Atatürk sevgisini Hasanpaşalılar’ın yüreğinden kim sökebilirki...

Hasanpaşa Köyü, geleneklerini, köy halkı dayanışmasını, imeceyi yaşatan, gelişen teknolojiye ayak uyduran, aynı zamanda törelere bağlı kalan bir köy. Hasanpaşa köylüleri aynı zamanda Kurtuluş Savaşı’nın lideri, Cumhuriyeti’mizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk’e ve onun ilkelerine sıkı sıkıya bağlılar. Köy meydanında yer alan parkın girişinde, bir Atatürk büstü var. Büstün yüzü köy camiisine bakmakta. Camide namazlarını kılan Hasanpaşalılar, kendi deyimleriyle “Her camii çıkışında Atatürk’ün büstüne dönüp, köylerinde ezanların okunmasını, bağımsızlığı ve özgürlüğü borçlu oldukları Mustafa Kemal Atatürk’ü sevgiyle, saygıyla” anıyorlar.

Geçmişi Orta Asya’ya kadar uzanan Yünüm-Böğet geleneği, Hasanpaşa Köyü’nde yaşatılıyor. Orta Asya’dan günümüze taşınan Yünüm-Böğet geleneği, koyun atlatma sezon bitimi, koyunların sahiplerine teslim edilmeden önce yıkanması, temizlenmesi amacıyla yapılan bir tören. Yünüm Böğet aynı zamanda bir Çoban Bayramı.

Geleneğin özünde; hayvancılığın yaşatılması, çobanların yardımlaşması, paylaşımcılık ve hoşgörülü olunması var. Gelenek ayrıca halkın birlik ve beraberlik içinde, sevinç ve çoşkuyu birlikte yaşamaları amacını taşır. Hasanpaşa Köyü’nde Yünüm- Böğet geleneği, her yıl Ağustos ayı sonunda veya Eylül ayı başında yapılır. 

Çobanlar, Yünüm-Böğet hazırlıklarına aylar önce başlarlar. Her çoban sürüye liderlik yapacak elcik koyunları seçer. Sonra aşı taşından elde edilen toz boya ile elcik koyunlar boyanır. Çeşitli takılarla süslenir. Yünüm Böğet töreninin yapılacağı günden bir gün önce, akşamüzeri, koyunların suya inişinin antermanı olan, Tos Tos Töreni yapılır. Aynı gün akşamı köy meydanında köylüler ve konuklar eğlenir. 

Yünüm-Böğet töreni; sabah saat 06:00 civarında başlar. Öncelikle yakın köylerden gelen misafir koyun sürüleri suya indirilir. Bu esneda koyunlar suya Böğet Tepesi’nden aşağıya, çobanın arkasından suya doğru koşarlar ve çobana bağlılığının göstergesi olarak onun arkasından suya inerler.

 Sürüsünü suya indiren çoban, çeşitli maniler söyler, naralar atar, yıl boyunca yaptığı zararları itiraf eder. Suya inen çoban kendisinden sonra gelen sürünün yıkanmasına yardım eder, sudan çıkışta hazırlanan en yeni elbiselerini giyer. 

Yıkama töreni bitiminde jüri üyeleri değerlendirme yaparak suya en iyi inen koyun sürülerini seçerler. Dereceye giren çobanlara çeşitli ödüller verilir. Köy Meydanında ödül töreni düzenlenir. Törene katılanlara sabah kahvaltısı verilir. 

Ünlü Yönetmen Derviş Zaim, Hasanpaşa Kasabası’nın yüzyıllardır devam eden koyun yunumu geleneğinden yola çıkarak, Devir Adlı bir film çekti.

Derviş Zaim’in filminde Başrol oyuncuları da köyün çobanları. Belgesel tarzdan faydalanan, fantastik unsurları kullanmaktan çekinmeyen Devir filminin yönetmeninin sözleriyle film; “inançlarıyla modern dünya arasında kalmış, nereye ait olduklarını öğrenmek veya öğretmek için mücadele veren çobanların yaşadığı tuhaf, komik, zaman zaman trajik dünyayı ele alıyor”.

Ünlü Yönetmen Derviş Zaim, Hasanpaşa Kasabası’nın yüzyıllardır devam eden koyun yunumu geleneğinden yola çıkarak, Devir Adlı bir film çekti.

Item fulltext

Derviş Zaim’in filminde Başrol oyuncuları da köyün çobanları. Belgesel tarzdan faydalanan, fantastik unsurları kullanmaktan çekinmeyen Devir filminin yönetmeninin sözleriyle film; “inançlarıyla modern dünya arasında kalmış, nereye ait olduklarını öğrenmek veya öğretmek için mücadele veren çobanların yaşadığı tuhaf, komik, zaman zaman trajik dünyayı ele alıyor”.

Devir Filminin basına tanıtımı için İstanbulda bir toplantı düzenlendi. Filmin tanıtım toplantısında filmin başrol oyuncularından biri olan, Hasanpaşa çobanlarından Ali Özel’de katıldı. Derviş Zaim Devir Filminin Adana Altınkoza Film Festivaline yetişebilmesi için çalışmalarını sürdürüyor. 

Hasanpaşa Belediyesinin tanıtım sitesinde Beldenin tarihçesi

“Kasabamızın tarihçesi ne zaman kurulduğu kesin olarak bilinmiyor. Kasabamızın tarihçesi konusunda elimizde yazılı bir kaynak bulunmamakta. Fakat yaşlıların verdiği bilgilere ve kasabamızda bulunan tarihi eserlerden edindiğimiz bilgilere göre eski bir yerleşim yeri olduğu görülmektedir.

Kasabamız en çok Romalılar ve Bizanslıların egemenliği altında kalmıştır. Bunu kasabamızda bulunan hüyük, mermer sütunlar, yontma ve kabartma taşlar ile bulunan para ve eşyalardan anlıyoruz.

Türkler Anadolu’ya hakim olunca Selçuklu egemenliği hüküm sürmüştür. Selçuklu Türkmenlerinden, “Kınalı” aşireti Burdur dolaylarına yerleşmiştir. Beylikler devrinde Hamitoğulları Burdur’da hüküm sürmüştür. Beyliği yöneten Dündar adındaki bey çevrelere uç beyleri göndermiştir. Kasabamızın yerleştiği yere de Hasan isminde bir uç beyi gelmiş, yerleşmiş. Kasabamızın adı bundan dolayı “Hasanpaşa” olmuştur. Bazı bilgilere göre ise kasabamızın güneyinde bulunan Rahat dağları sık ormanlarla kaplıymış.(Şu anda bu dağda ardıç, çam köklerine rastlanmakta) Bu sık ormanlarda eşkiyalar barınır, yerli halka rahatsızlık verirlermiş. Burada yaşayan halk Dündar Bey’den yardım istemiş ve O’da Hasan ismindeki paşayı göndermiştir. Hasan Paşa eşkiyaları temizlemiş ve halkımızı eşkiyalardan kurtarmıştır. Halkımızda kendilerini eşkiyalardan kurtaran paşanın adını kasabamızın adı olarak koymuştur. Kasabamız 1331 yılında Osmanlı yönetimine girmiştir”. satırlarıyla anlatılıyor

Devir Filminin afişinde yer alan bilgiler şöyle.

Yönetmen: Derviş Zaim

Senaryo: Derviş Zaim

Görüntü Yönetmeni: Taner Tokgöz, Engin Örsel, Ali Osman Turhan, Osman Nuri İyem, Alican Muhittin Dilege, Çağdaş Yıldırım

Sanat Yönetmeni: Emre Oskay

Kurgu: Aylin Zoi Tinel

Oyuncular: Ramazan Bayar, Mustafa Çelikli, Ali Özel, Engin Örsel, Nadi Güler, Çala Köseoğulları, Mehmet Bayar

Devir Filmine dair basında yapılan yorumlar;

Bu çobanlar artiz

GERÇEK ÇOBANLAR TARAFINDAN CANLANDIRILAN BİR ÇOBAN HİKAYESİ

Devrim Acaroğlu

Modern hayatın köye girmesinden evvel Anadolu’nun ortasında doğan ve hayatı boyunca hayvan yetiştiren bir çoban için, koca sene içerisinde iki önemli an varmış. Biri, sürüsüyle ilkbaharda yaylaya çıktığı diğeri ise sonbaharda yayladan indiği zaman. Çobanlar sürüleriyle yayladan inerken koyunlarını Metin And’ın değişiyle bir “arındırma” merasiminden geçirirlermiş. Burdur’un Hasanpaşa Köyünde bu arındırma merasiminin bir yarış formatında halen devam ettiğini öğrenen usta yönetmen Derviş Zaim, henüz tamamladığı son filmi “Devir” için kolları sıvamış.

Hiçbir profesyonel oyuncuya rol vermeyen Zaim’in yeni filminin üç başrol oyuncusu da gerçek çoban. Belgesel tarzdan faydalanan, fantastik unsurları kullanmaktan çekinmeyen Devir, yönetmeninin sözleriyle, “inançlarıyla modern dünya arasında kalmış, nereye ait olduklarını öğrenmek veya öğretmek için mücadele veren çobanların yaşadığı tuhaf, komik, zaman zaman trajik dünyayı ele alıyor”.

Önceki gün tanıtımı yapılan Devir, ilk olarak Altın Koza’da seyirci ile buluşacak. Gösterim tarihi ise henüz belli değil.

 Derviş Zaim’in iki sene önce tamamladığı ‘Gölgeler ve Suretler’, gerek konu gerekse estetik olarak Anadolu geleneksel sanatlarından yararlandığı üçlemenin son filmiydi. Kültürel Araştırmalar eğitimi de gören Zaim gelenekten yararlanma eğilimini, bu kez farklı bir biçimde ve çerçevede devam ettiriyor. Doğa ve insanın tekrardan kucaklaşmasının mümkün olup olmadığını kadim bir ritüelden kalkarak tartışmaya çalışan Yönetmen, bu filminde kendisinin ifadesiyle “tehlikeli” bir tercih de bulunmuş. İlk defa hazır bir senaryo ile çalışmayan Zaim, hikayeyi çekimler sırasında yeniden yeniden yazmış. Bu yöntemin zorlukları olduğunu aktaran Yönetmen, montaj yapıp o montaja göre tekrar çekim yapmak durumunda kalmış. Bu “tehlikeli” yöntemin altından kalkmanın tek yolunun, işe başlamadan önce bir taslağa sahip olmak olduğunu vurguluyor Zaim. Çıkan sonucun kendisini mutlu ettiğini ifade eden Yönetmen, “hiç bitmesin” dedikleri çok keyifli bir proje olduğunu da ekliyor.

‘BİZİ NEDEN ÇEKMİYORSUN’

Devir’in İstanbul’daki tanıtımına katılan tek Çoban Ali Özel oldu. Diğerlerinin katılamama sebebi malum; sürüleri. Çoban Ali sürüsünü babasına teslim ettiği gibi soluğu İstanbul’da almış.

Çoban Mustafa’nın çekimleri yapılırken Derviş Zaim’e “bizi neden çekmiyorsun!” diye seslenen Ali, bu atarlı çıkışı ile rolü kapmış.

Kameraya alışmasının biraz zaman aldığını aktaran Çoban, başka film tekliflerine de kapalı değil anladığımız kadarıyla.

Birkaç sahne için köyden ayrılıp İstanbul’a gitmek durumunda kalan Ali’ye köyden arkadaşları lafı yapıştırmakta zaman kaybetmemişler; “Artiz mi oluyon len!”. (İstanbul-EVRENSEL)

KOYUNLAR NASIL BOYANACAK!

Burdur’a bağlı Hasanpaşa köyünde; her yıl bir çoban yarışması düzenleme geleneği vardır. Bu geleneğe göre çobanlar sürüleriyle beraber teker teker küçük bir su birikintisine girmekte ve suyu sürüsüyle beraber tereddütsüz, hızlı ve seri geçen çoban yarışmada birinciliği kazanmaktadır. Takmaz lakaplı yaşlı çoban son sekiz yılın duayen şampiyonudur. Takmaz ve köydeki genç çobanlar çoban yarışmasında koyunların postunu boyamak için kırmızı renkli bir kayadan aldıkları parçaları elemekte, toz boya elde etmektedirler. Ancak gelecek yıllarda kırmızı renkli kayalardan bulmak zorlaşacağa benzemektedir. Çünkü büyük bir maden şirketi köy etrafındaki kırmızı kayaların olduğu yerde dev bir mermer ocağı açmıştır. Ali adlı genç çoban şehirdeki bir nalburdan kırmızı toz boya alır. Köylü o yılki yarışmada koyunlarını Alinin şehirden getirdiği hazır boya ile boyar. Ancak Ali yarışta yine dereceye girememiştir. Çobanlıktan bezen Ali yakınlardaki mermer ocağında şoför olarak iş bulur. Ali mermer ocağındaki patronu ile bir geyik avına çıkar. Patronu avda vurduğu geyiğin boynuzlarını alır. Ali hayvanın boynuzlarının alınmasından rahatsız olur.

Derviş Zaim, yeni filmi “Devir”de kamerasını doğaya çeviriyor. Son filmi “Gölgeler ve Suretler”den iki yıl sonra çekimine başladığı yeni filminde insan-doğa ilişkisine odaklanan Zaim, hem senaristliğini hem de yönetmenliğini üstlendiği “Devir”de başrolü de ilk kez kamera karşısına geçen çobanlara veriyor. Burdur’un Hasanpaşa köyünde çekilen filmin çıkış noktası ise köyde her yıl düzenlenen geleneksel “koyun yarışması”.

Bu yıl 17-23 Eylül günleri arasında düzenlenecek Adana Altın Koza Film Festivali’ne yetiştirilecek ve yarışacak olan filmin basın toplantısı dün Balmumcu Plaza Otel’de yapıldı. Toplantıda konuşan Derviş Zaim, koyun yarıştırmanın, bir arınma ayini diyebileceğimiz bir gelenek olduğunu söylüyor.

Zaim, “Çobanlar, yayladan sürülerini indirdikleri yaz döneminde bir yarışma düzenliyorlar. Küçük bir göletten sürüleriyle en hızlı geçen çoban, yarışmayı kazanıyor. Bu, yörede çok saygın bir yarışma. Doğrusu yarışmanın enerjisi beni etkiledi” diyor.

Zaim, filmin hazır senaryoyla çekilmediğini, bu nedenle de daha önce çektiği filmlerden farklı bir yanı olduğunu söylüyor: “İlk kez hazır, bitmiş bir senaryoyla çalışmadım. Elimde bir taslak, aklımda da filmin gidebileceği bir dere yatağı vardı ama bu son hali değildi. İlk kez bu filmde, senaryoyu çekerken yazdım. Montaj yapıp o montaja göre çekimi tekrar yaptım. İnsanlar, doğayla eskiden olduğu gibi daha anlamlı, daha bütünleştirici bir ilişki kurma peşinde olabilir mi? Sinema, sanat bize bu imkânları sunabilir mi? Bu sorular temel sorularımdı. Sinemanın bir eğlence olarak görüldüğünün farkındayım ama yedinci sanatın başka bir boyutu da var. Sinema, insan ruhunun aynası olmak durumunda.”

Filmin bütün oyuncuları Hasanpaşa Köyü’nden. Başrollere seçilenlerden, Hasanpaşa köyünün çobanlarından Ali Özer de basın toplantısına katıldı. Zaim, öteki çoban oyuncuların ise şu sıralar koyun sürülerini yayladan indirdikleri için katılamadığını söyledi. Ali Özer, ilk kez bir filmde yer aldığını ve kendi yaşamını canlandırdığını söyledi.

Ögeyi Oylayın
(0 oy)

Yorum yapın