım. Tahsil etmek için de hukuki işlemleri başlattık borcu olup ödemeyenlere ihtar çektik. Tarım ilacı satmak için hazırlıklarımız sürüyor. Bu arada Burdur Ziraat Odası bünyesinde çalışacak bir Ziraat Mühendisi arayışındayız. Ama İşe alacağımız mühendis, reçete yazmaya yetkin olacak. Sahada dolaşıp üyelere danışmanlık yapacak. İşe başlatacağımız mühendis için, üyelerin, tanıdıkların istediği isteyeceği kişiyi alma değil, başarılı mühendis alma arayışındayız” uyarısı yaptı.

Burdur Ziraat Odasında hizmet anlayışının ve yönetme biçiminin değiştiğini ifade ederek, ayrıca başkan odasının 2. kattan 1. kata vatandaşların bulunduğu alana taşınacağını, Burdur Ziraat Odası Başkanı olarak, yukarı katta değil, üyelerin bulunduğu 1. Katta olacağını, böylelikle oda hizmetlerinin verilmesi sürecini sürekli denetleme imkanına sahip olacağını vurguladı.

2015 yılında yapılan genel kurula sundukları hesaplara göre Burdur Ziraat Odası olarak bankalardaki 668.587,99TL’yi  yeni yönetime devrettiklerini, odanın ticari alacağı olarak 30.815,44 TL’nin göründüğünü ifade eden Oda Başkanı Kubilay, 2019 yılındaki kongrede kendilerine, 163.510,47 TL devredildiğini, iktisadi işletmelerde de 56.045,82 TL göründüğünü, buna mukabil iktisadi işletmelerin ticari alacaklarının 510.673,58 Tl olarak belgelendiğini söyledi.

Yayınlandığı Kategori Manşet

Belediye Başkanı Ali Orkun Ercengiz, Zabıta Müdürlüğü binası yanında aşağı pazar esnafıyla bir araya geldi. Göreve geldiği 5 yıllık süreç içerisinde yapılan hizmetleri aşağı pazar esnafına aktaran Başkan Ercengiz, Barış Parkı Meydan düzenlemi ile ilgili bilgilendirmelerde bulundu. Bedesten Çarşısı için verilen hukuk mücadelesi için açıklamada bulunan Belediye Başkanı Ali Orkun Ercengiz, “Bedesten Çarşısı’nı proje olarak kitapçığımıza koyduk ama hiçbir esnafımızı mağdur etmedik. Şu anda sizlere edebiyat yapanların bir yıl önce sizin dükkan sözleşmeleriyle igili, bizleri sizlerle karşı karşıya getirdiğini unutmayın.

Lütfen aklınızın bir kenarına belediye dükkanlarındaki kiracılar olarak, sizlerin bütçe sonunda dükkanlarınızı boşaltmak zorunda olduğunuz gerektiğini ve bu  noktada belediyeyi bir yerlere şikayet edenlerin olduğunu lütfen unutmayın.” dedi.

Belediye Başkanı Ali Orkun Ercengiz 31 Mart yerel seçimleri için plandığı projeler hakkında açıklamada bulunarak;

“60 aydır görevdeyiz. Burdur halkına hizmet için mesai arkadaşlarımızla birlikte gyretle  Burdur’un çehresini değiştirmeyi ve Burdur’da huzurlu bir ortamı tesis etmek için gayret gösterdik. Yeni bir seçim dönemi. Yaklaşık 3,5 aydır aday sıfatıyla yeni döneme ait, mevcut dönemde yaptığımız işleri özetleyerek gelmeye çalıştık. İçinden geçtiğimiz süreç sıkıntılı bir süreç. Ekonomik anlamda esnafın darda, sıkıntıda olduğu bir dönem. Kredilerle yürütülen ama o döneme baktığımız zaman yıllık faiz oranını oldukça yükselen banka girdilerinin esnaf tarafından karşılanamadığı bir dönemi yaşadı.Biz bunları bir kenara bırakıp esnafımızın nasıl daha fazla girdiye sahip olabilmesinin yollarını arıyoruz. Biz sadece sonuçlara düşünebilen bir konuma getirildik. Sağlıklı ve daha güçlenebilen bir konumda olmadığımız için sonucu tartışıyoruz. Bugün öğrencinin ulaşım sorununn çözülmediğinden bahsediyoruz. Ama üniversitenin 10 km öteye götürüldüğünden hiç bahsetmiyoruz. Bu kentin içerisinde eğer üniversite kurulmuş olsaydı, ortalama biner lira para haracayan çocuğun 22 milyon parasının bu kentin esnafında kalacağını biliyoruz. 

Burdur’un merkezi noktasındaki bizim merkezi noktamızın ve bizim Uzay Çatı olarak şu altında bulunduğumuz açık pazar ve kapalı pazar yeri olarak bildiğimiz alanların ne kadar kullanışlı olduğu, ne kadar esnaf tarafından doğru kullanıldığını da iyi bakmak lazım. Haftanın 7 günü en yüksek noktasında 13-14 metreye ulaşan yazın güneşten, kışınsa yağmur çağmurdan koruyamayan bu uzay çatının ne içindeki esnaf  de alışveriş yapan vatandaş ilk yapıldığı günden itibaren memnun değil. Bedesten Çarşısı bir vizyon projesi olarak önümüze konuldu. Şu anda esnaf arkadaşlarımız yanımızda. 4,5 yıldır hukuk mücadelesi veriyoruz. Oradaki arkadalarımızın neredeyse tamamının mağdur olduğunu biliyoruz. Gidiyoruz hepsi birbirinden dertli. Çok şükür ki hukuk mücadelesini bitirdik. Önümüzdeki süreç için projelerini de hazırlayıp, oranın tadilatını da yapıp oradaki esnaf arkadaşlarımızın kullanımı daha uygun bir hale getireceğiz.” dedi. 

2019-2024 vizyon projeleri içerisinde yer alan Barış Parkı altındaki belediye dükkanları ile ilgili düşüncelerini aktaran Başkan Ercengiz;

 “Biz buranın 2014 projesinin içinde olduğunu da söylemiştik. Ama malesef yine siyasete mal edilmeye çalışılan ve siyaset içerisinde taraftar yaratmaya çalışarak 30-35 esnafımıza bir mağduriyet edebiyatı yaratarak 40-45 yıllık olan dükkanlar içerisinde rutubetten, yaşam koşulları düzgün olamayan, müşterisine düzgün hizmet sunamayan o dükkanların dönüşümünden hiç kimse bahsetmedi ize. Bugün birazda onun için buradayız. Biz o alanda 1850 metrekarelik mülkiyeti ile ilgili sorun yaşadığımız için bugüne kadar sizlerle oturup masaya şunu nasıl yapalım diyemedik. Çünkü orada 9 milyon para istedi vatandaş bizden. Ama 1976-1982 yılları arasında o bedelin ödendiğini 3 aylık bir araştıma sonrasında arkadaşlarımız bulup bize teslim ettiler. Bunu ardında da biz  o alandaki mülkiyet sorunlarımızı giderip, mülkiyetinin tamamını belediyeye ait olduğu bir alanda ancak proje düşünülmeye başladı. Burada kafamızdaki proje şu. Orada biz 750 insanın hayatını ilgilendiren bir konuya imza atmadan önce düşünmek ve bundan sonrasında da size bir çözüm önerisini getirmke zorundayız. Biz bu fikri proje olarak kitapçığımıza koyduk ama hiçbir esnafmımızı mağdur etmeden, şu anda sizelere edebiyat yapanların bir yıl önce sizin dükkan sözleşmeleriyle igili bizlerle sizlerle karşı karşıya getirdiğini unutmayın. Lütfe aklınızın bir kenarına belediye dükkanlarındaki kiracılar olarak sizlerin bütçe sonunda dükkanlarınızı boşaltmak zorunda olduğunuz gerektiğini ve bu  noktada belediyeyi bir yerlere şikayet edenlerin olduğnu lütfen unutmayın. Biz sizler adına bu imzayı atacağız dedim. Encümen arkadaşlarla birlikte biz bu imzaları attık. Tercih onların. Hiçbir sıkıntı yok ama bugün burada sadece siyaset uğruna insanlara doğruları söylemeyerek sosyal medya üzerinden sokaktaki vatandaşımızın ilgilenmediği konular üzerinden yaptığı dedikodularıda sizlerin vicdanına bırakıyorum. Üç buçuk aydır sadece aday olarak dolaştığımız her noktada yeni bir iftiraya yeni bir yalana maruz bırakılıyoruz.” değerlendirmesi yaptı. 

Hatice Dursun

Yayınlandığı Kategori Manşet

Ankara  LÖSEV Sosyal Hizmetler Uzmanı İrem Aykut ve LÖSEV İl Temsilcisi Şerafettin Acar gazetemizi ziyaret ettiler.

Gazetemiz Yazı İşleri Müdürü Süleyman Sırrı Taraşlı ile bir süre görüşen Ankara LÖSEV Sosyal Uzmanı İrem Aykut, “Tüm Türkiye’nin ihtiyacı olan, çocuklardan yetişkin hastalara kadar, teşhisten tedaviye bütün imkanları barındıran, Çocuk ve Yetişkin Kanser Tedavi Hastanesi LÖSANTE’ye yine ruhsat çıkmadı. Verin ruhsatları, kurtaralım hayatları.” sözleriyle Sağlık Bakanlığı’na çağrıda bulundu.

LÖSANTE Hastanesi’ni ruhsat verilmeme konusunda bilgi veren LÖSEV Sosyal Hizmetler Uzmanı İrem Aykut;

“ Yapımı 2015’te tamamlanan ancak tamamına ruhsat verilmediği için tam kapasite çalışamayan LÖSANTE Hastanesi ile ilgili 25 Şubat’ta ‘sevindirici’ bir açıklama yapmıştı. Sağlık Bakanlığı’nın LÖSEV’e yazdığı 07.02.2019 tarihli yazısında, “Kamu hastanesi gibi hiçbir ilave ücret almaksızın sunmayı taahhüt ettiğiniz takdirde talepleriniz tekrar değerlendirilecektir.” cevabı verildi. Ancak LÖSANTE Hastanesi için hala ruhsat çıkmadı. LÖSANTE Hastanesi’ne bir an önce ruhsat çıkmasını istiyoruz. Biz LÖSEV olarak önceden küçük hastaneye sığmıyorduk, yetişkin onkoloji hastalarına bakamıyorduk. Kardiyoloji, kalp damar cerrahisi, radyoterapi gibi çok önemli branşlarımız yoktu. Ülkemiz ve çocuklarımıza daha fazla hizmet verebilmek için büyük bir tuğlanın altına elimizi koyduk. LÖSEV’İN tek derdi daha fazla lösemili çocuğun hayatını kurtarmak. 

Kanser Araştırma Merkezi’miz açılamıyor

1000 m2’lik Kanser Araştırma Merkezi yaptık. Yeni kanser ilaçlarını veya kanserin aşısını biz bulalım diye hayaller kurduk. Özellikle moleküler kanser genetiği ile ilgili bütün cihazların en yenisini, en iyisini aldık. Ama çalıştıramıyoruz. Çünkü genetik uzmanı doktor çalıştıramıyoruz. Doktor çalıştırma izni verilmiyor. Yani Kanser Araştırma Merkezi’miz çalışamıyor. Şimdi Sağlık Bakanlığı’na sesleniyoruz, ‘Verin genetik uzman kadrolarımızı, kanseri önleyecek aşıları, tedavi edilecek antikorları biz bulalım, kanser belasını biz yok edelim.” dedi.

Hatice Dursun

Yayınlandığı Kategori Manşet

15-16 Mart tarihlerinde yapılan 65 noktada, 102 Ekip ve 351 Personelin katılımıyla denetim gerçekleştirildi.

 

Konuyla ilgili Valilikten yapılan açıklamada; “Trafik denetlemelerinde, Trafik kazalarının %90’a yakın oranda sürücü hatalarından kaynaklandığı bilinmektedir. Son günlerde İlimizde meydana gelen trafik kazalarında ise alkollü araç kullanımının önemli bir etken olduğu anlaşılmaktadır. 

İnsanlarımızın hayatını söndüren, can ve mal kayıplarına neden olan alkollü araç kullanımının önlenmesi amacıyla 15 ve 16 Mart tarihlerinde İlimiz genelinde Emniyet ve Jandarma birimlerimiz tarafından eş zamanlı olarak 

65 noktada, 102 Ekip, 351 Personelin katımıyla yapılan denetimlerde;

1.810 araç kontrol edilmiş, Alkollü araç kullandığı tespit edilen 7 sürücüye işlem yapılmış, 7 sürücünün alkollü araç kullanmaktan dolayı sürücü belgesine el konulmuş, 19 araç trafikten men edilmiş, 101 sürücüye çeşitli trafik suçlarından toplam 86.629 TL idari para cezası  uygulanmıştır.                    

Bütün sürücüleri trafik kurallarına uyma, kesinlikle alkollü araç kullanmama ve mutlaka emniyet kemerlerini takma konularında uyarıyoruz. 

Trafik düzeni ve kamunun esenliği için denetimler hassasiyetle sürdürülecektir.

Yayınlandığı Kategori Manşet

Belediye Başkanı Ali Orkun Ercengiz, CHP İstanbul Milletvekili Aykut Erdoğdu’nun katılımlarıyla kentte faaliyet gösteren Oda, Birlik ve Kooperatif Başkanları, Sivil Toplum Örgütü Temsilcileri, Muhtarlar, CHP ve İYİ Parti İl Teşkilatının katılımıyla Serenler Otel’de düzenlenen yemekte buluştu.

CHP İstanbul Milletvekili Aykut Erdoğdu’yu Burdur’da görmekten çok mutlu olduklarını ve programda Türkiye ekonomisiyle ilgili önemli açıklamalarda bulunacağını kaydeden Başkan Ercengiz, “Bu akşam bizleri yalnız bırakmadınız,  davetimize icabet ettiniz, çok kıymetli bir konuğumuz var. Bizim siyasi partimizin ekonomiden sorumlu atom karıncası diyebileceğimiz milletvekilimiz gerçekten CV’sine baktığımızda oldukça dolu bir. Bu akşam da kıymetli milletvekilimiz önümüzdeki süreçte ülkemizin ekonomik durumunun ne olacağını bizlere elinden geldiğince anlatmaya çalışacak. Zor bir süreçten geçiyoruz. Üstesinden geleceğiz, üstesinden gelebilmek içinde önümüzdeki yerel seçimleri ülke genelinde en azından belli bir seviyede götürüp, Türkiye’nin dışarıdan bakılan görüntüsünün değişmesi kaydıyla Türkiye’nin ekonomisine olan güveni artırabileceğimize kanaat getirdik ve buna inandık aslında bütün dünyanın dışarıdan bize baktığı şekli de budur.” Şeklinde konuştu.

FANATİK KİTLELER UÇ NOKTALARDA

Burdur Belediye Başkanı Ali Orkun Ercengiz, Kutuplaşan dünya düzeninde Yeni Zellanda’da İslamafobi karşıtı, fanatik kişilerin 50 dünya insanını katletmiş olmasını, dünyada da fanatik kitlelerin ne kadar uç noktalara gittiğine dikkat çekerek, “Buradan da orada hayatını kaybeden tüm Müslümanlara Allah’tan rahmet diliyorum. Önümüzdeki yerel seçimlere bir atıfta bulunarak, iki hafta sonra ülkemizde yapılacak yerel seçimlerin, bir mahalli seçim olduğuna dikkat çekmek istiyorum. Adı üstünde mahalle muhtarlarından başlayıp, belediye meclis üyelerini, belediye başkanlarını ve il genel meclis üyelerini seçeceğimiz bu seçim, bir ölüm kalım savaşı değildir. O yüzden de kullandığımız dil, seçim kampanyalarımızı yürüttüğümüz model yada anlayış asla kabalaşan, çirkinleşen ve 31 Mart ertesi sabahında da yeniden yüz yüze bakacağımızı düşünüp, hesap eden bir dil olmalı, bir kampanya olmalı diye düşünerek yaklaşık 3 aylık adaylığımızı mümkün olduğu kadar geride kalan 5 yılı anlatan hem de önümüzdeki süreçte Burdur Belediye Başkanlığı için çalışma arkadaşlarımızla birlikte nasıl bir vizyonla bu işi yapacağımızı anlatmaya gayret gösterdik. Samimi çalıştığımız bir 5 yılın ardından hep şunu söylemeye çalıştık, şeffaf, hesap verebilen, verdiği hesaptan asla vazgeçmeyen ve hesabın arkasında durabilen bir yönetim anlayışı ile 5 yılımızı geride bıraktık, sizler adına en büyük şey, geride kalan 5 yıl içinde iktidarda muhalif olmamız nedeniyle daha çok müfettişin ziyaret ettiği bir belediye olarak, ne Burdur Belediyesini, ne Burdur halkını utandıracak herhangi bir olumsuzluğa, herhangi bir şekilde Burdur’un adını ne ülke gündeminde, ne de olumsuz bir şeye yazdırmadık bu bizim için onurdur, şereftir” diye konuştu. Başkan Ercengiz, konuşmasına 5 yıllık görev sürecinde Burdur’a kazandırılan proje, yatırım ve çalışmaları aktardı. Ercengiz, sunumunda yeni dönemde hayata geçireceği proje ve çalışmaları da dile getirdi. 

YEREL SEÇİMLER SÖYLENDİĞİ GİBİ BEKA MESELESİ DEĞİLDİR

Başkan Ercengiz’in konuşmasının ardından CHP İstanbul Milletvekili Aykut Erdoğdu’nun özgeçmişi okundu. CHP İstanbul Milletvekili Aykut Erdoğdu, “Biliyorsunuz önümüzde bir yerel seçim var, belediye başkanlarını seçeceğiz. Belediye Meclisi Üyelerini seçeceğiz ve kentimizde nasıl bir hayat yaşayacağımızı seçeceğiz. Söylendiği gibi bir beka meselesi değildir yerel seçimler, mahalli idarelerde belediye başkanlarını seçtiğimiz bir seçimdir, Türkiye Cumhuriyeti beka problemini 1923 yılında halletmiştir ve inşallah bir daha da beka sorunuyla karşı karşıya gelmeyeceğiz.  

TÜRKİYE’NİN EN ÇOK GELİR GETİREN KURUMLARI YABANCILARA SATILIYOR

CHP İstanbul Milletvekili Aykut Erdoğdu’nun önümüzdeki seçimlerde temel konunun ekonomi olduğuna vurgu yaparak  “Türkiye’nin şu an en şiddetli problemi ekonomidir. Bunun altında yatan sebepleri, bunun nedenlerini iyi anlayabilirsek, bu sorunu çözeceğiz. Bir sorunu çözmek isterseniz, bu her zaman böyledir. Sorunu doğru tanımlarsanız, hastalığı doğru tanımlarsanız tedaviyi doğru uygularsınız. Hatırlayın 2002 yılında dönemin İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, hocası rahmetli Recep Tayyip Erdoğan’dan ayrılarak, bir siyasal hareket kurdu. Bu siyasal hareket Türkiye’de insanlara umut oldu çükü uzun dönem bir ekonomik kriz yaşanıyordu, hatırlıyorsanız yolsuzluklar, ayrımcılıklar ve insanlar Recep Tayyip Erdoğan’a güvendi.  İlk döneminde Kemal Derviş’in başlattığı ekonomi programını uyguladı, Avrupa Birliği yolunda denildi ve oylarını artırarak devam ettiler. Hatırlayın!  ‘Türkiye’de ekonomik bir refah var, istikrar var’ deniliyordu. peki işler nasıl iyi gidiyordu hiç düşündünüz mü?  piyasada para vardı değil mi?  işler arttı, işlerin iyi gitmesinin altında iki tane sebep vardı, birincisi varlıklarımız satılıyordu, kime satılıyordu? Yabancılara,  neyden bahsediyorum mesela? Türk Telekom şirketi, Araplara satıldı, mesela hepimizin toplu ödediği cep telefonu şirketleri,  Türkcell’in sahipleri bile belli değil.  Bankalarımız yabancılara satıldı, sigorta şirketlerimizin yüzde 86’sı yabancı şirketlere satıldı.  Mesela Migros, Tansaş gibi zincirli mağazalarımız da satıldı, sigara sektörümüzün yüzde 90’ı yabancıların elinde, gıda sektörümüzde yüzde 35-40 yabancıların elinde, ne oluyor, satarken ne geçiyordu elinize, Türk Telekom’u veriyorsunuz 10 milyar dolar para alıyorsunuz, TÜPRAŞ’ı veriyorsunuz 5 milyar dolar para alıyorsunuz. Bu arada Türkiye’nin en çok gelir getiren kurumları yabancılara gidiyor. İkinci kaynağımız neydi, borçlanma, dünyanın kulaklarından nakit fışkırıyor, dünya borç alacak ülke arıyor, biz bu sırada 350 milyar dolar dış borç yaptık ve bu yabancılara varlık satışı ile bitti. Bu aşırı dış borç artışını biz istikrar olarak gördük. İşlem çok iyi TOKİ’den konut alıyoruz, taksitle araba aldık, her şey iyi gidiyor, böyle gidiyordu değil mi, peki bu geldiğimiz noktaya gelirken de bu kaynaklar seçici olarak belirli gruplara dağıtılıyordu ve önemli yolsuzluklar yapılıyordu, bunu artık biliyorsunuz. Telekom özelleştirmesinin detaylı anlatmayacağım, 40 milyar dolara satılabilecek Telekom, 11 milyar dolara satıldı. Kamu ihaleleri seçici olarak belirli şirketlere dağıtıldı. TOKİ dediğimiz grubun ihalelerine hep aynı şirketler alınıyor.” dedi

MİLLİ EKONOMİNİN KALBİNİN ATTIĞI ŞEHİR BURDUR

“Geldiğimiz noktada bugün Türkiye Cumhuriyetine baktığımızda milli gelir dediğimiz gelirimiz artık milli değil. Çünkü stratejik sektörlerimiz, topraklarımızla birlikte yani o geliri alamadığınız gibi aldığınız dış borcu faizle ödemek zorundasın, Türkiye’nin temel problemi de bu halde geldi. Bu fonlar alındığında Burdur ili desteklenseydi, milli ekonominin kalbinin attığı bir şehirdesiniz, Burdur halkına, köylüsüne, çiftçisine yürekten teşekkür etmesi gerekiyordu. Burdur’da bunu yapmadığı gibi başka şehirlerde de bunu yapmadı. Burdur’un temel geçim kaynağı nedir, tarımdır, ikincisi inşaat, temelde 3-4 tane üretim alanımız var. En önemlisi vazgeçemeyeceğimiz tarım ve hayvancılıktır. İkinci desteklememiz gereken sanayidir.  Bu ikisi ülkede güçlü olmalı, ondan sonra turizmdir, ondan sonra inşaat ve diğer sektörler gelir. Biz dünyadan bu kadar parayı aldığımızda kendi tarımımızı güçlendirip, Hollanda gibi yüksek bir tarım yapabilecekken, biz bunlara hiç gayret göstermedik” diye konuşan Milletvekili Erdoğdu, Türkiye ekonomisinde yaşanan tüm dalgalanma ve gelişmeleri, katılımcılara aktardı. Ülkenin içinde bulunduğu ekonomik sorunların temel kaynaklarından bir tanesinin de eğitim sistemindeki sorunlar olduğunu belirterek, günümüzdeki üniversite öğrencilerin yine aynı ekonomik zorluklar nedeniyle eğitimlerinde problemler yaşadığını kaydetti.  Burdur Belediye Başkanı Ali Orkun Ercengiz, Milletvekili Erdoğdu’ya anmalık takdim etti.

 

Yayınlandığı Kategori Manşet

Ülkü Ocakları, “18 Mart Çanakkale Şehitlerini Anma” günü dolayısı ile anma yürüyüşü ve Öğretemen Evi’nde konferans düzeledi.

Ülkü Ocakları İl Başkanı Ayhan Mete yaptığı basın açıklamasında; “Ülkü Ocakları olarak 18 Mart Çanakkale Şehitlerimizi Anma yürüşümüzü ve Öğretmenevi konferans salonunda anma programımızı yoğun katılımla gerçekleştirdik. Ak parti Milletvekili Bayram Özçelik, MHP İl Başkanı Hikmet Ökte, Ak Parti İl Başkanı Volkan Mengi, Cumhur İttifakı Belediye Başkan Adayı Deniz Kurt, MHP ve Ak Parti Merkez İlçe Başkanları, MHP ve Ak Parti Kadın Kolları Başkanları , Ak Parti gençlik kolları başkanı, MHP il genel meclisi üyesi adayları ,Cumhur ittifaki MHP ve Ak Parti Belediye meclis üyesi adayları, İl Ülkü Ocakları Ocak Yönetimine basın mensublarına, üniversite asena ve ortaöğretim teşkilatlarına, katılım sağlayan ve emeği geçen herkese teşekkür ediyorum. Tüm şehitlerimizin ruhları şad olsun.” Dedi.

Yayınlandığı Kategori Manşet

Belediye Başkanı Ali Orkun Ercengiz, Burdur’da yaşayan gençlerin sporla iç içe büyümelerini desteklemek amacıyla imza attığı dev proje MAKÜ Merkez Kampüs Spor Salonu’nda gerçekleştirildi. 

Belediye Başkanı Ali Orkun Ercengiz’in girişimleri ve ByS Event ve Beyaz Gölge Spor Okulları’nın işbirliği ile MAKÜ Merkez Kampüs Spor Salonu’nda, 6-18 yaş grubu 1.000 çocuğun sportif performans ve yetenek testleri yapılarak, fiziksel, zihinsel, beslenme durumları, bilimsel ölçüm teknik ve test protokolleriyle tespit edilerek, yetenek havuzu oluşturulup, gelişimlerinin takibini ve eğitimlerinin sağlanması planlanlanan projede 

Eski Milli Basketbolcu Efsane Pivot Tamer Oyguç, yine Eski Milli Basketbolcu ve Beyaz Gölge Spor Okulu Kurucusu Burçin Badem, Fanatik Gazetesi Spor Yazarı Gökhan German ve Basketbol Yazarı Gökhan Türe’nin katılımıyla da bir panel düzenlendi. 

Düzenlenen etkinlikte konuşma yapan Burdur Belediye Başkanı Ali Orkun Ercengiz, Kentte göreve geldikleri günden bu yana önce sporun bağlayıcı, birleştirici ve bir araya getiren getiren gücünü Burdur Halkı’na göstermek için bu işin duayenlerini Burdur’a davet ettiklerini belirterek,  “Bir takım etkinlikler düzenleyerek, çocuklarımızın sporla geleceğe hazırlandığı, iyi bir eğitim ve doğru kişilerle gençlerimizin iyi bir sporcu olarak gelişebilmesine yol açmak istedik. Bugün burada bir çok alanda testten geçireceğimiz çocuklarımızı ve gerçekten yeteneği olan ve önü açılması gereken ne kadar çocuğumuz varsa, biz onların elinden tutmak istiyoruz. Çünkü bizlerin görevi bu. Bugün kötü alışkanlıklar dediğimiz bazı bağımlılıkların başlangıç yaşının neredeyse tek haneli rakamlara düştüğü günümüz Türkiye’sinde, çocuklarımızı bu alışkanlıklardan yalnızca ve yalnızca sosyal aktivitelerle ve sporun içerisinde bulundurarak kurtarabiliriz.” Şeklinde konuştu 

6 MART 2020’DE AÇILIŞINI YAPMAYI PLANLIYORUZ

Teknolojinin de çocuklar için zararlı bir bağımlılık olduğuna dikkat çeken Belediye Başkanı Ali Orkun Ercengiz, “Maalesef sporu bile artık o tabletlerin üzerinde yaptıklarını zannediyorlar. Ama sağlam kafa sağlam vücutta bulunur ilkesiyle biz çocuklarımızı sporun içerisinde olmasını istiyoruz. Bir projemiz var, bu projede Burdur Kent Merkezi’nde yeteriz olan spor alanlarının, en azından Belediye eliyle bir noktada çoğaltılabilmesi adına Şirinevler Mahallemizde spor salonu projemizi tamamladık. İnşallah seçilmemiz halinde, bu projeyi 2020 yılı içerisinde 6 Mart 2020’de Atatürk’ün Burdur’a gelişinin yıl dönümünde spor salonumuzu açmayı planlıyoruz. Bu salon Burdur’umuzda bir çok sporun aynı anda yapılabildiği, en çok sporcumuzun ağırlanabildiği ve spor okullarının da içerisinde olduğu, çocuklarımızın da gönül rahatlığıyla antrenörler eşliğinde spor yapabildiği güzel bir salon olacak. Belediyecilik yalnızca bina yapmak değildir. Hayatın içerisinde canlı, cansız ne varsa tamamının sorumluluğunun üzerimizde olduğunu düşünmek ve hesap etmek zorundayız. Ben bugün burada yetenekli gençlerimizin, çocuklarımızın başaracağına inanıyorum. Ve onları bazı deneyimlerle buluşturmak üzere, işinde başarılı önemli isimlerle buluşturuyoruz. Biz de gençlerimize söz veriyoruz. Yetenekli çocuklarımız için elimizden geleni yapmaya gücümüz yettiği sürece, görevde kaldığımız sürece devam edeceğiz. Siz değerli anne babalar ve özellikle gençlerimiz burada olduğunuz için tekrar teşekkür ediyorum” dedi.

 

Yayınlandığı Kategori Manşet
No Internet Connection