Burdur Gazetesi

Burdur Gazetesi

Web sitesi adresi: http://www.burdurgazetesi.com

14 Kasım 2019 - Perşembe - Burdur Gazetesi

Burdur Eski Belediye Başkanlarından Armağan İlci’yle birlikte, çalışma arkadaşları Gülçin İlci ve Ahmet Uğuz ölümlerinin 21. yıldönümünde mezarları başında düzenlenen törenle anıldılar. 

 

Burdur Eski Belediye Başkanlarından Armağan İlci’yle birlikte, çalışma arkadaşları Gülçin İlci ve Ahmet Uğuz ölümlerinin 21. yıldönümünde mezarları başında anıldılar.

13 Kasım 1998’de İzmir Burdurlular Derneği’nin düzenlediği etkinliğe katılmak üzere yola çıktıktan bir süre sonra, Dinar yakınlarında geçirdikleri trafik kazasında hayatlarını kaybeden Armağan İlci ve çalışma arkadaşları Gülçin İlci Bozkurt ve Ahmet Uğuz için mezarları başında tören düzenlendi. Burdur Barosu’nda 2 dönem başkanlık yaptıktan sonra belediye başkanlığına seçilen Av. Armağan İlci’nin mezarı başında bir araya gelen İlci ve Uğuz’un yakınları, Belediye Başkanı  Ali Orkun Ercengiz, Baro Başkanı Ramazan Gedik, Burdur Belediyesi çalışanları, CHP üyeleri ve Burdur Barosu avukatları ve vatandaşlar sırasıyla Gazeteci Gülçin İlci ve Ahmet Uğuz’un mezarlarına karanfiller bırakıp, dua ettiler.

Burdur Eski Belediye Başkanlarından Armağan İlci’yle birlikte Basın Danışmanı Gülçin İlci Bozkurt ve Şoförü Ahmet Uğuz’un anma töreninde konuşan Belediye Başkanı Ali Orkun Ercengiz;

“1998 yılında kaybettiğimiz çok kıymetli belediye başkanımız ve mesai arkadaşları için yine bir araya geldik. Ölüm hayatın bir gerçeği. Ama bazen erken. Bu erken ölümü sevgili başkanımız ve mesai arkadaşlarında 1998 yılında yaşamıştık. Bize bıraktıkları güzel anılar, çağdaş, demokratik ve sosyal demokrat belediyeciliği bizlere öğreten ve bizlere miras bırakan çok değerli Belediye Başkanımız Armağan İlci ve mesai arkadaşlarının anısını yaşatmaya çalışıyoruz. Üzerinden 21 yıl geçti. Hala onları sevenleri, sayanları, ailesi, yakınları ve bizler evlatları olarak, dostları olarak onları anmaya, unutmamaya gayret ediyoruz. Çok zor bir görevi ifa etti sayın başkanımız. Çünkü o dönemin kendi değerlendirmesini yaptığımızda hem siyaset kurumunun hem ekonominin hem de yurttaş beklentisinin en zor olduğu dönemlerden birisiydi. Çok iyi hatırlıyorum. Biz yeni yetişiyorduk, gençliğimizdeydik, henüz üniversite çağlarındaydık. Burdur Belediyesi’ne afişi asmıştı Armağan Başkanımız. Bu ay 1 kuruş para geldi diye İller Bankası’ndan. Böyle zorlukta belediye başkanlığı yaparak iyi, güzel anılarla Burdurlunun kalbinde unutulmaz bir yer bırakarak aramızdan genç yaşında ayrıldı ve tabi ki iki mesai arkadaşıyla birlikte. Mekanları cennet olsun. 

Onların bıraktığı yerden bizler bayrağı devraldık. Onlara yakışan ve onların yapmaya çalıştığı bir belediyecilik anlayışıyla hem ben hem mesai arkadaşlarımız, belediye meclis üyesi arkadaşlarımız, siyasi partim ve onu seven tüm dostları olarak onlara yakışan bir belediyeciliği yapmaya gayret ediyoruz. İnşallah onlarda bizim yaptıklarımızı bir yerlerden görüp, mutlu olabiliyorlardır. Böyle düşünüyorum, böyle umut ediyorum. Bir kez daha onları anmak üzere bu alanda toplanan tüm dostlarına, yakınlarına ben onlar adına da teşekkür etmek istiyorum. Nu mutlu ki üzerinden çeyrek asır geçmiş olmasına rağmen halen daha birçok insanı böyle bir günde toplayıp, bir araya getirebiliyorlar. Ben sözlerimi fazlada uzatmak istemiyorum. Bugün sevgili Okan her zaman olduğu gibi koşarak geldi. Birsen teyzemizde bugün burada. Elçin’in sizlere selamı var. Ben bugün burada farklı anma töreni için hazırlık içerisindeydim ama geçmiş dönemde mesai arkadaşlarımdan Hulusi Büyükyörük ve Necdet İlgün abilerimize söz vermek istemiştim. Malesef onlarda şehir dışında işleri olduğu için bugün burada olamadılar. Selamlarını ilettiler. Hepinize tekrar teşekkür etmek istiyorum.” dedi.

Armağan İlci’nin oğlu Okan İlci, mezarı başında yapıtığı konuşmada kendilerini yalnız bırakmayan  herkese teşekkür edip;

“Sevgili babamı, sevgili Gülçin ablamı ve Ahmet abimi kaybedeli 21 sene oldu. Ailesi olarak sizlerin buraya gelmesi çok büyük onur, gurur veriyor. 21 sene sonra hala anılıyor olmak, bir şeyleri simgeliyor. O da çalışkan olmak, dürüst olmak, memleketini sevmek, vatanını sevmek anlamına geliyor. Bir ayrı ikinci mutluluğumuzda Burdur’un emin ellerde olması. Sayın Belediye Başkanı Ali Orkun Ercengiz’e, CHP’ye, il başkanımıza, ilçe başkanımıza ayrıca teşekkür ediyorum. Mekanları cennet olsun. Ruhları şad olsun.” dedi. 

Hatice Dursun

Geçmiş dönem Burdur ve İstanbul  Milletvekili ve DSP Genel Yardımcılığı  görevlerinde bulunan  Hasan Macit, Burdur’da bir basın toplantısı düzenleyerek sağlık sorunlarını masaya yatırdı. 

 

Burdur’da hastaların sağlık sorunları ile karşılaştıklarında tedavilerinin il Devlet Hastanesi’nde gerektiği gibi  yapılamadığını ve komşu illere tedavi için gitmek zorunda kaldıklarını belirtti.

Tedavi için komşu illere taşınan Burdurluların, gittikleri yerlerde işlem yaptırmakta güçlük çekmeleri, acilde beklemek zorunda kalmaları gibi sıkıntılarla karşılaşmalarının altını çizdi.

“Bu durum hemşerilerimizi perişan etmekte, gereksiz para harcamalarına neden olmaktadır.İlimizin sosyal ve ekonomik olarak büyük kayıplarına sebep olmaktadır. Sorunlar çözülüp önlemler alınmadıkça  bu durum devam edecektir” Dedi.

Sorunlar ve çözüm önerilerini dile getiren Hasan Macit Devlet Hastanesi’nin depreme dayanıksız olarak yıllardır hizmet verdiğini belirterek günde 10 bin kişinin riskle karşı karşıya olduğuna vurgu yaptı.

Hastanede 10.000 insanın ölme tehlikesi var

Hasan Macit “ Mevcut hastanemiz fiziki olarak yetersizdir. Burdur halkının gereksinimini karşılayamamaktadır. Koğuş oda sitemi, ortak tuvaletler, eksik havalandırma sistemi gibi durumlar, Burdur Halkını zora sokmakta, çağdaş bir sağlık hizmeti almasına engel olmaktadır. Ayrıca, günlük ortalama on bin (4000 günlük poliklinik sayısı, 1200 çalışan, 300 yatan hasta, 4000-4500 hasta yakını)  kişinin girip çıktığı binanın depreme dayanıklı olmadığı söylenmektedir. 1. Derece deprem bölgesi olan ilimizde bu durum büyük bir facia ile sonuçlanabilir. Afet durumunda yardım eden değil, yardım edilmesi gereken bir yer haline gelebilir. “ dedi.

Siyasi hesaplar bir kenara bıraķılsın

Kısır çekişmeleri bırakarak bir an önce yeni hastanenin yapılarak, çağdaş bir sağlık hizmetinin sağlanması gerektiğine vurgu yapan Macit, Yeni hastane planlaması yapılırken; TTB, Eczacılar Odası, Mimarlar Mühendisler Odası paydaş olarak görülmeli ve önerileri alınmalıdır. Hangi ilçelerden hasta başvurusunun çok olduğu, Sevk güzergâhları, Zemin yapısı, Çevre koşullarının hastane yapılmasına uygun olup olmadığı birlikte araştırılmalıdır. Bu durum otoparktan, esnaf yerleşimine kadar geniş yelpazeli Sosyolojik araştırma gerektiren bir iştir.” dedi.

Önemli branşlarda hekim yok

Burdur Devlet Hastanesinden; Göğüs Cerrahisi, Gastroenteroloji, Endokrinoloji vb kadrolarda hekim bulunmadığının altını çizen Macit “Bu kadrolara uzun zamandır atama yapılamadı. Diğer branşlarda hekim sayıları azaldı. Son 6 ay içerisinde, Uzman Hekimlerin yaklaşık ¼’i ayrılmıştır. Ayrılmaların yılbaşı itibariyle hızlanmasından korkulmaktadır. 

Burdur sağlık çalışanlarınca tercih edilen bir il iken, artık sağlık çalışanları için tercih edilmeyen bir il oldu. 

Tayin için çok tercih edilmeyen illerin hekim sayısını korumak için sözleşmeli hekim çalıştırma uygulaması vardır. İlimiz hastanesinin sözleşmeli hekim kadrosunun sayısı arttırılır ise Burdur tercih edilen il olabilir. Hekim eksikliğinin bir an önce giderilmesi gerekir” dedi

Anjiyo ünitesi kurulsun

Hasta sevklerinin en önemli kısmını oluşturan Kardiyovasküler Departman ‘ın Devlet Hastanesinde bulunmadığının altını çizen Hasan Macit” Bu sebeple kalp krizi geçirmekte olan, Anjio yapılması gereken, Kalp - Damar ameliyatı olması gereken çok sayıda hasta çevre illere yönlendirmek zorunda kalınıyor. Anjıo ünitesi acilen açılmalı” diye konuştu.

Hekimlerin yüzde 25’i tayin oldu

Hastanemizdeki döner sermaye dağıtımındaki yetersizlik ve çalışanlar arasında adaletsizlik, hekimlerin ayrılması ve dışardan gelmeyi düşünen hekimlerin Burdur’u tercih etmemesinde en büyük etken olduğuna vurgu yapan Macit, Döner sermaye sorunu tüm sağlık çalışanlarının sıkıntıları olarak görülmesi gerekmektedir. Son birkaç yıldır yardımcı sağlık personelleri hiç döner sermaye alamamaktadır.

Yaz döneminde birkaç ay hiç ödenmemiş yada çok az döner sermaye dağıtılmıştı. Sonrasında Tabip Odasının yoğun girişimleri sebebiyle, dağıtım oranlarının 39’dan 41’e çıkarılması sebebiyle bir miktar düzelme sağlanmıştır. Ancak bu kalıcı bir çözüm değildir. Her ay Bakanlığın insafına bağlı kalmaktan hekimler oldukça rahatsızlar. Döner sermaye dağıtımı kalıcı olarak çalışma barışını sağlayan ve adaletli hale getirilmelidir.” diye konuştu.

Yasal olmayan icap nöbeti hekimleri bezdiriyor

Yasal sınırının iki katı icap nöbetine kalan hekimlerin moral ve motivasyonunu bozduğu, hekimlerin bu konudaki dilekçeleri, İl Sağlık Müdürlüğü gerekli şekilde yanıtlanmadığını öne süren Macit “Bu durum hekimlerin aile düzenlerini bozmakta, kronik yorgunluğun tıbbi hatalara yol açabileceği düşünülmektedir. Bu durum hem ilgili yasaya, hem mevzuatlara, hem genelgelere, hem yargı kararlarına aykırıdır. Tabip Odası ve Hekimler bu konuyu yargıya taşımak için çalışmalarını tamamlamak üzereler. Yargıya taşınmadan İl Sağlık Müdürlüğü  bu sorunu çözmeli aksi halde hekimler Burdurdan uzaklaşır yada performans düşer buda hastalara zarar verir “ dedi

Acil hizmeti işlevini yapamıyor

Askeri hastanenin kapatılıp tüm askerlerin Devlet hastanesine sevk edilmesinin  Devlet Hastanesine ek bir yük oluşturduğunun altını çizen Hasan Macit “. Bu durum, kapasite ve donanım yetersizliği olan hastanemizde, acil servis işleyişini zora sokmaktadır.

Burdur halkı bir an önce yeni hastanenin yapılmasını, malzeme donanım ve hekim eksikliğinin gidermesini bekliyor” Dedi.

İl Jandarma Komutanlığı tarafından yürütülen çalışmada; Çeltikçi ilçesi Bağsaray Köyünde M.S. isimli şahsın Isparta ilinde fırıncılık yapan A.G. isimli şahıstan almış olduğu son tüketim tarihleri geçmiş ve böceklenmiş ekmeklik unları Çeltikçi ilçesine getirerek elemek suretiyle çuvallayarak piyasaya süreceği bilgisi alındı.

Alınan bilgi üzerine Jandarma ekipleri tarafından başlatılan operasyonda, M.S., A.G. ve A.B. isimli şahıslar nakliyede kullandıkları araç ile birlikte Bağsaray Köyü dışındaki boş arazide bölgeye kurmuş oldukları un eleme makinesi ile eleme yaparak eledikleri unları yeni çuvallar içerisine koydukları ve bir kısmının ağızlarını diktikleri esnada suçüstü yakalandılar. Bölgede yapılan inceleme ve araştırmada, araç içerisinde ve eleme yapılan alanda (66) çuval içerisinde 3300 kg ekmeklik un, (2) adet sanayi tipi un eleme makinesi, (1) adet çuval dikme makinesi ve (1) adet elektronik baskül ele geçirildi

Konuya ilişkin yapılan açıklamada, ele geçirilen unlar imha edilmek üzere İlçe Gıda ve Tarım Müdürlüğüne teslim edildiği (2) adet sanayi tipi un eleme makinesine, (1) adet çuval dikme makinesine ve (1) adet elektronik basküle el konulduğu, olay ile ilgili olarak Cumhuriyet Savcısı’nın talimatları doğrultusunda adli ve idari tahkikata başlandığı bilgisi verildi.

Gençlik ve Spor Bakanlığı faaliyetlerinden biri olan Damla Projesi kapsamında Türk ve uluslararası öğrencilerden oluşan 45 kişilik ekibin, Gençlik ve Spor İl Müdürü Orhan Kemerkaya ve Gençlik Merkezi Müdürü Atila Aksoy ile birlikte Burdur Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi (MAKÜ) Rektörü Prof. Dr. Adem Korkmaz’ı ziyaret ettikleri açıklandı;

Ekip, Burdur’da 10 günlük Damla Projesi kapsamında bir dizi ziyaretlerde bulunarak farkındalık oluşturmaya çalışıyor. 

Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Mehmet Karaca’nın da bulunduğu ziyarette Rektör Korkmaz gönüllü olarak Damla Projesinde yer alan öğrencilerin ziyaretinden duyduğu memnuniyeti belirterek; “Bu tarz gönüllülük, farkındalık, bilinçlenme, şuurlanma hareketlerini gönülden desteklemek lazım. Toplumu motive ermek lazım. İyiliği yaymak gerekiyor. Sizlerin Salda Gölünde yapmış olduğunuz çevre temizliği ile o bölgeye gelen herkese iyiliği dokundurma mesajı verdiniz. Bilinçaltına verilen mesajlarla toplumlar kültürleniyor ve gelişiyor. Yapılan birçok farkındalık adı altında konuşulan olayların iç yüzü bu. Ben bu nedenle bu kervana, bu gönül yolculuğuna katılan gençler olarak sizleri kutluyorum. Hayata anlam katmak açısından gençlere ihtiyacımız var. Yaşadığımız topluma, sosyal sisteme anlam katmak için esas enerji ve güç gençlikte. Bu hareketin dışında da ömür boyu sizin kendinize edineceğiniz bir misyondur. Bu aynı zamanda kişilik eğitimidir. Damla düştüğü yerde sadece bir damla olarak kalmaz, dairesel olarak halkaları vardır. Damladığı anda dairesel bir titreşim oluşturuyor. Biz de bu titreşimden nasibimizi aldık.” diye konuştu.

Rektör Korkmaz, gerçekleştirilen ziyaret için öğrencilerin her birine teşekkürlerini iletti.

Ziyaret sonrası Damla Gönüllülük Hareketi ekibi MAKÜ Sağlık Kültür ve Spor Daire Başkanlığı yemekhanesinde öğrencilere yemek dağıtımında bulunarak, farkındalık oluşturdular.

Burdur Valiliği tarafından yürütülen Uyuşturucuyla Mücadele Projesi kapsamında ‘Umuda Kapı Açıyorum Hayata Tutunuyorum’ projesine Burdur Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi’nin destek vermesine dair açıklama yapıldı;

Bu kapsamda Burdur Valiliği ile MAKÜ arasında iki yıllık iş birliği protokolü imzalandı. Yapılan ikili anlaşma sonrasında MAKÜ uyuşturucu ile mücadeleye etkin bir şekilde destek vermeye başladı.

Bu kapsamda öncelikle MAKÜ Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Mehmet Karaca başkanlığında uyuşturucu ile mücadele çalışma grubu kuruldu. Halk Sağlığı Müdürlüğü tarafından 5 ve 6 Kasım 2019 tarihlerinde MAKÜ Psikolojik Danışma ve Rehberlik Bölümü’ndeki 350 öğrenciye “Madde Bağımlılığında Tedavi Süreci” konulu konferans verildi. MAKÜ Güvenlik Görevlileri konu ile ilgili eğitimlere tabi tutuldu. Fakülte, enstitü, yüksekokul, meslek yüksekokulları ve sosyal alanlara valilik tarafından gönderilen ‘Umuda Kapı Açıyorum Hayata Tutunuyorum Projesi’nin tanıtıldığı afişler asıldı, broşürler dağıtıldı. MAKÜ’nün kurumsal sosyal medya hesaplarından projeye destek için görseller paylaşıldı ve #UmudaKapıAçıyorumHayataTutunuyorum hashtagi ile farkındalık yaratmak için paylaşımlar yapıldı. Birçok öğrenci topluluğu da kampanyaya sosyal medyadan destek verdi. MAKÜ Sosyal mobil uygulaması üzerinden öğrencilere bildirimler gönderildi.

Bunlara ek olarak Uyuşturucu ile mücadele çalışma grubuna bağlı Araştırma Grubu, Eğitim ve Programların Hazırlanması Grubu ve Proje Çalışma Grubu alt birimlerinin kurulması planlandı. MAKÜ’de bulunan Genç Yeşilay Topluluğu ve diğer öğrenci toplulukları tarafından konu ile ilgili etkinlik yapılması planlandı. “Madde Bağımlılığını Önlemede Üniversite Modeli Geliştirilmesi“ amacıyla geniş kapsamlı bir çalıştay yapılması planlandı. Madde kullanımı karşıtı kampanyalar ve etkinlikler yapılması planlandı. MAKÜSOSYAL uygulamasına bağımlılık ile ilgili ayrı bir buton eklenerek UYUMA uygulaması ve ALO 191 linki verilmesi planlandı

Planlanan bu çalışmaların da en kısa sürede hayata geçeceğine vurgu yapan Rektör Prof. Dr. Adem Korkmaz, konuyla ilgili şöyle konuştu: “Üniversite olarak bu projeye destek vermekten son derece mutluyuz. MAKÜ bu projenin 3 önemli noktasında yer alacaktır. Bunlardan birincisi, üniversitemizin alanında uzman akademik personelimizin bu konuya proje ve fikri anlamda destek vermesidir. Bu protokolden sonra her akademik personel kendi alanında bu projenin doğal fikir yürütücüsü olacak. İkinci aşamada üniversitede bağımlılık riski ile muhatap olmuş olan öğrencilerimizi titiz bir çalışma ile ortaya çıkartıp bunların bu zararlı alışkanlıklarla mücadelesini sağlayacağız ve bu kişileri sağlıklı birer bireye dönüştürüp topluma kazandırılmaları konusunda etkin bir çalışma yürüteceğiz. Üçüncü aşamada da ilerleyen zamanlarda tüm üniversite öğrencilerinin ve camiasının bu projenin gönüllü uygulayıcısı haline dönüştürmek. Bu projenin yaygın etkisini artıracak çok önemli bir enstrüman olarak ortaya çıkıyor. Çünkü biz şunu biliyoruz ki bu gibi problemlerle önleyici çalışmalar yapmak, farkındalık yaratma çalışmaları yapmak, aileleri ve toplumu bilinçlendirmek, gençlere ciddi eğitimler vermek çok önemli aşamalar kaydettiriyor. Çünkü bir kişi bağımlılığa yakalandıktan sonra bunu ortaya çıkarmak ve kurtarmak çok kolay olmuyor. Uzun mücadele ve istikrarlı çalışmalar gerekiyor. İnsanlar bu bataklığa düşmeden bunu önleyebilirsek o zaman başarıyı sağlamış oluruz. Yani bizler üniversite olarak yapacağımız çalışmalarda projeye taze kan sağlarken aynı zamanda bu misyonu yüklenen öğrencinin de böyle bir bataklığa düşmesini de önlemiş oluruz. Üniversitemiz tarafından proje kapsamında yapılması planlanan çalışmaları en kısa sürede hayata geçireceğiz.”

Çıkarılması beklenen bir yasa ile termik santrallerin bacalarına filtre takma zorunluluğu 3 yıl daha erteleniyor 

Öte yandan kirlilik yarattığı, sağlığı olumsuz etkilediği gerekçesi ile araçlarda, kapalı mekanlarda sigara içenlere ceza yağdırılıyor.  Sigaranın zararı, termik santrallerin bacalarından çıkan zehirli gazlarla mukayese edilebilir mi? Yeni Yaşam Sitesi’nde  Siğara içmenin insanların sağlığına verdiği zarar belli biliniyor. Peki filtre takılmayan termik santrallerin bacalarından çıkan gazların insan sağlığına etkileri nedir? Bu etki ne kadar etkili hatta öldürücüdür?

Yeni Yaşam Sitesi’nde  konuya ilişkin, Termik santraller kapatılmalıdır başlığıyla yazı yer alıyor;

 Termik santrallerden 14’ünün baca filtresi olmadan çalıştırılmasına karşı santrallerin olduğu bölgedeki halk davalar açmaya ve bu santrallere karşı mücadele süreci başlatmaya hazırlanıyor. İlk adımda Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı’na santrallerin kapatılması yönünde başvurular yapıldı. Geçtiğimiz Şubat ayında 45. Madde olarak anılan termik santrallerin bacalarına filtre takmadan 3.5 yıl daha çalışmasını sağlayan yasa maddesi bir torba içinde Meclis’e gelmiş ve ortaya çıkan yoğun tepkiler sonucu yasa teklifi geri çekilmişti.

Temmuz ayında geçti

Geçtiğimiz Temmuz ayında Meclis’te görüşülen “Gelir Vergisi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun” teklifi kabul edilmişti. Kanun teklifinin içinde yenilenebilir enerji süsüyle birlikte, özelleştirilen termik santraller için ‘hak ve yükümlülükleri’ 2019 Aralık ayı itibariyle 36 ay daha uzaltılması sağlanmıştı. Normal şartlarda özelleştirme yolu ile sermaye eline geçen 14 termik santralin 2019 yılı sonuna kadar bacalarına filtre takma zorunluluğu vardı. Ancak bu santrallerin ne geçtiğimiz şubat ayına kadar ne de sonrasında hiçbir hazırlık yapmamaları dikkat çekmişti. 4 ay önce çıkarılan torba yasa ile bu durum yasal anlamda kesinleşirken Meclis’e gelecek yeni düzenleme ile bu süreç takvime bağlanıyor.

Kirletme özgürlüğüne devam

Temmuz ayında çıkan torba yasanın geçici 26. maddenin 1. fıkrasında, “Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihinden önce; 5. maddenin on ikinci fıkrası ve ilgili mevzuat kapsamında yarışması yapılan ve bu maddenin yürürlüğe girdiği tarih itibariyle devam eden ilgili sözleşmeler ile 18. maddenin 5. fıkrası kapsamında özelleştirme ihalesi yapılan ve bu maddenin yürürlüğe girdiği tarih itibariyle devam eden Devir Sözleşmeleri ve Elektrik Satış Anlaşmaları kapsamındaki hak ve yükümlülükler için öngörülen süreler, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren otuz altı ay süreyle uzatılır” ibareleri, termik santrallere halkı ve çevreyi kirletme özgürlüğünün devam edeceğini gösterdi. Şubat ayında geri çekilen torba yasanın 45. maddesi’nde açık olarak belirtilen özgürlüğün bu kez takiyye yolu ile yeni torbaya eklendiği anlaşıldı.

Süreç takvime bağlanacak

1 Kasım 2019 tarihinde, AKP’nin önerisiyle Plan Bütçe Komisyonu’nda görüşülen 2/2312 Esas Numaralı Dijital Hizmet Vergisi Kanunu ile Bazı Kanunlarda ve 375 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifi ile yeni bir düzenleme hazırlandı. Önümüzdeki günlerde Meclis genel kuruluna gelecek teklifle Temmuz ayında çıkan torba yasada muğlak bırakılan bölüm tamamlanacak. Yeni düzenleme ile şirketlerin 30/06/2020 yılına kadar baca filtreleri imalatı için yapım sözleşmesi ve iş termin planı bakanlığa sunulmasının gerektiği, başvuruda bulunmayan santrallerin ise haklarını kaybedeceği teklifte yer aldı. Ancak bugün filtresiz çalışan 14 termik santralin 2’sinin EÜAŞ’ye ait olmasına karşın özelleştirme sürecinde şirketlere verilen kirletme özgürlüğünden yaralanması ve 3.5 yıl daha özgürlük sağlamaya çalışması dikkat çekiyor. Bu durum kısa süre içinde bu santrallerin de satılacağını gösteriyor.

Baca filtresi olmadan çalışan santraller

• Filtresiz çalışan santrallerden 4 tanesi Çelikler Holding’in. Bu santraller ise Afşin Elbistan A, Tunçbilek, Seyitömer ve Orhaneli.

• Pancar üreticilerinin birikimleriyle kurulmuş olan ve pancar şekeri üretimlerinin kısıtlanıp piyasanın mısır şurubu şirketlerinin hakimiyetine terk edilmesinde rolü olan, çiftçilerin birikimlerini enerji üretimlerine kaydırarak çiftçi haklarını yok sayan Konya Şeker’in 3 termik santrali filtresiz çalışıyor. Bu santraller ise Soma A, Soma B ve Sivas Kangal Termik Santrali.

• Ciner Holding’in ise 2 termik santrali filtresiz çalışıyor. Bu santraler; Şırnak Silopi ve Ankara Çayırhan Termik Santralleri.

• Limak Holding’in de Muğla Yeniköy ve Muğla Kemer Köy Termik Santralleri filtresiz çalışmaya devam ediyor.

• Kamu kuruluşu olan EÜAŞ’ın da 2 adet termik santrali filtresiz çalışıyor. Biri Çanakkale Çan 18 Mart Termik Santrali diğeri ise Afşin Elbistan B Termik Santrali.

Bir diğer filtresiz çalışan ve ABD sermayeli olan Kardemir A.Ş.’ye ait Kardemir Termik Santrali.

13 Kasım 2019 - Çarşamba - Burdur Gazetesi

Belediye Başkanı Ali Orkun Ercengiz’in, vizelere hazırlanan üniversite öğrencilerini, Burdur Belediyesi Konferans ve Sergi Salonunda oluşturulan etüt merkezinde ziyaret etmesine ilişkin açıklama yapıldı;

Belediye Başkanı Ali Orkun Ercengiz, 8-14 Kasım tarihlerinde öğrencilerin vizelere en iyi şekilde hazırlanması için tahsis ettiği Burdur Belediyesi Konferans Salonunda oluşturulan etüt merkezini ziyaret etti. 

Etüt merkezinde masaları başında ders çalışan öğrencilere moral veren Başkan Ercengiz, öğrencilere çorba ikramında bulunarak, yakından ilgilendi.

Başkan Ercengiz yaptığı açıklamada “8-14 Kasım tarihlerinde Burdur Belediyesi Konferans ve Sergi Salonumuzu öğrencilerimize tahsis ettik. Görüyorum ki büyük bir katılım var, bu katılım bizi çok mutlu etti. Öğrencilerimiz etüt merkezinden öğleyin 12.00 ve gece 00.00 saatlerine kadar faydalanabilirler. Burada öğrencilerimize gece çorbası, sıcak içecek ikramlarımız personelimiz tarafından yapılıyor. Öğrencilerimiz aynı zamanda ücretsiz internet ve şarj imkânlarından da yararlanıyor. Burdur Belediyesi olarak, eğitime katkılarımız devam edecektir. Öğrencimizin yanında, öğrencilerimiz isteklerini göz önünde bulunduran sosyal belediyecilik anlayışımızı hizmetlerimizle sürdürüyoruz. Mehmet Akif Ersoy Üniversitemizde okuyan ve vizelere girecek tüm öğrencilerimize başarılar dilerim” dedi.

Başkan Ercengiz, öğrencilerle bir süre daha sohbet ettikten sonra etüt merkezinden ayrıldı.

 

Vali Hasan Şıldak, Lavanta Yolu Projesi kapsamında Burdur Gölü ile Salda Gölü arasındaki 10 köyde 346 dekarlık alanda uygulanacak 41 lavanta bahçesi için ücretsiz olarak dağıtılan lavanta fidelerinin dikim programına katıldı.

İlimizde tarımsal faaliyet ve turizmi entegre edebilmek için Burdur Valiliği koordinasyonunda Burdur Gölü ve Salda Gölü arasında Tarım ve Orman Bakanlığı’nca Lavanta Yolu Projesi başlatıldı. Bunu takiben ilk ücretsiz lavanta dikimi İlyas Köyü’nde gerçekleştirildi. Üreticilere ücretsiz olarak dağıtılan lavanta fideleriyle birlikte bölgemizdeki lavanta bahçesi katsayısı artacak. İlyas Köyü’nde düzenlenen lavanta dikimi sayesinde İlyas Köyü lavanta ile tanıştı ve lavanta yolu lavantalarıyla buluştu.

Vali Hasan Şıldak lavanta dikimi öncesi yaptığı konuşmada;

“İlimiz için önemli bir projenin bileşenini hep birlikte gerçekleştiriyoruz. Lavanta rengiyle, kokusuyla Türkiye’nin önemli bir bitkisi oldu. Yaz mevsiminin çok güzel bir turizm unsuru haline geldi. İlimizde de kayda değer bir lavanta alanı var. Fakat bunun dahada büyütülmesi ve insanlarımıza gelir getirir hale sokulması önemliydi. Isparta bunu başardı. Isparta gül ve lavantayla ekonomik değer olarak üretken, önemli geçim kaynağı olarak bu bitkileri kullanıyorlar. Bizimde özelliğimiz şu. Projeli bir çalışma yürütüyoruz. Bilinçli bir çalışma yürütüyoruz. Bu bölgenin adına lavanta yolu dedik. Her şeyden önce bir isim koyduk ve bu isimde beğenildi. Artık tabelalarımız bile var. Kuyucak’tan Salda’ya kadar Burdur Gölü’nün kuzeyinden geçerek, Akçaköy hattından Salda’ya kadar ilerleyecek olan bu hat yaklaşık 60 km’lik güzergah artık lavanta yoludur. Bugünde kullanacağımız şu’Lavanta yolu lavantalarıyla buluşuyor.’ Lavantalar toprağa dikilecek. 146 dekar alan bu yıl Merkez Köylere Hizmet Götürme Birliğimizin ve Tarım ve Orman Bakanımızın desteğiyle lavanta fideleriyle 150 bin fide dikeceğiz inşallah. Bunlar yeter mi? Yetmez ama başlangıç için, projeli bir çalışma için hedef belirlenmiş. Köylülerimizi, vatandaşlarımızı teşvik ediyoruz. 31 aileye 41 bahçe şeklinde dikim yapacağız. Köyde hazinenin 30 dekarlık arazide de yine lavanta dikimi yapılacak. Görsellik olarak İlyas Köyü lavanta turizmiyle tanışacak. Birkaç yıl sonra bunların büyüşmüş olarak gelen ziyaretçilerin durduğu, konakladığı, çayını, kahvesini içtiği, gözlemesini yediği, alışverişini yaptığı bir yer olarak. İşte ekotruzim budur. Biz bunun peşini bırakmayacağız. İl Özel İdaresi ve İl Genel Meclisi Başkanımızlada kunuştuk. Daha öncedende ben buradaki tesisin açılışında söylemiştim. Biz bu yollarıda iyileştirmek istiyoruz. Yolu sıcak asfaltla kaplayarak hem yolu genişletmek hem de zemini iyileştirmek suretiyle turizme uygun hale getirmek istiyoruz. İleride Lisinia tesisi var. Biraz ileride bugün ihalesini sonuçlandırdığımız Lavanta Merkezi var. Lavantanın orada daha etkili bir şekilde tanıtımını yapacağız. 

Ekotruzime katkı sağlayacak

Ekoturizmde ve lavanta da Türkiye’de iddialı ya da ilk il olarak yerimizi alacağız. Projeli, doğru zeminde ilerleyen sağlıklı çalışmalar yürütüyoruz. Hepizin desteğiyle oluyor bunlar. Buna önce inanmak lazım.  Salda’da süreç çok iyi bir şekilde ilerliyor. Orada yapılacak günübirlik tesislerinde ihalesi sonuçlandı. Su anda yer teslim sürecinde. Malatyalı bir firma gelip orada tesisleri kuracak. Her defasında da ifade ettiğimiz gibi orada çevreye zarar verici en küçük bir olumsuzluk oluşturacak bir gelişmeye müsade edilmeyecektir. Yapılacak olan tesisler sadece günübirlik amaçlıdır. Konaklama ünitesi yoktur. Temiz kalacaktır Salda. Bunu defalarca anlattık. Anlatmaya da devam edeceğiz. Çünkü hala anlamayan, anlamak istemeyen olaya farklı bir cepheden yaklaşmak isteyen insanlar oluyor. Biz bunları neden böyle olduğunu biliyoruz ama bizim görevimiz devlet olarak her zaman sağduyulu bir şekilde vatandaşımıza doğruyu anlatmak ve bildiğimizi doğru projeleri en kararlı şekilde uygulamaktır. Salda Gölü en başta Sayın Cumhurbaşkanımızın kararıyla kesin bir koruma altındadır. Yapılacak tesislerle birlikte ve lavanta projeleriyle inşallah turizmden katbekat çok daha faydalanılır hale geleceğiz. 

3 tane hediyelik eşya kursumuz açıldı

Toplumumuzun büyük kesimi truzimden faydalanacak. Burdur’da otel sayısı artacak. Konaklama tesisleri, pansiyonculuk gelişecek. Köylerimiznin insanlarının ürettikleri peyniri, hayvancılık ürünleri, el işi, el sanatları gelişecek ve bunların satışı da mümkün olacak. 3 tane şu an hediyelik eşya kursumuz var. Çünkü Burdur’da gelen kişilerin hediyelik olarak alabilecekleri, yanında götürebilecekleri bir malzeme yok. Yeşilova’da, merkezde ve Ağlasun’da hediyelik kursu açtık. Hediyelik  eşya üretiyor insanlar. Bilhassa kadınlar orada bunu öğreniyor ve ticari olarakta yapmaya çalışacaklar. Eğer isterseniz sizlere seslenmek isterim. Kooperatifte kurabilirz. Buna teşvikte ediyoruz. Kadın kooperatifleri bu tür üretim ve pazarlama süreçlerinde başarılı oluyor. Bunu da desteklemek için biz hazırız. Siz talep edin, biz yapalım. Her şey sizler için. Bu vesile ile gerek bu organizasyonu gerçekleştiren, gerekse uzun süredir bu lavanta temini, dikimi, organizesi, kişilerin seçilmesi konusunda büyük gayret gösterdi İl Tarım müdürlüğümüz. Başta müdürümüz olmak üzere bütün ekibine teşekkür ediyorum. Bu fideler Gölhisar’da üretildi. Orman teşkilatı bunları ücretsiz olarak temin etti. Biz köksüz olanları da Köy Birliği bütçemizden aldık. Onların dikimi için yağmuru bekliyoruz. Biraz daha ilerleyen günlerde yapacağız. Hayırlı olsun diyorum, el birliğiyle en güzelini başaralım diyorum.” dedi.  

Milletvekili Yasin Uğur lavanta turizminni bölgemize katkısının her geçen gün arttığını belirterek;

“Lavanta fide dikimiyle ilgili İlyas Köyü’nün seçilmesi büyük önem arz ediyor. Biliyorsunuz son günlerde bir şeyin önemi ne kadar çok sosyal medyada yer alırsa, daha çok dikkat çekiyor. Yaklaşık 1,5 yıldır Salda ile başlayan bu Burdur’un tanıtımı lavanta yoluyla daha da dikkat çekmeye başladı. Biz mecliste bazem milletvekili arkadaşlarımızla konuşurken bize kendileri lavantayı soruyorlar. Burdur’un tanıtımı açısından lavantayı önemli buluyoruz. Bu kavşata çok büyük önem arz ediyor. Lavanta endemik bir bitki. Çok az su isteyen bir bitki. Rengi ile de dikkat çeken bir bitki. Bölge olarakta yaklaşık özel dikimcilerin sayesinde 30 bin dekara çıktı. Böylece biraz daha gayret edersek Türkiye’de birinci sıraya yerleşmiş olacağız. Bölgemize katkısı çok büyük olacak. Bu vesile ile bu konuya destek veren en başta Sayın Valiliğimiz olmak üzere il müdürlüğümüze ve siz köylülerimize teşekkür etmek istiyorum. Gerçekten biz bunu Ankara’da bunları duyduğumuz zaman gurur duyuyoruz.” dedi. 

Tarım ve Orman İl Müdürü Oktay Darcan Lavanta Yolu Projesi’nin yaklaşık 1,5 yıl önce başlatıldığını söyleyerek;

“Biz Tarım ve Orman İl Müdürlüğü olarak yaklaşık 1,5 yıl önce lavantayla ilgili bölgemizde bir popülasyon oluşmasıyla ilgili bir çalışma başlatmıştık. Sayın Valimizin deztekleriyle bununla ilgili olarak ücretsiz lavanta dağıtımının bu konunun lokomotifi olacağını düşündüğümüz için öncelikle kaynak arayışı içine girdik. Köylere hizmet Götürme Birliği’yle başlatmış olduğumuz projeyi devamında daha sonra Tarım ve Orman Bakanı’mızın ilimizi ziyaretleri ile burada bu konuyla ilgili bir destek istedik kendilerinden. Sayın Baknımızda Orman Bölge teşkilatımızla bu işi çözebileceğimizi söylediler. Tarım Orman Bölge müdürlüğümüz kanalıyla lavanta fidelerini temin yoluyla bu işe başladık. Devamında lavantayla ilgili hangi bölgelerde yetiştirebileceğimizle ilgili çalışma başlattık ve son dönemde Salda Gölü’nün popüler olmasıyla Salda Gölü’nden başlayan güzergahı Burdur Gölü ve Isparta’daki lavanta alanlarıyla bileştirerek burda Türkiye’nin bir lavanta yolunu oluşturmanın bu bölgedeki 10 köyümüzün kırsal kalkınmasına önemli bir katkı vermeyi düşündük. Bu konuda il müdürlüğümüzle ve paydaş kurumlarla beraber çalışmalar gerçekleştirdik. Şahıs arazilerini tespit ettik. Burada görselliği güzel olacak bahçeleri yerinde görerek buraları ücretsiz lavanta fideleriyle donatmak için bir çalışma başlattık. Bugünde burada İlyas Köyü’nün yol güzergahında önemli bir noktası olacağını düşündüğümüz 1,5 dekarlık bir parseldeyiz. Bugün buraya bin iki yüz fide dikeceğiz. Yaklaşık 2 yıl sonra burada resim çekilme alanı, önemli bir ziyaret noktası olmasını hedefliyoruz. Öncelikle tarla sahibine bundan sonraki günlerinde başarılı bol kazançlı günler diliyorum. Köyümüzünde lavanta bahçeleriyle donanmış bir köy olmasını temenni ediyorum.” bilgisi verdi. 

Hatice Dursun

No Internet Connection