Tarihe göre süzülmüş ögeler: Perşembe, 23 Mayıs 2019 - Burdur Gazetesi | Burdur Haberleri, Burdur Haber

Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek, Belediye Başkanı Ali Orkun Ercengiz’in talebi üzerine Ağaç Sökme Makinesi’ni Burdur’a gönderdi.

Konu hakkında yapılan açıklamada, Belediye Başkanı Ali Orkun Ercengiz’in Bozkurt Mahallesi’nde yıkımına başlanılan Deprem Evleri’nin yerinde toplu konutlar inşa edilebilmesi için, arazi içerisine bulunan bazı ağaçların sökülerek yeni yerlerine aktarılabilmesi amacıyla, Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek’ten destek istediği bilgisi verildi;

Başkan Ercengiz konuya ilişkin; “Çalışmalarımıza Ağaç Sökme makinesi aracı ile bizlere destek oldu. Antalya Büyükşehir Belediye Başkanımız Muhittin Böcek’e desteğinden ötürü teşekkür ediyorum.” Dedi.

Yayınlandığı Kategori Manşet
Perşembe, 23 Mayıs 2019 15:46

24 Mayıs 2019 - Cuma - Burdur Gazetesi

24 Mayıs 2019 - Cuma - Burdur Gazetesi

Yayınlandığı Kategori Arşiv
Perşembe, 23 Mayıs 2019 15:46

Burdur turizmi için beklenen kıvılcım!

Burdur Müzesi ülkemizdeki en zengin müzelerden. Hacılar, Sagalassos, Kibrya, Kremna gibi antik kentlerden çıkarılan eserlerin sergilendiği Burdur Müzesi, özellikle yurt dışından gelen ziyaretçilerden ilgi görmekte.

Kültür sanat, seyahat ekleri ile  ülkemizde önemli bir sosyal hizmet veren Hürriyet Gazetesi’nin, 19 Mayıs 2019 tarihli seyahat ekinde,  Isparta’nın tanıtımı sayfasındaki küçük bir bölümde, Burdur Müzes’nin tanıtımına da yer verilmiş. Seyahat ekinde, ‘Favori Müzelerimden Biri’ başlığıyla çıkan, Saffet Emre Tonguç imzalı yazıda; “Bazı müzeler vardır ki; popüler olup dilden dile dolaşmaz.

Türkiye’nin tanıtım filmlerinde kullanılmaz ama ayrıcalıklı bir koleksiyona sahiptir. Bence Burdur Müzesi’de onlardan biri. Ispartaya kadar giderseniz, müzeyi görmeyi gidiş yada dönüş planınıza mutlaka ekleyin derim. Burdur’un Paleolitik Çağ’a dek uzanan geçmişi, arkeolojik açıdan barındırdığı potansiyelin özeti. Özellikle Neolitik ve Kalkolitik Çağlar’a ait buluntuların dikkat çektiği zengin bir koleksiyonu var. Girişinde Sagalassos Antik Kenti’nden çıkarılan Dans Eden Kızlar Frizi’ni göreceksiniz. Kibrya ve Kremna Antik Kentleri’nden gelen taş ve Mermer ağırlıklı eserler dikkat çekici.” Denmekte. Hürriyet Gazetesi’nin seyahat ekinde Isparta’ya bir sayfalık yazı ve resimlerle yer verilip, küçük bir bölümde Burdur Müzesi’ne ayrılmışsa, bunun nedenini aramak, Burdur’un yöneticilerine, seçilmişlerine, turizmcilerine ve hepimize düşmez mi? Gazetenin Seyahat ekinde “Türkiye’nin çiçek bahçesinde hasat başladı” başlığıyla yapılan haberde gül, lavanta, halı müzesi, Kızıldağ Milli Parkı ve Kovada’dan bahsedilmekte. Burdur’un tarihi, kültürel, coğrafi zenginliklerini göz önüne aldığımızda, tanıtım açısından elimizdeği değerler, Ispartayı ve daha pek çok ili fersah fersah aşmaz mı?

2010 yılında Isparta Valisi Ali Haydar Öner, ulusal medya mensuplarını  Isparta’da misafir edip, “Isparta Türkiye’nin Çiçek Bahçesi” sloganlı tanıtım çalışmasını gerçekleştirerek, Ispartayı ülke gündemine sokmayı başardı. Benzer bir çalışma ile ilimizin tarihi, kültürel, coğrafi değerleri tanıtılıp, Burdur’un ülke gündeminde yer alması sağlanabilir. Burdur gülü, lavantası, Burdur’a has rezaki ve benzeri üzüm çeşitleri, ceviz ezmesi, haşgeş helvası, Dünyanın gözdesi salda gölü, Burdur, Karataş gölleri, Karacören baraj gölü, Karanlık Kanyon’u, yaylaları, konakları, Sagalassos, Kibrya  Antik Kentleri ve daha pek çok zenginliği ile Burdur; ülke, hatta dünya turizmi gündemine girmeyi çoktan hak ediyor. Bunun sağlanması için beklenen, iyi bir tanıtım çalışması ile oluşturulacak bir kıvılcım. Sonrası zaten kendiliğinden gelecektir.

Burdur Müzesi

1956 yılında çevredeki eski eserler Bulguroğlu (Pirgulzade) Medresesi’nin ayakta kalan tek yapısı olan kütüphane binasında toplanarak koruma altına alınmış ve böylece müzenin ilk çekirdeği oluşturulmuştur. Burdur Müzesi’nin teşhir salonlarının açılışı ise 1969 yılında gerçekleştirilmiştir.

Bugün 50 binin üzerindeki eser sayısıyla ülkemizin ilk 10-15 müzesi arasında bulunmaktadır. Eser bakımından oldukça zengin olan müze yer bakımından yetersizdir. 1998 yılı içinde yapımına başlanacak olan yen 

Burdur Müzesi

1956 yılında çevredeki eski eserler Bulguroğlu (Pirgulzade) Medresesi’nin ayakta kalan tek yapısı olan kütüphane binasında toplanarak koruma altına alınmış ve böylece müzenin ilk çekirdeği oluşturulmuştur. Burdur Müzesi’nin teşhir salonlarının açılışı ise 1969 yılında gerçekleştirilmiştir. 

Bugün 50 binin üzerindeki eser sayısıyla ülkemizin ilk 10-15 müzesi arasında bulunmaktadır. Eser bakımından oldukça zengin olan müze yer bakımından yetersizdir. 1998 yılı içinde yapımına başlanacak olan yeni teşhir salonlarıyla daha yeni bir kimliğe kavuşacaktır. 

Burdur yöresi bulunduğu yer bakımından Akdeniz, Ege ve İç Anadolu uygarlıklarının ortak özelliklerini temsil etmektedir. Burdur Müzesi’ndeki buluntular, M.Ö. 7000’den günümüze kadar 9000 yıllık bir geçmişin tarih ve kültür hazinesidir. 

Burdur Arkeoloji Müzesi’nde gezip görülecek 3 bölüm vardır: 

1- Bahçe (Açık Teşhir): Müze bahçesinde Frig, Hellenistik, Roma, Bizans, Selçuklu ve Osmanlı Dönemlerine ait heykeller, steller, çeşitli mimari unsurlar, lahit ve lahit kapakları, yazıt parçaları, yüksek kabartmalar vb. eserler sergilenmektedir.

2- Heykel Salonu: Bu salonda sergilenmekte olan eserlerin hemen tamamı ilimiz Bucak İlçesi sınırları içindeki Kremna antik kentinden 1970’li yıllarda getirilmiştir. Bunlar arasında sanat değerleri çok yüksek olan Büyük ve Küçük Athena, Hygieia, Leto, Apollon, Nemesis, Dionysos, Aphrodite ve giyimli kadın heykeli vardır. 

3- Küçük Eserler Salonu: Burada eserler kronolojik bir sıraya göre düzenlenmiştir. Hacılar-Kuruçay-Höyücek höyüklerindeki kazılarda çıkarılan eserler arasında Geç Neolitik, Erken ve Geç Kalkolitik ve İlk Tunç çağlarına ait buluntular, Demir Çağı, Frig, Pers, Hellenistik, Roma ve Bizans dönemlerine ait pişmiş toprak boyalı ve boyasız kaplar, Ana Tanrıça figürinleri, taş ve bronz balta ve diğer aletler, süs eşyaları, makyaj malzemeleri, riton kaplar, mülkiyet ve hukuk kavramını temsil eden damga ve silindir mühürler, kandil ve kalıpları, madeni tanrı ve diğer tasvirli figürinler, bronz atlet heykeli, sikkelerin yanı sıra, 10 yıldır ülkemizde yapılmakta olan en büyük arkeolojik kazılardan biri olan Sagalassos antik kentinde günışığına çıkarılan ve her biri birbirinden güzel heykel buluntuları ve diğer küçük buluntular sergilenmektedir.

Burdur Müzesi, 1956 yılında kurulduğu zaman, küçük mekanlar içerisinde kalmış; ancak eser sayısı bakımından oldukça iyi bir düzeye erişmiş. Çevrede yapılan arkeolojik kazılar (Hacılar, Kuruçay, Höyücek, İncirhan, Bubon ve Sagalassos merkezleri), sonucunda Müzedeki taşınır kültür varlıklarının sayısı, müsadere, bağış ve satın alma yoluyla kazandırılanlarla birlikte 1997 yılında 18521’i arkeolojik, 29765’i sikke ve 4655’i etnografik kültür varlığı olmak üzere toplam 52.941’e ulaşmış. Bu sayı içerisinde Neolitik Çağdan günümüze değin bütün çağ ve dönemlerin en güzel örneklerini kesintisiz bir şekilde bulmak mümkün.Burdur Müzesi binası, Müze’nin bahçesinde bulunan medreseden geri kalan Osmanlı Pirkulzade Kütüphanesi’nin mimarisinden esinlenerek yapılmış. 1956 yılında kurulan ve 2001 yılında yeniden düzenlenen Burdur Müzesi, Hacılar, Kuruçay, Höyücek Höyükleri, Boubon, Kibyra ve Sagalassos kazılarından çıkarılan, müsadere ve satın alma yoluyla kazandırılanlar ile birlikte 60.000’den fazla kültür varlığına sahip, Türkiye’nin en zengin müzelerinden. Burdur Müzesi 2008 yılında “Gezilip Görülmeye Değer Müze” ödülünü aldı. Neolitik çağdan günümüze kadar eşsiz örnekleri görmek mümkündür. Müze üç kısımdan oluşmaktadır. Üst katta Neolitik ile Erken Kalkolitik Çağlara ait buluntular ile eski tunç çağı buluntuları bulunmakta. İkinci kısım olan giriş katı üç bölüm olarak düzenlenmiş. Birinci bölümde Sagalassos Antik Kenti’nde yapılan kazılarda ortaya çıkarılan buluntular yer almaktad. Roma’nın en iyi imparatorlarından olan İmparator Hadriani ve Marcus Auralius’a ait dev heykeller burada sergilenmekte. İkinci bölümde Kibyra Antik Kenti kazılarında çıkarılan, av sahnesinin canlandırıldığı frizler yer almakta. Üçüncü bölümde ise Kremna Antik Kenti kazısında çıkarılan dokuz adet birinci sınıf mermer heykeller bulunmakta.

Yayınlandığı Kategori Manşet

Eğitim İş Burdur Şubesi Başkanı Erkan Putgül, Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk’un “Eğitimde 2023 vizyonu” programı başlığıyla yaptığı açıklamada yer alan “Orta öğretim sistemi” hakkında yazılı basın açıklaması yayınladı; 

Orta öğretim Eğitim sisteminin popülist söylemlerin oyuncağı haline geldiği, “Ben yaptım oldu”cu anlayışın egemen olduğu, tamamen ideolojik bakış açısıyla kağıt üstünde gerçekleştirilen değişikliklerle çağdaş, bilimsel ve laik eğitimin yok edilmeye çalışıldığı bir süreç yaşamaktayız.

Milli Eğitim Bakanlığı, şimdi de ortaöğretimde “reform!” diye nitelediği yeni bir modeli hayata geçirmeye hazırlanıyor.

Bilindiği üzere AKP’nin iktidarda olduğu 17 yıl boyunca eğitim sistemi adeta yamalı bohçaya dönmüş, 7 kez Milli Eğitim Bakanı değişmiş, her gelen bakan öncekinin tersi uygulamaları reform olarak yutturmaya çalışmıştır. Daha yeni uygulamanın sonuçları belli olmadan başka bir uygulamaya geçilirken, eğitim sisteminde yapılan köklü değişiklik sayısı 15’e ulaşmıştır.

Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk’un açıkladığı ve 2020-21 yılında 9. Sınıflardan başlayarak kademeli geçiş yapılması planlanan yeni sisteme göre; ders sayısı azaltılacak, liselere kariyer ofisleri açılacak, 12. Sınıflarda ders saatleri azaltılıp destek çalışmaları yapılacak, bilgi kuramı zorunlu ders olacak, her öğrenci üniversitedeki gibi kendi istediği dersleri seçebilecektir.

Geçmişte denenmiş ve ülkemizdeki okulların fiziki eşitliği sağlanamadığı için başarısız olmuş kredili sistemin benzeri olan bu sistem, okullar arasında var olan eşitsizliği daha da derinleştirecek, eğitimdeki ticarileşmenin kapısını ardına kadar açacaktır.

Yeni sistemde, fizik, kimya, biyoloji, tarih, felsefe, beden eğitimi, müzik gibi gençlerin pozitif bilimlerle temasını sağlayan, neden sonuç ilişkisi kurmasını öğreneceği ya da kişisel gelişimine fayda sağlayacak dersler seçmeli ders olarak belirlenmişken din kültürü ve ahlak bilgisi dersinin zorunlu ders olarak belirlenmesi, Bakanlığın ‘modern’ söylemleri altında bilimsellikten ne kadar uzak bir anlayışın yattığını tekrar göstermiştir.

Öğrencilerin gelişimine büyük bir darbe vuracak olan bu değişiklik, eğitimciler için de kara haberler içermektedir. Bu değişikliklerle birçok alanda öğretmenler ya norm fazlası olacaklardır ya da kurum değiştirmek zorunda kalacaklardır. 10 binlerce öğretmeni etkileyecek böyle bir düzenlemede eğitimin paydaşlarının görüşünün alınmaması kabul edilebilir değildir. Kaldı ki ders sayılarını azaltma adı altında bazı dersler doğa bilimleri, sosyal bilimler gibi adlar altında birleştirilmekte fakat bu dersleri kimlerin okutacağı, bununla ilgili nasıl bir çalışma yapılacağı açık bırakılmaktadır.

Bakan Selçuk’a soruyoruz!

Kariyer ofisleri tüm okullarda açılabilecek midir? Açılacaksa bu ofislerde kimler görev alacaktır?

Her ayrıntısının planlanmasına akademisyenlerin ve uluslararası uzmanların da katıldığı ifade edilen bu çalışma tüm paydaşların görüşü, katkısı, eleştirisi alınmadan neden damdan düşercesine açıklanmıştır? Sözü edilen akademisyenler ve uluslararası uzmanlar kimlerdir?

Bilim derslerini, gençlerin kültürel ve bedensel olarak geliştirecek dersleri seçmeli yapıp, din dersini zorunlu kılmanız nasıl bir mantığa dayanmaktadır? Her konuşmanızda bahsettiğiniz “çağı yakalamak”tan kastınız orta çağı yakalamak mıdır?

Eğitim politikaları konusunda iktidarın ve eğitimden sorumlu kurumların, görevlerini bugüne kadar yerine getiremedikleri maalesef ortadadır. AKP iktidarı döneminde orta öğretim iflas etmiş, devlet liseleri sadece diploma alınan kurumlar haline getirilmiştir. Çünkü 17 yıldır reform diye önümüze konanlar çizelge değişikliğinden ibarettir. Oysa reform, bakış açısında olmalıdır.

Eğitim kalitesi bakımından aralarında uçurumlar olan okullar yaratılarak, talep olmamasına rağmen sürekli yeni imam hatip okullarının açılması ve imkanlarla donatılması; sermayenin okullara sokulması, zaten adil olmayan eğitim sisteminin son dönemde daha da eşitsiz hale getirilmesi, eğitimimizdeki sorunun bakış açısında olduğunu açıkça göstermektedir.

Eğitim sistemimizin temel sorunlarını çözme noktasında politikalar geliştiremeyen eğitimden sorumlu kurumlar, altyapısı hazırlanmadan yapılan değişikliklerle eğitimin mevcut sorunlarını daha da ağırlaştırmaktadır.

Öncelikle yapılması gereken, bilimsel anlayıştan uzak gerici yapıların eğitime müdahalesini önlemek, okulların fiziki şartlarını geliştirmek ve eğitimin esas paydaşlarıyla işbirliği geliştirmek olmalıdır.

Parasız, bilimsel, laik eğitim anlayışını hakim kılmak için, öğrencilere çok yönlü bilgi ve beceri kazandıracak nitelikli bir eğitim anlayışı benimsenmelidir. Tekrar söylüyoruz: Fırsat ve imkan eşitliğine dayalı, bilimsel ve objektif kriterleri içeren bir modele geçmelidir.

Temel bilimlere ilişkin derslerin, Tarih’in, Coğrafya’nın seçmeli olduğu, inkılap tarihini dahi zorunlu kılmayan, sanatı(Görsel Sanatlar, Müzik), sporu (Beden Eğitimi) yok sayan bu sistem bizim için yok hükmündedir.

Eğitim-İş olarak, ülkemizin geleceğini oluşturacak yeni kuşakların akıl, bilim ve sanat ortamında barış ve huzur içinde verilen bir eğitim sistemiyle yetiştirilmesi için her türlü katkıyı sunacağımızı; aksi yöndeki her türlü dayatmanın da karşısında olacağımızı kamuoyunun bilgisine sunarız.

Yayınlandığı Kategori Manşet
Perşembe, 23 Mayıs 2019 15:46

Bayram’dan önce 16.3 milyon süt desteği

Milletvekilleri Bayram Özçelik ve Yasin Uğur süt desteklemelerinin Ramazan Bayramı’ndan önce üreticilerin hesabına yatacağını açıkladılar.

Yaptıkları ortak açıklamada; Süt üretiminde marka olan Burdur’da AK Parti Hükümetleri’nin her zaman üreticinin yanında olarak desteklemelerin devam ettiğini belirten Burdur Milletvekilleri Bayram Özçelik ve Yasin Uğur “ Tarım ve Orman Bakanlığımızın üreticilerimizi desteklemeleri devam etmektedir. İlimizde Şubat ve Mart ayları içerisinde üretilen 69.000 ton süt İçin 16.3 Milyon TL destekleme Ramazan Bayramı öncesi üreticimizin hesabına yatacak. Bu desteklemelerde litre başına 25 kuruş örgütlü, 22 kuruş da örgütsüz destekleme fiyatı olacaktır.

Ramazan Bayramı öncesi yatacak olan bu desteklemeden İlimizde 11.168 üreticimiz yararlanacaktır.” Dediler.

Yayınlandığı Kategori Manşet

Belediye Başkanı Ali Orkun Ercengiz, YSK’nın İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı seçimlerinin iptali ve 23 Haziran’da yenilenmesi kararının ardından Ekrem İmamoğlu’nun seçim çalışmalarına destek olmak için İstanbul’a gitti.

Belediye Başkanı Ali Orkun Ercengiz’in, CHP İl Başkanı İzzet Akbulut ve CHP Burdur Milletvekili Dr. Mehmet Göker ile birlikte, İstanbul’da gerçekleştirilen İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı Koordinasyon toplantısına katılmasına ilişkin açıklama yapıldı.

Açıklamada, CHP İl Başkanı İzzet Akbulut’un düzenlenen il başkanlar toplantısına katıldığı, Belediye Başkanı Ali Orkun Ercengiz ise İstanbul Zeytinburnu ilçesinde Ekrem İmamoğlu için saha çalışmalarına katılarak destek verdiği belirtildi;

Destek İçin İstanbul’dayız”

“İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan Adayımız değerli dostum Ekrem İmamoğlu’na destek için İl Başkanı İzzet Akbulut ile birlikte İstanbul’da bulunuyoruz” açıklaması yapan Başkan Ercengiz, “İmamoğlu İstanbul için büyük bir şans. Hem genç hem de heyecanlı bir belediye başkanımız. Sonuçlar gösteriyor ki kazanan İstanbul ve İstanbullular olacak. Bu kentte 16 milyon insanın yüzü yeniden gülecek, ülkemize bahar gelecek. Biz inanıyoruz, birlikte başardık, birlikte kazanacağız” dedi.

 

Yayınlandığı Kategori Manşet
No Internet Connection