Tarihe göre süzülmüş ögeler: Pazartesi, 24 Haziran 2019 - Burdur Gazetesi | Burdur Haberleri, Burdur Haber
Pazartesi, 24 Haziran 2019 16:21

25 Haziran 2019 - Salı - Burdur Gazetesi

25 Haziran 2019 - Salı - Burdur Gazetesi

Yayınlandığı Kategori Arşiv

Ülkemizin en zengin, dünyanın sayılı müzelerinden olan Burdur Müzesi’ne, son dönemde tur otobüsleriyle çok sayıda ziyaretçi geliyor. Pek çok ziyaretçinin otobüslerle geldiği Burdur Müzesi önünde trafik kargaşası yaşanıyor. Müze kapalı kapılar ardında gün yüzüne çıkmayı bekliyor. 

 

Ülkemizin en zengin, dünyanın sayılı müzelerinden olan Burdur Müzesi’ne, son dönemde tur otobüsleriyle çok sayıda ziyaretçi gelmekte. Pek çok ziyaretçinin geldiği Burdur Müzesi’nin yanında yer alan elektrik trafosundan tutun, dar ve sık kullanılan pazar alanına inişteki yol, gelen otobüsler için de sıkıntı yaratıyor.  Burdur Müzesi içinde barındırdığı binlerce eserin ziyaret edilmesi için eserleri gün yüzüne çıkartabilmemiz için Burdur Müzesine verilen değeri ortaya koymalıyız. Konu üzerine yetkili kurumlar bir araya gelip, sorunlu olan konuların çözümünü bulmalıdır. 

Hatırlanacağı gibi; Müzenin altında geçtiğimiz yıllarda bir üniversite öğrencisimizi, karşıdan karşıya geçmek isterken bir kamyonun çarpmasıyla yaşamını yitirmişti! O günden bugüne bu bölgede bir değişiklik olmaması sıkıntıların devam ettiğini göstermektedir.

Yaz sezonuna girilmesiyle, Burdur Müzesine ziyaretçi taşıyan pek çok tur otobüsü, müzeye ait park yeri olmadığı için, yol üzerine kural dışı park ederek beklemekte.

Özel araçları ile Burdur’a gelip Müzeyi ziyaret etmek isteyenlerde aynı sorunlarla karşılaşmakta.

Burdur valiliği, Burdur Belediyesi ve Akdeniz Elektrik Dağıtım İl Müdürlüğünün işbirliği ile Müze etrafında sorunlu olan ve yol darlığına neden olan sorunları masaya yatırıp sorunun çözümü sağlanabilir. 

Park sorunu ile ilgili Burdur Belediye Başkanı Ali Orkun Ercengiz yaptığımız görüşmede; gazetemize şu açıklamayı yaparak; “Müzeyi ziyarete gelen tur otobüslerinin ve hususi otomobillerin, Uzay Çatı altında ücret ödemeden park edilebilirler. Müze yetkilileri müze ziyareti için gelen araçları, Uzay Çatı altına yönlendirebilirler; Böylece müzeyi ziyarete gelen araçlar yolcuları ile doğrudan Uzay Çatı altına ulaşacaklar. Kısa bir mesafeyi yürüyerek müzeye gelirken ve geriye dönerken, etraftaki dükkanlara uğrama imkanıda bulacaklar. Burada yapılması gereken, müze görevlilerinin gelen araçları Uzay Çatı altına yönlendirmesidir” dedi

Burdur Arkeoloji Müzesi

Burdur Müzesi binası, Müze’nin bahçesinde bulunan medreseden geri kalan Osmanlı Pirkulzade Kütüphanesi’nin mimarisinden esinlenerek yapılmıştır. 1956 yılında kurulan ve 2001 yılında yeniden düzenlenen Burdur Müzesi, Hacılar, Kuruçay, Höyücek Höyükleri, Boubon, Kibyra ve Sagalassos kazılarından çıkarılan, müsadere ve satın alma yoluyla kazandırılanlar ile birlikte 60.000’den fazla kültür varlığına sahip, Türkiye’nin en zengin müzelerindendir. Burdur Müzesi 2008 yılında “Gezilip Görülmeye Değer Müze” ödülünü almıştır. Neolitik çağdan günümüze kadar eşsiz örnekleri görmek mümkündür. Müze üç kısımdan oluşmaktadır. Üst katta Neolitik ile Erken Kalkolitik Çağlara ait buluntular ile eski tunç çağı buluntuları bulunmaktadır. İkinci kısım olan giriş katı üç bölüm olarak düzenlenmiştir. Birinci bölümde Sagalassos Antik Kenti’nde yapılan kazılarda ortaya çıkarılan buluntular yer almaktadır. Roma’nın en iyi imparatorlarından olan İmparator Hadriani ve Marcus Auralius’a ait dev heykeller burada sergilenmektedir. İkinci bölümde Kibyra Antik Kenti kazılarında çıkarılan, av sahnesinin canlandırıldığı frizler yer almaktadır. Üçüncü bölümde ise Kremna Antik Kenti kazısında çıkarılan dokuz adet birinci sınıf mermer heykeller bulunmaktadır.

Sonuçta, Burdur ve çevresine özel tur düzenleyenleyenlerin getirdikleri yerli ve yabancı turislerin ilimizde kaldıkları süre içinde en iyi şekilde ağırlanması esastır.

Oysa trafik kargaşası nedeniyle otobüslerinde sıkıntılı dakikalar yaşayan yolcular Burdur’dan iyi anılarla ayrılmamakla birlikte, Burdur onlar için kötü bir anı olarak kalmaktadır.

Ümit ediyoruz ki; yaptığımız haber sonrası, sorun olan konulara kalıcı çözüm bulunmasıdır. Burdur Müzesi hak ettiği şekliyle ziyaretcilerini ağırlayıp, Burdurumuzun adının güzel bir şekilyde anılmasını sağlar.

Fotoğraf kareleri neyin ne şekilde yapılması gerektiğini birebir anlatmaktadır.

Yayınlandığı Kategori Manşet
Pazartesi, 24 Haziran 2019 14:40

Domuz avına çıkan çoban ölü bulundu

Merkeze bağlı Gökçebağ Köyü’nde, ava çıkan Çoban İlyas Akdağ’ın, İdir Çukuru mevkisinde cansız bedenine ulaşıldı. 

Yayınlandığı Kategori Manşet
Pazartesi, 24 Haziran 2019 14:40

İmamoğlu demokrasi dersi verdi

Yüksek Seçim Kurulu (YSK) kararı yenilenen İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı seçimlerinin galibi 31 Mart seçimlerinde olduğu gibi yine kazanan Ekrem İmamoğlu oldu. 

Yayınlandığı Kategori Manşet
Pazartesi, 24 Haziran 2019 14:40

‘Herkesten Bir Nota Öndesin’

Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi Konferans Salonu’nda, Nota Güzel Sanatlar Akademisinin yıl sonu şenliği düzenlendi. İlimizde ulusal standartlarda eğitim veren ve Milli Eğitim Bakanlığı’na bağlı olarak kurulan ilk güzel sanatlar akademisi olma gururunu taşıyan Nota Güzel Sanatlar, kuruluşunun 2. yılında görkemli bir yıl sonu gösterisi sergiledi.

Kurulduğu günden beri ‘Herkesten Bir Nota Öndesin’ sloganının içeriğini genişleterek eğitim vermeye devam eden Nota Güzel Sanatlar Akademisinin yıl sonu gösterisi, şenlik tadında geçti. Öğrenciler sene boyunca eğitimini aldıkları alanlarda gösterilerini sergilediler. Öğrenci performanslarının öncesinde konuşma yapan Nota Güzel Sanatlar Akademisi Müdürü Saim Türkay;

“Konsere katılımınız için hepinize ayrı ayrı teşekkür ederim. Bu konseri, aslında çok büyük bir ekip hazırladı. 14 kendi öğretmenimize ek olarak bize destek veren yardımcı olan bir çok arkadaşımız oldu. 30 kişinin üzerinde bir kadroyla hazırlandık. Buna velilerimizin de çok büyük desteği oldu. Yağmurlu çamurlu havalarda çocuklar derslerini aksatmadılar. öğrencilerimize ve bize verdiğiniz destek ile katılımınız için sizlere sonsuz teşekkürler ediyorum. Bu şenliğin temel amacı, öğrencilerimizin sosyal becerilerinin geliştirilmesidir. Bazı performanslarda hata olabilir, ufak aksaklıklar olabilir. Bu gibi durumlarda, güçlü alkışlarınızla öğrencilerimizi desteklemenizi özellikle rica ediyorum.” Dedi.

Nota Akademi’de neler oldu neler oluyor

Enstrüman eğitimlerine ek olarak resim, bale, modern dans ve erken yaş müzik eğitimi de verilen Nota Güzel Sanatlar’da çok sayıda öğrenci eğitim alıyor.  İçerikleri sürekli güncellenen bu eğitimlere, salsa ve tango eğitimlerinin de ekleneceği bilgisini veren Müdür Türkay; “Latin dansları için Burdur’da ilk defa bu kadar aktif bir kulüp olacak.” Dedi. 

Küçük yaşlar için yaz okulları başlayan Nota Güzel Sanatlar Akademisi’nde önümüzdeki günlerde erken yaş müzik eğitiminin 2. bölümü ve yeni kurulan satranç kulübünün de eğitimleri başlayacak. Verilen tüm bu eğitimlerin yanında veliler için de bir seminer programının yapılması planlanıyor. Fazlasıyla kapsamlı olacağı beklenen seminer üzerine çalışmakta olduklarını ve seminere yaz döneminde katılımın az olacağını ön gördüklerini dolayısıyla da semineri Eylül ayı itibariyle yapmayı planladıklarını belirten Akademi Müdürü Türkay;

“Bize birebirde sorduğunuz soruları aslında hep beraber konuşuyor olmak istiyoruz. Çünkü geri bildirim yapmak bizim için çok önemli. Eğitimler, öğrencilerimizin bir gelişim yolculuğu. Kendilerine artı değer katma konusunda biz onların eşlikçileriyiz. Bu anlamda siz değerli velilerimize de koçluk yapmak için elimizden gelen herşeyi yapmaya hazırız. Bire birde bunu kısmen yapmaya çalışıyoruz ama toplu olarak bir aile olarak bunu çok daha verimli bir şekilde yapabileceğimizi düşünüyorum.” Açıklaması yaptı.

Mine Kaya

 

Yayınlandığı Kategori Manşet
Pazartesi, 24 Haziran 2019 14:40

Gezi yargılanamaz!

Eğitim-Sen Burdur Temsilciliğinden Ezilen-sömürülen-horlanan-aşağılanan- ötekileştirilen herkesin özgürlük, eşitlik çığlığı olan Gezi’yi yargılamaya hiç kimsenin gücünün yetmeyeceği vurgulanarak, kamu emekçileri olarak eşitliğin, özgürlüğün, barışın, laikliğin, dayanışmanın imkânsız bir ütopya olmadığını gösteren Gezi direnişinin ışığında sömürüsüz, savaşsız, eşit, özgür bir gelecek için mücadelenin sürdürüleceği mesajı verildi; 

 yapılan açıklama  Karalama, itibarsızlaştırma, kriminalize etme AKP iktidarında muhalefeti ve toplumsal olayları etkisizleştirme, bastırma ve cezalandırmada temel yöntemler olarak kullanılagelmiştir. Bu yöntemler kimi zaman barış akademisyenlerine, kimi zaman KESK’li kamu emekçilerine, kimi zaman aydınlara, gazetecilere, kimi zaman muhalefet partilerine karşı çeşitli yol ve biçimlerde uygulanmıştır.

Gezi direnişi ve sonrasında bu kirli yöntemlerin hepsi devreye sokulmuş, AKP’nin kutuplaştırıcı, her şeyi metalaştıran, saldırgan neo liberal politikalarına toplumsal bir tepki olarak ortaya çıkan Gezi dış mihraklara bağlanmaya çalışılmış, o bilindik söylem seferber edilmiştir. Gezi direnişinin parçası olan herkes AKP iktidarının hedefi haline gelmiş; iktidar ve yandaş medya, direnişi destekleyen sanatçı, aydın, yazarlara dönük linç kampanyası yürütmüştür. Bugün duruşmalarına başlanan Gezi davası da bu kampanyanın bir parçasıdır ve linç devam ettirilmek istenmektedir.

Değerli Basın Emekçileri,

Gezi, yaşam tarzına müdahaleye, inşaat adı altında dayatılan betonlaşmaya ve kentlerimizin ruhsuzlaştırılmasına, kültüründen, tarihinden koparılmasına, bitmek bilmeyen baskılara karşı bir dip hareketi, bir demokrasi çığlığıdır. 

Bu ülke tarihinin en barışçıl, en yaratıcı, en katılımcı, en kapsayıcı, en kitlesel hareketidir. Hep birlikte konuşup karar vermenin, fikri ve hayatı paylaşmanın, yaşama her boyutu ile sahip çıkmanın somut örneğidir. Daha öncesinde hiçbir platformda bir araya gelmemiş kesimlerin dahi demokrasi, barış, eşitlik, özgürlük, ekolojik dengenin korunması talepleriyle günlerce dayanışmanın en saf halini yaşamalarının adıdır. Ölümcül, yıkıcı polis şiddetine karşı her şehirde yankılanan barışçıl haklı tepkinin dışa vurumudur. “Sağlıklı kentleşme ve yaşanılır kent” talebinin kısa sürede ülkemizin dört bir yanında yankılanmasıdır Gezi. 

Sendikalı/sendikasız, güvenceli/güvencesiz, ücretli ya da işsiz, ülke, yaşam ve emek üzerinden hak talep eden inşaat işçisinden plaza çalışanına binlerce emekçinin 2013 Mayıs’ının son günlerinden başlayıp Haziran boyunca parklarına ve meydanlarına, emeklerine, kamusal alana sahip çıkmak için verdikleri mücadeledir Gezi. Emekten, yoksuldan, doğadan, ezilmişten, ötekileştirilenden, kadından, laikten, barıştan yana herkesin ortak haykırışı, ortak türküsüdür. 

Gezi; Ethem Sarısülük’tür, Medeni Yıldırım’dır, Ali İsmail Korkmaz’dır, Abdullah Cömert-Ahmet Atakan- Hasan Ferit-Mehmet Ayvalıtaş’tır. Gülüşü gaz fişeğiyle solan Berkin Elvan’dır Gezi.

Değerli Basın Emekçileri,

Bugün Silivri’de başlayan duruşma Gezi’nin de talepleri olan barış, demokrasi, özgürlük, eşitlik, doğa ve yaşam tarzlarımıza müdahale edilmemesi gibi taleplerimize karşı iktidarın bu taleplerimizi kriminalize etme girişimidir. Anayasal bir zeminde, meşru olarak gerçekleştiği daha önce verilen yargı kararlarıyla tescil edilen Gezi Direnişi, hukuka ve gerçeğe aykırı bir iddianameyle karalanmaya, temel hak talepleri suç unsuru gibi gösterilmeye, barışçıl direniş, tarihsel ve meşru gerçeklik çarpıtılmaya ve Gezi yeniden yargılanmaya çalışılmaktadır.

Kendi yurttaşlarının taleplerinin gereklerini yerine getirmek yerine, tam tersine suç icat etme, ülkenin en demokratik eyleminden darbe ve suç örgütü çıkarma girişimleri bu ülkeye ve demokrasiye yapılacak en büyük kötülüktür.

GEZİ; güncel siyasal gelişmelere, iktidarda kalma hesaplarına sığdırılamaz, uluslararası ilişkilerde taviz koparma aracına dönüştürülemez.  

Asgari hukuki nitelikten uzak, hayali senaryolara dayanan suçlamalarla, insanları iddianame bile olmadan aylarca yıllarca tutuklu bırakmakla, akademisyenleri ve sivil toplum gönüllülerini gözaltında sorgulayıp tutuklamakla olmayan bir suç üretilemez, Gezi direnişi unutturulamaz. 

Değerli Basın Emekçileri,

Gezi sürecine dair dava edilmesi, yargılanması gereken birileri varsa, amansızca ve kural tanımadan bu ölümlere ve yaralanmalara neden olanlardır. Bu emirleri verenler, koruyanlar, yargı sürecini sürüncemede bırakanlardır.  

Buradan bir kez daha çağrıda bulunuyoruz; bu ülkenin geleceğine sahip çıkan demokrasi ve özgürlük çığlığı olan Gezi’yi lekelemeye yönelik beyhude çabanızdan artık vazgeçin. O yüzden diyoruz ki Gezi yargılanamaz, hiçbir şekilde suç kapsamına sokulamaz, hakkında şaibe yaratılamaz!

Ezilen-sömürülen-horlanan-aşağılanan- ötekileştirilen herkesin özgürlük, eşitlik çığlığı olan Gezi’yi yargılamaya hiç kimsenin gücü yetmez.

Bizler kamu emekçileri olarak eşitliğin, özgürlüğün, barışın, laikliğin, dayanışmanın imkânsız bir ütopya olmadığını gösteren Gezi direnişinin ışığında sömürüsüz, savaşsız, eşit, özgür bir gelecek için mücadeleyi sürdüreceğiz.

Yayınlandığı Kategori Manşet
No Internet Connection