Ünlü Ressam Cahit Anık’ı kaybettik - 5.0 out of 5 based on 1 vote

Ünlü Ressam Cahit Anık’ı kaybettik

Burdur Lisesi’nin efsane hocalarından Ressam Müzisyen Cahit Anık, 17 Nisan 2019 tarihinde vefat etti. Cenazesine öğrencileri, yakınları ve sevenleri katıldı.

 

Uzun süre Resim Öğretmeni olarak çalışıp emekli olan, yaşamının son yıllarında hastalıklar atlatan Cahit Anık, 17 Nisan 2019 Çarşamba günü vefat etti. 18 Nisan 2019 Perşembe günü öğle namazına müteakip cenazesi kaldırılan Sanatçı Cahit Anık için, Burdur’dan olduğu kadar çevre illerden de bir çok seveni cenazesine katıldı. Eşi Hayriye Anık, çocukları Yasemin, Mehmet ve Ahmet olmak üzere üç evladı olan Cahit Anık, öğle namazına müteakip Eski Mezarlık’ta defnedildi.

Çok sayıda seveni olan Cahit Anık omuzlarda taşınarak nakil aracı ile mezarlık alanına getirildi. Dualarla defnedilen Cahit Anık için Antalya’dan gelen Burdur’lu Sanatçı Sümer Ezgü, Cahit Anık’ı son yolculuğuna sevenleriyle birlikte uğurladı.

“Bağlamayı bana öğreten

Cahit hocadır”

Resim Öğretmeni olan ve kendisine bağlama çalmayı öğreten hocasına vefa borcunu ödemek için Antalya’dan gelen Sümer Ezgü, “Cahit hoca benim, Bucak yıllarımdan, yani ilkokul yıllarımdan beri tanıdığım büyüğümüzdü. Önce, babamın arkadaşı olarak tanıdık. Rahmetli babam Ahmet Ezgü’de Bucak’ta öğretmendi. Cahit hoca, babamın öğretmen arkadaşıydı. Sonra,  ortaokulda resim öğretmenimiz oldu. Ben ilkokul dördüncü sınıftayken, babamın görevi nedeniyle Batı Trakya’ya gittik. 2 sene Gümülce’de kalınmıştı. Bende orada mandolin ve nota dersleri almıştım. Fakat, mandolinde de hep böyle Bucak’ta kulağıma ilişmiş türküleri çalıyordum. Döndüğüm zaman, babamın öğrencisi Aykut Vicir ile Cahit Anık’ı, bağlama çalarken izlemiştim. “Gökteki Yıldızın Üçü Terazi”yi çalıyorlardı. Çok etkilendim bundan ve bağlamaya merak saldım. Daha sonra, Cahit hoca ile konuştuk. Bana her hafta uygun günlerde evinde saz öğretiyordu. Benim o zaman sazım yoktu, kendi sazıyla bana saz çalışmayı öğretiyordu. Daha sonra da İzmir’den Saz Ustası Hüseyin’den bir bağlama siparişi verdi ve onu çalmaya başladım. Bağlamayı bana öğreten Cahit Anık’tır” dedi.

“Sanat ruhlu, dünyaya gereken bir insandı”

Gazetemizde Cahit Anık ile ilgili anılarını paylaşan Sümer Ezgü, “Çok hassas bir adamdı. Çok duyguluydu. Bağlamanın dışında ud çalardı. Ve bağlama yapardı. Yapmanın yanı sıra da süslerdi, yakmalar yapardı. Çünkü, ressamdı. Hem güzel resim yapardı hem de bakır tablolar yapardı. Sanat ruhlu bir insandı, sanat için yaratılmış bir insandı. Kendi içinde yaşayan, çok dolu, dünyaya gerekli bir insandı.

Burdur’a yerleştikten sonra Cahit hoca, bizim resim hocamız oldu. Halk eğitim merkezinde dersler aldıktan sonra Radyo bölümünü kazandım. Radyo bölümünde okumak için gittikten sonra bile Cahit hocamla bağımız hep devam etti. Hocama olan minnetim ve sevgim her zaman devam etti. Onun bize aktardığı bilgiler ve saz çalma yöntemi, bizim bedenimize ve ruhumuza sindi. Onun üzerine geliştirdik kendimizi. Benim için çok değerlidir, onun için tüm röportajlarımda hocalarımı başta Cahit Anık’ı dile getirmişimdir” dedi.

“Onun için söyledim, dinleyemeden...”

Cahit Anık’a vefa borcunu ödemek için onun sevdiği “Ayrılık Ateşinde Bir Ok” u seslendirip klibini çeken, ama ona dinletemeden vefat ettiğini öğrenen Sümer Ezgü, “Onun ölümüne çok üzüldüm. Şok oldum. Hastaydı, hastayken ziyaretine de gelmiştim. Belki, beklenen bir durumdu ama beklemediğim bir anda oldu. Malatyalı Fahri Kayahan’ı çok severdi hocam. Onun “Ayrılık Ateşinde Bir Ok”, “Sarı Kurdelam Sarı”, “Ördeğin Sürüsü” türkülerini bize çaldığını çok iyi hatırlıyorum. Böyle, neredeyse ağlardı bu parçaları çalarken. Duygu yüklüydü. Bende ona olan gönül borcumu ödemek için, “Ayrılık Ateşinde Bir Ok” türküsünü hocam sizin için kaydedeceğim dedim. Gerçekten de kaydettim, çok iyi bir kayıt yaptık. Cümbüşü çok severdi, çümbüşlü bir kayıt yaptık, çok emek vererek bir klip çektik. Bunu ben klip kanallarına verdim. 2 gün öncede sosyal medya üzerinden paylaştım. Ve, Antalya’dan Burdur’a gelip hocama bizzat izletmek istedim. Eski tip telefon kullandığı için, internetten izleyemeyecekti. Ben, “Hocam bu çalışmayı sizin için yaptım. Size olan gönül borcum için yaptım” diye gelmek istedim ama, şok oldum, haber aldım vefat etmiş. Daha da ilginci, Dirmilli Halk Sanatçısı Aşık Ömer’in cenazesinden Antalya’ya dönerken haber aldım, hocam vefat etmiş diye ve oradan Burdur’a geldim. İçimde bir eziklik hissettim, hocama dokunmak isterdim. Ne yapalım, kısmet böyleymiş. Biraz önceki sohbetimizden oğlu, bu yaptığım işten haberi olmuş. Cahit hocama bahsetmiş. En azından vefat etmeden önce bu çalışmadan, benim vefa borcumdan haberi olması, beni çok mutlu etti. Yolu nur olsun, devri daim olsun. Benim gönlümde, bedenimde onun emeği daima var olacaktır” dedi.

Burdur Gazetesi olarak, Anık ailesi başta olmak üzere, tüm dost ve sevenlerine başsağlığı dilerken, Cahit Anık’a da Allah’tan rahmet dileriz.

(Süleyman Taraşlı)

Ögeyi Oylayın
(1 Oylayın)

Yorum yapın