Haberler - Burdur Gazetesi | Burdur Haberleri, Burdur Haber

Burdur  Belediyesi Park ve Bahçeler Müdürlüğü, faaliyete  geçirdiği üretim  alanında yıllık 1 milyon  200  bin  bitki  yetiştiriyor. Park  ve Bahçeler Müdürlüğü’nce serada üretilen  mevsimlik bitkiler  park, bahçe, orta kaldırım  ve şehrin muhtelif noktalarına dikiliyor. 

 

Park ve Bahçeler Müdürlüğü ekiplerince dikilen mevsimlik çiçek ve diğer bitki türleri şehri yeşillendiriyor. Burdur Belediyesi kendi serasında 1 milyon 64 bin mevsimlik çiçek, 103 bin süs bitkisi, ağaç ve ağaçcıklar yetiştiriyor.

Parklara, bahçelere ve refüjlere dikilen çiçekler ve ağaçlar kentimizi renklendiriyor. Burdur Belediyesi Park ve Bahçeler Müdürlüğü bünyesinde yetiştirilen çiçeklerin park, bahçelere ve refüjlere dikimini de Park ve Bahçeler Müdürlüğü ekipleri yapıyor. 

Park ve Bahçeler Müdürlüğü Serası’nda mevsimlik çiçek olarak 1 milyon 64 bin adet hercai menekşe, aslanağzı, petunya, kadife, ateş çiçeği, süs lahanası, lale soğanı, sardunya, kasımpatı, pervane çiçeği yetiştiriliyor. Yıllık 103 bin adet çalı grupları ve ağaççıklar olarakta gül, fıstık çamı, Lübnan sediri, hanımeli, ateş dikeni, kaya sarmaşığı, lavanta, akasya, taflan, mandevilla, meleklerin borusu, kaliforniya güneşi, zakkum gibi süs bitkisi ve ağaç üretimi yapılıyor.

Burdur Belediyesi Park ve Bahçeler Müdürü Ayla Pesen gazetemize yaptığı açıklamada;

“Park ve Bahçeler Müdürlüğü bünyesindeki serada yıllık 1 milyon 64 bin mevsimlik çiçek, 103 bin çalı grubu, ağaç ve ağaççıklar yetiştiriyoruz. 

Yetiştirdiğimiz mevsimlik çiçeklerle, çalı gruplarıyla ve ağaççıklarla park, bahçe ve refüjleri yeşillendiriyoruz. Park ve bahçeler haricinde kamu kurumları ve camilerin ihtiyaçları içinde bitki temin ediyoruz. Bütün park, bahçe ve refüjlere dikilen mevsimlik çiçek ve diğer bitikilerin üretimini Park ve Bahçeler Müdürlüğü yapıyor. Çiçek ve ağaç dikimlerinin yanı sıra ağaç budamaları da yapıyoruz. Burdur Belediyesi Park ve Bahçeler Mürülüğü bünyesinde 2 ziraat mühendisi, 1 peyzaj mimarı, 1 peyzaj teknikeri, 1 inşaat teknikeri ve 84 işçi bulunmaktadır.

Yıllık olarak park, bahçe, orta kaldırım ve şehrin muhtelif noktalarına mevsimlik çiçek dikimi 948 bin 880, ağaç dikimi bin 418, çalı bitkisi dikimi ise 22 bin 911 adet.”dedi.

Hatice Dursun

 

Ögeyi Oylayın
(0 oy)

Yıkılan Depremevleri Kütüphanesi’nin yerine geçici olarak hizmet veren Gezici Kütüphane, Toki konutları yanında öğrenciler, okurlar ve araştırmacıları ağırlıyor.

Gezici kütüphane, Pazartesi ve Cuma günleri 09.00-16.00 saatleri arasında Bozkurt Mahallesi Toki konutları yanında okurlara hizmet veriyor. 

Depremevleri Kütüphanesi’nin kentsel dönüşüm projesi kapsamında yıkılmasının ardından bölgedeki kütüphane gereksinimi Gezici Kütüphane ile karşılanıyor. Gezici Kütüphane, Toki projesi tamamlanarak yeni Kütüphane binası hizmete girene kadar bölgede okurlara hizmet vermeyi sürdürecek.

Gezici Kütüphane, tıpkı yerleşik kütüphaneler gibi hizmet vermekte. Buradan kütüphane üyeliği açılabilmekte, ödünç kitap alınabilmekte ve içerisindeki her türlü kütüphane hizmetinden yararlanılabilmekte. Gezici Kütüphane’den ödünç alınan kitaplar, tekrar Gezici Kütüphane’ye veya merkez kütüphanesine iade edilebiliyor.

Gezici  Kütüphaneler, yerleşik halk kütüphanelerine erişim imkanı zor olan veya mümkün olmayan vatandaşların kütüphane hizmetinden faydalanabilmeleri amacıyla kurulmaktadır. 

Gezici kütüphaneler toplumdaki okuma alışkanlığını geliştirmeyi, hasta veya engelli vatandaşlar ile toplumdaki hassas gruplara hizmet götürmeyi, okul kütüphanelerinin ve küçük ölçekli araştırma merkezlerinin hizmet kalitelerini yükseltmeyi ve kütüphanelerin toplum nezdindeki tanınırlığını yükseltmeyi amaçlamaktadır.

Gezici Kütüphane’lerde her kesime uygun güncel koleksiyonlar, eğitici ve öğretici amaçlı kullanılmak üzere LCD televizyon, DVD oynatıcı, internet bağlantısı bulunan dizüstü bilgisayarlar, yazıcılar, okurlar için tasarlanmış oturma grubu, gezici kütüphane çalışanları için gerekli her türlü araç gereç (mini buzdolabı, su ısıtıcı) bulunmaktadır. Vatandaşların gezici kütüphaneler aracılığıyla sadece basılı bilgi kaynaklarına değil, elektronik ortamda sunulan bilgilere de erişebilmeleri, aynı zamanda e-devlet uygulamalarını kullanabilmeleri amaçlanmıştır.

Ülkemizde ilk defa 1963 yılında gezici kütüphane hizmetleri için motorlu taşıt almak üzere bütçe tahsis edilmiş ve sonraki yıllarda minibüs ve otobüs gibi çeşitli araçlarla gezici kütüphane hizmetleri götürülmeye başlanmıştır. 

Mine Kaya

Ögeyi Oylayın
(0 oy)

Yeşilova Güney Yolu üzerinde bulunan Sultan Pınarı’nın suyu, Yeşilova Eşeler Yaylası’ndan geliyor. Yıllardır hiç aralıksız akan pınar, sıcak yaz günlerinde buz gibi suyu ile içenleri serinletiyor. Eşeler yaylası yüksekliği ile kışın bol bol kar yağışı alıyor. Aylarca kar örtüsünün kalkmadığı yaylada eriyen karlar, sultan pınarına kadar ulaşan su kaynaklarını besliyor. Salda Kayak tesisleri de Eşeler yaylası alanında bulunmakta.

Kışları İstanbulda yazları Salda Köyünde yaşayan 80 yaşındaki emekli İbrahim Yıldırım’ın verdiği bilgiye göre; Sultanpınarını besleyen su, Eşeler Yaylası’ndan geliyor. Yaylanın suyunun kaynağı, eşeler yaylasına yağıp, aylarca kalkmayan kar örtüsü. Eşeler Yaylası’ndaki su kaynaklarından çıkan su, Horoz, Salda, Güney, Yeşilova, Kayadibi, Karamanlı, Tefenni’ye  kadar ulaşmakta.

Hasan Türkel

Ögeyi Oylayın
(0 oy)

2015 yılında İl Özel İdaresi Genel Sekreterliği’ne atanıp, 2018 yılında görevden alınan Servet Olpak  İdare Makemesi kararıyla göreve döndürüldü.

Servet Olpak’ın 2018 yılında görevden alınmasının ardından, uzun süre İl Özel İdaresi Genel Sekreterliği görevine bir atama yapılmamış, daha sonra Vali Yardımcısı Ali Nazım Balcıoğlu görevlendirilmişti.

Göreve dönmek için İdare Mahkemesine başvuran Servet Olpak, yürütmenin durdurulması talebinde bulunmuş, İdare Mahkemesi yürütmeyi durduran bir karar alarak, Servet Olpak’ın İl Özel İdaresi Genel Sekreterliği görevine iadesini uygun görmüştü.

3 Yıl boyunca İl Özel İdaresi görevini başarıyla yürüten ve İdare Mahkemesi kararıyla yeniden göreve başlatılan Servet Olpak görevini aynı anlayışla ve başarıyla  yürütüyor.

Ögeyi Oylayın
(0 oy)

Belediye Başkanı Ali Orkun Ercengiz, halk otobüsleri ücretlendirmelerine ilişkin yapılacak bir yeniliği duyurdu.

Kanal V’de ‘Ali Orhan ile Antalya Gündemi’ programına canlı yayın konuğu olarak katılan Belediye Başkanı Ali Orkun Ercengiz, Özel Halk Otobüslerine yapılan zamın ardından toplu taşımada aktarma uygulamasına geçilmesi üzerinde çalışıldığı bilgisini verdi.

Özel Halk Otobüslerine belirli bir zaman dilimi içerisinde 2. kez binişler için fiyat ayarlaması yapılacağını söyleyen Başkan Ercengiz, öğrenci dostu bir kent olmak için çalıştıklarını belirtti.

Mine Kaya

Ögeyi Oylayın
(0 oy)

Türk Eğitim Sen Şube Başkanı Orhan Akın, 1 Haziran’da yapılan LGS sonuçlarını gazetemize değerlendirdi. 22 Temmuz’da açıklanan LGS yerleştirmelerine göre bazı okullarda yığılma olurken bazı okullarda da kontenjan açığı oluştu. Anadolu liselerindeki bu yığılma sorununa ilişkin Türk Eğitim Sen Şube Başkanı Orhan Akın, lise çeşitliliğinin azaltılması gerektiği, öğrenci sayısının az olduğu yerlerdeki okulların anadolu lisesine dönüştürülmesi önerisinde bulundu.   

 Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) tarafından Liselere Geçiş Sistemi (LGS) kapsamında yapılan merkezi sınav sonuçları 24 Haziran’da açıklandı. Açıklanan sonuçlara göre, ülke genelinde geçen  yıl 18 olan 1. sayısı bu yıl 565’e çıkarken Burdur’dan tam puan alarak 1.’liği paylaşan öğrenci sayısında artış olmadı.

1 Haziran’da yapılan LGS sonuçlarının açıklanmasının ardından, Milli Eğitim Bakanlığı resmi internet sitesinde, 2019 yılı ortaöğretim kurumları kontenjanları ve illere göre yüzdelik dilimlerdeki öğrenci sayıları yayınlandı. İllerdeki başarı sıralamasına göre Türkiye genelinde önceki yıllarda ilk 10’larda yer alan şehrimiz, geçen yıl 23. sıradaydı, bu yıl ise 26. sırada yer aldı. Bu konu hakkında da görüşlerini dile getiren Türk Eğitim Sen Burdur Şube Başkanı eğer eğitime çeki düzen verilmezse ‘Gelecek yıl belik de 50. sırada oluşumuzu tartışırız.” görüşünü iletti.  

LGS’nin genel bir değerlendirmesi yapan Türk Eğitim Sen Burdur Şube Başkanı Orhan Akın;

“LGS tercih sonuçlarına göre artık tercihler yapıldı ve sonuçlar açıklandı. Sonuçlara baktığımız zaman bazı okullarda yığılmalar söz konusu. Fakat bazı okullarında kontenjanların açık kaldığı Milli Eğitim Bakanlığı’nın açıklamalarında bunu görüyoruz. Tabi bu kontenjanlarda ve okullara kayıtlarda belirli bir not kotası olmadığı için işte bu kadar diploma notuyla şuraya gider denilmediği için ailelerin tercihleri nedenleriyle yerleştirmeler oluyor. Ailelerde çocuklarını anadolu liselerinde okutmak istiyor. Dolayısıyla belirli bir not kotası olmadığı için aileler hep anadolu liselerini tercih ediyor. Bu yüzden anadolu liselerinde bir yığılma söz konusu. Yığılma olduğu zaman ne gibi bir sonuç ortaya çıkacak? Yığılmanın olduğu yerlerde ikili eğitim söz konusu. Milli Eğitim Bakanlığı artık Türkiye’de içinde bulunduğumuz çağda ikili eğitimin söz konusu olmadığına dair Sayın Ziya Selçuk’un ve diğer bakanların açıklaması var. İstanbul’da ve Ankara’da ikili eğitim yapacaklarını söylemeye başladılar. Artık okul idareleri, milli eğitim müdürlükleri bu tür açıklamalar yapmaya başladılar. Burdur’da durum bu şekilde. Meslek liselerinin kontenjanları boş kalırken malesef şu anda anadolu liselerinde büyük bir yığılma söz konusu. Bu sorun nasıl aşılabilir? Ailelerin bu konuda ne yapması lazım?

Lise çeşitliliği

azaltılmalı

Bir defa bu kadar çok çeşitli bir lise söz konusu olmaması lazım. Spor, güzel sanatlar, fen, sosyal bilimler, temel liseler, anadolu, imam hatip gibi liselerin çeşitliliğini azaltmak lazım. Anadolu liselerindeki bu yığılmalarıda yeni derslikler yaparak veya diğer okullarda yığılma varsa bir başka meslek lisesinde eğer boş sınıflar varsa Sayın Ziya Selçuk’ta milli eğitimlere gönderdiği yazıda Temmuz’un sonuna kadar bu okulları bize bildirin demişti. Bu yerleştirmeler neticesinde öğrenci sayısının az olduğu yerlerdeki okulların anadolu lisesine dönüştürülmesi lazım. 

Burada üç-dört tane problemle karşı karşıyayız. Bir yerde 30 kişilik sınıflar elbette sıkıntılı. 40 ve 50 kişiye çıkarsa bu rakamlar öğrenci sayısı artacak ve öğrenci sayısı arttığı yerde öğretmen sınıfa hakim olamamaya başlayacak. Sınıf yönetimi öyle çok kolay bir şey değil. Öğrenciler kalabalık sınıflarda okumak zorunda kalacaklar. Böylece eğitimin verimliliği düşecek ve tabi öğrenci motivasyonlarıda düşünce de malesef çok düzgün eğitimi yapılamayacak. 

Milli Eğitim Bakanlığı’nın ders saatlerinin ve türlerinin düşürülmesine dair çalışmaları var. Liselerde 18-19 çeşit ders var. Mesela Avrupa’daki okullarda stajlarla çocukların kendi yetişeceği alanda öğrenme durumu olacaktır. Tabi LGS yerleştirmelerinin sonucunda belirli okulların kontenjanları boş kalıp, belirli okullarda yığılma olduğu zaman biz bir Türk Eğitim Sen öğretmen sendikası olarak eğitim çalışanlarının sesi olarak orada öğretmen ihtiyacı ortaya çıkacaktır. Sınıf çoğaldı, öğrenci çoğaldı o okulda ne yapacaksınız? Öğretmen ataması olmadığı zaman da ücretli öğretmen atama durumuna geçecekler. Ücretli öğretmenin olduğu yerde de malesef eğitim kalitesinden ve eğitimin verimliliğinden bahsetmek söz konusu olmayacaktır. Bir an önce Sayın Ziya Selçuk’un talimatları doğrultusunda bu dönüştürülmesi gereken okulların İl Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından hemen dönüştürülmesi lazım. Bazı konularda inat etmemeleri lazım. Okul kontenjanlarını, sayıların ve velilerin tercihlerine bakarak o okulların dönüştürülmelerini de tamamlamaları gerekecektir. Kaldı ki kalabalık sınıflarda hiçbir veli öğrencisini okutmak istemez. Ücretli öğretmenin derse girdiği yerlerde malesef öğrenciler eğitimin veriminden faydalanamayacaktır. Ülkemizde bu kontenjanla alakalı çok ciddi sıkıntılar söz konusudur. Bir an önce bu bahsettiğimiz dönüşümü yapmaları lazımdır. Bir an öncede lise türlerinin azaltılması gerekmektedir. 

Çocukların derslerde öğrendiği şekliyle sınavda karşılaştıkları soru şekli farklıdır. Eğitimin ders sonunda öğrenciye kazandırmaya çalıştığı temel yetenekleri dahi kazandırılmadığı ortaya çıkıyor. Dindar nesilden bahsediliyor. Akademik bilgileri de verememeye başladık. Bir an önce eğitimle alakalı çalan bu zilleri hem eğitim yöneticileri hem yerel yöneticiler hem de okul idarecileri görmek zorundadır. Eğitim Türkiye’nin geleceğini ilgilendiren çok ciddi bir meseledir. Bu mesele konusunda iktidarda bir an önce bunun önlemini almak zorundadır. 

Tam puan alan

öğrenci sayısı düştü

Burdur’da LGS’de geçen yıl tam puan alan öğrenci sayılarına düşüşler söz konusu. Sınav sonuçlarına baktığımız zaman Burdur malesef 26. sırada. Televizyon programlarında da biz bundan bahsettik. Yetkili temsilcinin sendikanın temsilcisi bunnu böyle olmadığını iddia etsede sonuç ortadadır. Bir an önce Burdur’un eğitim kenti diye isimlendirilen o marka ismini geri alabilmek için milli eğitimin en başından en alt yöneticisine varana kadar bir çeki düzen verilmesi gerekmektedir. Öğretmenleri rahatsız etmememeleri gerekmektedir. Öğretmenlerin özlük hakları konusunda bile yeterli birtakım şeyleri yapmayan milli eğitim müdürlükleri mahkeme sonuçlarıyla hareket etmeye başlamışlardır. Gölhisar’da farklı uygulama yaparken Bucak’ta farklı uygulama yapmaktadırlar hem de adaletten bahsetmektedirler. Ama malesef öğretmenlerde bu ortamda huzursuz olmaktadırlar. Eğitim çalışanlarını rahatsız etmeye kimsenin hakkı yoktur diye ifade etmek gerekir.

Eğitimin ciddi bir mesele olduğunu bahsettik. Veliler, öğrenciler, öğretmenler eğitimin bütün katmanları, bütün paydaşları özellikle sivil toplum örgütleri olarak biz her zaman alanlardayız. Başta Sayın Vali olmak üzere Milli Eğitim Müdürü ve diğer sendikalar sese kulak vermek zorunda ve hiç olmazsa iki ayda bir bir araya gelip bizlerin görüşleriyle eğitim öğretime çeki düzen vermek gerekmektedir. Zamanı geldi diye düşünüyoruz. Yoksa gelecek sene 50. sırayı konuşmak zorunda kalırız.”dedi.    

Hatice Dursun

Ögeyi Oylayın
(0 oy)

İlkeli, dürüst ve seviyeli siyaset yapacaklarına vurgu yaparak; “Bundan da ödün vermeyeceğiz. Milletimiz adına sabretmeye ve doğruları söylemeye devam edeceğiz.” Dedi.

 

İyi Parti Bucak İl Başkanı Sefa Sönmez yazılı basın açıklaması yaparak; Bilindiği üzere şahsımın yapmış olduğu yazılı basın bildirisine Burdur Milletvekili Yasin Uğur aynı şekilde cevap vermiştir. Yapmış olduğumuz her açıklamada amacımız yapıcı bir üslupla Bucak’ımızın başta eğitim,sağlık ve alt yapı olmak üzere gelişimine katkıda bulunmaktır. Her ne kadar kabul etmeseler de gerçek budur. Biz milletimizin bizlere tevdi ettiği muhalefet görevini elimizden geldiğince layıkıyla yapmaya çalışıyoruz. Takdir aziz milletimizindir.

İstanbul seçimleri ile yıkıcı siyaset devri bitmiş yapıcı ve yol gösterici siyaset dönemi başlamıştır. Hiç bir zaman şahıs ve kurumları hedef alan hakaret ve rencide edici cümleler ile siyaset yapmamışızdır. Bu bizim temel ilkemiz olup Türk siyasi kültüründe de son dönemler haricinde olan bir davranıştır. Başta Genel Başkanımız ve partili üyelerimiz olmak üzere hatta seçmenlerimize malum siyasi parti yetkilileri ve üyeleri tarafından yapılmadık hakaret atılmayan iftiralar kalmamıştır.Sayın Vekil diyor ki: İYİ PARTİ seçmenine saygısından dolayı cevap vermemiş bana şimdiye kadar.Yenimi aklınıza geldi İYİ PARTİ’ye oy vermiş 11.046 vatandaşımız ve Partimize oy vermek isteyipte iftiralarınızla inandırdığınız vatandaşımıza saygınız!Milletvekili arkadaşın yaptığı mesnetsiz açıklamalara sadece gülüyoruz.Sizde biliyorsunuz ki Artık Millet size inanmıyor,Bizler Milletimize şu sözü verdik;İlkeli,dürüst ve seviyeli siyaset yapacağız.Bundan da ödün vermeyeceğiz.Milletimiz adına sabretmeye ve doğruları söylemeye bizler devam edeceğiz. Şahsım ve dava arkadaşlarım adına yine yol gösterici bir izahatla şunları söylemek istiyorum.

Birincisi şudur; Seçim meydanlarında İlçemizdeki Üniversiteli öğrenci sayısının 10.000 e çıkarılacağı Sayın Vekil arkadaş tarafından bizzat vaad edilmiştir. Ancak bu yıl toplamda 1348 öğrencinin kayıt olduğu yine bizzat Vekil Yasin UĞUR tarafından ifade edilmiştir. Bu rakam dikkate alındığında tüm fakülteler 4 yıllık bile kabul edilse toplam öğrenci sayısı 5 binler civarında olacaktır. Hedefte ki rakamın tutturulma şansı mevcut hali ile yoktur. Altını çizerek söylüyorum ki çözüm önerimiz şudur; Geleceğin meslekleri olarak kabul edilen alanlarda YÖK ile işbirliği yapılarak güncel olan alanlarda bölümlerin açılması gerekmektedir. Buna yoğunlaşmalı ve bu alanda çalışmalar hızlanmalıdır.

İkincisi; Gerçek şudur ki Gölhisar Fen Lisesi Bucak Fen Lisesinden daha fazla öğrenci almaktadır. El insaf ki bu konu da susması ve şapkayı öne eğmesi gerekenler talihsiz bir cevap vererek İlçemiz Adem Tolunay Fen Lisesinin 12 derslikli olduğunu kendileri söylemektedirler.3 şube baz alındığında Ortaöğretimde eğitim süresi de 4 yıl olduğuna göre 12 Şubeli bir proje okulu olarak değerlendirilebileceği ortadadır. Her şube 30 öğrenci almış olsa 3 şube de 90 öğrencinin rahatlıkla eğitim alabileceği basit bir matematik ile tespit edilebilir. Eğer Vekil arkadaş  Gölhisar’ın kontenjanın 90,Bucak’ın 60 olmasını kabulleniyorsa ve gururla söyleyebiliyorlarsa diyecek sözümüz kendilerine yoktur.Zira birkaç puanla,ilgili proje okulunun 60 kontenjanına giremeyen ve 90 olsa idi benim çocuğum da proje okulana girecekti diyen velilerimiz adına takdiri Bucak halkımıza bırakıyorum.

Üçüncü  bir gerçekte Emin Gülmez Ortaokulu ve Oğuzhan İlkokulu ile Cumhuriyet Ortaokuludur.

Emin Gülmez Ortaokul inşasının hemen girişinde inşaat bitim tarihi 23.07.2018 dir.Tarih olmuş Ağustos 2019.Yeni eğitim öğretim yılının açılmasına 1,5 ay kalmıştır.İnşaat kaderine terk edilmiş ve

yaprak kımıldamamaktadır.Konak Mahallesindeki veli kaç yıl daha Toki ye taşınmış durumda ki Emin Gülmez Ortaokuluna öğrencisini gönderecektir.İlköğretim, Anayasamıza göre ücretsizdir.Acaba evleri Hükümet binasının çevresinde olan ya da Ayfer Gök Lisesinin çevresinde olan vatandaşlarımız servis olmadan öğrencilerini Emin Gülmez Ortaokuluna gönderebilecekler midir?

Servis ücreti aylık 180-190 TL olduğu düşünülürse bir yılda 2000 TL eder yaklaşık olarak. Sorum şudur ki; kaç yıl daha bu servis ücretini veliler vermek zorundadır? Aynısını Yunus Emre Mahallesi için de söyleye biliriz. Cumhuriyet Ortaokulu kapatılarak Yunus Emre-Karayavatlar ve çevresi Ayşe Sak Ortaokuluna çocuklarını servissiz nasıl gönderecektir.Bu mahallelerin veli ve çocuklarını rahatlatacak bir çalışma var mıdır?Varsa kamuoyu adına merakla bekliyoruz. 

Oğuzhan İlkokulu daha acı bir durumdadır. Okul boşaltılalı bir yıl olmuş ve bırakın çivi çakılmayı bina hala atıl bir şekilde yıkılmayı beklemektedir. Akıbeti nedir?  Bize göre meçhuldür! Çavuşlar ve Oğuzhan Mahallesinde ikamet eden yavrularımız( ilkokul 1 ve 2 deki yavrucaklar) kaç yıl daha yağmur ve çamurda eğitim almak için Cumhuriyet ilkokuluna gidecektir. Hele hele 2 tane anayolu atlayarak gidecekleri düşünülürse veliler her gün acaba çocuğum caddeden atlayabildi mi? Başına inşallah bir şey gelmemiştir diye dua ede ede ve telaşla, panikle kaç yıl daha okula göndereceklerdir? Bucak kamuoyuna Oğuzhan İlkokulunun tekrar eğitime açılma tarihini Vekillerimizin çıkarak açıklamasını bekliyoruz.Bizler biliyoruz ki 2021 e kadar yatırım planına Oğuzhan İlkokulu daha alınmadı.

 Dördüncü olarak 2007 den 2012 ye kadar liselere giriş sınavında 5.sırada yer alan ilimiz ve ilçemiz 2018 de  (23.) 2019 da ise (26.) olmuştur. Bizler bu kötü gidişe dur demek derdinde iken sizler başarı gibi gösterip sahiplenmekle ne kazanacaksınız. Sizin başarı anlayışınızda Burdur’un il olarak ilk 50 de olması herhalde yeterli olarak görülmektedir. Siyasi rant uğruna geleceğimiz gençliğimiz heba edilemez. Eğitim hepimizin önceliğidir. Makamlar gelip geçici ama geleceğimiz, gençliğimiz bakidir.Bizlere göre eğitimde ki amaç en iyi şartlarda en yüksek kalitede eğitim vererek geleceğin Türkiye’sini inşa etmektir. 

Beşinci bir gerçekte İlçemizin güzide bir eğitim kurumunun geçmişten günümüze başarı sıralamasıdır. O okulun web sayfasına girilirse yıllara göre başarı grafiği orada yer almaktadır. Başarı grafiği hususunda Vekil arkadaş yanıltılmıştır. Örneğin 2011 YKS de Burdur da ilk 10.000 (On bin) e giren öğrenci sayısı 41 iken, Bucak’tan 27 öğrenci ilk on bine girmiştir. Bunun 19 tanesi sözü geçen eğitim kurumundandır. Bugün ise ilk 20.000 e giren öğrenci sayısı 18 dir diye Vekil arkadaş övünmektedir.

Kurumun yıpratılmaması adına sadece şunu söyleyebiliriz. Okulun öğretmenleri ve idarecilerinin sosyal medyada paylaştığı grafik istatistik olarak durmaktadır. Kendilerine özelden gönderebileceğim istatistik e bakarak VEKİL ARKADAŞ başarılı görür ise tekrardan paylaşım veya basın açıklaması yapabilir.Böylelikle Hem VEKİL ARKADAŞIN Eğitimden ne kadar anladığını ve okuduğunu anlama kabiliyetini hepimiz görmüş olacağız…

Çözüm önerimiz eğitim kurumlarında adalet ve liyakat esaslı öğretmen ve yönetici atamasıdır. Sayın Milli Eğitim bakanımız Ziya SELÇUK’ un dediği gibi;’’Kâbe nin anahtarını gayri müslime teslim eden medeniyet, kenar mahalledeki okul yöneticiliğini layığına veremiyor…’’. Aslında Vekil arkadaşa cevabı Sayın Bakanımız vermiştir.

Bucak’ın eğitim durumu hakkındaki açıklamamızdan dolayı velilerimizden,kendi partilerine mensup veliler tarafından hatta AK PARTİ ÜYELERİNDEN bile bizzat teşekkür telefon ve mesajları gelirken Vekil arkadaş neyi savunmaktadır.Vekil arkadaş öğrenci velileri ile görüşürse sağlıklı bilgiye ulaşabilir.

Görüldüğü gibi biz söylediklerimizin arkasındayız. Amacımız kurumları ya da şahısları hedef almak değildir. Bağcıyı dövmek hiç değil üzüm yemektir. Amacımız daya İYİ daha yaşanabilir daha müreffeh bir Bucak içindir. Bu nedenle her sözümüz İYİ bir Bucak, gençliğimiz için İYİ bir gelecektir. Bucak kamuoyuna saygılarımla...

Ögeyi Oylayın
(0 oy)

Salda Gölü’ne balon simitle açılan Hasan İlhan boğularak can verdi. Cansız bedenini dünya rekor denemesi yapan Derya Can’ın dalış ekibi çıkardı. 

 

Denizli Çivril’de ikamet eden Hasan İlhan(29) yüzmek için eşi ve iki çocuğuyla Salda Gölü Halk Plajı’na geldi. Yüzme bilmediği için balon simit ile göle açılan Hasan İlhan, şişme simit üzerinden düşünce çırpınmaya başladı. 

Hasan İlhan’ın çırpındığını gören eşi ise çevredikelerden yardım istedi. Olay yerine jandarma ve polis ekipleri sevk edilirken, genç kadın bu esnada sinir krizi geçirdi. Yaklaşık yarım saatlik aramanın ardından Hasan İlhan’ın cansız bedenine ulaşıldı. 

Bir süredir Salda Gölü’nde rekor denemeleri için çalışmalarını sürdüren Serbest Dalış Rekortmeni Derya Can’ın dalış ekibince bulunan Hasan İlhan’ın cenazesi otopsi için hastaneye götürüldü. 

Ögeyi Oylayın
(0 oy)

AK Parti Milletvekili, TBMM Başkanlık Divanı Üyesi Bayram Özçelik, AK Parti’nin kuruluş yıldönümünü dolayısıyla basın açıklaması yaparak;

 

“AK Parti’nin milletin sesi, Türkiye’nin partisi, AK Parti milletin ta kendisidir. AK Parti, tüm vatandaşlarımızın gönlüne dokunmuş bir partidir. Tüm hanelerde, binalarda, sokaklarda, mahallelerde, ilçelerde, şehirlerde hizmeti olan, eseri olan bir partidir.”dedi. 

AK Parti’nin kurulduğu tarih olan 14 Ağustos 2001’in Türk siyasi tarihi için gerçek bir milat olduğunu söyleyen Milletvekili Bayram Özçelik“Ülkemizin ve milletimizin geleceğini ışığıyla aydınlatan AK Parti; umudun ve inancın adı olmuş, coğrafyamızda ve dünyada Türkiye’yi önemli ve stratejik bir ülke konumuna getirmiştir. 14 Ağustos 2001’de Genel Başkanımız ve Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde arkasındaki milyonlarla kutlu yola çıkan partimiz, her seçimde başarılarını katlayarak arttırmıştır. AK Parti olarak; “Artık hiçbir şey eskisi gibi olmayacak” şiarıyla millete hizmet yolunda her türlü meşakkatle, badirelerle boğuşarak bugünlere geldik.

 

Ülkemizin şahlanışının başlatıldığı o tarihten bugüne yapılamayanı yaptık, başarılamayanı başardık. AK Parti ile Türkiye bugün mazlum halkların ve İslam âleminin umudu olmuş, dünyadaki tüm gönüllere yürekten dokunmuştur. İşte bu süreçte Türkiye’nin bölgesinde ve dünyada güçlenmesini hazmedemeyenler her türlü şer oyunlarıyla, hain emellerle ülkemizi, yıldırmak istemiş, eski Türkiye’ye döndürme hevesleri kursaklarında kalmıştır. Hukuki engellemelerle siyasi ve askeri darbe girişimlerine kadar Türkiye’yi Recep Tayyip Erdoğan’sız ve AK Parti’siz bırakma teşebbüsleri daima ellerinde patlamıştır. Biliyoruz ki, bir liderin arkasında milleti dimdik durdukça gaflet, dalalet ve hatta hıyanet içine düşenlerin yanı sıra onlara çanak tutanlar da kaybetmeye daima mahkum kalacaktır” Dedi.

“AK PARTİ İLE BİRÇOK HİZMETİ BURDUR’UMUZA KAZANDIRDIK”

AK Parti iktidarları ile Türkiye’de birçok yatırımın kazandırıldığı gibi Burdur’da da birçok yatırımı yaptıklarını belirten Milletvekili Özçelik “ AK Parti İktidarları döneminde Ülkemizde birçok hizmeti ve yatırımı yaparak hemşerilerimizin hizmetine sunduk. Burdur’umuzda Kurucu İl Başkanı olarak başladığım bu kutlu davada, Milletvekili olduğum günden bu güne Burdur’umuzun ihtiyacı olan yatırımları kazandırmak için çalışmalarımızı gerçekleştirdik. Genel Başkanımız ve Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın destekleriyle de bir çok projesi yapılan ve 1 TL iz ödeneği ayrılarak yapımına başlanamayan projeleri, yarıda kalan yatırımları bitirerek hemşehrilerimizin hizmetine sunduk. Yine yeni projeler yaparak birçok yatırımı gerçekleştirdik. Burdur’umuzda yapılamayanları yapmanın mutluluğu içerisindeyiz. AK Parti olarak bizlerin tek amacı Ülkemize ve İlimize hizmet etmek oldu.

Bu duygu ve düşünceler içinde partimizin kuruluşundan bugüne kadar teşkilatlarımızın her kademesinde görev yapan, emeği geçen herkese teşekkür ediyorum. Teşkilatımızda görev yapmış, bugün aramızda bulunmayan, ahirete irtihal etmiş kardeşlerimizi rahmetle yad ediyorum. AK Parti’yi kurarak tarihe düşülen notlarda bizim de katkımızın olmasını sağlayan Genel Başkanımız, Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’a minnet ve şükranlarımızı arz ediyorum. Partimizin 18. kuruluş yıl dönümünün teşkilatlarımıza ve desteğini artırarak devam ettiren aziz milletimize, ülkemize ve tüm dünya insanlığına hayırlar getirmesini temenni ediyorum.” Dedi.

Ögeyi Oylayın
(0 oy)

Burdur Belediyesi’nin ev sahipliği yaptığı ve bu yıl ikincisi düzenlenecek olan Yağlı Güreşler 17 Ağustos’ta başlıyor.

Burdur Belediye Başkanı Ali Orkun Ercengiz’in öncülüğünde düzenlenen 2. Burdur Büyük  Yağlı Güreşleri’ne Kırkpınar Baş Pehlivanlarının yanı sıra Türkiye genelinde Milli Sporcuların da katılacağı açıklandı;

Altın Kemerli 2019 Kırkpınar Baş 1.si Ali Gürbüz, Kırkpınar Baş 2.si Orhan Okulu, 2018 Kırkpınar Baş 1.si Finalist Şaban Yılmaz, 2006 Osman Aynur, 2019 Kırkpınar Baş 3.sü Hamza Köseoğlu, 2019 Kırkpınar Başaltı 1.si Özkan Yılmaz, Başaltı 2.si Yılmaz Öncül, Başaltı 3.sü Menderes Saltık, Yıldıray Akın, 2018 Kırkpınar Başaltı 1.si Ertuğrul Dağdeviren, Başaltı 3.sü Tanju Gemici’nin yanı sıra Milli Sporcular Fatih Çakıroğlu, İsmail Güzel gibi isimler Er Meydanında buluşacak. 

17 Ağustos’ta yapılacak olan 2. Burdur Büyük Yağlı Güreşleri, saat: 09.30’da Serenler Otel Çim Sahası’nda yapılacak olup, girişler ücretsizdir. Gün boyu devam edecek olan 2. Burdur Büyük Yağlı Güreşleri’ne tüm Burdur Halkı Davetlidir.

Ögeyi Oylayın
(0 oy)

Sigaradan alınan vergi miktarına zam geldi. Sigaranın asgari maktu vergi tutarı 0,2895 TL’den 0,3899 TL’ye çıktı.

Cumhurbaşkanı kararı ile, sigaradan alınan asgari maktu vergi tutarı, 0,2895 TL’den 0,3899 TL’ye çıktı. Paket başına asgari maktu vergi tutarı 7.8 TL oldu.

Bir paket sigara içindeki her bir dal sigaradan alınan asgari maktu vergi tutarı, 4 Temmuz’da 0,2679 TL’den 0,2895 TL’ye çıkmıştı. Böylece bir paket sigaradan alınan asgari maktu vergi tutarı 5.35 liradan 5.79 liraya yükselmişti.

Asgari maktu vergi tutarı 0,3899 TL olunca paket başına asgari maktu vergi tutarı 7.8 TL oldu.

Sigaranın vergi oranı %67, maktu vergi tutarı ise 0,4539 TL olarak korundu.

Asgari maktu vergi tutarı nedir?

Asgari maktu vergi tutarı, sigaranın düşük fiyatla satılmasını engellemeye yönelik bir unsurdur.

Sigarının perakende satış fiyatı ile vergi oranı çarpılır, bulunan rakam asgari maktu vergi tutarından büyükse çarpım sonucu bulunan nispi vergi; düşük ise asgari maktu vergi tutarı esas alınır.

Ögeyi Oylayın
(0 oy)

 MEDENİYETİN DOĞUM ŞEHRİ: ÇATALHÖYÜK

Yaklaşık 9000 yıllık bir tarih… Öyle ki bölgeye yaklaşır yaklaşmaz zamanın derin ve tozlu derinliklerine doğru yol almaya başladığınızı hissedeceksiniz. Hele yazın buradaysanız bu eşsiz yolculuğa rüzgar da eşlik edecek ve sizi yalnız bırakmayacak. Tarihin ilk şehirlerinden biri, medeniyetin doğum şehri Çatalhöyük’e, zamana yolculuğa hoş geldiniz…

TARİHE YOLCULUK BAŞLIYOR: ÇATALHÖYÜK

Dünya mirasında yer alan insan ilişkilerinin henüz en saf, en temiz olduğu o muhteşem dönem 9 bin yıllık tarih, insanlar evlerine damdan giriyor ve evlerinin altında sevdiklerinin mezarları ile dolu. Ve bir sandık var 9 bin yıldan beri sapasağlam. Bu eşsiz tarihi yeri hepimiz merak etmişizdir. Çatalhöyük, Konya’nın Çumra ilçesinin 11 km. ilerisindeki insanlığın başlangıcı olan yerdir. İsmini şeklinden almıştır. Çatalhöyük farklı yükseklikte 2 tepeden oluşmakta ve yukarıdan bakınca çatal şeklinde göründüğü için şimdiki ismini almıştır. Böyle devasa bir yerin ilk keşfini ise 1958 yılında J. Mellaart tarafından keşfedilmiş 1961-1963 ve 1965 yıllarında ilk kazılar yapılmıştır. Çatalhöyük, 2012 yılında UNESCO Dünya Mirası listesine alınmıştır.

 

ANADOLUNUN İLK HALKLARI

Anadolu’nun ilk halkları Çatalhöyüklülerdir. Bu insanlar, 13 hektarlık bir alanda yaşıyorlar. Böylesine küçük bir alanda yaşamalarına rağmen mutlu, huzurlu, herkes eşit haklara sahip örnek bir toplum olmayı başarmışlardır. Çatalhöyüklüler, savaş ya da çatışma olmadan tam 4 bin yıl yaşamışlardır. Bu tarih kokan yer 18 katman ve 2 höyükten oluşmaktadır. Çatalhöyük’teki yerleşimin, yani şehirciliğin en iyi bilinen dönemi ise 7. ve 11. katmanlarıdır. Bu yerleşim yerindeki evler, kerpiçten yapılmış ve evler yan yana bitişiktir. Bu sebepten dolayı ki sokak yoktur. Sokaksız bir mahalle merak edilen kadim bir medeniyettir. Düşünün ki bugünkü batı uygarlığını şekillendiren bir toplum. Çatalhöyük, dünyanın en büyük ve en uzun ayakta kalan imparatorluklardan biridir. Böylesine bir yeri sen ellerinle topraktan kazıyor ve insanlık tarihine armağan ediyorsun. Ne kadar heyecan ve gurur verici bir sahne öyle değil mi?

 

KADINLARIN EL ÜSTÜNDE TUTULDUĞU MEDENİYET

Konya Çatalhöyük’ te bulunan MÖ 5750’den kalma sözde ana tanrıça heykeli. Kazılarda yüzlerce sözde ana tanrıca heykelcikleri bulunmuştur. Çıplak bir kadın figürü olan ve elleri hayvanların başları üzerine konmuş bir heykeldir. Bacakları arasında gözüken top şeklindeki figür ile doğum yapan kadını göstermek istenmiştir. Üretkenliği dolayısıyla çoğalmayı temsil eden bir eserdir. İnsan yaşamının kaynağı olan kadın, bereketin temsilcisi olarak ifade edilmiştir. Sanırım bir zamanlar kadınların şimdiki zamanına göre daha farklı biçimde el üstünde tutulduğu, saygı duyulduğu, kutsal sayıldığı zamanlar.

 

ANADOLU’NUN EN ESKİ RESSAMLARI ÇATALHÖYÜKLÜLER

Anadolu’nun en eski ressamları arasında Çatalhöyüklüler var. Çatalhöyük, neolitik insanının kültürel yapısını, sanata olan bakış açısını anlayabileceğimiz en önemli arkeolojik kazılardan biridir. Bundan 9 bin yıl öncesine olmasına rağmen muhteşem sanat eserleri ortaya koymuşlardır. Bu eski ressamların çizimlerini yakından görmenizi tavsiye ederim.

SANATIN BAŞLANGICI

İnsanlığın ve sanatın başlangıcı olan Çatalhöyük de büyük gizemler vardır. Evlerde bulunan esrarengiz resimler doğanın gücüne işaret edebilir. En eskiden beri Anadolu’da görülen hayvan sembolleri arasında en güçlü olarak ve en bilindik olanı şüphesiz boğadır. Adeta insanın doğaya karşı güçlü bir şekilde savaştığını üstün çıkmaya çalıştığını anlatmaktadır.

 

 

 

MEZAR HEDİYESİ OLAN BIÇAK

Kemik saplı çakmak taşı bıçak. Bu bıçağın sapı yılan şeklindedir. Boyu ise 10,3 cm’dir. Sembolik bir anlamı olduğu düşünülmektedir. Bir erkek mezarın da mezar hediyesi olarak bulunmuştur. Bıçak, yaklaşık MÖ 6070-5950 yıllarına bulunduğu tahmin ediliyor.

 

KADIN EL ÜSTÜNDE

Bundan 9 bin yıl önce aynı tuzluk, aynı kap, kacak, aynı takıları kullanan bir toplum. Çatalhöyük; kadınlara saygı duyulan, savaşların olmadığı, ailelerin kendilerine yetecek kadar özel mülke sahip oldukları herkesin barış içerisinde birlikte çalıştığı kadının adeta el üstünde tutulduğu bir medeniyettir. Anadolu’nun ilk yerleşik hayatına geçen insanların kullandığı eşyaları görmek, nefes aldıkları havayı solumak isterseniz burası Çatalhöyük olacaktır.

 

DÜNYADAKİ İLK HARİTA ÖRNEĞİ HASAN DAĞI

Sanatı gündelik yaşamın içinde yer eden Çatalhöyük. Günümüzden 9 bin yıl önce cilalı taş devrinde insanlar burada yaşamlarını sürdürmüşlerdir. Bu huzur dolu yaşadıkları yerleri ise beyaz renkte bir sıva ile defalarca sıvanmışlardır. Çatlamaması içinde ot, bitki sapları ve yaprak parçaları katmışlardır. Çatalhöyüklüler için boğa boynuzları önemli bir yere sahipti çoğu evde bulunurdu ve dünyada ilk harita örneği sayılan hasan dağının gravürü de yine burada bulunmuştur. Çatalhöyük’teki bu yapıtlar insanlık tarihine ışık tutuyor. Buluntu yerinde levhası var. Orijinali ise Anadolu Medeniyetler Müzesi’nde sergilenmektedir. Bir tarihi severler olarak mutlaka görün derim.

 

 

BAŞSIZ İNSANLARI YİYEN KIZIL AKBABALAR!

Çatalhöyük’teki insanlar, bir kişi öldüğü zaman akbabalar kafasını yemesi için meydana bırakırlarmış. Ve oluşan bu sahneyi resim haline getirmişlerdir. Aynı uygulama bugün farklı bölgelerde de sürüyor. Dünya mirasında yer alan bu tarihi yerimizi bambaşka bir açıdan bakmanızı sağlayan muhteşem bir geçmiş.

ÇATALHÖYÜK’E YELKEN AÇIN

Sevgili dostlar, özgürlüğünüzü alın sırlarla, olağanüstü gizemlerle dolu yaklaşık 9000 yıl öncesine, medeniyetin doğum şehri Çatalhöyük’e yelken açın, hep seyahatte kalın.

Hatice SAYANER

Ögeyi Oylayın
(0 oy)

Salda Gölü’nde, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın Millet Bahçesi ve Millet Bahçesine ait Sosyal Donatıları ile Altyapı ve Çevre Düzenlemesi İhalesi, Yeşilova’da yaşayan 5 kişi tarafından yaklaşık bir hafta önce yargıya taşındı. 31 Temmuz’da yapılan ihalenin yürütmesinin durdurulması ve iptalinin talep edildiği davayla ilgili Isparta İdare Mahkemesi ara karar verdi ve beş gün içinde proje ile ihaleyle ilgili tüm belgeleri istedi.

 

Bu konular gündemde yer alırken Saadet Partisi Konya Milletvekili Abdülkadir Karaduman Salda Gölü Halk Plajı’nda basın açıklamasında bulundu. Buraya yapılması planlanan millet bahçesi projesinn çevreyi tahrip edeceğini söyleyen Milletvekili Karaduman bu projenin bir an önce feshedilmesini talep etti. 

Proje içeriğini kamuoyuyla paylaşan Saadet Partisi Konya Milletvekili Abdülkadir Karaduman, Çevre ve Şehircilik Bakan Murat Kurum’un kamuoyunda duyarlı vatandaşlarımızın oluşturduğu tepki üzerine bir tane bile çivi çakılmayacak dediği Salda Gölü 140 bin metrekare üzerine betonun gömüleceği ve gölün betonun gölgesine teslim edileceği bir yapılaşmayla bugün karşı karşıyayız. Bu 140 bin metrekare üzerine nereye yapılacak? Tek bir çivi dahi çakılmayacak denilen bu projeye şöyle bir dönüp baktığımızda 1 tane kıraathane binası, 1 tane sağlık birimi, 2 yönetici birimi, 2 satış, 1 oturma, 1 mutfak, 1 bulaşıkhane, 2 kafe, 2 mescit, 6 büfe, 4 soyunma odası ve yine 4 tane tuvalet ile birlikte 2 tane de foseptik çukurunun yapılacağı ve gölü adeta tahrih edecek projenin bugünlerde ihale edilmesiyle karşı karşıyayız.”bilgisi verdi.   

Saadet Partisi Konya Milletvekili Abdülkadir Karaduman Salda Gölü Millet Bahçesi hakkında yaptığı açıklamada;

“Çevre ve doğa harikalarını muhafaza etmek üzere gayret gösteren bütün çevre dostu arkadaşlarımızı gayretleri sebebiyle takdir ve teşekkür ediyorum. 17 yıllık neoliberal politikaların insan, çevre, hayvan hakkı tanımayan anlayışının Trabzon Uzungöl’de karşımıza çıktığını, Kaz Dağları’nda yine bugünlerde yine karşımıza çetin bir şekilde çıktığını ve ülkenin dört bir tarafında çevreyi tahribata uğratan anlayışla karşı karşıya kaldığımızı bugün Salda Gölü’nde bir kere daha görmüş oluyoruz. Tabi sadece Burdur için değil ülkemiz için son derece önemli bir doğa harikası olan Salda Gölü’nü yine bu neoliberal politikayara kurban etmek üzere bir anlayışın gölü tahrip etme süreci ile karşı karşıyayız. Biz Saadet Partisi olarak yapılacak bir çalışmanın, projenin ve programın sadece insanların yararına değil mutlak surette çevrenin ve hayvanların yararına da yapılma zorunluluğunu burada bu ülkeyi yönetenlere bir kere daha hatırlatmak istiyoruz. Yerel bütün unsurlar göz ardı edilerek buradaki yerel yapılar ve yerel kuruluşlar ört bas edilerek yukarıdan bir oldu bittiye getirilerek Salda Gölü bir millet bahçase projesi yapılmak istenmektedir. Geçtiğimiz günlerde ihalesi noktasında karşımıza çıkan millet bahçelerinde bugün Salda Gölü üzerinde 140 bin metrekareye yapılaşmanın açılacağı bir süreçle ve heyyula bir projeyle karşı karşıyayız. Baktığı her yere rant merkezli bakan, baktığı her yere çıkar amaçlı bakan bu anlayış Salda Gölü’ndeki bu güzellikleri de ranta kurban edercesine bir gayretin ve bir çalışmanın içerisindedir. 

 Yöre halkıyla istişare edilmeli

Burada yapılmak istenen gölü korumak değil sadece belirli kesimi korumak ve seçilmiş bu insanları zenginleştirmek başka bir anlam ifade edilmemektedir. Çünkü buradaki bu proje Salda Gölü ve etrafındaki insanların ihtiyacına göre şekillenen bir proje değil, sadece belirli kesimlerin çıkarını ve ihtiyacını düşünmek üzere uygulanmaya çalışılan bir proje olduğu karşımızdadır. Burada yapılmaya çalışılan her neyse dün Trabzon’un Uzungöl’ünde uygulanan ne ise bugün burada da yapılmaya çalışılan aynıdır. Burada ticaret merkezleri oluşturmakla burada birtakım yeni yapılaşmalar açmakla gölü tahrip edip heyyula binalarla gölün etrafını kapatıp, burayı sermayeye peşkeş çekmek üzere bir projenin ihale edilmesiyle karşı karşıyayız. Bugünlerde görüldüğü üzere bugün ve yarın ihalenin firmalara sunulduğu ve netleşeceği bir noktayla yine karşı karşıyayız. 

Proje bir an önce feshedilmeli

Buradan bu vesileyle Saadet Partisi olarak bi kere daha ifade ediyoruz ki bu proje bir an önce iptal edilmeli. Burada eğer bir düzenleme yapılacaksa yörenin halkıyla yerel unsurlarla istişare edilerek gölün ihtiyaçlarına ve insanımızın ihtiyaçlarına göre bir çalışma yapılmalı ve göle, çevreye ve doğaya zarar verecek en ufak bir adımdan kaçınılmalı ve burası da neoliberal politikalara kurban edilmemelidir. Bu vesileyle biz Saadet Partisi olarak Salda Gölü’nde bu hassasiyetimiz kamuoyuyla paylaşmak ve millet bahçesi adıyla gölü tahrip etmeye çalışan bu projenin bir an önce feshedilmesi ve buranın yerel unsurlarla birlikte bir çalışma neticesinde yapılmasını temenni ediyoruz. Yine kamuoyunda bahsettiğim gibi çevre dostu Salda’yla yürütülen bütün faaliyetlerdeki her kesime de en kalbi duygularamızla teşekkürlerimizi ve şükranlarımızı bir kere daha arz ediyorum.”dedi.

Hatice Dursun

Ögeyi Oylayın
(0 oy)

CHP Milletvekili Dr. Mehmet Göker’in 6 ay önce Change.org sitesinde başlattığı, “Salda Gölü’ne Millet Bahçesi yapılmasını ve gölün yok olmasını istemiyorum” kampanyasına desteğin çığ gibi büyüdüğü açıklandı; 

 

CHP’li Göker’in başlattığı kampanya 6 ayda 200 bin imzayı geçti. 

Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum’un Salda Gölü’nde 300 bin metrekarelik bir alanda Millet Bahçesi inşa edileceğini açıklamasının ardından 3 Şubat 2019 tarihinde CHP Burdur Milletvekili Mehmet Göker’in başlattığı imza kampanyasına destek verenlerin sayısı her geçen gün artıyor.

Konu ile ilgili değerlendirmede bulunan GÖKER, “Mars yüzeyinde bulunan toprak yapısıyla benzer özellikler taşıyan Salda Gölü, dünya üzerindeki 2 bölgeden biri olmasının yanı sıra akademik çalışmalara da konu edilmiş bir doğa harikasıdır. Bakan’ın geçtiğimiz Ocak ayında Salda’ya Millet Bahçesi yapılacağını açıklamasının ardından başlattığımız imza kampanyasına destek her geçen gün artıyor.” dedi.

“Salda Gölü’ne ihanet eden bu tarz projelere karşı mücadelemiz her zaman ve her platformda sürecektir.” diyen CHP’li Vekil, Change.org’daki kampanyaya destek veren tüm çevre dostlarına teşekkürlerini iletti. 

Kampanyaya Change.org/Saldaya Dokunma adresinden ulaşabilirsiniz.

 

Ögeyi Oylayın
(1 Oylayın)

Burdur Belediyesi Sosyal Belediyecilik adı altında yürüttüğü çalışmalar kapsamında bünyesinde yeni bir pop müzik grubu oluşturuyor. 

 

Burdur Belediye Başkanı Ali Orkun Ercengiz’in talimatıyla Burdur Belediyesi ve Özel Burdur Nota Müzik Eğitim Merkezi iş birliği ile oluşturulacak Burdur Belediyesi Pop Müzik Korosu  için müracaatlar başladı.  Koro şefliğini Özel Burdur Nota Müzik Eğitim Merkezi Müdürü Saim Türkay’ın üstlendiği Burdur Belediyesi Pop Müzik Korosu, yerli ve yabancı şarkıların yer aldığı popüler müzik korosu olarak faaliyet gösterecek. 

7’den 70’e her vatandaşın müracaat edebileceği yeni Burdur Belediyesi Pop Müzik Korosu’nun müracaatları Burdur Belediyesi Kültür ve Sosyal İşler Müdürlüğü’ne yapılacak ve kayıtlar Eylül ayına kadar devam edecek.

Ögeyi Oylayın
(0 oy)

8 Ağustos tarihinde Denizli’nin Bozkurt İlçesi’nde meydana gelen depremin ardından, Belediye Başkanı Ali Orkun Ercengiz’in, ilk olarak Dazkırı Belediye Başkanı İsmail Taylan’ı ziyaret ederek ilçede meydana gelen deprem hakkında bilgi aldığı açıklandı; 

Belediye Başkanı Ali Orkun Ercengiz, Denizli Bozkurt ve Dazkırı ilçelerine giderek incelemelerde bulundu. Vatandaşlara geçmiş olsun dileklerini iletti.

Başkan Ercengiz daha sonra Denizli’nin Bozkurt İlçesi’nde Belediye Başkanı Birsen Çelik’i ziyaret etti. Vatandaşlara geçmiş olsun dileklerinde bulunan Başkan Ercengiz, Hükümet Konağı’nda kurulan kriz masasına giderek yürütülen çalışmalar hakkında da bilgi edindi. Denizli’nin Bozkurt İlçesi’nde gerçekleştirdiği ziyaretin ardından, Dereköy’e uğrayan Başkan Ercengiz, Muhtar ve Jandarma personeli ile görüştü. 

Gerçekleştirdiği ziyaretlerin ardından konuya ilişkin açıklama yapan Başkan Ercengiz;

 “Denizli Bozkurt ve Afyonkarahisar’ın Çardak İlçesi’nde meydana gelen deprem sonrası ziyaretlerimizi ve geçmiş olsun dileklerimizi gerçekleştirdik. Başkanlarımıza ve o anda orada bulunan Denizli Valimiz, emniyet müdürümüz ve Denizli Büyük Şehir Belediye Başkanımızla görüşme imkanımız oldu. Depremin şiddetine göre oluşan hasarın, bu depremin ucuz atlatıldığı yönünde ortak bir kanı oluştu. Tabii şu çok önemli deprem öldürmüyor, binalar öldürüyor. Özellikle Bozkurt Belediye Başkanı’mızın makamında meydana gelen hasarın, bitişiğindeki binanın çatısında uygun olmayan yapı neticesinde meydana geldiğini gözlemledik. Bizler yerel yönetimler olarak, imar mevzuatı uygulamalarını yerine getiriyoruz. Ancak İmar mevzuatı uygulamaları yerine getirilirken, zaman zaman ortaya çıkan afların bu imar mevzuatı uygulamalarının ne kadar zorunlu hale geldiğini ve bu aflar meydana getirilirken de, belli kısıtlamaların olması gerektiğine inandığımızı ifade etmek istiyor, tüm Bozkurt İlçe halkına tekrar geçmiş olsun dileklerimi sunuyorum. ”dedi.

 

Ögeyi Oylayın
(0 oy)

Valilikten yayınlanan basın bülteninde, 8 Ağustos 2019 Perşembe günü Denizli’nin Bozkurt İlçesinde meydana gelen depremin İlimizde de şiddetli şekilde hissedildiği belirtilerek, İl Çevre ve Şehircilik Müdürlüğümüz bünyesinde oluşturulan 3 teknik ekip tarafından mahallinde hasar tespit çalışması yapılacağı bilgisi verildi;

8 Ağustos 2019 Perşembe günü komşumuz Denizli İlinin Bozkurt İlçesinde meydana gelen deprem İlimizde de şiddetli şekilde hissedilmiştir. 

8 Ağustos 2019 Perşembe günü komşumuz Denizli İlinin Bozkurt İlçesinde meydana gelen deprem İlimizde de şiddetli şekilde hissedilmiştir. Saat 14.25’te yaşanan deprem üzerine, Valiliğimiz tarafından sağlanan koordinasyon çerçevesinde ilçe kaymakamlarımız, jandarma ve emniyet birimlerimiz ile AFAD İl Müdürlüğümüzce hızlı bir bilgi toplama çalışması yürütülmüş, aynı zamanda deprem merkezine en yakın yerleşimlerimizin bulunduğu Yeşilova İlçemiz genelinde Jandarma ve AFAD ekipleri tarafından alanda tarama faaliyeti yapılmıştır.

Bu faaliyet esnasında alınan bütün ihbarlar dikkate alınmıştır. Gece saatlerinde sonuçlanan çalışmalar neticesinde AFAD İl Müdürlüğü ekiplerimiz tarafından; 

Yıkılan konut bulunmadığı, herhangi bir yaralanma olmadığı,

İl Merkezinde (1),

Merkeze bağlı bir köyümüzde (1),         

Yeşilova İlçesine bağlı 6 köyde ise (26)  konutta hasar bulunduğu belirtilmiştir. 

Ön hasar tespiti yapılan söz konusu toplam (28) konut ile ilgili olarak; 

9 Ağustos 2019 Cuma günü İl Çevre ve Şehircilik Müdürlüğümüz bünyesinde oluşturulan 3 teknik ekip tarafından mahallinde hasar tespit çalışması gerçekleştirilecektir. 

Tespit çalışmaları ve bununla ilgili süreç titizlikle sürdürülmekte olup bütün vatandaşlarımıza geçmiş olsun diyoruz.

Ögeyi Oylayın
(0 oy)

İl Sağlık Müdürlüğü’nden  1-7 Ağustos Dünya Emzirme Haftası’nda düzenlenen Bebek Emekleme Yarışması hakkında açıklama yapıldı.

Açlık duygusu insanlar için, bebekler için doyurulması önemli duygulardan biridir. Bebeğin ilk iletişimlerinden biri, acıktığını anlatmaya çalışmasıdır. Sevgi ile doyurulduğunda güven duygusunu da doyurmuş olursunuz, huzur duyar. İşte bebekler için anne sütünün anlamı budur ve bu olmalıdır. İleri yaşlarda da adeta huzurun simgesi olmaktadır.

Anne sütü ile beslenme en doğal ve sağlıklı yöntemdir. Bebeklerin normal büyüme ve gelişmelerini sağlayacak en uygun besin anne sütüdür. Hiçbir mama ve hayvan sütleri anne sütünün yerini tutamaz. Aileye hiçbir mali yük getirmeden, doğumdan sonra altı ay bebeğin tüm besin gereksinimini (enerji, protein, yağ, vitamin, mineral)  karşılar. Altı aydan itibaren ek besinlere başlanır. Emzirme işlemini çocuğun diğer gerekli besinleri de alması şartıyla 2 yaş ve ötesine kadar devam ettirebilir.

İlk 6 ay anne sütü ile beslenen bebekler ishal, zatürree gibi bulaşıcı hastalıklara ve alerjik hastalıklara daha az yakalanırlar ve daha sağlıklı büyürler. Kulak iltihaplarını, mide rahatsızlıklarını önler, aynı zamanda gözün görme yeteneğini arttır. Konuşma ve çene yapısının gelişmesini ve zekâ potansiyelini sağlar. Ayrıca ilk 6 ay anne sütü ile beslemek erişkin çağında görülen diyabet, kalp, kanser, romatizma vb. hastalıkların gelişme olasılığını azaltmada bile etkili olabileceğini göstermektedir.

Doğumdan sonra salgılanan kolostrum denilen sarımsı sıvı vitamin ve mineral yönünden zengindir ve bebeğin bağışıklık sistemini güçlendirir. Bunun için bebeğimizi doğumdan sonra ilk yarım saat içinde emzirmeye başlamalı, anne ve bebeğin aynı odada kalması ve duygu bağlarının kuvvetlenmesi sağlanmalıdır. İlk sütün sarımtırak olmasına karşın olgun süt beyaz görünümdedir, rengi mavimsi bile olabilir. Bebek büyüdükçe ihtiyaçlarına cevap verecek şekilde sütün içeriği değişir.

Emzirirken bebeğinizin yüzü, omuzları ve vücudu memeye dönük, meme ucu hizasında olmalıdır. Bebeğin yalnız meme ucunu değil, meme ucu etrafındaki koyu renkli bölümü de kavramasına dikkat ediniz. Bu şekilde hem bebek daha iyi emer, hem de meme ucu çatlakları önlenmiş olur. Bebeğinizi her ağladığında emzirerek göğüslerdeki sütün boşalmasını sağlar ve süt yapımını arttırmış olursunuz. Ön süt laktoz ve sudan zengin, son süt yağdan zengindir. Emzirmenin sonuna doğru salgılanan ve yağdan zengin olan sütü alan bebek doygunluk hissederek memeyi kendiliğinden bırakır. Yağlı süt enerji ve doygunluk vereceği için de bebekte rahatlama ve derin bir uyku görülür. Bu nedenle her süt verişte anne bir memesini sonuna kadar boşaltmalıdır. 

Sütünüzün kesildiği hissine kapılırsanız bir sağlık kuruluşuna başvurmadan ek gıdaya başlamayın, çünkü her göğüs bebek için yeterli miktarda süt üretmektedir. Sütün azalmasının veya kesilmesinin sebepleri araştırılıp ortadan kaldırılarak, sütün üretimi artırılabilir.  

Emzirmenin bebek açısından olduğu kadar anne açısından da faydaları vardır. Emziren anne doğumdan sonra daha kolay kilo verir, rahim eski haline daha çabuk döner ve kanama riski azalır. Anne sütü bedava, mamalar pahalıdır. Emzirmek biberonla beslemekten daha kolay ve anne için doğal bir sakinleştiricidir. Emzirme meme kanseri ve yumurtalık kanserine yakalanma riskini azaltır. İleride çıkabilecek kemik erimesine karşı korur.   

Bu kapsamda, Burdur İl Sağlık Müdürlüğümüzce 1-7 Ağustos Dünya Emzirme Haftası kapsamında 8-10 ay arası bebeklere emekleme yarışı düzenlenmiştir. Yarışa 20 bebek katılmıştır. Ailelere anne sütü ve emzirme konusunda bilgilendirme yapılmış, broşür ve hediyeler dağıtılmıştır.

Ögeyi Oylayın
(0 oy)

Belediye Meclisi Ağustos ayı toplantısı, Belediye Başkanı Ali Orkun Ercengiz’in başkanlığında Belediye Meclis Salonunda toplandı.

 Belediye Meclisi Ağustos ayı toplantısında İmar Komisyonu kararları ile birlikte 21 gündem maddesi görüşüldü. Gündem maddelerinin görüşülmesinin öncesinde Burdur Belediyesi tarafından Haziran ve Temmuz aylarında yapılan çalışmaların özetini aktaran Belediye Başkanı Ali Orkun Ercengiz;

“Fen İşleri Müdürlüğümüz şehiriçi asfalt yama çalışmalarına, stabrize çekme işlerine, Kışla Mahallesi düğün salonu alt bölgesindeki tesviye çalışmalarına Fevzi Çakmak, Bağlar, Menderes, Atatürk, Özgür, Armağan İlci Mahalleleri ve hava muhalefeti nedeniyle sel ve su baskınlarının neden olması neticesinde Kışla , Mehmet Akif Ersoy, Aydınlıkevler ve Şirinevler Mahallesi’ndeki bazı noktalarda oluşan hasarların giderilmesi ve Büğdüz Köyü’müzde meydana gelen afete yardım anlamında yapılan çalışmalarda Haziran ayı içerisinde gayret gösterdik. Yine Temmuz ayı içerisinde 1.Organize Sanayi Bölgesi tren yolu üstünde yapılan dereyle ilgili çalışmalara katkı verildi. Hızır İlyas Mahallesi, Atatürk Mahallesi, mesirelik alanında bulunan Avcılık Atıcılık Genç Spor Kulübü Derneği’nin atış poligonunun düzenlenmesi, Bozkurt Mahallesi’nde Yeni Otogar otobüs giriş çıkışlarında yağmurdan dolayı bozulan yerlerin düzenlenmesi çalışmaları yapıldı. 

Bedesten’de çalışmalar başladı

Burdur Belediyesi’nce bakım, ikmal ve onarım çalışmaları yapılan otogarın geçici kabulünün yapılmasının ardından Bedesten’de yer teslimi yapılarak müteahhit firmanın çalışmalarına başladığını ifade etmek istiyorum. Park Bahçeler Müdürlüğümüzde yine, yeni parklar ve yeni parkların yapımı, eski parkların onarılması, bakımının yapılması ve yine aynı şekilde sel taşkınında zarar gören yerlerin bakım onarımının yapılması, alanlarımıza yeni bitki ve çiçeklerin kazandırılması, bitki seramızda ürettiğimiz 1 milyon 200 bin adet bitki ve çalı grubunun alanlara dikilmesi, ardından artan bölümünde yaklaşık 150 bin fidanında, bitki grubunun da bugün yurttaşımıza dağıtımını sağladık. Vatandaşımızın kendi alanlarımızın sağlanması, çiçeklendirebilmesi için Burdur Belediyesi olarak kendi ürettiğimiz çiçeklerimizi vatandaşımıza ücretsiz dağıttık. Tabi ki yaklaşan Kurban Bayramı öncesi parklarımızda, mezarlarımızıda ve kent ormanımızda gerekli temizlik çalışmalarına başladık. Sultanderesi’ndeki çalışmalarını tamamlayan arkadaşlarımız bugünde Asri Mezarlık’ta temizlik, bakım çalışmalarına başladılar. Köprübaşı’ndaki çalışmalarımızı bitirmek üzereyiz. 75. Yıl Parkı’nda zarar gören alanları ve muhtelif parklarda zarar gören alanları arkadaşlarımız onarıyorlar. Vatandaşlarımızın en iyi şekilde kullanabilmesi için çalışmalarına devam ediyorlar.

Yaz sinemalarına ilgi yoğundu

Diğer taraftan bu yıl ilkini gerçekleştirdiğimiz yaz gecesi sinemalarına oldukça fazla yurttaşımızın ilgisini gösterdiğini söyleyebiliriz. Bu çalışmaları daha profesyonel hale getirip, bundan sonra Burdur’un sinema günlerini geleneksel hale getirmeyi planlıyoruz. Sanayi, Mahrukatçılar, Uzun Çarşı, Salı Pazarı esnafıyla buluşarak vatandaşımızla hem  sohbet etme imkanı hem de vatandaşımızın derdi, sıkıntısı, talep ve önerilerini almak üzere bir araya geldiğimiz kahvaltı çalışmalarını yapıyoruz. Oldukçada verimli geçiyor. En azından vatandaşımızın bize kısa zamanda doğrudan ulaşması ve alanla ilgili çalışmalarını gayet rahat alabiliyoruz.  Akdeniz Gazeteciler Federasyonu’n yönetim kurulu toplantısının Burdur’da yapılmasını ve ağırlanmasını sağladık. Burdur Gazeteciler Cemiyeti ev sahipliğinde gerçekleşen bu toplantıda aslında bizim asıl amacımızın son dönemde Burdur özelinde artan turizm potansiyelinin öncelikle Akdeniz Bölgesi’ne duyurulabilmesini sağlamak için gazeteci dostlarımızın kaleminden yararlanmak istedik. Bir kardeşimize söz vermiştik. Diyabet nedeniyle ayakları kesilmişti o kardeşimizin. Ona bir protez sözümüz vardı. Bu protezi de bir işadamı dostumuzun katkısıyla sağladık.” bilgisi verdi.

Hatice Dursun

Ögeyi Oylayın
(0 oy)

Ağustos ayı Belediye Meclisi Toplantısı, Belediye Meclis Salonu’nda yapıldı. Belediye Başkanı Ali Orkun Ercengiz, meclis gündem maddelerini başlamadan önce gündemde yer alan konularla ilgili açıklamada bulundu.

 

    Başkan Ercengiz’in konuşmasının ardından gündem dışı soru sormak isteyen Ak Partili Belediye Meclisi Samet Güneş’in soruları mecliste tartışmalara neden oldu. Belediye Başkan Yardımcısı Ali Say ise Ak Parti Belediye Mecilis Üyesi Samet Güneş’e açıklamasının basın açıklaması niteliğinde olduğunu dile getirerek bunun yerinin burası olmadığını söyledi.    

Başkan Ercengiz şirketler üzerinden aldığı huzur hakkı konusunda “Gelin 2004’ten itibaren belediye şirketleriyle ilgili ne varsa araştıralım, komisyon kuralım.” önerisinde bulundu. Toplantının devamında Başkan Ercengiz BAHTAŞ firmasının artık zarar etmediğini hatta kasasında parası olan sürdürülebilir bir şirket haline geldiğini söyledi.    

Belediye Başkanı Ali Orkun Ercengiz belediye şirketleri huzur hakkı konusunda yaptığı açıklamada;

“Şirketlerle ilgili yapılan bir açıklama var geçtiğimiz günlerde. Şirketlerle ilgili açıklamayı yaparken 8 milyon zarardan bahsedilmiş. Bunlarla ilgili rakamları talep ettim ve şöyle bir teklifim var. 2004 yılından başlamak üzere bugüne kadar şirketin bütün hesaplarının kontrol edilmesini sağlamak üzere gerek profesyonel danışmanlık gerekse meclis içerisinden oluşturacağımız bir komisyonla şirketimizin bütün hesapları denetlensin. Böyle bir teklifim var. Biz bu konuda şeffafız. Yalnız 2004 yılından başlamak üzere. Çünkü bize zarar olarak kaydedilen birçok şeyin maliyetinin önceden geldiğini biliyoruz. BAHTAŞ’ın o gün için 1 milyon 515 bin 781 bin lira tüm satıcılara ve bankalara ve bununla birlikte yaklaşık 500 bin lirada kira borcuyla 2 milyon 100 bin lirayı bulan bir borcuyla devraldık. Diğer taraftan toplam maliyetleri 5 milyon 643 bin 217 lira olarak ifade etmişler BİMTAŞ Şirketi muhasebe heyetimiz. Toplamında 7 milyonu geçen bir eksiyle devraldık. Lütfen bunlaıı da göz önünde bulundurmakta fayda var. Bugün BAHTAŞ firmamız artık zarar etmeyen kasasında parası olan sürdürülebilir bir şirket haline gelmiş BİMTAŞ şirketide birimlere yapılan tadilat yenileme ve demirbaş, iş makinesi alımlarıyla toplamda 4 milyona yakın bir yatırımı da bu süre içerisinde yapmıştır. İstasyon Park, BİMTAŞ Göl Tesisleri, Susamlık Tesisleri sil baştan yenilenmiş, çatalı, bıçağına varıncaya kadar yeni yapılan Cumhuriyet Yaşam Merkezi’ndeki düğün salonuna yapılan yatırıma ve Serenlerdeki mobilya değişimine varıncaya kadar tamamaı BİMTAŞ Şirketi’nun cebinden çıkmıştır. Burada 2 tane yeminli müşavir tarafından ayrı ayrı denetlenen ve hesaplarında bir yenilmişlik, içilmişlik herhalde rastlanmadı ki  bugüne tadar talebiniz üzerine gelen Ticaret ve Sanayi bakanlığı müfettişlerinin asıl görev konusu olmadığı halde şirketin sadece genel kurullarının doğru yapılıp yapılmadığının konusu olması gerekirken bizden yüz kusura yakın klasörün dosyasının koplayıp gitmişlerdir. Bizler bu görevleri halk adına yapıyoruz. Eğer bir ihmal bir sorumsuzluk bir art niyet varsa bunnu hesabını da kim varsa gider mahkemenin karşısında verir. 2014 yılından beri biz geçmişe ait hesabın malsef bugüne kadar sorulmadığını üzülerek tüm kamuoyuyla paylaşmak istiyoruz. 2014 yılında suç duyurusunda bulunduğumuz BİMTAŞ ve BAHTAŞ Şirketlerinin tespit edemediğimiz kayıp varlıklarının malesef bugüne kadar karşılığını alamadık. 

Yaptığımız çalışmalarda özellikle irkete ait alanlarda yarattığımız istihdam fazlası ve artan maliyetler enedniyle el bette Burdur Belediyesi4ne ait şirketlerimis sosyal tarafını da düşündüğümüz zaman yaklaşık maliyetlerle çalışmak durumundadır. Halkımıza en temiz, en ucuz hizmeti ulaştırabilme adına elinden gelen gayreti göstermektedir. Burdur’umuz kol kola girip, Burdur’umuz için yapılacak güzel şeyler için gayret göstenmesi gerekmektedir. 

Biz marka kenti yaratırken bu kentin sağlığını, güvenirliğini, bu kentte çocuk yetiştirmenin garantisini vermek zorundayız. Bugün artan nüfsuyla artan akademik kadrosuyla eğer üniversitemiz tercih edilmek isteniyorsa bu kentin marka değerini artırmak zorundayız. Kişişsel kavgaları bir kenara bırakmak zorundayız. Bizim ölçülüp, değerlendirilğimiz yer yerel seçimlerdir. Yurttaşımız bizi değerlendirir. Biz seçim kazandık diye 5 sene halkımıza zulmetmediğimiz gibi yeniden seçim kazandığımızda da 5 sene halkın hizmetkarı olacağız. Sizlerden gelen görüş ve öneri bizler için çok önemlidir. Ben bunu değerlendirmek isterim. Görüş ve öneriler bu kentin geleceği için katkı verecekse başımızın üstünde yeri vardır. Basit kavgaları bir kenara bırakalım. Lütfen rica ediyorum yok ranttı yok çeteydi diye insanları suçlayıcı, insanların mahremine ve insanların ailesine kadar giden ifadelerden lütfen uzak duralım. Çünkü biz bu kentin ennide sonunda birbirine muhtaç insanlarıyız. İyi günde kötü günde beraber olacağız.”dedi.

Hatice Dursun

Ögeyi Oylayın
(0 oy)

Dün saat 14:25 sıralarında, Denizli’de 6.5 şiddetinde kaydedilen  deprem, Burdur’da da etkili oldu. Binaları kuvvetle sallayıp korku ve paniğe yol açtı.

Deprem esnasında meydana gelen sarsıntı ile vatandaşlar binaları terkedip sokaklarda beklediler.

Sarsıntı sonrası şehirde, bazı marketlerin raflarındaki ürünler yerlere düştü. Şehir merkezindeki bir pide fırının fırın bölümü göçtü. İlde; depreme bağlı bir hasar, yaralanma yada can kaybı haberi alınmadı.

Kandilli Rasathanesi Denizli’deki depremin dün saat 14:25’te,  yerin 10 km altında, 6.5 şiddetinde Baklan-Denizli merkezli olduğunu açıkladı.

Denizli merkezli Deprem Manisa, Aydın, Muğla, İzmir, Antalya, Afyon, Kütahya ve Isparta’da da hissedildi.

Denizli’de meydana gelen deprem en fazla Bozkurt ilçesinde etkili oldu.  İlçede bazı binalar hasar gördü. Sarsıntı sonrasıresmi kurumlar ve diğer binalar boşaltıldı.  Afad, Jandarma ve emniyet ekipleri, ilçe merkezi ve köylerde hasar gören binalarda  inceleme araştırma çalışması yürüttüler. Depreme bağlı yaralanma ve can kaybı olduğuna dair bir haber alınmadı.

Ögeyi Oylayın
(0 oy)
No Internet Connection