Tarihe göre süzülmüş ögeler: Cumartesi, 02 Mart 2019 - Burdur Gazetesi | Burdur Haberleri, Burdur Haber
Cumartesi, 02 Mart 2019 14:45

04 Mart 2019 - Pazartesi - Burdur Gazetesi

04 Mart 2019 - Pazartesi - Burdur Gazetesi

Yayınlandığı Kategori Arşiv
Cumartesi, 02 Mart 2019 14:45

Burdur Gölü kıyısında paraşüt keyfi

Yayınlandığı Kategori Manşet

Sağlık Bilimleri Fakültesi Beslenme ve Diyetetik Bölümü’nde Beslenme İlkeleri Laboratuvarı’nın açılışı yapıldı.

Rektör Prof. Dr. Adem Korkmaz’ın yaptığı laboratuvar açılışına Sağlık Bilimleri Dekanı Prof. Dr. Özcan Özgel, fakülte öğretim üyeleri ve öğrenciler katıldı.

Açılış sonrası uygulamalı eğitimin önemine değinen Rektör Korkmaz, 

“Sağlık Bilimleri Fakültesi Beslenme ve Diyetetik Bölümü trendi yükselen bir alan. Hem kamu da hem de özel sektörde iş imkânı olan bir program. Yükseköğretim Kurulunun bu bölümler ile ilgili standartları çok yüksek olduğu için programı açmak da kolay olmamıştı. Gerek lisansüstü eğitim öğretim gören hocalarımız gerekse alanında uzman ve ihtisas sahibi hocalarımızla bu bölümü akademik olarak büyütmeye, geliştirmeye devam edeceğiz.  Diğer yandan teknik altyapımız ve donanımımızın da iyi olması gerekiyor. Buradaki uygulama süreçleri içerisinde çalışma hayatına geçmeden önce ciddi anlamda uygulama ve becerileri geliştirecek donanımları oluşturmaya çalışıyoruz.” şeklinde dedi.

Rektör Kormaz ilk dersi uygulamalı olarak anlattı. İlk derse kek çırparak katılan Rektör Korkmaz’a öğrenciler de malzeme yardımı ile destek verdiler. 

Öğrencilerle bir yandan kek çırpan bir yandan da çocukluk anılarında yapılan keklerle ilgili sohbet eden Rektör Korkmaz, öğrencilerden ölçü kavramlarıyla ilgili de bilgiler aldı.

Yayınlandığı Kategori Manşet

BUTSO Yönetim Kurulu Başkanı Yusuf Keyik, BUTSO Meclis Salonu’nda düzenlediği basın toplantısında, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği ev sahipliğinde yapılan ‘İstihdam Seferberliği 2019’ faaliyeti hakkında açıklama yaptı. BUTSO Başkanı Yusuf Keyik yaptığı açıklamada, ‘Burası Türkiye Burada İş Var’ sloganıyla başlatılan seferberliğe destek olduklarını belirterek, “Burdur iş dünyası olarak ülkemizin 2019 yılı İstihdam Seferberliği  2019 hedeflerine katkı sağlamak için elimizden gelen her türlü desteği vermeye hazırız.” dedi.  BUTSO’dan, “Burası Türkiye Burada İş Var” sloganıyla başlayan “2019 istihdam seferberliğine “Burası Burdur Burada İş Var” sloganıyla destek verildi. BUTSO Başkanı Yusuf Keyik, basın toplantısında, 25 Şubat’ta birçok bakanlığın, 365 oda ve borsanın katılımının sağlandığı “2019 istihdam seferberliği programı” hakkında ayrıntılı bilgi verdi.

BUTSO Başkanı Yusuf Keyik 2019 İstihdam Seferberliği bilgilendirme toplantısında yaptığı konuşmada;

“25 Şubat 2019 günü Ankara’da 3 günlük bir program yapıldı. Bizde Sayın Meclis Başkanı’mızla birlikte toplantılara katılmak üzere Ankara’da hazır bulunduk. 25 Şubat pazartesi günkü ilk toplantı 2019 yılı İstihdam Seferberliği’yle alakalıydı. Bu toplantıya Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak katıldı. ‘Burası Türkiye Burada İş Var’ sloganıyla istihdam açıklaması yapıldı.

 2019 istihdam seferberliği ile hem işverenin hem de işçilerin nefes alabilecekleri çeşitli destekler sunulmuştur. İlave İstihdam Desteği ile 01 Şubat 2019 – 30 Nisan 2019 tarihleri arasında işe alınanlar için geçerli olan bu teşvikte 3 ay destekten faydalanan işçi; 9 ay süreyle istihdam edilecek, Devletin bir işçi için   toplam işverene verdiği destek 19.419 TL olacaktır.  İlave İstihdam Vergi Ve Prim Desteği ile her ilave prim için 12 ay süreyle vergi ve SGK primleri devlet tarafından desteklenecektir. İstihdam edilecek 18-25 yaş aralığındaki erkekler ve ayrıca engelliler için destek süresi 1 yıldan 15 aya uzatılacaktır. 2018 yılı ortalama çalışan sayısına ilave olarak istihdam edilecek aylık ücret 6.822 TL kadar olanlar içindir. Siz Bir Nefes Alın Ücretler Bizden Desteği ile ekonomik sebeplerle; işyerinin tamamında ya da bir bölümünde haftalık çalışma sürelerini geçici olarak azaltılması veya durdurulması hallerinde; 3 ay ücreti; işsizlik fonundan karşılanacaktır. Düzenli ödemeye sürekli desteği ile ise SGK primlerini düzenli ödeyen işyerlerine SGK Primlerinin İşveren Hissesinin 5 Puanlık Kısmı Devlet Tarafından Karşılanacaktır. Önce İşbaşı Eğitim Sonra İstihdam Desteği ile işbaşı eğitim programlarından kursiyerlere 3 ay süreyle aylık 2.021 TL ödenecek. İmalat sanayi ve bilişim sektörlerinde süre 6 ay uygulanacak. Siber güvenlik, kodlama, yenilenebilir enerji vb. mesleklerde 18-29 yaş arası gençler için 9 ay süreyle uygulanacak ve aylık 2.210 TL ödenecek. Nitelikli İşgücü Eğitimine Desteği ile nitelikli işgücü işverenlerin talepleri doğrultusunda oluşturulacak eğitim programı ile yetiştirilecektir. Kurslar, teorik ve pratik eğitim olarak 8 aya kadar sürebilecek. Eğitimler İŞKUR aracılığı gerçekleşecek. Kursiyerlere 8 ay süre ile aylık 2.021 TL ödenecek. Teşviklerden Geriye Dönük Faydalanarak işletmeler 5 aya kadar geriye yönelik teşvikten faydalanabileceklerdir.” dedi. 

Hatice Dursun

Yayınlandığı Kategori Manşet

Başkan Ercengiz Kanal 15’de yayınlanan Bilal Karasakal’ın hazırlayıp sunduğu “Gündem Özel” programının canlı yayın konuğu oldu. 1 Mart 2019 tarihinde saat 20.00’de başlayan programda, Başkan Ercengiz önemli açıklamalarda bulundu. Canlı yayında, üreten belediyecilikten bahseden Başkan Ercengiz, önceki dönemde yapımı tamamlanamayan Biyolojik Arıtma Tesisi, Senir Suyu Projesi, Kültür Merkezi ve Şehirlerarası Otogar çalışmaları, Sultanderesi güneş paneli çalışması, sosyal belediyecilik, ortak akıl, yeni yapılacak ticari ve marka cadde çalışmaları, yol ekonomisi çalışmaları gibi birçok alanda açıklamalar yaptı.

 

Programda üreten bir belediye olduklarının altını çizen Belediye Başkanı Ali Orkun Ercengiz, “Yaptığımız işlerde hammadde hariç birçok işimizi kendimiz imal ediyoruz. Bunlar önemli konular. Bugün Türkiye’de, bir Ovacık Belediye Başkanı örneği var. Farklı bir alanda hizmet üretiyor, beldesini kalkındırıyor. Bizde kendi belediyemizden başlayarak bu işi daha farklı bir boyuta getirmeyi düşünüyoruz. Yani, yaptığımız işlerde Burdur Belediyesi’nin tasarruf eden bir anlayış ve mantıkla yürütmeye çalışıyoruz. Bu mantıkla işlerimizi yaptığımız sürece, temel altyapı hizmetlerimizi elbette borçlanacağız. Bugün Arıtma Tesisi için 11 milyon 500 bin Euro kredi talebimizi, Avrupa Birliği Yatırım Bankası’ndan düşük faiz, uzun vadeli bir kredi olarak aldık. Biz bu krediyi yaklaşık olarak 25 yılda ödeyeceğimiz bir kredi olarak planladık. Bugün her işini kendi yapan bir belediye olduk. Biz hiç kimseye muhtaç değiliz. Bu envanter elimizde mevcut. Bundan sonraki süreçte temel hizmetleri, belediye üretir. Altyapı ile üst yapıda yapılacak önemli yatırımlar için mümkün olduğu kadar düşük faiz, uzun vadeli kredi kullanarak yapacağı. Prensibimiz bu” dedi.

“Atık su çamurundan enerji üreteceğiz”

Programda konu, Ak Parti dönemi belediyesinin borçlarının büyük kısmının kendilerinden önceki belediyeden devraldıkları projeler olan Biyolojik Arıtma Tesisi ile Senir Suyu Projesi’nden kaynaklanan ve kendilerinin en büyük borçlanma nedenlerinin bu iki proje olduğu söylenmesi üzerine Belediye Başkanı Ercengiz, “Nejdet Bey’in (Nejdet İlgün) de ifadesi bu. Ben diyor, kısa bir süre içerisinde %25’ini tamamladığım Biyolojik Arıtma Tesisi projesinde, 10 yıllık bir süre içerisinde %75’i tamamlanmadı. Yani biyolojik arıtma tesisi ilevini yerine getireceği süre içerisinde teknoloji değişti. Bakın, bugün ileri biyolojik arıtmada biz, atık su çamurundan enerji üreteceğiz. Yani biz, enerji öncelikli belediye anlayışı içerisindeyiz. Yani gidip, o arıtma tesisinin kenarında çay içerken, atıksu çamurundan enerji üreten fermantasyon sistemi, mekanik yapıyı getiriyoruz. Bunlar çağın gereklilikleri. Bunlar yapıldığı zaman, belki 50 yıl değişmeyecek bir teknolojik yapıyı oluşturuyoruz”dedi.

Biyolojik arıtma tesisi ile Senir Suyu Projesi konularında tartışmanın yanlış olduğunu söyleyen Başkan Ercengiz, “Bunlar CHP Belediye Başkanı’nın kendi başına karar verdiği işler değil. İller Bankası tarafından tamamen projelendirilmiş, ihalesi yine İller Bankası tarafından yapılmış, İller Bankası kontrol teşkilatı tarafından kontrol edilmiş ve Burdur Belediyesi’ne anahtar teslim edilmek üzere yapılan işlerdir. İçme suyunda olduğu gibi. Senir suyu içinde hukuki talebimiz devam ediyor. Davanın müdavimi olduk. Çünkü Burdur halkının kaynakları çarçur edildi orada. Maalesef talihsiz bir projeydi. Talihsiz projeden ziyade, uygulama hataları beraberinde olan bir projeydi. Bunu uzun uzun konuşabiliriz ama, neticede yargıya intikal etti, inşallah bir gün biz bunun haklarını, Burdur halkına iadesini sağlayacağız. Bunun peşine düştük. İller Bankası’ndan önce müfettiş istedik. Bilirkişiye de tespit ettirdik. Arkasından da iş yargıya gitti. İhşallah yargıdan olumlu bir sonuç bekliyoruz” dedi.

“Yaklaşık 600 bin TL belediyenin bütçesinde kaldı”

Sultanderesindeki güneş panellerinden ne kadar katma değer elde ettikleri sorusuna da cevap veren Başkan Ercengiz, “Bilirkişiye tespit ettirdik. Şu anda bizim hesapladığımız üzere, Burdur Belediyesi’nin enerji giderlerinin %16’sında mahsuplaşacağız. Elektrik verdiğimiz dağıtım firmasıyla, onlardan aldığımız elektrik üzerinden, alt alta çizildiğinde yaklaşık %16’lık bir indirim elde edeceğiz. Rakamsal olarak, yıllık 120 bin dolar civarında bir katma değer sağlayacağı söylenmişti. Bugünde aşağı yukarı 600 bine tekabül eden bir rakam. Bize göre iyi bir rakam olduğunu düşünüyoruz. Oldukça anlamlı bir rakam. Sultanderesi güneş panelleri, konsept bir projedir. Gerisini geliştirmek istiyoruz. Enerji fakiri bir ülkeyiz. Bu gibi projeleri yapmak zorundayız” dedi.

Ercengiz’den Nato’ya müjde;

“Ticari alan dönüşümü başlayacak”

2014 yılından beri en çok konuşulan konunun yol ekonomisi olduğu, yeni dönemde yol ekonomisyle ilgili bir çalışma olacak mı sorusuna yanıt veren Başkan Ercengiz, “Fethiye yolu üzerinde El Sanatları Merkezi yaptık. Burada, Burdur’un ürünlerini pazarlayacağımız noktayı oluşturduk. Bugün bizim en çok kullanılan yolumuz, Antalya – İstanbul veya Ankara karayolunun bulunduğu, eski adıyla Nato yolunun olduğu yol. Şu anda o alan ticari zaten. Yolun ana caddeye bakan tarafı ticari. İmar planında bir sıkıntı yok. Ancak, 80’li yıllardan beri sürekli gelen tek katlı veya habçeli evlerimiz var. Biz, bir imar revizyon planına karar verdik. İmar revizyon planı ile ilgili mecliste kararımızı aldık. Bu meclis kararının ardından da, bu yıl yeni bir kent imar revizyon planı tanımlandıktan sonra, büyük bir ihtimalle oradaki kat yükseklikleri değişecek. Yani, yolun iki tarafı içinde bahsedelim, tüm Burdur genelinde bu çalışmayı yaptıracağız. Yani, sadece Mehmet Akif Ersoy Mahallesi, Şirinevler Mahallesi, Yeni Mahalle, Cemil Mahallesi olarak düşünmeyin. Tüm Burdur’da çalışmayı yaptıracağız. Orada yapığımız imar planı neticesinde, müteahhitlerin o bölgede dönüşümü başlatacaklarına inanıyorum. O dönüşüm başladığında, kendiliğinden yol ekonomisi başlayacaktır. Ana caddeye bakan bölümler olduğu gibi ticari olacak. Üst katları veya belki arka cephelerde çok katlı ev olacak. Bu çalışmanın neticesinde, vatandaşımızın en çok beklediği, bizim dezavantajlı mahallelerimizin sorunlarını kendiliğinden gidermiş olacağız. Sadece kat yükseklikleri değil, yeni bir hastane planlaması yapılıyor. Hastanenin ihtiyacı olan çevre yolu bağlantıları, farklı noktalardan ulaşım sağlanması ile ilgili çalışmaların yapılması gerekiyor” dedi.

“Kültür Merkezi çarçur olmasın

diye çalıştık”

Canlı yayında konunun Ak Parti belediyesiyken yapımı tamamlanamayan, adeta ayyaş ve keşlerin mekanı haline gelen Kültür Merkezi konusuna gelindiğinde Başkan Ercengiz, “Her şeyden önce, ilk planlamadan sonra proje değişikliğine gidilmiş. Kültür Merkezi’nde mekansal artışa gidilmiş. Proje büyüyünce, ön görülen maliyetler artmış, projenin üstüne çıkmış. Binanın kaba yapısı bittikten sonra akustik ve tefrişat dediğimiz, içerisindeki ses düzeni ve iç düzenlemesiyle ilgili ihalesi yapılmış. İhaleyi alan firmanın aldığı rakam, bugünkü koşullarında gerekçesiyle sorun neydi bilemiyorum, Kamu İhale Kurumu tarafından ihale iptal edilmiş. İhale iptal edildikten sonra, ihaleyi alan firma doğrudan mahkemeye başvurmuş. Demiş ki, ben mahkemede hakkımı arayacağım. O günlerde tabi, seçimler yapıldı, başkanlık değişti. Biz Başkan olduk. İhaleyi alan firma mahkeme sonucuyla yaklaşık bir buçuk iki yıl sonra, Burdur Belediyesi’ne müracaat etti. Ben mahkemeyi kazandım, bu işi yapmak iztiyorum diye şirket yetkilileri bizlere başvurdu. Tabi, bizde davet ettik firmayı geldiler. Özellikle, akustik işleri, tamamen dışa bağımlı malzemesi olan bir iş. İşlerin maliyetinin geçen iki yılda daha da artması neticesinde, firma bunu biraz da gurur meselesi yaparak geldiler ama, pek yapmaya da gönüllü değildiler. Buyrun gelin dedik. Bu firma, şimdi saydığımız nedenlerden dolayı işi yapamayacağını söyleyerek, ihalenin karşılıklı olarak feshedilmesini talep etti. O günün şartlarında 7 milyon TL’nin üzerinde bir rakamla buranın akustik ve tefrişat işi vardı. Biz başkanlığı kazandığımızda, planlamamızı 500 bin TL gibi bir ödenek öngörmüştük. Bunu bir yıl öncesinden planlamak durumundayız. Önümüzdeki yıl için böyle bir bütçenin ayarlanması gerekiyordu. Firmada zaten bu işi yapmaya çok gönüllü olmadığı için, sözleşmelerinin feshini talep etti, bu şekilde de kaldı. Akabinde biz bu binanın çarçur edilmemesi için, o zaman Numan Bey (Numan Kurtulmuş)  sanıyorum Başbakan Yardımcısıydı. Burdur ziyaretinde, kendisine Kültür Merkezi sıkıntısını dile getirdim. Bayram Bey’de (Bayram Özçelik) destek oldu bu konuda. Bu binanın yarım kalmaması için yardım istediğimizde, bize geri dönüşü “Biz belediyeye doğrudan kaynak aktaramayız. Biz ancak, bu ödeneği binanın İl Özel İdaresi’ne devredilmesi durumunda özel idareye kaynak çıkartıp, burayı tamamlayabiliriz” dedi. Bu teklif bize gelince, hiç bir itirazım olmadan hemen meclise taşıdım. Yeterki bu binayı kaybetmeyelim, vatandaşın parası boşa gitmesin diye, özel idareye hemen devrini yaptık. İl Özel İdaresi’ne kaynak gelmedi. Özel idaresinden de geçtiğimiz altı ay içerisinde Kültür Bakanlığı’na devri yapıldı. Yaklaşık olarak 2016’nın Haziran ayında belediyeden özel idareye devrini gerçekleştirdik. Devrin ardından yaklaşık iki buçuk yıl geçti, Kültür Bakanlığı’ndan bir müjde aldık geçenlerde. Tam emin olmamakla beraber, ödenek ayrıldığını ya da ihalesi yapıldığını öğrendim. Emin olmamamın nedeni, biz müjdeleri basın yoluyla alıyoruz. Bunları birinci ağızdan duymayı isteriz, kenti yöneten insanlar olarak” diyerek, Kültür Merkezi müjdesinin takipçisi olacaklarını duyurdu.

“Beni et dağıtmakla suçlamak yerine

besicilerin sorunlarına çözüm bulsunlar”

Sosyal belediyecilik anlayışıyla belediyeyi yönettiklerini belirten Başkan Ercengiz, daha önce süt üreticileri için kampanya yapılması, en sonunda da kırmızı et sürecinde destek olacaklarını söylediği, protokol kısmında belirli sıkıntılar çıktığı, bu konunun içeriği sorulduğunda, “Hemen özetleyeyim. Biz şimdi, toplumun herkesiminin sesine kulak veren bir belediyecilik anlayışı içerisindeyiz. Sosyal yardımları vatandaşın gözüne sokar gibi değilde, anlamlı olacak şekilde yapmaya gayret ettik. Yaptığımız işlerin reklam boyutunu bir kenara bırakarak, iş bittikten sonra daha çok duyurmaya çalıştık. Derdimiz, biz bu işi yapıyoruz, herkes görsün değil. Kırmızı Et Yetiştiricileri Birliği ve Damızlık Sığır Yetiştiricileri Birliği (DSYB) ziyaretlerimizde, tabi alanda geziyoruz. Bizim birçok besici dostumuz var. Çok yakın dostlarımızdan dolayı bu konuya da vakıfım. Dersime çalıştığımı ifade edebilirim. Bugün et besiciliği yapan dostalarımızın canlı baskül ağırlığı 26 liraya 2 ay süreyle sıra beklediğini duyuyoruz. Bu bir planlama hatasıdır. Bir panikle alınan yatırımlar neticesinde, bugün yurt dışından ithal ettiğimiz etin, eski Et ve Balık Kurumu depolarının ağzına kadar dolu olması neticesinde, yerli üreticinin hayvanını kestiremediği bir sürece gittik. Bunları konuşurken DSYB ziyaretinde ben, “Daha önce sütte bir proje yapmıştık. Ette de yapsak nasıl olur, besiciye bir katkımız olabilir mi?” dedim. Başkanlarım iyi düşündüğümü, bunu yapmak istediklerini belirttiler. Nasıl yapalım diye düşünürken, biz dedim daha önce bunu Köy-Koop’tan direk teminle gerçekleştirdik. İlgili madde gereğince belediyeler kooperatiflerden doğrudan teminle ürün alma hakkımız vardı. DSYB ya da Kırmızı Et Üreticileri Birliği’ni de böyle bir yapıda olduğunu düşünerek, büyük bir heyecanla bir protokol yapalım dedik. Tabii yaptığımız protokol yasalara uygun olmadığı için geçersiz oldu. Hayır dedik, biz bu sözü verdik, sözümüzün de arkasındayız. Bununla beraber normal ihale sürecini başlattık. İhalenin ardından da Burdur’da 3 ton kırmızı eti, vatandaşımıza ulaştıracağız. Amacımız burada kırmızı et götürüp dağıtmak değil. Her yerde söylüyorum, balıkçı bir dostumuzun ağzından duydum, bazı vatandaşlarımız 250 gr hamsi alıyormuş. Yani ekonominin bu kadar bozuk olduğu bir dönemde, beni et dağıtmakla suçlamak yerine, bence et üreticilerinin sorunlarına temelden, üstten çözüm bulmak daha doğru olacaktır. Biz bir meşale yakmaya çalıştık. Üreticilenin böyle bir derdi var, herkes sahiplensin istedik. Bunu bütün yerel yönetimler bir tarafından sahiplense, bence şu anda üreticinin birçok sorununa da derman olmuş oluruz. İk gün önce okudum, süt ineklerinin de artık kesime gitmeye başladığını. Çünkü, ciddi anlamda girdiler artmaya başladığı için, besicimiz zor durumda” diyerek kendisini et dağıtmakla eleştirenlerin sahaya çıkarlarsa bu durumu görebileceklerini dile getirdi.

“Otogardaki iyileştirmelere

Bir kültür yaşam merkezi gitti”

Şehirlerarası Otobüs Terminali hakkında gelen sorulara yanıt veren Başkan Ercengiz, Otoğarda sona geliyoruz. Orada köklü bir tadilat yaptık. Otogarın izolasyon sorunlarını giderdik. Bundan sonraki süreçte ısınma problemlerinin olmayacağını söyleyebiliriz. Çevre yolundan giderseniz eğer, eski haliyle yeni halinin kıyaslayın göreceksiniz” dedi.

“Ödeme planlarındaki ağırlık olmasaydı otogar ve bedesten iyileştirmelerini daha önce yapmayı düşünür müydünüz yoksa hukuki süreçler ve diğer nedenlerden dolayı, yine en sona mı bırakırdınız?” sorusu üzerine açıklamalarda bulunan Başkan Ercengiz, “Aslında sona bırakmadık. Kendi mecrasıyla akıp geldi bu güne kadar. Mali portreden çok, biz hukuki süreci takip ettik. Bunlar olmasaydı, El Sanatları Merkezini biraz geciktirerek otogar iyileştirmesini öne alabilirdik. Biz kafaya koyduk, bunu yapacağız dedik. İçindeki otogar esnafı memnun değil, gelen yolcular, giden yolcular memnun değil otogarımızdan. Burdur’a girip çıkan misafirlerimiz memnu değil. Biz bunu düzeltmek zorundaydık. Yani, bu bizim gerçekten siyasi politika yapacağımız işte değil. Burda geçmiş dönem başkanımızı da suçlamıyoruz. Burdur olarak orada da bir talihsizlik yaşamışız. Planlama hatası var mı? Var. Burdur ölçeğinin çok üzerinde bir otogar tasarlanmış. Belki de 30-40 yıl sonra ihtiyaç olabilir ama, o zaman o çeliğin, o betonun ömrü bitecek, yeni bir teknolojiye ihtiyaç duyulacak. Yani Burdur otogarının bundan sonra sorun olacağını düşünmüyorum. 6,5 milyon TL daha ek para harcadık otogar iyileştirmelerine. Bir Cumhuriyet Yaşam Merkezi’ni daha yitirdim. Ben bunu söylememeliyim. Yeri geldiğinde bunları konuştuğum zaman, arkadaşlarımız belki kızıyorlar bize ama, otogarımızı tamir edip yeni haliyle, en güzel şekliyle yapıyoruz, bitmek üzere” dedi.

“Yeni oluşturulacak ticari caddeler

Kendiliğinden marka cadde olacaktır”

Programda, yeni marka caddeler oluşturup oluşturmayacakları sorusu yöneltilen Başkan Ercengiz, “Marka caddelerden ziyade, ticari cizebe alanları oluşturmakla ilgili çalışmalarımız olacak. Bu olduğunda, kendiliğinden marka caddeler oluşacaktır. Cumhuriyet Meydanında yapılacak düzenlemeyle, Gazi Caddesi’nden Atatürk Caddesi’ne, İstasyon Caddesi’ne bir bütün olarak düşüneceğiz. Akşam saatlerinde trafiğe kapatılması gibi farklı planlarımızı deneyeceğiz. Kent merkezinde özellikle Gazi Caddesi’nde kiraların yüksek olmasından dolayı şikayetçi olan esnafımızın, sadece gün içerisinde değil, yazın çok sıcak havalarda vatandaşın alışveriş yapamayacağı zamanlarda, akşam üstlerinde daha rahat alışveriş yapmaları sağlamak için  bir çalışmayı da düşünüyoruz.” Dedi.

“Belediyeyi ortak akılla yürütmedi diyenler TBMM’ye baksın”

Ak Parti Belediye Başkan Adayı Deniz Kurt’un ortak akılla belediyeyi yöneteceğine dair söylemlerinin Ali Orkun Ercengiz’in ortak akılla yönetmediği anlamına mı geldiği sorulduğu Başkan Ercengiz, “Ortak akıl ile yönetmek için birçok çalışma yaptık. Örneğin Mimarlar Odası’ndan yaptığımız toplantılarda görüşler aldık. Gördüğünüz bir yanlışımız varsa, gelin beraber düzeltelim dedik. İmar Müdürlüğü’nde vatandaşın girişten çıkışına kadar bilgilendirilmesi yönünde gelen teklifi mantıklı bularak yürürlüğe soktuk. Zaman zaman 35 mahalle muhtarımız ile bir araya geldik. Bunun yanında 55 köy muhtarımızı da toplantılarımıza davet ederek görüşlerini aldık. Mahalle muhtarlarımızla bugüne kadar bizim dönemimiz öncesinde hep beraber bir toplantı yapıp, istek ve taleplerini alan bir belediyecilik anlayışı olmamıştı. Biz, bu kenti mahalle muhtarlarımızla birlikte yönettik. İllaha kendi dedikleri olmadı diye, birlikte yönetmedik diyen bir anlayış olamaz. Kent Konseyi’nden engelliler için gelen talep veya el sanatları merkezi fikrini, biz onların sayesinde hayata geçirdik. Birlikte yönetme anlayışını şöyle düşünmek lazım, toplumun her kesimine kulak veren, toplumun her kesiminin beklentisini öncelik olarak sıralayıp, yukarıdan aşağıya götürmek, birlikte yürütme anlayışıdır. Tabii, zor bir süreci yaşadık, 5 yılda 7 kez seçim geçirirken ortalamaya vurduğumuzda, 9 ayda bir sokağa çıktığımızda, paydaşınız bir taraftan vatandaşınız oldu. Vatandaşta ortak akılla yönetmenin paydaşı oldu, bize öneriler getirdiler. Mahalle toplantılarında ya da vatandaşın belediye çalışanlarına ilettiğinde, şimdi birçok teknolojiyi kullanarak bize ulaşıyorlar, bu ortak akıla katkıda bulundular. Bizim için en önemlisi, 35 mahalle muhtarımızı kendi içimizde kurduğumuz muhtarlıklar müdürlüğü ile ortak akıla katkı sağlamalarıydı. Bizi bu konuda eleştiriyor iseler, ortak akılla yürütülecekse mağdem, zaman zaman muhalefetin sesine de kulak verilsin. Muhalefet meclisde ne diyor, getirdikleri her proje mi reddedilir ya da onların her dediği mi, her şey mi doğru olur? Komisyonlara gidiyoruz, Türkiye Cumhuriyeti meclisine yakışmayan tablolar görüyoruz. Havada su şişeleri uçuyor, kalemler uçuyor, yumruklaşmalar oluyor. TBMM’ye yakışmayan görüntüler bunlar. Sayın Vekil (Bayram Özçelik) kızacak ama, hastane yeri ile ilgili birçok çekincememizi anlattık mecliste. Sadece eleştirmedik, bunun yanında önerilerimizi de ortaya koyduk. Ortak akılla yönetelim anlayışının orada olmadığını gördük. Doğrudan yukarıdan, resen bir kararın Burdur kararı olarak karşımıza çıktığını gördük. Bir dönem mecliste Ak Parti grup başkanı olan Birkan Bey (Birkan İş), mecliste bizim getirdiğimiz bir öneriye eleştiriler getirdi. O an göremediğimiz bir olayı bize göstermiş oldu. Biz de bir ay sonra tekrar görüşmek üzere öneriyi erteledik. Tam hatırlamıyorum ama, o öneriyi ya iptal ettik ya da onların teklifini kabul ettik. Biz çoğunluğuz diye her teklifimizi geçirmedik. Biz zaten belediyeyi ortak akılla yönettiğimizi düşünüyoruz” dedi.

Başkan Ercengiz programda ayrıca, bugün (4 Mart) belediye çalışanlarının maaşlarında iyileştirmeye gidecekleri müjdeledi.

(Süleyman Taraşlı)

 

Yayınlandığı Kategori Manşet
Cumartesi, 02 Mart 2019 14:45

Kılıçdaroğlu 6 Mart’ta Burdur’da

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, 6 Mart’ta Burdur’a geliyor.

 

Belediye Başkanı Ali Orkun Ercengiz’in açıklamasına göre, CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu, 6 Mart 2019 tarihinde saat 14.00’de Burdurlular ile buluşacak.

Başkan Ercengiz, konu ile ilgili yaptığı açıklamada, “Genel Başkanımız 6 Mart 2019 tarihinde saat 14.00’de Burdur’da bizlerle olacak. Zamanı çok kısıtlı. Genel Başkanımızın aynı gün Denizli’de saat 17.00’de İyi Parti Genel Başkanı Meral Akşener ile ortak miting programı var. Biz rica ettik kendilerinden, 6 Mart gibi anlamlı bir günde olmasını, kendisine de yine teşekkür ederim, bizleri kırmadı. Bizi şeref günümüzde, Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk’ümüzün Burdur’a geldiği günde, bizlerle olacak. Bizleri kırmadığı için kendilerine tekrar çok teşekkür ederim” dedi.

Yayınlandığı Kategori Manşet
Cumartesi, 02 Mart 2019 14:44

Bir zamanların kıymetlisiydi…

Ulucami etrafında, çayboyunda yer alan pek çok ev gibi, fotoğraftaki evinde kapısına kilit vurulmuştur.

Eskiyip yıprandığı, bakımı tamiri yapılamadığı için, şehirde böyle bir zamanların kıymetlisi olan pek çok ev, kapısına kilit vurulmuş vaziyette, boynu bükük yıkılmayı beklemekte.

Fotoğrafta görülen ve Merhum Boyacı Mustan-Mürvet İkizoğlu’na ait olan ev, kullanım ve mimari olarak, kendine has bir özellik taşır. Evin, sonradan, koruma amaçlı yapılan uydurma kapısından sonra bir koridor başlar. Koridorun bitiminde sağda yer alan kapıdan girilip, ahşap merdivenlerden tırmanılarak, cephesi su terazisine bakan eve çıkılır. Bu yola cepheli ev, bu koridorun üzerine, direkler üstünde inşa edilmiştir. Bunun sebebide koridordan geçilerek, yola cepheli evin arkasındaki avluya ve avluda yer alan tek katlı başka bir eve geçilmesidir.

Arkada, geniş avluda yer alan evin önündeki arsaya, ancak bu şekilde oluşturulan ve arkadaki eve geçmeyi mümkün kılan bir nevi tünel üzerinde ev yapılabilmiştir. Bu formül, o zamanların imkanları göz önüne alındığında, önemli bir mimari örnektir.

İçinde oturulduğu dönemde, yola cepheli bu ev, Antalya yoluna, Burdur Çayı’na ve Turan Okulu’na hakim bir evdi. O yıllarda Bu bölge, Burdur’un odun satıcıları ve diğer ticari işletmecilerinin bulunduğu çok hareketli bir alandı. Bu evin pencereleride, bu bölgede olup biten herşeyin gözlenebildiği bir kıymetteydi.

Hasan Türkel

Yayınlandığı Kategori Manşet