Tarihi su terazisine aman dikkat!

Yüzlerce yıl önce, Yeşiltepe’nin eteklerine kadar, getirilen sulama suyu ve içme suyu, buradan itibaren su terazileri vasıtasıyla, direkler üzerinde oluşturulan sac oluklarla şehre dağıtılmış.

 

Bu teraziden itibaren sular, oluklarla Karasenir Mahallesi’ne,  Mısırlılar Evi önündeki su terazisine ve Hatip Hoca Caddesi’nde, çay yakınında yer alan su terazisine ulaştırılmış.

Mısırlılar Evi önündeki teraziden itibaren, sulama suyu ve içme suyu iki ayrı hatla Ulucami önüne kadar  götürülmüş.

Sulama suyu sokakların ve evlerin altından kazılan  birbuçuk metre derinlikte, 1 metre eninde kanallarla, Yoğurçu Sokak üzerinden Ulucami önüne kadar ulaştırılmış. Sulama suyu, yer yer ana kanaldan uzatılan kanallarla evlere alınmış. 

içme suyuda, Mısırlılar Evi önündeki teraziden itibaren, yine Yoğurçu Sokak üzerinden ve bazı evlerin altından, şimdiki 100’lük plastik borulardan biraz daha kalın, yarım metre uzunluğundaki pişirilmiş toprak borularlardan oluşan ve yortu tabir edilen hatla, o zamanlar, Ulucami duvarında bulunan çeşmelere kadar götürülmüş. Bu su taşıma sistemi, günümüzdeki değerler ve ölçülerle de mühendislik harikasıdır.

Hatip Hoca Caddesi’ndeki su terazisine ulaştırılan su, çayın beri tarafı ve karşı tarafında kullanıma sunulmuştur.

Burdur’un çeşmeleri, su terazileri konusunda yapılan çalışmada;

Geçmiş dönemlerde şehirlerin su ihtiyacı, su kemerleri, su kanalları vb. yapılar ile uzak kaynaklardan getirilip, şehirlerin belli  noktalarından  dağıtımları  yapılarak karşılanırken;  günümüzde,  gelişen teknolojiyle birlikte şebeke su sistemleri kentlere adapte edilmiş, suyun belirli bir noktaya değil, her eve ulaştırılması sağ-lanmıştır. Gelişmelerin bir sonucu olarak, geçmiş dönemlerde inşa edilen mahalle, meydan ve duvar çeşme-

leri gibi insanların su ihtiyacını karşılayan küçük  ölçekli yapılar zamanla işlevlerini yitirmişlerdir. Büyüyen şehirlerin mahallelerinde sıkışıp kalan bu kültür mirası örnekleri Burdur şehir merkezinde de yer almaktadır. 

Bildirinin konusu, Burdur şehir merkezinde tespiti yapılan on üç adet depolu çeşmedir. Bu çeşmeler, plân tip-leri, malzeme ve süsleme açısından değerlendirilmiş, benzer örneklerle karşılaştırılmış ve Burdur çeşmelerinin karakteristik özellikleri vurgulanmaya çalışılmıştır. Doğal ve beşeri afetler karşısında ayakta kalarak günümüze gelebilen çeşmeler kimi zaman bulundukları yerden taşınmış, kimi zaman yapılan yanlış onarım veya restorasyonlar sonucunda özgünlüğünü kaybetmişlerdir. Zaman ilerledikçe yok olmaya daha da yaklaşan bu nadide eserleri tanıtmak ve gelecek nesillere aktarmak konuyu daha da önemli hale getirmektedir. Şehir  merkezindeki pınarların varlığından  söz edilmektedir. Bunlar; Hacı Hasan, Kaya Pınarı, Cünbüşlü ve Öküzbattı pınarlarıdır Bu pınarlardan çıkan suların 35 çeşmeye taksim edildiğinden bahsedilmiştir.7 Şehir merkezindeki kaynakların zaman içinde yetersiz kalması ve kuyu sularının sağlıksız olmasından dolayı uzak kaynaklardan da şehir merkezine su getirilmiştir. Burdur’un güneydoğusunda yer alan eski adı Mandırna yeni adı Çatağıl olan kaynaktan şehre su, kemerler vasıtası ile getirilmiştir Nitekim bir çalışmada bugünkü ismiyle Necatibey (Manastır) Divanbaba ve Tepe Mahallelerinde su kemerlerinden bahsedilmektedir.

Şehir merkeziyle, bahsedilen uzak kaynak arasındaki konum ve topografya göz önünde bulundurulduğunda, suyun ilk olarak Manastır Mahallesi’ndeki kemerle şehre ulaşması ve buradan şehrin farklı bölgelerine dağıtılmış olması gerekmektedir. Günümüzde büyük bir bölümü ortadan kalkan bu kemerlerden geriye sadece birkaç adet belli belirsiz kemer gözü kalmıştır 

Burdur şehir merkezindeki su dağıtım sitemi içinde yer alan bir başka unsur ise su terazileridir. Oluklaraltı, Nasip Hoca ve Cumhuriyet Caddesi üzerinde yer alan üç adet su terazisininkaynağını nereden / nasıl aldığı ve suyu nereye dağıttığı hakkında kesin bir yorum yapılamamaktadır. Ancak; Oluklaraltı Caddesinin 1942 yılına ait fotoğrafına bakılarak, caddeye ismini veren olukların burada teraziler arasında su taşıdığı düşünülmektedir. 

Burdur’un su kaynakları ile ilgili edinilen bilgiler ışığında, bazı çeşmelerin kaynakları bilinse de kentte bulunan diğer çeşmelere suların nereden ve nasıl geldiği, aralarında yer altı su sisteminin bulunup bulunmadığı hakkında yorumların yapılabilmesi için kazı çalışmaları ve arşiv araştırmaları yapılması gerekmektedir.” Denmekte.

 

Ögeyi Oylayın
(0 oy)

Yorum yapın

No Internet Connection