Veteriner Hizmetler Müdürü Kırcı; Hayvan barınakları cezaevi değil

Veteriner Hizmetler Müdürü Şaban Kırcı, Hayvan Barınağı’nda yapılan düzenlemeler, yapılan kısırlaştırma ve tedaviler konularında gazetemize değerlendirmelerde bulundu. 

 

Sokak Hayvanları Rehabilitasyon Merkezi’nde 1 müdür, 1 veteriner hekim, 2 veteriner teknikeriyle birlikte toplamda 8 kişi çalışmakta . Barınakta 60 civarında köpeğin ve 8 kedinin bakım ve kısırlaştırılması yapılmakta. Bunun yanı sıra Rehabilitasyon Merkezi civarında kesin olmamakla birlikte 500 ila 1000 arasında hayvan Burdur Belediyesi Veteriner Hizmetleri Birimi’nce beslenmekte. Ayrıca barınakta yeni doğum yapmış annelerin ya da kısırlaştırılması yapılan hayvanlar için tedavi bölümleri bulunmakta.  

Burdur Belediyesi Sokak Hayvanları Rehabilitasyon Merkezi’nce, yeni eğitim öğretmi yılının başlamasıyla Veteriner Fakültesi, Veteriner Hekimler Odası Başkanlığı ve diğer ilgili birimlerle görüşülerek bir çalıştay yapılması planlanıyor. Çalıştayta da hayvan sağlığı ve bakımıyla ilgili insanların bilinçlenmesi, yasanın içeriğinin uygulanması konusunda da bilgilendirmeler yapılması planlanıyor. Veteriner Hizmetler Müdürü Kırcı, geçtiğimiz Kurban Bayramı’nda hayvanların sakadatlarının gelişigüzel yerlere koyulması nedeniyle kara sineklerin arttığını, derhal müdehalenin yapıldığını ancak bu konuda vatandaşların daha duyarlı davranması gerektiği önerisinde bulundu. 

Önümüzdeki süreç içerisinde Belediye Başkanı Ali Orkun Ercengiz’in koordinesinde 100.yıl Ormanı’nın bulunduğu yere Yeni Hayvan Barınağı inşa edilecek. Bu projeyle birlikte hayvanlara daha geniş, kullanabilir ve gelişmiş bir alan sağlanmış olacak.     

Veteriner İşleri Müdürü Şaban Kırcı Hayvan Barınağı’nda yapılan çalışmalar hakkında yaptığı açıklamada;

“Veteriner İşleri Müdürlüğümüz 1 müdür, 1 veteriner hekim, 2 veteriner teknikeri, 4 işçi olmak üzere 8 kişiyle çalışıyor. Bunun yanında ilaçlamayla ilgili bir ekibimiz daha var. Bu birim özel bir şirket tarafından yürütülüyor. Orada da 6 personelimiz var. Oradaki ekiplerimizde Burdur’daki haşera mücadelesini sürdürüyor. Barınakta genellikle kısırlaştırma yapıyoruz. Veterinerlik fakültesiyle bir protokolümüz var. Hayvanlarımızın kısırlaştırılmasına ya da bizim yetemediğimiz tedavilere sağ olsunlar çok yardımcı oluyorlar. Ancak kentimizde hayvan sevgisi, hayvan duyarlılığına yönelik problemlerimiz var. Yani yasa diyor ki kısırlaştırılan hayvanlar bakımları yapıldıktan, küpelendikten sonra doğaya bırakılır. Biz bunu yapmış olmamıza rağmen vatandaşlar sağlığına kavuşturup, kısırlaştırılan hayvanlardan rahatsız oluyor ve toplanmasını istiyor. Oysa barınaklar hayvanlar için bir cezaevi falan değildir. Sadece popülasyonu kontrol etme ve onlara destek olma anlamında geçici sürece tutulabilecekleri bir yerdir. Bunun dışında hayvanların doğal ortamlarında yaşamaları gerekiyor. 

Aslında insanlar bu noktada bilinçlerini yükseltebilirlerse, duyalı olabilirlerse yaşamın bu renklerini, bu dostları herhalde daha rahat ettirebiliriz diye düşünüyorum. Çünkü hayvanlar duygusal varlıklar. Gölcük Depremi’nde orada kurtarma çalışmalarına yardımcı olan kurtarma köpekleri çok ciddi işler yaptı. Yani en azından bunun hatrına bu hayvanlara sahip çıkmamız gerekiyor. Bunların ağzı dili yok. Bunlara özellikle bu sıcak havalarda  1 kap su, 1 kap yemek mutlu eder. 

Çevre sağlığı önemli

İlaçlama meselesine gelince burada da bilincin artırılması gerekiyor toplumumuzda. Çünkü geçtiğimiz Kurban Bayramı’ndan sonra özellikle kara sineklerin çok fazla ürediğini tespit ettik. Müdahale ediyoruz. Bunun gerekçesi de şu. Hayvanların sakadatlarını açıkta bırakmak, gelişigüzel bir yerlere atmak sonucunda sıkıntı yaşandı. Önlemeye çalıştık. Bu konuda halkımız biraz daha duyarlı olmalı. Bu hem kendi sağlıkları hem de çevre sağlığı için çok önemli. Dolayısıyla alamıyorlarsa gömsünler ya da Temizlik İşleri ya da bizim vasıtamızla alalım. Ciddi olarak hem Temizlik İşleri Müdürlüğümüz hem biz bu noktada çok sıkıntı çektik bu dönem. Bunun tekrarlanmamasını dilerim.”sözleriyle vatandaşların bu konuda biraz daha duyarlı olması temennisinde bulundu.  

Barınaktaki bakılan hayvanların sayısı sürekli değiştiğini belirten Veteriner İşleri Müdürü Kırcı;

“Şu an itibariyle 60 kadar köpeğimiz, 8 tane kedimiz var. Kedilerin eğer bir hastalığı yoksa barınağa getirilmesi ayrı bir problem. Kedi çok kapanmayı seven bir hayvan değil. Tedavilerinin yapılıp bırakılması gerekiyor ama insanlarımız o bilinç düzeyini herhalde geliştirmek gerekiyor. Çünkü her şeyden rahatsız olmaya başladı insanlarımız. O kadar bencil olduk ki. Benim dışımda kimse olmasın düşüncesi var. Köpek görüyorlar, kedi görüyorlar bunları toplayın diyorlar. Yani buna ne aracımız ne de zamanımız yeter. Aynı dakika içerisinde bir Atatürk Mahallesi’nden, bir Organize Sanayi bölgesinden geliyor ihbar. Yetişme şansımız yok ve bu köpekler rahatsız eden bir durumda da değiller. Yani insanlar nasıl bir karşı duruşsa, nasıl bir merhametsizlikse artık bilmiyorum. Bu canlıları çevresinden uzaklaştırmak istiyor. Oysa bunlar renk. Eskiden sokaklara çıkardınız bir kedi miyavlardı, bir köpek havlardı. Artık bunlar yok. Bu dünya bir tek bizim dünyamız değil. Biz bu dünyayı bu canlılarla paylaşmak zorundayız. Bu bilinç düzeyine erişirsek herhalde hem kent hem de canlılar daha mutlu olacaklar diye düşünüyorum. 

Onlarında yaşamaya hakları var

Veteriner Fakültesi, Veteriner Hekimler Odası’yla, Milli Eğitim Müdürlüğü’yle bir araya gelip bir çalıştay düzenlemeyi düşünüyoruz. Bu konuda merkeze bağlı ve köylerdeki muhtarları da katılmasını isteyeceğiz. İlerleyen süreçte bu çalıştayı düzenleyip bir sonuç bildirgesi çıkaracağız. Bu anlamda insanların bilinçlenmesi, yasanın içeriğinin uygulanması konusunda da bilgilnedirmeler yapılacak. Biz ulaşabildiğimiz kadar eğer hayvan hastaysa, rahatsızsa almaya çalışıyoruz. Genel bir mutabakat sağlamak zorundayız. Yok edemeyiz. Onlarında bizim kadar yaşamaya hakları var. O yüzden biraz daha sevecen, duygusal yaklaşırsak eğer dahada iyi olacağını düşünüyorum. 

Önceki dönemlerde barınakta birtakım sıkıntılar yaşanmış. Biz gelince müdahale ettik. Çok fazal bir ıkıntımız yok. Aslında Vatarenar Fakültesiyle birlikte ortak çalışmamızda protokol yaparken biz meseleyi konuşkuştuk. Biz dedik ki görünen biçimiyle bu popülasyon ne kadar sürede kontrol altına alınır. En çok 2-2,5 yıl. Aslında bu süre kısa. Biraz daha sabırlı olsak sistemli yürütmeye devam etsek bizim sokak köpeği konusundaki sıkıntılarımız aşılacak. Tabi dışarıdan gelişleri de kesmek gerekiyor. Onun dışında işleyişimizde değişmeler var. Personelimizde örneğin. Yeni arkadaşlarla çalışıyoruz. Bu çalışan arkadaşların hayvanlarla duygusla bağlılığı kurması gerekiyor. Önceki arkadaşlarda bu pek yokmuş herhalde. Ama şimdi bu arkadaşlar hayvanlarla ciddi biçimde duygusal bağ kurabiliyorlar. 

Yeni bir barınak inşa edeceğiz

Son olarak şunu da belirtmem de yarar var. Belediye Başkanımız Ali Orkun Ercengiz bu konuda özellikle barınak konusunda çok hassas. Şu anda kullanıyoruz evet ama daha düzgün, daha gelişmiş, daha kontrol edilebilen ve daha geniş bir hayvan barınağı yapmak için süreci projeye aldı. 100. Yıl Ormanı’nın olduğu yerde yeni bir barınak inşa edeceğiz. 

Buranın kuruluş gerekçeside ben 1986 yılında belediyeye girdim. Kimi hayvanseverler herkesin aynı derecede hayvan sevmesini istiyorlar. Ama bu kültür meselesi. Herkesin eşit derecede hayvan sevmesini bekleyemezsiniz. İnsanların fobileri kolay kırılmıyor. 1986 yılından neredeyse geçtiğimiz 15 yıla kadar bizim eli tüfekli kadrolu itlaf ekiplerimiz vardı. Yani hayvanlar vurulara öldürülüyordu. Biraz el yordamında yapmak durumunda kaldık bu işi. Temel derdimiz sokaklarda çocukların gözleri önünde hayvanların öldürülmesini engellemekti. Başarılı da oldu. Artık böyle bir kadrosu yok belediyenin. Bu konuda  belediye başkanı da son derece duyarlı ve destek veriyor. Yeni yapılacak yerin çok daha komplike çok daha düzgün bir yer olacağına inanıyorum. Bu anlamda belediye başkanına teşekkür ediyorum.” değerlendirmesi yaptı.

Hatice Dursun

Ögeyi Oylayın
(0 oy)

Yorum yapın

No Internet Connection