Tarihe göre süzülmüş ögeler: Cumartesi, 12 Ekim 2019 - Burdur Gazetesi | Burdur Haberleri, Burdur Haber
Cumartesi, 12 Ekim 2019 13:57

Öğretmen boyun eğmez ders verir

Eğitim İş’den yapılan açıklama ile ölümünün 20. yılında Yazar Fakir Baykurt anıldı;

 

20 yıl önce bugün Türkiye en aydınlık yüzlerinden birini kaybetti. Bu topraklarda öğretmen örgütçülüğünün efsanevi lideri, Türkiye Öğretmenler Sendikası (TÖS) Genel Başkanı, Cumhuriyet devrimlerinin yılmaz savunucusu, köy edebiyatının temsilcisi Fakir Baykurt’u kaybetmenin acısı, aradan geçen 20 yıla rağmen hala taze.

Birçok esere imza atan, onlarca köye ışık, on binlerce eğitimciye hala umut olan Baykurt’un çizgisini belki de en iyi anlatmanın yolu, onun 1968 yılında düzenlediği Devrimci Eğitim Şurası’nın hemen ardından Anıtkabir’in defterine yazdığı şu notu idrak etmekten geçiyor:

“Türkiye’nin öğretmenleri bugün Devrimci Eğitim Şurası’nı topladılar. Ülkemizin pek çok işi gibi hala eğitim de çıkmaz içindedir. Senin gösterdiğin mutlu amaçlardan çok uzaklarda bocalıyoruz. Borçlu, yoksul ve geri kalmış olarak yabancılardan fayda umuyoruz. Biz öğretmenler buna asla razı değiliz. Bugün çocuk ana babaları Şura’mıza yolladıkları bir telde,  ‘Fakirlere uygun yol bulun’ diye konuşuyorlar. Bu yol senin devrimci yolundur, senin ışıklı yolundayız. Devrimci çıkar yollar bulup, görevimizi yapacağız. Sana saygılar…”

Türkiye için parlak bir geleceğe giden yolun en başta eğitimden geçtiğini, eğitimin ulaşmadığı kırsal bölgelerin bilimle nasıl yeşerebileceğini ve öğretmenlik mesleğinin içinde nasıl bir devrimcilik olduğunu yaşamıyla ispat eden Fakir Baykurt, geriye övünülecek bir tarih ve sahip çıkılacak bir mücadele bırakmıştır.

Eğitim sendikacılığı açısından Baykurt’un “Öğretmen yalvarmaz, öğretmen boyun eğmez, öğretmen el açmaz, öğretmen ders verir” sözü, hala kilit noktadadır.

Eğitim-İş olarak; TÖS’ün tarihsel mirasına sahip çıkmaya ve Fakir Baykurt’un öğretilerinin aktarıcı olmaya devam edeceğimizin altını çiziyoruz.

Kurucu felsefemizi oluşturan ve mirasını devraldığımız TÖS’ün efsane önderi, devrimci eğitimci Fakir Baykurt’u ölümünün 20.yılında saygıyla anıyoruz.

Fakir Baykurt’un anısı yüreğimizde, azmi mücadelemizde yaşayacaktır!

 

Yayınlandığı Kategori Manşet
Cumartesi, 12 Ekim 2019 13:57

14 Ekim 2019 - Pazartesi - Burdur Gazetesi

14 Ekim 2019 - Pazartesi - Burdur Gazetesi

Yayınlandığı Kategori Arşiv
Cumartesi, 12 Ekim 2019 13:57

1999/3 tertip erler yemin etti

İl Jandarma Komutanlığı’nda 1999/3 tertip erler düzenlenen törende yemin etti. 

 

Jandarma Komutanlığı tören alanında düzenlenen etkinliğe, Vali Yardımcısı Ali Nazım Balcıoğlu, İl Jandarma Komutanı Alb. Orhan Kılıç, Cumhuriyet Başsavcısı Özkan Gürdoğan, daire müdürleri ile asker aileleri katıldı.

Yaş kütüğüne dönem plaketinin çakılmasıyla devam eden törende, 4 haftalık eğitim boyunca eğitim, atış ve spor dallarında başarılı olanlarla, birliğe ilk katılan erlere ödülleri verildi.

1999/3 tertip erlerin yemin töreni programı tören geçişi ile sona erdi. Tören sonrası askerlerin aileleri ile kavuşması sırasında duygu dolu anlar yaşandı.

İl Jandarma Komutanı Alb. Orhan Kılıç açılışta yaptığı konuşmasında;

“Temel eğitimlerini tamamlayan 99/3 erlerimizin ant içme töreninin icrası için toplanmış bulunuyoruz. Milletimizin ve bağımsızlığımızın sembolü olan şanlı bayrağımızın gölgesinde anne, baba ve lakınlarınızın huzurunda silah arkadaşlarınızla omuz omuza vererek gerektiğinde Cumhuriyet ve vatan uğrunda seve seve canınızı vereceğinize namus ve şerefiniz üzerine ant içiniz. İçtiğiniz bu ant, vatan millet sevgisi, namus ve şeref anlamında olup, dürüstlüğün, emrilerin ve mutlak iteatin ve aynı zamanda kahraman jandarma teşkilatının bir mensubu olduğunuzun kabul belgesidir. Bu kutsal ocak Atatürkçü Düşünce sistemi ışığında aklı ve bilimi rehber edinen gönlü yurt ve yurttaş sevgisiyle dolu milli, ahlaki ve insani değerlere bağlı hukuka ve insan haklarına saygılı, aldığı vazifeyi vatanını en çok seven görevini en iyi yapandır’ düsturu ile yerine getiren birer jandarma eri olarak yetiştirileceksiniz. Taşıdığınız üniformanın yüce Türk ulusunun şerefinin simgesi olduğunuve yurdumuzun en ücra köşelerinde bile sizlerle onurlanacağının bilinciyle hareket ederek jandarma teşkilatının birer aynası olduğunuzu unutmayınız. Hürriyet ve bağımsızlığımızın, toprak bütünlüğümüzün, laik, sosyal ve hukuk devleti olan Türkiye Cumhuriyeti’nin inançlı ve kararlı bir savunucusu, her an göreve hazır ordusu olan jandarma teşkilatının bir ferdi olarak birlik ve beraberlik ruhu içinde birliğinize bağlı kalıp, yurt genelinde barışı sağlayacak ve her türlü suça karşı etkinlikle mücadele edeceksiniz. Görevinizi en iyi şekilde yapacağınızdan kanunun ve nizamın, doğru ve dürüstten yana olacağınızdan ve yemininize sadık kalacağınızdan hiç kimsenin şüphesi yoktur. Türkiye Cumhuriyeti sizlerin sarsılmaz omuzlarınızda daima yükselecek ve bayrağımız kutsal vatan toprakları üzerinde sonsuza kadar dalgalanmaya devam edecektir. 

Yaklaşık 5 hafta önce kutsal vatan görevini ifa etmek için bize emanet ettiğiniz evlatlarınız temel askerlik eğitimini başarıyla tamamlayarak karşınızda sarsılmaz bir iradeyle dimdik bulunmaktadır. Bu görkemli tabloyu oluşturarak sizleri büyük bir heyecan ve çoşkuyla selamlayan evlatlarınıza ne kadar gurur duysanız azdır. Acemi eğitimi süresince erlerimizin birbiri bütünleşmesi ve askerlik pozisyonu kazanmak için ve eğitimlerde görev alan subay, astsubay, uzman jandarmalardan oluşan eğitici personelini ayrıca kutluyor kendilerine teşekkür ediyorum. Bu vesileyle başta Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları olmak üzere ebediyete intikal etmiş tüm şehitlerimize Allah4tan rahmet diliyor, hayattaki gazilerimize saygı ve şükranlarımı sunuyorum. Kahraman Mehmetçikler bu duygu ve düşüncelerle andınızın size, ailenize, jandarma teşkilatına, yüce Türk milletine ve devletimize hayırlı ve uğurlu olmasını diler, gözlerinizden öperim. Yolunuz ve bahtınız açık olsun.”dedi.

Hatice Dursun

Yayınlandığı Kategori Manşet

Öğretmen, Yazar Fakir Baykurt’u anma etkinlikleri Fakir Baykurt Kavşağı’nda toplanılıp, büste karanfil bırakılmasıyla başladı. 

 

Fakir Baykurt Kavşağı’nda başlayan etkinliğin ardından, Yeşilova Beediye Başkanı Mümtaz Şenel tarafından Belediye Başkanı Ali Orkun Ercengiz’e Fakir-Der plaketi verildi. Plaket sunumundan sonra Fakir Baykurt Anıtı’ndan İstasyon Park’a kadar yürüyüş düzenlendi. İstasyon Park’ta Fakir Baykurt’un sevenleri ve dostları bir araya gelerek bir kez daha Eğitimci -Yazar Fakir Baykurt’u andılar.  

Fakir Baykurt Kültür ve Sanat Derneği Fakir-Der’in üstlendiği anma etkinlikleri İstasyon Park’ta oluşturulan Fakir Bayturt Kütüphane Köşesi’nin açılışının ardından son buldu.

Belediye Başkanı Ali Orkun Ercengiz, Fakir Baykurt’u anma etkinliğinde yaptığı açıklamada;

“Ben Fakir Baykurt’un yaşadığı dönemden bu döneme projeksiyon tutan, bizlere o dönemde yazdığı yalın köy hayatını, köy-kent birleşmini ve o günlerde Türkiye’nin içerisinde bulunduğu birçok açmazı nasıl aşılabileceğini ve Türkiye’nin sağlıklı yapılaşması için kendi hayatından kesitleride ortaya koyarak yazdığı birçok kitabın günümüzde hala güncelliğini koruduğunu söyleyerek başlamak istiyorum sözlerime. Fakir Baykurt bir köy-kent projesinin insanda, tende can bulduğu en önemli bugünlere kadar bizlerin taşıyabildiği, görebildiği ve fikirleri anlamında çalıştığı önemli bir hemşehrimizdir. 1940’tan 1956’ya kadar aydınlanma sürecinin Cumhuriyet’ten sonraki belki en önemli yatırımı olan Köy Enstitüleri Projesi, aslında köylerin kentleştirilmesi, köylerin üretilde kalması, köyde üreten hemşehrilerimizin çağdaş, yaşanabilir köylerde üretimi daha fazla katma değere dönüştürerek Türkiye’nin gelişimine Türkiye’nin çağdaş yaşanabilir bir ülke olmasına katkı koymasında çok önemli bir projeydi. 1956 yılında maksatlı bir şekilde bitirilen, o güne kadar 18 binin üzerinde öğretmen olarak bu çocukların köylerine dönüp, birer mum gibi köylerini aydınlattığı ve yeni insanların yetişmesine katkı koyduğunu ön görecek olursak bugün aslında bizim o köy enstitülerinin neden kapatıldığını, neden kapatılmak zorunda olduğunu ve bugün köylümüzün üretilden uzaklaşıp, her birinin şehre gelip, asgari ücrete iş aradığını daha iyi anlayabiliriz. Bugün çiftçimizin mahsulünün para etmemesi, üretimi yeteri kadar iyi bilmemesi ve üretimde kalmaması bugün şu anda da içinde bulunduğumuz ekonomik zorlukların temel nedenidir. 

Üretimden uzaklaştık 

Fakir Baykart’un kitaplarına baktığımızda Türkiye’deki köylü insanının nasıl yaşaması gerektiğini, en yalın halde halde bizim Anadolu insanımızın nasıl olduğunu ve süreç içerisinde o toplumsal geçişte sendikalılaşmak, örgütlenmek ve siyasi görüşü ne olursa olsun bir arada yaşama kültürünü öğütlediği o kutaplarında bizler ne kadar, nasıl, neden ayrıştığımızı daha iyi anlayabiliriz. Bugün farklı illerden geldiniz. Sizlere teşekkür ediyoruz. Fakir Baykurt aslında kendi siyasi görüşünü bugün burada uzun uzun anlatmaya gerek yok. Sadece topluma öğütlediklerine bakıldığında Burdur’un bir değeri olarak görülmeli, hangi siyasi görüşten olursa olsun tüm hemşehrilerimizin Burdur’un bir değeri olarak ona sahip çıkması gerektiğine ben yürekten inanıyorum.”dedi. 

Fakir-Der Başkanı Necdet Tekin, Fakir Baykurt’u anma etkinlikleri kapsamında yaptığı konuşmada;

“Yoksul bir köy çocuğuna okuma olanağı sağlandığında neler yapabileceğini, topluma ne kadar faydalı olabileceğini, en güzel örneklerinden biri olan Fakir Baykurt’u anıyoruz. Fakir Baykurt, eserlerinde yoksul köylünün acısını, sefaletini, varsıl-yoksul çelişkisini ve yaşama yansımasını köyden kente göçü, Anadolu kadınının duruşunu, emeğine ve ekmeğine sahip çıkışını, ezilmişliğini ve öfkesini, köydeki-kentteki sınıfsal ayrımları anlatır. Fakir Baykurt, 70 yıllık yaşamını yoksullara, köylülere, emekçilere, öğretmenlere, okuma hevesi, örgütlenme bilinci ve cesareti vermeyi adamıştır. Peki bizler köylerimizden çıkıp, Fakir Baykurt ve arkadaşlarının açtığı yolu kullanıp, bugüne gelmiş öğretmenler, Fakir Baykurt dostları Fakir Baykurt’a amaçlarına ve anlatmak istediklerine ne kadar sahip çıktık? Neler yapabildik? Bu gerçeğin sorgulanması gerekir. Bizler taşın altına elimizi koyup, üzerimize düşeni yapmalıyız. Burdur’da ve diğer illerimizde Fakir Baykurt Kitaplıklarını çoğaltabiliriz. Burdur’da başlattık bunu. Türkiye genelinde şiir, öykü dallarında yarışmalar yapabiliriz. Akçaköy’deki Elif Ana Kitaplığımızın durumu gün geçtikçe kötüye gitmekte. Bunun için yerel yöneticilerimizden, vekillerimizden, üyelerimizden katkı bekliyoruz. Derneğimizin bu sorunu aşması çok mümkün görünmüyor. Köy Enstitülerinin ve öğretmen okullarını kuruluşu gibi özel günlerde etkinlikler düzenleyebiliriz. Derneğimize ait bir yer sağlayabiliriz. Üniversite ile birlikte iletişim yolu açılmalı, Burdur’a gelen bütün öğrencilere Fakir Baykurt tanıtılmalı diye düşünüyoruz. Sosyal medyayı etkin kullanarak, iletişim ve gelişim paylarımızı geliştirmek amaçlarımız içindedir. Sizlerin katılım ve katkısı ile sizlerden gelecek önerilerle farklı eylemler ve etkinlikler yapabiliriz. Burada derneğimizin kuruluşundan bugüne kadar emek vermiş başkanlarımıza teşekkür eder, saygılar sunarım.”dedi.

Hatice Dursun

Yayınlandığı Kategori Manşet

Milletvekilleri Bayram Özçelik ve Yasin Uğur, Burdur’daki doğalgaz çalışmaları hakkında yaptıkları ortak açıklama ile kamuoyunu bilgilendirdiler;

Burdur ilimizin doğalgaz dağıtım firması olan Torosgaz tarafından bu yıl merkez ilçemize 17.801 mt Bucak ilçemize 43.849 mt Gölhisar ilçemize 31.446 mt Yusufça beldemize 19.123 mt olmak üzere  toplamda 112.222 mt hat döşenmiştir. Bu yıl ki çalışmaların planlanan miktarlardan fazla olması, daha çok vatandaşımızın doğalgazla tanışacak olması sebebiyle bizleri memnun etti. Firma yetkilileriyle 2019 yılı için yaptığımız görüşmelerde özellikle Bucak ve Gölhisar ilçemizde doğalgaza olan talebin çok fazla olduğunu ve yıl başında planlanan miktarların arttırılmasını talep ettik. Firma yetkilileri de bu talebimize olumlu karşılık verdikleri için teşekkür ediyoruz. Ayrıca Burdur 2. Organize Sanayi Bölgesi için de 2020 yılı nisan ayında doğalgaz verilmesi planlanmaktadır. Ak Parti hükümetlerimizin hem Burdur’a hem de tüm Türkiye’ye kazandırdığı en önemli hizmetlerden biri doğalgazdır. Bugün Burdur’umuzun büyük bir kısmı doğalgaz kullanmaktadır. Tüm Burdur halkımızın temiz ve konforlu ısı enerji kaynağı olan doğalgazla tanışması için hem devletimizin yetkili kurumları hem de yatırımcı firma ile görüşmelere devam edeceğiz. 

 

Yayınlandığı Kategori Manşet

10 Ekim 2015 tarihinde Türkiye’nin farklı şehirlerinden gelen binlerce insan, Ankara Tren Garı önünde toplanmış ve düzenelenecek miting öncesi sabah saatlerinde IŞİD tarafından gerçekleştirilen bombalı saldırı sonucunda 103 kişi yaşamını yitirirken, 580 kişi de yaralanmıştı. Katliamın 4’üncü yıldönümünde Eğitim-Sen Burdur Şubesi Cumhuriyet Meydanı’nda basın açıklaması düzenledi.

 

Eğitim Burdur Şube Başkanı Müjgan Ateş yaptığı ortak açıklamada, aradan geçen dört yıllık süreci değerlendirerek, “Eşitlik, özgürlük, demokrasi ve barış mücadelesi yitirdiğimiz arkadaşlarımızın en büyük emanetidir. Bizler bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da bu doğrultuda kararlı mücadelemizi sürdürmeye devam edeceğiz. Affetmeyeceğiz, unutmayacağız, unutturmayacağız” diyerek adalet yerini bulana dek mücadele etmeye devam edeceklerine vurgu yaptı. 

Eğitim Sen Burdur Şube Başkanı Müjgan Ateş 10 Ekim’in 4. yılı anma etkinliğinde yaptığı açıklamada;

“Bundan tam 4 yıl önce, ülkemizi yaşanmaz hale getiren çatışma ortamının sona erdirilmesine barışın tesis edilmesi için DİSK, KESK, TMMOB ve TTB olarak tüm yurttaşlarımızı “Emek, Barış ve Demokrasi Mitingi3 için Ankara’ya davet etmiştik.

Yaptığımız çağrıya kulak veren on binlerce yurttaşımız Türkiye’nin dört bir yanından gelerek, tam burada, Ankara Garı önünde buluşmuştu.

10 Ekim 2015 sabahında bu alanda yüreklerinde sevgi, gözlerinde gülücük, dillerinde barış türküleri olan on binlerce kişi kardeşçe yan yana bulunuyordu. O karanlık dönemde hepimize umut veren bu çoşkulu birliktelik saat 10’u 4 geçe birbiri ardına patlayan iki bomba ile kana bulandı. 

IŞİD üyesi iki canlı bomba tarafından gerçekleştirilen bu kanlı saldırı sonucunda 103 arkadışımız hayatını yitirdi. 500’e yakın arkadaşımız yaralandı ve sakat kaldı.

Türkiye tarihinin en büyük kitle katliamında kaybettiğimiz bütün arkadaşlarımızı saygı ve özlemle anıyoruz. Arkadaşlarımıza olan hasretimiz, her geçen gün daha da büyüyor.

Bildiğiniz gibi geçtiğimiz yıl Ağustos ayında 10 Ekim Davası karara bağlandı ve 9 kişi hakkında 101 kez ağırlaştırılmış müebbet cezası verildi. Dosyaları ayrıllan 16 firari sanık hakkındaki davanın üçüncü duruşması 12 Kasım4da görülecek.

Katliama ilişkin dava iddianamesi mahkemeye sunulduğu günden itibaren yürütülen soruşturmanın olayı tüm boyutlarıyla açıklığa kavuşturmaktan uzak olduğunu ifade ettik.3 yıldır katıldığımız her duruşmada, katliamda ihmali olan kamu görevlilerinin ve sorumlulukları bulunan siyasetçilerinde yargılanması gerektiğini dile getirdik. Ne yazık ki mahkeme bu doğrultuda cesur bir adım atmadı ve bu eksik karar sonucunda kamuoyu vicdanında adalet tecelli etmedi.

Saldırı sonrasında yaptığı “patlama sonrasında oylarımız yükseliyor” sözleriyle hafızalarımızda yer eden dönemin Başbakanı, geçtiğimiz aylarda “7 Haziran-1 Kasım seçimleri arası dönemdeki defterler açılırsa birçok siyasetçi insan içine çıkamaz” açıklamasında bulundu.

Mahkeme heyetini göreve çağırıyoruz

Bu sözler, katliamın siyasal boyutları konusundaki endişe ve iddialarımızın haklılığını göstermiştir. Buradan davanın görülmekte olduğu mahkeme heyetini bir kez daha göreve çağırıyoruz. Bu açıklama hem bir ihbar, hem de itiraf kabul edilmelidir. Başta dönemin başbakanı ve içişleri bakanı olmak üzere dönemin siyasilerini davaya dahil edilmelidir.

Yakın tarihimizin en karanlık döneminin aydınlığa kavuşması için siyasetçileri de ellerine vicdanlarına koymaya, gerçekleri açıklığa kavuşturmaya çağırıyoruz: Türkiye’nin barış umuduna darbe vuran, insanları sokağa çıkmaz hale getiren 7 Haziran ile 1 Kasım 2015 seçimleri arasında yaşanan olayların arkasında hangi siyasetçiler var? Suruç ve Ankara Garı’nda yaşanan katliamların siyasal sorumluları kim?

Bilinmelidir ki, insanlığa karşı işlenen bu suçların faillerini gizleyenler, bu suçların ortağıdır. İktidarını korumak için toplumu kaos ve şiddet sarmalına sürükleyenleri asla unutmayacağız. Kardeşlerimizin hayatlarından, bizlerin acılarından oy devşirenleri asla affetmeyeceğiz. 

Bildiğiniz gibi 10 Ekim Katliamı sonrasında Ankara büyükşehir Belediye Meclisi’nde alınan kararla, Ankara Garı önündeki alana, “Demokrasi Meydanı” adı verildi. Bu alanın ortasına da üç ayrı yüzünde katliamda kaybettiğimiz arkadaşlarımızın fotoğraflarının ve Emek-Barış-Demokrasi ifadelerinin olduğu geçici bir pano yerleştirildi.

Bugüne kadar anmalarımızı bu gaçeci sembolik anıt etrafında gerçekleştirdik. Ne var ki geçici olarak yerleştirilen bu sembolik anıt katliamın neden olduğu derin acının temsili için yeterli değildir. Üstelik kaybettiğimiz arkadaşlarının fotoğraflarının olduğu bu geçici pano zaman zaman faşist saldırılara maruz kalmaktadır.

Fikir Tasarım Projesi Yarışması düzenliyoruz

Büyükşehir Belediye Başkanlığı ile yürüttüğümüz görüşmelerde, katliamın yaşandığı meydanda kalıcı bir mekansal düzenleme yapılması konusunda fikir birliğine vardık.

Bu doğrultuda hazırlanacak projenin belirlenmesi için TMMOB, KESK, DİSK, TTB ve 10 Ekim Barış ve Dayanışma Derneği olarak “Emeke, Barış ve Demokrasi Meydanı Anıt Meydan ve Anma Yeri Tasarımı Uluslararası Fikir ve Tasarım Projesi Yarışması” düzenliyoruz.

İlerleyen günlerde yarışma şartnamesini paylaşarak yarışma sürecini başlatacağız. İnsanlığa karşı işlenen bir suç olan 10 Ekim katliamını uluslararası kamuoyunun da gündemine taşımak için yarışmayı uluslararası formatta gerçekleştireceğiz.

Proje kapsamında Gar önü ve çevresi bir bütün olarak yeniden ele alınacak ve alan anıtsal biçimde yeniden dönüştürülecektir. TMMOB yürütücülüğünde yapılacak yarışmayı kazanacak proje 14 Mart 2020 tarihinde kamuoyuna açıklanacak ve umuyoruz ki hızla uygulanacaktır. Yarışma projesine ilişkin şartları ve detayları önümüzdeki birkaç gün içerisinde paylaşacağız.

Eşitlik, özgürlük, demokrasi ve barış mücadelesi yitirdiğimiz arkadaşlarımızın en büyük emanetidir. Bizler bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da bu doğrultuda kararlı mücadelemizi sürdürmeye devam edeceğiz. Katliamın dördüncü yılında, bombaların patladığı bu acı dolu meydandan bir kez daha sesleniyoruz;

Kaybettiklerimizi unutmayacağız, unutturmayacağız!

Sorumlularını unutmayacağız, affetmeyeceğiz!

Yaşasın Emek, Barış ve Demokrasi Mücadelemiz

Yaşasın Halkların Kardeşliği

Yayınlandığı Kategori Manşet

Okul ziyaretlerine devam eden Vali Hasan Şıldak, haftanın son ders gününde Suna Uzal Ortaokulu’na ziyarette bulundu.

Her fırsatta “Bir Eğitim Şehri Olan Burdur’da Eğitim Birinci Önceliğimiz” diyerek, bu yıl eğitime ayrı bir önem vereceklerini dile getiren Vali Şıldak, gerçekleştirdiği okul ziyaretleri ile öğretmen ve öğrencilerle bir araya gelmeye devam ediyor.

Suna Uzal Ortaokulu’nu ziyareti sırasında idareci ve öğretmenlere toplantı yaparak yeni öğretim yılından beklentilerini dile getiren Vali Şıldak, Pazartesi günü tanıtımını yapacakları “Başarıyı İzleme ve Geliştirme Projesi” (BİGEP) ile birlikte, bütün paydaşlar olarak 2019 – 2020 eğitim öğretim yılını İlimizde çok verimli bir şekilde tamamlamayı hedeflediklerini belirtti. 

Projeyi öğretmenlerle paylaşan Vali Şıldak, bu kapsamda bütün eğitim kadrosundan disiplinli ve özverili bir çalışma dönemi beklediklerini ifade etti.

Öğretmenlerle yaptığı toplantı sonrası sınıfları gezen Vali Şıldak, öğrencilerle bir süre sohbet ederek derslerine eşlik etti. Öğrencilere sorular soran Vali Şıldak, düzenli kitap okumaları tavsiyesinde bulundu. 

Yüreklerindeki vatan sevgisini gözlerindeki çalışma azmiyle birleştiren kıymetli Çocuklarımıza güvenlerinin tam olduğunu belirten Valimiz, İlimizde eğitim yılı ilan ettikleri bu yılda, Öğrencilerden planlı bir çalışma takvimi belirlemelerini isteyerek, öğretmenlerini iyi dinlemeleri ve derslerinin hepsine ayrı ayrı önem vermelerini istedi.

Yayınlandığı Kategori Manşet

Burdur Ticaret Borsası (BTB) Yönetim Kurulu Başkanı Veteriner Hekim Ömer Faruk Gündüzalp, Akören köyündeki kadın üreticilere, ‘Toplu Bakım’ ve ‘Burdur Ticaret Borsası’nın ne gibi çalışmalar yürüttüğünü anlattı.

Hayvancılıktan para kazanmak için toplu bakımın önemine değinen Başkan Gündüzalp, “Yem giderleri düşürülmediği sürece, hayvancılıktan para kazanma şansımız yok. Her yıl bir buzağı alınamazsa, sağmal gün sayısı uzar,  kazancınız düşer. Eğer her yıl bir buzağı alınırsa, süt ortalaması artar, para kazanırsınız” dedi. 

Burdur Ticaret Borsası Başkanı Ömer Faruk Gündüzalp, Kemer/Akören köyündeki kadın üreticilere, ‘Topla Bakım’ eğitimi verdi. Burdur Ticaret Borsası Meclis Salonu’nda düzenlenen eğitime, Yönetim Kurulu Üyesi Niyazi Boz ve kadın üreticiler katıldı. 

İlk olarak, ‘Toplu Bakım’ konusuna değinen Başkan Gündüzalp, hayvanların nasıl besleneceğini anlattı. Fabrika yemini verirken, içerisinde arpa, kepek, küspe vs. ürünlerde verilerek, hayvanların beslendiğini aktaran Başkan Gündüzalp, “Belirli dönemde fiyatlara bağlı olarak, içerisinde dane dediğimiz arpa, buğday, mısır fazla olur, belirli dönemde kepek fazla olur. Ama enerji proteini hep tutar, ancak içine giren farklı olur. Bunu da çuvala baktığımız da dane ağırlıklıysa, çuval biraz daha küçük görünür, kepek ağırlıklıysa çuval biraz daha büyük görünür. Ama tarttığımız zaman hepsi 50 kilo gelir. Biz buna hektolitre diyoruz” şeklinde konuştu. 

Hektolitre ne kadar çoksa, yemin o kadar hafif olduğunu aktaran Başkan Gündüzalp, “Hektolitreye bağlı olarak sizlerin verdiği ölçek, 2 kilo 200 gramda gelebilir, 1 kilo 700 gramda gelebilir. Siz aynı yemi veriyorsunuz ama aynı kilo da vermiyorsunuz. Çiftlik yaptığımız zaman aynı kiloda vermemiz lazım. Buna artı olarak süt miktarını ölçeceğimiz için gruplara ayıracağız, hayvana ihtiyacı kadar vereceğiz. Siz, çok süt veren hayvana çok yem veriyorum diyorsunuz, buradaki kriter nedir, çok süt vereni nasıl belirlediniz. Yeni doğum yaptı çok süt mü veriyor. Mantık bumu köylerde” dedi.

Toplum bakım yapıldığı zaman bu tür yanlış uygulamaların önüne geçileceğini aktaran Başkan Gündüzalp, “Yem giderlerini düşürmediğimiz sürece, hayvancılıktan para kazanma şansımız yok. Mesela tüm giderleri muhasebe mantığında yazdık. Öncelikle yüzde 70’i yem gideri. Slaj, yonca, saman artı fabrika yemi tüm giderlerin yüzde 70’ini oluşturuyor. Geri kalan yüzde 30’i ise veteriner giderleri, elektrik, su, mazot, ilaç masrafı. Para kazanmak için o yüzde 70’den tasarruf etmeniz lazım. Toplu bakım yaptığımız zaman bunların hepsini denetleyebileceğiz” dedi. 

Şuanda, Akören köyündeki süt ortalamasının 14,5 kg. olduğunu aktaran Başkan Gündüzalp, “Süt ortalamanız kaç kg. diye sorduğumuz zaman, herkes bizim ineğimiz 20 kg., 30 kg., süt veriyor diyor. Ama sizin köydeki günlük aldığımız sütü, toplam sağmal sayısına böldüğümüz zaman, hayvanlarınız ortalama 14 kg. süt veriyor. Nasıl oluyor bu. Ama çiftliklerde yaptığımız hesaplamalarda, hayvanın en az 20 kg. yakalaması lazım. 22 kg. çiftlikler başa baş noktasına geliyor, 22 kg. üzerinde ise çok güzel para kazanılmaya başlanılıyor” şeklinde konutu. 

Hayvancılıkta tek kural olduğunu vurgulayan Başkan Gündüzalp, sözlerini şu şekilde sürdürdü, “Ne kadar süt aldığınız değil, ne kadar buzağı aldığınızdır kural. Eğer her yıl bir buzağı alırsanız, inanın ki süt ortalamanız 20 kg. üzenine çıkar. Ama her yıl bir buzağı alamazsanız, sağmal gün sayınız ne kadar uzarsa, kazancınız o kadar düşer. Sizlere ait işletmelerdeki en büyük sıkıntı şu, teyzemizin üç tan ineği var, 1-2-3-4-5 oldu hala tutmuyor, hala süt sağmaya, beslemeye devam ediyor ve aradan bir yıl geçiyor, hala daha tutacak diye hala devam ediyor. Halbuki, o inek bize zarar veriyor. Çiftlikler ortalamayı, problemli hayvanları elden çıkarak ortalamayı yükseltiyor. Para böyle kazanılıyor.”

Başkan Gündüzalp, toplu bakım eğitiminin ardından, Burdur Ticaret Borsası’nın ne anlama geldiği, tescilin ne olduğu, üye profili ve gelir kalemleri, Borsa’nın işlem hacmini oluşturan ürünler, tarımsal üretim rakamları, günlük ve yıllık süt üretim rakamları ve sosyal sorumluluk projeleri gibi konularda, kadın üreticilere sunum eşliğinde bilgi verdi.

Yayınlandığı Kategori Manşet

Burdur Ticaret ve Sanayi Odası’nın eğitim faaliyetleri “Satış ve Satış Yönetimi” konulu toplantıyla devam etti. 

BUTSO Konferans Salonundaki eğitim toplantısına BUTSO Yönetim Kurulu Başkanı Yusuf Keyik,  BUTSO Meclis Başkanı Ömer Çeliker ve Meclis üyelerinin yanı sıra iş insanları ve genç girişimcilerin katıldığı açıklandı;

Toplantıda TOBB ETÜ SEM’den Serdar Bilecen “Satış ve Satış Yönetimi” hakkında sunum yaptı.  Serdar Bilecen; “Satış Kavramı, İletişimin Önemi, Fayda Teorisi, İlişki Yönetimi, İnsanlar ve Üslupları, Zor İnsanlar ve Nedenleri, Yaşanan Çatışmalar ve Yönetimi” konularında detay ve örneklemelerde bulundu. Toplantıya satış temsilcilerinin müşteriye yaklaşımları hakkında dikkat edilecek unsurları aktararak devam eden Serdar Bilecen; ticaretin son birkaç yüzyılda dünyadaki kat ettiği mesafeler aldığını belirterek,  Türkiye’deki zincir firmaların satış yöntemleri ve bu yöntemlerle ulaştığı başarılar, pazarlık, indirim ve vücut dilinin alışverişteki önemini anlattı. Sunumunun ardından katılımcıların sorularını yanıtlayan Serdar Bilecen, kendi yaşadığı ve kariyerindeki önemli basamakları oluşturan örneklemelerde bulundu. 

Burdur’un ekonomik büyüme ve finansal kalkınmasındaki önemli dinamiklerinden olan eğitim faaliyetlerinin periyodik bir programla devam ettiğini belirten BUTSO Yönetim Kurulu Başkanı Yusuf Keyik, eğitimlerin ardından da üyelerinin olumlu geri dönüşleri ve teşekkürlerini aldıklarını vurguladı. Başkan Yusuf Keyik: “İlimizdeki genç iş insanlarına satış ve satış yönetimleri konusunda detaylar vermek, üyelerimize müşteri ve satıcı ilişkileri hakkında daha geniş tabanlı bilgiler sunmak adına amacına ulaşan bir faaliyetti. Alışverişlerde dikkat edilecek unsurlar, ticaret hayatındaki müşteri- çalışan ve patron üçgeni, pazarlık, vücut dili hakkında akademik açıklamalar eksenli konularda faydalı ve etkili bir toplantı oldu.  Toplantımızda bizleri yalnız bırakmayan yönetim kurulumuza, meclis üyelerimize ve tüm katılımcılara teşekkür ediyorum” şeklinde değerlendirmede bulundu.  Gelecekte ancak ve ancak kendini yenileyebilenler ile yeniliğe ayak uyduranların ayakta kalacağını belirten Keyik; “Yeniliği yakalamak araştırma ve eğitimler ile gerçekleşecektir. Sanayici, tüccar ve esnaflarımızı bu vesile ile devam edecek eğitimlerimize katılmaya davet ediyorum ” dedi. 

 

Yayınlandığı Kategori Manşet

Barış Pınarı Harekatı’na katılan Mehmetçikler için AK Parti Burdur Merkez İlçe Başkanlığı’nca Cuma namazı sonrasında pişi dağıtıldı.

 

Pazar Camii'ndeki pişi dağıtım programına, Vali Hasan Şıldak, AK Parti İl Başkanı Volkan Mengi, AK Parti Merkez İlçe Başkanı Hüseyin Okan, İl Genel Meclisi Başkanı Murat Akbıyık ile vatandaşlar katıldı. AK Parti Merkez İlçe Başkanı Hüseyin Okan Barış Pınarı Harekatı için ikram edilen pişi etkinliğine ilişkin yaptığı açıklamada;

"Ak Parti Merkez İlçe Başkanlığı olarak Türkiye Cumhuriyeti Devleti’mizin ve ordumuzun, Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın başkomutanlığında başlatmış olduğumuz Barış Pınarı Harekatı’na destek olmak için bugün Cuma namazı sonrası vatandaşlarımıza pişi dağıtımı yaptık. İnşallah ordumuz Suriye sınırındaki terör koridorunu temizleyerek muzaffer olacaktır" dedi.

AK Parti İl Başkanı Volkan Mengi de açıklamasında;

“Ankara'da yapılan AK Parti İl Başkanları toplantısında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın bütün dünyaya mesaj verdi. Devletimiz, hükümetimiz terör koridorunu kaldırma, sınırlarımızı koruma amaçlı bir operasyona girişti. İnşallah ordumuz muzaffer olur. Duamız onun için. Bugün cuma namazında da hep beraber ordumuz için dua ettik. Rabbimizden duamız, ordumuzun muzaffer olması ve ülkemizin sınırlarının korunması. Hiçbir şekilde Suriye topraklarını işgal etme durumu söz konusu değildir. Amaç, tamamen Suriye'deki mültecileri korumak, terörden arındırmak ve tekrar sınırlarımıza geri dönmektir. İnşallah ordumuz galip gelecek ve terör örgütü unsurlarından sınırımız tamamen arındırılacaktır" dedi.

Hatice Dursun

Yayınlandığı Kategori Manşet
No Internet Connection