Haberler - Burdur Gazetesi | Burdur Haberleri, Burdur Haber

Vali Hasan Şıldak, Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi (MAKÜ) Mezunlarla İlişkiler ve Kariyer Planlama Koordinatörlüğü tarafından düzenlenen “Her Yönüyle Mülki İdare Amirliği” başlıklı kariyer söyleşisinin konuğu oldu. 

Söyleşiye, Rektör Prof. Dr. Adem Korkmaz, Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Hüseyin Dalgar, Burdur İl Tarım ve Orman Müdürü Oktay Darcan, Mezunlarla İlişkiler ve Kariyer Planlama Koordinatörü Öğr. Gör. Veysel Dal, MAKÜ öğretim üyeleri ve Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi öğrencileri katıldı.

Kamu yönetimi bölümünden mezun olduğunu söyleyen Vali Şıldak, İlk valilik görevini Burdur’da yaptığını belirtti. Vali Şıldak, mesleğe başlangıcıyla ilgili olarak şunları söyledi: “Mesleğe mülki idare amiri, kaymakam, vali yardımcılığı ve mülkiye başmüfettişlik görevlerini yürüttükten sonra vali olarak atandım. 11 aydır valilik görevini yürütüyorum.” 

Anayasa, kanun ve siyasal bilimler üzerine soru-cevap şeklinde gerçekleşen söyleşide öğrencilerden gelen soruları yanıtlayan Vali Şıldak, kariyerine başlangıç yaptığı kaymakamlık görevine başvurma süreci ile bilgiler verdi. Vali Şıldak, çalışmanın önemi ve alınan sorumlulukların yerine getirilmesi için yapılan fedakârlıklar ve inanmanın değeri üzerine birçok konuda öğrencilere tavsiyelerde bulundu.

“Mülki İdarecilik Mesleğinin Özü Kaymakamlıkta Başlar”

Kaymakam olmak isteyenlere de tavsiyelerde bulunan Vali Şıldak, konuşmasında “Her konudan anlamanız gerekiyor. Eğitim, güvenlik, yerel yönetimler, sosyoloji, toplum ilişkileri gibi çok geniş bir yelpazede her konudan biraz da olsa bilginizin olması gerekiyor. Rol yapmıyor, olduğunuz gibi samimi davranıyorsanız sonuçları olumlu olarak size yansıyor. Mülki idarecilik mesleğinin özü kaymakamlıkta başlar. Kaymakamlık tamamen işin mutfağında çalışmak demektir. Verilen kararlarınız çok önemli. Mevzuatlarla ilgili sıkıntılar yaşadığımız, karar verirken vicdanen taşıdığımız sorumluluklar oluyor. Tek taraflı kararlardan her zaman kaçınıyoruz. Her açıdan bakmak, herkesi dinlemek, kararları geniş bir yelpazeyi ele alarak vermek gerekiyor. Zaman içinde kazandığınız tecrübelerle işleriniz daha da kolaylaşıyor. Hukuka ve adalete uygun karar her zaman tarafları da mutlu ediyor. İyi açıklanan karar her zaman en iyi karardır. Fikirler toplanıp yönetişim modeli içinde karşılıklı konsensüs ile ele alınan karalar daha geçerlidir. Aldığınız kararı geri almamanız gerekiyor ve bu en kötü karar olur.” ifadelerine yer verdi.

Yaşanılan herhangi bir sorunu çözme aşaması ile ilgili yöneltilen soruya Vali Şıldak, “İl yönetimi ile yaşanılan sorunlarda olayın niteliğine ve türüne bağlı olarak hareket ediyoruz. Vali yardımcıları ile görev dağılımı ve iş bölümüyle en büyük destekçilerimiz onlardır. İl idaresi kanunu vardır, orada il idare şube başkanları vardır, il müdürleri kastedilmiştir. İstişare bir mekanizma ile krizler çözülmektedir.” şeklinde cevap verdi.

“Burdurlularla Güvene Dayalı Çok Samimi Bir İlişkimiz Var”

Birçok şehirde görev alması üzerine Burdur’da insanlarla iletişimde zorlanıp zorlanmadığı ile ilgili sorulan soruya Vali Şıldak, “Burdurlu vatandaşlarımızla iletişim çok kolay, ne yapmak istediğini anlıyorlar ve ona göre hareket ediyorlar. O yüzden Burdur’da hiçbir kesimle ilgili iletişim sorunu yaşamadım. Burdurlularla güvene dayalı çok samimi bir ilişkimiz var.” cevabını verdi.

Vali Şıldak, öğrencilere “Kendi alanınızla ilgili bol bol okuyun, bilgi sahibi olmaya çalışın. Alanın duayenlerince yazılmış kitapları, yapılmış söyleşileri kaçırmayın. Yabancı yazarları da okuyarak günceli takip etmeyi unutmayın.” tavsiyelerinde bulundu.

Söyleşi, Öğr. Gör. Veysel Dal’ın Vali Hasan Şıldak’a anmalık takdim etmesiyle sona erdi.

 

Ögeyi Oylayın
(0 oy)

Vali Hasan Şıldak, İl Genel Meclisi Başkanı Murat Akbıyık ve İl Genel Meclisine ziyarette bulundu.

İl Özel İdaresi’nde gerçekleşen ziyarette Meclis Başkanı Akbıyık’ı odasında ziyaret eden Vali Şıldak, bu ziyaretin ardından Nisan ayının 4. birleşimi için toplanan İl Genel Meclisi Üyelerine hitap ederek, hayırlı olsun temennisinde bulunup başarılar diledi.

Vali Hasan Şıldak Meclis Salonunda yaptığı konuşmada;

“Öncelikle seçilmiş olan bütün İl Genel Meclisi Üyelerimize bir kez daha hayırlı olsun diyor, hepinize bu önemli görevde başarılar, hayırlı çalışmalar temenni ediyorum.

SEÇİMLERİN TAMAMLANMASIYLA BİRLİKTE YENİ BİR HİZMET DÖNEMİNE GİRMİŞ BULUNUYORUZ.

İl Genel Meclisimizin büyük çoğunluğu 31 Mart seçimleriyle yenilenmiş oldu. Hem ülkemizde, hem ilimizde seçimlerin tamamlanmasıyla birlikte artık yeni bir hizmet dönemine girmiş bulunuyoruz. Yeni sürecin ülkemizde ve ilimizde güzel hizmetlere vesile olmasını temenni ediyorum. İl Genel Meclisi Üyelerimiz tarafından dün yapılan ziyaret için tekrar teşekkür ediyorum.

İL ÖZEL İDARELERİ TARİHSEL SÜREÇ İÇERİSİNDE İNSANIMIZA DOĞRUDAN HİZMET GÖTÜRMENİN EN ETKİLİ VASITASI OLMUŞTUR.

İl Genel Meclisi, İl Özel İdaresinin genel karar organıdır. Bugün Genel Sekreter Yardımcımız Asım bey de size bir bilgilendirme yaptı. Mevzuattaki hükümler ve uygulamalar konusunda önemli hususları ilk andan itibaren bilginize sunmak istedik. Bu manada İl Özel İdaresi nedir diye baktığımızda, tarihsel süreç içerisinde Özel İdareler Cumhuriyet öncesi döneme uzanan Osmanlı İmparatorluğu Döneminde ilk yapılanmasını oluşturmuş ve idari sistemimiz içinde bir mahalli idare birimi olarak çok önemli görevleri ifa eder hale gelmiştir. Kırsal bölge olarak tanımladığımız belediye sınırları dışındaki bütün alanlardaki en başta alt yapı olmak üzere önemli hizmetlerin icra organıdır. Bu bakımdan köyde, kırsalda ne görürseniz özel idarenin eseri olarak görürsünüz. Amacı kırsal bölgenin en başta temel alt yapı olarak, yol, içme suyu, sulama, kanalizasyon, köy içi düzenlemeler gibi her türlü alt yapı hizmetleri başta olmak üzere, yeni yapılanmayla birlikte il özel idaresi kanunuyla, aynı zamanda diğer bütün yatırımcı kuruluşların da eğitim, sağlık başta olmak üzere elidir, koludur. Bu manada insanımıza doğrudan hizmet götürmenin en etkili vasıtası olmuştur. Bugün de bu hizmetleri başarıyla ifa etmektedir.

YÖNETİM ANLAYIŞIMIZ HER ZAMAN VATANDAŞ MERKEZLİ, İNSAN VE SONUÇ ODAKLI BİR HİZMET ANLAYIŞIDIR.

 İl Özel İdaresinin sizler genel karar organı olarak, içinizden her hafta toplantılarını gerçekleştirecek olan İl encümenini oluşturmuş oldunuz. İl encümenin de hayırlı olmasını temenni ediyorum. Bizler de İl Özel İdaresinin başı, İl Valisi olarak, sizlerle birlikte yeni dönemde inşallah hayırlı hizmetlerin içinde olacağız. Bu manada bu organlar arasındaki karşılıklı iş birliği ve uyum son derece önemlidir.

EN ÖNEMLİ HUSUS YAPILACAK HİZMETLERİN DOĞRU TESPİTİ, İHTİYACA GÖRE İYİ ANALİZLER YAPILMASI VE BÜTÇE DİSİPLİNİNE UYGUN BİR HARCAMA YÖNTEMİ, HARCAMA USULÜ GELİŞTİRİLMESİDİR.

Hızlı, istikrarlı ve samimi bir çalışma temposu içerisinde mevzuata uygun, işbirliği ve uyuma açık, her zaman kapısını vatandaşa açık tutan bir yönetim uygulaması gerçekleştiriyoruz. Bu manada Özel İdarede de aynı sistem içinde vatandaş odaklı, istikrarlı, plan program çerçevesinde, hızlı ve düzenli bir çalışmayı hep beraber ortaya koyacağız inşallah bu dönemde. Burada da en önemli husus yapılacak hizmetlerin doğru tespiti, ihtiyaca göre iyi analizler yapılması ve bütçe disiplinine uygun bir harcama yöntemi, harcama usulü geliştirilmesidir diye düşünüyorum. Bizler tabi sizlerin aldığı kararların uygulayıcısıyız. Özel idarenin iki tarafı vardır. Bir tarafında siyasi kanat, bir tarafında bürokratik kanat. Hiçbir kurumda olmayan bir uygulama bu. Özel idareler kendine has bir modele sahip.

Bu model içindeki uyumdan her zaman güç doğar, vatandaşımız için iyi sonuçlar doğar. Biz de bu yaklaşım içinde kaynaklarımız nispetinde, mümkünse bu kaynaklarımızı daha da geliştirmeye çalışarak hep beraber bütün imkanları kullanarak, en optimal ölçekte, en tasarruflu şekilde hizmet etme arzusunu burada ifade ediyoruz. Bütçe disiplinine uyumlu davranma bizim için elzem. İl Özel İdaresinin harcama şekli, yöntemi, bütçenin yapılışı, yatırım programının gerçekleştirilmesi, bütün bunlar bir süreç dahilinde gerçekleşiyor ve sizlerden istirhamım bu süreçleri titizlikle uygulayalım.

Görev tanımlarına ve yapılmış olan planlamalara uygun bir çerçevede İlimizin gelişmesine yönelik her türlü hizmetin içinde olalım. Özel İdarenin hizmet alanı çok geniş. Yani turizmden sağlığa, eğitimden kültüre, çevreye gibi her alana harcama yapma imkanımız, planlama yapma imkanımız, yatırım gerçekleştirme imkanımız mevcut. Bütün bakanlıkların zaten İlimize gönderilen ödenekleri Özel İdaremiz vasıtasıyla kullanılıyor. Ben bu çerçevede bu konuşma vesilesiyle, genel sekreterliğimizi yürütmekte olan Vali Yardımcımıza, genel sekreter yardımcılarımıza ve bütün şube müdürlerimize teşekkür ediyorum. En az altı ay süredir çok disiplinli, planlı bir çalışma temposu içerisinde ve hızlı bir çalışma ortaya koyarak insanlarımıza hizmet etmeye çalışıyoruz. Sizlerin gelişi ve katkılarıyla bu tempo inanıyorum ki, daha da etkili bir seviyeye ulaşacak. Bu duygu ve düşüncelerle görevinizde başarılar diliyorum.”

Ögeyi Oylayın
(0 oy)

Eğitim-İş, Köy Enstitülerinin 79.Kuruluş Yıldönümü dolayısıyla ilgili mesaj yayınladı;

“Emperyalizme karşı bağımsızlık savaşı kazanıldıktan sonra çağdaşlaşmanın ve aydınlanmanın, silahla kazanılan bağımsızlığın teminatı olduğunun bilincinde olan Cumhuriyet’i kuranlar, “Köy Enstitüleri” modeli ile bunu uygulamaya koydular.

Köy Enstitüleri, “köye öğretmen ve köye yararlı diğer meslek erbabını” yetiştirmek üzere 1937 yılında açılmaya başlandı. 17 Nisan 1940 yılında da 3803 sayılı yasayla, Hasan Ali Yücel’in Milli Eğitim Bakanlığı ve İsmail Hakkı Tonguç’un önderliğinde kuruldu.

Köy Enstitüleri hareketinin temel ideolojisi; yüzyıllarca ihmale uğramış köy insanına, kendi yazgısını değiştirecek bilinç ve beceriyi kazandırmaktı. Eğitim bunun bir aracı idi. Asıl amaç, köy insanının bilinçlendirilmesi ve canlandırılmasıydı. Çünkü okur-yazar olmayan bir toplum ile Atatürk Cumhuriyetinin hedefi olan çağdaş uygarlığa ulaşılamazdı. İşte Köy Enstitüleri ile bu eksiklik giderilmeye çalışılmıştır. 2. Dünya Savaşı’nın sınıra dayandığı koşullarda, devlet bütçesinin ve genç işgücünün olası savaşa odaklandığı bir ortamda kurulan enstitülerin parasal kaynağı, sadece Devlet bütçesinden ayrılan payla değil, buralarda yaşayan özverili öğretmen, yönetici, işçi ve öğrencilerin emeği ile yaratıldı. Bu özveri sayesinde enstitülerde 1937-1946 yılları arasında 723 bina yapıldı, on binlerce dönüm çorak ya da bataklık arazi işlenerek buralardan bol ürün elde edildi.

Öğrenciler; öğreniyor, öğrendiklerini uyguluyor ve üretiyordu. Bu dönemde köy çocukları eğitildikten sonra köylerine tarımda, sanatta, zanaatta ve sağlık alanlarında öğretmen olarak geri gönderildi.

Yüzyıllardır horlanmış köy çocuklarından yazarlar, şairler, müzisyenler, bilim adamları çıkmaya başlamıştı. Anadolu uyanıyordu. Köy Enstitüleri’nden yetişenlerin yaktıkları çoban ateşleri Anadolu’yu aydınlatmaya başlamıştı. Ancak bu yüksek dinamizm ve Cumhuriyetçi kadronun kazandırdığı ivme gerici ve tutucu egemen güçlerden tepkiler almaya başlamıştı.

Ülkenin toplumsallaşma sürecini kolaylaştırmak için gerçekleştirilen Köy Enstitüleri girişimi, kazandığı onca olumlu sonuca karşın dinsel değerlerin çöküşüne neden olduğu gerekçesiyle tamamlanamadı. Önce bilinçli olarak içi boşaltılan ve yozlaştırılan Köy Enstitüleri kapatılarak Anadolu’nun en önemli aydınlanma projesi ortadan kaldırıldı.

Köy Enstitüsü işlemesini sürdürseydi, ulusal egemenlik ve ulusun tam bağımsızlığı zedelenmeyecek; her yurttaş, kul olmaktan kurtulup, ülkenin onurlu yurttaşı olma bilincine ulaşacak; laik, sosyal hukuk devletinin hizmetlerinden her yurttaş yararlanacak; köy-kent arası uçurum kalkacak; kadın-erkek arasındaki hak eşitliği yerleşecek; insan, çocuk ve emekçi hakları tam olarak verilecekti. Sabahattin Eyüboğlu’nun “Köy Enstitüleri, bozkırda ağaç dikmek ve tutturmaktır” diye tanımladığı, Hasan Ali Yücel’in “Bu bizimdir, kimseden almadık; bizden alsınlar” diyerek milli ve özgün bir proje olduğuna işaret ettiği Köy Enstitüleri, pek çok yabancı bilim adamının da dikkatini çekmiş, akademik çalışmalara konu olmuştur. UNESCO da bu modeli gelişmekte olan ülkelere tavsiye etmiştir.

Bugün öğretmen yetiştirmeden başlayarak eğitim sisteminin yaşadığı pek çok sorunun kaynağında Köy Enstitüleri’nin kapatılması yatmaktadır. Köy Enstitüleri’nin kapatılması ülkemizdeki aydınlanma sürecinin durdurulması ve demokratik işleyişin sekteye uğratılması anlamına gelmiş, genel anlamda da demokrasimizin derin bir yara alması sonucunu doğurmuştur. Enstitülerin kapatılması Türkiye’nin aydınlanma tarihinde gericiliğin zaferi olarak yerini almıştır.

Ne yazık ki, o gerici anlayışın uzantıları bugün de işbaşındadırlar. AKP iktidarı döneminde uygulanan politikalarla eğitimin niteliği düşürülmüş, çağdaş, bilimsel, akılcı, laik eğitim sistemine büyük bir darbe vurulmuştur. 4+4+4 eğitim sistemi ile Cumhuriyet’in temeli olan “Öğretim Birliği” parçalanmış, laik, bilimsel, parasız ve ulusal eğitim yok edilmiş, okullarımız medreseye döndürülmüştür. Siyasi iktidar,  çocukları medrese eğitimi ile “itaatkar”, “biat eden”  kullar haline getirmeye çalışmaktadır.

Bugün Köy Enstitüsü ruhunu yeniden yakalamak ancak çağdaş, üretken ve demokratik eğitim yöntemini ulusal eğitim sistemimizin her aşamasına uygulayarak; eleştiren, sorgulayan çağdaş bireyler yetiştirmekle olur. Üretken ve yaratıcılığın desteklendiği eğitim anlayışı bugün yaşadığımız eğitim sorunlarının da çözümü olarak görülmelidir. İşte o zaman Atatürk’ün ve cumhuriyetin öğretmenlerden istediği ‘Fikri hür, vicdanı hür, irfanı hür’ nesilleri yetiştirebiliriz.

79. Kuruluş Yıldönümünde Köy Enstitüleri’nin ilerici, demokrat ve aydınlanmacı geleneğine sahip çıkıyoruz. Eğitim-İş olarak amacımız; Köy Enstitülerinin felsefesi, heyecan ve ruhunu okullarımızda yaşatmak, tüm yurtta cumhuriyetin, aydınlanmanın ateşini yeniden yakmak, ülkemizin geleceğine umut ve ışık olabilmektir. Cumhuriyet öğretmenlerinin yegane örgütü Eğitim-İş, Mustafa Necati’den, Hasan Ali Yücel’den, Fakir Baykurt’tan, hepsinden önemlisi Başöğretmenimiz Mustafa Kemal’den devraldığı bu görev ve sorumluluğu yerine getirme azim ve kararlılığındadır.”

Ögeyi Oylayın
(0 oy)

Burdur Lisesi’nin efsane hocalarından Ressam Müzisyen Cahit Anık, 17 Nisan 2019 tarihinde vefat etti. Cenazesine öğrencileri, yakınları ve sevenleri katıldı.

 

Uzun süre Resim Öğretmeni olarak çalışıp emekli olan, yaşamının son yıllarında hastalıklar atlatan Cahit Anık, 17 Nisan 2019 Çarşamba günü vefat etti. 18 Nisan 2019 Perşembe günü öğle namazına müteakip cenazesi kaldırılan Sanatçı Cahit Anık için, Burdur’dan olduğu kadar çevre illerden de bir çok seveni cenazesine katıldı. Eşi Hayriye Anık, çocukları Yasemin, Mehmet ve Ahmet olmak üzere üç evladı olan Cahit Anık, öğle namazına müteakip Eski Mezarlık’ta defnedildi.

Çok sayıda seveni olan Cahit Anık omuzlarda taşınarak nakil aracı ile mezarlık alanına getirildi. Dualarla defnedilen Cahit Anık için Antalya’dan gelen Burdur’lu Sanatçı Sümer Ezgü, Cahit Anık’ı son yolculuğuna sevenleriyle birlikte uğurladı.

“Bağlamayı bana öğreten

Cahit hocadır”

Resim Öğretmeni olan ve kendisine bağlama çalmayı öğreten hocasına vefa borcunu ödemek için Antalya’dan gelen Sümer Ezgü, “Cahit hoca benim, Bucak yıllarımdan, yani ilkokul yıllarımdan beri tanıdığım büyüğümüzdü. Önce, babamın arkadaşı olarak tanıdık. Rahmetli babam Ahmet Ezgü’de Bucak’ta öğretmendi. Cahit hoca, babamın öğretmen arkadaşıydı. Sonra,  ortaokulda resim öğretmenimiz oldu. Ben ilkokul dördüncü sınıftayken, babamın görevi nedeniyle Batı Trakya’ya gittik. 2 sene Gümülce’de kalınmıştı. Bende orada mandolin ve nota dersleri almıştım. Fakat, mandolinde de hep böyle Bucak’ta kulağıma ilişmiş türküleri çalıyordum. Döndüğüm zaman, babamın öğrencisi Aykut Vicir ile Cahit Anık’ı, bağlama çalarken izlemiştim. “Gökteki Yıldızın Üçü Terazi”yi çalıyorlardı. Çok etkilendim bundan ve bağlamaya merak saldım. Daha sonra, Cahit hoca ile konuştuk. Bana her hafta uygun günlerde evinde saz öğretiyordu. Benim o zaman sazım yoktu, kendi sazıyla bana saz çalışmayı öğretiyordu. Daha sonra da İzmir’den Saz Ustası Hüseyin’den bir bağlama siparişi verdi ve onu çalmaya başladım. Bağlamayı bana öğreten Cahit Anık’tır” dedi.

“Sanat ruhlu, dünyaya gereken bir insandı”

Gazetemizde Cahit Anık ile ilgili anılarını paylaşan Sümer Ezgü, “Çok hassas bir adamdı. Çok duyguluydu. Bağlamanın dışında ud çalardı. Ve bağlama yapardı. Yapmanın yanı sıra da süslerdi, yakmalar yapardı. Çünkü, ressamdı. Hem güzel resim yapardı hem de bakır tablolar yapardı. Sanat ruhlu bir insandı, sanat için yaratılmış bir insandı. Kendi içinde yaşayan, çok dolu, dünyaya gerekli bir insandı.

Burdur’a yerleştikten sonra Cahit hoca, bizim resim hocamız oldu. Halk eğitim merkezinde dersler aldıktan sonra Radyo bölümünü kazandım. Radyo bölümünde okumak için gittikten sonra bile Cahit hocamla bağımız hep devam etti. Hocama olan minnetim ve sevgim her zaman devam etti. Onun bize aktardığı bilgiler ve saz çalma yöntemi, bizim bedenimize ve ruhumuza sindi. Onun üzerine geliştirdik kendimizi. Benim için çok değerlidir, onun için tüm röportajlarımda hocalarımı başta Cahit Anık’ı dile getirmişimdir” dedi.

“Onun için söyledim, dinleyemeden...”

Cahit Anık’a vefa borcunu ödemek için onun sevdiği “Ayrılık Ateşinde Bir Ok” u seslendirip klibini çeken, ama ona dinletemeden vefat ettiğini öğrenen Sümer Ezgü, “Onun ölümüne çok üzüldüm. Şok oldum. Hastaydı, hastayken ziyaretine de gelmiştim. Belki, beklenen bir durumdu ama beklemediğim bir anda oldu. Malatyalı Fahri Kayahan’ı çok severdi hocam. Onun “Ayrılık Ateşinde Bir Ok”, “Sarı Kurdelam Sarı”, “Ördeğin Sürüsü” türkülerini bize çaldığını çok iyi hatırlıyorum. Böyle, neredeyse ağlardı bu parçaları çalarken. Duygu yüklüydü. Bende ona olan gönül borcumu ödemek için, “Ayrılık Ateşinde Bir Ok” türküsünü hocam sizin için kaydedeceğim dedim. Gerçekten de kaydettim, çok iyi bir kayıt yaptık. Cümbüşü çok severdi, çümbüşlü bir kayıt yaptık, çok emek vererek bir klip çektik. Bunu ben klip kanallarına verdim. 2 gün öncede sosyal medya üzerinden paylaştım. Ve, Antalya’dan Burdur’a gelip hocama bizzat izletmek istedim. Eski tip telefon kullandığı için, internetten izleyemeyecekti. Ben, “Hocam bu çalışmayı sizin için yaptım. Size olan gönül borcum için yaptım” diye gelmek istedim ama, şok oldum, haber aldım vefat etmiş. Daha da ilginci, Dirmilli Halk Sanatçısı Aşık Ömer’in cenazesinden Antalya’ya dönerken haber aldım, hocam vefat etmiş diye ve oradan Burdur’a geldim. İçimde bir eziklik hissettim, hocama dokunmak isterdim. Ne yapalım, kısmet böyleymiş. Biraz önceki sohbetimizden oğlu, bu yaptığım işten haberi olmuş. Cahit hocama bahsetmiş. En azından vefat etmeden önce bu çalışmadan, benim vefa borcumdan haberi olması, beni çok mutlu etti. Yolu nur olsun, devri daim olsun. Benim gönlümde, bedenimde onun emeği daima var olacaktır” dedi.

Burdur Gazetesi olarak, Anık ailesi başta olmak üzere, tüm dost ve sevenlerine başsağlığı dilerken, Cahit Anık’a da Allah’tan rahmet dileriz.

(Süleyman Taraşlı)

Ögeyi Oylayın
(1 Oylayın)

31 Mart Mahalli İdareler Genel Seçiminin ardından mazbatalarını alarak göreve başlayan muhtarlarla bir araya gelen Vali Hasan Şıldak, kendilerini tebrik ederek başarılar diledi. Görevlerinin köylerine, mahallelerine ve vatandaşlara hayırlı olması temennisinde bulundu.

Burdur Valiliği İdare ve Denetim Müdürlüğü tarafından köy muhtarlarına yönelik Köy Kanunu ve ilgili mevzuatı içeren eğitim sonrası gerçekleşen toplantıda Vali Şıldak muhtarlara hitap etti.

“Köylerimizde ve mahallelerimizde yaşayan vatandaşlarımızın elçisi konumunda olan Muhtarlarımız, sorumluluğu olan kutsal bir görevi icra ediyorlar. Gerek devlet kuruluşlarıyla, gerek sivil toplum kuruluşlarıyla, gerek diğer vatandaşlarla, kimi zaman bir ara bulucu, kimi zaman bir lider pozisyonunda sürükleyici, kimi zamanda bir devlet memuru gibi hizmet yürütmeye çalışıyorlar. Muhtarlık aynı zamanda bir devlet memurluğudur. Çünkü Köy Kanununda ifade edildiği gibi köyün yerel yönetim olarak bir işlevi vardır, bir de devlet memuru olarak icra edilmesi gereken zorunlu görevler vardır. Valiler, kaymakamlar olarak her iki yönüyle de ilgiliyiz ve en başta zaten Sayın Cumhurbaşkanımızın muhtarlarımıza gösterdiği teveccüh, verdiği değer ve önem bilinen, aşikar bir konu. Bu manada muhtarlarımız çok şanslı. Gerçekten bu Ülkenin Devlet Başkanıyla birebir görüşme ve Külliyede birebir o ortamı görme ve teneffüs etme imkanı buluyorsunuz. Sizlere gösterilen bu teveccüh, verilen değer size ayrı bir sorumluluk yüklüyor. Sorumluluğunuz omuzlarınızda bir kat daha artıyor. Değerli olan her şey önemlidir, o önemin bir de karşılığı vardır.

BÜTÜN VATANDAŞLARI EŞİT BİR ŞEKİLDE KUCAKLAYIN

Muhtarlarımızdan beklenti bu manada vatandaşla devlet arasındaki köprü olma fonksiyonunu çok iyi bir şekilde hakkaniyetli bir şekilde kullanmak ve bunu gerçekleştirmektir. Halkın beklentisinin de siz muhtarlarımızdan bu yönde olduğunu düşünüyorum. Muhtar seçildikten sonra seçim sürecindeki bütün tartışmaların, rekabetin, kırgınlıklarını bir tarafa bırakılması ve tamamen hizmete yönelik anlayışın hakim olması gerektiğini düşünüyorum. Muhtarlar olarak sizler bütün vatandaşları eşit bir şekilde kucaklamak ve devlet imkanlarından yararlanmaları konusunda onlara yön vermek, yönlendirmek, yardımcı olmak durumundasınız. Pek çok görevleriniz var. Hem halkın beklentisi, hem de bizim beklentimiz bu yönde. Ben karşıma gelen, benimle sohbet eden, bir konuyu görüşen muhtarımın söylediği bir söze %100 güvenmek istiyorum. En küçük güvensizlik hissetmek istemiyorum. Bakın bu sözün altını çiziyorum. Biz sizlere güvenmek durumundayız. Birbirimize destek olarak bir çalışma ortamı, bir çalışma anlayışı geliştirmek zorundayız. Gerçekten halkın içinde, halkı dinleyen, herkesle görüşen kapısını sonuna kadar açan, işten kaçmayan, İşin peşinden koşan bir vali olmaya çalışıyorum. Açık çalışıyorum, samimi çalışıyorum. Ele aldığım hiçbir konuda geçiştirme yapmıyorum. Karşıma gelen vatandaşı laf olsun diye dinlemiyorum. Bütün kurumlarımıza, müdürlerimize de bu yönde talimat verip, aynı uygulamayı yapmalarını istiyorum.

HEPİMİZ VATANDAŞIN EMRİNDEYİZ.

Artık ülkemizde, gelişen Türkiye’de, yeni Türkiye’de bugün git yarın gel, vatandaşı dinlemeden ben ne dersem o olacak dönemi bitmiştir. İdareci vali olur, kaymakam olur, belediye başkanı olur, muhtar olur, hepimiz aynı şeyi yapacağız. Hepimiz vatandaşın emrindeyiz. Dürüst ve doğru bir çalışmada vatandaşın beklentisi, bizim yönetim anlayışımız da budur. Vatandaş odaklı ve sonuç odaklı, işi hiç dolandırmadan bürokrasinin dehlizlerinde dolaşmadan, topu taca atmadan ve verimli bir şekilde Ülkemizin kaynaklarını ciddi, tasarruflu kullanıp düzeyli bir yönetimle, istikrarlı, düzenli ve planlı bir şekilde çalışma yürütüyoruz.

MUHTARLARDAN BEKLENTİM AÇIK, TARAFSIZ HERKESE HİZMET ANLAYIŞINI BENİMSEMİŞ, DÜRÜSTLÜKTEN ASLA TAVİZ VERMEYEN SAMİMİ ÇALIŞMA

Burada yapmaya çalıştığımız ve herkesi kucaklayan yönetim anlayışımızın özetini bu cümlelerle ifade etmek istiyorum. Muhtarlarımızdan da bu modele destek vermelerini istiyorum. Kaymakamlarımız da onu yapıyor. Sizlerin de merkez ilçedeki mahalle ve köy muhtarlarımız olarak bize destek verip bu anlayış içerisinde çalışmanızı ve vatandaşlarımıza hizmet etmenizi ben özellikle istirham ediyorum. Açık, tarafsız herkese hizmet anlayışını benimsemiş, dürüstlükten asla taviz vermeyen samimi, mali konularda son derece dikkatli, hizmet taleplerini de doğru, dengeli, objektif olarak bize yansıtan bir muhtar beklentim var açıkçası. A sokağının işi önemli iken B sokağının işini bizim önümüze getiriyorsanız, A yolunun işi daha acilken, B yoluyla uğraşıyorsanız bu size helal olmaz. Prensipler koyacağız, bu prensiplere göre çalışacağız. Kişilere göre değil. Bizim için A kişisi de aynıdır, B kişisi de aynıdır, C kişisi de aynıdır. Hepsi Türk Vatandaşıdır. Öncelik hizmet önceliğindedir. Kimin daha çok ihtiyacı varsa o hizmet oraya gider.

HER SALI GÜNÜ 11 İLE 12 ARASINDA BU AYDAN İTİBAREN MUHTAR SAATİ UYGULAMASI BAŞLATIYORUM.

Değerli muhtarlarımız, lütfen bütün taleplerinizi bize iletiniz. Başta benim kapım olmak üzere her zaman devletin kapısı sizlere açıktır. Telefon hatlarımız açık. Bize ulaşamama gibi isteseniz de bir şansınız yok. Her Salı günü 11 ile 12 arasında bu aydan itibaren muhtar saati uygulaması başlatıyorum. Muhtarlarımız bizzat benimle görüşebilir. Her zaman görüşebilirsiniz, ama o saatlerde kesinlikle görüşebilirsiniz. Bir randevuya, talebe ihtiyaç yok. Biliyorsunuz salı günleri vatandaşla buluşma günümüz. Dolayısıyla her türlü talebinizi bize ve buradaki bütün kamu kurum kuruluşlarında her halükarda yazılı sözlü iletmeniz halinde en öncelikli olarak muhtarlarımızdan gelen talepler değerlendirilecek. Uygulama bu şekilde olacaktır.

AMACIMIZ KÖYLERİMİZİN ALT YAPISININ DAHA İYİ HALE GETİRİLMESİ

Köylerimizde yapılacak çalışmalarla ilgili İl Özel idaresi 2019 yılı yatırım programını uygulamaya devam ediyoruz, plan dahilinde asfalt çalışmaları, içme suyu, kilit parke, sulama suyu, kanalizasyon çalışmaları devam ediyor. Amacımız köylerimizin alt yapısının daha iyi hale getirilmesi. Ama bunu imkanlar ölçüsünde yapabiliyoruz. O yüzden muhtarlarımızdan da beklentim bilhassa tabi bu köy muhtarlarına yönelik bir ifade. Taleplerinizi yapın değerlendirelim. Bunlar zaten bir süzgeçten geçiyor. Özel İdareden yapılacak işler programlı şekilde yapılıyor. Bir yıl önceden programa girmesi lazım basit işleri zaten çözüyoruz.

BAĞIMLILIKLA MÜCADELE PROJEMİZLE İLGİLİ MAHALLE MUHTARLARIMIZLA YAKIN BİR ÇALIŞMA YAPMAK İSTİYORUZ.

İl merkezinde de yine mahalle muhtarlarımız bilirler, uyuşturucuyla mücadele çalışması yürütüyoruz. Bu çalışma baştan bir hayal gibiydi Allah’a şükürler olsun uygulamaya geçirdik. Uyuşturucunun pençesine düşmüş gençleri buluyoruz, oradan çıkarıyoruz. Süreçle ilgili mahalle muhtarlarımızla yakın bir çalışma yapmak istiyoruz. Şu anda beş çocuğumuz uyuşturucuyu bıraktı. Tedavi oldu. Tedavi süreçlerini takip ediyoruz. Beşine de İŞKUR’dan iş verdik. Beş çocuğumuz da şu an altı ay süreli kamu kurumlarında temizlik elemanı olarak çalışıyorlar. Bugün de bize teşekküre geldiler. Bu konuda şöyle bir çalışma yapacağız mahalle muhtarlarımızda 5’erli gruplar halinde  toplanıp önümüzdeki haftalarda bu gençlerimizin tespitine yönelik destek isteyeceğiz.

VATANDAŞ DEVLET DAİRESİNE KENDİ EVİ GİBİ GİRMESİ LAZIM.

Açık Kapı uygulaması Valiliğimizde biliyorsunuz hayata geçeli bir yıl oluyor. Çok memnunuz uygulamadan. Bunu biz vatandaş buluşmalarıyla birleştirdik. Vatandaşımız ne bekliyor, Devletten ilgi bekliyor. Vatandaş Devlet kapısına gelmekten hala çekiniyor zaten. Siz muhtar olarak bile çekiyorsunuz. Vatandaş Devlet dairesine kendi evi gibi girmesi lazım. Hala bunu yapamıyor vatandaşımız, çekiniyor. İçişleri Bakanımız Sayın Süleyman Soylu sağolsun bu uygulamayı başlattı. Telefondan, bilgisayardan Devlet dairesine gelmese bile müracaat yapabiliyor. Müracaat 7 gün içinde sonuçlandırılıyor. Bunun bir mobil uygulamasını başlatacağız, Valiliğe gelemeyenlerin evlerine gideceğiz.

Kimlik belgesi alması için özürlü, engelli oluşu sebebiyle nüfus müdürlüğümüze gelemeyen vatandaşlarımız için gezici bir uygulama başlattık. Sadece Burdur’da değil, Türkiye genelinde başladı. İlçelerimizde de başlattık. Arkadaşlarımız bugün üç vatandaşımızın evine gitti, yeni kimlik belgesinin müracaat işlemlerini alıyorlar, sonrasında yeni kimlikleri posta yoluyla evlerine gönderiliyor.

Bu güzel uygulamalara siz muhtarlarımızın da desteğini bekliyoruz. Açık Kapıyı duyuralım. Uyuşturucu ile mücadeleyi duyuralım. Vatandaş buluşmalarını duyuralım. Ben bunları sizlerle heyecanlı bir şekilde paylaşmak istedim. Allah hepinize hayırlı görevler nasip etsin. Siz muhtarlarımızı seviyoruz, sizlerle daha güçlüyüz. Hepinize tekrar hayırlı olsun diliyorum”  dedi

Ögeyi Oylayın
(0 oy)

MAKÜ Rektör Adayı Prof. Dr. Özcan Özgel, İstasyon Çay Bahçesi’nde kahvaltılı basın toplantısı düzenledi. Gazetecilerle bir araya geldiği toplantıda, adaylığıyla ilgili açıklama yapan MAKÜ Rektör Adayı Prof. Dr. Özcan Özgel, “Üniversitemizin dünya ve ülke sıralamasında hak ettiği konuma ulaşması için değerli akademisyenlerimiz ve öğrencilerimiz ile değer kaybeden değil, değer katan ve kazanan bir üniversite olmalıyız.” dedi. Konuşmasının ardından basın mensuplarının sorularını yanıtladı.

MAKÜ Rektör Adayı Özcan Özgel gazetecilerle bir araya geldiği toplantıda;

“İnsana dokunduğumuzun bilinciyle, akademik ve idari kadroda bulunan personelimiz ve öğrencilerimizin bütün ihtiyaçlarını, beklentilerini içtenlikle, samimiyetle imkanlar dahilinde en kısa sürede karşılayacağız. Bu da hizmet verdiğimiz herkesin MAKÜ’ye karşı aidiyet duygusunu geliştirecek. İşimizi en iyi şekilde yapmak, ülke kaynaklarını kendi çıkarlarımızdan üstün tutarak en verimli şekilde kullanmak, üniversitemizi Burdur’umuzla kaynaştırmak en önemli amacımız olacaktır. 

Fikir çalıştaylarıyla inovatif fikirler bir araya getirilmeli

Ülkemizin gündemini, bilim ve bilimsel başarılar belirlemelidir. Bilimsel gelişmenin güvencesi olması gereken MAKÜ, bu gündemin yönlendiricisi olmalıdır. Bu amaçla bilim ve toplumsal sorumluluk alanında katkı sağlayacak her bilim insanı mutlaka ödüllendirilmeli ve teşvik edilmelidir. Bilindiği üzere Teke Yöresi ülkemiz hayvancılığında öncü bölgelerdendir. Özellikle süt sığırcılığı ve keçi yetiştiriciliği alanında Burdur’umuz ciddi pazar payına sahiptir. Bu anlamda yeni YÖK konseptine uygun olarak Yükseköğretim Kurulu ve Kalkınma Bakanlığı tarafından üniversitemiz, tarım ve hayvancılık alanında ihtisaslaşma programına dahil edilmişve bu durum 18 Ekim 2016 tarihinde bizzat Sayın Cumhurbaşkanımız tarafından duyurulmuştur. Dolayısıyla bizimde odaklanacağımız projelerden öncelikli olanı hayvancılık projesidir. Bu açıdan süt sığırcılığı ve keçi yetiştiriciliğine odaklanan, kısa ve orta vadede ayakları yere basarak üretim yapan, aynı zamanda üreticiyi kooperatif sistemiyle destekleyen, Burdur’umuz ile birlikte markalaşan ve kendi kendine yetebilen bir üniversite projesi hayali taşıyoruz.” dedi. 

MAKÜ değer katan ve kazanan bir üniversite

Amaçlarının MAKÜ adını en iyi seviyeye çıkarmak olduğunu vurgulayan MAKÜ Rektör Adayı Prof. Dr. Özcan Özgel;

“Üniversitemiz bünyesinde bulunan fakülte ve bölümlerimizin, dünyada ve alanında önde gelen üniversitelerin ilgili bölümleriyle akreditasyonunu sağlayarak, tüm dünyaca geçerli çift diploma imkanının sağlanması, yapmamız gereken en önemli işlendendir. 

Göller Bölgesinin en güzide gölü olan, Türkiye’nin Maldivleri olarak adlandırılan Salda Gölü’nün markalaşması ve markalaşırken bilimsel verilerle takibinin yapılarak korunmasının sağlanması, yine aynı şekilde Anadolu’nun tarih miraslarından olan ve Burdur’umuzun gözbebeklerinden Sagalassos, Kibyra, Kremna, Sia Antik Kentlerinin markalaşma ve tanıtımlarının yapılması üniversitemizin üzerine düşen önemli bir görevdir. 

Bizim amacımız; üniversitemizin tüm mensuplarının katkısıyla MAKÜ adını en iyi seviyeye çıkarmak, bu marka değeri gerek yurt içinde ve gerekse yurt dışında bilim, sanat ve eğitim alanlarındaki başarılarla duyurmaktır.” açıklaması yaptı. 

Prof. Dr. Özcan Özgel

Akademisyen, 1971 yılında Malatya’nın Yeşilyurt ilçesinde doğdu. İlk ve orta öğreniminin ardından Ankara Üniversitesi Veteriner Fakültesi’nden 1994 yılında mezun oldu. Aynı yıl Ankara Üniversitesi Veteriner Fakültesi Anatomi Anabilim Dalına Araştırma Görevlisi olarak atandı. Ankara Üniversitesi Sağlık Bilimleri Enstitüsü bünyesinde, Veteriner Anatomi alanında 2001 yılında doktora öğrenimi tamamlayıp, aynı yıl Akdeniz Üniversitesi Burdur Veteriner Fakültesi’nde Öğrenim Görevlisi olarak göreve başladı. 2003 yılında Yardımcı Doçent kadrosuna atandı. Burdur’da yeni kurulan Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi bünyesinde öğrenim üyesi olarak çalışmaya başlayan Prof. Dr. Özcan Özgel, 09.10.2006 tarihinde Doçent, 11.01.2012 tarihinde de Profesör ünvanını aldı.

Prof. Dr. Özcan Özgel’in uluslararası hakemli dergilerde yayınlanan 22, Ulusal hakemli dergilerde yayınlanan 19 adet makalesinin yanı sıra Ulusal ve Uluslararası bilimsel toplantılarda sunulan toplam 28 adet bildirisi, 1 adet kitap ceviri editörlüğü, 6 adet kitap bölümü çevirisi bulunmakta olup, alanı ile ilgili birçok projede araştırmacı ya da proje yürütücüsü olarak görev yaptı. 

Prof. Dr. Özcan Özgel, ayrıca Süleyman Demirel Üniversitesi Tıp Fakültesi Anatomi Anabilim Dalı’nda 2. doktorasına tez hazırlama aşamasıyla devam etmektedir. Alanıyla ilgili, ulusal ve uluslarası derneklere de üyelikleri bulunan Prof. Dr. Özcan Özgel, halen Burdur Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi Veteriner Fakültesi’nde Öğrenim Üyesi olarak görev yapmaktadır. 

Evli ve 2 Çocuk babasıdır.

Hatice Dursun

Ögeyi Oylayın
(0 oy)

BUTSO Yönetim Kurulu Başkanı Yusuf Keyik açıklanan ‘Ekonomi Reform Paketi’ hakkında değerlendirmelerde bulundu.

Türkiye’nin birinci gündeminin ekonomide reform olduğunu, ticaret ve sanayide hassas süreçlerin yaşandığı bir dönemde bulunulduğunu kaydeden Başkan Yusuf Keyik; “Bizler de iş dünyası olarak istihdamda topyekûn mücadele içerisindeki misyonumuzu devam ettireceğiz. Tüm dünyada globalleşen ticari hayat, kendimizi ve gücümüzün büyüklüğünü tanımamıza bir kez daha vesile olmuştur. Dünyanın neresine giderseniz gidin orada ekonomik bir sistem vardır ve bu sistem içerisinde kendi yerel dinamikleriyle uluslararası etkenleri birleştirici bir yapı gözükmektedir. Dünyadaki sosyoekonomik gelişmelere baktığımızda ve Hükümetimiz tarafından açıklanan yeni ekonomi reform paketini incelediğimizde edindiğimiz tecrübe bir fazla çalışmak ve bir fazla üretmektir. Ekonomi reform paketinin adım adım uygulamaya geçmesiyle birlikte Türkiye’nin ve ilimizin çok daha yüksek bir potansiyele kavuşacağına inanıyor, yeni reform paketini destekliyoruz” dedi.

 REFORM PAKETİNİN İÇERİĞİ

Başkan Yusuf Keyik açıklanan reform paketinin içeriği hakkında da görüş bildirerek, “Kamu bankalarına toplam 28 milyar lira DİBS (Devlet İçi Borçlanma Senedi) verilecek. Sorunlu kredilerin bir kısmı ulusal ve uluslararası yatırım fonlarına transfer edilecek. Konkordatoları yeni bir yasal çerçeve ile ele alınacak. Bireysel emeklilik sistemi yeniden yapılandırılacak. Kıdem tazminatı reformu gerçekleştirilecek. Sözleşmeli tarım yaygınlaştırılacak. Küçükbaş hayvan sayısını 47 milyondan 100 milyona çıkarılacak. Gelire göre artan vergilendirme etkin hale getirilecek. Dolaylı verginin ağırlığı azaltılırken, doğrudan verginin ağırlığı artırılacak. Varlık Fonu stratejik sektörlere yatırım planlaması yapacak” maddelerinden oluşan çalışmaları yakından takip ettiklerini söyledi.  

 SANAYİDE YERLİLEŞTİRME

Sanayide yerlileştirme paketinin de öncelikleri arasında olduğunu vurgulayan Başkan Keyik, milli tarımın, milli sanayinin, yerli ürünlerin ve mevcutta bulunan yerel kaynakların daha da önem kazandığını kaydetti. 

YENİ UYGULAMALAR

Üyelerini her bir gelişmeden haberdar etme vizyonlarına devam ettiklerini de sözlerine ekleyen Başkan Yusuf Keyik, yeni uygulamaların hakkında şu bilgileri verdi:

 “Yapısal reformların önceliklendirilmesi, serbest piyasa ilkeleriyle uyumluluk, ihracat ve ithalat odaklı para ve maliye politikaları arasında koordinasyonun artırılması,

 3 yıl için ‘dengelenme, disiplin ve değişim’ yeni ekonomi programının hayata geçirilmesi, 

Bankacılık sektörünün güçlü yapısını sürdürmesi ve reel sektörü finanse etmesi için ve ayrıca bankacılık sektörünün kredi hacmi, tahsili geçmiş alacaklar hariç 2 trilyon 513 milyar TL olduğu için;  kamu bankalarına 28 milyar liralık devlet iç borçlanma senedi (DİBS) verilmesi,

Özel bankaların da ihtiyaç halinde hazır tuttukları yeniden sermayelendirme planları çerçevesinde sermayelerinin artırılarak, bilançolarının çok daha dirençli bir hale getirilmesi,

Dengelenme süreci boyunca temettü dağıtımının ve yöneticilere yapılan nakdi prim ödemelerinin sona erdirilmesi,

Mali sistemin gözetimi ve denetiminin güçlendirilmesi ve geriye dayalı iktisadi politikalar geliştirmesi amacıyla ulusal veri merkezinin kurulmasıyla risk ve potansiyellerin çok daha erken analiz edilmesinin sağlanması,

Borçların yeniden yapılandırmalarını ve icra-iflas işlemlerini daha hızlı ve etkin hale getirmek için yeni bir yasal ve kurumsal çerçeve oluşturulması ve sorunlu kredilerin bir kısmının ulusal ve uluslararası yatırım fonlarına transfer edilmesi,

Bazı sorunlu kredilerin, bankaların ve ulusal-uluslararası yatırımcıların iştiraki olan bilanço dışı fonlara (enerji girişim sermaye fonu ve gayrimenkul fonu) devredilmesi,

Bireysel emeklilik sisteminin yeniden yapılandırılması,

Konkordato ve kredi yapılandırmalarının daha iyi ve herkesin çıkarına olan yeni bir yasayla revize edilmesi,

Borç ödeme kabiliyetini yitirmiş şirketlerin tasfiyesinin sağlanması,

Kamunun olmadığı iki sektörde (enerji girişim, gayrimenkul fonları) sorunlu varlıkların borç hisse takasıyla dışarı çıkarılması ve bankaların bilançolarının düzenlenmesi,

Etkin bir tasarruf sistemi oluşturularak tüm paydaşların katılımı ile ‘kıdem tazminatı’ reformunun yapılması,

Kıdem tazminatı fonu ile BES’in entegrasyonunun sağlanması,

YEP kapsamında emeklilik sisteminin reforme edilmesiyle toplanan fonların milli gelirin yüzde 10’una getirilmesi,

Sistemde biriken fonların reel sektöre ve Türkiye’nin büyümesi üzerinde kanalize edilmesi; şirketlere ek kaynak oluşturulması,

Tasarrufların artırarak dış finansman bağımlılığının azaltılması,

Reel sektörde riski 100 milyon lira ve üzeri olan grupların bağımsız denetim raporlarını bankalara sunmalarının zorunlu hale getirilmesi,

Vatandaşların kazançlarına göre bireysel, tamamlayıcı bir emeklilik sisteminin düzenlenmesi, bununla birlikte kıdem tazminatı reformunun hayata geçirilmesi,

Kurumsal yönetim standartları yükseltilerek, 2020 yılından itibaren finansal yönetim kalitesi artırılması, reel sektörün, kredi için mali denetim raporu sunmak zorunluluğu getirilmesi,

Mayıs ayından itibaren ‘Tarımda Milli Birlik Projesi’nin uygulanması; Kooperatif yapılarının merkezde olduğu kurumsal bir altyapısının olması,

Tarım Kredi Kooperatifi ortaklığı ile taze meyve sebze pazarında, enflasyonla mücadele kapsamında dengeleyici unsur olma amacıyla Sera A.Ş. kurulması,

47 milyon olan küçükbaş hayvan varlığının 100 milyona yükseltilmesi,

YEP’te 76 milyarlık tasarruf adımlarına devam edilmesi,

Kurumlar vergisinin kademeli olarak düşürülüp daha rekabetçi bir ortama taşınması: Beyannamelerin yaygınlaştırarak dolaylı vergileri azaltıp dolaysız vergileri arttırarak verginin daha da tabana yayılmasının sağlanması,

‘Gönüllü Uyum’ sistemi ile mükelleflerin beyanlarının esas olduğu ve ilk inceleme sonucunda sorun görülmediği takdirde sadeleşmiş bir sürecin hayata geçirilmesi,

Etkin yaptırım, teknik çözüm, e-fatura, benzersiz kodlu mal hareketi takip sistemiyle etkin bir yapının daha hayata geçirilmesi,

Kurulacak ‘Mükellef Hakları İcra Kurulu’ ile mükelleflerin vergi süreçlerindeki beyanları ile ilgili yazılı süreçlerinin devreye alınması,

İhracata dayalı yüksek katma değer ve teknolojik üretimi önceleyen bir ekonomiyle inşaat izinlerinde, elektrik bağlamada, işe başlamada, ilgili kuruluşlar arasındaki e-imza’nın sürece dahil edilmesiyle sistemlerin entegre edilmesi,

İhracat-üretim stratejik planlamasında ‘Enerji, Maden, Petrokimya, İlaç, Turizm, Otomotiv ve Bilişim’ sektörlerinin daha etkin yönlendirilmesi

Varlık Fonunun stratejik sektörlere yatırım planlaması yapması, kayıtlı istihdamı teşvik, kayıtdışılılıkla mücadele reform sürecine önemli katkıların sağlanması,

Kısa, orta ve uzun vadede ihracat potansiyelinin belirlenerek ihracatın artırılması için uygun strateji ile ilgili adımların atılması,

Mayıs ayında başlanacak ‘Sanayide Yerlileştirme’ programıyla öncelikli orta yüksek ve yüksek teknolojili ürünlere yönelik stratejilerin hayata geçirilmesi,

Etki analizleri ile ihracatta devlet yardımlarının yeniden düzenlenmesi: Sanayi Bakanlığı’nın ARGE’den yatırım ve ihracata tek pencereden yönetildiği, öncelikli orta-yüksek ve yüksek teknoloji ürünlere ilişkin projelerin yürütülmesi,

Hem ülke ve destinasyon çeşitliliğini hem turist sayısını ve hem de turist başına düşen geliri artırarak 70 milyon turist ve 70 milyar dolar turizm gelirine ulaşma hedefinin öncelikler arasına alınması.”

BUTSO Yönetim Kurulu Başkanı Yusuf Keyik, değerlendirmesinin son bölümünde: “Rekabet reformu içerisinde alınacak her türlü tedbir ve atılacak her bir adımın zincirleme etki yaratarak ülkemizin kalkınmasına ivme kazandıracağı ortadadır. Eşit şartlar altında rekabet ve üretim, her zaman tüketiciye menfaat sağlar. Sonuçta bizler Burdur Ticaret ve Sanayi Odası olarak uygulamaya başlatılan çalışmaları destekliyor ve ekonomimizdeki gelişmeleri incelemeye devam ediyoruz” dedi.

Ögeyi Oylayın
(0 oy)

2019 yılı İl Özel İdaresi yatırım programında yer alan sıcak karışım ve sathi kaplama asfalt yapımı çalışmaları üç ayrı noktada başladığı açıklaması yapıldı.

Asfalt sathi kaplama programında bulunan Yeşilova İlçesi Bayındır – Dereköy arasındaki 6 km bölümün asfalt öncesi alt temel yapımı çalışması tamamlandı. Yine aynı programdaki Ağlasun İlçesi Yukarı Yumrutaş – Çamlıdere arasındaki 6 km bölüm ile Yeşilova İlçesi Düden yolundaki 4 km bölümün alt temel yapımı devam ediyor. Sıcak karışım asfalt programında yer alan Kemer İlçesi Akçaören grup köy yolundaki 5 km bölümünde de alt temel çalışmaları sürüyor.

İl Özel İdaresi 2019 yılı programındaki içme suyu, sulama, kanalizasyon ve köy içi beton parke yapımı çalışmaları da hızlı bir şekilde ilerliyor.

İçme Suyu alanında, 2 köyde çalışmalar tamamlandı, 2 köyde devam ediyor, 1 köyde ise proje ihale aşamasında bulunuyor. Ayrıca 4 köyde içme suyu deposu yapımı devam ederken 3 köyde proje çalışmaları yapılıyor. Yine 6 köyde güneş enerji paneli yapımı sürerken 1 köyde proje çalışması yürütülüyor. 1 köyde ise sondaj çalışması tamamlandı.

Sulama alanında, 8 köyde program kapsamındaki çalışmalar tamamlandı, 5 köyde ise çalışmalar sürüyor.

Kanalizasyon alanında, 12 köyde program kapsamındaki çalışmalar tamamlanmış olup 1 köyde çalışmalar devam ediyor.

Köy içi beton parke yapımında, 175 köy için planlanan toplam 210 bin m2 taş yapımı işinin 111 köyde 160 bin m2’lik bölümü bitirilmiştir. Kalan bölümün bir ay içinde tamamlanması öngörülüyor.

Çalışmaları yakından takip eden Vali Hasan Şıldak, “Yatırım programında yer alan alt yapı çalışmalarını planlı ve düzenli bir işleyişle en hızlı tempoyla yürütüyoruz. Çalışmalarda iyi planlama, disiplinli ve etkili uygulama ile iş heyecanını, takım ruhunu birleştiriyoruz. Özel İdare köylerimizin gelişimine en büyük katkıyı sağlamaya ve Hükumetimizin sağladığı imkanları köylerimize taşımaya devam ediyor.” dedi.

Ögeyi Oylayın
(0 oy)

Yalova Subaşı Belediye Başkanı Turan Canbay, Belediye Başkanı Ali Orkun Ercengiz’i makamında ziyaret etti. 

31 Mart Mahalli İdareler Seçimleri’nin ardından mazbatasını alarak göreve devam eden Belediye Başkanı Ali Orkun Ercengiz’i Yalova Subaşı Belediye Başkanı Turan Canbay makamında ziyaret ederek yeni döneminde başarılar diledi. Subaşı Belediye Başkanı Turan Canbay’ın ziyaretinden duyduğu memnuniyeti dile getiren Başkan Ercengiz kendisine teşekkür ederek, Başkan Canbay’ı tebrik etti ve yeni görevinde başarılar diledi. Yeni görev süresinde gerçekleştirilecek projeler ve yatırımlar hakkında sohbet eden Belediye Başkanları, vatandaşların ihtiyaç önceliklerine göre hizmetlerine devam edeceklerini ifade ettiler. 

Yalova Belediye Başkanı Turan Canbay,  Burdur Belediye Başkanı Ali Orkun Ercengiz ile karşılıklı fikir alışverişinde bulundular. Başkan Ercengiz, Başkan Canbay’a anmalık ve Burdur’un en eski geleneksel el sanatlarından olan alaca dokuması hediye etti. Gerçekleştirdikleri görüşmenin ardından Başkan Turan Canbay memnuniyetini dile getirerek makamdan ayrıldı.

Ögeyi Oylayın
(0 oy)

AK Parti Milletvekili TBMM Başkanlık Divanı Üyesi Bayram Özçelik, yazılı açıklamada bulunarak Burdur ve ilçelerine, Beldelerine ve Köylerine hizmet etmeye devam edeceklerini bildirerek “Yerel seçimlerle burdur halkımız bulunduğu ilçede ve beldelerde kararını vermiştir. Halkımızın aldığı kararların başımız üstünde yeri vardır” dedi.

“BELEDİYELER PROJE ÜRETMESİ LAZIM”

Belediyelerin proje üreterek adımlar atması gerektiğinin altını çizen Milletvekili Bayram Özçelik, “Bizde hizmet etmeye devam ederiz. Tabii ki partimizden olan belediyeler için projeler üretir ve onu icraata koyarız. Yeter ki Belediyeler Projeler üretsin. Burdurlu hemşerilerim tabi ki hizmet almaya fazlası ile devam edecektir. Önemli olan Belediyelerin Proje üretip, üretip projeleri Ankara’nın gündemine taşıyabilmesi ve finans sağlayabilmesidir.” ifadelerini kullandı.

“HİÇ BİR HİZMETİ GERİ KOYMAYIZ”

AK Parti Hükümetleri olarak başta Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan önderliğinde milletvekili olarak memleketin her karış toprağına hizmet götürdüklerini belirten Burdur Milletvekili Özçelik, “ Belediyeyi kazanamadık diye Burdurlu  hemşehrilerimizi hizmetten alıkoymayız. Hükümetimiz, Cumhurbaşkanımız ve Vekiller  olarak biz memleketin her karış toprağına hizmet götürüyoruz. Yaptığımız her adımı,hizmeti ve yatırım kararını halkımızla paylaşırız,birilerinin işgüzarlıkla halkımızı kandırmalarına da müsaade etmeyiz” şeklinde ifade etti.

“YENİ DÖNEMDE DE BURDUR’A ÇOK ŞEYLER YAPACAĞIZ”

“Neyi,niçin yaptığımızı Burdur’da vatandaşımıza ve Burdur  Basınına anlatırız” diyen Milletvekili Özçelik, “Biz AK Partiyiz.18 Yıl önce kuruldu partimiz ve 17 Yıldır Türkiye’ye ve Burdur’umuza eser üretiyoruz. Nerede bize ihtiyaç varsa, kim bizden yardım isterse,kim tecrübemizden istifade etmek isterse elimizden geleni yaparız. Biz ”Halka Hizmeti Hakka Hizmet” eden bir anlayıştan geliyoruz. Yeni dönemde Burdur için yine çok şey yapacağız.Seçim boyunca halkımıza söylediklerimizle Burdur’a hizmetin çıtasını yükselttik, Burdur’u büyük düşünmeye sevk ettik. Hedef yükselince de tabi ki biz AK Partililere çok çalışmak düşer. Merkez İlçede de vatandaşımızın kararına saygı duyuyoruz, Bu seçimde 6 İlçe Belediye Başkanlığını aldık ve özellikle İl Genel Meclisinde 27 İl Genel Meclis Üyesinin 18 Üyesini partimiz kazandı. Hatta bir ilçemizde bir üyeyi 2 Oyla Kaybettik. ”DURMAK YOK GECE GÜNDÜZ ÇALIŞMAYA ve YOLA DEVAM” ifadelerini kullandı.

 

Ögeyi Oylayın
(0 oy)

Belediye Başkanı Ali Orkun Ercengiz, İstasyon Çay Bahçesi’nde kahvaltılı basın toplantısı düzenleyerek gazetecilerle bir araya geldi. Toplantıda gazetecilerin sorularını yanıtlayan Başkan Ercengiz, yapıcı eleştirileri dikkate alacaklarını ancak ailesi üzerinden yapılacak siyasi söylemleri en sert şekilde cevaplayacaklarını söyledi. 

Seçim dönemi ve göreve başladıktan sonraki sürece yönelik soruları cevaplayan Belediye Başkanı Ali Orkun Ercengiz, “Kentin siyasi ve bürokratik bileşenlerinin bir araya gelerek Burdur’un geleceği için katkı koyması gerektiğini söylemiştim. Sözümün arkasındayım.” dedi. 

Belediye Başkanı Ali Orkun Ercengiz gazetecilerle bir araya geldiği basın toplantısında, Köy Enstitülerinin kuruluş yıldönümüne değinerek;

“Bugün Köy Enstitülerinin kuruluş yıldönümü. Buda benim açımdan çok önemli. Bugün yaşadığımız tarım ve hayvancılık sorunlarının temelinde yatan en büyük unsur, Türkiye’nin üretimden uzaklaşması. Köylerin boşalmış olması. Köylerin üretimdeki fiyat artışlarına bağlı kalarak ya da onu bahane göstererek köyden kente göçü neticesinde üretimin neredeyse bitme noktasına gelmiş olması, malesef bugün bizim dışa bağımlılığımızı, ithalat ihracat arasındaki dengesizliği ve üreten toplumun tüketen topluma dönüşmesinin temel nedenidir. Köy Enstitüleri neden önemliydi burada? Orada yetişmiş insan gücünün köyüne dönüp 18 bin köy çocuğunun, köylerde insanın üretim için ekip dikmeye başlayan ve 16 yıl süren  süreçte  Türkiye, aslında üreten bir ülke olmuş. Türkiye kendi kendine yetebilen 7. devlet unvanını bu gerekçeyle belki alabilmişti.” sözleriyle Köy Enstitülerinin önemini vurguladı.

Derdimiz vatandaşımıza hizmet etmek

Seçim dönemine ait değerlendirmelerde bulunan Başkan Ercengiz;

“31 Mart akşamı şunu söyledik seçimde, ne olduysa oldu. Bir şeyler yaşandı. Seçimler belli tavırları koymak adına yapılan işlerdir. Bir tercihi ortaya koymak adına yapılan yöntemdir. Biz en başından beri kötü söz, seviyesiz siyaset yapmayacağımızı belirtmiştik. Bunun için gayret gösterdik. Tüm yaşananları bir kenara bırakarak, her şeyin üzerine bir sünger çektiğimizi ve 1 Nisan sabahı işten başka bir düşüncemizin olmaması gerektiğini ve kentin siyasi ya da bürokratik bileşenlerinin bir araya gelerek bu kentin ve bu ilin geleceği için ortak katkı koyması gerektiğini söylemiştim. Bu sözümünde arkasındayım. Ondan sonraki süreçte biz 8 Nisan’da mazbatamızı aldıktan sonrada, bugüne kadar çok şükür seven sayanlarla ziyaretleriyle birlikte, belediyemizin oldukça yoğun ilgi gördüğünü görüyoruz. Derdimiz vatandaşımıza 120 günlük süreçte onlardan aldığımız geri bildirimle daha iyi hizmet edebilmek ve hem idari kadromuzda hem de işleyişte bazı revizyonları yapacağımızı da müdür arkadaşlarımızı da görevli arkadaşlarımızı da ve mevcut yönetim anlayışımızı da, belediye mecilisindeki arkadaşlarımızla, il başkanımızla, ilçe başkanımızla değerlendirdik. 

Burdur halkı kavga eden siyasetçiden hoşlanmıyor

Önümüzdeki süreçte sahadan aldığımız geri bildirimleri değerlendirme adına bazı müdürlüklerde revizyon yapacağız. Yeni döneme yeni soluktan ziyade, vatandaşımıza hizmet etme noktasında, vatandaşımızın iletişimde problem yaşadığı, beklentisine %100 karşılık bulamadığı, belli ölçüde metal yorgunluğu gelişen arkadaşlarımızla da onların kalbini kırmadan onlarla birlikte bu kararı vereceğiz. İnşallah önümüzdeki süreç, Burdur için çok daha iyi şeylerin yapılacağı çok daha iyi bir süreç olacak. İktidar partisi milletvekillerimizin ilimizin milletvekili olduğunu düşünerek hareket edeceğini umut ediyorum. Çünkü seçim kampanyası döneminde bölgemize oldukça fazla siyasi ziyaretçisi yaşadık. Bu gelen ziyaretlerde hem bürokratlar hem ziyaretçiler  Burdur’umuza birtakım taahütlerde bulundu. Bunların arkasını bırakmayacağız. Eksik arayan değil, eleştirileriyle bizi doğruya yönelten anlayış olmalı. Biz yapıcı her türülü eleştireye açığız. Sağlamcı gitmeye devam edeceğiz.” değerlendirmesi yaptı. 

İktidara giden yol yerele

giden yoldur

Vatandaşa hizmet etemek üzere bu göreve talip olduklarını belirten Başkan Ercengiz;

“Ülkede gördüğünüz üzere birçok belediye el değiştirdi. Bu daha çok muhalefet lehine değişen bir değişim oldu. Özellikle Türkiye’nin büyükşehir belediyelerine baktığımızda İstanbul, Ankara, Adana, Mersin, Antalya diye başlarsak eğer nüfusun ve ekonominin ciddi anlamda yönetildiği ve el değiştirdiğini görüyoruz. Burada birkaç neden belki sıralanabilir ama şu bence çok önemli. Tehdit dilinin ve insanların özgürlüğünün bir şekilde sıkıntıya girdiğini düşündüğü algısı bence bu seçimlerin en temel nedenlerinden birtanesi oldu sonucu etkileyen. Ekonomik kriz olarak bizim adlandırdığımız ama iktidar partisinin ekonomik kriz yok dediği ama pazarda soğanın 10 lira, patatesin 6 lira olduğu gerçeğini de bu seçimin sonuçlarına etki ettiğini ifade etmek isterim. 

Özelinde Burdur genelinde Türkiye hepimizin

En önemlisi 2018’in seçim icratı dediğimiz ittifaklarla giden seçimin 2018 yılının 24 Haziran’ın da her ne kadar iktidar partisine yaramış gözüksede 2019 yerel seçimlerinde işine yaramadığını açıkça gördük. Vatandaş bizim Genel Başkanımızın ve Sayın Meral Akşener’in de ifade ettiği gibi iktidar partisine bu yerel seçimlerde sarı kart gösterdi. Buradan çıkartılacak her siyasi parti açısından değerlendirmeler vardır. Biz bir başkasının değil kendi adımıza çıkaracağımız ders şu olmalıdır. İktidara giden yol, yerelden giden yoldur. Yerel seçimde şımarmadan, hakça, adaletlice yapılacak her türlü yerel hizmetin iktidara giden yolda çok etkin olacağını düşünüyorum. Seçilmiş tüm belediye başkanlarına, meclis üyelerine, il genel meclisi üyelerine ben 2019-2024 döneminde başarılar diliyorum. Özelinde Burdur, genelinde Türkiye hepimizin. Kimsenin kimseden ne fazlası, ne de eksiği var. Temelinde insanız. Yaradılanı yaradandan ötürü seviyoruz. İnsana hizmet etmek üzere bu görevlere talip olduk. İnşallah kol kola gireceğiz ve Burdur’umuza hizmetleri hep birlikte getireceğiz.” dedi.  

Hatice Dursun

Ögeyi Oylayın
(0 oy)

Vali Hasan Şıldak, Turizm Haftası kapsamında yok olmaya yüz tutmuş meslekleri devam ettirmeye çalışan Ustaları ziyaret etti.

 Teke Yöresi Halk Sazları Ustası Tahsin Yarar’ı atölyesinde ziyaret eden Vali Hasan Şıldak,  sonrasında Arasta esnaflarından Bakırcı Ustası Hasan İmrak ve Kalaycı Ustası Musa Yıldırım’ı iş yerlerinde ziyaret etti.

Kabak Kemane ve Cura sazlarını yapan ve icra eden ustalardan Tahsin Yarar’ı ziyaret sırasında, Kozağaçlı Mahalli Cura Sanatçısı Sabri Özdemir’de yer aldı. Saz ustası Tahsin Yarar’dan Kabak Kemane ve Cura sazlarının yapımı ve tarihiyle ilgili bilgiler alan Vali Şıldak, Teke Yöresinin Başkenti Burdur’un en önemli sazları arasında yer alan cura, kabak kemane ve sipsiyi beğeniyle dinlediğini ifade etti. 

Devam eden ziyaretlerinde Arasta çarşısında Bakırcı Ustası Hasan İmrak ve Kalaycı Ustası Musa Yıldırım’ı ziyaret eden Vali Şıldak, kaybolmaya yüz tutan bu iki zanaatle ilgili kendilerinden bilgi aldı.

Turizm haftası kapsamında ziyarette bulunduğu üç ustaya Kültürel mirasımızı, değerlerimizi yaşatmaya devam ettikleri için teşekkür eden Vali Hasan Şıldak, çalışmalarında başarılar diledi. Ziyaretler sırasında İl Kültür ve Turizm Müdür V. Abdullah Kılıç, Burdur Esnaf ve Sanatkârlar Odaları Birliği Başkanı Metin Sipahi de yer aldı.

Ögeyi Oylayın
(1 Oylayın)

Orman Yangınları ile Mücadele Komisyonu toplantısı Vali Hasan Şıldak başkanlığında yapıldı.

Orman İşletme Müdürlüğü Toplantı Salonunda gerçeklen toplantıya başta Vali Hasan Şıldak olmak üzere, İl Jandarma Komutanı J. Alb. Orhan Kılıç, İl Emniyet Müdürü Arif Çankal, Orman Bölge Müdürü Kenan Akduman ve ilgili kurum müdürleri katıldı.

Vali Hasan Şıldak’ın yaptığı açılış konuşması sonrası Orman Bölge Müdürü Akduman tarafından, orman yangınları ile mücadele kapsamında Bölge Müdürlüğü tarafından yürütülen çalışmalar ve alınan tedbirlerle ilgili sunum yapıldı. Akduman, orman yangınları ile ilgili Burdur’u da kapsayan istatistiki veriler, personel ve yangınlarda kullanılan araç gereç durumları, ormanlık alanlarda bulunan gözetleme kuleleri, yangın havuzları, bugüne kadar Burdur genelinde meydana gelen önemli yangınlar ve müdahale görüntülerinin de yer aldığı ayrıntılı bir sunum gerçekleştirdi.

Toplantı, orman yangınları ile mücadele kapsamında kamu kurum ve kuruluşları tarafından alınması gereken tedbirler, görev ve sorumluluklar ile ilgili kurumlar arasında koordinasyonu gerektirecek konuların görüşülmesinin ardından sona erdi.

Vali Hasan Şıldak toplantının açılışında yaptığı konuşmada; “Orman yangınlarıyla mücadele komisyonumuzun ilk toplantısını birlikte gerçekleştirmiş olacağız. Orman varlığımız ülkemizin en değerli hazinelerinden, doğal miraslarından birisidir. İlimizde orman varlığı açısından Türkiye’de alan olarak ilklerde yer alan % 47 gibi bir oranla hatırı sayılır pozisyonda bulunuyor. Ülkemizde de orman teşkilatımız her yıl yenilenen, güçlenen kadrosuyla mevcut olanı korumak ve mevcutlara yenilerini eklemek konusunda son derece gayretli çalışmalar yürütüyor. Bu kapsamda yangınlarla mücadele de bu çalışmaların önemli bir parçasını oluşturuyor. Yine geçmiş yıllardaki oranlara baktığımızda, Burdur ili genelinde gerek orman yangını sayısı, gerekse kaybedilen alan çok küçük miktarda. Buda tabi bizim için son derece sevindirici bir durum. Burada da hem alınan tedbirlerin etkili olduğunu düşünüyoruz. Gerekli tedbirler zamanında etkili olarak bütün kurum kuruluşlarımız tarafından yürütülüyor. Ayrıca bölge insanımızda duyarlılık gösteriyor. Bu duyarlılığında neticesi olarak bu sonuçları elde ediyoruz. Toplantımızın hayırlı olmasını temenni ediyorum. Yangınsız ve kayıpsız bir sezon temenni ediyoruz. İçinde bulunduğumuz takvim ilerledikçe Mayıs ayından itibaren havaların ısınması, yangın riskini gündeme getirecek. Bugün burada bulunan tüm kurum kuruluş temsilcilerimizde bu toplantı çerçevesinde gerekli koordinasyonu sağlamak suretiyle biz yangın sezonuna hazır hale gelmiş olacağız” dedi.

Ögeyi Oylayın
(0 oy)

Telefon aboneliği borçluları, telefon firmaları tarafından yetkilendirilen avukatlık bürolarından gelen telefonlarla uyarılıyorlar.

Telefon aboneliği borcu olanlar; kendilerini konu ile ilgili arayanların çoğunlukla, avukatların sekreterleri olmasından ve arayan sekreterlerin kendilerine “borcunuzu ödemezseniz haciz yapılacak, icra yapılacak” tehdidinde bulunmalarından, borç gerekçesi ile akrabalarının aranıp, rahatsız edilmelerinden şikayetçiler!  

Benzer bir konuda Cumhuriyet Gazetesi’nde;

“İcra mesajını akarabalarına gönderdiği için şikayet etti;

Avukat hapse girebilir” 

Başlığıyla yayınlanan haberde; 

İnşaat işçisi Mehmet Salih Ekin, geçen yıl Demre’de inşaatta çalıştığı sırada avukat Hakan D. tarafından arandığını söyledi. Avukatın, ‘mal bildirimi yapmadığı’ gerekçesiyle hakkında tutuklama kararı çıkarttığını söylediğini belirten Ekin, işini bırakarak Antalya Adliyesi’ne geldiğini aktardı. Böyle bir kararın olmadığını ilgili yerlerden öğrendiğini dile getiren Ekin, yaklaşık 2 ay önce ise yine avukat Hakan D. tarafından birkaç akrabasının telefonuna, oturduğu evin icra yoluyla satışa çıkarıldığına yönelik mesaj gönderildiğini kaydetti. Avukatın bu uygulamasından çok rahatsız olduğunu söyleyen Ekin, Antalya Adliyesi’ne giderek savcılığa suç duyurusunda bulundu. Ekin, “Bana ait bir borç nedeniyle herhangi bir ilgileri bulunmayan akrabalarımın aranması, avukatın beni tehdit etmesi ve cep telefonuma sürekli mesaj atarak taciz etmesi nedeniyle şikayetçi oldum” dedi.” Bilgisi yer alıyor.

Benzer bir konunun ilimizdeki mağdurlarından bir telefon abonesi borçlusu, yaşadıklarını gazetemize aktararak; “Bir numaradan arama yapılarak, eşimin, üzerine kayıtlı bir telefon aboneliği nedeniyle, bir telefon firmasına borçlu olduğu söylendi. Eşimle konuşup borcu ödeyeceğimizi söyledim. İlgili telefon firmasına gidip borç miktarımızı öğrendik. Bildirilen borç dışında başka borç varsa onuda bildirmelerini, borcun tamamını yatırmak istediğimizi söyledik. Bildirilen borcu yatırdık. Daha sonra bu kez aynı numaradan eşimin kardeşi aranmış ve eşim hakkında borcundan dolayı “icra, haciz” yapılacağı söylenmiş. Bunun üzerine, o numarayı aradım, ancak cevap alamadım. Aynı numaradan beni aradılar. Telefon eden avukata, olanları aktarıp, eşimin borcu nedeniyle kardeşinin aranıp, “icra haciz işlemi yapmakla tehdit edilmesinin doğru olmadığını, borçların şahsi olduğunu, borçtan dolayı, kişilerin yakınların “aranıp, rahatsız edilerek,  icra işlemi” uyarısında bulunulmaması gerektiğini, ilgili firmaya gidip borcumuzu ödediğimizi söyleyip, ödeme bilgilerini verdim. Avukat olduğunu söyleyen kişi, beni tekrar arayıp, ödenen borcun dışında başka bir borç olduğunu, bu borçtan dolayı, eşimin kız kardeşini arayan kişinin sekreteri olduğunu, ancak icra tehdidinde bulunmadığını ifade etti. Ben avukat adına sekreterinin, borcundan dolayı eşimin kardeşini aranmasının da doğru olmadığını, Avukat sekreterinin borçlu yakınını arayıp “icra, haciz” işlemi tehdidinde bulunmasının doğru olmadığını, bunun yanlış olduğunu Kabul etmeleri gerektiğini söyledim.“ dedi

Görüşlerine başvurduğumuz bir avukat konuya ilişkin; “İlimizde ve başka küçük illerde böyle, avukatın yerine sekreterin arayıp “ icra” uyarısında bulunması istisnai vakalardandır. Ancak ne yazık ki bu büyük şehirlerde sıkca rastlanan bir durumdur. Boçlar şahsidir, borçtan dolayı “ icra uyarısı, bildirimi” kişinin yakınlarına yapılamaz, yapılmamalı. Bu uyarıyı avukat sekreterleri hiç yapamaz, yapmamalı. İlimizde böylesi yanlış uygulamalara sık rastlanmaz. Daha çok büyük şehirlerde bu tür yanlış uygulamalar yaşanıyor. Ben müvekkillerimin, avukat sekreterleri tarafından aranması ve kendilerine “icra” uyarısında bulunulması yada yakınlarının avukat sekreterleri tarafından aranıp “icra” uyarısında bulunulması hususlarında, daha önce savcılıklara suç duyurusunda bulunmuştum” değerlendirmesi yaptı.

Cumhuriyet gazetesinde benzer konuda yer alan haber;

İcra mesajını akrabalarına gönderdiği için şikayet etti:

Avukat hapse girebilir

Antalya’da inşaat işçisi Mehmet Salih Ekin (51), kendisine ait borç nedeniyle akrabalarına telefonla mesaj gönderen avukat Hakan D. hakkında savcılığa suç duyurusunda bulundu.Antalya’da yaşayan Mehmet Salih Ekin, oğlu Emre’yi 2014 yılında üniversiteye hazırlık için dershaneye gönderdi. 10’a bölünen dershane ücretinin 6 taksitini ödeyen inşaat işçisi Ekin, ekonomik sıkıntı yaşayınca kalan borcu ödeyemedi. Dershane yetkililerinin taksitleri ısrarla istemesinden rahatsız olan Emre Ekin, dershaneye gitmeyi bıraktı. Dershaneye 720 lira borcu kalan Mehmet Salih Ekin’e 1,5 yıl sonra tebligat geldi. Tebligatı gönderen avukat Hakan D.’yi arayan Ekin, borcun faiziyle 1200 liraya çıktığını öğrendi. Bu borcunu da taksitlendiren Ekin, ödemede yine sıkıntı çekti.

EVİNİN İCRA YOLUYLA SATILACAĞI MESAJINI AKRABALARINA GÖNDERDİ

Ekin, geçen yıl Demre’de inşaatta çalıştığı sırada avukat Hakan D. tarafından arandığını söyledi. Avukatın, ‘mal bildirimi yapmadığı’ gerekçesiyle hakkında tutuklama kararı çıkarttığını söylediğini belirten Ekin, işini bırakarak Antalya Adliyesi’ne geldiğini aktardı. Böyle bir kararın olmadığını ilgili yerlerden öğrendiğini dile getiren Ekin, yaklaşık 2 ay önce ise yine avukat Hakan D. tarafından birkaç akrabasının telefonuna, oturduğu evin icra yoluyla satışa çıkarıldığına yönelik mesaj gönderildiğini kaydetti. Avukatın bu uygulamasından çok rahatsız olduğunu söyleyen Ekin, Antalya Adliyesi’ne giderek savcılığa suç duyurusunda bulundu. Ekin, “Bana ait bir borç nedeniyle herhangi bir ilgileri bulunmayan akrabalarımın aranması, avukatın beni tehdit etmesi ve cep telefonuma sürekli mesaj atarak taciz etmesi nedeniyle şikayetçi oldum” dedi.

TÜKETİCİLER BİRLİĞİ:

YASAL DEĞİL

Tüketiciler Birliği Antalya Şube Başkanı Neşet Gündüz, bazı avukatların başvurdukları bu yolun yasal olmadığını söyledi. Gündüz, “Avukatlar, ‘Ne yapalım, borçluyu uyarmayalım mı, yasal hakları belirtmek suç değil’ diye yakınıyor. Ancak, avukatlık büroları tahsilat veya haber verme büroları değildir. Sürekli mesaj atma ve arama, huzur ve sükunu bozma suçudur. Mevzuatta; ‘borçluyu telefonla tahsilata zorlama, alacaklıya veya alacaklı vekili avukata tanınmış bir yol değildir’ denilmiştir. Ayrıca avukatlık kanununun 34, 55, 134, ve 136 maddelerinde bu açıkça belirtilmiştir” dedi.

AVUKATA HAPİS CEZASI VERİLEBİLİR

Tüketicilerin böyle bir durumla karşılaşmaları halinde savcılıklar ile barolara şikayette bulunabileceklerini kaydeden Gündüz, “Barolar Birliği’nin bu konuda disiplin cezası verdiği çok sayıda karar var. Savcılık da ‘hakaret’ ve ‘kişisel verileri ele geçirme ve yayma’ suçundan 2,5 yıldan 7 yıla kadar hapis istemiyle dava açabilir. Tüketicilerimiz bunun yanı sıra cumhuriyet başsavcılıklarına Türk Ceza Kanunu’nun (TCK) 123’üncü maddesinde düzenlenen ‘Kişilerin huzur ve sükununu bozma’ suçu kapsamında suç duyurusunda bulunabilir. Zira TCK 123’te de açıklandığı üzere ‘Sırf huzur ve sükunu bozmak maksadıyla bir kimseye ısrarla telefon edilmesi, gürültü yapılması ya da aynı maksatla hukuka aykırı başka bir davranışta bulunulması halinde, mağdurun şikayeti üzerine faile üç aydan bir yıla kadar hapis cezası verilir’ hükmü vardır” diye konuştu.

ŞİKAYETLER İÇİN ÖDENEN BEDEL KALDIRILMALI

Şikayetin incelenmesi için belirli bir bedelin barolara ödenmesinin istendiğini vurgulayan Gündüz, “Bu durum, avukatlık büroları hakkında, tüketicilerin şikayet ve başvuru yollarını olumsuz etkilemekte, tüketici mağduriyetini artırmaktadır. Avukatlık bürolarının çalışmalarının, barolar ve Adalet Bakanlığı tarafından etkin şekilde denetlenmesi gerekir. Ayrıca tüketicilere, vatandaşlara, avukatlık bürolarını şikayet edebilme imkanı getirilerek, şikayetlerin incelenmesi için bir bedel ödenmesi uygulamasına son verilmelidir. Tüketicilerimiz ve vatandaşlarımız haklarını iyi bilmeli. Mevzuatta, telefonla tahsilat, alacaklıya ve alacaklı vekili avukata tanınmış bir yol değildir. Bu hak arayışı, hiçbir alacaklı tarafından rahatsız edilemeyeceğiniz hükmünü kapsar” dedi.

‘AVUKATLARIN AYKIRILIKLARI VARSA GEREĞİNİ YAPARIZ’

Antalya Baro Başkanı Polat Balkan ise barolarına kayıtlı yaklaşık 4 bin 500 avukat olduğunu kaydetti. Disiplin suçu işleyen avukatlar ile ilgili şikayetler geldiğini belirten Balkan, “Ancak bu sayı çok az. Bizler, avukatların hukuka aykırılıklarını tespit edersek gereğini yaparız. Vatandaşlarımız böylesi hak ihlallerinde baromuza müracaat edebilecekleri gibi, cumhuriyet savcılıklarına da başvurabilir. Savcılık cezai işlem başlatırsa, biz de disiplin soruşturması başlatıyoruz” ifadelerini kullandı.

 

Ögeyi Oylayın
(0 oy)

Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi Rektör’ü Prof. Dr. Adem Korkmaz, Belediye Başkanı Ali Orkun Ercengiz’i yeni görevinde başarılar dilemek üzere makamında ziyaret etti.

31 Mart Mahalli İdareler Seçimleri’nin ardından mazbatasını alarak göreve devam eden Belediye Başkanı Ali Orkun Ercengiz’i Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi Rektör’ü Prof. Dr. Adem Korkmaz, Rektör Yardımcıları Prof. Dr. Mehmet Karaca, Prof. Dr. Durmuş Acar, Prof. Dr. Hüseyin Dalgar,  Genel Sekreter Ali Nihat Gündüzalp, Rektör Danışmanları Prof Dr. Ömer Tekşen ve Dr. Öğretim Üyesi Mustafa Kılınç makamında ziyaret etti.  

Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi Rektör’ü Prof. Dr. Adem Korkmaz’ın ziyaretinden duyduğu memnuniyeti dile getiren Başkan Ercengiz, kendisine teşekkür etti. Burdur Belediyesi’nin yeni dönemde yapacağı çalışmalar hakkında da bilgi verdi. Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi Rektör’ü Prof. Dr. Adem Korkmaz ise Başkan Ercengiz ile bir süre sohbet ettikten sonra kendisine teşekkür ederek, yeni görev süresince kendisine başarılar diledi.

Ögeyi Oylayın
(0 oy)

Gazi Atatürk Stadyumu’nda doğal çim sökülürken, MAKÜ Stadyumu standartlar gereği doğal çimle kaplandı!

 

2017 yılında, Gazi Atatürk Stadyumu futbol sahasında, on yıllardır korunup yaşatılan doğal çim söküldü! Yerine FİFA standartlarında olduğu iddiasıyla, suni plastik çim serildi! 

Haziran 2017 tarihinde “Gazi Atatürk Stadyumu’nda Doğal Çim Katliamı” başlığıyla yaptığımız haberde katliamı kamuoyuna duyurmuştuk.

Buna mukabil; Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi İstiklal Yerleşkesi’nde yapılan stadyumun futbol sahasına, uluslararası ve üniversiteler arası standartlar gereği doğal çim ekilip yetiştirildi!

Şimdi bu iki işlemden hangisi doğru? Plastik çim standartlara uygunsa, MAKÜ Stadyumu futbol sahasına niye doğal çim ekildi?

MAKÜ Stadyumu’na doğal çim ekilmesi standartlara uygun ve doğru olansa, Gazi Atatürk Stadyumu’nda 10 yıllardır yaşatılan doğal çim niye söküldü? Yerine niye plastik çim serildi?

Gazi Atatürk Stadyumu, 1955 yılında hizmete açıldı. Futbol sahasının zemininde doğal çim yetiştirilmesi, 1979 yılı Kasım ayında tamamlandı. Çim yetiştirilmesi çalışması, Beden Terbiyesi Müdürü Eyüp Erman’da dahil olmak üzere, masa başında çalışanlar ve diğer personelin, kazma kürekle hep birlikte çalışmaları ve köy hizmetlerinin de desteğiyle yapıldı. 

Beden Terbiyesi Müdürü Eyüp Erman’ın liderliğinde, kurum çalışanlarının fedakarlıkları ile tamamen yerel kurum imkanlarıyla , zemini toprak olan futbol sahasına  ekilip yetiştirilen çimle, Gazi Atatürk Stadyumu Futbol Sahası,  ülkedeki en iyi çim sahalardan birisi oldu.

Aynı dönemde, Beden Terbiyesi İl Müdürü Eyüp Erman’ın girişimleri ile kurum bünyesinde atölyeler kurulup, boks ringleri imalatı yapıldı. Yapılan ringler  başka illere satılıp kuruma gelir sağlandı. Kurumun ihtiyacı olan araç gereçler, metal ve ahşap atölyelerinde üretilerek, tasarruf sağlandı. Kuruma gelir elde edildi. Ancak 12 Eylül sonrası başlatılan özelleştirme furyaları ile bu atölyeler kapatılıp üretimleri durduruldu.

Yıllarca çok iyi bakılıp korunarak, futbol müsabakalarına açılan Gazi Atatürk Stadyumu doğal çim futbol sahası, şehrin gözbebeği, yıllarca büyük emek ve harcamalarla korunup, bakılan sahalardan birisi oldu.

2017 yılında pek çok sporcunun, antrenörün uyarılarına ve karşı çıkmalarına rağmen, yıllarca emek verilip yaşatılan futbol sahasının doğal çimleri söküldü. çimlerin söküldüğü zemine, FİFA standartlarında olduğu iddia edilen plastik çim serildi.

Futbol sahası gibi koşu parkuruda sentetik çimle kaplandı.

Doğal çim sökülmeden önce; Futbol ve atletizm otoriteleri , futbolcular, atletler plastik saha ve koşu parkurlarının sağlıklı verimli olmadığı, sporcuların zemine düşmeleri halinde, plastik zeminin cilde büyük zararlar verebileceği uyarısı yaptılarsa da dikkate alınmadı.

Konu üzerinde spor otoriteleri; “Dünya her alanda plastikten kaçarken, ilimizde yeşil, doğal çimin sökülüp, yerine plastik çim kaplama serilmesi büyük bir yanlıştır. Çim sert düşmelerde beton etkisi yapar, bıçak gibi keser. Futbol sert ve hareketli bir spordur. Futbolcular sık sık zemine düşerler. Halı sahalarda yapılan karşılaşmalarda, plastik zemine düşenlerin nasıl yaralar aldıkları zaten biliniyordu. Bunun üstüne, Gazi Atatürk Stadyumu çimlerinin sökülüp, yerine plastik çim döşenmesi yanlış bir uygulama oldu. Gazi Atatürk Stadyumu zemine döşenen plastik döşemelerle belki iyi bir görüntüye kavuştu ama,  plastik zemin futbola da, atletizmede hiç elverişli değil” demekteler. 

Gençlik Hizmetleri ve Spor İl Müdürü Ömer Faruk Şiran, 2017 yılında basına yaptığı açıklamada; “Mevcut stadyumla ilgili, Gazi Atatürk Stadyumu ile ilgili vardığımızda çimlerin ömrünü tamamladığını, değişmesi gerektiğini gördük. İlimizde üst lig olmadığı için, Star 2 belgeli, Proquality belgeli, çime en yakın olan ulusal müsabakalarında yapılabileceği bir saha ilimize kazandırıyoruz. Amaç şu, fazla antrenman, fazla müsabaka, bunun yanında ilerleyen zamanlarda, ömrümüz vefa ederse, inşallah ilimizde ikinci lig, birinci lig olduğu zaman mevcut stadı başka büyük bir alana naklederek, TOKİ’nin desteğiyle, Belediye’nin desteğiyle, Bakanlığımızın desteğiyle farklı bir yerde o zaman ki proje değerlendirilir. Ama an itibariyle mevcut zeminin değişmesi elzemdi ve inşallah ilimizde çok güzel faaliyetleri, müsabakaları göreceğiz. Tribünlerle ilgili şu anda, Gazi Atatürk Stadyumu tribünleriyle ilgili deprem analizi yapılmakta, deprem analizlerine göre tribünlerin değişimi söz konusu, rapor sonucuna göre bunları planlayacağız, plan dahilinde, deprem analizinden sonra tribünlerde yenilenecek.

Bunun yanında tesislerle ilgili, bunlar merkezle alakalı olan şeyler, tespit ettiğimiz, Gazi Atatürk Stadyumu’ndan sonra Kışla Semt Sahası’nın yine sentetik zemin ömrünü tamamladığı ve ışıklandırılması gerektiği ile ilgili bakanlığımıza talepte bulunduk” bilgisi vermişti.

Hasan Türkel

Ögeyi Oylayın
(0 oy)

Vali Hasan Şıldak, Pazar Günü bir dizi inceleme ve ziyaretlerde bulundu, tamamlanan spor müsabakalarının ödül törenine katıldı.

Devlet Hastanesi Acil Servisini ziyaret eden, yapımına devam edilen üç okulun inşaat çalışmalarını yerinde inceleyen Vali Hasan Şıldak, ayrıca 12 - 14 Nisan tarihleri arasında İlimiz ev sahipliğinde düzenlenen Türkiye Okul Sporları Yıldızlar Masa Tenisi Grup Birinciliği ödül töreni ve bu hafta itibariyle sona eren Burdur 1. Amatör Küme Play-Off Grubu müsabakalarının kupa törenine katıldı.

Vali Hasan Şıldak, Burdur Devlet Hastanesi Acil Servisi ziyareti sırasında tedavi için acil serviste bulunan Hastalara geçmiş olsun dileklerini ileterek, nöbetçi sağlık personeli ile bir araya geldi. İl Sağlık Müdürü Reha Sermed Aygören ve hastane yöneticilerinin hazır bulunduğu ziyarette Vali Şıldak, hafta sonu verilen sağlık hizmetleri, hasta yoğunluğu ve personel durumuyla ilgili bilgiler aldı.

İl Milli Eğitim Müdürü Mahmut Bayram’ın hazır bulunduğu inceleme sırasında, 24 derslikli Göller Yöresi Anadolu Lisesi ve 300 kişilik pansiyonu, 16 derslikli Gazi İlkokulu ve 20 derslikli Hacı Rahmi Sultan Ortaokulu inşaatlarını inceleyen Vali Şıldak, devam eden çalışmaların son durumunu yerinde görerek, bilgi aldı.

Vali Hasan Şıldak, Burdur 1. Amatör Play Off Grubunun son maçında MAKÜ Spor ile Burdur Spor arasında oynanan maçı izledi. Maçın ardından Şampiyon olarak İlimizi BAL Liginde temsil etmeye hak kazanan Burdur MAKÜ Spor kupasını Vali Şıldak’ın ellerinden aldı. İlimiz ev sahipliğinde düzenlenerek Pazar günü tamamlanan Türkiye Okul Sporları Yıldızlar Masa Tenisi Grup Birinciliği ödül törenine de katılan Vali Hasan Şıldak, öğrencilerin sevinçlerine ortak oldu.

Ögeyi Oylayın
(0 oy)

Vali Hasan Şıldak, Belediye Başkanı Ali Orkun Ercengiz’e iade-i ziyarette bulundu. 

Belediye Başkanı Ali Orkun Ercengiz, 31 Mart Mahalli İdareler Seçimlerinin ardından mazbatasını aldıktan sonra Vali Hasan Şıldak’ı makamında ziyaret etmişti. Vali Hasan Şıldak’da Belediye Başkanı Ali Orkun Ercengiz’i makamında ziyaret ederek, iade-i ziyarette bulundu. 

Vali Şıldak’ın ziyaretinden duyduğu memnuniyeti dile getiren Başkan Ercengiz kendisine teşekkür etti. Burdur Belediyesi’nin yeni dönemde yapacağı çalışmalar ve yatırımlar hakkında bilgi verdi. 

Vali Şıldak ise Başkan Ercengiz ile bir süre sohbet ettikten sonra kendisine teşekkür ederek, yeni görev süresince kendisine başarılar diledi ve belediye binasından ayrıldı.

Ögeyi Oylayın
(0 oy)

Burdur Birinci Amatör Küme Play Off grup müsabakaları sona erdi. Play Off Grubunda oynanan maçlar sonucunda MAKÜ Spor ligi şampiyon olarak tamamladı ve BAL Ligi’ne yükseldi.

MAKÜ Spor rakibi Burdur Spor ile 14 Nisan 2019 Pazar günü Gazi Atatürk Stadyumunda girdiği şampiyonluk mücadelesinde Burdur Spor’u 5-0 yenerek BAL Lige adını yazdırdı.  

Karşılaşmayı Vali Hasan Şıldak, Rektör Prof. Dr. Adem Korkmaz, Rektör Yardımcıları Prof. Dr. Mehmet Karaca ve Prof. Dr. Hüseyin Dalgar, Rektör Danışmanı ve MAKÜ Spor Yönetim Kurul Başkanı Dr. Öğr. Üyesi Mustafa KILINÇ, Amatör Spor Klüpleri Başkanı Nuri Yıldırım, Burdur Tarım ve Orman İl Müdürü Oktay Darcan, Burdur Gençlik ve Spor İl Müdürü Orhan Kemerkaya ile çok sayıda sporsever izledi.

MAKÜ Spor karşılaşmaya, Teknik Direktör Dr. Öğr. Üyesi Sezgin Korkmaz, Teknik Heyet Dr. Öğr. Üyesi Mehmet Haşim Akgül ve Emre Uysal’ın sorumluluğunda, Oğuzhan Mazı, Akın Aykın, Mehmet Beştepe, Umut Toğulcan, Nevruz Bilgin, Mustafa Gök, Cengizhan Yılmaz, Celal Kaya, İsmail Erkalan, İbrahim Özdoğan ve Barış Aydın 11’i ile çıktı.

Maç, 10. dk.’da İsmail Erkalan, 46. dk.’da Barış Aydın, 64. dk.’da Cengizhan Yılmaz, 74. dk.’da Nevruz Bilgin ve 77.’da ise Mustafa Gök’ün attığı gollerle 5-0 sona erdi.

Karşılaşma sonrasında gerçekleşen kupa töreninde Amatör Spor kulüpleri Başkanı Nuri Yıldırım, Futbol İl Temsilcisi Murat Türker, Gençlik Spor İl Müdürü Orkan Kemerkaya, MAKÜ Sporlu futbolcular, Vali Hasan Şıldak, Rektör Prof. Dr. Adem Korkmaz, MAKÜ Spor Kulübü Başkanı Dr. Öğr. Üyesi Mustafa Kılınç ve protokol üyeleri ile birlikte şampiyonluk kupasını kaldırdı. 

Kupa töreni sonrasında açıklama yapan Rektör Korkmaz, “Futbolcularımız azimli çalışmaları ve Asım’ın Nesli’ne yakışır duruşları ile sahalarda her zaman centilmenlik örneği gösterdiler. Sıkı antrenman çalışmaları oldu. Bugün de bu çalışmaların sonucunu gururla kutluyoruz. Hep birlikte şampiyonluk kupasını kaldırdık. Tüm futbolcularımızı, yönetim kurulu ve teknik heyetimizi tebrik ediyorum. BAL Ligi’nde de bu azimli ve kararlı çalışmaların sonucunu görmeyi umuyorum.” diyerek tüm futbolcuları tebrik etti.

Külüp Başkanı Dr. Öğr. Üyesi Mustafa Kılınç ise “Bütün bir yıl özverili bir şekilde sabırla çalışarak BAL Ligi’ne yükselen futbolcularıma ve teknik heyetimize el kalbi şükranlarımı sunuyorum. Özellikle BAL Lig’i 7. grupta şampiyon olarak bizim direkt olarak lige katılmamızı sağlayan, mazisi şanla şerefle dolu Oğuzhan Spor’umuza teşekkür ediyor, 3.lig Play Off mücadelelerinde üstü başarılar diliyorum. Üst üste aldığımız 2. şampiyonluğumuz başta Rektörümüz Prof. D. Adem Korkmaz’a, üniversite yönetimimize ve MAKÜ ailesine armağan olsun” dedi. 

MAKÜ Spor’u BAL Ligine yükselmesinden dolayı tebrik eder, başarılarının devamını dileriz.

Ögeyi Oylayın
(0 oy)

Eski Ak Parti Merkez İlçe Başkanı Murat Akbıyık, yapılan İl Genel Meclisi Toplantısı’nda İl Genel Meclisi Başkanlığı’na seçildi.

31 Mart yerel seçimlerinin ardından İl Genel Meclisi toplantısı yapıldı. Özel İdare Salonu’nda yapılan İl Genel Meclisi toplantısında üyeler ,İl Genel Meclisi Başkanı seçimini gerçekleştirdi. Yapılan seçimle İl Genel Meclisi Başkanılğı’na Eski Ak Parti Merkez İlçe Başkanı Murat Akbıyık seçildi. 

Eski Ak Parti Merkez İlçe Başkanı Murat Akbıyık 22 oy alırken, Sami Uğur 4 oy aldı.

Ögeyi Oylayın
(0 oy)

2018-2019 Spor Toto Bölgesel Amatör Lig (BAL) 7’nci grupta mücadele eden Bucak Belediye Oğuzhanspor ligin bitimine bir hafta kala Kuşadası Sporu deplasmanda 2-0 yenerek şampiyonluğunu ilan etti.

Bucak Belediye Oğuzhanspor’un Kuşadası’ndan dönüşünü Cumhuriyet Meydanında konvoy oluşturuldu. Cumhuriyet Meydanında hem konvoylar ile gelen, hem de kalabalık taraftar grubunun karşıladığı Bucak Belediye Oğuzhansporlu futbolcular sahnede meşaleler ve havai fişekler ile karşılandı.

Ögeyi Oylayın
(0 oy)