İnce hastalığa tutulursa şaşmayın

Cumhurbaşkanı Adayı Muharrem İnce, ilk gece mitinginde Şeker Meydanı’nın şimdiye dek gördüğü en büyük topluluğa seslendi. Bayraklar, dövizler, hiç susmayan sloganlar ve telefon ışıklarıyla Muharrem İnce’yi karşıladı, Burdurlular... Gençler, kadınlar, yaşlılar hatta çocuklar miting alanındaydı. Muharrem İnce’nin konuşmasıyla alanı dolduran heyecan, hiç dinmedi; Gençler aynı heyecanla, sloganlarla uğurladı Muharrem İnce’yi...

 

Cumhurbaşkanı Adayı Muharrem İnce, Şeker Meydanı’nı dolduran kalabalığı coşturdu. Miting meydanı Cumhurbaşkanı Adayı İnce’yi izlemeye gelenlerle doldu taştı. Miting bitene kadar çoşkulu kalabalığın ellerinden bayraklar hiç inmedi. Sloganlar hiç susmadı. Gençlerin ve katılımcıların heyecan kattığı mitingte, Cumhurbaşkanı Adayı Muharrem İnce; Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın gençlere kıraathane açma projesi, Burdur Şeker  Fabrikası’nın satılması , tarım ve hayvancılığın gerilemesi, konularına değindi. Konuşmasının sonunda alandakilerin telefon ışıklarını yakmalarını isteyip onlardan ‘tamam’ sözü aldı.  Miting Cumuhrbaşkanı Adayı Muharrem İnce’nin selfie çekimiyle tamamlandı. Miting bitiminde Cumhurbaşkanı Adayı İnce, meşalelerle, sloganlarla, ellerden inmeyen Türk bayraklarıyla uğurlandı.  

Özgürlük ve Demokrasi Meydanı’nda Burdurlulara seslenen Cumhurbaşkanı Adayı Muharrem İnce;

“Bugün her evde çok sevinçlisinizdir. Erdoğan bugün gençlere bir proje açıklamış. Kıraathane açacakmış kıraathane. Bu 34 günde bence kimyası bozuldu. Yakında ince hastalığa tutulursa şaşırmayın. Burdur’da Mehmet Akif Ersoy’un, Fakir Baykurt’un memleketinde burada şehrin içindeki şeker fabrikasını 487 milyona satacaksın. Sonra gideceksin diyeceksin ki kıraathane açacakmış, millet kıraathanesi. Diyor ki orada iskambil oynanmayacakmış. Ne var sana mı soracağız iskambil oynarken. İsteyen oynar, istemeyen oynamaz. Bana göndermede bulunuyor. Memleketin haline bak. Ben bunlara gülüyorum. Meydan meydan geziyorum. Aş diyorum, iş diyorum, tenceredeki et diyorum, mutfağa giren dert diyorum, kadın bilir diyorum mutfağa giren tencerede aş mı kaynar, taş mı kaynar diyorum. Gelecek diyorum, iletişim, nanoteknoloji, uzay madenciliği diyorum. O gelmiş 16 yılın sonunda kıraathane açacağım diyor. Kıraathane açacakmış projeye bak projeye. Fabrika aç fabrika. Bacaları tüten fabrika aç.” Diyerek Cumhurbaşkanı Erdoğan’a çağrıda bulundu. 

Çiftçiye mazotu 3 liradan vereceğinin sözünü müjdeleyen İnce; “Siz etin ve sütün başkentiydiniz. Ne yazık ki hayvancılığın canına okudular. Yem fiyatları, süt fiyatlarını geçti. Çünkü çiftçi mazotunu alamıyor, traktörünün deposunu dolduramıyor. Sözümüz söz. 24 Haziran’dan sonra Allah’ın izni, milletimizin isteğiyle cumhurbaşkanı seçildiğimde çiftçiye mazotu 3 liradan vereceğim. Meydanlara geliyor hiç proje yok, fabrika yok, gelecek yok, vizyon yok. Ya bana sataşıyor ya da kıraathane falan diyor işte. Başka bir şey dediği yok. Meydanlara gelip bir de iftira atıyor.”dedi. 

Adaylık sürecinde bütün adayları ziyaret ettiğini belirten Cumhurbaşkanı Adayı İnce; “Mesela adaylık sürecinde Sayın Akşenir’i, Sayın Karamollaoğlu’nu, Sayın Demirtaş’ı ve Sayın Erdoğan’ı ziyaret ettim. Hepsini ziyaret ettim, kimseyi ayırt etmedim. 500’er lirada para yatırdım onların hesabına. Biliyorum ki benim 500 lirama onların ihtiyacı yok ama toplum barışsın istiyorum, huzur istiyorum. Uzlaşma istiyorum. Hakkari’ye gittim. Hakkarilere şöyle dedim. Sayın Akşener’in, Sayın Karamollaoğlu’nun, Sayın Demirtaş’ın, Sayın Erdoğan’ın size selamı var dedim. Bu konuşmamın sadece Demirtaş kısmını almış. Onu montajlamış. Bak bak diyor Demirtaş’ı ziyarete gitmiş diyor. Seni bile ziyarete gittim daha ne istiyorsun? Benim yaptığım bir nezaket, bir dayanışma. Bu zihniyet Türkiye’yi kucaklayamaz, Türkiye’yi kalkındıramaz. Bu zihniyet Türkiye’yi barıştıramaz. Samsun’a gittim. Samsun’da gençler sahneye bir bisiklet getirdiler. Bisiklete bindim. Aydın’da zeybek oynadım. Sizde de teke zortlartması mı var? Sonra Uşak’ta traktöre bindim. Bunları almışlar traktörü ve bisikleti caminin içinde montajlamışlar. Bunlar zavallı. Bunlar kaybedeceklerini anlayınca şaşırdılar. Bu montajları ben FETÖ’cüler yapıyor zannediyordum meğer Erdoğan’ın adamları yapıyormuş. FETÖ bunların eski ortağı. Sizde de, Burdur’da da baya uzmanları var.Şimdi ablamın başı kapalı. Diğer ablamın başı açık. Sizin başınızı kapattığınz zamanlar oluyor mu? Oluyor. Camide, türbede, namaz kılarken, Kur’an okurken kapatıyorsun değil mi? Pensilvanya türbe mi de oraya giderken başınızı kapattınız? Sizin bu memlekette de baya var. Ziyaretçilerden burda da var. İsmi lazım değil belki bayramda açıklarım.” Dedi. 

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın kendisini kasket giydiği için eleştirdiğini söyleyen Muharrem İnce; “Bugün yine hemşehrim Erdoğan bana yine laf ütülemiş. Demiş ki kasket takıyor. O kasketi 3-5 liraya alırsın demiş. Erdoğan ben köylü çocuğuyum. Kasketi satın alırsın ama onunu terini satın alamazsın sen. Sen bir zamanlar o İmam Hatip Lisesi’nde okurken fakir fukara olduğun günlerde böyle değildin. Alıştın saraylara. Garip kulum ver Allah’ım.  Oh ne ala memleket. 1100 odalı saray yetmedi Marmaris’te yazlık saray. Bak burada engelli kardeşlerim var. Size sözüm olsun. O Marmaris’teki yazlık sarayı Muharrem abiniz kullanmayacak. Engellilere tahsis edeceğim orayı. Aklı sıra kasketle dalga geçiyor. Sen kimsin de köylünün kasketiyle dalga geçiyorsun? Yerliymiş, milliymiş bir de.” değerlendirmesi yaptı. 

Burdur Beji her yerde var sarayda yok

Sarayda Hindistan mermerinin kullanıldığına dikkat çeken Cumhurbaşkanı Adayı Muharrem İnce; “Sizin  mermeriniz Burdur Beji değil mi? Peki Burdur Beji dünyanın her yerinde var, sarayda yok sarayda. Amerika’da Burdur Beji var, sarayda Hindistan mermeri var. Bu mu yerli? Bu mu milli? Burdur etin, sütün başkentiydi. Şimdi inekler Uruguay’dan geliyor. sSaman Euro ile Bulgaristan’dan geliyor. Ayran bile milli değil artık. Bakın Türkiye’de hiçbir hükümet bunların yaptığını yapmadı. Bunlar Türkiye’yi Washington’dan, Moskova’dan, Brüksel’den yönetiyor. Ben Türkiye’yi Ankara’dan yöneteceğim.”dedi. 

 

Halk çocuğu benim, elitist sensin!

Kendisini meydanlarda Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın çırak diye hitap etmesini eleştiren Cumhurbaşkanı Adayı İnce; “Meydan meydan geziyor arkamdan konuşuyor. Mert adam yüz yüze tartışır. Meydanlara geliyor diyor ki. Çırak diyor bana. Bence çıraklıkta yapmamış. Çıraklık yapsa şunu bilir. Şöyle bir laf vardır. Çırak ustayı geçemezse, meslek ölür derler. Çırak bile değil daha. Peki Bay Erdoğan. O Bay Edoğan derken seçkin, elitist demek istiyor. Bana diyor ya Bay İnce. Tam tersine halk çocuğu benim, elitist sensin. Bu milletin yerlisi, millisi benim. Halk çocuğu benim. Meydanlara gelmiş çırak diyor. Bay Erdoğan sana Burdur’dan sesleniyorum zerre kadar cesaretin varsa niye bir televizyonda benim karşıma çıkmıyorsun? Neden? Bak Erdoğan Burdurlular seni televizyonda karşımda tartışmada görmek istiyor. Hadi gel! Yanına danışmanlarınıda al gel. Gelin hepiniz beraber gelin.” Sözleriyle Cumhurbaşkanı Erdoğan’a çağrıda bulundu.

Adaylık sürecinde tüm adayları ziyaret ettiğini ancak sadece Cumhurbaşanı Adayı Demirtaş kısmının montajlandığını vurgulayarak; “CHP Camiileri yıkıyor diyor. Belediye Başkanımıza sordum. Bayram geliyor, camiileri yıkıyor musun dedim. Yıkıyorum deterjanla dedi. Doğru söylüyor. Belediyeler camiileri yıkıyor deterjanla. Hepsini ziyaret ettim adayların. Konuşmalarımın sadece Demirtaş kısmını alıyor. Aklı sıra bana çakacak. Ben geri adım atmam Erdoğan. Ben ne diyorsam o. Yalova Ak Parti Milletvekili 22. Dönemde beraber milletvekilliği yaptık Sayın Şükrü Önder’le. Kefil olduğum bir abimiz. Bence namuslu bir adam. Dört buçuk sene beraber milletvekelliği yaptık. Adamı hapse attılar. Sahte işlerle FETÖ’cü diye hapse attılar. Kalp hastası. 6 ay 8 kişilik koğuşta 28 kişi kaldı. Hiçbir Ak Partili onu ziyarete gitmedi. Bu gariban gitti ziyarete. Bunlar kendi arkadaşlarını bile satan adamlar. Bunları tanıyın iyi tanıyın. Bakın içimi acıtan.” Sözleriyle Ak Partili seçmenlere seslendi.

Çocukları iyi eğiteceğini, iyi mühendisler yetiştireceğini, marka yaratacaklarını belirten Muharrem İnce, “34 günde 72. Miting bu. İçimi acıtan 2 olay var. Birisi milletvekili arkadaşlardan birisi; 13-14 yaşlarında bir çocuğa hayalini sormuş. Çocuk; ‘Benim hayalim büyük kağıt,karton toplamak’ demiş. Ben bu ülkenin cumhurbaşkanı olsaydım, birisi bana bu olayı cumhurbaşkanıyken anlatsaydı 2 gün uyuyamazdım. Ben sizin çocuklarınıza hayalkurmayı öğreteceğim. Sizin çocuklarınızı iyi eğiteceğiz. İyi mühendis olacaklar. Marka yaratacaklar. Sen 30 yıl öncesinin teknolojisine talipsin. Ben elektrikli araba üretmek istiyorum. Sen arabanın kaportasına talipsin, ben arabanını beynine talibim. Aramızdaki fark bu. Burdur’da bir zamanlar tütün ekiyordunuz değil mi? Şimdi var mı? Bakın benim çocukluğumda tütün tarlalarında geçti. Adıyaman’daydım geçenlerde. Adıyamanlılara tütün ekmeleri yasaklanmış. Niye yasak? Amerikan tütün şirketleri öyle istedi diye. Erdoğan gelmiş demiş ki tütün zararlı. Evet tütün zararlı bir şey. Türk tütününü yasaklıyor. Millete Amerikan tütünü içiriyor. Ey Erdoğan Türk tütünü zararlı da Amerikan tütününde vitamin mi var?”dedi. 

Cumhurbaşkanı Adayı Muharrem İnce her gittiği mitingte sahneye tek çıktığını, tek olan şeyin bir partiye ait olmadığının altını çizerik; “Birde sürekli 4 parmak gösteriyor. Bunlarda yolsuzluk var mı? Yoksulluk var mı? Yasaklar var mı? Yalan var mı? İşte bu dört y. Ak Partili kadın kardeşlerim. Araplarda eskiden değer verilmezdi. Kız çocuğu insan yerine konulmazdı. Kız çocuklarına isim yerine numara verirlerdi. Rabia dördüncü demektir. Yani insan yerine konulmayan kız çocuğudur. Kutsal bir şey değildir Erdoğan’ın size gösterdiği. Yani kanmayın. Putin, Obama, Apo, FETÖ, Barzani aldatmış. Bir ben aldatmadım. Ben aldatmayacağım yeneceğim sadece seçimde. 

Burdur Şeker Fabrikası’nı 487 milyona satmışlar. Niye satmıyor? Kar etmiyor diyor. Şimdi size soru şu. Bir fabrikayı mı yönetmek kolaydır? Türkiye’yi mi yönetmek kolaydır? Fabrikayı yönetmek daha kolaydır değil mi? Peki bir fabrikayı bile kar ettiremeyen bir cumhurbaşkanı Türkiye’yi nasıl kar ettirecek? 

Birinci köprüyü Demirel yaptı. İkinci köprüyü Özal yaptı. Üçüncü köprüyü Erdoğan yaptı. Demirel’in yaptığı köprüden gidiş geliş 11 lira. Erdoğan’ın yaptırdığı köprüden gidiş 114, geliş 114 toplamda 228 lira. Demirel’in yaptığı köprünün geliri hazineye gidiyor. Erdoğan’ın yaptığı köprünün geliri yabancı şirketlere gidiyor. Ak Partiye oy veren kardeşlerime soruyorum. Senin vicdanına sığıyor mu bu? Ey benim Ak Partili kardeşim Türkiye’yi soyuyorlar. Muharrem İnce camiileri yıkcakmış diyor. Niye yıkayım? İmam hatip liselerini kapatacakmışım. Ben imam hatip liselerinde 3 sene öğretmenlik yaptım. 4 Mayıs’ta cumhurbaşkanı adayı oldu. O gün parti rozetini çıkardım. Milletvekili adaylarını bile tanıtmıyoruz. Tek başıma çıkıyorum. Çünkü tek olan şey bir partiye ait olamaz. Herkese ait olur. Ben 81 milyonun cumhurbaşkanı olacağım. Sağcı, solcu, ben, sen, o yok, biz var. Türk milleti var. 81 milyon var. Başı açık, kapalı, kadın, erkek ayrımı yok.”deyip Burdur’dan tamam sözü aldı.

Ögeyi Oylayın
(0 oy)

Yorum yapın