Haberler - Burdur Gazetesi | Burdur Haberleri, Burdur Haber

Saadet Partisi Burdur milletvekili adayları ve partililer seçim çalışmaları kapsamında ziyaretlerine devam ediyor. Köylünün sıkıntılarının çok olduğunu ifade eden Saadet Partisi Burdur 1.Sıra Mv.Adayı Fatih TUNÇ tarımın bilerek ve isteyerek bitirildiğini, hayvancılığında aynı şekilde bitirlmek istediğini ifade ederek şunları söyledi.

Yem: 75₺

Süt: 1,60₺

Bayramda Süt: 1₺

Mazot: 5,80₺

#Değiştir’mek için daha neyi bekliyorsun?

2017 sonunda Fabrikalar süte 1,70₺ fiyat verdi ve Tarım Bakanlığı Zamma Engel Olmadı mı? 2018’e kadar zam Yok demedi mi? Bakanlık çiftçinin mi yoksa rantiyenin mi? 2018’de fabrika 1,70₺ fiyat verirken hangi akla hizmet 1,60₺ ye fiyat çekildi. Bu nasıl düzen.? Et fiyatları cabası, et pahalı diyenler yalan söylüyor.. gerçek olan Halkın alım gücü Yok, milletin kanını emen düzeni #değiştir..

TARIM BİLEREK BİTİRİLDİ

Avrupa Birliğine verilen sözler gereği tarımın bitirildiğini söyleyen Saadet Partisi Burdur 1.Sıra Mv. Adayı Fatih TUNÇ şöyle devam etti.”Hayvancılık Bilerek Yok Ediliyor. AB’ye söz verdiler, bakın Dikkatli okuyun, AK P. Tarım İle geçimini sağlayan kişi sayısını azaltma sözü verdi, ne kadar azaltacaklar biliyormusunuz her yüz kişiden 65i çiftçiliği bırakacak, sonra ne olacak yandaşın yanında 1.600 liraya köle olacak, arkadaşlarım Burdur çiftçisinin yaş ortalaması 63, bu ne demek 10 yıl çiftçi Yok demek.. lütfen aklınızı başınıza alın. Çözüm milli görüştür, yaşı yeten çiftçimiz 1996’yı bir kez hatırlasın, Milli görüş bu şehre 5 fabrika yaptı “traktör, süt, battaniye, yem ve ebk” hepsinde çiftçinin atar damarı olan Tesislerdi, medya gücüyle burdur satanları iktidar yaparken yapanları unuttu, şimdi geldik ve gördük ki bıçak kemiğe dayandı. Yeniden yapmak için #Değiştir Burdur. Gülen yüzler için #Değiştir Bu Seçim Hakkı Yenenler İle Hak Yiyenlerin Seçimi Olacak. Güzel günler bizimdir..”

 

Ögeyi Oylayın
(0 oy)

24 Haziran’da yapılacak Cumhurbaşkanlığı ve Milletvekilliği seçimleri için Türkiye gün sayıyor. Pazar günü yapılacak seçimler öncesi çalışmalarını büyük ölçüde tamamlayan siyasi partilerin milletvekili adayları, son virajındalar... 196 Bin 380 seçmenin oy kullanacağı Burdur’da, Cumhur İttifakı “İstikrar ve beka için devam” diyerek oy isterken, Millet İttifakı “Değişim vakti geldi” diyor.

Ögeyi Oylayın
(0 oy)

Belediye Başkanı Ali Orkun Ercengiz, milletvekili adayları, il ve ilçe örgütü 24 Haziran  seçim çalışmlarına hızla devam ediyor. Belediye Başkanı Ali Orkun Ercengiz  ve CHP Milletvekili adayları Mehmet Göker, Recep Mutlucan, Osman Gök 24 Haziran genel seçimlerinin ne kadar önemli olduğunu anlatmak için ilçe ilçe, köy köy geziyor. 

CHP Milletvekili adayları ve Belediye Başkanı Ali Orkun Ercengiz, partisinin hedefleri hakkında vatandaşları bilgilendirerek destek istiyor. Seçim çalışmalarına büyük bir hızla devam eden Milletvekili adayları ve Belediye Başkanı Ali Orkun Ercengiz önce Ağlasun’da  esnaf ve vatandaşlarla bir araya geldi. Esnafların ve vatandaşların hal hatırını sordular. Esnaf ve vatandaşların istek ve taleplerini dinledi. Ağlasun’da esnaf ve vatandaşları ziyaretlerin ardından CHP Milletvekili adayı Recep Mutlucan, Belediye Başkanı Ali Orkun Ercengiz, il ve ilçe örgütü Yazır ve Mamak köylerini ziyaret ettiler. 

Ata toprağı, memleketi olan Mamak Köyü’ne gelen Belediye Başkanı Ali Orkun Ercengiz’e köylüleri yakından ilgi gösterdi, bağrına bastı. Köy Meydanı’nda onu büyük bir heyecanla bekleyen Mamak Köyü halkını tek tek selamladı, hal hatır sordu. 24 Haziran seçimlerinin Türkiye için ne kadar önemli olduğunu bir bir anlattı. Partisinin hedeflerini, amaçlarını memleketi Mamak Köyü’nde anlatan Belediye Başkanı Ali Orkun Ercengiz hemşehrilerinden destek istedi. Mamak Köyü halkıda Belediye Başkanı Ali Orkun Ercengiz, Milletvekili adayı Ali Orkun Ercengiz, il ve ilçe örgütünün bu ziyaretlerinden dolayı memnun olduklarını belirtip, teşekkür ettiler.

CHP Milletvekili adayı Recep Mutlucan, Belediye Başkanı Ali Orkun Ercengiz, il ve ilçe örgütü gösterdikleri ilgiden dolayı Mamak Köyü’ne teşekkür edip, 24 Haziran seçimleri için destek istediler.

Ögeyi Oylayın
(0 oy)

Bucak Belediyesi birim müdürleri toplantısı Bucak Kaymakamı ve Belediye Başkan Vekili Yalçın Sezgin Başkanlığında birim müdürleri ve Belediye Başkan Yardımcısı Ferruh Kanık’ın katılımıyla yapıldı.

Toplantıda değerlendirmede bulunan Bucak Kaymakamı ve Belediye Başkan Vekili Yalçın Sezgin Bucak Belediyesinin hizmetlerinin aralıksız olarak devam ettiğini belirterek “ Bucak Belediyesi olarak ilçemizin dört bir tarafında hizmetlerimiz devam ederken Ramazan ayını bu yıl çok farklı bir ortamda yaşadık. Bu yıl ilçemizde daha önce sadece Cumhuriyet meydanına kurulan iftar çadırımızı bu yıl mahallelerimize de açtık. Bildiğiniz gibi iftar çadırları birlik ve beraberliği pekiştirmek için kurulan gönül sofralarıdır. Bu gönül sofralarımızı bu yıl tüm mahallelerimize mahalle muhtarlarımızla birlikte kurduk. Bucak Belediyesi olarak Cumhuriyet meydanında kurduğumuz iftar çadırımızda günlük olarak 1200 kişilik iftar yemeği verdik. Burada civar mahalle sakinlerimizden, öğrencilerimizden, Pazar esnaflarımızdan kısaca tüm Bucak halkından vatandaşlarımızı gönül soframızda ağırladık. Bu iftar çadırımızda dağıtılan yemeklere zaman zaman Bucaklı hayırsever vatandaşlarımızda destek verdi. Destek veren geçmişleri adına yemek veren hayırsever vatandaşlarımıza çok teşekkür ediyorum. Bu yıl Mahalle muhtarlarımızla birlikte kurduğumuz Mahalle iftar soframızda  Çukur Mahalle, Konak Mahallesi, Cami Mahallesi, Karayvatlar Mahallesi,Yunus Emre Mahallesi, Oğuzhan Mahallesi, Çamlıca Mahallesi, Fatih Mahallesi,Mimar Sinan Mahallesi, Atilla Mahallesi, Onaç Mahallesi, Barbaros Mahallesi, 70 Evler Mahallesi,Sanayi Mahallesi,Mehmet Akif Mahallesi,Pazar Mahallesi,Çavuşlar Mahallesi, Alaattin Mahallesi ve Yörükler Mahallesinde yaklaşık  17.000 vatandaşımızla birlikte iftarımızı açtık. Bu gönül sofralarımızda vatandaşlarımızın gönüllerini almaya, isteklerini, arzularını, şikayet ve taleplerini dinleye çözüm bulmaya çalıştık. Vatandaşlarımızından gelen taleplerin anında yerine getirilmesi mümkün olanların yerine getirilmesi için birim müdürlerimize talimat vererek yerine getirilmesini sağladık. Yapımı planlama gerektiren talep ve istekleri de programımıza alarak yapılması için çalışmalara başladık. Burada bir anekdotu da aktarmak istiyorum. Yörükler Mahallesi iftarımızda mahalle sakinlerimizden İsmail Demirel 87 yaşında bir amcamız,bizden Hökez Bulvarının toz ve çamur içinde olduğunu ve asfalt ve ya parke yapılmasını istedi. Ben de Hökez Bulvarında yapılan ve yapmayı planladığımız çalışmaları anlattım.Hökez Bulvarında güz döneminde doğal gaz çalışmalarımızın yapıldığını ve kış döneminde asfaltlama çalışması yapılamadığını,  Hökez Bulvarında ana içme suyu hattımızı yenilemeyi planladığımızı,  içme suyu ana hattımızın yenilenmesinden sonra Çavuşlar Mahallesi, Yörükler Mahallesi ve Alaattin Mahallesinden geçen Hökez Bulvarında  sıcak asfalt çalışması yapacağımızı detaylı şekilde anlattım. Asfalt ihalemizi de önümüzdeki günlerde yapacağımızı kendisine söyledim. Buradan tüm Bucak halkına müjde vermek istiyorum. Asfalt ihalemizle ilgili hazırlık çalışmalarımızda sona geldik, ihalemizi kısa zaman içerisinde yapacağız. İlçemiz genelinde bir planlama dahilinde asfaltlama çalışmalarımıza başlayacağız. Ayrıca geçtiğimiz günlerde açıkladığımız tır garajı projemizle ile ilgili olarak ta çalışmalarımız tüm hızıyla devam ediyor. Mahalle iftarlarımızda bir çok vatandaşımız bizlere ulaşarak, ilçenin mülki idare amirine her zaman, her yerde ulaşabileceğini gördü. Bu şekilde vatandaşlarımızın gönüllerine dokunabildik. Buradan fedakarca görev alan tüm belediye personellerimizi , özellikle Park ve Bahçeler Müdürlüğü ile Kültür ve Sosyal İşler Müdürlüğümüz personellerini kutluyorum ve teşekkür ediyorum. Ayrıca Yeni Mahalle Muhtarlığımızın her yıl mahalle sakinleri ve esnaflarla düzenlemiş olduğu iftar programına da katılım sağlayarak Yeni Mahalle sakinlerimizle buluşma fırsatını yakaladık. Ramazan bayramının ilk gününde Kaymakamlık olarak Cumhuriyet meydanında düzenlediğimiz bayramlaşma programımıza bir çok vatandaşımız katıldı. Bayramlaşma programımız çerçevesinde şehitliğimizi ziyaret ettik. Şehitlerimizin ruhlarına dua ettik. Şehit ailelerimizin bayramını kutladık. Daha sonra İsmail- Şerife Sarı Rehabilitasyon Merkezinde bulunan yavrularımızı ziyaret ettik, bu bayramın rehabilitasyon merkezimiz açısından daha bir başka önemi vardı. Her zaman buradaki yavrularımızın yanında olan, onlara bu sıcak yuvayı sağlayan rahmetli İsmail amcamızın olmadığı ilk bayramdı. Buradan geçtiğimiz nisan ayında kaybettiğimiz rahmetli İsmail Sarı amcamızın ruhuna dua ederek bir kez daha bu sıcak yuvayı sağladığı için teşekkür ediyoruz. Bu tür yapılan hayır işleri devamlı olarak anılacak ve dualara nail olacaktır. Daha sonrada halkımızın güvenliğini sağlayan Emniyet ve Jandarma personellerimizi ziyaret ederek bayramlarını kutladık. Gayette verimli geçen bir Ramazan ayı ve Ramazan bayramı sonrasında birim müdürlerimizle birlikte olağan olarak gerçekleştirdiğimiz birim müdürleri toplantımızı yapıyoruz. Buradan alacağımız kararların ilçemize ve halkımıza hayırlı olmasını diliyorum” dedi.

       Yapılan toplantıda birim müdürleri tarafından yürütülen çalışmalar ve yapılaması planlanan çalışmalar hakkında ayrıntılı bilgiler verildi, durum değerlendirilmesi yapıldı.

Ögeyi Oylayın
(0 oy)

Yaz mevsimine girilmesiyle birlikte kış kıyafetlerine ve botlara kısa bir ara verildi. Montların, kazakların, botların tezgahlardaki yerini tişörtler, sandaletler, babet ayakkabılar almaya başladı.

Sıcak havanın kendini iyice hissettirmesiyle birlikte artık bot yerine sandalet, babet ayakkabılar görülmeye başladı. Mevsim ayakkabıları olan bu yazlık ayakkabılar pazarda sıkça rastlayabileceğimiz ürünlerden. Kış aylarının o kalın kıyafetleri,botları yerine artık tezgahlarda daha çok; yazlık meyveler, sebzeler, tişörtler, tulumlar, elbiseler görebiliyoruz. 

Çifti 10 Lira olan bu yazlık ayakkabılar gelip geçen her alıcının dikkatini çekiyor. Acaba beğenebileceğim bir şey var mıdır diye müşteriler başlıyor karıştırmaya. Ayağına ve zevkine ayakkabı bulan müşteriler sevinerek evlerine dönüyorlar. Her zevke uygun ayakkabının bulunduğu tezgahta topuklu ayakkabıdan, babete,  spor ayakkabıya kadar her çeşit yazlık ayakkabı modelleri yer alıyor.  

Alıcılar kesesine uygun bir şey bulabildiği zaman orada hemen bir kalabalık oluşuyor. Kesesine uygun ayakkabı bulabileceğini düşünen alıcılar ise tezgahtaki ayakkabıları tek tek başlıyor karıştırmaya.  Beğendiği ayakkabının numarasını da bulunca yüzü gülüyor. O yüzden Salı Pazarı herkesin ihtiyacının görebileceği, zengin fakir herkesin uğrak yeri. Vatandaşın, haftalık meyve, sebze, ev ihtiyaçları, kıyafet ve buna benzer istediği her şeyi burada bulabilme imkanı var. Salı Pazarı her kesimin gözdesi. Aradığımız her ihtiyacı burada bulabiliyoruz. 

Hatice Dursun

 

Ögeyi Oylayın
(0 oy)

Lisinia’da bulunan güller Nisan ayında çiçek açtı. Yaklaşık 1 ay süren gül hasadı Mayıs ayının ortalarına doğru bitti. Haziran ayına gelindiğinde ise lavanta turizmi başladı. Renkli görüntüsüyle insanları büyüleyen lavanta bahçeleri göl manzarasıyla beraber görülmeye değer mekan haline geldi. 

Lisinia Doğal Yaşam Merkezi’ndeki lavantalar çiçek açmaya başladı. Uçsuz bucaksız bir görüntüye sahip olan Lisinia ziyaretçilerini bekliyor. Türkiye’nin dört bir yanından ziyaret edilen Lisinia yerli ve yabancı turistlerin gözde mekanı haline geldi. 

Lisinia’da bulunan gül bahçeleri küresel ısınmanın etkisiyle zamanından 1 ay önce açması nedeniyle gül hasadı da Nisan ayında başladı. Yaklaşık 1 ay süren gül hasadı, birçok vatandaşa da ekmek kapısı oldu. Lavanta bahçeleri de normal açması beklenen gününden 2-3 hafta önce açtı. Burdur Gölü manzaralı lavanta bahçeleri mor renkli görsel şöleniyle vatandaşları kendine hayranlıkla izlettiriyor. Bu renkli şöleni görmek isteyen herkes soluğu Lisinia’da alıyor. Lavantalar görsel şöleniyle binlerce ziyaretçiyi kendine çekiyor. 

Türkiye’nin dört bir yanından bu lavanta ve gül bahçelerini görmek için gelen ziyaretçiler Lisinia Doğa Projesi’nin Koordunatörü Öztürk Sarıca’nın bu başarılı çalışmaları ve çevreye olan duyarlılığı için tebrik ediyorlar. 

Son zamanlarda sulak alanların büyük kısmının yok olmasıyla susuz tarıma dayalı üretimlerden olan gül ve lavanta ciddi boyutta su kazanamı sağlıyor.  Lavanta vatandaşları hem görselliğiyle hem de kokusuyla tedavi edici özelliğe de sahip. Lavanta bahçelerinin çiçek açmasıyla birlikte görsel güzelliğe bürünen Lisinia ziyaretçilerin gözde mekanlarından oldu. Lisinia’yı görmeye gelen ziyaretçiler lavanta bahçelerinde bir hatıra fotoğrafı çektirmeden ayrılamıyor. Gül ve lavanta bahçeleri susuz tarıma dikkat çeken başarılı çalışmalar arasında. 

Hatice Dursun

Ögeyi Oylayın
(0 oy)

16 yıllık uygulamalara baktığımızda, aslında Erdoğan’ın, %50’ye yakın oy almasına şaşmamak gerekir. Hatta; yasalara, yönetmeliklere,  teamüllere, geleneklere, bürokrasiye, rest çekerek, bu kadar zamandır yaptıklarıyla, daha önceki seçimlerde %70-80 oy almamasına şaşmalı!

Ögeyi Oylayın
(0 oy)

Bayramın son gününde, Köprübaşı mevkii Gazi Caddesi üzerinde bir binaya kurulmuş eğreti iskelede, ahşap kalas üzerinde, ekmek parası için adeta cambazlık yapan işçiler!

Dünyanın en büyük 10 ekonomisi arasına gireceği söylenen ülkemizden insan manzaraları!

Hiçbir güvenlik önlemi olmayan, ahşap kalaslar üzerinde çalışılan, zorunlu olmasına ragmen, güvenli iskele ile uzaktan yakından alakası olmayan bir iskele;

Üzerinde emniyet kemeri olmadan, ahşap kalaslar üzerinde çalışan, çalıştırılan işçiler!

Ülkemizde güya güvenli olmayan iskele kurmak, güvenli olmayan iskele üzerinde işçi çalıştırmak yasak!

Güvenli iskele mecburiyetine göre, inşaatların cephelerine kurulacak iskelelerin, arka cephesi, işçilerin düşmesini önleyecek şekilde kapatılmış olmalı. Ayak basılan zemin de düşmeyi önleyecek şekilde sabit metal malzeme ile kapatılmalı. Katlar arası çıkışlar için merdiven basamakları olmalı. İskele bina cephesine tamamen yanaşık olmalı, arada düşmeye neden olabilecek aralıklar bulunmamalı.

İnşaatlarda iş güvenliğini, işçi sağlığını sağlayacak iskele nerde. Bu inşaatın cephesine kurulan derme çatma iskele nerde?

Köprübaşı Mevkii, Gazi Caddesi üzerindeki binaya kurulan iskele üzerinde işçiler ahşap kalaslar üzerinde eğreti durmakta! Olabilecek hafif bir sarsıntıda işçilerin iskeleden düşmeleri an meselesi. İskele ayaklarına bir araç yada bir yayanın çarpması halinde iskelenin dengesinin bozulması, işçilerin iskeleden düşmeleride çok uzak bir olasılık değil!

İşte iş güvenliğinde ülkemizin geldiği seviye!

Cevap bekleyen sorular ise;

Ülkemizde, ilimizde inşaatlarda güvenli iskele kullanılıp, kullanılmadığını denetleyen bir kurum var mıdır? Varsa bu kurum hangi kurumdur?

İnşaatlarda Güvenli İskele Şart mı?

Güvenlikli iskele yaptırmak, yaşanan iş kazalarının artması sonucu işçi güvenliğini sağlamak ve iş veren firmanın da bu konuda güvenli çalışma ortamı yaratmasını sağlamak bakımından şart olmuştur. İş hayatında, özellikle de işçilerin kaza yapma riski olan sektörlerde, inşaat sektöründe kişilerin güvenliğinin sağlanması öncelik olmalı ardındançalışmaya başlanmalıdır. Bunun için, işçilerin güvenliğini sağlamak ve güvenli çalışma ortamı yaratmak için  güvenlikli iskele sistemi oluşturulmuştur. Eskişehir güvenlikli iskele sayesinde can güvenliğinizi düşünmenize gerek kalmayacak ve inşaatlarda güvenli iskele şart mı sorusunun en doğru cevabını bulacaksınız.

• Sizin yerinize, güvenlikten sorumlu olacak bir sistemle çalışmak,

• Boya ve badana işlerinde en büyük ihtiyacınızı karşılamak,

• Çalışan işçilerinizin, işlerini yaparken rahat hareket etmelerini sağlamak.

• İnşaatlarda zorunlu hale gelen güvenli iskelelerle çalışmak için Güvenli İskele hizmetlerinden yararlanabilirsiniz.

Güvenlikli İskele Olmaması Durumunda Yaşanacaklar

Yapılan işin ya da inşaatların dış yüzü;güvenlikli iskele sistemleridir. Eğer güvenlikli iskele sistemleri olmasaydı, inşaat sektöründe çalışacak kişiler zor bulunurdu. İnşaat kazalarının, işçi kazalarının ve hatta işçi ölümlerinin hızla artmasına şahit olabilirdik. İnşaat ya da yapı işlerinin bir bütün olması gerekirken, iskele sistemleri olmadığı zaman bu durum çok zorlaşırdı. Ayrı ayrı inşaat sektörüne ait olan parçalar, birleştirilmek zorunda kalınırdı. Bu da yapılan işin estetik açıdan hoş durmamasına neden olurdu. Daha kısa sürede ve pratik bir biçimde bitecek işler,  zamanından çok daha uzun sürebilirdi. Yapılan işten, en üst düzeyde verim almak beklenirken en düşük verim alınırdı. güvenlikli iskele ile, bizlerle artık tüm bunlar geride kaldı. İnşaatlarda güvenlikli iskele şart mı sorusundan sonra, şart olmasıyla birlikte sağladığı güvenlik ile de son derece büyük önem taşıyan bir konuma gelmiştir.

Ögeyi Oylayın
(0 oy)

Burdur Sanayici ve İşadamları Derneği yöneticileri, 24 Haziran’da yapılacak seçimler öncesi Millet İttifakı üyesi CHP, İyi Parti ve SP’den oluşan heyeti, Grand Özeren Otel’de düzenlenen iftar yemeğinde ağırladılar. Programa katılan milletvekili adayları, değerlendirmelerde bulunup, BUSİAD’ın eğitim, ekonomi, tarım, hayvancılık, turizm, ekoloji, yerel kalkınma konularında hazırladığı 5 soruya tek tek yanıt verdiler.

Programlarını iki farklı günde planladıklarını, ilk gün Cumhur İttifakını ikinci gün ise Millet İttifakını ağırlamayı amaçladıklarını söyleyen BUSİAD Başkanı Deniz Kurt, Ak Parti’nin yoğun seçim programı nedeniyle Cumhur İttifakı üyesi Ak Parti ve MHP’nin katılım sağlayamadığını belirtti.

İftar yemeğindeki konuşmasında, derneğin çalışmalarıyla ilgili bilgi verip, kurulduğu günden bu yana üyeleri arasında belediye başkanlığı ve milletvekilliği için aday olanların olmasına rağmen her dönem eşit mesafede olduklarını vurgulayan Başkan Deniz Kurt, “Busiad, kurulduğu 22 Şubat 1992’den itibaren aktif olarak Burdur’un gelişimine her anlamda katkı sağlamak adına birçok faaliyette bulunmuştur. Millet İttifakı üyeleri CHP, İyi Parti, SP’yi ağırlıyoruz. Programımızın birinci ayağını Cumhur İttifakı üyeleri Ak Parti ve MHP’yle yapmayı planlamıştık. Ak Parti, yoğun programı nedeniyle davetimize katılamayacağını paylaşmıştır.

Bu zamana kadar üyelerimiz arasında çeşitli siyasi partilerden adaylar çıkmış, derneğimiz hepsine eşit mesafede bir duruş sergilemiştir. 1994 Yılında Anavatan Partisi’nden Remzi Yanık, CHP’den Ali Nadir Erol ve SHP’den Armağan İlci olmak üzere üç üyemiz aynı dönemde belediye başkanlığı için yarışa girmiş, bu seçimlerde örnek duruşlarıyla siyasete renk katmışlardır. Yine üyemiz Ali Orkun Ercengiz, belediye başkanlığını başarıyla sürdürmektedir. 24 Haziran Genel Seçimlerinde de CHP’nin 3. Sıra adayı Osman Gök, İyi Parti 1. Sıra adayı Osman Kurt ve Saadet Partisi 1. Sıra adayı Fatih Tunç hala üyemiz olup, yönetim kurulu başkanlığı ve yönetim kurulu üyeliklerinde bulunmuşlardır. Ak Parti, CHP, MHP’den Belediye Meclis üyelerimiz de mevcuttur.” dedi.

Burdur Sanayici ve İşadamları Derneği Başkanı Deniz Kurt’un konuşmasının ardından, program Burhan Cihat Karakurt’un moderatörlüğünde milletvekili adaylarına yöneltilen sorularla devam etti. BUSİAD’ın hazırladığı 5 soruya Millet İttifakı üyesi CHP’nin Milletvekili Adayı Mehmet Göker, İyi Parti’nin Milletvekili Adayı Osman Kurt ve SP’nin Milletvekili Adayı Fatih Tunç tek tek yanıt verdi.

1- Burdur, 1990’lı ve 2000 -2010 arasındaki dönemde ülkemizin eğitim konusunda en popüler illerinden birisi olmasına rağmen, gittikçe ivme kaybetmektedir. İlimizdeki eğitim konusunda yapacağınız projeler nelerdir?

2- Burdur, batı illeri içinde halen dışarıya en çok göç veren il konumunda. Bununla beraber hayvancılık ve süt sektörlerinde avantajlarını yitiriyor; Şeker endüstrisini kaybetmemek için çırpınıyor; Mermer sektöründe ise inişler-çıkışlar yaşıyor. İlimizin ekonomik gelişimini bu sektörlerin ışığında nasıl görüyor ve neler yapmayı planlıyorsunuz?

3- Ekolojik olarak Burdur son 30 yıldır sıkıntılar yaşıyor. Özellikle Burdur Gölü’nün kuruması, Salda Gölü’ndeki kaynakların yetersizliği, mermer sektörünün verdiği tahribat gelecekte çevre sorunlarımızın büyüyeceğinin işareti. Çevre sorunlarımızla ilgili Ankara’ya ne gibi projelerle gitmeyi düşünüyorsunuz?

4- 12 bin yıllık tarihe sahip olan ilimizin özellikle alternatif turizm kanalları ile ilgili bir çok avantajı olmasına rağmen bu avantajlarımızdan yeterince yararlanamıyoruz. Turizm konusuna bakış açınız ve yapılması gerekenler nelerdir?

5- ilimizde birçok sivil toplum örgütlenmesi bulunduğu halde bu örgütlerin milletvekillerimizle koordineli bir çalışma yapmadığı dikkatlerden kaçmıyor. Sizin toplumsal örgütlenmelere bakış açınız ve hangi konularda nasıl çalışmalarda bulunacağınızı öğrenebilirmiyiz?

Göker: Cezaevi yerine fabrika kurulmalı

Cumhuriyet Halk Partisi Milletvekili Adayı Mehmet Göker, soruların ardından verdiği yanıtlarda, “Şeker Fabrikamız 487 Milyon TL’ye satıldı. 2018 Yılının ilk 5 ayında doların artışıyla değer kaybeden para yaklaşık 317 Milyar TL, bu parayla yaklaşık 711 Bin Şeker Fabrikası kuruluyor. Milli Eğitim’de geldiğimiz noktaya bakarsak, açıklanmayan sınav sonuçlarına göre Burdur şuan 40. Sırada. Sendikaya göre yönetici atanırsa gelinen sonuç bu olur. Dayatılarak getirilen 4+4+4 sistemi nedeniyle 30 Bin okul kütüphanesiz kaldı. Önümüzdeki 20 yıl sonra gençlerimizin işleyeceği meslekleri henüz bilmiyoruz. Bunun iyi planlanması gerekiyor. Türkiye Cumhuriyeti devleti, geçtiğimiz yıl pancardan üretilen küspeye 5 Milyar Dolar gibi bir para ödedi. Biz Şeker Fabrikasını satarak bu yolu daha da açıyoruz. Mevcut iktidarın sürekli nefret söylemi içinde bulunduğu İsrail, geçtiğimiz yıl bize 13 Milyar Dolar hibrit tohum sattı. Hibrit tohum, yalnızca 1 kez kullanılan tohumdur.

Burdur’da hayvan borsasının oluşturulmasının sağlayacağı katkıyı her defasında Reşat Petek ve Bayram Özçelik’e iletmiştim ama herhangi bir yol katedilmedi. Çiftçinin girdisinin düşürülmesi gerekiyor. Dolar arttıkça yem fiyatları artıyor. Girdi maliyetleri düşürülmezse hayvancılık büyük zarar görür.

Mermer sektörüyle doğamızı kaybediyoruz. Yapılan rehabilitasyon olmadığı ve rehabilitasyon yapılmamak için ocağı terketme işlemleri nedeniyle alanlar zarar görüyor. Mermerin Burdur’a katma değer sağlaması gerekiyor. Blok mermer yerine işlenmiş mermerlerle Burdur’a katkı sağlanması gerekiyor. Örtülüye yapılacak cezaevi yerine de fasulye konserve fabrikası kurularak, bölgedeki fasulye üreticilerimize katkı sağlanmasından yanayım. Ayrıca bizim parti politikamızda yer alan şekilde her köye bir ziraat mühendesi ile veteriner hekim olacak. Çiftçi bir sezon sonra ne ekeceğini bilmeli, ne kadara mal olacağını ve ne kadar kazanacağını bilmeli.” dedi.

Kurt: Fabrika satıp cezaevi yapmak yatırım değil

İyi Parti Milletvekili Adayı Osman Kurt, BUSİAD’ın sorularına yanıt verdiği açıklamasında, “Burdur’da eğitimin ivme kaybetmesindeki en önemli nedenlerden birisi yönetimdeki liyakat sözüdür. İşi ehline vermediğinizde eğitimin yerle yeksan olacağını Burdur’da görmüşüzdür. Ankara’ya milletvekili olarak gittiğimizde Burdur için özellikle milli eğitim alanındaki sorunları çözemeceğimizi inanmanızı istiyoruz.

Şeker Fabrikasının satışları konusunda tavrımız çok net. Bu satışları iptal edeceğiz. Üretime destek vermek isteyen bir partiyiz. New York Havalimanını Burdur Beji’yle yapıyoruz, Türkiye’deki birçok yeri dışarıdan alınan mermerlerle, taşlarla yapıyoruz. 487 Milyon’a şeker fabrikasını satıp, 400 Milyon’a cezaevi yapmanın yatırım olmadığını biliyoruz. Burdur’da çok az ölçekte süt işlenmesi yapılıyor. Kalkınma Ajansları sayesinde Burdur’da süt işlenmesi artırılacak. Marka ve coğrafi işaretleme konusunda çalışmalarımız olacak. Süt ürünlerinde Burdur’un coğrafi işaret alması gerektiğine inanıyoruz, bunun çalışmasını da yapacağız. Bölgenin en büyük hayvan hastanesi, MAKÜ’de. Bunun daha çok tanınır ve kullanılır hale getirilmesi gerekiyor. Bu konuda üniversitemizin başarılı çalışmalarına katkı sunacağız. 

Ekolojik olarak zararı yalnızca Burdur Gölü görmüyor. Binaya dayalı yatırımlar yapıldığı için sel felaketleri hepimizin malumudur. Ağaçlandırmaya dair çalışmalar yapacağız. Burdur Gölü, 1980’den itibaren büyük kayıp içerisinde, barajların tamamını salsak bile eski haline gelmesi mümkün değil. Tarımsal sulama bizim için çok önemli. Vahşi sulama konusunda mevcut hükümetin yaptığı çalışmalar var ama yeterli değil. Kaçak sondajlarda sorunlar var, bunların çözülmesi gerekiyor. Damlama sulamaya dönülürse %75 oranında su tüketiminin azalacağını biliyoruz.” sözleriyle değerlendirmelerini paylaştı.

Tunç: 1 Litre sütle 1 bardak çay içiyoruz

Saadet Partisi Milletvekili Adayı Fatih Tunç, “Eğitim konusunda Burdur, Türkiye’nin liderliğini çekerken yanlış politikalar ve liyakatsiz kişilerin göreve getirilmesi neticesiyle bu duruma geldi. Öğretmenlerimiz sınavlara alındığında, sendika ve siyasi parti ayrımı yapılarak durum bu hale getirildi. Kimlerin nasıl atandığını yakından biliyoruz. Eğitim kısmında güzel ahlak, vatan severlik, iyi insan olma gibi derslerin verilmesi gerektiğini düşünüyoruz. Burdur sürekli göç vermiş, yerleşim yeri avantajını kullanamamış, yeni yatırımcıları malesef kaçırıyoruz. Altyapı hazır değil, onlarla ilgilenecek sivil toplum örgütlerimiz birbiriyle koordineli değil. Tarım sektöründe yıllardır tarım destekleri üretime değil, tüketime yönelik. En son bilindiği gibi Şeker Fabrikası satıldı. Bundan önceki tarımsal yatırımlar olan Süt Fabrikamız, et ve balık kurumumuz ile traktör fabrikamız satıldı. Tarım noktasında nerede olduğumuzu hep birlikte görüyoruz. 1 Litre çiğ süt parasına 1 bardak çay içiyoruz. Koorepatiflerimiz sadece çiğ süt satıyor. Yurtdışına bakıldığında katma değerli ürün üreten kooperatifler çok daha fazla. Hammaddenin satılmasına karşı olup katmadeğer yaratılması, işlenmesinden yanayız. Mermer sektöründe de aynı şekilde. Sütle alakalı tüm kooperatiflerimizin profesyonel arkadaşlarla yönetilmesi gerekiyor. Sütü toplayıp firmalara satmak kooperatifçilik değil. Sütün işlenip katma değer oluşturularak satılması faydalı olacaktır.

Meteorolojide göl kaynaklı kar yağışı var. Gölün çekilmesi, kar yağışlarını da etkileyen bir faktör. Turizmde en önemli merkezlerimiz Sagalassos ve Salda gölü. Turizmde ulaşım, konaklama ve reklam gerekiyor. Bunlarda problemler var. Çözülmesi gerekiyor.” diyerek, BUSİAD’ın sorularına yanıt verdi.

Ögeyi Oylayın
(0 oy)

Çorumda 4-10 Haziran 2018 tarihlerinde yapılan ve  55 takım ve 248 sporcunun yarıştığı 2018 yılı Türkiye Küçükler ve Yıldızlar Takım satranç Şampiyonası sona erdi. Turnuva da Burdur’u Belediyespor’un Yıldızlar ve Kadınlar kategorilerinde temsil ettiği açıklaması yapılarak bilgi verildi;

 Yıldızlar 8 puanla 10. Sırada ve kadınlar takımımız da 9 puanla 11. Sırada tamamlayarak başlangıç sıralamalarına göre turnuvayı üst sıralarda bitirdiler.

En büyük başarıyı ise Yıldızlar 4. Masada mücadele eden Burdur Belediyespor’lu Ata Yiğit Şener 9 maçta 7.5 puan ile masasında birinci olarak kazandı. Şener madalyasını Türkiye Satranç Federasyonu Kulüpler Koordinasyon Kurulu Başkanı Zeki Demircan’ın elinden aldı.

Başkan Ercengiz “Gençlerimizin başarıları ile gurur duyuyoruz. Sporun ve sporcunun her zaman yanındayız. Burdur Belediyesi olarak her zaman desteğe hazırız” dedi.

 

Ögeyi Oylayın
(0 oy)

Devlet Su İşlerinin Burdur’daki baraj ve göletlerde yaptığı ölçümlerde yüz yüze kaldığımız tehlike kendini gösterdi. Son 1 aydır süren sağanak yağışların da beklenen katkıyı sağlamadığı gözlendi. DSİ’nin ölçümlerine göre il genelindeki göletlerde doluluk oranı %69’dayken, barajlarda ise bu rakam %40 ortalamasında kaldı.

Devlet Su İşlerinin düzenli olarak yaptığı ölçümlere göre; Haziran ayının başında yaptığı ölçümlerde, mayıs ayına oranla yükselme belirlense de, rakamlar beklenenin çok altında kaldı. Burdur’daki göletlerin genel ortalamasına bakıldığında, %69 oranında doluluk gözleniyor. Belenli Göleti, %63, Tefenni Göleti %60, Söğüt Göleti %98, Değirmendere Göleti %33, Ağlasun Göleti %92 oranında. 

Barajlardaki oran ise tarım ve hayvancılıkta olduğu gibi Burdur’da yaşamı da olumsuz etkileyebilecek durumda. DSİ’nin yaptığı ölçümlerde barajların ortalama doluluk oranı %40 seviyesinde. Karataş Depolaması %19, Karamanlı Barajı %12, Yapraklı Barajı %24, Karacaöğren 1 Barajı %48, Onaç 2 Barajı %21, Kozağaç Barajı %97, Çavdır Barajı %61, Bademli Barajı %12, Belkaya Barajı %60, Karaçal Barajı %21. Barajlarda Karamanlı Barajı ile Karataş Depolamasının yanısıra Bademli Barajı’ndaki seviye ciddi oranda dikkat çekiyor. Karaçal Barajı’ndaki doluluk oranı ise mayıs ayına göre biraz daha artarak %21 seviyesine ulaştığı biliniyor. Fakat, Karaçal Barajı’ndaki su seviyesi, bölgedeki tarımı ciddi oranda etkiledi. Bazı alanlarda fazla su isteyen tarım ürünlerinin ekimi kısıtlandı, pancar ekimi engellendi. Doluluk oranları istenilen seviyelere ulaşmadığı sürece, diğer barajların suladığı tarım alanlarında da kısıtlamalara gidilme ihtimali var...

Bahtiyar Turan

Ögeyi Oylayın
(0 oy)

İYİ Parti Bucak İlçe Başkanı Safa Sönmez, son günlerde kendisi ve parti üyeleri adına açılan sahte hesaplarda farklı paylaşımlar yapılarak kendileri üzerinden algı oluşturmaya çalışıldığını ifade ederek vatandaşları bu tür manipülasyonlara gelmemeleri konusunda uyardı;

Başkan Safa Sönmez yaptığı yazılı açıklamada “24 Haziran 2018 Pazar günü yapılacak seçimler öncesinde bazı sosyal medya platformlarında benim adıma ve bazı parti üyelerimiz adına sahte profiller açılarak siyasi paylaşımlar yapıldığı görülmüştür. Bizler  üzerinden algı operasyonu yaparak partimiz harici başka partilere yakınmışız gibi gösterilmeye çalışılmaktadır. Tüm vatandaşlarımızı bu sahte hesaplara karşı duyarlı olmaya davet ediyorum. Hem bu sahte hesaplara inanılmamalı hem de bu sahtekarların hesaplarını şikayet ederek kapatılması için yardımcı olunmalıdır” dedi.

Başkan Sönmez, seçimlere yaklaştıkça İYİ Parti’nin önünü kesmeye çalışan zavallıların bu şekilde çirkin oyunlar tezgahlamaya başladıklarını belirtirken, “Güneş balçıkla sıvanmaz” atasözünü de hatırlatarak İYİ Parti ve Cumhurbaşkanı adayı Meral Akşener’in güneş gibi doğmaya devam edeceğinin altını çizdi.

Ögeyi Oylayın
(0 oy)

Tepe ve Karasenir Mahalle halkının isteği üzerine, Karayolları 13. Bölge Müdürlüğü tarafından cep geçiş çalışmalarının tamamlanarak mahalle sakinlerinin talebinin gerçekleştiği açıklandı;

Burdur merkez Karasehir ve Tepe Mahallesinin bağlantı noktası olan çevre yolu üzerinde bulunan alanda araçların geçişi için cep çalışmaları tamamlandı.  Mahalle sakinlerinin talebini yerini getirdiklerini belirten AK Parti Burdur Milletvekili Bayram Özçelik ve Burdur İl Başkanı Volkan Mengi ortak açıklama yaptı. Yapılan açıklamada “Seçim çalışmalarımız esnasında Karasenir ve Tepe Mahallemizin geçiş noktasına yaya üst geçidi yapılması için mahalle sakinlerimiz talepte bulunmuştu. Bizde yapmış olduğumuz görüşmeler neticesinde bu projeyi yatırım programına alınması sağlayarak, çalışmalar başlamıştık” ifadeleri kullanıldı.

CEP ARAÇ GEÇİDİ İSTEMİ DE YERİNE GETİRİLDİ

Mahalle sakinlerinin seçim çalışmaları esnasında araç geçişini kolaylaştırmak amacıyla cep araç geçidi talebinde de bulunduklarının ifade edildiği açıklamada, “Daha sonra Mahalle Sakinlerimiz seçim çalışmalarımız sırasında mahalleye davetlerinde araç geçidi için çalışmaların başlaması talep ettiler. Bizlerde gerekli görüşmelerimizi gerçekleştirerek bu kavşağın çalışmalarının başlamasını talep ettik. Karayolları 13. Bölge Müdürlüğü tarafından cep geçiş çalışmaları tamamlanarak mahalle sakinlerinin talebi gerçekleşti. AK Parti olarak 16 yıldır Burdur ilimizde bizlere iletilen ve yapılması gereken tüm projelerde görüşmelerimizi gerçekleştirerek ilimize kazandırılmasını sağladık. Yine halkımızın talepleri doğrultusunda çalışmalarımızı sürdüreceğiz” ifadelerine yer verildi.

 

Ögeyi Oylayın
(0 oy)

(Bu vaazlar akla, mantığa, bilime aykırı görüşler içermez. Din, dil, ırk, mezhep ve cins farkı gözetmez. Kalp ve beyin sağlığına uygundur. Sorulara ve eleştiriye açıktır.)

SEN KİMSİN YA!

Ey insanlar!

Uzunca bir süredir siyasetteki söylemler ayağa düştüğünden beri tepedeki insanlardan kendilerini eleştirenlere karşı şu cümleleri çok sık duyar olduk: “Sen kimsin ya!” “Sen kendini ne sanıyorsun?” 

Bu, “ben senden yüksekteyim, senden akıllı ve becerikliyim. Benim yetkilerim daha fazla. Sen ise bir hiçsin, beni eleştiremezsin, benim makamıma talip olamazsın” anlamına geliyor.  Bazı insanlar vardır ki, onların nasıl bir insan olduklarını yoksulken, mevki ve makam sahibi değilken değil, zengin olduklarında, bir makama geldiklerinde ve yetki sahibi olduklarında anlarsınız.

Bir soylu ve klasik anlamda burjuva gibi, gerçek dindar bir insan da böyle konuşmaz. Soylu bir insanın böyle konuşmaya ihtiyacı yoktur. Soyluluğu zaten ona saygınlık kazandırmıştır ve saygınlığını bu tavırlarla harcamak istemez. Klasik burjuva sınıfındaki insanlar da süzülmüş bir kültür sahibidir ve eğitim almıştır. Bilim ve sanatın hakkını verir. İnsanlık birkaç yüzyıldır burjuvazinin yarattığı değerlerle bugüne gelmiştir. Herkesin hür ve eşit doğduğu, vazgeçilmez haklara sahip olduğu, dünya anayasalarına ve bu arada bizim anayasalarımıza da işlenmiş değerlerdir. 

Peki, bu başkalarını aşağılayan, kendini bulunmaz Bursa kumaşı sanan bu “Sen kimsin ya!” söylemi hangi sınıf ve hangi cins insanların söylemidir? Bunlar köklü bir sınıftan gelmemiş, evrensel değerleri benimseten iyi bir eğitimden geçmemiş, olan lümpen sınıfına mensup insanlardır. Yunus Emre, Hacıbektaşı Veli gibi Anadolu bilgesi insanlarla bir düşünsel bağları yoktur. 

BUNUN ADI KİBİRDİR

Bunun adı, kibirdir. Kibir büyüklenmedir. Kendisine olmayan bir büyüklük atfetmedir. Kendisi büyük olunca, doğal olarak karşısındakiler de küçük ve değersizdir. Kibirli insanın övünebileceği bir geçmişi yoktur.  Bunlara “sonradan görme” denir. Büyüklük taslayarak kendi geçmişlerini de unutturmaya çalışırlar. 

Ünlü meseldir: Babası oğluna kızdıkça (Birçok ana babanın kızdıklarında evlatlarına dediği gibi) “Senden adam olmaz” dermiş. Derken bu oğul vali olmuş ve ilk yaptığı iş babasını makamına çağırmak olmuş: “Baba sen bana ‘Senden adam olmaz” diyordun. Bak ben vali oldum” deyince babasının ona ne dediğini de herkes bilir. 

Kibirli insanlar, büyük makamlara geçince başkalarına üstünlüklerini göstermek için şatafata başvururlar. Eskiden oturdukları evleri beğenmez yüzlerce odalı saraylar, yazlıklar yaptırırlar.  Yüzlerce kişilik koruma ordusuyla gezerler. Onlar geçecek diye ana caddelerde, havaalanlarında, denizde trafik durur. 

Kibirli insanların huylarından biri de üzerlerine hiç toz kondurmamaktır. Onlar ne yaptıysa doğrudur, ne söyledilerse gerçektir. Hiçbir suçu üzerlerine almazlar. Olsa olsa başkaları tarafından yanıltılmış olurlar. 

Kibirli insanlar, makam ve mevkilerini kaybettiklerinde sudan çıkmış balığa dönerler. Sürekli olarak kaybetme korkusuyla yaşarlar. Kaybetmemek için yalan, demagoji, tehdit, zorbalık gibi her yola başvururlar. Millet, yalnızca onları seçtiği kadar ve seçtiği sürece bir değer taşır. Değilse karşı tarafın tümü haindir. Düşmandır. 

Kibirli insanların öteki dünyada nasıl karşılanacaklarını bilmiyoruz.  Çünkü oraya gidip de dönen yok. Fakat çıkarları gereği veya korkuyla, şerrinden kurtulmak için bir zamanlar etraflarında bazı insanlar dört dönmüş olsa da bu dünyada iyi bir ad bırakmadıklarını tarih bize anlatıyor. İlk ve Ortaçağdan kalma kimisi enkaz haline gelmiş, kimisi ayakta görkemli kral saraylarını gezen hangimiz, bu sömürü ve zulümle inşa edilmiş yapılarda oturanları kutsamaktadır?

Birer tapınak olan Mısır piramitlerinin yapımında yüz binlerce köle kırbaçlanarak çalıştırıldı. Verimi Nil Vadisi’nin gelirleri firavunların kibirlerini yansıtan bu piramitlere gömüldü. Günümüzde milyonlarca insan açlık sınırında, işsiz veya asgari ücretle geçinirken milyonlarca insanın vergileri ve devlet gelirleriyle saraylar inşa etmek arasında temelde ne fark var?

Yönetici bir görevde bulunurken, rakiplerine veya kendisine eleştiri yöneltenlere “Sen kim oluyorsun? Haddini bil. Sen benim kim odlumu biliyor musun?” diyen bir kişinin insanlığa bırakacağı olumlu bir miras yoktur. 

Bu ülkede birçok yönetici geldi geçti. Bunların içinde halktan biri gibi yaşayan, oğlunu, kızını, damadını bir işe yerleştirmeyen, makamına ayrılan parayı titizlikle kullanan ve yılsonunda artan parayı devlete iade eden cumhurbaşkanları da geldi geçti. 

Ey insanlar: 

Şu atalar sözünü kendimize kılavuz edinelim. Kibirli insanlara her zaman hatırlatalım. 

“Mala mülke mağrur olup deme yoktur ben gibi

Bir muhalif rüzgâr eser savurur harman gibi.” (7 Haziran 2018)

Zeki Sarıhan’ın bloğunda diğer vaazları ve yazıları için: zekisarihan.com

Ögeyi Oylayın
(0 oy)

Çocukluğum, babamın seçim yenilgisi üzüntülerine ortak olmakla, gençliğim “Daha Güzel Bir Dünya” mücadelesi içinde yer almakla geçti.

“Daha Güzel Bir Dünya” serap değil, daha güzel bir dünyayı kurmak imkansız da değil!

Daha güzel bir dünyanın mümkün olduğunu anlamak için, keşke okunsa ama,  Marx’ın Kapital’ini okumakta şart değil!

Çünkü Marx’tan once, hatta binlerce yıl önce’de “Spartaküs”  gibi, Daha Güzel Bir Dünya” için mücade edenler vardı!

“Daha Güzel Bir Dünya” mücadelesine katkı sunmanın, basit yalın, anlaşılır bir formülü var;

İyi olmak, iyi insan olmak!

Nasıl olunur?

Öncelikle; toplumun çıkarlarını kişisel çıkarlarından üstün tutarak!

Topluma, insanlığa, yakınlarına, sorumluluğunu taşıdıklarına karşı, görevlerini bilip yaparak. 

İyi insan olmanın bedelleri yok mu?

Var elbette; İyi insan olmak, görevlerini yapmakla birlikte, haklarını bilmeyi, savunmayı, haklının, mazlumun yanında olmayı, haksıza, zalime, zulme karşı durmayı gerektirir.

İyi olmak tamamda; bu haklının, mazlumun yanında, zalimin karşısında olmak ne demek?

Kendi kabuğunda yaşayıp giderken, İyi insan olacağım diye,  neden zalimlerin hışmını üstüne çekip, mazluma kalkan olsun ki insan?

İşte zurnanın zırt dediği yer de burası;

İnsanlık; Taş Devri’nden Tunç Devri’ne, Orta Çağ’dan Yeni Çağ’a, kölelikten özgürlüğe,  bu gün yaşamımızı kolaylaştıran herşeye, iyi insan olma mücadelesi ile ulaştı.

“Daha Güzel Bir Dünya” mücadelesiyle, haksızlığa, zalime karşı durmanın bedeli de var elbet! Ya mükafatı?

Onun cevabını da  Büyük Sinemacı, Yazar, Şair Yılmaz Güney’den alalım;

Hayat Bize Mutlu Olma Şansı Vermedi  Sevgili

Hayat bize mutlu olma şansı vermedi

Biz kendimizden başka

Herkesin üzüntüsünü

Üzüntümüz,

Acısını acımız yaptık.

Çünkü dünya’nın öbür ucunda,

Hiç tanımadığımız bir insanın

Gözyaşı bile içimizi parçaladı….

Kedilere ağladık

Kuşların yasını tuttuk.

Yüreğimizin yufkalığı

Kimi zaman hayat karşısında

Bizi zayıf yaptı.

Aslında ne güzel şeydir

İnsanın insana yanması

Sevgili…

Ne güzeldir bilmediğin birinin

derdine üzülmek ve çare aramak.

Ben bütün hayatımda hep

Üzüldüm, hep yandım..

Yaşamak ne güzeldir be sevgili

Sevinerek, severek, sevilerek,

Düşünerek…

ve o vazgeçilmez sancılarını

Duyarak hayatın

Ögeyi Oylayın
(0 oy)

İyi Parti’den yapılan açıklama ile seçim çalışmalarını tüm hızıyla sürdüren 1.sıra Milletvekili Adayı Osman Kurt’un her gittiği ziyarette en sık karşılaştı sorunun Şeker Fabrikasıolduğu vurgulanarak,  gelecek endişesi güden çiftçilerin sıkıntılarını sıralarken,İyi Parti Milletvekili Adayı Kurt’un söylemleri ile üreticinin yüreğine su serptiği belirtildi;

Ögeyi Oylayın
(0 oy)

Cumhuriyet Halk Partisi İl Başkanı İzzet Akbulut, yazılı açıklama yaparak saha çalışması yaparken CHP İl Binasına AKP heyeti ile giren Milletvekili Adayı Bayram Özçelik’in sözlü münakaşa ettiği partili bir gencin boğazını sıktığı, o esnada Vali Hasan Şıldak’ın kendilerini valilik makamına davet ettiği,  orda olayın tarafı olan Bayram Özçelik’ kendilerinden özür dilediği, daha sonra parti binasına tekrar gelip boğazını sıktığı gençten özür dilediği bilgisi verip; AK Partililere yönelik olarak “sahadaki aldığınız tepkilerden dolayı bozulan moralinizi,bozulan sinirlerinizi 7 den 77 ye herhangi bir CHP liye bir kez daha yansıtacak olursanız, en sert şekilde cevab vereceğimizi bildiririz.” dedi.
CHP Üyeleri Yaşanan olaya ilişkin sosyal medya üzerinden yaptıkları açıklamalarda, Olayın adli bir olay olduğu belirtilerek, en kısa zamanda, rapor alınarak savcılığa suç duyurusunda bulunulması gerektiği, bir partiye, önceden haber vermeden gitmenin, girmenin doğru bir davranış olmadığı görüşü ifade edildi.
CHP İl Başkanı Akbulut’un konuya ilişkin açıklama metni;
Seçim çalışmaları çerçevesinde Karamanlı ve köylerinde saha çalışması yaparken, AKP heyeti kışla caddesi çalışmaları kapsamında başarılar dilemek için parti binamıza girmişler; parti binamızda bir gencimiz ile AKP vekili Bayram Özçelik arasında sözlü münakaşa yaşanmış, bu münakaşa esnasında 16 senedir Milletvekiliği yapan ve yine AKP’nin 1. Sıra adayı Burdur Milletvekili Bayram Özçelik gencimizin boğazını sıkmıştır. Akabinde olay bizlere intikal etmiş, seçim çalışmlarımızı derhal yarıda bırakarak Parti binamıza gelerek durum hakkında bilgi aldığımız esnada sayın valimiz bizleri valilik makamına davet etmişler orda olayın tarafı olan bayram Özçelik bizlerden özür dilemiş,ve parti binasına tekrar gelip gencimizden özür dilemiştir.Biz bu özrü ülkemizin ve şehrimizin içinden geçmiş olduğu huzursuz dönemlerde gerek ilimizde siyasi ortamın gerilmemesi gerek siyasi efendiliğin öncüsü konumunda bir parti olduğumuz için kabul ettik.Ancak burdan tüm kamuoyuna ve özellikle iktidar partisi mensuplarına diyorum ki; Bu partinin ferdleri 12 mart zindanlarında, 12 Eylül zindanlarında eyvallah dememiş,hiç bir baskı ve zulme boyun eğmemiş insanlardır.O yüzdendir ki bu tarz şeyler bizlere boyun eğdiremez.Ve yine tüm kamuoyuna ve iktidar partisi fertlerine diyorumki sahadaki aldığınız tepkilerden dolayı bozulan moralinizi,bozulan sinirlerinizi 7 den 77 ye herhangi bir CHP liye bir kez daha yansıtacak olursanız,en sert şekilde cevab vereceğimizi bildiririz.

Ögeyi Oylayın
(0 oy)

Burdur Gazeteciler Cemiyetinin önemli bir çalışmaya imza atarak, dini bayramlarda çıkardığı “Bayram” gazetesi, Ramazan’daki sayısında ilimizin turizm değerlerini ön plana çıkardı. Bayram gazetesi, Ramazan Bayramının ilk günü gazete bayilerinde yerini alacak.

Ögeyi Oylayın
(0 oy)

Vali Hasan ŞıldakIn Burdur Sevim Zekai Piribaş Çocuk Destek Merkezi’nde kalan çocuklarla iftarda bir araya gelmesine ilişkin açıklama yapıldı;

İftar programına Vali Hasan Şıldak’ın yanı sıra, hayırsever Sevim – Zekai Piribaş ailesi, Vali Yardımcısı Ali Nazım Balcıoğlu, Aile ve Sosyal Politikalar İl Müdür V. Hasan Güven ve kurum personeli katıldı.
Ramazan boyunca katıldığı iftar programlarında birçok kesimle bir araya gelme fırsatı bulan Valimiz, dün akşam da Çocuk Destek Merkezi’nde kalan çocukların misafiri oldu.
Hayırsever ailenin de katıldığı buluşmada çocukları yakından tanıma fırsatı bulan Valimiz, yaklaşan Bayram öncesi çocuklara çeşitli hediyeler verdi.
Bizler için kıymetli ve özel olan çocuklarımızla iftar yapmanın mutluluğunu hayırsever Piribaş ailesiyle birlikte yaşadıklarını ifade eden Vali Hasan Şıldak, çocukların yaklaşan Ramazan Bayramlarını da tebrik etti.

Ögeyi Oylayın
(0 oy)

Burdur Belediyesi tarafından düzenlenen iftar programına Belediye Başkanı Ali Orkun Ercengiz, eşi Hülya Ercengiz, Belediye Başkan Yardımcıları Ali Say, Serdar Başgül ve Hasan Duygulu ile Birim müdürleri ve belediye personeli’nin katıldığı açıklandı;

Ögeyi Oylayın
(0 oy)

Ramazan Bayramı öncesinde MAKÜ Rektörlük binasında bayramlaşma töreni düzenlendi;

Ögeyi Oylayın
(0 oy)