CHP İl Başkanı Akbulut; AKP kutuplaştırarak kaybetti Biz kucaklayarak kazandık

CHP Millet İttifakı kapsamında aday çıkardığı 19 büyükşehir belediyesinden 11’ini kazandı. Bu kentler içinde İstanbul, Ankara, İzmir, Antalya, Adana, Mersin, Tekirdağ, Hatay, Muğla, Aydın, Eskişehir var. Ancak; YSK, sandık görevlilerinin kamu görevlisi olmamasını gerekçe göstererek İstanbul Büyükşehir Belediye seçimlerini iptal etti. Bu nedenle 23 Haziran’da İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı seçimi için İstanbullular tekrar sandık başına gidecek. 

CHP İl Başkanı İzzet Akbulut, yerel seçim sürecini, sonuçlarını ve sonrasında tekrarlanacak olan, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı seçimi sürecini değerlendirdi. 31 Mart yerel seçimleri sürecinde sahada gördüğü sıkıntılar arasında, çiftçilerin ve esnafların ekonomik krizden ötürü yaşadığı problemler olduğunu aktaran CHP İl Başkanı İzzet Akbulut, “Seçim süreci boyunca siyasi iktidar mümkün olduğu kadar kutuplaştırıcı söylemlerde bulunmaya çalışıyordu. Özellikle beka ile ülke geleceğinin tehlike altında olduğunu, terörle de millet ittfakı partililerinin dirsek teması içerisinde olduğunu iddia ederek bir yerel seçim kampanyası yürüttüler. Bu da zaten seçmende çok karşılık bulmadı. Biz de bu süreç boyunca kutuplaştırıcı söylemlerde bulunmadık.” sözleriyle partisinin  seçim sürecinde izlediği yol haritasını yansıttı. 

CHP İl Başkanı İzzet Akbulut yerel seçim sürecini ve sonrası hakkında gazetemize yaptığı açıklamada;

“Güzel bir seçim kampanyası yürüttük. Uyumlu bir çalışma temposu içinde güzel bir seçim süreci yürüttüğümüzü düşünüyorum. Belediye Başkanımız, Kadın Kollarımız, Gençlik Kollarımızla  uyum içerisinde bir seçim kampanyası yürüttük. Mümkün olduğu kadar biz sahada, belediye başkanımızın 5 yıllık çalışma döneminde yaptıklarını konuşmaya çalıştık. Tekrar görev alması durumunda  önümüzdeki 5 yıllık süreç içerisinde neler yapacağını anlattık. Genel siyasi iktidar mümkün olduğu kadar kutuplaştırıcı söylemlerde bulunmaya çalışıyordu. Özellikle beka ile ülke geleceğinin tehlike altında olduğunu, terörle de millet ittfakı partililerinin dirsek teması içerisinde olduğunu iddia ederek bir yerel seçim kampanyası yürüttüler. Bu da zaten seçmende çok karşılık bulmadı. Özellikle beka problemini insanlar sadece ekonomik olarak yani ekonomik gelecekleri kaygılarını taşıdığıyla ilgili bir beka probleminin olduğunu, ülkenin böyle bir problem içerisinde olmadığını, 82 milyonun tek vücut halinde devam etmesi gerektiğini, 82 milyonun bölünmemesi gerektiğini, bütünleştirici söylemlerin kullanılması gerektiğini ve bizimde iyi yaptığımızı çok fazla ötekileştirici siyaset yapmadığımız konusunda bizlere geri dönüşler oluyordu. Yaptığımız siyasette genelde bu yöndeydi. Sadece CHP’liler ve İttifak ortağımız İyi Partilililerden değil, mümkün olduğu kadar diğer siyasi partilere gönül vermiş insanlardanda çok fazla oy talep ettik. 5 yıl önce yaptıklarımızın ve 5 yıl sonra yapacaklarımızın karşılık bulması durumunda, hepimizin siyasi görüşleri farklı da olsa hepimizin bir arada yürüyebileceğimizi özellikle aktardık.” dedi.  

Türkiye üretmeyen toplum haline geldi

Seçim çalışmaları boyunca sahada gördüğü problemlerin başında ekonomik krizin çiftçiyi ve esnafı etkilemesi olduğunu ifade ederek;

“Sahada gördüğümüz problemlere gelince de ekonomik anlamda vatandaşın net bir şikayeti vardı ve haliyle bu sıkıntıyı, siyasi iktidarda görüyorlardı. Yerelden ziyade şu cümleyi çok duyuyorduk, ‘Başkanım bizim sizinle bir derdimiz yok, derdimiz işimizin gücümüzün sıkıntısı. Sen yoluna devam et.” dediler. Bizde zaten mümkün olduğu kadar siyasetin dışında ekonomik anlamda da insanlara 24 Haziran’da anlatmaya çalıştığımız buydu. 24 Haziran’da da ekonomik krizin ayak seslerinin çok güçlü olduğunu, halkımızın tercihinin o yönde olduğunu anlatmaya çalıştık. İnsanları hiçbir zaman siz desteklediniz, siz yaptınız demedik. Ama biz yine kendimizi suçladık. Demek ki yeterince anlatamamışız. Çünkü biz ekonomik gidişatın kötü olacağını ön görüyorduk. Artık Türkiye üretmeyen bir toplum haline geldi. En büyük sıkıntımız bu. Üretim giderlerini de karşılayacak çiftçilerimizin durumu da çok kötüydü. Artık mazot fiyatlarının artmasıyla ithalata dayalı tüm ürünlerin  zamlanmasıyla karşı karşıya kalınca üreticilerimiz çok zorluk yaşadı. 2018’in Ağustos ayından sonra yaşanan ekonomik kriz sadece üreticilerde değil, esnaflarda da görülmeye başladı. Enflasyonla karşı karşıya bıraktı bizi bu durum. Hayat pahalılığı sebebiyle sabit çalışanlarımızla, emekleriyle ay sonunu getirememekle karşı karşıya kalınca ciddi bir şekilde ekonomik kriz toplumun tüm kesimlerini derinden etkiledi. Seçim döneminde sanayiye gittik mesela. O dönemde %25-30’lara varan bir işsizliği artıracak şekilde işçi çıkarımlarının olduğun gözlemliyorduk. Çünkü 2019 yılında asgari ücretinde 2 bin lira olmasından sonra sgk primiyle birlikte bir asgari ücretlinin maliyeti 3 bin liranın üzerine çıkıyordu. Bu da günümüzde az bir rakam değil. Öyle olunca mecburen işverenlerde işçi çıkartmak durumunda kaldıklarını bize iletiyorlardı. Bu atmosferde bir yerel seçim geçirdik.” değerlendirmesi yaptı. 

Bütünleştirici söylemlerle hareket ettik

YSK’nın İstanbul seçimlerini iptal etmesi konusuna da değinen İl Başkanı Akbulut;

“Yerele gelecek olursak Belediye Başkanı Ali Orkun Ercengiz’in 5 yıl boyunca yaptığı hizmetlerin genel olarak kabul gördüğünü, yerel yönetim hizmet memnuniyetinin olduğunu gördük. Bizlerde kutuplaştırmadan, ayrıştırmadan siyaset yaptık. Siyasi iktidar daha çok kutuplaştırıcı söylemlerde bulunurken, biz daha çok bütünleştirici söylemlerle haraket etmeye çalıştık. Bunun da kazanımlarını 31 Mart’ta Burdur Belediyesi olarak aldığımız kanısındayım. 

 İmamoğlu oy farkını artıracak

 İstanbul seçimlerinin iptal edilmesinin gerekçesi bazı sandık kurullarındaki görevlilerinin, kamu görevlisi olmamasından dolayı seçim iptal edildi. Oradaki sandık görevlilerinin sandıklarındaki toplam oy sayısı da  aradaki farktan daha fazla olduğu için iptal edildiği gerekçesiyle seçimi iptal ettiler. İstanbul seçimlerini yenileyerek kendilerine bir şans daha tanıdılar. İlerleyen süreçte Ekrem İmamoğlu’nun oy farkını artıracağı kanısındayım. Resmen mağdur edildi. Bizim Türk toplulumuzda mağdur korunur, kollanır. Ben o gün içinde Ak Parti’ye oy verenlerin Ekrem İmamoğlu’nun hakkının gasp edildiği gerekçesiyle Ekrem İmamoğlu’na oy vereceği kanısındayım. Zaten Ekrem İmamoğlu’na verenler yine verecektir. Biz Ekrem İmamoğlu Başkanımızın terar kazanacağına inanıyoruz.” sözleriyle İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Ekrem İmamoğlu’na destek verdi. 

Hatice Dursun

Ögeyi Oylayın
(0 oy)

Yorum yapın

No Internet Connection