Tarihe göre süzülmüş ögeler: Perşembe, 07 Mart 2019 - Burdur Gazetesi | Burdur Haberleri, Burdur Haber
Perşembe, 07 Mart 2019 18:28

08 Mart 2019 - Cuma - Burdur Gazetesi

08 Mart 2019 - Cuma - Burdur Gazetesi

Yayınlandığı Kategori Arşiv

CHP Milletvekili Mehmet Göker ve İl Başkanı İzzet Akbulut kahvaltılı basın toplantısında basın mensuplarıyla bir araya gelerek yürütülen seçim çalışmaları hakkında kamuoyunu bilgilendirdiler. Milletvekili Mehmet Göker’de toplantıda Başkan Ercengiz’e yönelik olarak, TOKİ konutları, içme suyu eleştirlerine ve CHP Genel Başkanı’nın çağrısıyla yapmış olduğu asgari ücret fiyatlandırmaları konusunda değerlendirmelerde bulundu.

 

CHP İl Başkanı İzzet Akbulut günlerdir yürüttüğü seçim çalışmalarında gözlemlediği bir konu üzerinde açıklama yaparak, “ halkımızda derin bir ekonomik krizin yaratmış olduğu tahribat var. Bu ekonomik krizden nasıl çıkacağımızın yollarını hep birlikte el ele kol kola verip devletin tüm paydaşlarıyla konuşmak durumundayız. Birbirimizi ötekileştirmek , ötekileştirici söylemleri kullanmak yerine bütünleştirici, Türkiye’nin tekrar el ele kol kola vererek bu kaos ortamından nasıl kurtulması gerektiğini siyasilerin, devletin tüm paydaşlarının çözüm önerilerini geliştirmek durumunda olması gerektiği kanısındayım.” sözleriyle siyasilere ve kamuoyuna  çağrıda bulundu.

 

CHP Milletvekili Mehmet Göker toplantıda seçim atmosferine katkı sağlamak amacıyla bir araya geldiklerini belirterek, “Öncelikle yapmak istediğimiz Burdur’un gündemini teşkil eden bir TOKİ meselesi var. İktidar vekilimiz Sayın Bayram Özçelik’in gündemde tuttuğu arazinin bizde olduğu daha sonra belediyeye aktarıldığı ve verilen arazinin kendisinin inisiyatifinde olmadığına yönelik. Bu açıklamayı biz samimi bulmuyoruz. Öncelikle belediyenin elinde bulunan bir arazi, nerden geçerse geçsin yetki belediyededir. Verip vermemek, bağışlayıp bağışlamamak bir de bunu kamu yararına kullanıp kullanmamak Belediye Başkanı ve encümenin takdirinde olan bir yetki. Artıdan geriye dönecek olursak, önceki yapılan TOKİ’lerde biliyorsunuz o dönemde Ak Parti Belediyesi yönetimdeydi. 110 daire karşılığında aldı. Bir bedel karşılığında bu işi verdi. Burada yapılan biz bu arsayı bedelsiz verdik. Niye? Vatandaşlarımızın ufak metrekarede olsa yaşam alanlarında bir genişlik sağlayabilme açısından bunu yaptık. Şimdi Sayın Özçelik arkasından Hazine Bakanlığı’ndaki arazinin de bu projeye bedelsiz dağıtıldığını söyledi. Bundan da memnuniyet duyarız. Aynı soruyu ben tekrar şöyle sormak isterim. Bedelsiz verdiği arazide Adliye lojmanının yapılması arsa takası da Burdur Belediyesi’ne aitti. Biz bu parseli bağışladığımız zaman apartman konutlarında bir miktar artıma gidildi. O zaman şimdi projenini tekrar yapılıp, yapılmadığını sormamız lazım. Eğer verilen rakam gerçekse bu konutlardaki yaşam alanlarına sirayet etmesi gerekir.” dedi. 

Başkan Ercengiz’in su deposunda içme suyunu tuttuğu yönünde eleştiriler olduğu ifade eden Milletvekili Göker, “Bunu başkanımızda defalarca dillendirdi. 10 Temmuz’da Türkiye’ye uygulanan ekonomik yıldırma tedbiriyle resmi dairelerin ve DSİ’nin iş yapımı bitirme bedeliyle anlaşılmış olduğu işletmede DSİ’nin bu ihaleden çekilmesi ve durdurması, yatırımlar tekrar döndüğünde tekrar bu işlere gelecek ve Burdur’un içme suyu sağlanacak. Hangi belediye deposundaki suyu tutup, halkına vermek istemez. Sonuçta şebekede akmayan bir su yok. 

En azından çeşmelerden içtiğimiz suyla biz hasta olmuyoruz. Bucak Belediyesi Doğu ve Güneydoğu’da bir belediye mi? Doğu veya Güneydoğu’daki belediyelerin terör örgütü ile iltisaklı olduğunu anlayıp, kayyumla yönetilmesini bir nevi anlayabiliriz. Gerçi ben ona da karşıyım. Bucaklı bir karar vermiş. Bir belediye başkanı seçmiç ve o belediye başkanı görevden alınmış, şimdi de davada aklanmış. Bu anlamda biz Bucak Belediyesi’ni niye kayyumla yönettiriyoruz? O meclis grubundan Bucak Belediyesi’ni yönetebilecek biri çıkmadı mı? Hep sloganlarda ya da seçim atmosferinde söylemek istediğimiz ne? Oy namustur. O dönem Sağlık Müdürlüğü’nün üç kere Bucak Belediyesi’ne göndermiş olduğu yazı var. Klorlamanız az, yetersiz ve cihazınız bozuk diyor ama bir işlem yapılmıyor. İşlem yapılmadığından kaynaklanan sonuçlar o dönem ilk üç günde 1300 vatandaş acile başvuruyor. Sevindiğimiz tek şey ölüm yok. 

Asgari ücrette Genel Başaknımızın çağrısıyla yapmış olduğu fiyatlandırma Bakanlık engeline takıldığı için aradaki süreçte aksama oldu ama sonrasında bu engel aşılınca Belediye’deki işçilere 2330 liralık asgari ücret Belediye Başkanı’mızca tahahhüt edildi ve ödemeleride başladı.” bilgisi verdi.  

CHP İl Başkanı İzzet Akbulut’ta yaptığı açıklamada, “Seçimlerin 31 Mart’ta sona geleceği ve 1 Nisan’da hayatın normale döneceğini gösteren gelişmelerdir buunlura. İnsanları kutuplaştırmamız gerekiyor. Milletimizi birbiriyle düşürmemiz gerekiyor. Çünkü yarın birgün yine hep beraber cenazemizi beraber kaldıracağız, acı ya da mutlu günlerimizde hep beraber olacağız. Ama yine de seçimin doğası gereği siyaset yapmamızda lüzumlu. Biz şu anda ısrarla Belediye Başkanı’mızla rakibimiz olan Belediye Başkan Adayını sizlerin karşısına çıkarmak için çok uğraştık. Dedik ki yerel basının önünde canlı yayınlarda Burdur için yapılacaklar konuşulsun. Burdur için yapılanlar konuşulsun, yapılamayanlarında neden yapılamadığı konuşulsun. Ama Belediye Başkanımızın bu ısrarlı çağrısına cevap gelmedi.  Aslında icra yetkisinde olan bir makamda kolay değildir bu. Buyurun gelin, hesap sorun beraber konuşalım, niye yapamadıklarımı  herkesin önünde anlatayım. Ben de size yapacaklarınızı nasıl yapacağınız konusunda sizlere sorular sorayım demek icra yetkisindeki makamlar için kolay değildir. Burdan hepinizin huzurunda Belediye Başkanı’ma böyle bir açık yüreklilik gösterdiği için tebrik ediyorum ve Ak Parti kanadında Belediye Başkan adayının çok fazla geride bırakıldığını ve yarın birgün AKP İl Başkanı’nın ve milletvekilinin sanki Belediye Başkanı olacakmış edasında seçim kampanyası yürüttüğünü üzülerek izliyoruz. Ben İl Başkanı’yım. Sorumluluk ve görevlerimin bilincindeyim. Milletvekilim aynı şekilde sorumluluk ve görevlerinin bilincinde. 31 Mart’ta tekrar belediyeyi kazanmamız durumunda belediyeyi kimin yöneteceği konusunda en ufak bir şüphe yoktur. Çünkü Belediye Başkanımız Ali Orkun Ercengiz’in yöneteceğini sizlerin huzurunda tüm Burdur halkının da bildiği kanısında duygularımı paylaşmak istiyorum.” dedi.

(Hatice Dursun)

Yayınlandığı Kategori Manşet

63. Hükümet Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı, Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Prof. Dr. Ayşen Gürcan katılımlarıyla Grand Özeren Otel’de basın toplantısı düzenlendi. Burdur’da bir dizi ziyaretlerde bulunan Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Prof. Dr. Ayşen Gürcan, basın mensuplarıyla bir araya gelerek 31 Mart yerel seçimleriyle ilgili değerlendirmelerde bulundu. Toplantıda konuşan Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Prof. Dr. Ayşen Gürcan, “Burdur’un en iyi hizmeti hak ettiğini düşünüyorum. Eğitim, Göller Yöresi ve kültür kenti olarak çok daha güzel olacağına inanıyorum. Bu yüzden bu seçimleri önemsiyorum.”dedi.  

Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Prof. Dr. Ayşen Gürcan toplantıda yaptığı açıklamasında, “Burdur’a her gelişimde gösterdiğiniz ilgi çok güzel. Çok teşekkür ediyorum bugünde bizi yalnız bırakmadınız. Demokrasinin cilveleri, güzellikleri vardır. O da özellikle yerel seçimlerde o yerin daha iyi olması adına ve kentimizin, bölgemizin gelişmesi adına yerel yönetimlerin kendi iç gücü çok büyük bir dinamik. Ben 2105’ten beri Burdur’la siyaseten daha iç içeyim ve 2015’ten beri sizde takip ediyorsunuz. Her fırsatta Burdur’a gelmeye gayret ederim. Burdur’a sadece gelerek değil, Ankara’dan da Burdur’un daha iyi olması adına çabamızı hep gösterdik. Ama öyle zamanlar var ki Burdur’un çocukları olarak daha iyi günleri hak ettiğini düşünüyorum. Eğitim, Göller Yöresi ve kültür kenti olarak çok daha güzel olacağına inanıyorum. Bu yüzden bu seçimleri önemsiyorum. Bu seçimlerde Cumhur İttifakı’nın Sayın Deniz Kurt’a destek vermek ve Dünya Kadınlar Günü’nde sizlerle bir araya gelmek istedik. Dünya kadınlar Günü vesilesiyle ilgili MAKÜ’de bir toplantımız vardı. Burdur’a olmam nedeniyle birçok programlar yaptık. İki hafta öncesinde de Sayın Cumhurbaşkanı’mızda gelmişti Burdur’a. Güzelde bir miting oldu. Biz o miting neticesinde biz istişarelerimizle devam ettik. Bu süreç bir müsbaka değil. Daha iyi olan kazansın anlamında değil. Bu süreç geleceğimiz, çocuklarımız adına daha iyi Burdur olması için elbirliğiyle, gönülbirliğiyle daha iyi nasıl çalışılacaksa o çalışacak ekibe destek olma işi. Ben öyle görüyorum. Ben tekrar gelmek isterim Burdur’a.” dedi ve katılan herkese teşekkür etti. 

Milletvekili Bayram Özçelik Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Prof. Dr. Ayşen Gürcan’ın Burdur programıyla ilgili bilgi vererek, “Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Prof. Dr. Sayın Ayşen Gürcan’la birlikte Burdur’umuzda birçok programlar gerçekleştirdik. 31 Mart yerel seçim öncesinde Burdur’umuzdaki çalışmaları bize güç kattı. Kendisine sizlerin huzurunda da çok çok teşekkür ediyorum. Yerel seçimle alakalı çalışmalarımızdan kıymetli bakanımızın yıllardır hem bir akademisyen olarak hemde devlette aldığı görevlerle kazandığı tecrübelerinden istifade etmeye çalıştık. Belediye Başkanı Adayımız Deniz Kurt’la yaptığımız programlarda da yine Sayın Bakanı’mız gerçekten büyük katkılar sağladı. Biz üç günlük bu program içerisinde birçok programa katılım sağladık. 

Hepimiz Burdur’un evladıyız. Burdur’la ilgili düşüncelerimiz, fikirlerimiz var. Dolayısıyla sizinle bir araya geldik. Toplatının ardından Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Prof. Dr. Ayşen Gürcan’ı öğleden sonrada yolcu etmiş olacağız” dedi. 

(Hatice Dursun)

 

Yayınlandığı Kategori Manşet

Belediye Başkanı Ali Orkun Ercengiz, Şeker Fabrikası çalışanları ile bir araya gelerek öğle yemeği yedi ve yaptığı konuşmada projelerinin önümüzdeki günlerde açıklanmasına ilişkin bilgi verdi. 

Burdur Belediyesi’nden yayınlanan bültende, Başkan Ercengiz’in, seçim çalışmaları kapsamında yürüttüğü ziyaretlerine hızla devam etiği belirtilirken, Şeker Fabrikasını ziyaret ederek fabrika çalışanları ile öğle yemeği yiyen Başkan Ercengiz’in, fabrika çalışanlarının sorunlarını dilendiği ve taleplerini aldığı aktarıldı.

Belediye Başkanı Ali Orkun Ercengiz, Fabrika çalışanları ile bir araya geldiği öğle yemeğinde yaptığı konuşmada yerel seçimlerin hizmet yarışı olup, yerel siyaset olmadığına dikkat çekerek, “Bu beş yıllık süre içerisinde ciddi bir tecrübe kazandığımıza inanıyorum. Çünkü bu işin bir okulu yok. İnsan yaşadıkça, gördükçe öğreniyor belediyeciliği. İyi bir ekip, iyi bir kadroya sahibiz. Belediye meclis üyesi arkadaşlarımızla inşallah sizlerin teveccühü ile bir beş yıl daha görev yapacak olursak, Burdur’umuza güzel hizmetler kazandırmayı umut ediyoruz. Hayırlısı neyse memleketimiz için, sizler için, bizler için o olsun. Bu bir hizmet yarışı, bunu bir yerel siyaset olarak görmemenizi sizden rica ediyorum. Biz projelerimizi yarıştırmayı daha çok temenni ederiz, projelerin değerlendirilmesini isteriz.” şeklinde konuştu. 

GÖREVİ VEREN DE ALAN DA HALKTIR

Belediye Başkanı Ali Orkun Ercengiz, önümüzdeki günlerde projelerini açıklayacaklarını belirterek, “Yarın Genel Başkanımız Kemal Kılıçtaroğlu’nun  saat 14:00’da Konferans ve Sergi Salonu’nda katılacağı toplantıda, 42 proje ile halkımızın karşısında çıkacağız. Yapamadıklarımız üzerinden eleştirilerde bulunanlar içinde şöyle bir hatırlatmada bulunacağım. 2014 yılında yapacağımızı taahhüt ettiğimiz proje kitapçığımız, bugün yaptığımız hizmetlerimiz için hazırladığımız kitapçığımızdan daha ince arkadaşlar. Karşılaştırma tabi ki siz halkımızın. İnşallah hakkımızda hayırlısı olsun. Bu bir görev ve hizmet yarışı. Görevi veren de halktır, görevi alan da halktır. Halkımızın kararına her zaman saygı gösterdik, göstermeye de devam edeceğiz. Hizmet ise, hizmetlerimizi de en iyi şekilde yapmaya devam edeceğiz.” İfadelerine yer verdi.

 

Yayınlandığı Kategori Manşet

İl Emniyet Müdürlüğü ekipleri tarafından “Evden Hırsızlık” olayları ile ilgili yapılan analizlerde, özellikle Salı günleri kurulan Halk Pazarına vatandaşların yoğun ilgisini fırsat bilen hırsızlar, evlerin boş ve kapıların kilitlenmemiş olmasından dolayı dil düşürme tekniği kullanarak hırsızlık olaylarını gerçekleştirdikleri tespit edildi.

 Burdur Valiliği’nden yayınlanan bültende, bu kapsamda hırsızlık olaylarının önlenmesi ve faillerin yakalanmasına yönelik ekipler tarafından yürütülen çalışmalarda, ilimizde sayıları arttırılan KGYS kamerası (147 adet) görüntülerinin incelendiği, çevre ve arşiv taramalarının yapıldığı açıklandı. Yayınlanan bültenin tam metni

“Yapılan çalışmalarda farklı tarihlerde İlimizde gerçekleşen evden hırsızlık olaylarını Antalya ilinden gelerek gerçekleştirdikleri tespit edilen K.Ö., Ö.Ö., Se.A ve Si.A’nın yakalanmasına yönelik, şahıslar ve kullandıkları araçlarla ilgili ilimizde gerekli tedbirler alınmıştır. 

05.03.2019 günü 14:00 sıralarında şüphelilerden Ö.Ö.’nün kullanmakta olduğu 07 XXX XXX plaka sayılı aracın Antalya ilinden gelerek İlimize giriş yaptığı tespit edilmiş, araç fiziki takibe alınmıştır. Armağan İlci Mahallesinde bir apartman önünde bekleme yapan bahse konu araçtan inerek aynı binaya giren ve bir müddet sonra da çıktıkları görülen K.Ö., Se.A. ve Si.A. isimli üç şüpheli şahıs ve araç içerisinde bulunan Ö.Ö. isimli şahıs yakalanmıştır.

Şahısların yapılan G.B.T/Uyap sorgulamalarında;

1. Ö.Ö.’nün (3 adet Evden Hırsızlık), (Resmi Belgede Sahtecilik), (Trafik Güvenliğini Tehlikeye Sokma), (Taksirle Yaralama) suçlarından kaydının olduğu,

2. K.Ö.’nün (31 adet Evden Hırsızlık) ve (Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma) suçlarından kaydının olduğu,

3. Si.A.’nın (42 adet Evden Hırsızlık), (İş Yerinden ve Kurumdan Hırsızlık), (2 adet Mala Zarar Verme) ve (2 adet Konut Dokunulmazlığının İhlali) suçlarından kaydının olduğu, ayrıca (3 adet Bina İçinde Muhafaza Altına Alınmış Olan Eşya Hakkında Hırsızlık), (Kilitlenmek Suretiyle Muhafaza Altına Alınan Eşya Hakkında Hırsızlık) ve (Konut Dokunulmazlığının İhlali) suçlarından ARANDIĞI,  

4. Se.A.’nın (31 adet Evden Hırsızlık) ve (Konut Dokunulmazlığının İhlali) suçlarından kaydının olduğu, ayrıca (3 adet Konut Dokunulmazlığının İhlali) ve (2 adet Bina İçinde Muhafaza Altına Alınmış Olan Eşya Hakkında Hırsızlık) suçlarından 4 yıl 16 ay kesinleşmiş hapis cezasının bulunduğu ve ARANDIĞI, tespit edilmiştir.

Gözaltına alınarak işlemlerinin ardından 06.03.2019 günü Adliyeye sevk edilen şahıslardan; *Ö.Ö.*, *K.Ö* ve *Se.A* isimli şahıslar *tutuklanarak* cezaevine teslim edilmiş, *Si.A* isimli şahıs ise *Adli Kontrol Şartı* ile serbest kalmıştır.

Güvenlik güçlerimiz tarafından halkımızın huzur ve güvenliğinin sağlanması için, suçun önlenmesi ve suçluların yakalanmasına yönelik çalışmalarımız kararlılıkla sürdürülmektedir.”

 

Yayınlandığı Kategori Manşet

MAKÜ Kadın Sorunları Uygulama ve Araştırma Merkezi tarafından düzenlenen 8 Mart Dünya Kadınlar Günü etkinlikleri kapsamında Aile ve Sosyal Politikalar Eski Bakanı ve Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Prof. Dr. Ayşen GÜRCAN, Burdur’a gelerek Burdur Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi’nin konuğu oldu.

MAKÜ KİMER tarafından yayınlanan haberde,  8 Mart Dünya Kadınlar Günü kapsamında hazırlanan ‘İş Hayatında Kadın Olmak’ konulu konferansın, saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunması ile başladığı açıklandı. Haberin tam metni şöyle;

“Konferansın açılış konuşmasını Kadın Sorunları Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Doç. Dr. Firdevs SAVİ ÇAKAR yaptı. ÇAKAR, “Merkez olarak dünyada ve ülkemizde kadınlar ve kız çocuklarını karşılaştığı her türlü ayrımcılığın ortadan kaldırılması, uygulama ve araştırmalar yapmak, farkındalık yaratmak, akademi başka olmak üzere tüm kurum ve kuruluşlarda cinsiyet eşitliğine katkı sağlamayı amaçlamaktadır.” diye konuştu ve kadınların önemine vurgu yaparak 8 Mart Dünya Kadınlar Günü ile ilgili bilgiler aktardı.

Daha sonra konuşan Rektör Prof. Dr. Adem KORKMAZ ise dünyada olduğu gibi Türkiye’de de kadın hakları ile ilgili önemli çalışmaların yapıldığına değinerek “8 Mart dolayısıyla kadınlarımızın yaşadığı sorunlar basında geniş bir şekilde işleniyor. Kadınlarımız için tüm dünyada kadın hakları konusunda önemli çalışmalar yapılıyor. Kadınların sadece çalışma hayatında sorunları yok, çalışmayan kadınların da sorunları var ve çalışan-çalışmayan ayrımının bile yapılmaması gerektiğini düşünüyorum. Çalışma hayatında ülkemizde son yıllarda önemli gelişmeler ortaya konuyor. Türkiye’de kadınların çalışma hayatına dahil edilmesiyle ilgili önemli çalışmalar yapılıyor. Eskiden %38 gibi bir oranla çalışma hayatına katılırken tarımdan sanayi ve hizmetler bölümüne kırsaldan kente göç olunca 2000li yıllarda %23lere düşen bir oran görülüyor, sonraki yıllarda ise her sektördeki alanlarda yoğun iş gücüne katılım sağlanıyor ve TÜİK verilerine göre %30’u geçiyor. Kadınların iş gücüne katılımları Türkiye’de önemli bir yerde bulunuyor. Eğitim imkânlarının artması, eğitimin sosyal tabanının genişlemesi, her şehirde bir üniversite olması bile eğitim imkanı bulamayan kızlarımızın kendi bölgelerinde eğitime ulaşmalarının sağlanması açısından önemli bir durum. Üniversitemizde de kadın yöneticilerimiz var. Meslek yüksekokullarında ve fakültelerde çok sayıda kadın akademisyenimiz bulunurken senatomuzun da önemli bir kısmını yaklaşık %40’ı kadın akademisyenlerden oluşuyor. Kadın emeğinin hizmetler sektöründe geldiği yeri de göstermiş oluyor ama zorlukların da bittiğini söyleyemeyiz. Aile içi şiddet ve kadın cinayetleri konusunda önemli çalışmalar yapılması gerekiyor.” ifadelerini kullandı.

Ardından moderatörlüğünü Eğitim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Sibel KARAKELLE’nin yaptığı ‘İş Hayatında Kadın Olmak’ konulu konferansa geçildi. “Anadolu’nun güzel deyimleriyle, eli kalem tutarken de çapa yaparken de yüreği hep aydınlık olan vatanımızın güzel kadınları ve onların beyleri olan sizlerle birlikte olmaktan onur duyduk” diyerek sözlerine başlayan KARAKELLE, “Filistin’de, Türkistan’da Libya’ya, Suriye’de dünyanın her köşesinde mağdur, muhtaç duruma düşmüş tüm kadınlara sabır dileyerek, sevdiklerinin gözleri önünde şiddete uğrayan, istismar edilen tüm kadınların acılarını yürekten hissediyoruz.” diyerek tüm kadınların 8 Mart Dünya Kadınlar Gününü kutladı.

Ailesi, çocukluğu ve aile hayatı ile ilgili anılar paylaşarak sözlerine başlayan Prof. Dr. Ayşen GÜRCAN, çalışma hayatında karşılaştığı olaylar ile ilgili deneyimlerini paylaştı. GÜRCAN “Okul hayatımda babamın ‘okumak istiyorsan para kazanmalısın’ demesi üzerine çalışma hayatına başladım. Okurken dönem aralarında da çalışıyordum. Profesyonel çalışma hayatım ise üniversitede başladı. Çalışma hayatının insanın sigortasının başladığı ücret aldığı bir iş olduğunu düşünmüyorum. Çalışmayı, yapabileceklerimizi hayata sunduğumuz bir olay olarak görüyorum. Evin tüm organizasyonunu yapan ev hanımlarının da büyük emekleri var. Çalışırken insan kendinin var olduğunu hissediyor ve o yüzden ben hiç emekli olmayacağım. Ailemdeki kadınlar da hep çalışırlardı, üretirlerdi.” şeklinde konuştu.

Çalışan anne olmanın da hayatın içinde kaçınılmaz olduğunu belirten Prof. Dr. GÜRCAN, 3 çocuk annesi olduğunu belirterek “Anne olunca anlıyorsunuz ki her insan kendine has yeteneklerle doğuyor. Tüm hayatını sizden örnek alan insanlar oluyor ev hayatınızda. Örnek olmaya çalışırken kendini çok yıpratan anneler de var. Ama ben hiç mükemmel olmak için kendimi zorlamadım. Koşulları kabul edip o koşulları malzeme haline getirirseniz hayatın akışına uyum sağlayabilirsiniz. Ev gürültülü de oluyordu düzensiz de. Önce kendi huzurunuzu sağlarsanız çocuklar da öyle huzurlu olur yoksa evin düzenine takarsanız siz de mutsuz oluyorsunuz çocuklarınız da. Çocuklarıyla barışık, çalışan çok güzel anneler de var” dedi.

Kadınların kariyer yapma yolunda anneliğin yerine de değinen GÜRCAN, “Çocuklar ebeveynlerinin önüne geçmek için, sizin yapamadıklarınızı yapıp ‘ben büyüdüm ve senin yapamadığını yapıyorum’ diyorlar. O yüzden kariyer sahibi annelerin işi daha zor. Biz de ailede sorunlar yaşıyoruz, tartışıyoruz, konuşuyoruz. İş hayatında olduğumuz için ev hanımlarımızın yaptığı gibi yemek yapmakta, okul toplantılarına katılmakta eksik olduğum noktalar oldu. Çocuklarımın şikâyet ettiği zamanlar da oldu. Ama iş hayatı ve yapmam gerekenler de vardı. Ailede düzeni de sağlamanız gerekiyor. Önemli olan saygıyı kaybetmemek. Bizim evimizin kuralları olunca ortam yaşam alanı olan evimizde de huzuru, dinamiği yakalıyorsunuz. Güçlü aile sorunsuz aile değildir, sorunlarının farkına vararak bunu çözmeye çalışmak güçlü ailenin özelliğidir.” diyerek çalışan anne olmanın zorluğunu yaşadıklarından örnekler vererek paylaştı.

Öğrencilere kendi güçlerinin farkına varmaları gerektiğini belirten GÜRCAN, “Değiştirilebilecek her şey için cesur olmayı ilke edinin. Ben öyle yaptım. Değiştiremeyeceğim şeyleri de kabul etmeyi öğrendim. Neyi değiştirip neyi değiştiremeyeceğimiz konusunda da bu ayrımı iyi idrak etmek gerekiyor. Kaderin yüklemesi gibi görünen olaylar da oluyor. Sizler bu ayrımı iyi yapın. İnsanın değiştirebileceği şeylerdeki gücünü tahmin bile edemezsiniz. Bunu ancak başınıza gelince anlıyorsunuz.” şeklinde konuşarak gençlere cesur olmaları gerektiğini vurguladı.

Kadınlara tavsiyelerde bulunan GÜRCAN, “Kadının tek rakibi kadınlardır” diyerek “Erkekler gibi birlik olmalısınız. Birbirinize rakip olmadığınız sürece hep birlikte mutlu bir çalışma hayatınız olabilir. İnsana cinsiyeti üzerinden rol yüklemek, ben mi seçtim? sorusunu akla getirir. Koşulları kabul edip mücadelenizi ona göre vermelisiniz. Belli ölçüler ve liyakat, ehliyet ölçüsü ile her yol açılır. Kadınların daha çalışkan olduklarına inanıyorum.  Kadın-erkek ayrımı yapmak yerine çalışma koşullarında adaleti sağlamak gerekir. Kendinizle barışık olun, samimi, azim ve cesaretle yaşama bakın. Herkesin kendini yönettiği alanları keşfetmesi çok önemli. Gayret önemli, sonuç önemli değil çünkü o zaten oluşuyor. ” dedi.

Konferans Rektör Prof. Dr. Adem KORKMAZ’ın Prof. Dr. Ayşen GÜRCAN’a hediye takdimi ile son buldu.

Konferansın ardından Prof. Dr. Ayşen GÜRCAN, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü dolasıyla gerçekleştirilen sergiye de katıldı. MAKÜ Öğr. Gör. Nurullah NEHİR tarafından transkripsiyonu yapılan ‘Belgelerle Osmanlıda Kadın’ sergisini gezdiler. GÜRCAN, ilk kez bu belgelerden haberdar olduğunu söyleyerek belgeleri istediğini ve bunun için bir çalışma yapmak istediğini de sözlerine ekledi.”

 

Yayınlandığı Kategori Manşet