Milletvekili Göker; Bırakın çocuklar kendi köyünde okusun!

Milletvekili Mehmet Göker, CHP İl Başkanı İzzet Akbulut, Kayaaltı Köyü’ndeki Ortaokulun kapatılmaması, taşınmalı sisteme geçilmemesi konusunda Kayaaltı köylülüeri ile birlikte basına açıklama yaptılar.

 

Öğrenci sayısının yetersizliği ve okulun depreme dayanıklı olmaması gerekçeleri ile Kayaaltı Ortaokulu’nun kapatılması ve binanın yıkılması gündemde. Okulun eğitim öğretime devam etmesini ve çocuklarının taşımalı eğitime mecbur kalmamasını isteyen köylüler, okulun kapatılmaması için çağrıda bulundu.

Köy sakinlerinden Kezban Özçelik, “Okulumuzun kapanmasını istemiyoruz. Çalışsın. Okulumuz elden gitti mi köyümüz biter. Ben bunu biliyorum. Okulumuz gitti mi köyümüz bitti. Hakimi, savcısı en önden gelenleri bizim köyümüz çıkardı.” Dedi.

Nilgün Akgün ise, “Biz okulumuzun gerekirse önünde yatarız. Yıkılmasını istemiyoruz. Bizim çocuklarımızın uzağa gitmesini istemiyoruz. Bir başka memlekette rezil olmasını istemiyoruz çocuklarımızın. Kadın olarak okulumuzun her zaman arkasındayız.” Sözleriyle tepkisini dile getirdi. 

Okulun kapanmaması için, İnsuyundan öğrenci getireceklerini belirten köylüler; sorunlara çözüm buluyoruz ama önümüze hep yeni birşey getiriyorlar. Bu sefer de yetkililer bize, ek bina dahil her iki binanın da yıkılacağını söylediler.

Köy sakinlerinin daveti üzerine Kayaaltı Ortaokulu önüne gelen Milletvekili Mehmet Göker, Belediye Başkan Yardımcısı Ali Say ve CHP İl Başkanı İzzet Akbulut, köylüyle biraraya gelerek talepleri dinlediler. Milletvekili Göker, konuya ilişkin basın açıklaması yaparak;

 “Köyün ileri gelenleri; bizlere ve ismini belirtmek istemediğim diğer partili yöneticilere, kendi okullarının önünde destek vermeleri için bir çağrıda bulundu. Biz bu çağrıya icap ederek gelmeyi planladığımızı ve destek vereceğimizi kendilerine ilettik ancak akşam üzeri gelen bilgiler gerek muhtar gerek köylünün aranarak bu yapılacak açıklamanın ertelenmesi ve böyle bir şeyin yapılması halinde muhtarın ve köylünün aleyhine işler yapılacağı yönünde bir söylem geliştirildiği ve bunun köylüye iletildiği nedeniyle şuanda sadece Cumhuriyet Halk Partisi olarak hepinizin huzurundayız. Biz parti olarak her daim haklı gördüğümüz, ezilenin yanında olmayı kendimiz için bir şiar edindik. 

Sayısal açık, bir bahane değildir

Kapatılması gündemde olan okul için öncelikli olarak öğrenci sayısının yetersiz olduğunu söylediler. Öğrenci sayısının 37, 38 civarında olması çevre köylerden buraya gelecek olan öğrencilerle doldurulabilir. Bayındır Köyü ile arası 2.7 km. Stabilize bir yol var. Bu stabilize yolun (ki yıllardır her iki köyün ortak sorunudur) Asfaltlanması halinde oradan buraya öğrenci gelişi mümkün kılınacaktır. Çünkü o köyden çocuklar,  hali hazırda kapasite üstü eğitim veren Büğdüz Ortaokulu’na gitmekte. Dolayısıyla oradan buraya öğrenci yönlendirilmesi her iki köyün halkının da yararına olacaktır. Yani sayısal açığı kapatabiliriz. Bu bir bahane değildir. 

Taşın altına gövdemizi koymaya hazırız

İkinci gerekçe ise, eğitim görülen binanın çürük ve depreme dayanıksız olduğu söylenildi. Yaklaşık 4 yıldır Burdur Devlet Hastanesi, üniversiteden alınmış bilirkişi raporuyla sağlıksız ve depreme dayanıksız? yıkım kararı olmasına rağmen hizmet vermeye devam ediyor. Orada bu hizmeti veren devlet burada niye bu eğitimi vermekten köylüye imtina ediyor? Bunu aklımıza getirmek istemiyoruz ama bu köy yıllardır düşünceleriyle öne çıkmış ve Cumhuriyet Halk Partisi’ni desteklemiş bir köydür. Bunun arkasında siyasi bir irade ile bu köy cezalandırılmak mı istiyor? Biz bunun merakı içindeyiz ve bu konuda yetkililerden açıklama bekliyoruz.  Eğer devletin parası yoksa, biz imece usulü ile bu parayı karşılamaya hazırız. Özel bir deprem firmasıyla, risk firmasıyla anlaşılıp binanın depreme dayanıklı olup olmadığı test edilir. Eğer güçlendirmeyle bu bina hizmete açılabilecekse bunun önü de açılır. Biz burada taşın altına elimizi değil gövdemizi koymaya hazırız. Yeterki yetkililer okulu kapatmaktan vazgeçsinler. 

Hepimiz çiçek yetiştirmeyi severiz ama çiçeğin yetişeceği ortam da bellidir. Farklı bir ortamda kimi çiçek yetişmez. Herkes kendi toprağını kendi güneşini arar. Bu çocuklar da bu yörenin toprağı, bu yörenin insanı, bu yörenin çiçekleri. Bu çiçekleri buradan koparıp başka yerde yetişmesini beklemek bence abesteiştikal olur. Bırakın çocuklar kendi köyünde okusun.” Dedi.

Kayaaltı Ortaokulu’nun eğitim öğretime devam etmesinden yana olduklarını belirten CHP İl Başkanı İzzet Akbulut;

“Biz CHP olarak hiç bir gerekçenin kabul edilmemesinden yanayız. Hiçbir köyümüzün okulsuz kalmamasından yanayız. Ne olursa olsun bir tane öğrenci dahi olsa her köyümüzde okulun olmasından yanayız.” Sözleriyle köylüye destek verdi. 

Mine Kaya

Ögeyi Oylayın
(0 oy)

Yorum yapın

No Internet Connection