Manşet - Burdur Gazetesi | Burdur Haberleri, Burdur Haber

Yaklaşık 15 yıl aradan sonra, Ekim ayında yapılması planlanan ve ilk defa, tüm Türkiye’nin söz sahibi olabileceği bir platform oluşturmak için yola çıkılan III. Tarım Orman Şurası öncesi, Burdur İl Tarım ve Orman Müdürlüğü’nde, ‘Burdur Tarım ve Orman Sektörü Değerlendirme Toplantısı’ düzenlendi.

Tüm paydaşların katıldığı toplantıda, Burdur Ticaret Borsası Meclis Başkanı Hikmet Çangır’ın, tarım ve hayvancılık sektöründe yaşanan soranları dile getirmesine dair açıklama yapıldı;

Burdur İl Tarım ve Orman Müdürlüğü Konferans Salonu’nda düzenlenen değerlendirme toplantısına, AK Parti Milletvekilleri Bayram Özçelik, Yasin Uğur, AK Parti Burdur İl Başkanı Volkan Mengi, Burdur Ticaret Borsası Meclis Başkanı Hikmet Çangır, DSYB Başkanı Kamil Özcan, Köy-Koop Başkanı Osman Bütüner, Ziraat Odası Başkanı Kemal Kubilay, Kırmızı Et Üreticileri Birliği Başkanı Turan Çayır, Veteriner Hekimler Odası Başkanı Kazım Üstüner, kurum müdürleri ve davetliler katıldı.

Değerlendirme toplantısında söz alan Burdur Ticaret Borsası Meclis Başkanı Hikmet Çangır, hem Burdur hem de ülke genelindeki tarım ve hayvancılık sektöründe yaşanan soranları dile getirerek, 3. Tarım ve Orman Şurasına iletilmesini istedi. 

KÜÇÜK İŞLETMELER TMO’DAN ÜRÜN ALABİLMELİ

Meclis Başkanı Çangır, ilk olarak Burdurlu üreticinin, Burdur TMO’da parakende ürün alamadığını belirterek, “Toprak Mahsulleri Ofisi’nin buradaki yeri daha evvel şube iken sonra ajans haline gelmiş. Burdur TMO’dan, tarım ve hayvancılık yapan işletmelerin parakende ürün almaları şansı yok. Yani 5-10 ton civarında ürün alamıyorlar. Bizim ilimizde büyük işletmelerin sayısı az. Ben kendi işletmeme tırlarla ürün alabilirim ama küçük işletmelerin 5 ton, 10 ton ürün almalarının sağlanmasının bizlere fayda getireceğinin düşünüyorum” ifadelerini kullandı. 

YONCA ALMAKTA GÜÇLÜK ÇEKİYORUZ

Tarım ve Orman Bakanlığının, hayvancılık alanında desteklediği  kaba yem için nitelikli ürünlerin olduğunu belirten Çangır, “Bunlardan bir tanesi kaba yem. Yonca maliyetinin ciddi bir miktarını devlet ödüyor. Hayvancılık giderinin yüzde 70’i yem. Yüzde 70’in yüzde 60’ı kaba yem. Biz, ilimizde bu imkana sahip olmadığımız için bize en yakın gibi gözüken Aksaray ve Konya gibi illerimizden alıyoruz. Orada şuanda Ürdün, Mısır, Katar gibi ülkeler yoğun bir şekilde yonca alıyorlar. Bizler Yonca almakta güçlük çekiyoruz ve fiyatlarda sorun yaşıyoruz. Yani bu ne kadar ucuz olabilir, süte yapılan zammın yüzde 15-20 olduğunu düşünürsek, yüzde 10 eksik alsak, bizim için ciddi bir miktar olur. Ülkemizin tarım ihracatı yapmasında sorun yok ancak bu değil” dedi. 

HAYVANSAL GÜBRE KULLANIMI ÖZENDİRİLMELİ

Suni gübre kullanımıyla ilgili, Tarım ve Orman Müdürlüğü bünyesinde, toprak analiz laboratuvarı kurulması gerektiğini belirten Çangır, “Bizim yetişmiş personelimiz vardır mutlaka, yetişmiş personellerden faydalanma şansımız yok, bu cümleyi nereye bağlayacağım, hayvancılık işletmelerinde çıkan hayvansal atık diye tabir ettiğimiz en değerli topraklarımızı güçlendiren gübrelerimiz var. Bu gübrelerin kullanımı özendirilmeli. Suni gübre yerine doğal gübrelerin kullanımının özendirilmesi ve toprak analizleriyle çiftçilere anlatılması faydalı olacaktır” Dedi.

DESTEKLEME ÖDEMELERİNİN TAKVİMİ OLUŞTURULMALI

Destekleme ödemeleri ile ilgili serzenişi de dile getiren Çangır, “Destekleme ödemelerinin bir takvimi yok. Bu yıllardır böyle. Bir 5 yılık planı olmalı. Evet doğru, şartlar öyle gerektirdiği için öyle olmuştur. Ama bundan sonrası için ne yapılmalı, bunları planlamalıyız. Hayvancılık işletmelerinde yabancı işçilerle ilgili belirli konular oluyor,  bu çalışanların devlet idaresinde olmasını talep ediyorum. Bu konuya müsamaha gösterilmemeli. Kişi yasak ve kaçak çalışıyor, radyodan da geleceğini heba ettirme, sigortasız çalışma anonsları yapılıyor. Kişi sigortasız çalışıyor, kendim memleketimizin çocuğu boşta. Yabancı uyruklu kişiler çalışacaksa, ama devlet iradesinde kontrollü ve tanımlı olması gerekiyor” dedi. 

BUZAĞILAMA GÜN ARALIĞI DESTEKLENMELİ

Buzağı desteklemeleri ve üreticilerin aldığı hayvancılık desteklemelerine de değinen Çangır, sözlerini şu şekilde sürdürdü, “Bence nihai ürüne destek verilmeli. Ama devletimiz iyi niyetli olarak birçok kalemde destekleme veriyor. Öncelikle buzağılama gün aralığının desteklenmesi gerekiyor. Bununla da ilgili çalışmaların olduğunu biliyorum. 730 güne kadar buzağılama gün aralığı var, bizim hedefimiz büyükbaş hayvanlardan yılda bir yavru almaktı. Bir yavru almak bazen olmayabilir, 390 günlere kadar çıkar, bunun 400 gün olduğunu düşünürsek, 400 gün ila 440 gün olması arasında fark şudur, bugün 7 milyon anaç hayvanımız olduğunda, bunun 3,5 milyonu dişi olduğunda, yüzde 10buzağılama gün aralığını geri çeksek, süt verimliliği yüzde 20-30 artış yaşanacak. 440 günden 400 güne çekildiğinde 7 milyondan 3,5 milyon dişi olduğunu sayarsak, 350 bin tane ilave damızlığımız olur. 2018 yılında ithal edilen damızlık sığır sayısı 110 bin. Biz, 1 yıl buzağılama gün aralığını geri çeksek, toplam 3 yıllık ithalatımızı yapmış oluyoruz.”

 

No Internet Connection