Tarihe göre süzülmüş ögeler: Pazartesi, 10 Haziran 2019 - Burdur Gazetesi | Burdur Haberleri, Burdur Haber
Pazartesi, 10 Haziran 2019 15:11

11 Haziran 2019 - Salı - Burdur Gazatesi

11 Haziran 2019 - Salı - Burdur Gazatesi

Yayınlandığı Kategori Arşiv
Pazartesi, 10 Haziran 2019 15:11

Başkan Ercengiz; Savurganlık yok üretim var

Yerel yönetim birimlerinden biri olan belediyelerin şehir sakinlerine sundukları hizmetlerden dolayı geri bildirim alma süreleri oldukça hızlıdır. 

 

Bu bakımdan belediyelerin halkla olan ilişkilerinde gösterdikleri performans ise önemli bir hale gelmekte ve verimlilik beklenmektedir. Burdur Belediyesi’nin de halkla ilişkilere yönelik faaliyetleri ağırlıkta. Özellikle yeşil alanların artırılması, park ve bahçeler müdürlüğü ekiplerinin özverili çalışmaları göz dolduruyor, beğeni topluyor.

Belediye Başkanı Ali Orkun Ercengiz gazetemize yaptığı açıklamasında Fen İşlerinden Park Bahçelere, sosyal belediyecilikten kültürel çalışmalara kadar 5 yıllık süreçte neler yapıldığı ve önümüzdeki 5 yıllık süreçte planlanan projeleri aktardı. Bu yaz sezonunda Halk Plajı’nda yapılacak çalışmalar ve verilecek hizmetler hakkında bilgi veren Başkan Ercengiz, Hayvan Barınağı’nda yapılacak yeni düzenlemeleri de anlattı.  

Belediye Başkanı Ali Orkun Ercengiz yapılan ve yapılması planlanan çalışmalarla ilgili yaptığı açıklamada;

“Bu yaz Halk Plajı’nda ve mesire alanlarımızda vatandaşımıza en temiz ve en sağlıklı koşullarda yine haftasonları ya da haftaiçi birlikte vakit geçirebileceği alanları yaratmaya devam edeceğiz. Vatandaşımızın bizden beklentisi, bizden isteği elbette yeni alanların yaratılması. Tabi bize izin verdiği ölçüde gerek kıyı koruma kenar çizgisi ihlali olmadan gerekse Ramsar Sözleşmesine bağlı kalarak o alanda yürüyüş, bisiklet yolları daha çok dinlerce ve eğlence alanları yaratmak için gayretlerimize devam edeceğiz. Bu alanlarla ilgili tasarımlarımız bu şekilde. 

Seçim bir tercihtir

Park ve Bahçeler çalışmalarıyla ilgili olarak bizim dönemimizde 78 park kazandırdığımızı söylemiştik. Biz kişi başı düşen yeşil alan miktarını artırmaya çalışacağız. Burada hemen bir vurguda bulunmak istiyorum. Biz Burdur halkına hizmet ederken Burdur halkının yaşanabilir bir kent beklentisine bir karşılık vermeye çalışıyoruz. Ancak geçtiğimiz günlerde de bir basın açıklamasıyla duyurduğumuz Toplum Yararına Çalışma Programında özellikle mevsimsel artan alan işleri için İŞKUR’dan talep ettiğimiz işçi ihtiyacımızı karşılayamadık. Yani biz gönül isterdi  ki bundan önceki yıllarda olduğu gibi Burdur Belediyesi’ne yine işçi istihdam edilsin. Çünkü biz toplum yararına çalışan bir kurumuz. Kar amacımız yok. Bir işletme değiliz. Biz yeni alanlar yaratmayı çok istiyoruz fakat alan bakımlarının, temizliklerinin her geçen gün alan miktarını artırmamız nedeniyle zorlandığımızı ifade etmek istiyorum. Beklentimiz şu yöndeydi. Toplum Yararına Çalışma Programından bize de personel temin edileceği yönünde bir beklentimiz vardı. Bu beklentimize karşılık bulamadık. Bizim nüfusumuzun %2’si kadar olan ilçelere personel istihdam edilirken Burdur Belediyesi’ne personel istihdam edilmedi. Bunun da bir siyasi karar olduğunu düşünüyorum. Bu kararı verenlerin de Burdur halkının hizmet alma noktasında cezalandırdığını düşünüyorum. Seçimin sonuçlarını olarak görüyorum bunu. Seçim bir tercihtir. Vatandaşımızın tercihine saygı gösterilmek zorundadır. Ama biz bize İŞKUR’dan personel istihdam edilmedi diye alanlarımıza bakmamazlık etmeyeceğiz. Ama vatandaşımızın bunu da bilmesini isitiyoruz. Vatandaşımıza daha temiz ve daha yeşil bir Burdur sağlayabilmek için çalışanlarımız akşam mesaisi yapıyor. 

 Üretime devam ediyoruz 

Atölyelerimiz çalışıyor. Özellikle seçim sonrası gördüğümüz kadarıyla el değiştiren belediyelerdeki savurganlıkların ortaya çıktığını gördükçe 2014’ten 2019’a kadar Fen İşleri Hizmet Kampüsü başta olmak üzere üretim anlamında ne kadar doğru yatırımlar yaptığımızı sevinçle görüyorum. Bu bizim için çok büyük bir onur. Biz tüketen değil üreten belediyeyiz. Üretmeye de devam edeceğiz. Biz hem fen işlerinde hem park bahçelerde vatandaşımızın günlük kullanımda ihtiyacı olan kent mobilyalarını üretmeye devam ediyoruz. Çiçeklerimizi kendimiz üretiyoruz. Peyzaj düzenlemelerini kendimiz yapıyoruz. Atölyelerimizde sadece hammadde alarak tamamen mamul haline getirdiğimiz ürünlerle halkımızın hayatını kolaylaştırıyoruz. 

Eski hizmet binasıyla ilgili düşüncemiz şu. Zaten 2019-2023 planlarımızda yeni bir Cumhuriyet Meydanı düzenleme projemiz var. Tabi bu projelerin içerisinde özel proje alanı olarak belirlenen alan içerisinde İl Özel İdare binasının olduğu alan, eski hizmet binamızın olduğu alan ve şu an ki mevcut Cumhuriyet Meydanı alanının yeniden düzenlenmesi söz konusu. Bir yeraltı otoparkıyla üstünün yeniden tasarlanmasını planlıyoruz. Ama bizim gönlümüzden geçen İl Özel İdare hizmet binasının da bir an evvel bitirilip hizmete açılması ve hep birlkte o kent meydanının yeniden düzenlenmesi. Eski otogarla ilgili bir belediye hizmet binası tasarrufumuz var. Kaynakların bize el verdiği sürece projeleri hayata geçirmeyi planlıyoruz. O alanda bir hafif ticari merkez ve belediye hizmet binası planlıyoruz. Bunu da şu anda yer alan projelerimiz de mevcut. Sadece kaynak yaratma konusunda çalışmalarımızı sürdürüp, kaynağı yarattığımız anda da o hizmet binasıyla hafif ticari merkez alanını Burdur’umuzun hizmetine sunacağız.” değerlendirmesi yaptı. 

Temel sorun kural dışı park

Gazi Caddesi tek yön uygulamasıyla acil yolu hakkındaki yeni planlamalar hakkında bilgi veren Başkan Ercengiz;

“Gazi Caddesi tek yön uygulaması seçimde de vatandaşımızın  bir kısmının bize sorduğu bizden talepti bulunduğu  ve yeniden değerlendireceğimiz bir durum. Pamukkale Üniversitesi’nin İnşaat Fakültesi Yol Ulaşım Uzmanları hocalarımızla görüştük. Geçtiğimiz günlerde davet ettim. Geldiler. Bayramdan sonra kısmetse inşallah bununla ilgili bir çalışma yapmayı planladık. Çünkü şu anda Burdur’da temel sorun, trafikten öte malesef parklanma sorunu. Malesef vatandaşımız bu konuda yeterli hassasiyeti göstermiyor. Gazi Caddesi’nde parklanmanın önüne geçemiyoruz. Yani cezai tedbirde olsa, bu konuda başına adam da diksek malesef vatandaşımız o alışkanlığını değiştiremiyor. Bununla ilgili bir çalışma yapacağız. 

Hayvan Barınağımız aslında bölgenin kötü durumda olmayan hayvan barınaklarından bir tanesi. Sadece geçtiğimiz günlerde basına yansıyan olumsuz bir tablo vardı. Bizde bunu gidermek için hem idari hem de farklı yönden araştırmalarımızı ve soruşturmalarımızı yaptık. Sorumlularıyla ilgili gerekli işlemlerimizi de yapıyoruz. Yapmaya da devam edeceğiz. Yaptığımız iş sadece orada yasaksavar bir anlayış içerisinde değil, vatandaşımızın sadece hayvanseverlerin değil, şimdiye kadar hayvanlarla teması olmayan çocuklarımızın da o alanı kullanabilmesine yönelik çalışmalar olacak. Bu konuda akademiden destek alacağız. Üniversiteyle daha önce yaptığımız sözleşmeler ve birlikte protokollerle çalışacağımızı kayıt altına almıştık. Sadece şu biz bu konuda siyasi bir polemik yaratmama adına mümkün olduğu kadar olayı objektif gözle değerlendirecek gözlemcilerin eline bırakarak bu süreci sürdürdük ve sürdürmeye de devam edeceğiz. Tam net bir tarihimiz yok. Elimizde bazı projelerimiz var ama bunlara alan yaratmak ve bunu değerlendirmek içinde çalışmamızı sürdürüyoruz.” dedi. 

Hatice Dursun

Yayınlandığı Kategori Manşet

Ülkemizde keçi sütünün litresi 4-5 lira iken, keçi sütünden ithal mamanın 400 gramı 75 Tl’ye satılıyor!

 

Keçi sütünden yapılan 400 gramlık ithal bebek maması, eczanelerde75 TL’den satılıyor. keçinin anavatanı Türkiye’de, Honamlı Keçisi’nin yurdu, Teke Yöresi’nin Başkenti Burdur’da satılan, keçi sütünden yapılma bebek maması, dünyanın öbür ucundan Yeni Zelenda’dan ithal edilmekte.

Gıda sektöründeki bütün gelişmişliğimize rağmen, keçi sütünden yapılma bebek mamasının, ülkemizde imal edilmeyip, Yeni Zelenda’dan getirilmesi düşündürücü! Halbuki bizde, keçi sütünün kilosu 4-5 liradan satılmakta. Ama keçi sütünden imal edilip, Yeni Zelenda’dan ithal edilen bebek mamasının 400 gramı 75 Liradan satılıyor. Bizim ülkemiz keçi sütü açısından her türlü olanağa sahip ama, ülkemizde keçi sütünden bebek maması yapılamıyor yada yapılmıyor!

Konuya ilişkin görüşlerini aldığımız bir eczacı; keçi ve keçi sütü zengini ülkemizde, keçi sütünden bebek maması yapılmamasını ve keçi sütünden yapılma bebek mamasının, dünyanın öbür ucundaki Yeni Zelenda’dan ithal edilmesini yüz kızartıcı bularak;  “ 75 liradan satılan bu ithal mamanın içinde %40 keçi sütü, %60 inek sütü bulunuyor. son yıllarda canlı hayvan, et, tahıl, bakliyat, tohum hatta saman ithal ediyoruz. insanlar ve hayvanlar için  ilaç yapan yerli firmalar yabancıların eline geçti yada kapandı. Şimdide keçi sütünden yapılan bebek maması ithal edilmekte. Türkiye, keçi sütünden yapılma bebek maması imal etmekten aciz bir ülke değil! Ama, ilaç sektöründe olduğu gibi, mama sektöründe de Emperyalist tekelleşme ülkemizi ablukaya almış durumda. Devlet desteği ve teşviği ile bu abluka kırılabilir. Ülkemizdeki teknoloji ile  keçi sütünden bebek maması kolaylıkla imal edilip, ithal mamalardan çok daha ucuza tüketiciye ulaştırılabilir. Bilkent Üniversitesi örneğinde olduğu gibi; Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi’nde de süt ve süt ürünleri fabrikası kurulup, döner sermayeye bağlı şirketleşme ile üretim yapılabilir. Üniversitemizde bu konuda çalışma yapan hocalarımız var. Bu hocaların çalışmalarına destek verilebilir. Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi, bu alanda araştırmalar yapan hocaların önünü açarak, ülkeye örnek olacak çalışmalarla lokomotif bir rol üstlenebilir.” Demekte.

Keçi sütünden yapılan bebek mamasının Yeni Zelenda’dan ithal edilip, keçi zengini Türkiye’de satılması; “1220’lerde Osman Bey’in dedesi Süleyman Şah’ın, Türkistan’dan Anadolu’ya getirdiği tiftik keçileriyle, Osmanlı-Türk tiftik kumaşı tekeli üzerinde yükselen Osmanlı İmparatorluğu’nun, 1838’de bu tekeli İngilizlere kaptırmasın ve Ankara keçisine ‘İngiliz damgası’ vurulmasını” hatırlatıyor. 

Hasan Türkel

Yayınlandığı Kategori Manşet

Özboyacı İlkokulu önünde  35 yıllık bisikleti ile bekleyen bir delikanlı emekli öğretmen Sait Yıldız. Yanında da ilimizde doğa ve bisiklet sporunun gelişmesine yıllarca liderlik eden, emekli öğretmen duayen bisikletci Hüseyin Şenol var.

 

Sait Yıldız 82 yaşında emekli öğretmen. Yarıköy İlkokulu’nda 28 yıl okul müdürlüğü yaptı. Her sabah bisikletinin arkasındaki seleye oturttuğu torununu Özboyacı İlkokulu’na getiriyor. Öğlen okuldan alıp eve yemeğe götürüp geriye okula getiriyor. Derslerin bitiminde de torununu alıp bisikletiyle eve götürüyor.

Bisikletinin kadrosundaki bastonuda ne olur ne olmaz diye yanında bulunduran 82 yaşındaki emekli öğretmen Sait Yıldırım; “Bisiklet sağlıktır, sağlıklı yaşamamızı, dinç kalmamızı sağlar. Burdur’da yakın mesafelerde otomobile binmeye hiç gerek yok. Bisikletle heryere gidip gelmek mümkün. Ben kendimi bildim bileli bisiklet binerim. Kullandığım bisiklet 35 yıllık. Bisikletin yakıtı, masrafı yok. torunumu okula bisikletimle getirip götürüyorum. Herkese tavsiyem,şehir içinde otomobil yerine bisiklet kullanılması yada yürünmesidir. Böylece şehir içindeki trafik yoğunluğu ve oto park sorunuda giderilir. Çocuklar arabaya değil bisiklete özendirilmeli. Ben 82 yaşımda bisiklete binebiliyorsam herkes binebilir.” Demekte.

Duayen bisikletci Hüseyin Şenol’da şehir merkezinin coğrafi konum itibariyle bisiklet binmeye, bisiklet sporu yapmaya için çok uygun olduğunu vurgulayarak, sağlıklı olmak için herkese bisiklete binme çağrısı yaptı.

Hasan Türkel

Yayınlandığı Kategori Manşet
Pazartesi, 10 Haziran 2019 15:10

Yukarı Çarşı boşalıyor!

Yukarı çarşı boşalıyor. Yukarı Çarşı sadece Ulucami etrafındaki sokaklar ve Uzun Çarşı’dan ibaret değil. Ulu Cami etrafındaki daha geniş halka içinde yer alan sokaklar ve bu sokaklardaki dükkanlar da Yukarı Çarşıya dahildir.

Yukarı Çarşı’nın tamamında dükkanlar boşalıyor, boşalan dükkanlarda bir daha işyeri açılmıyor. Yukarı Çarşı; deyim yerindeyse can çekişiyor.

Yukarı Çarşı’da boşalan sadece dükkanla değil, evlerde boşalıyor. Boşalan evlere bir daha da kiracı bulunamıyor.

Halbuki Yukarı Çarşı, Tarihi Ulucami, saat kulesi, Uzun Çarşı ve diğer sokaklarda restore edilen, edilmeyen tarihi dükkanları ile büyük bir tarihsel, kültürel, görsel zenginliğe sahip!

Yukarı Çarşı’nın bu zenginliğini, bütünlüklü bir proje ve devlet desteği ile değerlendirmek mümükün. Ülkede; Beypazarı, Safranbolu  ve başkaca örnekler var. Ancak, Yukarı Çarşıyı canladıracak yeni bir projenin uygulamaya sokulması için, ilk hareketin Yukarı Çarşı esnafı tarafından başlatılması, bunun içinde, Yukarı Çarşı esnaflarının ortak hareket edebilecekleri bir yapı oluşturmaları gerekmekte.

Hasan Türkel

 

Yayınlandığı Kategori Manşet
Pazartesi, 10 Haziran 2019 15:10

Birane kavgasında silahlı çatışma

İl Emniyet Müdürlüğü karşısındaki birahanede önceki akşam kavga çıktı. Kavgada çıkan arbedenin ardından taraflar birahaneden çıkarıldılar. Edinilen bilgiye göre; dışarıya çıkan taraflardan İ.A. otomobiline bindi. N.G. aracından aldığı pompalı tüfekle otomobilin içindeki  İ.A. ya ateş etti. O esnada İ.A. eğilerek açılan ateşten kurtuldu ancak, ateşin ardından kırılıp patlayan camlarla yüzünden yaralandı. 

Olayın ardından olay yerine gelen güvenlik güçleri, N.G. ve A.G. yi karakola götürüp ifadelerini aldılar. İ.A. nın şikayetçi olması üzerine taraflar savcılığa sevk edildi.

Hasan Türkel

Yayınlandığı Kategori Manşet

Burdur’un tarih öncesi (Prehistorik) geçmişi paleolitik çağlara kadar uzanıyor. Daha sonra sırasıyla Neolitik (8000 - 5500), Kalkolitik (5500 - 3200) çağlara ait somut buluntular Hacılar ve Kuruçay kazıları ile ortaya çıktı.

Zengin bir prehistorik ve klasik çağlar arkeolojisine sahip Burdur Müzesi 1963 yılında resmen kuruldu. 2008 yılında ‘Gezilip Görülmeye Değer Müze’ ödülü alan Burdur Müzesi, 60 binden fazla kültür varlığına sahip, Türkiye’nin en zengin müzelerinden. 

İki kattan oluşan müzede ağırlıklı olarak Hacılar Höyüğü, Sagalassos ve Kibyra Antik Kentleri’nden çıkarılan eserler olmak üzere, dönem olarak Neolitik, Kalkolitik, Eski Tunç Çağı, Demir Çağı, Helenistik, Roma ve Bizans dönemi eserleri sergilenmekte. 

Müze bahçesinde ise Burdur ve çevresinden getirilen  Hellenistik, Roma, Bizans, Selçuklu ve Osmanlı Dönemlerine ait steller, mezar taşları, heykeller ve büstler, yüksek kabartmalar, Frizler, lahit ve lahit kapakları, yazıtlı taşlar, çeşitli mimari parçalar vb. eserler yer alıyor.

Burdur Müzesi zengin eser koleksiyonuyla ziyaretçilerini bekliyor. 

Burdur Arkeoloji Müzesi

Burdur Müzesi binası, Müze’nin bahçesinde bulunan medreseden geri kalan Osmanlı Pirkulzade Kütüphanesi’nin mimarisinden esinlenerek yapılmıştır. 1956 yılında kurulan ve 2001 yılında yeniden düzenlenen Burdur Müzesi, Hacılar, Kuruçay, Höyücek Höyükleri, Boubon, Kibyra ve Sagalassos kazılarından çıkarılan, müsadere ve satın alma yoluyla kazandırılanlar ile birlikte 60.000’den fazla kültür varlığına sahip, Türkiye’nin en zengin müzelerindendir. Burdur Müzesi 2008 yılında “Gezilip Görülmeye Değer Müze” ödülünü almıştır. Neolitik çağdan günümüze kadar eşsiz örnekleri görmek mümkündür. Müze üç kısımdan oluşmaktadır. Üst katta Neolitik ile Erken Kalkolitik Çağlara ait buluntular ile eski tunç çağı buluntuları bulunmaktadır. İkinci kısım olan giriş katı üç bölüm olarak düzenlenmiştir. Birinci bölümde Sagalassos Antik Kenti’nde yapılan kazılarda ortaya çıkarılan buluntular yer almaktadır. Roma’nın en iyi imparatorlarından olan İmparator Hadriani ve Marcus Auralius’a ait dev heykeller burada sergilenmektedir. İkinci bölümde Kibyra Antik Kenti kazılarında çıkarılan, av sahnesinin canlandırıldığı frizler yer almaktadır. Üçüncü bölümde ise Kremna Antik Kenti kazısında çıkarılan dokuz adet birinci sınıf mermer heykeller bulunmaktadır. 

Hatice Dursun

Yayınlandığı Kategori Manşet
Pazartesi, 10 Haziran 2019 15:10

Öncelik yayanın

Trafikte yaya önceliği görsellerle desteklenmeye devam ediyor. Sürücüler, yaya ve okul geçitlerine yaklaşırken ‘Önce Yaya’ uyarılarını görüyor.

2019 yılını ‘Yaya Öncelikli Trafik Yılı’  ilan eden İçişleri Bakanlığı’nın genelgesi doğrultusunda yaya güvenliğini artırmak amacıyla çalışmalar yapılıyor. İçişleri Bakanlığı, trafikte yaya bilincinin oluşturulması için çalışmalarına devam ediyor. 

81 İl Valiliği, İl Emniyet Müdürlüğü, İl Jandarma Komutanlığı’na genelge gönderen İçişleri Bakanlığı; trafikte yaya önceliğine dikkat çekmek için hazırlanan ‘Önce Yaya’ görsellerinin sürücülerin görebileceği şekilde illerde okul ve yaya geçitleri önüne çizilmesini istedi. Şeritlere ve geçiş çizgilerinin önüne çizilen bu görseller sayesinde sürücülere, önceliğin yayalarda olduğu uyarısı yapılıyor.

Yayınlandığı Kategori Manşet
Pazartesi, 10 Haziran 2019 15:09

Salda da mavinin büyüleyen tonları

Yeni turizm sezonunun açılması ve havaların ısınmasıyla birlikte Salda Gölü’ne ilgi arttı. Birçok ziyaretçiye ev sahipliği yapan Salda Gölü maviliği ve beyaz kumsalıyla adeta insanı büyülüyor. 

Salda Gölü beyaz kumsalı ve turkuaz maviliğiyle geçtiğimiz yıl binlerce ziyaretçiyi ağırladı. 

Göz kamaştıran güzelliğiyle ziyaretçilerini adeta büyüleyen Salda Gölü, 184 metre derinliğe sahip tektonik bir çukurun üzerinde ve kapalı bir havzada yer alıyor. 1989’dan bu yana doğal sit alanı statüsünde olan ve yüksek turizmin potansiyeline sahip “Türkiye’nin Maldivleri”nin son yıllarda tanıtım faaliyetleri ve sosyal medyadaki paylaşımlar sayesinde popülerliği arttı. 

Yeşilova’da ‘Türkiye’nin Maldivleri’ olarak adlandırılan Salda Gölü, Cumhurbaşkanlığı kararıyla ‘özel çevre koruma bölgesi’ ilan edildi. 

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 18 Şubat’ta Burdur’da yaptığı mitingde, Yeşilova ilçesindeki turkuaz suyu ve bembeyaz kumsalları ile ‘Türkiye’nin Maldivleri’, ‘Saldivler’ gibi isimlerle anılan, son yılların önemli turizm merkezi Salda Gölü ve çevresinin özel koruma alanı ilan edileceğini, etrafına 300 bin metrekarelik millet bahçesi yapılacağını açıklamıştı.

Yayınlandığı Kategori Manşet
No Internet Connection