Tarihe göre süzülmüş ögeler: Cumartesi, 29 Haziran 2019 - Burdur Gazetesi | Burdur Haberleri, Burdur Haber
Cumartesi, 29 Haziran 2019 13:57

Çöpler Şiir Kokacak

Burdur Bahçeşehir Koleji öğrencileri, boyadıkları ve üzerine şiir yazdıkları iki adet çöp konteynerini Burdur Belediyesi’ne hediye etti. 

 

Burdur Bahçeşehir Koleji 9. sınıf öğrencileri, İnovasyon dersin kapsamında hazırladıkları “Çöpler Şiir Kokuyor.” projesi ile Burdur Belediyesin temin ettikleri iki adet çöp konteynerini boyayıp, üzerlerine milli şairlerin şiirlerini yazdılar. Yapılan açıklamada; Proje kapsamındaki yürüttükleri çalışmaları daha sonra Burdur Belediyesi’ne hediye eden Bahçeşehir Koleji öğrencilerinin, “projede yer aldıkları için keyif duydukları ve Belediye Başkanı Ali Orkun Ercengiz’in desteklerinden dolayı mutlu olduklarını ifade ettikleri belirtildi.  

Belediye Başkanı Ali Orkun Ercengiz, Proje kapsamında yürütülen çalışmaları takdir ederek öğrencilere teşekkür etti. Konuya ilişkin açıklama yapan Başkan Ercengiz, “Kıymetli öğretmenimize ve bu işe paydaş olan gençlerimize teşekkür etmek istiyorum. Aslında şu sporla, sanatla ne kadar çok insani değerle iç içe olursak,  hayat kadar güzel. Bugün burada şiir kokan çöp konteynerlerini, belki Burdur’a farklı bir hava, renk getirecek. Onların istemeleri halinde, bize bu konuda destek vermeleri halinde, biz de bunun gerisini getirip çocuklarımızı şiirler ve şairlerle buluşmasını istiyoruz ellerine ve emeklerine sağlık. Sağ olsunlar var olsunlar” dedi.  

Burdur Bahçeşehir Koleji Edebiyat Öğretmeni Deniz Altınok’un öncülüğünde yürütülen proje, çevredeki vatandaşlar tarafından beğeni topladı. Yapılan çalışmalar hakkında bilgi veren Edebiyat öğretmen Deniz Altıok,  edebiyatı inovasyona dahil ettiklerini belirterek, “ Burdur’umuz için çöplerimiz şiir koksun istedik. Burdur Belediyesinden temin ettiğimiz iki adet çöp konteynerlerinin üzerlerini güzel şiirlerle donattık. Öğrencilerimiz’in emeği büyük. Biz, öğrencilerimize bu fikri verdik ve onlar da bizimle birlikte bu yola çıktılar. Ortalama 2 ay ayda tamamladığımız bir projeydi. Güzel bir iş oldu sokaklarımıza renk katacak. Burdur’un her yerine yapmayı planlıyoruz. ” şeklinde konuştu.

Yayınlandığı Kategori Manşet
Cumartesi, 29 Haziran 2019 13:57

01 Temmuz 2019 - Pazartesi - Burdur Gazetesi

01 Temmuz 2019  - Pazartesi - Burdur Gazetesi

Yayınlandığı Kategori Arşiv

31 Mart yerel seçimlerinde Burdur’da 15 yerleşim yerinde kıyasıya bir belediye başkanlığı seçimi yarışı heyecanı yaşandı. Burdur’da 1 şehir merkezi, 10 ilçe merkezi ile 4 belde de belediye başkanlığı seçimlerine gidildi. Türkiye’nin 1389 noktasında aday göstererek seçime giren Saadet Partisi, toplamda 9 ilçe 11 beldede belediye başkanlığını kazandı. Burdur’da da 804 oy alarak seçim yarışını 3. sırada yer aldı.

 

Saadet Partisi İl Başkanı Süleyman Arslan, 31 Mart yerel seçim sürecini, sonrasını ve mevcut iktidarın Saadet Partisi’ne karşı tavrını gazetemize değerlendirdi.

Saadet Partisi İl Başkanı Süleyman Arslan bütün noktalarda aday çıkarttıklarını, fakat Ak Parti’nin Saadet Partisine hiç hak etmediği ‘PKK’yla beraberler’ gibi ithamlarda bulunmasının tabanda rahatsızlık yarattığını bu yüzden oy kaybı yaşadıklarını söyledi. Yerli ve ulusal medya kanallarında kazanma ihtimali yüksek iki adayın programlara çıkarıldığını belirterek, diğer adaylara ise söz verilmemesinden yakınan Saadet Partisi İl Başkanı Arslan, “İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı için Cumhur İttifakı’nın, Millet İttifakı’nın, Saadet Partisi’nin, Vatan Partisi’nin adayı var. Ben nezaketen en azından 4 adayı yarıştırmalarını isterdim. Ama öyle olmuyor. Bunlardan birisini tercih edin diyorlar. ‘A mı B mi’ diye milleti böyle şartlandırıyorlar. Bu da demokrasi adına iyi sonuç vermiyor. Bizim adayımızı da televizyona çıkarsalar bu millet çok farklı bir ses işitecekti. Bizim projelerimiz onlarınkinden çok farklıydı.” sözleriyle seçime giren diğer adaylarında televizyon programlarına çıkarılması gerektiği eleştirisi getirdi.     

Yerelde, Saadet Partisi belediyeciliği yönetiminin farkını gazetemize aktaran Saadet Partisi İl Başkanı Süleyman Arslan, her şeyden önce israf ve yolsuzluk yapmayacaklarını, bunlara son derece dikkat edeceklerini böylelikle belediyecilikte 1994’lü yılların milli görüş ruhunu yaşatmayı hedefledikleri söyledi. 

Saadet Partisi İl Başkanı Süleyman Arslan 31 Mart yerel seçimlerinde hiçbir partiyle ittifak yapmadıkları konusuna da dikkat çekerek;

“Biz özellikle 24 Haziran ve 31 Mart seçimlerini zor götürdük. Aşağı yukarı 1 yılı doldurmadan iki seçimle karşı karşıya kaldık. Tabi bizim devlet tarafından desteklenen bir gelirimiz yok. Tamamen kendi imkanlarımızla bu seçimleri götürmeye çalışıyoruz. Bütün partiler genel merkezlerinden seçim için yardımlar alırken biz tam tersi genel merkezin harcamalarına da gücümüz nispetinde katkıda bulunmak zorunda kalıyoruz. Dolayısıyla bizim için bu seçimler zor geçti. Personel bakımından da yorucuydu. İşi gücü bıraktık, günlerce seçim kampanyası yaptık. Ama buna rağmen Saadet Partisi gerek genel seçimlerde gerekse bu son yapılan yerel seçimlerde gücünün yettiği kadar çalıştı. Adaylarını çıkardı. Türkiye’nin 1389 noktasında biz aday göstererek seçime girdik. Sadece 4 yerde evraklar zamanında yetiştirilmediği için seçime giremedik. Onun dışında Türkiye’nin her yerinde seçimlere iştirak ettik. Diğer partiler her yeri ittifaklar yaptılar. Bölgeleri paylaştılar. Bazı yerde bir partinin adayı seçime girdi. Bazı yerlerde diğer ittifak adayı seçime girdi. Bir nevi Türkiye’yi paylaşarak seçime girdiler. Biz ise bütün noktalarda adaylarımızı çıkardık ve seçime girdik. Biraz daha fazla oy bekliyorduk. Ancak olmadı.

PKK’yla beraber dediler

Ak Parti’nin özellikle bizim partimize yönelik hiç hak etmediğimiz birtakım suçlamalar tabanda rahatsızlık yarattı. Bu da bazı oy kaybına sebep oldu. Bizim daha önceki milletvekili seçimlerinde CHP ile yaptığımız ittifak meselesiyle ilgili oldukça yıpratıcı propagandalar yaptılar. PKK’yla beraber dediler. Aleyhimize propaganda da oy kaybımıza sebep oldu. Seçim sonuçlarından bunu fark ettik. Tabi televizyon, medya, gazete gibi konularda bizim gücümüz yok. Biz derdimizi anlatıncaya kadar çoktan atı alan Üsküdar’ı geçiyor. Biz bir şeyler anlatıyoruz ama bizim sesimiz millete ulaşıncaya kadar çoktan işler değişmiş oluyor. Dolayısıyla onu da karşılayamadık. Bizim milletvekilliği seçimlerinde en az 20 milletvekili hedefliyorduk. Ona göre hazırlıklar yapmıştık. Ama evdeki hesap çarşıya uymadı. 2 milletvekilliğiyle kaldık. 

Müthiş bir israf var 

Mahalli idareler seçimlerine gelince Türkiye’de medyayı iyi kullanıyorlar. Kazanma ihtimali olan iki adayı öne çıkarıyorlar. Diğer adayları yok sayıyorlar. Üçüncü dördüncü ihtimaller gündemden düşürülüyor. Nitekim bu seferde öyle oldu. İstanbul seçimlerinde yer alacak iki aday için hazırlık yaptılar. Televizyona çıkardılar. Onları güya yarıştırdılar. Ama şu anda Türkiye’de seçime giren dört tane parti adayı var. Cumhur İttifakı’nın, Millet İttifakı’nın, Saadet Partisi’nin, Vatan Partisi’nin adayı var. Ben nezaketen en azından 4 adayı yarıştırmalarını isterdim. Ama öyle olmuyor. Bunlardan birisini tercih edin diyorlar. ‘A mı B mi’ diye milleti böyle şartlandırıyorlar. Bu da demokrasi adına iyi sonuç vermiyor. Bizim adayımızı da televizyona çıkarsalar bu millet çok farklı bir ses işitecekti. Hem İstanbul’da hem de yerelde çok farklı bir ses işitecekti bu millet. Bizim projelerimiz onlarınkinden çok farklıydı. Mesela İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin günlük petrol tüketimini hiç duydunuz mu? Vasıtaları, metrobüsler vs. Büyükşehir belediyesinin günlük 110 ton akaryakıt gideri var. Buradan nereye geliyoruz? Büyükşehrin kullandığı araç sayısına geliyoruz. Müthiş bir israf var. Televizyonda Ekrem İmamoğlu açıkladı, ‘7 kişiye 1 araba düşüyor.’ dedi. Belediye için bu büyük bir israf. Ama bunu kimse dile getirmiyor. Sonra bu ulaşımda yeni teknolojiler var. Akaryakıttan kimse bahsetmiyor. Yine eski düzen devam edecek. Hiç ivedilik yok. Halbuki şimdi Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 1994 ruhundan bahsediyor. 1994 ruhunu bizim görüşümüz ortaya çıkardı. 

 Belediyecilikte devrim yaptık

 Bizim teşkilatlarımız görevi sadece belediyelere bırakmadı, teşkilat olarak yardımcı oldu. İşte şimdi övünüyor Cumhurbaşkanı, ‘Her yer çöp yığınıydı. Biz 1994’te geldik. İstanbul’u bu çöp yığınlarından temizledik.’ diyor. Doğru mu? Doğru. Ama nasıl yapıldığını söylemiyor. O zaman biz İstanbul teşkilatı olarak üç ay müddetle şirketlerimizin arabalarıyla geceleri çöp topladık. Personelimizle geceleri İstanbul sokaklarında çöpçülük yaptık.  Öyle temizlendi o İstanbul. Ama kimse ondan bahsetmiyor şimdi. Her şeyi sanki Recep Tayyip Erdoğan yapmış. Başka hiç kimsenin katkısı yok. Elinde bir sihirli değnek dokunuvermiş. Her şey düzelivermiş. Öyle değil bu iş. Personelimizle, araçlarımızla, gereçlerimizle onun başarılı olması için yardımcı olduk.”dedi. 

Yerel belediyecilikte israf ve yolsuzluğun önüne geçildiği sürece başarının kendiliğinden geleceğini belirten Saadet Partisi İl Başkanı Süleyman Arslan; 

“İsrafa şiddetle karşıyız. Biz israf ettirmeyiz. Çünkü israfın olduğu yerde bereket olmaz. Parada yetmez. İsraf yalnız parasal olmaz. Vakitten, zamandan, insan gücünden olur. Buna çok dikkat etmek gerekir. Bizim birinci özelliğimiz budur. İkinci özelliğimiz biz asla haksızlık yapmayız. Adaletli davranırız. Bizim için önemli olan kişinin o çalıştığı kısımdaki verimidir, becerisidir, ahlakıdır, düzgünlüğü ve görevine olan bağlılığıdır. Particilik yapmayız. Yaparsak kendimiz zarar görürrüz. Şimdi Ak Part’nin gördüğü gibi. Şimdi bütün bürokrasiye hakimler. Ama işler yürümüyor. Adam nasıl olsa oraya kabiliyetinden, yeteneğinden dolayı gelmiş değil. Bir şekilde oraya geliyorlar. Arkamda o olduğu müddetçe kimse bana bir şey yapamaz diyor, işleri savsaklıyor. Biz ona fırsat vermeyiz. Asla yolsuzluğa göz yummayız. Yolsuzluk bir hastalıktır. Eğer siz o kapıyı açarsanız bilmediğiniz, tanımadığınız ne kadar yolsuz adam varsa etrafınızı alır. Bir defa bu imajı vermemeniz gerekir. Bizde asla kul hakkına giren bu konudaki titizliğimizden vazgeçemeyiz. Bunları yaptığınız zamanda kendiliğinden başarı gelir.” değerlendirmesi yaptı. 

Hatice Dursun

Yayınlandığı Kategori Manşet
Cumartesi, 29 Haziran 2019 13:24

Bu yaz 4200 genç sporla buluşuyor

Gazi Atatürk Stadyumu’nda İl Spor Merkezleri açılış töreni düzenlendi. Her yıl, Gençlik ve Spor İl Müdürlüklerince oluşturulan İl Spor Merkezleri, ilimizde 18 branşta açılarak faaliyete başladı. Çocuklara ve gençlere; sporu sevdirmek, spor kulüplerine sporcu kaynağı oluşturmak, sporun daha geniş kitlelere yayılmasını sağlamak amacıyla faaliyet gösteren İl Spor Merkezleri, 5-18 yaş grubuna yönelik hizmet vermekte.

Yayınlandığı Kategori Manşet
Cumartesi, 29 Haziran 2019 12:42

Burdur'un Antik Gerdanlıkları

Burdur'un Antik Gerdanlıkları
Osmanlı Pirkulzade Kütüphanesi'nin mimarisinden esinlenerek yapılan Burdur Müzesi 1956 yılında kuruldu. 2001 yılında yeniden düzenlendi. Burdur Müzesi, Hacılar, Kuruçay, Höyücek Höyükleri, Boubon, Kibyra ve Sagalassos kazılarından çıkarılan, müsadere ve satın alma yoluyla kazandırılanlar ile birlikte 60.000'den fazla kültür varlığına sahip, Türkiye'nin en zengin müzelerindendir. 2008 yılında "Gezilip Görülmeye Değer Müze" ödülünü alan müzede Neolitik çağdan günümüze kadar eşsiz örnekleri görmek mümkün.
Sagalassos topraklarında arkeolojik tarih, günümüzden 12 bin yıl öncesine dayanır. Helenistik, Roma ve Bizans dönemlerine ait mimari kalıntılarla dolu bir kent Sagalassos. Sagalassos'ta Helen uygarlığından çok Roma dönemine ait Antoninler Çeşmesi, Neon Kütüphanesi, Tiberius Kapısı, Heroon, Kent Meclisi, Ares-Herakles-Zes-Athena ve Poeidon büstleri, Marcus Aurelius ve Adrian Heykelleri, İmparatorluk Hamamı ve Tiyatro eserleri yer almakta.
M.Ö. 300'lü yıllarda Milaslı göçmenler tarafından şimdiki bulunduğu bölgede kurulduğu düşünülen Kibyra Antik Kenti, dünyanın en önemli antık kentleri arasında gösteriliyor. Köklü bir devlet geleneğini ve kadim bir kültürün izlerini günümüzüe kadar taşıyan Kibyra Antik Kenti'nin aynı zamanda birçok medeniyete ev sahipliği yaptı. Gladyatörlerin ve hızlı koşan atların şehri Kibyra'da son zamanlarda gün üyüzüne çıkan eserelerin artmasıyla adından sıkça söz ettirir oldu.
Hürriyet Gazetesi'nin seyahat ekinde, 24 Haziran tarihinde İhsan Yılmaz imzasıyla yayınlanan, "Burdur'un Antik Gerdanlıkları" başlığıyla verilen haberde; "
"Burdur, günümüze ulaşan antik miras bakımından en zengin illerimizden biri. Sınırları içerisinde birbirine yaklaşık iki saat mesafede üç antik kenti barındırıyor: Sagalassos, Kibyra ve Kremna... Her biri tarihi önemleri kadar konumlarıyla da kentin paha biçilemez antik gerdanlıkları gibi duruyor.
Burdur yolculuğumuz, bundan yaklaşık iki ay önce Bozlu Art Project ve Sagalassos Vakfı'nın birlikte hazırladığı 'Sagalassos İçin' isimli sergi projesinin davetiyle başladı. Çağdaş Türk sanatının önemli isimlerinden Murat Germen, Selma Gürbüz, Kazım Karakaya, Murat Morova, Seyhun Topuz, Utku Varlık ve Semih Zeki, Sagalassos Vakfı Başkanı Münir Ekonomi'yle birlikte antik kenti ziyaret edecek ve izlenimlerini eserlerinde yansıtacaklardı. Biz de ekibe katılıp başta Sagalassos olmak üzere il sınırları içindeki antik kentleri, Kibyra ve Kremna'yı gezdik.
İlk durak Burdur Müzesi
Bölgedeki antik kentleri gezmeden önce uğranması gereken ilk yer kent merkezindeki Burdur Müzesi. Burada bölgedeki arkeolojik kazılardan çıkarılan eserleri görebilirsiniz. Roma İmparatoru Hadriani ve Marcus Auralius'a ait dev heykeller de burada. Kibyra Antik Kenti'nden çıkarılan, av sahnesinin canlandırıldığı frizler ve Kremna Antik Kenti kazısında çıkarılan dokuz adet birinci sınıf mermer heykeli de görebilirsiniz.
Butik antik kent Sagalassos
Ağlasun Ovası, bir tepenin ardından aniden 'vaat edilmiş cennet topraklar' gibi karşınıza çıkıyor. Toprakların sunduğu zenginlik ilk yerleşimlerin neden buralarda kurulduğunu açıklıyor. Sagalassos Antik Kenti Burdur'a yaklaşık 35 kilometre uzaklıkta, Ağlasun Ovası'nın kuzeyindeki tepeye kurulu. UNESCO'nun kalıcı miras listesine kabul edilmeyi çoktan hak etmiş olan Sagalassos yapısı itibarıyla en butik antik kentlerden biri. Bu topraklarda arkeolojik tarih, 12 bin yıl öncesine dayanıyor. Kentin yazılı kaynaklardan bilinen tarihi, Büyük İskender'in MÖ 333 yılındaki fethi ile başlıyor. Sonra Roma İmparatorluğu'na bağlanan Sagalassos'a gelişmesiyle büyük anıtlar inşa edilmiş. Sagalassos, Roma dönemi mimarisinin en iyi örneklerini yansıtıyor. Kentte 1989'da başlayan kazı çalışmalarını bugün, Belçikalı Prof. Dr. Jeroen Poblome sürdürüyor.
Girişte saray büyüklüğünde bir kent konağının avlusu ve salonları yer alıyor. Kentin alt kısmına büyük Roma İmparatorluk Hamamı hâkim. Anıtın soğukluk salonu, havuzları, ılıklık ve sıcaklık salonları korunmuş. Hamamın alt katı, kentin Aşağı Agora'sına (meydanı) açılıyor. Aşağı Agora etrafında, agora çeşmesi ve daha üst kotta Apollo Klarios Tapınağı ve Hadrian Çeşmesi kalıntıları yer alıyor. Yukarı kentte, Yukarı Agora etrafındaki pek çok anıt açığa çıkarılmış ve onarılarak ayağa kaldırılmış. Burada suları çağlayan muhteşem Antoninler Çeşmesi, agoranın dört köşesinde yüksek onursal sütunlar, kent konseyi binası, kilise ve dans eden kızlar kabartmaları ile tanınan Heroon görülebilir. Özellikle Antoninler Çeşmesi'nin bulunduğu meydana girdiğinizde kendinizi bir anda Roma döneminde buluyorsunuz. Çok iyi korunarak günümüze kadar gelmiş olan Sagalassos zamanda yolculuk imkânı sunuyor.
Antik eşkıyaların kalesi
Burdur'un Bucak ilçesine bağlı Kremna, adını Yunanca 'uçurum' anlamına gelen 'kemnos' kelimesinden alıyor. Aksu Vadisi'nde tepe üzerine Psidialılar tarafından kurulan kent tam bir kartal yuvasını andırıyor. Kremna'da bilinen en eski yerleşik halk Solymoslular. Kent MÖ 6. yy.'da Lidyalıların, MÖ 546'da Pers İmparatorluğu'nun, MÖ 330'da Büyük İskender'in hâkimiyetine geçmiş. Roma İmparatorluğu zamanında Kremna bir ara eşkıyaların kalesi haline gelmiş. Hatta bu dönemde Roma İmparatoru Probus (MS 276-282) kenti kendine üs yapan eşkıya Lydius'a karşı iki yıl süren bir kuşatma yapmış. Kazanan Probus'un komutanları olmuş. Kremna konumu gereği fotoğraf meraklılarının da ilgisini çekecektir.
Medusa ve gladyatörlerle buluşma
Gladyatörleri ve meşhur Medusa mozaiği ile ünlü Kibyra ise Burdur'un Gölhisar Ovası'na bakan tepeler üzerinde 2 bin 300 yıllık bir antik kent. Kibyra ziyaretçileri Roma ve Bizans mimari geleneği ile yapılmış 10 bin kişilik stadyumu ile karşılıyor ziyaretçileri. Stadyumun halen sağlam tribünlerine oturduğunuzda vahşi hayvanlarla mücadele eden gladyatör görüntüleri gözünüzde canlanabilir. Burdur Müzesi'nde sergilenen gladyatör frizlerinin bu canlanmada etkisi olduğunu unutmayın. Orkestra bölümü dünyada bir benzerinin daha olmadığı Medusa mozaiği ile kaplı odeonu (müzik evi), Geç Roma hamamı, agoraları, anacaddesi, 9 bin kişilik devasa tiyatrosu, yer- altı oda mezarları ile döneminin en ileri uygarlık merkezlerinden biri. Mitolojide "Gözlerine bakan kötü niyetli kişileri taşa çevirdiğine" inanılan Medusa'yı tasvir eden 'Opus Sectile' tekniği ile renkli mermerlerden inşa edilen mozaiğin dünyada benzeri bulunmuyor. Medusa mozaiği, ağustos ayının sonuna kadar ziyaret edilebiliyor.
Sagalassos'a sanatçı desteği
Geziye davetli sanatçıların, gördüklerinden etkilenerek yaptıkları eserlerinden oluşan 'Sagalassos İçin' sergisi geçen perşembe Şişli'deki Bozlu Art Project Mongeri Binası'nda açıldı. Yapıtların satışından elde edilecek gelir Sagalassos Vakfı aracılığı ile antik kentin Roma hamamının ayağa kaldırılması için kullanılacak. Sergiyi 31 Ağustos'a kadar gezebilirsiniz." denmekte.

Yayınlandığı Kategori Manşet
No Internet Connection