Salda Gölüme dokunma!

Türkiye Salda Gölü’nü sahiplendi.

 

Fazla lafa gerek yok!... Olup bitenlerin fotoğraf herşeyi anlatıyor… ÖÇK kaldırılsın, Doğal sit alanı koşullarının uygulanması Salda Gölü’nün korunması için yeterlidir.

Salda Gölü Doğaseverlerin yaratıcı çabalarıyla ülke gündemine girdi. Dünyanın en temiz, Türkiye’nin en derin gölü olan Salda Gölü’ne Millet Bahçesi yapılması için ihale yapanlar;

Şimdi vargüçleri ile Salda Gölü’ne Millet Bahçesi adı altında tesisler yapmanın, Salda Gölü’ne zarar vermeyeceğini, aksine Salda Gölü’nün bu yolla korunacağını  savunmaktalar.

Denizli Pamukkale, Uzungöl facialarından sonra, Salda Gölü’ne Millet Bahçesi yapılması projesine tepkiler çığ gibi büyüyor! 

Öyle ki; Salda Gölü’ne millet bahçesi yapılması girişimleri, ülkemizin tanınmış, çok satan dergileri olan Uykusuz ve Leman Dergileri’ne kapak oldu.

Doğaya, çevreye duyarlı yazarların ve bilim insanlarının yazıları gazetelerde, dergilerde, internet sitelerinde birbiri ardına yayınlanıyor. Televizyon kanallarının haberlerinde yer alıyor.

Ülke çapında bunlar yapılırken, öte yandan en büyük görev bizlere, Burdur’da yaşayanlara düşmekte. Burdur’da yaşayanlar olarak bizlerde “Salda Gölüme Dokunma” şiarı ile sesimizi yükseltmeliyiz!

SALDA GÖLÜ MİLLET BAHÇESİ

Pamukkale Millet Bahçesi’ndeki akıl dışılık ve pervasızlık akla Salda Gölü Millet Bahçesi’ni getiriyor. Geçenlerde Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum, elinde (bir mimar olarak gayet kötü ve alelacele hazırlanmış olduğunu düşündüğüm) sunum paftaları ile gölün önünde durup, buraya 300 bin metrekarelik millet bahçesi yapacaklarını ballandıra ballandıra anlatıyordu.

Basına yansıyan fotoğraflar absürt ötesi idi. Arkada bembeyaz kumsalı ile güzeller güzeli Salda Gölü. Kimse dönüp bakmıyor. Sunum paftalarında ise göl möl yok. Onun yerine, yine tıraşlanmış bir alan, önde bungalovlar, arkada kocaman bir otopark. Bölgeye ayrıca festival alanı, tuvalet, mescit, kafeterya, yürüyüş yolları vs. inşa edilecek. Alın size doğayı, topoğrafyaya indirgeyen başka bir yamama proje daha. Her yer beton, her yer asfalt.

Acaba bakan ve yanındakiler, ayakkabılarını çıkarıp, kumaş pantolonlarının paçalarını sıyırıp, suları sıçratarak gölde gezinmenin keyfine varmayı akıllarına getirmişler midir? Sanmıyorum. Yok öyle bir fotoğraf. Zaten dönüp göle bakan da yok. Göl yok. Sadece devlet erkanının tüm ciddiyeti ile ellerine tutuşturdukları üç beş dandik sunum paftası var. Ne(ler) olacağı şimdiden belli.

Gazete Duvar

BARAN DÖNER

Başka Salda Gölü yok: Vazgeçin

Mahkemenin iptal kararına rağmen 31 Temmuz’da Salda millet bahçesi için ihale yapılacak. Duruma tepki gösteren akademisyen Kesici, “Oraya 30 yılımı verdim fakat anlatamadım. 2-3 milyon yıllık gölü 10 senede kaybederiz. Başka Salda yok. Bize kulak versinler 

Burdur’un doğal güzelliklerinden olan ve uzmanların ‘ayakkabıyla bile basılmaması gereken bir yer’ olarak nitelediği Salda Gölü’ne millet bahçesi ısrarı bitmiyor. Mahkemenin iptal kararına rağmen planlanan millet bahçesi için 31 Temmuz’da ihale yapılacak. Salda ile ilgili yürüttüğü bilimsel çalışmalarla tanınan akademisyen Erol Kesici, “Ben oraya 30 yılımı verdim fakat anlatamadım. Salda çok hassas bir göl. 2-3 milyon yıllık gölü 10 senede kaybederiz. Yol yakınken vazgeçin” dedi.

GÖLET TAHRİP ETMİŞTİ

Burdur’un Yeşilova ilçesindeki turkuaz suyu ve beyaz sahiliyle Türkiye’nin Maldivleri olarak adlandırılan Salda Gölü’ne yapılacak olan Millet Bahçesi’nin ihalesi 31 Temmuz’da gerçekleştirilecek. Duruma tepki gösteren Türkiye Tabiatını Koruma Derneği Bilim Danışmanı ve emekli akademisyen Erol Kesici, gölet ve barajla gölün zaten tahribata uğratıldığını söyledi. Salda’nın 2-3 milyon yıl önce oluştuğunu hatırlatan Kesici, sözlerini şöyle sürdürdü, “Dünya’da başka bir Salda yok. Pamukkale travertenleri nasıl korunuyorsa buraya da aynı özen gösterilmeli. Biz de kalkıp TOKİ’de ihaleye çıkarıyoruz. Göl öldü demektir. TOKİ’ye teslim edilen her yer yok oluyor.”

Salda’nın uluslararası bir öneminin de olduğunu vurgulayan Kesici, bu yönüyle gölü “dünya bahçesi” olarak adlandırdı. Gölün içerinde sadece 10 çeşit mikroskobik canlı türü ile ‘Salda Balığı’ isimli endemik bir türün yaşadığını kaydeden Kesici, sözlerini şöyle sonlandırdı, “Göle ulaşan kaynaklar üzerinde çok büyük bir kirlilik baskısı var. Göl çok yönlü tehdit altında. Ben oraya 30 yılımı verdim fakat anlatamadım. Pamukkale’de nasıl hata yapıldığını hatırlasınlar. Zamanında gelip bastılar, mangal yaktılar her türlü zararı verdiler. Şimdi girerken pantolon paçalarını bile sıvattırıyorlar. Tekrar ediyorum başka Salda yok. Bize kulak versinler. Biz bilim insanları olarak buraya millet bahçesi yapılmasını istemiyoruz. Bu sözümüz tarihe not düşülsün.”

Türkiye’nin gözbebeği Salda Gölü’ne sahip çıkalım.

Yeşilova’da oturan bir arkadaşımdan ileti aldım. “Anadolu’nun nazar boncuğu, Burdurumuzun ve Yeşilovamızın gözbebeği Salda Gölümüze ‘millet bahçesi’ adı altında TOKİ tarafından yapılan proje, 31 Temmuz 2019’da ihaleye çıkıyor. Ancak şu ana kadar kamuoyuna projenin içeriği, niteliği, doğaya ve çevreye zararı, betonlaşma var mı yok mu, yapılacak binaların özelliği ve işletmelerin kimler tarafından işletileceği konusunda en ufak bir bilgi yok...” 

Salda Gölü, Türkiye’nin Maldivleri olarak anılıyor. Dünyadaki iki örnekten biri. Göl suları günün her saatinde, her mevsimde, havanın açık ya da kapalı oluşuna göre ayrı bir renk alıyor. Turkuvaz yeşilin, mavinin ve lacivertin her tonu dalga dalga uzanıyor. Suyu berrak, kıyıdaki kumsalı beyaz. (4 Nisan 2019’da Cumhuriyet gazetesindeki yazımda bu konuya ilişkin ayrıntılı bilgi verildi.) 

Mart ayı başında yayımlanan Cumhurbaşkanlığı kararıyla “Salda Gölü Özel Çevre Koruma Bölgesi” belirlendi. Bu kararla 295 kilometrekarelik alan koruma altına alındı. Gölün yüzeyi 44 kilometrekare. Yani gölün 6.7 kat büyüklüğündeki bir alan söz konusu. 

Gölün çevresi bozulmamış Akdeniz bitki örtüsüyle kaplı. Güney yamacında yükselen Eşeler Dağı’nın üstünde çevre illerde yaşayanların kullanımında olan kayak merkezi var. 

Akıllı, paralı, zevkine düşkün müşterilere satılabilecek bulunmaz bir mal var elde.

Devasa çay-kek bahçesi mi? 

Konu ilk gündeme geldiğinde; buralara çevre düzenlemesi ve günübirlikçilerin ihtiyaçlarını karşılayacak tuvalet vb. şeylerin yapılacağı, yöre halkı için “çay bahçesi (!)” açılacağı söyleniyordu. 295 kilometrekare koruma altına alındığına göre, böyle bir alana kimse çay bahçesi yapmayı düşünmüyordur sanırım. Zira böyle bir çay bahçesini doldurmak için tüm Akdeniz Bölgesi’ndeki insanları toplamak gerekecektir. 

Hakkını teslim edelim gene. Bu yaz Salda köyünün sahiline kaymakamlık “çay bahçesi (!)” açmış. Köylüler bedava çay kek beklerken sahile girişten kişi başı 10 lira alınmakta, çaylar 5 liraya sandviçler 10 liraya ikram edilmekte. 

Yeşilova sahilindeki plajda, belediyenin yıllardan bu yana gelenlere ucuz hizmet sunduğu gazinosu, konaklama yerleri, çadır alanları vardı. Yapılan bildirimle bu hizmet alanlarının boşaltılması istenmiş.

Maldivler’e kimler gidiyor? 

Daha önce ülkemizde yaşananlara bakarak olabilecekleri düşünebiliriz. 

1- Önce 295 kilometrekarelik koruma alanı tel örgüyle çevrilip korumaya alınır. 

2- Bu alan içinde kalan ne varsa TOKİ tarafından kamulaştırılır. 

3- Gölün en gözde yerlerine çok yıldızlı oteller yapılır. 

4- Doğa harikası bu alan, köylülere bırakılamayacak kadar muhteşemdir. Çok iyi de para getirir ve leblebi nohut gibi satılır. Geniş parsellere ayrılır, Arapların hizmetine sunulur. Güzelim Karadeniz yaylalarının Uzungöl’ü gibi kısa sürede bitirilir. 

Çevrede yaşayanların çok büyük kesimi olanın bitenin ayırdında değil. Küçük bir grup olaya dikkat çekmek istese de seslerini dinleyen yok. Önemli bir bölüm korkuya teslim olmuş durumda. Ülkenin her yerinde olduğu gibi burada da insanlar karpuz gibi yarılmış. Yarının bir yanı ne olursa olsun, kendisini yapılanların savunucusu gibi görüp görev üstleniyor. Ayrıca, köylerdeki eğitimli ve gözü pek kesimler kentlere gitmiş. Benim öğrencilik yıllarımda Kayadibi İlkokulu’nda 150 dolayında öğrenci vardı. Şimdi 8 öğrenci kalmış. Bu yorgun insanlar her şeyi görse bilse bile, “Neler oluyor” diye soracak halde değiller.

Salda Gölü’nün geleceği nasıl olmalı? 

Salda Gölü milyonlarca yıldır burada. Milyonlarca yıllık değişimle bu güzelliğe ulaşmış. Çevredeki insanlar geçen süre boyunca bu gölle yaşamışlar. Gölü ve çevresinin doğal yapısını korumuşlar. Acaba şimdi, “Dönem yağma dönemi. Biz alacağımızı alalım 50 yıl sonra ne olursa olsun” mu denmeli? Yoksa atalarımızdan aldıklarımız geleceğe taşınmalı, bu değerler korunmalı mı?

Burada yaşayanlar olarak bizler, bencil bir kıskançlıkla, “Buralar bizim, kimse gelip rahatımızı bozmasın” diyemeyiz. Güzellikler tüm insanlığın ortak malıdır. Doğanın yarattığı eşsiz güzellikler bitirilmesin, korunsun diyoruz. Halkın yararına geliştirilsin ve en geniş şekilde halkın hizmetine sunulsun istiyoruz. 

Göl, artık Türkiye’de bilinir hale geldi. Özellikle yaz aylarında gelenlerin sayısı yüz binlerle ifade ediliyor. Bunlar arabasıyla çevrede turluyor, kumsala inip yürüyor, bazıları yüksekçe bir yere çıkıp muhteşem berraklığı gözlüyor ve gidiyor. Gelenlerin hemen hepsi günübirlikçi. Konaklama yerleri olmadığı için uzun süre kalma olanakları yok. 

Buranın konaklama sorunu çevrenin sahibi olan ve doğayla barışık yaşayan köylülerle birlikte çözülmeli. Salda, Doğanbaba, Kayadibi, Yeşilova yerleşim yerlerinde ev pansiyonculuğu geliştirilmeli. Yeşilova Belediyesi bu yönde önderlik etmeli.

Zaman kısa 

Ev pansiyonculuğu iki yönüyle çok önemli yararlar sağlayacaktır: 

Birincisi; konuklar çevre insanının doğal yaşam ortamında yaşayacak, yeni insanlar, yeni güzellikler, yeni tatlar keşfedecektir. 

İkincisi; yüz binlere hizmet sunan çevre halkının yaşam tarzı değişecektir. Başka dünyaların insanlarını tanıyacaklar, değerleri, kültürleri, ekonomik güçleri gelişecektir. Buralardan dışarılara göç verilmeyecek, hatta çevre illere gidip asgari ücretle iş bulduğuna şükredenlerin büyük kesimi geri dönecektir. 

En önemlisi, doğanın güzelliğine ve yapısına hiçbir zarar gelmeyecektir. 

İmdat! İmdat! 

Çevredeki bir avuç insan “imdat” diye haykırıyor. Yurtsever aydınlar, çevre dostları onların sesine kulak verin. Konuyla ilgili bilgi sahibi olanların bilgileriyle, deneyim sahibi olanların deneyimleriyle yanlarında olmalarını bekliyorlar. Sizleri Türkiye’nin Maldivleri’ne çağırıyorlar. 

Doğanın bize armağanı olan böyle bir değerin Türkiye’de ikincisi yok. 

Zaman kısa. Hemen şimdi, Türkiye’nin gözbebeği Salda Gölü’ne sahip çıkalım.

Dursun Utku

Emekli Adana İl Milli Eğitim Müdürü

Ögeyi Oylayın
(0 oy)

Yorum yapın

No Internet Connection