Hasan TÜRKEL

Hasan TÜRKEL

Web sitesi adresi: http://www.burdurgazetesi.com

Türk Silahlı Kuvvetleri, 58 gün süren çatışmalarla, Afrin çevresindeki yerleşim yerlerini ele geçirdikten sonra, neredeyse bir günde  Afrin’in merkezine girdi.

Her ne kadar YPG’den “Afrin’den çekilmedik yeni pozisyon aldık, mücadeleye devam edilecek” açıklaması yapılsa da, öyle anlaşılıyor ki YPG güçleri, TSK’nın açık bıraktığı koridordan geri çekildi. Görüntü böyle olsa da, aslında Afrin’den çekilen Amerika’dır!

Amerika; senaryosu israil tarafından yazılıp yönetilen, Büyük Orta Doğu Projesiyle çok kan döktü. Milyonlarca insanın canına kıyılmasına neden oldu.

Sahi hiç düşündük mü TSK neden Afrin’de?

Neden olacak, sınırlarımız boyunca Suriye topraklarına yerleşen PYD güçleri ülkemize tehdit oluşturduğu için!

Büyük Ortadoğu Projesi ile; Irak’ı işgal eden, İç savaş çıkararak  Suriye’yi bölen, Irak ve Suriye topraklarına önce Işid’i yerleştirip, sonra Işid balonunu söndürüp yerine  sınırlarımızda tehdit oluşturan  PYD’yi getiren kim?

Amerika!

Gelelim işin can alıcı noktasına; Irak ve Suriye topraklarında, İsrail-Amerika güdümlü kukla Kürt Devleti kurulması için, sınırlarımız boyunca, PYD güçlerinin yerleştirmesine kadar sonuçları uzanan BOP’un eş başkanı kimdi?

Cevabı malum.

Kısa yoldan gidersek;

Amerika ve İsrail’in BOP projesi ile Irak ve Suriye topraklarında, Kukla Kürt devleti kurmayı hedeflediğini!

Nihai hedeflerinin ise; çıkaracakları iç savaşlarla, Kukla Kürt Devletinin sınırlarını, İran ve Türkiye toprakları üzerinde genişletmek olduğunu, sağır sultan bile duymuştu!

Amerika ve İsrail’in, bu planlarla çizdikleri haritaların, internet üzerinden yıllardır  dünyaya gösterildiğini de herkes biliyor!

Yıllardır ülkeyi yöneten Erdoğan, ortak bakanlar kurulu toplayıp, birlikte ailece tatile çıktığı Esad’ı, birden bire halkına kıyan diktatör, düşman ilan etmese, Amerika Suriye’yi bu kadar kolay bölebilir, Suriye topraklarına böyle rahat bir şekilde önce Işid’i sonra PYD’yi yerleştirebilir miydi?

Suriye bölünmese, PYD Afrin’e yerleşebilir miydi, TSK’nın Afrin’e girmesine gerek kalır mıydı?

Bu kadar zihin cimnastiğinden sonra, öncelikle; TSK’nın, Fetö’nün Ergenekon Balyoz kumpaslarına, 15 Temmuz darbe girişimine rağmen, disiplinini, direncini kaybetmediğini, bu disiplin ve kararlılıkla Fırat Kalkanı ve Zeytin Dalı Operasyonlarını başardığını, bu başarının arkasında da, PKK’ya karşı 30 yıldan fazla zamandır verilen savaş tecrübesi ve birikiminin olduğunu söylemek gerekir.

Bütün bunlardan sonra dönüp baktığımızda görülüyor ki; Amerika içten içe çürümekte! Öylesine çürümekte ki şaşkınlığından ve aczinden kasabanın delisi Trump’u şerif seçti!

Ortadoğu’daki pozisyonuna gelirsek; Amerika, bağımsızlık referandumunda Barzani’yi kurtların önüne atıp kaçtı.

Suriye’de; Afrin’den kaçtı!

Türkiye, hem Fırat Kalkanı hemde Zeytin Dalı Operasyonu’nda Rusya üzerinden Suriye ile mutabakata vardı. Esad’ın onayı ile Suriye hava sahasını kontrol eden Rusya, her iki harekattada uçaklarımızın Suriye üzerinden uçabilmelerinin yolunu açtı.

Ortadoğu’da Amerika gerilerken, Rusya ondan boşalan alanları doldurma peşinde.

Amerikanın hesabı; Ortadoğu’daki gerilemenin faturasını, Suriye-Türkiye ve İran’a çıkarmak, kaçarken arkasında yangın yeri bırakmaktır.

Erdoğan, S 400 Füzesi anlaşmasıyla, Rusya’ya yanaşarak, kendisini  BOP eşbaşkanlığı tuzağına düşüren Amerika’dan rövanş alma peşinde.

Bütün medeniyetler Anadolu’nun bağrından yeşerdi. Anadolu’nun zengin tarih kıymetinin, bu toprakların son misafirleri tarafından, birgün mutlaka bilineceği ve bütün dünyaya pek çok araştırma ve eserle yansıtılacağına olan inancımı hiç yitirmedim.

Mevtayı nasıl bilirdiniz?

İyi bilirdik!

Haklarınızı helal ediyor musunuz?

Ediyoruz!

İşte bütün mesele bu!

Afrin’de can veren askerler, giderek artan kadına şiddet, tecavüz, çocuk tecavüzleri, artan yoksulluk ve yoksulluğun getirdiği cinnet, cinayet, boşanmalar, ortada kalıp hayatı kararan çocuklar! 

Mevtayı nasıl bilirdiniz?

İyi bilirdik!

İyiden iyiye açmaza girmeye başlayan ekonomi, artan dış borç, Burdur’la birlikte, 14 şeker fabrikasının satılmasıyla, GDO’lu, kanser yapan, Nişasta Bazlı Amerikan tatlandırıcılarına Pazar açılmak istenmesi, köprüleri, tünelleri yapanlara taahüt edilen ödemelerin, vatandaşın cebinden çıkıyor olması, ücretlinin, hele hele asgari ücretlinin, açlık sınırının altına değil, en dibine doğru yuvarlanışı, yıl boyu emekle üretilen  ve üreticinin elinden ucuza kapatılan meyvenin, sebzenin pazarlarda, marketlerde ateş pahasına satılması! 

Mevtayı nasıl bilirdiniz?

İyi bilirdik!

Günü birlik değişen politika ve söylemlerle, dünyada yalnız bırakılmışlık, girdiğimiz Suriye’den, ne zaman nasıl çıkarız sorularının verilemeyen cevapları, İlahiyatcı Nurettin Yıldız’ın “6 yaşındaki kız çocuğu ile evlenilebilinir, kadınların, “Allah’ın erkeklere dövün rahatlayın” diye müsade etmesinden dolayı, sabaha kadar şükretmesi gerekiyor. Asansör halvet ortamı oluşturur.” Fetvaları! Giyime kuşama, yemeye içmeye, sosyal yaşama dair bilime aykırı, insan haklarına ters, daha pek çok ipe sapa gelmez gerici yobaz saldırı!

Mevtayı nasıl bilirdiniz?

İyi bilirdik!

Hali vakti yerindeyse, ya da azda olsa bir geliri, akşam oldu mu başını sokabileceği bir dam altı varsa, karnını doyurabiliyorsa, geliri yok, ama yeşil kartlı ise, kömürü, erzakı ayağına geliyor, hastaneye gidip tedavi olabiliyor, ulaşım araçlarına binip yolculuk edebiliyor, hele bir de akşam yemeğinden sonra, televizyonda memleket meselelerinden uzak, vur patlasın çal oynasın programlarını, dizileri seyredebiliyorsa, başka şeyler onu ne ilgilendirir ki;

Kitap yok, dergi ne gezer, okumaz, yazmaz, ama iyi kötü cep telefonu varsa elinden düşmez, yanan, yıkılana dönüp bakmaz. Hükümet varya başta, muhalefete ne gerek, seçimden seçime sandığa gider ama Kafa yormaya ne hacet, kim kazanacaksa oyunu ona verir! Mazlumu umursamaz güçlünün yanındadır her daim!

Ülkede dünyaya böyle bakan, böyle  düşünüp böyle yaşayan vatandaşlarımız var? Hem de azımsanmayacak kadar!

Öldükten sonra mı?

O kolay;

Mevtayı nasıl bilirdiniz?

İyi bilirdik!

Haklarınızı helal ediyor musunuz?

Ediyoruz!

İşte hepsi bu kadar!

Burdur Şeker Fabrikası’nın özelleştirme ile satılması  kararının alınmasından sonra, yeniden şehrin gündemine giren konu; fabrikanın satışı ile birlikte, Burdur ekonomisinin gerileyeceği, Burdur’un büyükçe bir köy olacağıdır.

Süt fabrikası ve et balık kurumlarının, özelleştirme kararlarıyla satıldığı günler her açıdan zor yıllardı.

AKP’nin herşeyi var ruhu yok! - 5.0 out of 5 based on 1 vote

Saadet Partisi Genel Başkan Yardımcısı Birol Aydın, CNN Türk, Tarafsız Bölge programında, ülkede kuvvetler ayrılığı prensibinin işlemediğini,mecliste görüşülecek yeni seçim yasasının, AKP’yi iktidarda tutmak için hokkabazlık yöntemi olduğunu, bu şartlarda memlekette adaletten ve hukuktan bahsedilemeyeceğini söyleyerek, proğramdaki AKP savunucularını mat etti.

“İlkokulda okuduğum sıralarda, ilk kez, Yazlık Zafer Sineması’nda “Umut Filmi”nde gördüm onu. Filmde “Faytoncu Cabbar”ın “Yılmaz Güney” olduğunu bilir, “Hamal Hasan”ın “Tuncer Kurtiz” olduğunu bilmezdim.

Tuncer Kurtiz gibi devrimciler inandıkları değerlerle yaşar ölürler!

14 Şeker fabrikasını almaya talip olanların, fabrikaları, üretim yapmak amacıyla değil,  arsa rantı için almak istediklerini bile bile, fabrikaları satışa çıkarmak, yerli ve milli olmaya engel midir sizce?

1954 yılında kurulan Burdur Şeker Fabrikası, o günden bugüne Burdur ekonomisinin can damarıdır. 

Yaptığı herşeyle birlikte; “Mecbur kalmadıkca savaş bir cinayettir” sözü ile bir kez daha tarihe geçer, dünyada emperyalizme karşı verilen ilk kurtuluş savaşının lideri Mustafa Kemal.

Mustafa Kemal; Çanakkale Savaşı ve Kurtuluş Savaşı dışında başka savaşlara da katıldı;

No Internet Connection