Milletvekili Göker’den Cumhurbaşkanı’na çağrı; Projeden vazgeçin başka Salda yok

CHP Genel Başkan Yardımcısı Gülizar Biçer Karaca’nın katılımıyla, Salda Gölü’nde millet bahçesi yapımını protesto etmek için eylem düzenlenmişti. Salda Gölü’ne yapılması planlanan millet bahçesinin ihalesi 31 Temmuz tarihinde gerçekleştirildi. TOKİ’den yapılan açıklamaya göre ihaleye 7 firma katıldı ve 14 milyon 699 bin TL ile 32 milyon TL arasında teklif sunuldu.

 

Yaptığı açıklamada, konu ile ilgili detaylı bilgilere yer veren Milletvekili Bayram Özçelik millet bahçesinin donatılarının Salda Gölü kumsalına yaklaşık 300 metre mesafede olacağını, günübirlik ziyaretçilerin ihtiyaçlarını karşılayacağını söylemişti.

Milletvekili Mehmet Göker’de dün CHP İl Başkanlığı’nda yaptığı basın açıklamasında, milllet bahçesi adı altındaki yapılaşmadan vazgeçilmesi gerektiğin,i bu donatının bitki örtüsüne ve gölde yaşan canlılara zarar vereceğini açıkladı. Toplantıda Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a ülkenin çocukları ve tüm dünya mirası adına seslenen Milletvekili Göker, “Lütfen bu açıklamalara kulak verin ve bu projeyi iptal edin. Çünkü başka bir millet parkı alanı bulunabilir ama başka bir Salda Gölü bulunamaz. Bu projeden vazgeçin. Salda Gölü doğallığıyla kalsın.”çağrısında bulundu.  

Milletvekili Mehmet Göker toplantıda millet bahçesi ihalesiyle ilgili olarak yaptığı açıklamada;

“Gündemimiz malesef çevre ve çevre alana yapılan yapılaşmalarla ilgili olarak devam ediyor. Biz Kaz Dağları’nda yapılan siyanürle altın arama girişiminde gölgede kalmadan yöresel zenginliğimiz olan ve dünya mirası Salda Gölü’müzü kurtarmak için bu basın açıklamasını yapmak zaruriyetinde hissettik. Öncelikle bundan önceki gün mecliste birinci parti konumundaki olan ait vekilimizin yaptığı açıklama tamamen siyaset olarak projenin içeriğinden ve bilimsellikten uzak bir açıklamadır. Açıklamanın dayandığı nokta sadece sistemin getirdiği olarak Sayın Recep Tayyip Erdoğan’a dayandırılmış, o her şeyi bilir şeklinde yapılmış bir açıklamadır. Orada çocuklarımızı korumak ya da kullanmak, güneşin altında gülünç duruma düşmek gibi bir kavramı bizim kabul etmemiz mümkün değildir. 

Bizim yapacağımız eylem ki oradaki çocuklarımız doğal olarak spontene olarak bulunmuştur. Çocuklarımıza miras olarak devraldığımız çevreyi gündemde tutabilmenin maksadıyla yapılmıştır. Bu davetiye il başkanımızın öncülüğünde başlattığımızda siyasi parti gözetmeksizin tüm parti lere çağrı yaptığımızı, kendilerine buradan tekrar belirtmek isterim. Çünkü çevre siyaset üstü bir mevzudur. Herkesin ortaklaşa bir konuda birleşerek bunu arz etmesi gerekir. Şimdi projeyi bilmemek ya da her şeyin bir kişi tarafından bildiğini ima eden bir davranışı projenin içerisindeki detayları bilmediğine ve bunu bilmediğini tescillettiren bir açıklama olarak dün yayınlanan ekap projesinden size bazı alıntılar vereceğim. 

Yanlış bilgilendirmeyi kendileri yapıyor

Sürekli bahsettikleri özel çevre koruma alanı ya da kanunu dedikleri şey. Bunlar bu bölgenin koruma altına alndığı şeklinde yanlış bilgilendirmeyi asıl kendileri yapıyorlar. Açıp bakıldığı zaman özel çevre koruma kanunu bir korunma kanunundan çok korunması planlanan bölgelerdik yapılaşmayı yani işletmeye gözeten bir kanundur. Bunun maddelerini düzenler. Dün ihaleye  çıkıldı. İhaleye bizim danışmanlarımız alınmadı. Basına kapalı yapıldı. İhale süreci tamamlanmadan 1 hafta sonraki bir süreye bırakılarak bir firmanın açıklanacağını söylendi. Bu da bizim kaygılarımızı adrese teslim bir ihale yapılmak istenmesine rağmen birden fazla katılımcının olması sesebiyle bunu öngören bir sistemde ya da yapılaşmada önüne geçmek maksadıyla basına kapalı yapıldığını düşünmekteyiz. Bu ekap dediğimiz bir proje var. Elektronik aletler projesi. Bu ihaleden 1 gün önce yayınlandı. Buna bizim tabirimizle yangından mal kaçırırcasına birilerinden bu şilemi kaçırırcasına yayınlanmış bir ihale metniydi. Niye ihale metniydi? Çünkü eğer içimizde bir miktar doğa sevgisi yoksa hayatınızı dolara endeklemiş iseniz bu ihaleye girecek olan bir dünya firma bulabulursunuz ki gördüğümüz gibi de böyle oldu. İhalede neler vardı? İhalede kıraathane, diskotek, yönetici odası, müzik anons sistemi, kaleobodur yapılanması sistemi, mutfak, büfe, iki mescit bunlar ihalenin içindeki yapılması düşünülen donatılar. Şimdi çevreye zarar verilmeyeceği konusunda alt madde olarak ihalede çıkan 4,5 metrelik subasmanı var. Peki buradan bunu sormak lazım. Subasmanı yapılan yere çivi çakılıyor mu yoksa bir dozer mi girmiş oluyor. Çevreye verdiği etkisi bunun ne olacaktır. Siz burada 4,5 metrelik subasmanını betondan değilde neyden yapmak istiyorsunuz. İkincisi bu sistem içerisinde en önemli olan asansör var. Asansörün olması demek burada çok katlı bir yapılaşmaya gidiyeceğinin öngörüsü üzerine yapılmış bir şeydir. Kapalı alan 4 bin 400 metre karenin üstünde bir alan.”dedi. 

ÇED raporu gereklidir raporunu neden beklenmedi?

Bilim insanlarının Salda Gölü’ne herhangi bir insani faaliyette bulunulmaması gerektiğini söylediklerini vurgulayan Milletvekili Göker;

“Salda’da endemik bitkilerimiz, kendine özgü canlılarımız var. Bunun çalışması yapıldı mı? Çünkü planlanan kapalı alan projesinde ihaleye çıkılan şartnamede toplamda 650 bin bütlük bir klima yapılanması var. Dışarıya salacağı sıcaklık derecesini siz hesaplayın. Çevreye, bitki örtüsüne ve canlılara vereceği zararın bu sıcaklığı gelin hep beraber hesaplayalım. Bunun çevrecilere danışması yapılmış mıdır? Hayır. Çevre değerlendirmeis yapılmış mıdır? Hayır. Bizim karşı çıktığımız iki nokta var. Birincisi siz bunda niye ÇED gereklidir raporunu beklemediniz? İkincisi askı süresi tamamlanmadan niye bu ihaleyi başlattınız? Üçüncüsü bilim adamlarının şöyle bir öngürüsü var. Burası 2 milyon yılda oluşmuş bir alan. Bu alanın devam etmesi için buraya herhangi bir insani faaliyette bulunmaması ve dahi dağdan göle kadar herhangi bir yapılaşmanın yapılmaması bu bölgenin ışık görmemesi şartını söylüyorlar. Şimdi geldiğimiz nokta itibariyle 1400 metrekarenin üstünde bir alanda siz kapalı alan teşkil ediyorsanız ortaya çıkacak olan karanlığı siz düşünün.”dedi ve millet bahçesi ihalesinin en tedaylı ekap projlerinden olduğunu söyledi.

  CHP İl Başkanı İzzet Akbulut Salda Gölü çevresine yapılacak olan millet bahçesi projesinin doğaya ve bitki örtüsüne zarar vereceğine dikkat çekerek;

“Salda Gölü’ne yapılacak millet bahçesiyle alakalı Türkiye’nin gözünü kulağını Salda Gölü’ne dikkat çekmek amacıyla Salda Gölü’nün kenarında Genel Başkan Yardımcımız Gülizar Biçer’in katıldığı bir basın açıklaması gerçekleştirdik. Dün itibariyle Salda Gölü’ne yapılacak millet bahçesiyle alakalı ihale gerçekleştirilmiş oldu ve bununla alakalı Milletvekilimiz Mehmet Göker bu ihale süreciyle ilgili açıklama yapacak. Ama bizler Salda Gölü’ne yapılacak mille bahçesinin göle zarar vereceği, doğallığını bozacağı ve gölün tehlike altında olacağı düşüncesindeyiz. Bu Salda Gölü’ne dikkat çekme projelerimiz oradaki yaptığımız basın açıklamasıyla başladı. Bu ihale iptal olana kadar mücadelemiz devam edecek, açıklamalırımızla ve yaptığımız eylemlerimizle. Artık burdan tüm Türkiye’yi almak istiyoruz. Tüm Türkiye’nin dikkatini Salda Gölü üzerinde toplayıp, burada yapılacak yapılaşmanın önüne geçilmesini istiyoruz. İhale süreciyle ilgili bilgiyi Miletvekilimiz verecek.”dedi.

CHP Merkez İlçe Başkanı Sıdıka Gül Oğuzkan’da Salda Gölü’nün önemli bir doğal zenginliğe sahip olduğunu belirterek,

 Ak Parti iktidarının doğa güzelliklerine saldırmaya başladı ve bu yüzden bütün Türkiye olaraktan bir tek Maldivlere değil, bütün doğa harikalarımıza sahip çıkmak gerektiğini düşündüklerini ifade etti.

Hatice Dursun 

 

Ögeyi Oylayın
(0 oy)

Yorum yapın

No Internet Connection