Manşet - Burdur Gazetesi | Burdur Haberleri, Burdur Haber

Cumhuriyet Meydanı’nda 4. Burdur Kültür ve Sanat Günleri etkinliği açılışı düzenlendi.

Burdur Belediyesi, Burdur Kent Konseyi ve Burdur Araştırmacı Yazarlar ve Şairler Derneği işbirliğiyle organize edilen etkinlikte birçok yazar kitabını kitapseverlere tanıtılarak imzalandı. 5-13 Ekim arası açık olacak ve bu yıl 4. düzenlenen Kültür Sanat Günleri programının açılışına Burdur Araşıtırmacı Yazarlar Şairler Derneği Başkanı Ahmet Ali Bilgen, Burdur Kent Konseyi Başkanı Levent Özer, yazarlar ve vatandaşlar katıldılar.

Burdur Araştırmacı Yazarlar ve Şairler Derneği Başkanı Ahmet Ali Bilgen 4. Kültür Sanat Günleri etkinliği öncesi yaptığı açıklamasında;

“Araştırmacı yazarlarımız, şairlerimiz hepiniz Burdur’a şeref verdiniz. Bazılarınız aramıza ilk defa katılıyor. Bazılarınız birkaç yıldan beri şeref veriyor. Teşekkür ederiz. Burdur Araştırmacı Yazarlar ve Şairler Derneği4nin düzenlediği 4. Burdur Kitap Okuyor Yazarlarıyla Buluşuyor adlı imza günleri etkinliğimizi ve anma günleri etkinliğimizi aramızdan ayrılan değerli öğretmenimiz Fahriye Çakar’a ithaf ederek başlatıyorum. Verdikleri desteklerden dolayı Burdur Belediyesi ve Kent Konseyi, İl Kültür ve turizm Müdürlüğü’ne, Serenler Otel’e, Özeren Otel’e, tüm siyasi partilerin milletvekillerine ve kurumlarımıza teşekkür ediyorum. Açılışı gerçekleştiriyorum.”dedi. 

Etkinliğe Muğla’dan katılan Hatice Altunay’da Merhum Edebiyat Öğretmeni Fahriye Öğretmen hakkındaki düşüncelerini dile getirerek;

“Fahriye öğretmenim ben geldim Burdur’a sen uçup gittin. O güzel ruhuna merhaba! Sen hafifledin, biz ağırlığımız ile savaşıyoruz hala.

Burdur benim için öncelik verdiğim bir kent olmuştu belki de sanata, yazın dünyasına değer veren ekip oluşundandır.Yusuf Çakar gibi sanat ve kültür delileri oluşundandır.Her gelişimde kendisine iyice ısındığım edebiyat öğretmeni emeklisi Fahriye Hanım etkinliklerde bizimle birlikte olmaktan mutlu olurdu. Onu hep gözlerimiz arardı.

Fahriye Çakar’ın ikinci ölüm yıldönümünde düzenlenen bir etkinliğe davet edilmekten onurluydum; öte yandan hüzün doluydum, çünkü saygıdeğer öğretmenimizle ‘ başaran kadın’ öyküleri yazacak Burdur’da bir ilke imza atmanın gururunu yaşayacaktık.

 Burdur’a yedinci gelişimdi. Burdur halkı beni bağrına basmıştı. Burdurlu meslektaşlarım sezgilerin gücü ile tanıştığım Nermin Bilgen ve yazın öğretmeni emeklisi değerli eşi Ali Bilgen bana olan ilgilerini fazlasıyla hissettirdiler. Sağ olsunlar, var olsunlar. Marmaris’e uzanan arkadaşlarına ulaklığım ne güzeldi. Benim Burdur’a gelişimle birçok göz ışığına kavuştu. Tesadüf dediklerim aslında evrene bırakılan güzel iletiler, ilgili olanlar alıyor o kadar.

Fetiye Çoktaşar arkadaşım, dostum neredeyse benim yanımdan hiç ayrılmadı.   Okur yönüne gelinde maişet derdine düşen halkın okumaya ayıracak gücü yoktu, parası olanınsa okumaya yüzü yoktu. Bize dokunan okurlarımız sağ olsun. Olursa Fetiye Çoktaşar gibi okurumuz olsun başta kendisine, komşularının çocuklarına, kiracılarının çocuklarına her yazardan kitaplar almıştı. Okumanın güzel yüzlerine armağan etmişti.

Burdur’un suyunu içen mutlaka dönüp dolaşıp geliyordu. Bu yıl can arkadaşım Meral Kutlug İlsever’i de aldım yanıma. Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği gönüllüsü bir öğretmendir

Engelsiz Fahriye Çakar öğretmenim seni son beş yılda tanıdım. Hasan Hüseyin Korkmazgil aşkına, hiç tanımadığım yüzlerden korkmadan atlayıp geldim. Derler ki evrende hiçbir şey boşuna var olmamıştır. İlkin Çakar ailesini tanıdım. Ailenin engelsiz öğretmenini. Acılarına, ağrılarına rağmen yaşama umudunu asla yitirmeyen Fahriye Çakar öğretmenim seni tanıyanlar asla unutamazlar bilirim. Kız öğrencilerine kol kanat gerişin, onları bir ana bir eğitmen duruşunla rehber oluşun ve o güzel anılarını dinleyişim hiç unutulmaz.Hayat engel tanımaz ya sen de tanımadın.

Seninle yan yana olduğum zaman öğretmenliğimiz uzayıp giderdi hiç bitmesin isterdik. Beşikten mezara kadar eğitimin sürmesi bundan. Bedenler ölümlüdür elbet, anılar ve düşünceler hep filizlenir oğlumuzla, kızımızla ve hayat arkadaşımızla. Biliyorum Yusuf Çakar ve Emre Çakar için çok zor bedensizliği aşmak… Aslında ölenle ölünmüyor derken bir gerçekliği yaşatıyoruz onun anılarını, paylaştıklarını, eylemlerini biz yani geride kalanları yaşıyoruz ve yaşatıyoruz. Bunu severdi, şu müziği dinlerdi gibi… O yüzden öğretmenlerin ölümsüzlüğü sonsuza kadar anıları yaşıyor kuşaktan kuşağa aktarılıyor… Fahriye Çakar da öyle öğrencileri tarafından sönmeyen yıldız olarak dillerden dillere dolaşıyor. Bir iz bırakmış isek hayatta o hep yaşar ardımızda… Hele öğretmenler sönmeyen birer yıldız.  Fahriye öğretmenimin bedeni sızılıydı, ağrılıydı ancak yüreği var ya derya gibiydi. İçinin nehirlerini dinleyince engelini sızılarını unutup gider, yüzüne gülümseme yayılırdı.”dedi.

Hatice Dursun

No Internet Connection